TEKNOLOJİ
Alanya Teknokent’in yol haritası görüşüldü 07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:27:17 Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi girişimleri ile Alanya’ya kazandırılan Teknokent AŞ için düzenlenen ikinci toplantıda yol haritası belirlendi. Alanya’nın teknoloji ve sanayi alanında daha hızlı ilerlemesi adına üniversiteler ile üretim sektörleri arasında iş birliği sağlanarak ülke sanayisine önemli katkılar sağlayacak Alanya Teknokent AŞ için ALKÜ ev sahipliğinde bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, Alanya’nın bilim, teknoloji ve girişimcilik ekosistemine katkı sunacak Teknokent yapılanmasının kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerini görüşüldü. "Alanya teknokent, bölgenin geleceğine yön verecek" Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Teknokent AŞ’nin yol haritasının belirlendiği toplantının, şehrin kalkınma vizyonu açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Kaymakam Öztürk, "Üniversitelerimiz, kamu kurumlarımız ve iş dünyamızın ortak akılla ortaya koyduğu bu güçlü iş birliği, Alanya’nın bilim, teknoloji ve girişimcilik alanlarında daha ileri bir noktaya taşınmasını sağlayacaktır. Alanya Teknokent AŞ’nin; yenilikçi fikirlerin ürüne dönüşmesine, nitelikli istihdamın artmasına ve bölgemizin sürdürülebilir kalkınmasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bu sürece katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" dedi. "Alanya Teknokent’i güçlü ve sürdürülebilir bir yapıyla ilerleteceğiz" Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Alanya Teknokent AŞ’nin kuruluş sürecinden sonra somut hedeflere odaklanılan önemli bir aşamaya geçildiğini belirtti. Rektör Türkdoğan, "Alanya Teknokent AŞ için gerçekleştirdiğimiz bu ikinci toplantıda, kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerimizi netleştirerek yol haritamızı ortaya koyduk. Amacımız, Teknokentimizi yalnızca fiziki bir alan değil; akademi, kamu ve sanayinin etkin biçimde buluştuğu güçlü ve sürdürülebilir bir inovasyon ekosistemi haline getirmektir" dedi. Alanya’nın sahip olduğu potansiyelin bilim ve teknolojiyle daha etkin değerlendirileceğini vurgulayan Rektör Türkdoğan, "Üniversitelerimizin bilgi birikimi ile üretim sektörlerinin tecrübesini bir araya getirerek, katma değeri yüksek projelerin hayata geçirilmesini hedefliyoruz. Belirlenen yol haritası doğrultusunda, girişimcilerimizin Ar-Ge ve ticarileşme süreçlerine daha hızlı ve etkin destek sunan bir yapı inşa edeceğiz. Alanya Teknokent AŞ, şehrimizin kalkınma vizyonuna yön veren önemli bir merkez olacaktır" ifadelerini kullandı. Katkı veren kurumlara teşekkür edildi Alanya Teknokent AŞ’nin hem bölgeye hem de ülke ekonomisine uzun vadede önemli katkılar sağlayacağına inandığını dile getiren Rektör Türkdoğan, paydaş kurumlarla sağlanan iş birliğinin önemini vurgulayarak Alanya Teknokent AŞ’nin kurulmasına öncülük eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’a, Bakan Yardımcımız Muhammet Kasım Gönüllü’ye, Antalya Valimiz Hulusi Şahin’e, Önceki Dönem Dışişleri Bakanı Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu’na, Antalya Vali Yardımcımız Mustafa Hulusi Arat’a, Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk’e, Alanya Belediye Başkanımız Osman Tarık Özçelik’e, Alanya Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Turan Sağer’e, ALTSO Başkanımız Eray Erdem’e ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. "İş dünyasıyla daha güçlü bağlar kurulacak" Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer yaptığı konuşmada Alanya’nın büyük bir avantaj elde ettiğini dile getirdi. Rektör Sağer, konuşmasında, "Alanya Teknokent, üniversitelerimizin akademik birikimini iş dünyasının dinamizmiyle buluşturarak girişimcilik ve inovasyonun merkezi haline gelecektir. Bu yapı sayesinde öğrencilerimiz ve araştırmacılarımız, fikirlerini somut projelere dönüştürme fırsatı bulacak; iş dünyasıyla daha güçlü bağlar kurulacaktır. Alanya Teknokent’in, şehrimizin teknoloji üretim kapasitesini artırarak hem bölgesel kalkınmaya hem de ülke ekonomisine değer katacağına inanıyorum. Bu süreçte emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. "Teknokenti kalıcı ve sistematik zemine taşımak istiyoruz" "Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz Teknokent AŞ’nin yol haritasını belirlemek için ALKÜ Rektörümüz ev sahipliğinde istişare toplantısı düzenledik" diyerek açıklamada bulunan ALTSO Başkanımız Eray Erdem, "Toplantımızda, önümüzde süreçte yapacağımız çalışmaları ele alıp, yol haritamızı belirledik. Alanya Teknokent AŞ ile; üniversitelerimiz ile iş dünyası arasındaki iş birliğini daha güçlü, sistematik ve kalıcı bir zemine taşımayı amaçlıyoruz. Bu yapı sayesinde Ar-Ge, inovasyon ve katma değerli projelerin teşvik edilmesini, yerel işletmelerimizin teknolojik kapasitesinin yükseltilmesini ve bölgemize yeni yatırım ile istihdam alanlarının kazandırılmasını hedefliyoruz." şeklinde konuştu. Teknokent AŞ’in geliştirilmesine yönelik düzenlenen ikinci toplantıya Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer, ALTSO Başkanı Eray Erdem, ALKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu ve Prof. Dr. Işık Bayraktar, Alanya Teknokent AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Salih Tellioğlu ve akademisyenler katıldı.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:01 Kamudan toplanan hurdalar MKE tesislerinde silah ve mühimmata dönüştürülüyor Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), kamu kurum ve kuruluşlarından topladığı hurdaları Kırıkkale, İzmir Aliağa ve Kocaeli Seymen’deki geri dönüşüm tesislerinde işleyerek, silah ve mühimmat üretiminde değerlendiriyor. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), kamu kurum ve kuruluşları ile piyasadan topladığı hurdaları savunma sanayiine kazandırarak, Mehmetçiğin ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmat üretiminde kullanıyor. Türkiye’nin en büyük savunma geri dönüşüm merkezlerinden biri MKE Geri Dönüşüm İşletmesi, Kırıkkale, İzmir Aliağa ve Kocaeli Seymen’de bulunan üç tesisinde yürüttüğü faaliyetlerle Türkiye’nin en yetkin savunma geri dönüşüm merkezleri arasında yer alıyor. Şirket, 2025 yılında kamu ve özel sektörden yaklaşık 300 bin ton hurda tedarik ederek hem kendi fabrikalarının ham madde ihtiyacını karşıladı hem de sivil piyasanın nitelikli atık ihtiyacına katkı sağladı. Hurda çelik silah ve mühimmata dönüşüyor Toplanan hurdalar, tesislerde uzman ekipler tarafından kimyasal ve fiziksel özelliklerine göre ayrıştırıldıktan sonra MKE Çelik ve Pirinç Fabrikası’nda işleniyor. Elektrikli ark ocaklarında 1250 derece sıcaklıkta ergitilen hurdalar, 3 bin tonluk preslerde şekillendirilerek vasıflı çeliğe dönüştürülüyor. Elde edilen çelik, 5,56 milimetre ile 155 milimetre arasındaki tüm silah sistemlerinde, hafif ve ağır silah namlularında, mühimmat gövdelerinde ve ileri savunma teknolojilerinde kullanılıyor. MKE, bu süreçle savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu stratejik ham madde tedarikinde dışa bağımlılığın azalmasına, maliyet verimliliği ve döngüsel üretim kapasitesinin artırılmasına katkı sağlıyor. Geri dönüşümden elde edilen gelir, aynı zamanda şirketin AR-GE yatırımları ve yeni nesil savunma projelerine kaynak oluşturuyor. Çevresel sürdürülebilirlik de destekleniyor Çevresel etkiler bakımından da önem taşıyan süreçte geri dönüşüm yoluyla enerji tüketimi ve karbon salımı azaltılıyor. Her bir ton metalin geri kazanımıyla doğaya yaklaşık 1,8 ton karbondioksit eşdeğeri emisyonun salınmasının engellendiği belirtiliyor. MKE, tehlikeli atıkların güvenli yönetimi ve çevre dostu üretim yaklaşımıyla hem ekosistemin korunmasına hem de gelecek nesillere daha güçlü bir savunma mirası bırakılmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:27 ASELSAN’dan modern muharebe sahasında ‘AESA’ radar projesi ASELSAN’ın geliştirdiği AESA (Active Electronically Scanned Array) radarlar, binlerce alıcı-verici modülün tek bir anten üzerinden bir araya gelmesini sağlayarak, elektronik harbe karşı ileri seviye teknoloji sağlıyor. ASELSAN’ın geliştirdiği AESA radarlar, binlerce alıcı-verici modülün tek bir anten yüzeyinde bir araya gelmesiyle çalışan modern radar sistemleridir. Bu modüllerin her biri kendi başına sinyal gönderip alabilen küçük birer antendir. AESA’nın en önemli özelliği, sahip olduğu bu modüllerin her birine farklı faz kaydırma değerleri uygulayarak uzayda yayın yaptığı yönü elektronik olarak ayarlayabilmesi ile öne çıkıyor. Radar anteninin fiziksel olarak dönmesine gerek kalmadan yayın yönü milisaniyeler içinde değiştirilebiliyor. Bu özellik, radarın farklı arama bölgeleri içerisinde aynı anda arama yapabilmesine, farklı bölgelerdeki veya farklı tipteki hedefleri aynı anda takip edebilmesine ve böylelikle aynı anda farklı görevleri icra edebilmesine imkan sağlıyor. Ayrıca bu radarlar, mekanik radarlara göre çok daha esnek, hızlı ve güvenilir bir yapı sunuyor. AESA radarları elektronik harbe karşı ileri seviye teknoloji sağlıyor Günümüz hava muharebe ortamının esnek görev konseptinin gerektirdiği yüksek performans ve elektronik harbe karşı ileri seviye dayanıklılık gösteren AESA radarları, küçük ve düşük görünürlük özellikli hedefleri uzun menzilden tespit edebiliyor, daha çevik ve yüksek doğruluklu hedef takibini sağlayarak silah angajman başarısını artırıyor. Elektronik olarak tarama yapma kabiliyeti sayesinde hem hedef arama hem hedef takip işlemlerini eş zamanlı gerçekleştirebilen radar, angaje olunan hedeflere takibi koruyarak durumsal farkındalığı devam ettirebiliyor. AESA radarlar, ayrıca esnek planlama altyapısı ve saniyede 500 gigabit’in üzerinde veri işleme yeteneği ile radar görevlerinin yanı sıra iletişim, veri aktarma ve elektronik harp görevlerini de zaman paylaşımlı olarak icra edebiliyor. Bakım ve işletme avantajları ile de öne çıkan AESA radarlar, harbe hazırlık ve bakım kolaylığı anlamında operasyonel yetenek kazanımını da beraberinde getiriyor. Murad AESA Burun Radarı, Türkiye’nin AESA radar ihtiyacına cevap veriyor AESA radar sistemlerinin mekanik taramalı radarlara göre avantajları bulunuyor. Çip seviyesinden itibaren ASELSAN mühendisleri tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Murad AESA Burun Radar ailesinin Türkiye’nin bu alandaki son teknoloji AESA radar ihtiyacına cevap vermesi bekleniyor. Geliştirilen Murad AESA Burun Radarı’nın platformlara göre uyumlanabilen farklı alternatifleri ile bir yandan Türkiye’nin muharip savaş uçaklarına yeni kabiliyetler sağlarken, diğer yandan da insansız hava araçlarına (İHA) hava-hava angajman yeteneği sağlayarak hava muharebelerinin geleceğini şekillendireceği ifade edildi. Şu ana dek F-16 Özgür, Akıncı İHA ve Bayraktar Kızılelma gibi çeşitli platformlarda uçuşlar gerçekleştiren ve yeteneklerini sergileyen Murad 100-A AESA Burun Radarı’nın ANKA-III ve diğer çeşitli platformlara da entegrasyonu için çalışmaların süreceği öğrenildi.
06 Ocak 2026 Salı - 19:08 İnönü Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Merkezi törenle hizmete açıldı İnönü Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Merkezi (İBTAM) Bayram Kızılaslan Araştırma Laboratuvarı Ek Binası, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Recep Bentli, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Süleyman Nihat Şad, Prof. Dr. Mehmet Sağlam ile Prof. Dr. Ali Özer, İnönü Üniversitesi önceki dönem rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, Genel Sekreter Abuzer Kalkan, Genel Sekreter Yardımcıları Ömer Çelik ile Yaşar Kalkan, İBTAM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ali Erdoğan, dekanlar, akademik ve idari personel ile çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Rektör Danışmanı Prof. Dr. İbrahim Türkmen, törene katılamayan hayırsever Bayram Kızılaslan’ın mesajını okudu. Mesajında Kızılaslan şu ifadelere yer verdi: "Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Merkezi bünyesinde tamamlanan İBTAM’ın araştırma laboratuvarının açılışında sizlerle birlikte olmayı çok isterdim ancak iş yoğunluğum ve hava muhalefeti nedeniyle aranızda bulunamadım. Bu vesileyle mazeretimi saygıyla arz ediyor, anlayışınıza sığınıyorum. Bilimsel üretimin gelişmesi, nitelikli insan kaynağı kadar bunu destekleyen modern altyapı araştırma imkanları ile mümkündür. Bu laboratuvarın araştırmacılarımıza, öğrencilerimize önemli katkılar sağlayacağına, üniversitemizin araştırma geliştirme kapasitesini daha da ileriye taşıyacağına yürekten inanıyorum. Bu kıymetli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan, başta üniversite yönetimimiz olmak üzere tüm akademik idari kadroya, teknik ekiplere ve çalışanlara teşekkür ediyorum. Laboratuvarımızın üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasının, burada yapılacak çalışmaların değerli sonuçlar üretmesini diliyorum. Hepinizi saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum." Törende ilk olarak konuşan İnönü Üniversitesi önceki dönem Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, hayırsever Bayram Kızılaslan’ın mütevazı kişiliğine dikkat çekti. Kızılaslan’a teşekkür eden Kızılay, "Bugün açılışını yaptığımız bu yer sıradan bir öğrenci laboratuvarı değil; tümüyle ileri düzey bir araştırma laboratuvarıdır. Burası İnönü Üniversitesi Bilimsel Araştırma Merkezi’nin (İBTAM) bir devamı niteliğindedir. Bu kıymetli eseri üniversitemize, şehrimize ve bilim dünyasına kazandırdığı için kendisine şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Tesisle bilimsel üretkenlik artacaktır" Rektör Akpolat, deprem sonrası Fen Edebiyat Fakültesinin araştırma bloklarının yıkılmasıyla yaşanan bilimsel altyapı kaybına değindi. Bu yeni tesisin üniversitenin "Araştırma Üniversitesi" olma hedefi için hayati önem taşıdığını söyleyerek konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Deprem bölgesinde umutlarımızın tükendiği anda Bayram Kızılaslan bizlere kapılarını açtı. Fen Edebiyat Fakültemizin 7 bloğunun yıkılmasıyla araştırma altyapımız yerle bir olmuştu. Bu 2 bin 400 metrekarelik modern binada fizik, kimya, biyoloji gibi temel bilim dallarından yaklaşık 50 öğretim üyemiz 14 laboratuvar ve 14 ofiste bilimsel üretkenliklerini artıracaklar. Bu tesis hocalarımızın deprem sonrası hissettikleri akademik mutsuzluğu tamamen giderecektir." Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er de üniversite-şehir entegrasyonuna vurgu yaparak belediye olarak bilimsel projelere tam destek verdiklerini belirtti. Malatya’nın yeniden inşa sürecine ilişkin bilgiler paylaşan Er, "Malatya hızla toparlanıyor. Önümüzdeki yaza yepyeni bir şehirle buluşacağız. Üniversitelerimiz bizim göz bebeğimizdir. Sadece öğrenci yetiştirmekle kalmamalı; şehirle ve sanayiyle entegre çalışarak kente katkı sunmalıdırlar. Belediye olarak üniversitelerimizle sürekli irtibat halindeyiz ve hocalarımızın Malatya’nın geleceği için hazırlayacağı her türlü projeye kapımız sonuna kadar açıktır" diye konuştu. "Bilimsel yapıyı güçlendirmek gerekiyor" Törenin kapanış konuşmasını yapan Malatya Valisi Seddar Yavuz ise bilimin ve teknolojinin önemine değindi. Malatya’nın deprem sonrası toparlanma hızında Türkiye’nin en başarılı şehirlerinden biri olduğunu belirten Yavuz, şu ifadeleri kullandı: "Hür, bağımsız ve onurlu yaşamak istiyorsanız dünyayla rekabet etmeniz, bunun için de bilimsel yapınızı güçlendirmeniz gerekir. Ar-Ge, inovasyon ve dijital çağa yatırım yapmalıyız; aksi takdirde sanayi devrimini kaçırmaktan daha feci bir duruma düşeriz. Malatya, deprem bölgeleri içerisinde en geriden gelip en öne geçen şehirdir. Artık Malatya markasını parlatmaya ve kendimize güvenmeye ihtiyacımız var. Bu vesileyle nezaketi ve zarafetiyle örnek olan hayırseverimiz Bayram Kızılaslan’a teşekkür ediyorum." Konuşmaların akabinde protokol üyeleri merkezin açılışını gerçekleştirdi.