ASAYİŞ - 05 Nisan 2025 Cumartesi 11:28

Tekirdağ’da jandarmadan makaron operasyonu: 550 bin boş makaron ele geçirildi

A
A
A
Tekirdağ’da jandarmadan makaron operasyonu: 550 bin boş makaron ele geçirildi

Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde jandarma ekiplerinin bir depoya düzenlediği operasyonda 550 bin adet boş ve bin 160 adet dolu makaron ele geçirildi.


Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 1 Nisan 2025 günü Kapaklı ilçesi Vatan Mahallesi’nde gerçekleştirdiği operasyonda, K.G. tarafından işletme olarak kullanılan ve M.K.’nin depo olarak kullandığı adreste arama yaptı. Yapılan aramada 550 bin adet boş makaron ile bin 160 adet dolu makaron ele geçirildi.


Kaçak ürünlere el konulurken, şüpheliler hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında adli işlem başlatıldı. Soruşturma sürüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Fatih İmam Hatip Ortaokulu’nda TÜBİTAK Bilim Şenliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde Fatih İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan TÜBİTAK 4006-B Bilim Fuarı, düzenlenen görkemli törenle kapılarını açtı. Gençlerin bilimsel projeleri protokol üyelerinden tam not aldı. Tavşanlı Fatih İmam Hatip Ortaokulu’nda Süleyman Ertekin koordinesinde öğrencilerin uzun süren çalışmaları sonucu hayata geçirilen projeler, okulun konferans salonunda davetlilerin beğenisine sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, Bağlık orta okulu halk oyunları ekibinin gösterisi büyük alkış topladı. Törenin açılış konuşmasını yapan Okul Müdürü Süleyman Manak, TÜBİTAK projelerinin öğrencilerin bilimsel düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmedeki kritik rolüne değindi. Manak, projede emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilere teşekkür ederek bilimsel çalışmaların devam edeceğini vurguladı. Konuşmaların ardından Kaymakam Ömer Faruk Özdemir ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek serginin açılışı yapıldı. Kaymakam Özdemir, stantları tek tek dolaşarak öğrencilerin hazırladığı bilimsel araştırma ve projeler hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin heyecanla sunduğu özgün fikirleri dikkatle dinleyen ve sorular soran Özdemir, gençlerin motivasyonuna destek vererek çalışmalarından dolayı onları tebrik etti. Ortaokul seviyesindeki öğrencileri bilimsel araştırma yapmaya teşvik etmeyi ve proje tabanlı çalışma alışkanlığı kazandırmayı hedefleyen TÜBİTAK 4006-B projeleri kapsamında sergilenen çalışmalar, katılımcılardan tam puan aldı. Program, öğrenci ve protokol üyelerinin günün anısına çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi. Yetkililer, bu tür etkinliklerin öğrencilerin akademik ve kişisel gelişimine büyük katkı sağladığını ifade etti. Programa Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları Aziz Solmaz, Mehmet Ali Akar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Murat Şahin, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen İsmail Bayar, okul müdürleri ve çok sayıda davetli katıldı.
İstanbul Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü duruşmasında Ahmet Güldü savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 32. oturumunda, suç örgütü yöneticisi firari Murat Gülibrahimoğlu ile hareket ettiği iddianamede aktarılan ve Gülibrahimoğlu ile birçok para transferi yaptığı ifade edilen tutuklu sanık Ahmet Güldü savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 32. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Ahmet Güldü hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, suç örgütü yöneticisi firari Murat Gülibrahimoğlu ile hareket ettiği belirtilmişti. Sanık Güldü’nün firari sanık Murat Gülibrahimoğlu ile birçok para transferi yaptığı, haksız olarak elde ettiği kazancı sahte fatura yöntemiyle akladığı ve örgüte haksız kazanç sağladığı iddianamede açıklamıştı. Güldü’nün firari Gülibrahimoğlu’nun şirketlerine sahte faturalar düzenlediği, piyasadan sahte faturalar temin ederek Gülibrahimoğlu’na yardım ettiği iddianamede ifade edilmişti. Sanık Güldü’nün örgüt hiyerarşisi içerisine dahil olmayıp örgüte yardım ettiği iddianamede aktarılmıştı. "Murat Gülibrahimoğlu ile en son yurt dışına çıkmadan önce görüştüğümü samimiyet ile anlattım" Tutuklu sanık Ahmet Güldü iddianamedeki suçlamalara karşı "Kuzey İstanbul şirketinde şartlarından dolayı çalışmaya başladım. Ben bu şirkette 10 yıl çalıştım. Yaptığım şey ofisboyluktur. Bankadan para çekmek, yatırmak gibi işlemler yaptım ama bunu aldığım talimatlar doğrultusunda yaptım. Adem Başer ve Murat Gülibrahimoğlu’ndan talimat almışlığım vardır. Benim görevim bana söylenen işleri yerine getirmektir. Benim Cebeci Maden Sahası ile ilgili hiçbir işten haberim yoktur. Cebeci Maden Sahası ile ilgili görevim ve yetkim olmamıştır. Bana telefon geldi ifade vermem istendi ben de kendi rızamla giderek ifademi verdim. Çektiğim ve yatırdığım paralar hakkında bana soru yöneltilmedi. Murat Gülibrahimoğlu ile en son yurt dışına çıkmadan önce görüştüğümü samimiyet ile anlattım. Sonra görüşmedim. Para çekme, yatırma gibi faaliyetler işimin bir parçasıydı. Bu paraların toplam tutarını bilmem mümkün değildir. Ben tutuklandığımda gerçekten çok şaşırdım bir emekçi olarak" şeklinde savunma yaptı. "Verilen talimatları yerine getirdim" Sanık Güldü savunmasının devamında, "Murat Gülibrahimoğlu ile aramdaki ilişki işçi işveren ilişkisidir. Ben iş yerinde bana verilen görevleri yerine getiren emekçi bir insanım. Murat Gülibrahimoğlu’nun örgüt üyesi olduğunu anlamam mümkün değildir. Gülibrahimoğlu’nun örgüt üyesi olabileceğini hiçbir zaman düşünmedim. Benim görev ve sorumluluk alanım ile iddianamedeki suçlamalar arasında somut bir bağ kurmak mümkün değildir. Murat Gülibrahimoğlu ile aramızda para transferi olduğuna dair evraklar var iddianamede. Sadece banka kayıtlarına bakılarak değerlendirme yapılması mümkün değildir. Para hareketlerinin gerçek nedeninin ispatlanması amacıyla başvuruda bulunduk. Bu belgeler incelendiğinde kalem kalem fiş fiş mevcuttur. Para transferleri ya da banka hareketlerinden yola çıkarak benim örgüte para aktardığım iddiası doğru değildir. Bu paraların suçtan kaynaklandığı mümkün olmadığı gibi bunları bildiğim ve gizlediğime dair somut delil de yoktur. İddianamede örgüt üyesi olduğum ve bilerek isteyerek yardım ettiğim söylenmektedir. Benim böyle bir iradem olduğunu gösteren somut bir delil yoktur. Bir çalışanın işini yapması örgüte yardım etme isteği taşıdığını göstermez. Ben sadece bana söylenen işi yapan bir çalışanım. Nakit çekim işlerinin tek başıma benim aleyhime değerlendirilmesini kabul etmiyorum. Ben uzun yıllar çalıştım zaman zaman bankadan para çekip teslim etmiş olmam size normal gelmiyor mu? Ben kendim için bunu yapmadım. Verilen talimatları yerine getirdim. Ben bu işleri kayyum döneminde de yaptım. Kayyumdaki üst yetkili kişiler bana ‘şuradan çek alınacak’ dediğinde gittim aldım. Benim işleyişim ile alakalı bir değişiklik olmadı. Eğer tutuklanmasaydım belki hala kayyum ile çalışıyor olacaktım. Beni düşürdükleri durum bu. Tahliyemi talep ediyorum başkanım açıkçası" dedi. Ekrem İmamoğlu ise sanık Güldü’ye soru sormak için söz aldı. İmamoğlu ardından "Tutukluluk incelemesi sonrası bir takım gerginlikler yaşandı. Bu da duruşmayı sekteye uğratıyor. Burada insanlar sadece beyan ile tutuklu. Bizim canımızın yanmasını sizin anlamanız gerektiğini düşünüyorum. Savunmasını yapıyor insanlar neye göre yapıyor? Beyana göre. Ben Ahmet Güldü kardeşimi tanımıyorum ama örgüt üyesi. "Ahmet Güldü sen böyle bir örgütten haberdar mısın?" sorusunu sordu. Sanık Güldü soruya "hayır değilim" şeklinde cevap verdi. Duruşmaya sanık avukatının savunmasının ardından öğle arası verildi.
İzmir Başkan Özkan’dan iddialara yanıt: "Çiğ yemedik, karnımız ağrısın" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, hakkındaki hapis cezası kararı sonrası kendilerine yönelik planlı bir itibar suikastı yapıldığını savunarak iddialara yanıt verdi. Sürecin eski başkanın durumu yönetimden gizlemesinden kaynaklandığını vurgulayan Özkan, ortada hiçbir kamu zararı bulunmadığını ve haksız ödenen meblağları faiziyle geri alarak parayı odanın kasasına koyduklarını açıkladı. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, hakkında önceki dönem başkanı Celil Anık’a usulsüz maaş ödendiği ve makam aracı tahsis edildiği iddialarıyla açılan davada verilen 5 aylık hapis (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) cezası kararına ilişkin yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenledi. Söz konusu durumun, eski başkanın aldığı cezayı yönetimden saklaması ve uyguladığı mobbing sonucu oluştuğunu ifade eden Özkan, sosyal medyada yürütülen "tutuklandılar" şeklindeki karalama kampanyaları yapıldığını ifade ederek, duruma tepki gösterdi. Yaşanan süreçle ilgili tüm belgeleri kamuoyu ile paylaşan Başkan Erkan Özkan, söz konusu davanın bir zimmet davası olmadığını, ortada bir kamu zararı bulunmadığını ve ödenen meblağların aylar öncesinden faiziyle tahsil edildiğini söyledi. "Planlı bir itibar suikastı düzenleniyor" İzmir Şoförler Odası’nın sivil toplum kuruluşları arasında önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Özkan, "Maalesef geçmiş dönemlerde yaşanılan spekülatif, odamızla ilgili operasyonlara genel kurulumuzu yapmış olmamıza rağmen belirli bir grup tarafından devam ediliyor. Dünden itibaren gerek şahsım, gerek odam, gerekse yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımla ilgili olarak sosyal medyada bir itibar suikastı düzenleme, bir algı operasyonu yapılıyor. Kamuoyunda bizim tutuklandığımız, cezaevinde olduğumuz yönünde bir zimmet suçuyla yargılanıp ceza aldığımız hususunda bir haber dolaştırılıyor. Gördüğünüz gibi biz odada görevimizin başındayız. Üyelerimize hizmet etmeye devam ediyoruz" diye konuştu. "Eski başkan aldığı cezayı bizden ve kurumlardan gizledi" Sürecin nasıl geliştiğine dair detayları belgeleriyle aktaran Özkan, dönemin oda başkanının aldığı cezayı kurumlardan sakladığını belirterek, "Geçmiş dönemde görev yapan arkadaşımızın aldığı cezayı 2024 yılı Haziran ayında almasına rağmen odamıza tebliğ ettirmemesi, Ticaret Bakanlığı’ndan, Federasyonumuzdan, üst birliğimizden veya mahkeme aracılığıyla hiçbir tebligat gelmemesi bu sürecin kaynağıdır. Kendisi itirazlarının ve mahkemesinin sürdüğünü belirterek görevine devam etmiş, ardından 17 Ekim 2024 tarihinde ’Kamuoyunda yıprandım, görevi sizlere bırakmak istiyorum’ diyerek kendi özgür iradesiyle istifa dilekçesi sunmuştur. Dönemin ceza aldığı halde bize tebliğ edilmemesinden kaynaklı, bizim bilgimiz dışında sanki göreve devam ediyormuşçasına bize verilen bir istifa dilekçesidir bu" ifadelerini kullandı. "Ahde vefa göstermek istedik, durumu öğrenince maaşları geri aldık" Yönetim kurulunun eski başkana ahde vefa göstermek amacıyla bir danışmanlık-işçi statüsü verdiğini ancak gerçeği müfettişlerden öğrendiklerini aktaran Özkan, şunları kaydetti: "Bizler de uzun yıllar odamızda görev yapması münasebetiyle kendisine ahde vefada bulunmak istedik. Bize herhangi bir hüküm tebligatı yapılmadığı için, 22 Ekim 2024 tarihinde yönetim kurulu kararıyla kendisine bir görevlendirme yapılarak onore edilmek istendi. İstifa dilekçesinin verildiği gün İzmir Esnaf Odaları Birliği’ne de durumu sorduk, onlara da bir tebligat gelmemişti. Ancak Ocak ayında odamıza gelen müfettişlerin bu kişinin hüküm giydiğini belirtmesi üzerine hemen tedbirimizi aldık. Hüküm giydiğini bizden sakladığını fark edip, 15 Ocak 2025 tarihli kararla görevlendirmeyi iptal ettik; maaşları, hizmet aracını durdurduk. Odaya gelmemesini istedik. İşin en önemli kısmı; faizleriyle birlikte bu aldığı görevlendirme maaşlarını, toplamda 213 bin 466 lirayı şahıstan geri tahsil ederek odamızın kasasına koyduk." "Tebligat bize 10 ay sonra ulaştı" Herhangi bir kamu zararı oluşturmadıklarının altını çizen Erkan Özkan, "Ortada bir zarar oluşmasını engelledik. Bize eski başkanın zimmet suçundan hüküm giydiği ile ilgili resmi tebligat ancak 14 Kasım 2025 tarihinde, yani olaydan 10 ay sonra ulaştı. Burada şahsımın veya yönetim kurulumuzun hiçbir kastı söz konusu değildir. Bakanlık müfettişlerinin açtığı davada bize, ’zimmetle suçlanan kişinin buradan maaş alamayacağı’ yönünde bir kusur işlediğimiz bildirildi. Biz tebligat gelmediği için durumun farkında olmadığımızı beyan etmemize rağmen, yerel mahkeme 5 aylık bir hüküm verdi. Sanki biz ceza almışız, zimmetimize para geçirmişiz, odayı zarara uğratmışız gibi bir algı oluşturuluyor" dedi. "Altını çamura da atsanız altındır" Verilen 5 aylık hapis kararının yüz kızartıcı bir suç olmadığını ve kararı üst mahkemeye taşıdıklarını açıklayan Özkan, sosyal medyada yalan haber yayanlar hakkında adli işlem başlatıldığını duyurdu. Özkan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bununla ilgili asılsız haber çıkaran sosyal medya hesapları hakkında odamızın avukatları savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Odanın kurumsal yapısına zarar verecek yorum yapanlar tespit edilerek adli işlemler yapılacaktır. Bizim alnımız açık. Hiçbir şekilde odamızı zarara uğratıcı bir hüküm söz konusu değil ve bu kesinleşmiş bir karar da değil. Altını çamura da atsanız altın altındır. Bu merdiven altı dernekler adı altında odamızı yıpratmaya çalışanların senaryolarıdır." "Çiğ yemedik, karnımız ağrısın" Açıklamalarının sonunda iddiaların bir zimmet suçu gibi yansıtılmasına tepki gösteren Özkan, "Burada bir mal alımı, hizmet alımı, para alışverişi olmayan bir dava süreci var. Geçmiş dönemin başkanının yapmış olduğu mobbingden dolayı odadan saklanmış olan bir hükmün sonucu, kendisine onore etmeye çalışan yönetim kurulu arkadaşlarımızın düştüğü durumu sanki bir zimmet suçu gibi algı oluşturulmasını kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bizim kimseye verilemeyecek hesabımız yok. Alnımız ak, yüreğimiz pak. Meyve veren ağaç taşlanır misali bizi de taşlamaya devam ediyorlar. Çiğ yemedik karnımız ağrısın diye. Biz işimize devam ediyoruz. İzmir Şoförler Odası her geçen gün daha da güçlenerek esnafımıza hizmet etmeye devam edecektir" diyerek sözlerini tamamladı.
Van Trabzon’dan gelen ziyaretçiler ters lalelere hayran kaldı Trabzon’dan yola çıkan doğasever bir grup, Van’ın yüksek kesimlerinde açan ters laleleri yerinde görmek için bölgeye geldi. Karadeniz ekibi ters lalelere hayran kaldı Baharın gelişiyle birlikte doğanın eşsiz güzelliklerinden biri olan ters laleler, bu yıl da ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Halk arasında "ağlayan gelin" olarak da bilinen ve yılda sadece kısa bir süre görülebilen ters laleler, ziyaretçileri adeta büyüledi. Özellikle Gevaş ve çevresindeki dağlık alanlarda yoğun olarak görülen bu nadide çiçekler, fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekti. Trabzon’dan gelen ziyaretçiler, doğayla iç içe vakit geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, bölgenin doğal güzelliklerine hayran kaldıklarını ifade etti. Grup üyeleri, "Bu güzelliği herkesin görmesi gerekiyor. Kısa süreliğine açan ters laleler gerçekten eşsiz bir manzara sunuyor" dedi. Bin kilometrelik doğa yolculuğu Doğu Karadeniz’in eşsiz doğasına alışkın olan Trabzonlu ekip, Uzungöl Doğa Sporları Adrenalin Kulübü Derneği (UDSAK) öncülüğünde bu kez rotasını Doğu Anadolu’nun sarp dağlarına çevirdi. Halk arasında "ağlayan gelin" olarak bilinen ve estetik görüntüsüyle büyüleyen ters lalelerin çiçek açma dönemini kaçırmak istemeyen 15 kişilik grup, sabahın erken saatlerinde lalelerin yoğun olduğu bölgeye ulaştı. Doğa fotoğrafları çekmek ve endemik türleri yerinde incelemek amacıyla düzenlenen gezide, katılımcılar ters lalelerin zarafeti karşısında hayranlıklarını gizleyemedi. Grup adına konuşan kafile başkanı Aydın Mutlu, "Biz Trabzon UDSAK ekibi olarak ilk hareket noktamız İsakpaşa Sarayı ve ardından Van’a geldik. İlk olarak Akdamar Adası’nı ziyaret ettik. Güzel pembe çiçekleriyle onlarla bol bol fotoğraf çektik. Şu anda yine Gevaş ilçesinde bulunan Dilmetaş Mahallesi’nde ters laleler burada çok meşhurdur. Ters lale görmek için biz ekibimizle birlikte buraya geldik. Çok güzel bir ilçedeyiz ve çok güzel bir bölgedeyiz. Yeşilliği ile bol olan ve Karadeniz’i andıran bir bölgedeyiz. İlk defa burada ters laleleri ziyaret ediyoruz. Gerçekten çok güzel. Gelip görmeye değer. Endemik tür olduklarından dolayı bu çiçeklerin korunması gerek. Bu çiçeklerin bir özelliği var 15-20 gün içerisinde açıp soluyorlar. Özellikle bunun koparılması değil bunu yerinde görüp yerinde fotoğraf çekip ve bu şekilde yerinde saklamamızda daha güzel bir önem taşır. Bunun koparılması çok büyük bir cezalara maruz kalıyor ve nesli tükenmek üzeredir. O yüzden buna çok dikkat edelim ki bunun nesli tükenip tekrar bu güzelliklere biz mahrum kalmayalım" dedi.