ÇEVRE - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 10:27

Tekirdağ açıklarında yunus sürüsü havadan görüntülendi

A
A
A
Tekirdağ açıklarında yunus sürüsü havadan görüntülendi

Tekirdağ açıklarında su yüzeyine çıkan yunus sürüsü, dron kamerasıyla görüntülendi.


Süleymanpaşa ilçesinde gerçekleştirilen Kakava Şenlikleri kapsamında düzenlenen motor kortejini görüntülemek için Uçmakdere Mahallesi’ne giden Erkan Külcü, dronla çekim yaptığı sırada Marmara Denizi’nde hareketlilik fark etti. Deniz yüzeyine çıkan çok sayıda yunus, bir süre birlikte yüzdü. O anları dronla kayıt altına alan Külcü, gördüğü manzara karşısında şaşkınlık yaşadığını belirterek, "Tesadüfen böyle bir görüntü yakaladım. Bu kadar kalabalık şekilde yunus balığı görmek her zaman mümkün olmuyor. Çok güzel bir andı" ifadelerini kullandı.


Bir süre deniz yüzeyinde görülen yunuslar daha sonra gözden kayboldu. Görüntüler, izleyenlerin ilgisini çekti.



Tekirdağ açıklarında yunus sürüsü havadan görüntülendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özgür Özel, Süleyman Soylu’ya bir kez daha tazminat ödeyecek TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında açtığı ikinci manevi tazminat davasını da kazandı. Mahkeme, Özgür Özel’in 10 bin lira manevi tazminatı yasal faiziyle birlikte Süleyman Soylu’ya ödemesine hükmetti. Dava, CHP lideri Özgür Özel’in ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinglerinde yaptığı açıklamalar üzerine açıldı. Özel, konuşmasında eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu hedef alarak, "Televizyondan İBB’de 550 terörist var dediler. Bunun üzerine davalar açıldı. 550 değil 1 terörist bile çıkmadı. Bu sorunun sorulduğu Süleyman Soylu dedi ki siyaseten söyledim, ben siyaset yaptım. 550 kişiye siyaset olsun diye terörist demek, işinden aşından etmek, sonra da bir bilgim yoktu, yalan söyledim’ diyecek kadar bir insan aşağılık olabilir mi, alçak olabilir mi?" ifadelerini kullanmıştı. Söz konusu dava sonuçlanırken, mahkeme, Özgür Özel’in 10 bin lira manevi tazminatı yasal faiziyle birlikte Süleyman Soylu’ya ödemesine karar verdi. Öte yandan Süleyman Soylu’nun daha önce açtığı bir başka manevi tazminat davası da Özgür Özel aleyhine sonuçlanmıştı. Soylu’nun sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda kullandığı "Yalancılıktan kalpleri kararmış olanların dahi ateşini söndürür" ifadelerine karşılık Özgür Özel, "Yok be Süleyman. Senin gibi bir yalancının ateşini ne nehirler, ne denizler, ne de okyanuslar söndürür. Sen ol yalan bitmeden yine doğru konuşma, sakın şaşırtma bizi, Sahtekar Sülü" ifadelerini kullanmıştı. Bu sözler üzerine Soylu, kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle manevi tazminat davası açmıştı. İstinaf mahkemesi, 24 Haziran 2022 tarihli sosyal medya paylaşımındaki ifadelerin ifade özgürlüğü ve değer yargısı kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Mahkeme kararında, siyasetçilere yönelik eleştiri sınırlarının geniş olduğuna dikkat çekilmekle birlikte somut olayda sert ve ağır eleştiri sınırlarının aşıldığı, kullanılan ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı belirtildi. Kararda ayrıca, 25 bin lira manevi tazminatın 27 Haziran 2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Özgür Özel’den tahsil edilerek Süleyman Soylu’ya ödenmesine karar verildiği hatırlatıldı.
İstanbul Akbank Gençlik Akademisi 5 yılda yaklaşık 360 bin gence ulaştı Akbank’ın gençlik vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Akbank Gençlik Akademisi, 5 yılda yaklaşık 360 bin gence ulaştı. Türkiye’deki 208 üniversitenin tamamına temas eden akademi, yapay zekâdan girişimciliğe, toplumsal cinsiyet eşitliğinden iyi olma haline uzanan çok katmanlı eğitimleriyle yolculuğuna devam ediyor. Akademi yeni dönemde "Export Talent Programı" gibi mesleki gelişim ve istihdam odaklı adımlarla etki alanını genişletmeye hazırlanıyor. Banka aynı zamanda akademi ile eş zamanlı yürüttüğü programlarla gençleri bankacılık, girişimcilik, kültür-sanat, eğitim ve sürdürülebilirlik eksenlerinde desteklemeyi sürdürüyor. Akbank gençlerin geleceğine yatırım yapmaya devam ediyor. Türkiye’deki üniversitelerin tamamında yapay zekadan girişimciliğe çok sayıda farklı konu ve kapsamdaki programlarıyla gençlerle buluşan Akbank Gençlik Akademisi etki alanını genişletiyor. Akademi, 2021 yılından bu yana yaklaşık 360 bin gence ulaşırken; 400’e yakın etkinlik gerçekleştirdi ve yaklaşık 5 bin saatlik içerik üretti. Katılımcıların yüzde 60’ını kadınlar oluşturdu. Banka gelecek dönemde ‘Export Talent’ gibi iş dünyasına yeni yetenekler kazandıran programlar sunmaya hazırlanırken; 11-15 Mayıs tarihlerinde düzenleyeceği Akbank Gençlik Haftası ile hem gençlere interaktif etkinlikler sunacak hem de Akbank Gençlik Akademisi’nin 5. yaşını kutlayacak. Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, konuya ilişkin değerlendirmesinde; "Günümüzde gençlere yatırım yapmak ve onların yanında yer almak; ülkelerin rekabet gücü, kurumların geleceği ve toplumların dayanıklılığı için stratejik bir sorumluluk. Akbank olarak biz de gençleri dönüşümü hızlandıran en önemli paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda Akbank Gençlik Akademisi ile gençlerin eğitim, meslek ve kişisel gelişim ihtiyaçlarına yanıt veren güçlü bir ekosistem inşa ettik. Mezunlarımızın şimdiden iş dünyasında ve toplumumuzda oluşturduğu etkiyle gurur duyuyoruz. Ölçeği, sürekliliği ve kapsayıcılığı yüksek, kalıcı bir gelişim platformu olarak Akbank Gençlik Akademisi ülkemize hizmet etmeye devam edecek" dedi. Akbank gençlerin eğitim, kariyer ve kişisel gelişim ihtiyaçlarına yanıt veriyor Akbank Gençlik Akademisi; Yetkinliklere Giriş 101, Yetkinlik Gelişim ve Tamamlayıcı Programlar olmak üzere üç ana yapı altında çalışmalar yürütüyor. Gençler bu platformda üretken yapay zekâ, siber güvenlik, sürdürülebilir finansman, bankacılık, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi alanlarda hem teorik bilgiye hem de uygulamalı deneyime erişiyor. 2025’te Yetkinliklere Giriş programlarıyla yaklaşık 8 bin, Yetkinlik Gelişim programlarıyla ise 3 binden fazla genç desteklendi; programların başarıyla tamamlama oranı yüzde 89’a ulaştı. Ayrıca 5 yıllık süreçte 135 binden fazla genç yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanında yetkinlik geliştirdi. İhracata yeni yetenekler kazandıracak Akademi, gençlerin iş dünyasında ihtiyaç duyulan alanlarda gelişimini destekleyen çalışmalarıyla öne çıkıyor. Bu kapsamda tasarlanan ve bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek Export Talent Programı, hibrit ve 8 haftalık bir programla gençlere; dış ticaret hukuku, akreditif süreçleri, e-ihracat, dijital pazarlama, lojistik ve küresel marka yönetimi gibi alanlarda eğitim sunacak. İlki Sakarya’da düzenlenecek programı başarıyla tamamlayan katılımcılar, Akbank Dönüşüm Akademisi ağı içinde yer alan işletmelerde istihdam fırsatlarına erişebilecek. Akbank her alanda gençlerin yanında Akbank, Akbank Gençlik Akademisi’nin yanı sıra gönüllülükten finansal sağlığa, girişimcilikten kültür-sanata kadar her alanda gençlere özel çözümler ve hizmetler geliştiriyor. Akbank’ın Şehrin İyi Hali projesiyle bugüne kadar 22 bini aşkın üniversiteli genç; afet dayanıklılığından hayvan haklarına farklı alanlarda çalışmalarda gönüllü olarak yer aldı. Aynı zamanda Akbank, Dönüşümde Gelecek Var projesiyle genel müdürlük binasının renovasyon sürecinde kullanımını tamamlanan ofis mobilyalarını ileri dönüşümle okul mobilyalarına dönüştürdü. Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında bugüne kadar 18 bin yeni okul mobilyası üretildi; Hatay’da bini aşkın okulun eğitim ortamı iyileştirildi ve 200 bin öğrenciye fayda sağlandı. Projede İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde kurulan ileri dönüşüm atölyesinde görev alan meslek liseli gençler de hem sürdürülebilir üretim konusunda uygulamalı deneyim kazandı hem de bu sosyal fayda hareketinin parçası oldu. Akbank, gençlere yönelik yaklaşımını finansal yaşamın farklı alanlarına da taşıyor. Üniversiteli Akbanklı ve Genç Akbanklı programları ile gençlerin hayatına finansal sağlık, günlük yaşam, kariyer-gelişim, sosyal fayda ve deneyim alanlarında değer katıyor. Özel bankacılıkta ise Türkiye’de bir ilk olan Next Generation programı ile aile varlığını yönetecek yeni nesilleri varlık yönetimi, girişimcilik ve kültür-sanat başlıklarında destekliyor. Girişimcilik alanında Endeavor Türkiye iş birliğiyle yürütülen CaseCampus ile bugüne kadar 600’ü aşkın genç girişimcilik yolculuğuna ilk adımını atarken, Akbank Sanat çatısı altında genç sanatçıların üretimlerine, ifade alanlarına ve üretici gelişimlerine alan açılıyor.
İstanbul Hüseyin Gün "İlk tutuklandığımda devlet sırrını ifşa etmemek için bunları ticari faaliyet olarak geçiştirdim" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ davasının görülmesine başlandı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Hüseyin Gün casus olmadığını belirterek "FETÖ ile ilgili örgüt şemalarını yurt dışındaki irtibatlarımdan faydalanarak bizzat ben hazırladım ve devletimizin resmi makamlarına iletilmesini sağladım. Ben ilk tutuklandığımda, devlet sırrını ifşa etmemek için bunları ticari faaliyet olarak geçiştirdim. Hiçbir karşılık beklemeksizin hain FETÖ’ye karşı yürütülen mücadele kapsamında hazırladığım bu dokümanların bugün huzurunuzda tarafıma yöneltilen asılsız casusluk suçlamasının sözde delili olarak gösterilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine başlandı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada tutuklu sanıklar Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ile avukatları hazır bulundu. "Kendimden eminim casus değilim" Tutuklu sanık Hüseyin Gün savunmasında "Ben 313 gündür bu günü bekliyorum. Muhbir Ümit Deniz Alaçam tarafından 112 acil çağrı merkezine yapılan ihbar üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlarla Mücadele Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal ya da askeri casusluk amacıyla temin etmek isnadıyla hakkımda yakalama kararı çıkartılmıştır. Ben bu sırada gıyabımda yaşanan olaylardan habersiz ülkemizde yapay zeka fabrikası kurmak için Amerika’dan uçakla Türkiye’ye giriş yaptıktan hemen sonra İstanbul Havalimanı’ndan gözaltına alındım. Bu sırada cep telefonum ve dizüstü bilgisayarıma emniyet güçlerince el konuldu. Söz konusu dijital verilerimin şifrelerini kendi isteğimle emniyet güçlerine ben verdim çünkü kendimden eminim casus değilim" dedi. "Casus olmayan biri başka hiç kimseye casus iftirası atamaz" Hüseyin Gün savunmasının devamında "Siyasal veya askeri casusluk amacıyla bilgi temin ettiğim yönündeki iddialar tamamıyla mesnetsiz ve gerçek dışıdır. Ben ülkem aleyhine asla casusluk yapmadım ve kimseye de casusluk iftirası atmadım. Casus olmayan biri başka hiç kimseye casus iftirası atamaz. Tarafıma yöneltilen casusluk suçlaması uyuşturucu ve yasadışı bahis müptelası olan muhbir Ümit Deniz Alaçam’ın öz annesinin sürekli olarak kendisine rol model ve ağabey olarak beni göstermesinden kaynaklanan, geçmişe dayalı husumet ve kıskançlıkla ileri sürdüğü asılsız iftiralardan ibarettir. İddianamede suçun delili olarak gösterilen cep telefonundaki kayıtlı yabancı devlet adamları, siyasiler, bürokratlar, emekli istihbarat görevlileri ile yazışmalarıma bakıldığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları açısından gizli kalması gereken hangi bilgiyi casusluk maksadıyla temin ettiğime ya da hangi gizli bilgileri hangi istihbarat yetkilisine ne şekilde açıkladığıma yönelik somut hiçbir delilin bulunamadığını tespit edebilirsiniz" şeklinde konuştu. "FETÖ ile mücadele için devletim adına yurt dışında aktif biçimde görev yaptım" Tutuklu sanık Gün savunmasının devamında "Ben, uzun yıllardır dünyanın değişik bölgelerinde, farklı iş alanlarında yatırım yapan bir iş insanıyım. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına, yurt dışında üstlenmiş olduğum önemli görev ve sorumluluklar göz önünde bulundurulduğunda yabancı devlet adamları, siyasiler, bürokratlar, emekli asker ve istihbarat mensupları ile görüşmemde hayatın olağan akışına aykırı herhangi bir durumun bulunmadığını tespit edebilirsiniz. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ ile mücadele için devletim adına yurt dışında aktif biçimde görev yaptığım ve bu kapsamda Avrupa ve Amerika’da firari olan FETÖ’cülerin açık kimliklerinin, adreslerinin, oradaki ilişki ağlarının, mal varlıklarının tespit edilerek ülkemize iadesi için yoğun destek verdiğim kolaylıkla tespit edilebilmektedir" ifadelerini kullandı. "Devlet sırrını ifşa etmemek için bunları ticari faaliyet olarak geçiştirdim" Gün savunmasının devamında "BC, yani Black Cell başlıklı raporları ve FETÖ ile ilgili örgüt şemalarını, yurt dışındaki irtibatlarımdan faydalanarak bizzat ben hazırladım ve devletimizin resmi makamlarına iletilmesini sağladım. İddianamenin eklerinde yer alan kodlamalar başlıklı yazışmada da benim Türk Devleti adına yurt dışında FETÖ’ye karşı yürütülen mücadelede proje yöneticisi olduğum açıkça belirtilmiştir. Ben ilk tutuklandığımda, devlet sırrını ifşa etmemek için bunları ticari faaliyet olarak geçiştirdim. Hiçbir karşılık beklemeksizin hain FETÖ’ye karşı yürütülen mücadele kapsamında hazırladığım bu dokümanların bugün huzurunuzda tarafıma yöneltilen asılsız casusluk suçlamasının sözde delili olarak gösterilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı. "Açık kaynak verilerine dayalı sosyal medya analizinin siyasi casusluk olarak nitelendirilmesi hakikatten son derece uzaktır" Hüseyin Gün savunmasının devamında "Merdan Yanardağ ve Necati Özkan’ı, manevi annem Seher Erçili Alaçam vasıtasıyla tanıdım. Ekrem İmamoğlu’nu ise İBB Başkanı olarak seçildikten yaklaşık bir, bir buçuk ay sonra yine manevi annemin yönlendirmesi ile Saraçhane binasına yaptığımız nezaket ziyareti ve bir adet fotoğraf sırasında sadece bir dakika gördüm. Benim bu süreçte üstlendiğim tek rol, İBB seçimlerinin YSK tarafından iptalinden sonra manevi annem merhum Seher Erçeli Alaçam’ın yoğun ısrarı neticesindedir. Kendisi koyu CHP’liydi ve İmamoğlu’nu çok seviyordu. Manevi annemin ısrarı üzerine Sayın İmamoğlu’nun seçim danışmanı ve kampanya menajeri olan Necati Özkan ile yaklaşık 10-12 günlük sürede, hiçbir gayrihukuki yönü olmayan bir sosyal medya analizi çalışmamız oldu. Bu da gönüllü olarak yapıldı bir ücret de yok. Manevi annem benden rica etti diye, yurt dışında ortağı olduğum şirketin teknik elemanlarına internetteki açık kaynak erişimlerine dayalı veriler üzerinden ücretsiz bir sosyal medya analizi yaptırdım. Her şey bundan ibaret. İnternette herkesin rahatlıkla ulaşabileceği açık kaynak verilerine dayalı olarak yapılan bir sosyal medya analizinin iddianamede siyasi casusluk olarak nitelendirilmesi, inandırıcılıktan ve hakikatten son derece uzaktır" dedi. Duruşma Hüseyin Gün’ün savunması ile sürüyor.
Muğla İsrail zulmüne uğrayan "Global Sumud Filosu"ndan bir grup Marmaris’e geldi Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve Akdeniz’de İsrail müdahalesiyle karşı karşıya kalan "Global Sumud Filosu", teknik ihtiyaçların karşılanması amacıyla önceki gün Muğla’nın Marmaris ilçesine ulaştı. Karaya inen bazı aktivistlerin Marmaris Adliyesi’ne giderek şikayetçi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldı. İspanya’nın Barselona kentinden 15 Nisan’da hareket eden ve yaklaşık 300 aktivistin yer aldığı 38 teknelik filo, yaşanan müdahalenin ardından dün Marmaris’e demirledi. Teknik kontrollerin yapılmasının ardından teknelerin Marmaris gümrüklü limanından giriş işlemleri başlatıldı. Tekneler Marmaris açıklarına demir attı. ‘Güvenlik önlemleri artırıldı’ Girit üzerinden gelen aktivistlerin Türkiye’ye giriş işlemleri güvenlik birimlerinin koordinasyonunda kontrollü şekilde başlatıldı. Liman bölgesinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, işlemlerin daha hızlı yürütülebilmesi amacıyla bölgede geçici karakol oluşturulduğu öğrenildi. Aktivistler, sağlık kontrolleri için Marmaris Devlet Hastanesi’ne götürülürken, sağlık ekiplerinin liman çevresinde hazır bekletildiği ve güvenlik tedbirlerinin artırıldığı bildirildi. ‘Aktivistler adliyeye gitti’ Karaya inen bazı aktivistlerin Marmaris Adliyesi’ne giderek yaşanan müdahaleye ilişkin şikayette bulunduğu öğrenildi. Öte yandan Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olayla ilgili resen soruşturma başlattığı belirtildi. Soruşturma kapsamında Türk vatandaşlarının ifadelerinin alınmaya başlandığı, olayın tüm yönleriyle incelendiği kaydedildi. "Global Sumud Filosu’’nun filodaki teknik eksikliklerin giderilmesinin ardından sürece ilişkin değerlendirmelerin yapılacağı ve ona göre bir program düzenleneceği öğrenildi.