ASAYİŞ - 20 Aralık 2024 Cuma 15:48

Sıla bebeğin iddianamesinde şok detaylar ve ihmaller zinciri

A
A
A
Sıla bebeğin iddianamesinde şok detaylar ve ihmaller zinciri

Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde annesi tarafından komşusuna bırakıldıktan sonra cinsel istismar ve şiddet mağduru olan 2 yaşındaki Sıla bebeğin hayatını kaybetmesi ile ilgili iddianamenin detayları ortaya çıktı.


Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde 8 Eylül 2024 tarihinde 2 yaşındaki Sıla Yeniçeri bebeğin hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturmanın iddianamesi tamamlandı. Olay, "çocuk istismarı ve şiddet vakası" olarak kayıtlara geçti. Hazırlanan iddianamede şüphelilerden anne Bakiye Yeniçeri, komşu Kani A. ve sevgilisi Sanlı Ö.’nün ihmalleri ve eylemleri dolayısıyla Sıla bebeğin ölümüne neden oldukları ileri sürülüyor.



Kanlı bezi yok etmiş


Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede; şüpheli anne Bakiye Yeniçeri’nin, Sıla Yeniçeri’nin koruma ve bakımından sorumlu olduğu belirtilerek, velayetin kapsamı ve anne-babanın yükümlülüklerini yerine getirmediği, buna rağmen şüphelinin çocuğunu defalarca istismar ve şiddete maruz kalacağı bilinen bir ortama bırakmış olduğu, cinsel istismara dair delil niteliği taşıyan kanlı bezi yok ederek suç delillerini gizleme ve bildirim yapmama suçlarını işlediği ifade edildi. Bakiye Yeniçeri’nin ayrıca 8 Eylül 2024 tarihinde Sıla bebekte meydana gelen künt travma nedeniyle ölümüne neden olan olaylarda ihmali davranışıyla kasten adam öldürme suçunu işlediği iddia edildi.


Komşu Kani A.’nın, Sıla Yeniçeri’ye yönelik cinsel istismar suçlarına karışması ve çocuğu cebir kullanarak hürriyetinden yoksun bırakma eylemleriyle itham edildiği iddianamede ayrıca, DNA incelemeleri ve Adli Tıp raporlarıyla bu suçlamaların desteklendiği belirtildi. Olayda Kani A.’nın oğlu K.A.’nın ve komşu çocuğu G.K.’nin de istismar eylemlerine dahil olduğu ancak onun ayrı bir soruşturmayla ele alındığı bilgisi yer aldı.


Sanlı Ö. ise Sıla bebeğin cinsel istismara maruz kaldığını bilmesine rağmen yetkililere bildirimde bulunmamakla suçlandı. İddianamede, Sanlı Ö.’nün olayla ilgili gerekli sorgulamaları yapmamasının sorumluluğu arttırdığı belirtilerek "suçu bildirmeme" suçundan cezalandırılması istendi.



Ölüm sebebi kafaya darbe sonucu gelişen beyin kanaması


Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, Sıla Yeniçeri’nin ölüm nedeninin kafasına alınan darbe sonucu gelişen beyin kanaması olduğu belirtilirken, olayla ilgili moleküler genetik incelemelerde de suçun failine yönelik delillerin bulunduğu açıklandı. Raporda ayrıca Sıla bebeğin anal bölgesinde travma bulguları tespit edildiği yer aldı.



Anne Bakiye delilleri yok etmiş


Şüpheli Bakiye Yeniçeri’nin Malkara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 2 ayrı ifadesinde; Sanlı Ö. ile dini nikahlı evli olduğunu, kendisi ile 2 senedir tanıştığını, iki hafta kendi rızası ile Sanlı’nın ikametine geldiğini, Kani’nin yakın komşusu olduğunu, işi olduğu zamanlar kendi çocuklarını Kani ve çocuklarına bıraktığını, 2 Eylül 2024 tarihinde Sıla’nın darp edilmesi sebebi ile G.K.’den şikayetçi olduğunu, 5 Eylül 2024 tarihinde çocuklarını makarna yemeleri için K.A.’ya teslim ettiği, akşam çocuklarını geri aldığında Sıla’nın bezinde kan gördüğünü, kimse görmesin diye bezi çöpe attığını, kızına zarar verildiğini anladığını ancak kimsenin bilgisi olmasın diye örtbas ettiğini, sonra Sanlı’ya anlattığını, Sanlı’nın da ‘Çocuk onlar ya’ dediğini, kendisinin herhangi bir şey yapmadığını, 8 Eylül 2024 tarihinde çocuklarını K.A.’ya verdiğini, çocukların o evde oynadıklarını, orada uyudukları için almadığını ancak R.’nin kendisine Sıla’nın kustuğunu söylemesi üzerine Sıla’nın yanına gittiği ve hastaneye götürdüğünü’ belirtirken; şüpheli Bakiye Yeniçeri’nin Malkara Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ikinci ifadesinde ise, Sanlı ile iki haftadır birlikte yaşadığını, kendisinin ondan misafir olmayı talep ettiğini, aralarında dini nikah olmadığını, çocuklarını Sanlı ile hiç tek başlarına bırakmadığını, Kani’nin kendisine kızması sebebi ile çocuklarını Kani yokken onun evine bıraktığını, 6 Eylül 2024 tarihinde Sıla’nın bezinde kan gördüğünü ve bezi çöpe attığını, daha sonra Sıla’nın durumu kötü olur ve ailesinin kendisine kızmasından korktuğundan bezi başka bir yerdeki çöp konteynerine attığını, Sanlı’ya Sıla’nın bezinde kan gördüğünü, ’cinsel bir şey olabilir mi’ diye sorduğunu, Sanlı’nın da kendisine ’Çocuk onlar ya’ dediğini, (komşu çocukları) K.A ve G.K.’den şüphelendiğini ancak onların da annesiz büyüdüğünü bilmesi sebebi ile acıdığını, G.K.’ye acımadığını, daha sonra olayı G.K.’ye sorduğunda G.’nin kendisine K. ve Kani’den şüphelen dediğini, 8 Eylül 2024 tarihinde Sıla’nın düştüğünün kendisine söylendiğini, çocuklarının bakımını ihlal ettiğini, kimsesi olmadığı için onları Kani’lere bıraktığını belirttiği ifade edildi.


Şüpheli Bakiye Yeniçeri’nin Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde ise, “Sanlı’nın kendisini zorla Malkara’ya götürdüğünü, zorla konsmatris olarak çalıştırdığını, çalışma saatlerinin 16.00-02.00 arası olduğunu, kendisinin barda bulunduğu sıralarda çocuklarını Kani’nin ikametine bıraktığını, 8 Eylül 2024 tarihinde barda bulunduğu sırada Sıla’nın düştüğünü kendisine bildirdiklerini, 5 Eylül 2024 tarihinde Sıla’nın bezinde kan görmediğini ve bezi çöpe atmadığını, önceki beyanlarında psikolojisi bozuk olduğundan o şekilde beyanda bulunduğunu, Sıla’nın darp edilmesi ve istismara uğraması neticesinde tekrar darp edilip, istismara uğrayabileceğini ve hatta ölebileceğini düşündüğünü ancak çalışmaya zorlandığı için çocuklarını Kani’lere bıraktığını belirttiği” öğrenildi.



Babası olmadığını fakat 2 çocuğun da kendi üzerinde kayıtlı olduğunu iddia etti


Bakiye’nin resmi nikahlı eşi Ü.Y.’nin alınan ifadesinde özetle, Sıla bebeğin annesi Bakiye Yeniçeri’nin resmi nikahlı eşi olduğunu, kendisi ile altı yıl önce Tekirdağ ilinde evlendiklerini, evlendiklerinde eşinin Sıla bebeğin ablası olan A.Y.’ye hamile olduğunu, eşinin bebeğin babasının öldüğünü söylediğini, kendisinin de bu durumu kabul ettiğini, altı ay evli kaldığını, daha sonra ayrı yaşamaya başladıklarını ancak nafaka vermemek için boşanma davası açmadığını, Kayseri iline gittiğini, Bakiye ve başka kimse ile irtibat kurmadığını, resmi olarak boşanmadığı için eşi Bakiye Yeniçeri’nin ikinci çocuğu Sıla bebek doğduğunda kayıtlara babası olarak geçtiğini ancak bildiği kadarı ile Sıla bebeğin biyolojik babasının B.K. isimli şahıs olduğunu öğrendiğini, Bakiye’yi beş senedir görmediğini, her iki çocuğun da biyolojik babasının kendisinin olmadığını, eşinden boşanmadığı için iki çocuğunda nüfus kayıtlarında babası olarak yer aldığını, biyolojik babası olmasa da Sıla bebeğe yapılan eylemler sebebi ile davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği öğrenildi.


Şüpheli Sanlı Ö.’nün alınan ifadesinde, üzerine isnat edilen suçlamaları kabul etmeyerek, kendisinin ikamete geldiği çoğu zamanlarda çocukların ikamette olmadığını, Kani’nin de böyle bir şey yaptığını düşünmediğini, bu eylemi yapsa yapsa Kani’nin büyük oğlu K.A. ile G.K. isimli çocukların yapmış olabileceğini, kendisine bu iftirayı Bakiye’nin babası ve ablalarının attığını, onlara para vermemesi ve Bakiye’ye de kendisinin bakması sebebi ile onu çalıştırıp para kazanamamaları sebebi ile kendisine iftira attıklarını, Bakiye’nin daha önceden birkaç Roman aileye çocuklarına bakmaları için bıraktığını bildiğini, Bakiye’nin kendisine Sıla bebeğin bezinde kan gördüğünü söylediğini ancak cinsel amaçlı gelip gelmediğini söylemediğini belirtti.


Şüpheli Kani A.’nın alınan ifadesinde özetle; üzerine isnat edilen suçlamaları kabul etmeyerek, Sıla veya ablası A.’ya hiçbir zaman cinsel amaçlı veya normal olarak temasta bulunmadığını, Bakiye ve çocuklarını 2-3 haftadır tanıdığını, Bakiye ile herhangi bir ilişkisinin olmadığını, Bakiye’nin çocuklarına bakmadığını, çocuklarını sürekli olarak kendi ikametine yolladığını, sürekli çocukları oğlu K.A.’ye bıraktığını belirtti.



30 günlük yaşam savaşını kaybetmişti


Gizlilik kararı alınan soruşturmada, Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü ekipleri anne Bakiye Yeniçeri, birlikte yaşadığı Sanlı Ö. (57), komşuları Kani A. (32) ve çocukları G.K. (14) ile K.A.’yi (13) gözaltına aldı.


Malkara ilçesinde annesi tarafından bırakıldığı komşu çocukları tarafından gördüğü şiddet ve cinsel istismar sonucu 2 yaşındaki Sıla Yeniçeri 7 Ekim 2024 hastanede gördüğü 30 günlük tedavinin ardından hayatını kaybetmişti.



Anne için 67 yıl hapis cezası isteniyor


Hazırlanan iddianamede, anne Bakiye Yeniçeri’nin çocuğu Sıla ile ilgili "ihmali davranışla kasten insan öldürme", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali" suçlarından toplam 67 yıl hapis cezasına çarptırılması istendi.


Çocuklardan birinin babası olan komşu Kani A. için ise "çocuğun cinsel istismarı" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından toplam 28 yıl 6 ay hapisle cezalandırılması talep edilirken, annenin birlikte yaşadığı Sanlı Ö. için "suçu bildirmeme ve gizleme" suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası talep edildi.



Çocuklara 66 ve 48 yıl


Suça sürüklenen çocuklardan G.K.’nin, "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından toplam 66 yıl, K.A.’nın ise "nitelikli cinsel istismar" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından 48 yıl, "kasten öldürme" suçundan ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi.



Sıla bebeğin iddianamesinde şok detaylar ve ihmaller zinciri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayserispor Başkanı Açıkalın: "Taraftarımızdan özür diliyoruz" Kayserispor Başkanı Nurettin Açıkalın, sarı-kırmızılı takımın küme düşmesinin ardından yaptığı yazılı açıklamada, "Taraftarımızdan özür diliyoruz" dedi. Kayserispor, Süper Lig’in bitimine 1 hafta kala Alanyaspor deplasmanın da aldığı 3-1’lik mağlubiyetle bir alt lige düşmeyi garantiledi. Sarı-kırmızılı takımın bir alt lige düşmesinin ardından sosyal medyadan açıklama yapan Kayserispor Başkanı Nurettin Açıkalın, "Yaklaşık 1,5 yıldır büyük fedakârlıklar ve zor şartlar altında, kulübümüz için maddi ve manevi anlamda çok ciddi emek verdiğimiz bir sürecin sonunda, ne yazık ki takımımız Süper Lig’e veda etmiştir. Sizler gibi bizler de derin bir üzüntü içerisindeyiz. Göreve geldiğimiz dönemde, 15 puanla umutsuz bir tablo devralmıştık. Ancak şehrimizin kenetlenmesi, taraftarımızın eşsiz desteği ve yönetim olarak ortaya koyduğumuz büyük mücadeleyle geçtiğimiz sezon Kayserispor’umuzu ligde tutmayı başardık" dedi. "Temlikler ve yeterli desteğin olmaması transfer tahtamızı açmamızı son güne bıraktı" Temlikler ve yeterli desteğin sağlanamaması nedeniyle transfer tahtasını, transfer döneminin son gününde, kendi imkânlarıyla açtırabildiklerini ifade eden Açıkalın, "Yeni sezona girerken de tek hedefimiz; bu büyük camiayı hem sportif hem de ekonomik anlamda yıllardır içinde bulunduğu zorlu süreçten çıkararak, hak ettiği güçlü yapıya yeniden ulaştırmaktı. Sezonun bitiminin hemen ardından, 2 Haziran tarihinde; daha önce bu ligde önemli başarılar yaşamış, birçok Süper Lig kulübünün ve büyük camiaların da gündeminde yer alan değerli bir teknik direktör ile anlaşarak yeni yapılanmanın temellerini atmak istedik. Ancak kulübümüzün içinde bulunduğu ağır ekonomik şartlar, gelirler üzerindeki temlikler ve yeterli desteğin sağlanamaması nedeniyle transfer tahtasını ancak transfer döneminin son gününde, kendi imkânlarımızla açabildik. Bu süreçte teknik heyetimizin talepleri ile mevcut bütçe gerçekleri arasında denge kurmaya çalışırken, arzu ettiğimiz kadro planlamasını tam anlamıyla gerçekleştiremedik. Alınan sonuçlar sonrasında, taraftarımızın haklı tepkilerini ve beklentilerini dikkate alarak teknik kadroda değişikliğe gittik. Sonrasında ise, geçmişte kulübümüzde önemli başarılar yaşamış bir futbol ekolünün temsilcisi olan ve kendi ülkesinde kupalar kazanmış değerli bir teknik adamla yeni bir başlangıç yaparak umudumuzu korumaya çalıştık. Ancak devam eden süreçte yaşananlar kamuoyunun da malumudur" ifadelerini kullandı. "Uzun süre sistematik saldırıların altında kaldık" Başkan Açıkalın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Tüm taraftarlarımız ve kamuoyu şunu çok iyi bilmelidir ki; Bizler görev yaptığımız süre boyunca, Kayserispor’un menfaatlerini her şeyin üzerinde tuttuk. En zor dönemlerde dahi, kulübümüzün yaşadığı derin sorunları büyütüp kaos ortamı oluşturmamaya özen gösterdik. "Kol kırılır yen içinde kalır" anlayışıyla hareket ederek, birçok sıkıntıyı kamuoyu önünde dillendirmemeyi tercih ettik. Taraftarımızın üzüntüsü, tepkisi ve serzenişi sonuna kadar haklıdır ve başımızın üzerindedir. Ancak aynı zamanda; Kayserispor camiasına ve şahsımıza yönelik, uzun süredir sistematik şekilde sürdürülen haksız ve maksatlı saldırıların da farkında olduğumuzu ifade etmek isterim. Herkes şunu bilmelidir ki; takımlar düşebilir, ancak büyük camialar ayakta kalır. Kayserispor, köklü tarihi, güçlü aidiyet duygusu ve büyük taraftarıyla yeniden ayağa kalkacak güce fazlasıyla sahiptir. Yapılacak doğru planlamalar, alınacak dersler ve sağlanacak birliktelikle, Kayserispor’umuzun çok daha güçlü şekilde geri döneceğine inancımız tamdır. Bu hafta içerisinde gerçekleştirilecek istişarelerin ardından, kulübümüzün geleceğine dair alınacak kararlar ve yol haritası kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılacaktır. Büyük Kayserispor taraftarına yaşattığımız bu derin üzüntü nedeniyle içtenlikle özür diliyoruz. Hatalardan ders çıkarmak ve yeniden ayağa kalkmak, bu camianın karakterinde vardır. Kayserispor camiası; sağduyusu, birlikteliği ve vakarından ödün vermeyen duruşuyla bu zor günleri de aşacaktır."
Samsun Samsun’da Anneler Günü’nde konser coşkusu MHP Samsun İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Anneler Günü konseri, binlerce vatandaşın katılımıyla coşku içinde gerçekleştirildi. İlkadım ilçesi Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen konserde sanatçılar Burçe Bozkurt, Ali Kınık ve Mustafa Yıldızdoğan sahne aldı. Dillerden düşmeyen şarkılarla meydanı dolduran binlerce kişi unutulmaz anlar yaşadı. Ellerinde Türk bayraklarıyla alanı dolduran vatandaşlar, sanatçıların şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti. Konserde bir konuşma yapan MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur, "Hayatımıza yön veren ailemizin temel direği olan annelerimizin duaları milletimizin en büyük gücü, geleceğimizin en büyük teminatıdır. Ebediyete irtihal etmiş tüm annelerimizi rahmet, minnet ve dualarla yad ediyoruz. Tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyoruz" dedi. Mucur, vatandaşları 19 Mayıs günü gerçekleşecek MHP İl Başkanlığı açılışına davet ederek, MHP’nin ilk kongresinin de aynı gün ve yerde açılışın akabinde yapılacak İlkadım İlçe Kongresi’yle başlayacağını söyledi. MHP Samsun Milletvekili İlyas Topsakal ise, "Bir davanın önemli insanları olur. Bunlardan en önemlisi bizim sanatçılarımız. Bugün burada dinleyeceğimiz Ali Kınık, Mustafa Yıldızdoğan. Onlar bizim iç nefesimiz, gönüllerimizin sultanı. Dile getiremediklerimizi dile getiren sanatçılarımız. Her davanın, her milletin sanatçısı olduğu gibi her milletin dayanak noktaları vardır. Bizim ülkemizin, Türklerin Anadolu’daki dayanak noktası, başlangıç noktası Samsun’dur. Yani sizlersiniz. Bu ateşi sizler yakıyor, sizler taşıyorsunuz" diye konuştu.
Diyarbakır DTSO Başkanı Kaya: "Bugün bir halkın umudu kazandı’’ Amed Sportif Faaliyetler’in Süper Lig’e yükselmesinin ardından Diyarbakır’da düzenlenen kutlamalarda çok sayıda taraftar Nevruz Parkı’nı doldurdu. Kutlamalarda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Amed Sportif Faaliyetler’in başarısının yalnızca sportif bir başarı olmadığını belirterek, bunun Diyarbakır’ın ortak iradesini ve umudunu temsil ettiğini söyledi. Amed Sportif Faaliyetler’in elde ettiği başarının yıllardır verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade eden Kaya, kulübün zorlu süreçlerden geçtiğini ve büyük bedeller ödediğini söyledi. Kaya, "Çünkü Amedspor’un elde ettiği bu başarı yalnızca sportif bir başarı değildir. Bu başarı Diyarbakır’ın yeniden ayağa kalkma iradesidir. Bu başarı bir kentin umududur. Bu başarı yıllardır içinde büyüttüğü inancın zaferidir. Güçlü kulüpler tesadüfen ortaya çıkmaz. Güçlü şehirler güçlü kurumlar üretir. Güçlü kurumlar ise başarı kültürü oluşturur. Bugün sadece bir takım Süper Lige yükselmedi. Bugün bir halkın umudu kazandı. Amedspor çok büyük bir hikaye yazdı. Ve bu başarı anamızın ak sütü gibi helaldir. Genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle iş dünyasıyla, emekçisiyle herkes Amedspor’un etrafında kenetlendi. Omuz omuza verildi ve 16 yıllık hasret hep birlikte sona erdirildi. Bugün Van’da da sevinç var. Ağrı’da da sevinç var. Urfa’da, Hakkari’de, Ankara’da, Erbil’de, Süleymaniye’de aynı gurur, aynı heyecan yaşanıyor. Çünkü Amedspor artık yalnızca bir futbol kulübü değildir. Amedspor bu coğrafyanın ortak heyecanı, ortak sevinci ve ortak gururu haline gelmiştir’’ dedi. Sporun toplumları birbirine yakınlaştırdığına dikkat çeken Kaya, Diyarbakır’daki kutlamaların yalnızca futbol coşkusu olmadığını söyledi. Kaya, "Bugün Diyarbakır’da yükselen bu coşku sadece futbol coşkusu değildir. Bu aynı zamanda birlikte yaşama iradesinin, ortak geleceğe inanmanın ve toplumsal dayanışmanın coşkusudur. Çünkü insanlar bazen en güçlü bağı aynı tribünde kurar. Aynı heyecanda buluşan insanlar birbirini daha iyi anlar" diye konuştu. 2Bu kent artık başarıyla anılmak istiyor’’ Amed Sportif Faaliyetler’in artık yalnızca sahada mücadele eden bir takım olmadığını ifade eden Kaya, kulübün Diyarbakır’ın gençliğini, kültürünü ve geleceğe dair umutlarını temsil ettiğini söyledi. Kentlerin yalnızca fiziki yatırımlarla değil, güçlü kurumlar ve dayanışmayla büyüdüğünü belirten Kaya, şunları kaydetti: "Bir şehirde spor kulüpleri güçleniyorsa, üniversiteler gelişiyorsa, sivil toplum aktifleşiyorsa, iş dünyası ortak hedeflerde buluşuyorsa orada kalkınma ve gelişme vardır. Bugün elde edilen başarı bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Biz inanıyoruz ki Amedspor bundan sonra da her yıl daha ileriye gidecek, çok daha büyük başarılara imza atacaktır. Ama bunu yaparken asla özünü kaybetmeyecek kimliğini, değerlerini ve bu şehrin vicdanını taşımaya devam edecektir. Bu kent artık yalnızca acılarla ve çatışmalarla anılmak istemiyor. Bu kent, başarıyla, üretimle, kültürle, sporla ve turizmle anılmak istiyor. Ve inanıyorum ki Amedspor’un Süper Lig yolculuğu da bu dönüşümün en güçlü sembollerinden biri olacaktır. Biz Amedspor’u seviyoruz. Amedspor’u sevenleri daha çok seviyoruz.’’