DÜNYA - 06 Ocak 2026 Salı 13:51 | Son Güncelleme : 06 Ocak 2026 Salı 13:57

İsviçre'de 40 kişinin öldüğü barda 5 yıldır denetim yapılmadığı ortaya çıktı

A
A
A
İsviçre'de 40 kişinin öldüğü barda 5 yıldır denetim yapılmadığı ortaya çıktı

İsviçre'de yılbaşı akşamı çıkan yangında 40 kişinin hayatını kaybettiği barda 2019'dan beri hiçbir güvenlik denetimi yapılmadığı tespit edildi.

İsviçre'nin Crans-Montana kayak merkezindeki "Le Constellation" adlı barda yılbaşı gecesi çıkan ve 40 kişinin ölümü, 119 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan yangın faciasına yönelik soruşturma sürüyor. Crans-Montana Belediye Başkanı Nicolas Feraud düzenlenen basın toplantısında, söz konusu barda 2019'dan bu yana güvenlik denetimi yapılmadığını ifade etti. Feraud, "Bu durumdan son derece üzüntü duyuyoruz. Kontrollerin yapılmadığına dair herhangi bir bilgimiz yoktu. Bu davaya dahil olup olmayacağımız hakimlerin kararına kalacak. Crans-Montana şehri olarak biz de bu olayda mağdur olduğumuza inanıyoruz" dedi. Feraud, barda kullanılan ses yalıtım köpüğünün geçmiş dönemde kabul edilebilir olarak değerlendirildiğini belirtti. Feraud ayrıca tüm kapalı mekanlarda maytap kullanımının yasaklandığını duyurdu.

İsviçre'de 40 kişinin öldüğü barda 5 yıldır denetim yapılmadığı ortaya çıktı

Mekanda çok fazla kişi olup olmadığına karar vermenin bar sahiplerinin sorumluluğunda olduğunu söyleyen Feraud, "Le Constellation'ın yöneticilerinin, yönetmeliklere uygun hareket edip etmediklerini bilmeleri gerekiyor" dedi. Feraud, "İstifa etmiyorum, hayır, etmek de istemiyorum" dedi. Feraud, kendisinin ve yetkililerin Crans-Montana halkı tarafından seçildiğini ve şu anda gemiyi terk etmeyeceklerini belirterek bölge sakinlerine yardım etmek için görevde olmaları gerektiğini vurguladı.

İsviçre'de 40 kişinin öldüğü barda 5 yıldır denetim yapılmadığı ortaya çıktı

Savcılar, yangının muhtemelen "alkol şişesinin üzerine takılan ve ahşap tavana yakın tutulan maytapların tavanı tutuşturmasıyla" başladığını ifade etmişti. Savcılar, 2 bar işletmecisi hakkında cezai soruşturma başlatmıştı. Yerel medyada Jacques ve Jessica Moretti olarak adlandırılan Fransız çifte, ihmal sonucu adam öldürme, ihmal sonucu bedensel zarar verme ve ihmal sonucu yangın çıkarma suçlamaları yöneltilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Dinç: "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" dedi. Niğde’deki programı çerçevesinde ilk olarak Vali Nedim Akmeşe’yi ziyaret eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, kentte yürütülmesi planlanan projelere ilişkin bilgi alışverişinde bulundu. Ziyaretin ardından Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde basın mensupları ve gönüllülerle bir araya gelen Dinç, Türkiye genelinde yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin her köşesinde 104 yıldır faaliyet gösterdiklerini ifade eden Dinç, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, "Bağımlılık bir insanın başına gelmiş en kötü şeydir. Bağımlı insan işini kaybeder, ilişkilerini kaybeder, sevdiklerini, dostlarını kaybeder, sağlığını, yeteneğini kaybeder ve en sonunda kendini kaybeder. Bir insanın, aynı zamanda bir toplumun da başına gelebilecek en kötü şey, çocuklarının, gençlerinin, gelecek nesillerinin bağımlı olmasıdır. O yüzden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, ne herhangi bir insanımız bu problemi yaşasın istiyor ne de toplumumuzda böyle bir problem olsun istiyor. Çünkü hem bireye zarar veriyor hem toplumu kökünden yıkan olumsuz etkiler ortaya çıkarıyor" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kurumların çabasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Dinç, "Seferberlik diyoruz, çünkü bağımlılıkla mücadelede devlet kurumları gayret ediyor, yetmez. Yeşilay çalışma yapıyor, yetmez. Her bir insanımızın bu konuda sorumluluk alması, bu yükün altında kalmamak için mücadelemize destek vermesi gerekiyor" dedi. Dinç, bağımlılığın aileler üzerinde oluşturduğu ağır yükü şu sözlerle anlattı: "Danışanlarımızdan birinin annesi şöyle yazmış; ‘Ben evladımdan vazgeçmiştim, siz vazgeçmediniz, şimdi kurtuldu’ demiş. Bir insan evladından vazgeçer mi? Geçebiliyor. Çünkü bağımlılık öyle bir noktaya getiriyor ki anne, ‘Evladım ölsün diye dua ediyorum. Kendine de eziyet ediyor, bize de eziyet ediyor, başkasına da eziyet ediyor’ diyor. Allah hiçbir yuvaya vermesin istiyoruz." Yeşilay’dan çocuklar ve gençler için eğitim ve projeler Bağımlılıkla mücadelenin özellikle çocuklar ve gençler üzerinden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dinç, anaokulundan itibaren eğitim verdiklerini söyledi. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı kapsamında bugüne kadar 7 milyon öğrenciye ulaştıklarını ifade eden Dinç, 188 üniversitede Genç Yeşilay kulüplerinin faaliyet gösterdiğini kaydetti. Gençlerin enerjisinden ve vizyonundan yararlanmak istediklerini ifade eden Dinç, spor salonları, kütüphaneler ve atölyelerle çocuklara güvenli alanlar oluşturduklarını, Niğde’de "Yeşil Kampüs" projesini hayata geçirmek istediklerini belirtti. Uyuşturucu, kumar ve tütün bağımlılığına dikkat çeken Dinç, "Uyuşturucuyla, kumarla, tütünle alakalı problemler var. Artık sayı vermeye gerek yok. Yangın yanımızda. Yangın geliyor diye bağırmaya gerek yok, bizatihi görüyoruz, sıcağını hissediyoruz. Yangın varken bir yerde başka iş yapılmaz. Kimin ne işi varsa bırakır, herkes toplu şekilde yangın söndürmeye gider. Şu anda bağımlılıkla alakalı bir yangın var. Bütün dünyada var, ülkemizde de var. İşimizi gücümüzü bırakacağız, birinci önceliğimiz bu yangını söndürmek olacak. Niğde’de verdiğimiz bu mücadelede sizlerin de çok desteğini bekliyoruz" şeklinde konuştu.