ASAYİŞ - 09 Ocak 2026 Cuma 19:18

Tekirdağ’da evde yangın: Yaşlı kadının cansız bedeni bulundu

A
A
A

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde bir evde çıkan yangın söndürülürken, ekipler evde 70 yaşındaki kadının cansız bedenini buldu. İlk bulgulara göre olayın cinayet olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Olay, Hürriyet Mahallesi Öğretmenler Caddesi üzerindeki bir apartman dairesinde meydana geldi. Daireden yoğun duman çıktığını gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine adrese itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kısa sürede kontrol altına alındı. Yangının söndürülmesinin ardından evde yapılan incelemede bir kadının cansız bedeni bulundu.

Polis ekiplerince yapılan kimlik tespitinde hayatını kaybeden kişinin Süleymanpaşa Belediye Meclis Üyesi Serkan Eriş’in annesi Binnaz Eriş (70) olduğu öğrenildi. Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekiplerinin yaptığı çalışmada, Binnaz Eriş’in boyun ve karın bölgesinde kesici alet izleri bulunduğu, olay yerinde kan izlerine rastlandığı belirtildi. İlk bulgular doğrultusunda olayın cinayet olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Binnaz Eriş’in cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Tekirdağ Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

Halil Dağ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Kore Savaşı’ndan Erzurum’a uzanan bir hafıza ve emanetler Türkiye’nin yakın askerî tarihine ışık tutan ve Kore Savaşı’nda görev yapan Türk askerlerinin hatırasını bugüne taşıyan son derece kıymetli belgeler ve emanetler gün yüzüne çıkarıldı. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir tarafından yapılan arşiv çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan bu nadir materyallerin, Kore Savaşı’nda görev yapan Zihni Ezine’ye ait olduğu tespit edildi. "Dönemin idarî ve askerî uygulamalarını yansıtan önemli bir tarih vesika" Araştırmacı Taner Özdemir, ortaya çıkan koleksiyonun; yalnızca kişisel hatıralardan ibaret olmayıp, Türkiye’nin Kore Savaşı’ndaki askerî varlığını ve Mehmetçiğin cephedeki yaşamını belgeleyen birinci el tarihî kaynaklar niteliği taşıdığını ifade ederek, "Koleksiyon içerisinde, Zihni Ezine adına düzenlenmiş Nüfus Hüviyet Cüzdanı, 8. Kore Türk Tugayı’na ait sancak, madalya, üniforma arması ve çeşitli askerî kişisel eşyalar yer alıyor. Zihni Ezine’ye ait nüfus hüviyet cüzdanı, dönemin resmî belge dili, kullanılan mühürler, kayıt sistemi ve el yazılarıyla dikkat çekiyor. Kimlikte yer alan bilgiler, Kore’ye sevk edilen bir Türk askerinin sivil hayattan askerî hayata geçiş sürecini tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu yönüyle belge, yalnızca bir kimlik evrakı değil; aynı zamanda dönemin idarî ve askerî uygulamalarını yansıtan önemli bir tarih vesikası olma özelliği taşıyor" dedi. "En çarpıcı emanetlerden birisi" Koleksiyonun dikkat çeken unsurlarından biri olan madalyanın, Zihni Ezine’nin Kore Cephesi’nde verdiği hizmetin ve gösterdiği fedakârlığın somut bir nişanesi olarak öne çıkardığını belirten Özdemir, "Zamanın yıpratıcı etkisini taşıyan kurdelesi ve metal yüzeyindeki izler, bu madalyanın yalnızca bir ödül değil; savaş şartları altında verilen emeğin, sabrın ve fedakârlığın sessiz bir tanığı olduğunu gösteriyor. Üzerinde "TÜRK" ibaresi ve ay-yıldız bulunan askerî arma ise, Türk askerinin cephede taşıdığı kimliğin ve mensubiyet bilincinin güçlü bir sembolü olarak dikkat çekiyor. Üniformaya dikilerek taşındığı anlaşılan bu arma, binlerce kilometre uzaklıkta dahi Türk askerinin millî kimliğini muhafaza ettiğini ortaya koyuyor. En çarpıcı emanetlerden biri olan ve üzerinde "1957-1958 8. KORE TÜRK TUGAYI" ifadesi yer alan kırmızı zeminli sancak ise, Zihni Ezine’nin görev yaptığı tugayın Kore’deki hizmet dönemini doğrudan belgeleyen nadir bir hatıra niteliği taşıyor. Ay-yıldızlı bu sancak, Türk askerinin yalnızca bir askerî güç olarak değil; aynı zamanda bayrağını, değerlerini ve tarih bilincini cepheye taşıyan bir temsilci olduğunu gözler önüne seriyor" diye konuştu. Türk askerlerinin fedakârlığını bir kez daha hatırlattı Uzmanlar, Taner Özdemir tarafından gün yüzüne çıkarılan ve Zihni Ezine’ye ait olduğu kesinleşen bu tür şahsî askerî emanetlerin, bireysel hatıraların ötesinde bir anlam taşıdığına dikkat çekiyor. Bu belgeler; Türkiye’nin Kore Savaşı’ndaki rolünü, askerî organizasyon yapısını ve Mehmetçiğin cephe gerisindeki hayatını anlamak açısından son derece kıymetli birincil arşiv belgeleri olarak değerlendiriliyor. Ortaya çıkarılan bu belgeler ve emanetler, Kore Savaşı’nda görev yapan Türk askerlerinin fedakârlığını bir kez daha hatırlatırken; Zihni Ezine şahsında bir neslin taşıdığı sorumluluk, vatan bilinci ve tarihî hafızanın korunması adına önemli bir kazanım olarak görülüyor. Söz konusu materyallerin kayıt altına alınarak korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve akademik çalışmalara kaynaklık etmesi bakımından büyük önem taşıyor.
Kars Kars’ta kavılca ununa yoğun ilgi Anadolu’nun en eski buğday türlerinden biri olan ve Kars’ta yetiştirilen Kavılca buğdayından elde edilen Kavılca unu, son yıllarda sağlıklı beslenmeye yönelen vatandaşların ilgisini çekiyor. Doğal yapısı, besin değeri ve lezzetiyle öne çıkan Kavılca unu, hem yerel üreticilerin hem de tüketicilerin gözdesi haline geldi. Kars’ın Susuz ilçesine bağlı İncesu köyünde Kavılca unu üretimi yapan Bülent Pezük’ü Kaymakam Muhammed Emin Tutal, beraberindeki İlçe Tarım ve Orman Müdürü Gülten Özşirvan ve İncesu köyü muhtarı Abdulkadir Eker ile birlikte, ziyaret etti. Kaymakam Muhammed Emin Tutal, kavılca unu üretimi yapan Pezük’ten üretim hakkında bilgi aldı. Tutal, üretici Bülent Pezük’e çalışmalarında kolaylıklar diledi. Öte yandan yaklaşık 13 bin yıllık geçmişe sahip olan Kavılca buğdayı, genetiği değişmemiş nadir ata tohumları arasında yer alıyor. Kars’ın yüksek rakımlı ve sert iklim koşullarında yetişen bu özel buğdaydan elde edilen un, katkı maddesi içermemesi ve doğal üretim süreciyle dikkat çekiyor. "Besin değeri yüksek, glisemik indeksi düşük" Kavılca ununun lif, protein, mineral ve antioksidan açısından zengin olduğu, düşük glisemik indeksine sahip olması nedeniyle kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olan Kavılca unu, özellikle diyabet hastaları ve sağlıklı beslenmek isteyenler tarafından tercih ediliyor. Ayrıca uzun süre tok tutma özelliği sayesinde diyet listelerinde de yer buluyor. Kavılca buğdayının modern buğday türlerine göre daha düşük gluten oranına sahip olması, sindirimi kolaylaştırıyor. Bu özelliğiyle mide ve bağırsak hassasiyeti olan bireyler için daha uygun bir alternatif olarak görülüyor. Alerjik reaksiyon riskinin de daha düşük olduğu ifade ediliyor. Kendine has aroması ve yoğun tadıyla bilinen Kavılca unu, ekmek, erişte, mantı, kek ve kurabiye gibi birçok üründe kullanılıyor. Taş değirmenlerde öğütülerek elde edilen un, geleneksel yöntemlerle üretilmesi sayesinde lezzetini ve besin değerini koruyor. Kavılca buğdayına olan ilginin artması, Kars’taki yerel üreticilere de ekonomik katkı sağlıyor. Üreticiler, Kavılca tarımının yaygınlaşmasıyla hem ata tohumlarının korunacağını hem de bölge ekonomisinin güçleneceğini belirtiyor. Sağlıklı ve doğal ürünlere yönelimin arttığı günümüzde, Kars’ın kadim mirası Kavılca unu, sofralardaki yerini her geçen gün daha da sağlamlaştırıyor.
Konya Bağışıklık sistemini güçlendiren doğal şifa kaynağı: Kış çayı Kış aylarında soğuk hava ve enfeksiyon hastalıklarının bağışıklık sistemini zayıflattığını belirten uzmanlar, bu dönemde doğal bitki çayları ve besinlerle bağışıklık sistemini güçlendirmeyi tavsiye ediyor. Kış mevsiminde bağışıklık sistemini güçlendirmek için ada çayı, ıhlamur, hibiskus çiçeği, beyaz dut kurusu, zencefil, zerdeçal, tarçın ve karanfil gibi bitkilerle hazırlanan çay vücudu hastalıklara karşı koruyor. Vücut direncini arttıran doğal şifa kaynakları arasında yer alan kış çayı, bal ve pekmez ile de tatlandırılabiliyor. "Vücut direncini arttıracak bitkiler var" Havaların soğuması ile beraber vücut direncinin düştüğüne dikkat çeken Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri Şerife Akkuş, "Evlerimizde içimizi ısıtacak birkaç bitkiden bahsetmek gerekirse, özellikle çocuklarda da bu bokavirüsünden kaynaklı oluşan vücut direnci düşüklüğü, bağışıklık sistemi düşüklüğünden kaynaklı hem içi ısıtacak hem de vücut direncini arttıracak bitkiler var. Özellikle tıbbi ada çayı doğal antibiyotik olarak geçer. Boğaz enfeksiyonlarında kullanabileceğimiz harika bir çay. Tabii ki bu kış çayları arasında olmazsa olmazımız, çiçek ıhlamur, nadide bir üründür balla tatlandırıp tadı da efsane oluyor. Yanında hibiskus çiçeği narçiçeği olarak da bilinir, çok güzel bir renk verir, çocukların tadını severek içeceği bir ürün. Özellikle bu hastalıklara karşı vücut direnci düşüklüğüne, vücuttaki enfeksiyon oranı yüksekliğine, bunu düşürmek adına da beyaz dut kurusu, bu karışımın içerisinde birkaç tane dut kurusu atıp demleyip içmek faydası büyüktür. Karışımın olmazsa olmazı kök zencefil, bu taze halde var. O şekilde de tüketebiliriz ama bu çayımızın içerisine bir kök zencefil atmamız yeterli olur. Zerdeçal kökümüz ve çubuk tarçınımız, bunu da ortadan kırıp bir adet ekleyebiliriz. 3-4 tane anti-mikrobiyal özelliği olduğu için karanfil tanesinden atabiliriz" dedi. "Bağışıklık sistemine de bir kalkan oluşur" Kış çayı içerisine bal ve pekmez önerisinde bulunan Şerife Akkuş, "Hazırladığımız bitki çayların içerisine daha doğal, rafine şeker yerine bal ve pekmez ile tatlandırabiliriz. Balın faydaları anlatmakla bitmez ama tabii ki özellikle pekmeze değinmek istiyorum. Üzüm pekmezinin faydaları da çocuklarda kemik gelişimine destek olur, geçmeyen öksürük rahatsızlıklarını, hatta eski birçok tarifte de kullanılıyor pekmez. Bunun dışında enerji kaynağıdır, bağışıklık sistemine de bir kalkan oluşur. Sabah evden çıkmadan bir tatlı kaşığı bal, tahin ya da pekmez şeklinde alırsak, vücut direncimizi arttırmış oluruz. Bu ürünler tüm yaş grupları için uygundur. Özellikle bal alerjisi olanlar dikkatli kullanmalı, hekim kontrolünde. Pekmezi de vücut direncini artırmak için her gün sabah bir tatlı kaşığı kullanabiliriz. Bitki çayımız da 4 yaş ve üstü için uygun. Sadece ıhlamur, çok küçük yaştaki bebeklerimiz için doktor kontrolünde tek başına demleyip içebilirsiniz" diye konuştu.