Son Dakika
|
Kuyumcukent AVM’de 20 milyonluk soygun
ABD Başkanı Trump: "İran’la görüşebilirim"
Esenler’de İBB şantiyesinde yangın: 3 konteyner zarar gördü
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Ordusu, Hayfa’daki petrol ve gaz rafinerisi ile yakıt depolarını hedef aldı
Niğde’deki patlamanın boyutu gün ağarınca ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Hizbullah'ın İsrail'e ait uydu iletişim merkezine yönelik saldırısının görüntüleri ortaya çıktı
Pentagon, İran saldırılarında 140 ABD askerinin yaralandığını açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı el-Burhan ile telefonda görüştü
İsrail Dışişleri Bakanı Sa’ar: "Sonsuz bir savaş istemiyoruz"
Katar’da mahsur kalan Türk vatandaşları Türkiye’ye döndü
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "İran'ı yok etme hayaline kapılanlar, tarihten hiç ders çıkarmamışlar
Almanya Başbakanı Merz: "İran'daki savaşı sonlandırma konusunda ortak plan olmamasından endişeliyim"
TEKNOLOJİ
ETÜ Öğrenci Toplulukları, ÜNİDES’ten 7 proje için destek almaya hak kazandı
10 Mart 2026 Salı - 12:37:21
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) öğrenci toplulukları tarafından hazırlanan 7 proje, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 6. Dönem kapsamında destek almaya hak kazandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen ÜNİDES programı kapsamında üniversite öğrenci topluluklarının hazırladığı projeler değerlendirilerek desteklenmeye devam ediyor. Programın 6. dönem sonuçlarına göre ETÜ bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları tarafından geliştirilen projeler, farklı alanlarda gerçekleştirilecek etkinlik ve çalışmalarla öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerine katkı sunmayı hedefliyor. Rektör Çakmak; "Öğrenci toplulukları değerli" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, öğrenci topluluklarının üniversite yaşamının önemli bir parçası olduğunu belirterek: "Üniversiteler yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda öğrencilerin sosyal, kültürel ve bilimsel gelişimlerini destekleyen ortamlardır. Bu noktada öğrenci topluluklarımızın gerçekleştirdiği çalışmalar ve geliştirdikleri projeler bizim için büyük önem taşıyor. Gençlerimizin ekip ruhu içerisinde hareket ederek proje üretmeleri ve bu projelerin desteklenmesi bizleri son derece memnun ediyor. Öğrencilerimizi ve projelerde emeği geçen danışman hocalarımızı tebrik ediyor, projelerin başarıyla hayata geçirilmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. İşte o projeler ÜNİDES 6. Dönem kapsamında destek almaya hak kazanan ETÜ öğrenci toplulukları ve projeleri şu şekilde: Anatomi Kulübü: "Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Öğrencileri İçin Akademik, Klinik, Teknolojik ve Kültürel Etkileşim Projesi: Van İli Uygulaması", Can Sağlığı Kulübü: "ETÜ Kampüs: Gençlik Hareketi", Çocuk Kulübü: "Küçük Adımlar, Büyük Gelecekler: Pediatrik Rehabilitasyonda Erken Müdahale ve Duyu Bütünleme Zirvesi", Sağlıklı Yaşam Kulübü: "Akıllı Telefon Farkındalığı: Gençlerde Baş-Boyun Risk Haritası", ETÜKAT: "Rota: Kutuplar - Bilimsel Seferler ve Gençlik Zirvesi", TEKNOFEST Kulübü: "Geleceği Üreten Nesiller: 3D Temelli Tasarım ve Üretim Projesi" ve Tulpar Uzay ve Roket Kulübü: "Havacılık ve Uzay Zirvesi"
10 Mart 2026 Salı - 12:12
İstanbul Havalimanı Avrupa’nın zirvesindeki yerini korudu
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nın günlük ortalama bin 303 uçuş ile bir kez daha Avrupa’daki en yoğun havalimanı olduğunu bildirdi. Bakan Uraloğlu, Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatının (EUROCONTROL) 5 Mart 2026 tarihli Avrupa Havacılık Genel Bakış Raporu’nu değerlendirdi. Uraloğlu, 23 Şubat-1 Mart 2026 dönemini kapsayan raporda Türkiye’nin günlük ortalama 2 bin 442 uçuş ile Avrupa’da en yoğun trafik hacmine sahip ülkeler arasında 6. sırada yer aldığını bildirdi. Uraloğlu, Türkiye’nin Hollanda, İsviçre, Polonya ve Norveç gibi ülkeleri geride bıraktığını dile getirdi. "İstanbul Havalimanı, Amsterdam, Londra Heathrow havalimanlarını geride bıraktı" İstanbul Havalimanı’nın da günlük ortalama bin 303 uçuş ile bir kez daha Avrupa’daki en yoğun havalimanı olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, "İstanbul Havalimanı, Amsterdam, Londra Heathrow, Paris Charles de Gaulle ve Madrid Barajas havalimanlarını geride bıraktı" açıklamasında bulundu. Uraloğlu ayrıca küresel ölçekli 25 Havalimanı içerisinde 26 Ocak-1 Şubat 2025 tarihleri arasında günlük ortalama 672 uçak kalkışının gerçekleştiği İstanbul Havalimanı’nın dünya genelinde de 12. sırada yer aldığını ifade etti.
10 Mart 2026 Salı - 11:17
ADÜ’de dijital eğitim laboratuvarı açıldı
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile 3 boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile üç boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Veteriner hekimliği eğitiminde dijital dönüşümü desteklemek amacıyla kurulan laboratuvarın açılışına ADÜ Rektörü Bülent Kent, rektör yardımcıları, akademik ve idari personel katıldı. Sanal gerçeklik (VR) ve üç boyutlu (3D) modelleme tabanlı uygulamaların yer aldığı DijiLab, öğrencilerin klinik öncesi değerlendirme, mekânsal düşünme ve simülasyon temelli uygulama becerilerini geliştirebilecekleri bir eğitim altyapısı sunuyor. ADÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen proje kapsamında kurulan laboratuvarda at, sığır, köpek ve kediye ait dijital kadavra ve üç boyutlu eğitim içerikleri, 5 takım VR sistemi, eğitim amaçlı tabletler, 65 inç dokunmatik ana kumanda ekranı, yüksek hassasiyetli 3D tarayıcı ve 360 derece kamera bulunuyor. Laboratuvar sayesinde öğrencilerin hayvan türlerine ait anatomik yapıları üç boyutlu ve etkileşimli olarak inceleyebileceği, teorik bilgilerini uygulama temelli eğitimle pekiştirebileceği belirtildi. İlerleyen süreçte operasyon senaryoları, girişimsel işlemler ve acil durum simülasyonlarının da sisteme eklenmesi planlanıyor. Veteriner Fakültesi Dekan v. Cavit Kum, uygulama temelli öğrenmenin veteriner hekimliği eğitiminde büyük önem taşıdığını belirterek DijiLab’ın öğrencilerin klinik öncesi becerilerini geliştirmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. ADÜ Rektörü Bülent Kent ise yükseköğretimde dijital dönüşümün önemine dikkat çekerek, sanal gerçeklik ve simülasyon tabanlı altyapıların nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesinde kritik rol oynadığını kaydetti.
10 Mart 2026 Salı - 11:09
Mobilite ihtiyacı için GeForce RTX Slim Performansı, Excalibur G915’te
NVIDIA’nın RTX Slim Laptop kategorisinde yer alan Excalibur G915, GeForce RTX 50 Serisi ekran kartı performansını ultra ince ve hafif tasarım anlayışıyla birleştirdi. 2.3 kg hafifliği ve 20,5 mm inceliğiyle öne çıkan model, güçlü donanım ve taşınabilirlik odaklı tasarım yaklaşımıyla bir araya getirerek profesyonel kullanıcıların mobil üretim ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Gün içinde ofis, stüdyo ve farklı müşteri lokasyonları arasında hareket eden profesyoneller için cihaz seçiminde performans kadar mobilite de önem taşıyor. NVIDIA’nın RTX Slim Laptop kategorisinde yer alan Excalibur G915, yüksek iş yüklerini karşılayabilecek donanım altyapısını 20,5 mm inceliğindeki kompakt gövdesinde sunarak bu iki ihtiyacı birlikte karşılıyor. Ayrıca, optimize edilen sistem, güçlü ekran kartı performansını taşınabilir bir form faktöründe sunarken üretim süreçlerinde süreklilik ve verimlilik sağlıyor. Slim yapıda profesyonel grafik gücü Excalibur G915, NVIDIA GeForce RTX 50 Serisi ekran kartı altyapısıyla 3D modelleme, video kurgu, animasyon ve yoğun görsel üretim süreçlerinde güçlü ve sürdürülebilir bir performans sağlıyor. DLSS 4.0 teknolojisi sayesinde yapay zeka destekli çözünürlük yükseltme ile daha akıcı ve detaylı görüntüler elde edilirken sistem verimliliği korunuyor. Gerçek zamanlı işlem kapasitesi, karmaşık sahnelerde bekleme sürelerini azaltarak proje akışının daha kesintisiz ilerlemesine katkı sağlıyor. Geliştirilmiş ısı ve güç yönetimiyle desteklenen sistem ise uzun süreli render ve yüksek işlem gücü gerektiren üretim senaryolarında stabil çalışma performansı sunuyor. 20,5 mm inceliğindeki metal tasarım, bu donanım altyapısını taşınabilirlikten ödün vermeden bir araya getiriyor. Intel 13. Nesil 13620H işlemci ile güçlendirilen Excalibur G915, ileri düzey performans ve hız sunuyor. 3,60 GHz temel frekanstan 4,90 GHz’e kadar turbo frekansa ulaşabilen işlemci, yoğun iş yüklerinde yüksek işlem kapasitesi sağlıyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mart 2026 Pazartesi- 11:57
Tokat’ta yerli parmak izi sistemiyle sınıf yoklaması dijital ortama taşındı
2
10 Mart 2026 Salı- 10:48
Cadde ve sokak aydınlatmaları için kurulan direklerden evlere kaçak elektrik hattı çektiler
3
10 Mart 2026 Salı- 11:00
ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit: "Dosta güven, düşmana korku verecek önemli ürünlerimiz var"
4
10 Mart 2026 Salı- 12:37
ETÜ Öğrenci Toplulukları, ÜNİDES’ten 7 proje için destek almaya hak kazandı
5
10 Mart 2026 Salı- 12:12
İstanbul Havalimanı Avrupa’nın zirvesindeki yerini korudu
11 Temmuz 2025 Cuma - 15:34
Malatya iş dünyasından genç milli planörcülere destek
Malatya İş İnsanları Platformu Başkanı Ahmet Özköse, Almanya’da düzenlenecek F3K RC Planör Dünya Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edecek Genç Milli Takım’a destek verdiklerini açıkladı. Türkiye, Hava Sporları Federasyonu’nun desteğiyle 23 Temmuz-4 Ağustos 2025 tarihleri arasında Almanya’nın Tarp şehrinde düzenlenecek F3K RC Planör Dünya Şampiyonası’na ilk kez katılacak. Organizasyonda Türkiyeyi temsil edecek Genç Milli Takım’a Malatya İş İnsanları Platformu sahip çıktı. Platform Başkanı Ahmet Özköse, yaptığı yazılı açıklamada, genç sporculara destek vermekten büyük gurur duyduklarını belirterek, "Ülkemizin gururu olan gençlerimiz, bayrağımızı uluslararası arenada onurla temsil edecek. Onların maddi ve manevi yanında olmak bizim için onurdur. Geleceğin yıldızları yalnızca bugünün değil, yarınlarımızın da mimarlarıdır" dedi. Yerli ve milli bir vizyonla hareket ettiklerini ifade eden Özköse, "Malatya İş İnsanları Platformu olarak gençlerimizin daima yanındayız. Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceklerine ve ay-yıldızlı bayrağımızı gönderde dalgalandıracaklarına yürekten inanıyoruz. Milli takımımıza şimdiden başarılar diliyoruz" ifadelerine yer verdi.
11 Temmuz 2025 Cuma - 15:11
Doğu bölgesinin dört bir yanından gelen gençler Elazığ’da geleceği tasarladı
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin farklı şehirlerinden gelen 40 genç, Elazığ’da düzenlenen "Gençlik İnovasyonu: Sosyal Girişimcilik Modeli" projesinde bir araya geldi. Beş gün süren programda gençler, toplumsal sorunlara yönelik yenilikçi çözüm önerileri geliştirerek politika taslakları hazırladı. Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen ve Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında hayata geçirilen "Gençlik İnovasyonu: Sosyal Girişimcilik Modeli" projesi, 7-11 Temmuz tarihleri arasında Elazığ’da tamamlandı. İpekyolu Uluslararası Çocuk ve Gençlik Çalışmaları Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştaya, doğu ve güneydoğu bölgelerinden gelen 40 genç katıldı. Ahali Derneği’nin koordinasyonunda yürütülen projede, İpekyolu Çocuk ve Gençlik Vakfı, İlk Sen Ol Gençlik Hareketi Derneği, Engelleri Aşın Derneği, Yediiklim Kültür Sanat Eğitim Bilim ve Yardımlaşma Derneği, Sorgun Gençlik Derneği ve gakGO platformu proje ortağı olarak yer aldı. Katılımcılar, sosyal girişimciliği hem akademik hem de uygulamalı boyutlarıyla ele aldı ve toplumsal sorunlara yenilikçi ve sürdürülebilir çözüm önerileri geliştirdi. Beş gün süren yoğun program sonunda gençler, hazırladıkları politika önerilerini Elazığ’daki yerel yöneticilere sundu. Programın son gününde Elazığ İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Cemil Yatkın, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Harun Gündüz, İŞKUR Elazığ İl Müdürü Abdullah Balcı, Elazığ Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Selahattin Bozkurt, Elazığ Gençlik Hizmetleri Müdürü Serkan Sis, İşletme ve İştirakler Müdürü Selim Nazırlı, Fırat Kalkınma Ajansı Elazığ temsilcisi ve İpekyolu Uluslararası Çocuk ve Gençlik Çalışmaları Merkezi personeli programa katılarak, ortaya konan politikaları dinledi. Bingöl’den katılım sağlayan Orhan Bayantemur, "Burada farklı illerden toplanan gençlerin sivil hayat ve sivil girişimcilik üzerine değerli görüşleri toplandı. Bunlardan bir politika hazırlandı ve 4 gün boyunca bunlara çalıştık. Elazığ ilinin misafirperverliği ile birlikte gerçekten güzel bir şehir gördük. Ahali Derneği ve İpekyolu Uluslararası Çocuk ve Gençlik Çalışmaları Merkezi’nin oryantasyonuyla sağlıklı bir fikir gelişimi ve kendimi ifade etme alanı buldum" dedi. Kahramanmaraş’tan geldiğini ifade eden genç girişimcilerden Hatice Nur Kamalak, "Elazığ’da düzenlenen bu çalıştaya Kahramanmaraş’tan katılıyorum. Çok değerli ve güzel bir çalıştaydı. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde bir çok arkadaş edindim. Güzel bir network imkanı sağlandı" diye konuştu. Verimli bir programı geride bıraktıklarını dile getiren Bahar Sancis ise "Hayat boyu öğrenme metotları ile hocalarımızın anlatma şekli çok iyiydi. Bir hafta boyunca burada çok güzel bir proje süreci geçirdik. Bize bu imkanları sundukları için şükranlarımızı sunuyoruz" şeklinde konuştu. Serdar Becerikli da, "Burada Erasmus+ programına dair çok çeşitli bilgiler edindim. Çok değerli dostluklar edindim. Burada bulunmaktan dolayı oldukça mutluyum" dedi. Program, projeye katılanlara sertifika verilmesi ve toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.
11 Temmuz 2025 Cuma - 14:37
Yapay zeka kaynaklı sahte içerikler, güvenlik açıklarını büyütüyor
Üretken yapay zekâ ile oluşturulan sahte medya içerikleri, dolandırıcılık, kimlik hırsızlığı ve iş güvenliği ihlallerinin yeni aracı haline geldi. Siber güvenlik uzmanları, özellikle ses ve görüntü tabanlı manipülasyonların şirketleri hedef alan saldırıların merkezine yerleştiğine dikkat çekiyor. Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram, yapay zekâ destekli saldırıların, yöneticilerin ses ya da görüntülerinin taklit edilerek kurumsal yapılar içinde sahte yönlendirmelere yol açtığını ifade etti. Bayram, "Bir yöneticinin sesiyle yapılan kısa bir talimat, milyonlarca liralık maddi kayba neden olabilir. Gerçek ile sahteyi ayırt etmek artık sadece gözle mümkün değil" dedi. "Kurumsal bilinç en az teknoloji kadar önemli" Barış Bayram, bu tür saldırılara karşı sadece yazılım ve donanım çözümlerinin yeterli olmadığını vurguladı. "Kurumsal personelin bu yeni tehditlere karşı eğitilmesi, sahte içeriklerle karşılaştığında şüpheci yaklaşmayı öğrenmesi gerekiyor" diyen Barış Bayram, en çok hedef alınan birimlerin insan kaynakları, muhasebe ve yönetim kadroları olduğunun da altını çizdi. "Güvenlik politikaları yapay zekaya göre güncellenmeli" Klasik güvenlik protokollerinin artık yetersiz kaldığını belirten Barış Bayram, içerik doğrulama sistemlerinin şirket politikalarına entegre edilmesi gerektiğini savundu. Bayram, "İnandırıcılığı yüksek sahte ses kayıtları veya videolar, bir şirketin iç dinamiklerini doğrudan etkileyebilir. Bu yüzden güvenlik sistemlerinin yalnızca dış saldırılara değil, içerik manipülasyonuna karşı da güçlü olması gerekiyor" dedi. Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş., hem teknoloji şirketi hem de kurumsal siber güvenlik danışmanı kimliğiyle; firmalara yapay zeka kaynaklı dijital tehditlere karşı bilinçlendirme, eğitim ve teknik destek hizmetleri sunmaya devam ediyor.
11 Temmuz 2025 Cuma - 11:45
5G ve IoT yaygınlaştıkça veri merkezlerinin rolü artıyor
Dijital dönüşüm sürecinde teknolojideki gelişmeler sadece kullanıcı alışkanlıklarını değil, altyapı sağlayıcılarının da hızla dönüşmesini zorunlu hale getiriyor. 5G teknolojisinin aktif kullanıma geçmesi ve IoT cihazlarının hayatın birçok alanında yer almaya başlamasıyla birlikte, veri merkezlerinin taşıdığı sorumluluk çok daha kritik bir boyuta ulaştı. Bugün sadece mobil internetin hızlanmasından söz etmiyoruz; aynı zamanda internete bağlı milyonlarca cihazın, gerçek zamanlı olarak veri üretip ilettiği bir dönemin içerisindeyiz. Endüstriyel otomasyondan şehir içi ulaşım sistemlerine, uzaktan sağlık hizmetlerinden sürücüsüz araçlara kadar pek çok alanda bu verilerin anlık olarak işlenmesi gerekiyor. Böyle bir veri yoğunluğu, geleneksel yapılarla değil; güçlü, hızlı ve esnek altyapılara sahip veri merkezleriyle yönetilebiliyor. Türkiye’de hizmet veren veri merkezleri de bu dönüşüme ayak uydurmak için altyapılarını yeniden şekillendiriyor. Özellikle edge computing gibi çözümlerle, verinin üretildiği noktaya yakın sunucular kuruluyor ve böylece gecikme süreleri düşürülerek veri akışı daha verimli hale getiriliyor. Bu yapı, 5G altyapısıyla doğrudan entegre çalışarak IoT sistemlerinin daha stabil ve hızlı şekilde işlemesini sağlıyor. Pendc gibi yerli sağlayıcılar da bu alandaki ihtiyaçlara özel çözümler geliştiriyor. NVMe disk altyapısı, Xeon Gold işlemcili sanal sunucular ve yüksek hızlı bağlantı desteği sayesinde, IoT uygulamalarının duyduğu anlık işlem gücü ve yüksek erişilebilirlik sorunsuz şekilde karşılanabiliyor. Aynı zamanda, dağıtılmış sistem mimarisi sayesinde veri sadece saklanmıyor; işleniyor, filtreleniyor ve güvenli biçimde yönetilebiliyor. Kısacası, 5G ve IoT teknolojileri büyüdükçe, veri merkezleri de klasik barındırma yapılarından çok daha fazlasını sunmak zorunda kalıyor. Gerçek zamanlı analiz, otomatik sistem yönetimi, gelişmiş güvenlik ve yüksek performans artık olmazsa olmaz hale geldi. Türkiye’deki veri merkezleri bu dönüşümün farkında ve yatırımlarını bu yönde hızla artırıyor.
11 Temmuz 2025 Cuma - 11:13
Türkiye’nin oyun sahnesi RE:PLAY ile canlanıyor: İlk durak Ankara
Casper, Intel Core işlemcili Excalibur oyuncu bilgisayarlarını Teknosa mağazaları ve online platformda satışa sundu. RE:PLAY Turnuvası ile Türkiye’yi dolaşacak olan Excalibur serisi, ilk olarak Ankara’da, ardından İstanbul’da oyun tutkunlarıyla buluşacak. Excalibur, Teknosa ve Intel’in güçlerini birleştirdiği RE:PLAY turnuvası, oyun dünyasının yapımı Forza Horizon ile heyecanlı anlara sahne olacak. İlk etabı 13 Temmuz saat 16.00’da Ankara ANKAmall AVM’de gerçekleşecek olan turnuva, İstanbul’un da aralarında yer aldığı toplam 10 şehirde, hem fiziksel hem de online müsabakalarla devam edecek. En iyi 10 oyuncu, büyük ödül için kıyasıya bir rekabete girecek Intel Core ultra işlemcili Excalibur bilgisayarlar üzerinden gerçekleşecek yarışlarda oyuncular, yeteneklerini sergileyerek büyük finale katılma şansı elde edecek. Turnuvanın finali İstanbul’da düzenlenecek ve en iyi 10 oyuncu, büyük ödül için kıyasıya bir rekabete girecek. Kazananlar, farklı ödüllerin sahibi olurken oyun tutkunları için farklı bir deneyim yaşanacak. Turnuvaya katılmak isteyen oyuncular, Teknosa tarafından hazırlanan özel başvuru sayfası üzerinden kolayca kayıt oluşturabilecek. Turnuvanın kazananlarına birbirinden değerli ödüller Birinci olan oyuncu, 500 bin lira değerinde Teknosa hediye çeki kazanarak teknoloji alışverişinde avantaj elde edecek. İkinci ve üçüncü sırayı alan şanslı oyuncular ise sırasıyla Intel Core i7 ve Intel Core i5 işlemcili Excalibur G870 modelleriyle oyun deneyiminin keyfini çıkaracak. Ayrıca turnuva boyunca sürpriz hediyeler ve eğlenceli aktivasyon alanları da oyuncuları bekliyor. RE:PLAY, yalnızca bir oyun turnuvası değil; aynı zamanda oyuncu topluluğunu ve teknolojiyi buluşturan kapsamlı bir platform olmayı hedefliyor.
11 Temmuz 2025 Cuma - 09:42
Mersin’de ’Aratos Matematik Evi’ne yoğun ilgi
Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Tarsus’ta hayata geçirilen ve matematiği eğlenceli hale getiren ’Aratos Matematik Evi’, yaz tatili boyunca bireysel ziyaretçilere de kapılarını açtı. Açıldığı Ocak 2025 tarihinden bu yana 2 bin 600’ü aşkın öğrenciyi ağırlayan merkez, çocuklara matematiği sevdirmeyi hedefliyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Aratos Matematik Evi, interaktif uygulamalarıyla öğrencilerin matematik dersine olan ilgisini artırıyor. Denge oyunları, imkânsız üçgen, sonsuz ayna tüneli, sinevizyon ve yapay zekâ destekli sunum odalarının da yer aldığı merkezde öğrenciler, hem matematiksel kavramları öğreniyor hem de analitik düşünme ve problem çözme becerilerini geliştiriyor. Ziyaretler, Teksin uygulaması veya 185 Çağrı Merkezi üzerinden randevu alınarak gerçekleştiriliyor. "Somut örneklerle matematiği sevdirmeyi amaçlıyoruz" Tarsus Aratos Matematik Evi Sorumlusu ve Matematik Öğretmeni Sezen Tasasız, merkezin 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerine yönelik olarak hizmet verdiğini belirterek, "Ocak ayından bu yana 2 bin 600’ü aşkın öğrenci merkezimizi ziyaret etti. Yaz tatilinde ise bireysel ziyaretçilere de açıldık. Hedefimiz bu sayıyı daha da artırmak" dedi. Matematik müzesinde yer alan materyallerle soyut matematik kavramlarının somut hale getirildiğini vurgulayan Tasasız, "Buraya gelen öğrenciler, matematiği daha çok severek ve anlayarak ayrılıyor. ‘Matematik zor’ algısını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Merkezi ziyaret eden 13 yaşındaki Rümeysa Gül Ayvaz, "Matematikle aram iyi değildi ama buraya geldikten sonra sevmeye başladım. Pisagor Teoremi ile ilgili düzenek çok ilgimi çekti" dedi. Öğrencilerden Çınar Çalık da merkezin verimli olduğunu belirterek, "Matematikle arası kötü olanlar için çok faydalı. Burayı çok beğendim" şeklinde konuştu. Aratos Matematik Evi’ni daha önce de ziyaret ettiğini aktaran Su Fidanoğlu, "Burada okulda öğrendiğimiz konuları pekiştiriyoruz. Öğretmenler çok ilgili, buraya her geldiğimde mutlu oluyorum" ifadelerini kullandı.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 15:37
İzmir’in kalbinde dijital bir dünya: Çocuklar geleceği deneyimliyor
İzmir’de çocukların yeni teknolojileri deneyimlemesi, inovasyonu oyunlarla öğrenmesi amacıyla İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi bünyesinde kurulan Dijital Deneyim Merkezi, imkanları kısıtlı çocuklar için uyguladığı "askıda eğitim" modeliyle dikkat çekiyor. İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri, Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği ve Ege Genç İş İnsanları Derneği’nin katkılarıyla kurulan İzQ İnovasyon Merkezi binasında Kasım ayında hizmete açılan Dijital Deneyim Merkezi, 7-14 yaş grubu çocuklara heyecan veren bir teknoloji deneyimi sunuyor. Sadece gruplar halinde katılım sağlanabilen merkeze gelen çocuklar, İnovasyon, Metropol, Doğa, Bilim ve Ticaret başlıklı istasyonları ziyaret ediyor. İnovasyon Çarkı’nı çevirerek tura başlayan çocuklar, hayalleri ve dünyada değiştirmek istedikleri hakkında sohbet ediyor, takım ruhu ve dayanışmanın önemini algıladıkları "denge kulesi" oyununu oynuyor. Merkezi ortadaki kancada birleşen iplerin ucundan tutan çocuklar, koordineli şekilde hareket ederek kancayla farklı noktalardaki materyalleri topluyor ve bir kule inşa etmeye çalışıyor. Dijital Deneyim Merkezi’ndeki "Atatürk ve İzmir" köşesinde ise Mustafa Kemal Atatürk’ün çok bilinmeyen fotoğrafları, hayatından kesitler ve İzmir ziyaretlerine ilişkin bilgiler aktarılıyor. Bu bölümde çocuklar, Atatürk’ün hayatına ilişkin sorulara verdikleri yanıtlarla yap-boz tahtasını tamamlıyor. Çocuklar, Metropol istasyonunda ise İzmir’in liman kenti kimliğiyle tanışıyor. Etkileşimli ekranda farklı tipte gemileri tanıyan çocuklar, gemileri limana yanaştırma ve konteyner yükleme oyunlarını oynuyor. Bu istasyonda geleceğin mobilite teknolojileri, VR gözlüklerle artırılmış ve sanal gerçeklik uygulamalarıyla anlatılıyor. Doğa ve Ticaret istasyonlarında farklı sektörlere yönelik teknolojik yenilikleri oyunlarla tanıyan çocuklar, geri dönüşüm, akıllı tarım, büyük veri ve ticaretin küresel diline ilişkin bilgilerle kendi tasarımlarını yapıyor. Merkezde yoğun ilgi gören Bilim İstasyonu ise çocukları, Robotik-Yapay Zeka ve Giyilebilir Teknolojiler modülleriyle karşılıyor. Bu bölümde Mars gezegeninin keşfi ve incelenmesi sürecinde kullanılan teknolojileri öğrenen çocuklar, tasarladıkları uzay araçlarıyla görevlere katılıyor, birbirleriyle yarışıyor. Merkezde yaklaşık 3 saat süren günlük turun yanı sıra Yapay Zeka, Robotik Kodlama, Üç Boyutlu Tasarım ve Astronomi alanlarında 8 haftalık eğitim paketleri de sunuluyor. Sadece gruplar halinde ziyaret edilebilen merkezde katılım talepleri www.izqddm.com.tr adresi üzerinden alınıyor. Ücretli olarak sağlanan eğitimlerin yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürlüğü, sivil toplum kuruluşları ve bağışçılar iş birliğiyle teknolojiye ulaşma imkanı kısıtlı olan çocuklar için "askıda eğitim" modeli uygulanıyor. Eğitime gönül veren kişi ve kurumların bağışlarıyla kentin dezavantajlı bölgelerindeki okullarda eğitim gören çocuklar, merkezden ücretsiz yararlanabiliyor. "Türkiye’ye örnek olmasını istiyoruz" İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, çocuklar için özel tasarlanan Dijital Deneyim Merkezi’nde teknoloji deneyimini fırsat eşitliği içinde tüm çocuklara sunma hedefiyle yola çıktıklarını ifade etti. Çocukların hayal kurmalarını, gelecekteki mesleklerini tercih edebilmesini arzuladıklarını bildiren Yelkenbiçer, bir sosyal sorumluluk projesi olan merkezin özgün bir modele dayandığını aktardı. Yelkenbiçer, şu bilgileri verdi: "Türkiye’ye örnek olmasını istediğimiz, ileride belki farklı şehirlerde de örnek teşkil edebilecek bir model bu. Sivil toplum, kamu ve özel sektör iş birliğiyle kurulan bir modelden bahsediyoruz. Buradaki her bir istasyon sponsorlarımızın desteğiyle oluşturuldu. Deneyim Merkezi projesine inanan sponsorlarımızla büyümeyi de hedefliyoruz. Bağışçılarımızla, sponsorlarımızla askıda eğitim modelini de uyguluyoruz. Bizlere güvenen, inanan bağışçılarımız, dezavantajlı bölgelerde yaşayan öğrencilere erişilmesi için bağış yapıyorlar." Özel okullar ve dezavantajlı bölgelerdeki okullar arasında kardeşlik bağı kurarak öğrencilerin birlikte okul dışı eğitim alabilecekleri bir ortamı oluşturmayı hedeflediklerini bildiren Yelkenbiçer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Okul dışı eğitim modeli aslında müfredat dışı fakat müfredatla alakalı. Çocukların farkındalığını artırmak, deneyimleyerek öğrenmelerini sağlamak, yine kapsayıcı bir eğitim modeli olmasını da planlıyoruz. 21. yüzyılın niteliklerini öğrencilerimize Dijital Deneyim Merkezi vesilesiyle kazandırmayı hedefliyoruz. Bugün ilk gün tasarladığımızdan farklı noktadayız. Öğrencilerimizden, velilerimizden, eğitmenlerimizden aldığımız geri bildirimlerle buranın yıllar boyu yaşayan, gençlerimizin öğrenebildiği, dezavantajlı bireylerimizin belki de hayatlarını değiştirdikleri bir ortam olmasını sağlamak en büyük hedefimiz." "Buradan gitmek istemiyorlar" Merkezin Koordinatörü Halis Hakyemezoğlu da eğitimlere katılan pek çok çocuğun ilgi alanlarını ve meslek tercihlerini belirlediğini gözlemlediklerine dikkat çekti. Robotlarla etkileşime giren, VR gözlükle oyunlar oynayan çocukların farklı mesleklerdeki teknolojik gelişmelere tanıklık ettiğini belirten Hakyemezoğlu, "Burada özellikle VR’a çok fazla ilgi gösteriyor çocuklar. Kendi robotlarını hazırlayıp onu kullanmaları ve bazı görevleri yapıyor olmaları da onları çok heyecanlandırıyor. Çünkü kendileri başarmış oluyor, bunu birebir yaşıyor. Çok farklı sosyoekonomik kesimden gelen çocuklar var. Burada ilk defa tableti gören, robotlarla etkileşime geçen, VR’ı deneyimleyen çocuklar oluyor. Açıkçası buradan gitmek istemiyorlar" dedi. Hakyemezoğlu, İzQ Dijital Deneyim Merkezi’nin yaz tatiliyle birlikte daha fazla sayıda çocuğa ulaştığını, yıl sonuna kadar binin üzerinde öğrenciye dijital deneyim sunmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Çocuklar mesleklerini seçiyor Merkezde eğitime katılan 9 yaşındaki Mısra Rengin Yoldaş, çok heyecanlı ve mutlu olduğunu, kendisini en çok yapıların inşa edilmesiyle ilgili teknolojilerin etkilediğini söyledi. 13 yaşındaki Mehmet Emin Gülşahin ise limanlarla ilgili bilgilerin dikkatini çektiğini, merkezi gezmeden önce hukukla ilgili bir meslek yapmak istediğini, merkezi gezdikten sonra ise yazılım ve bilgisayar mühendisliğiyle ilgilenmeye karar verdiğini kaydetti. Eğitimde robot kullandığı için çok mutlu olduğunu anlatan 12 yaşındaki Ela Konuk ise daha önce veteriner olmayı hayal ettiğini, artık robotlarla ilgilenen bir meslek yapmak istediğini aktardı. Merkezde Mars görevlerine katılmanın kendisine başka bir bakış açısı kazandırdığını dile getiren 11 yaşındaki Sinan Yaylak, gelecekte astronom ya da astronot olmayı hayal ettiğini belirtti.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 12:44
Yerli üretim arama-kurtarma araçları teslim edildi
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’na ait 7 adet arama-kurtarma aracı, kullanıma hazır olarak teslim edildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin afet ve acil durum kapasitesini güçlendirecek önemli bir adım atıldı. Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde faaliyet gösteren GÜNSEL Mühendislik Çözümleri (GÜNSEL Engineering Solutions), KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’na (SSTB) ait 7 adet arama-kurtarma aracının üst yapılarının tasarımını, üretimini ve uygulamasını tamamlayarak kullanıma hazır bir şekilde teslim etti. Teslim törenine, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla Karaca, SSTB Yeni Başkanı olarak göreve başlayacak Hakan Balaban ve Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel’in yanı sıra projede imzası bulunan GÜNSEL mühendisleri ve Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı çalışanları katıldı. Törende, Kıbrıs Arama Kurtarma Derneği (KARK) ve Doğal Afet Arama Kurtarma Derneği (DAAK) temsilcileri de hazır bulundu. "Tamamen yerli ve özgün bir çözüm" SSTB’nin Toyota Tundra marka araçlarına entegre edilmek üzere geliştirilen özel üst yapılar, Sivil Savunma Teşkilatı’nın doğal afet, arama-kurtarma ve zorlu saha görevlerindeki operasyonel kapasitesini artırma hedefi ile tamamlandı. Tamamlanan projenin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yerli üretim kabiliyetlerinin stratejik kamu kurumlarının hizmet kapasitesini artırmada önemli rol oynayacağı belirtildi. Başlangıçta Amerika menşeli bir firma ile yürütülmesi planlanan proje, Yakın Doğu Üniversitesi’nin mühendislik gücü ile KKTC sınırları içerisinde, yerli kaynaklarla ve özgün bir şekilde hayata geçirildi. Mühendisler, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ile yürütülen kapsamlı analiz ve planlama süreci sonucunda, teşkilatın özel ihtiyaçlarına göre optimize edilmiş bir tasarım geliştirdi. Üst yapılar; ekipmanlara hızlı erişim sağlayan raf sistemleri, gizli aydınlatmalar, inverter destekli enerji çözümleri, özel T-kızak mekanizması ve tavan sepeti gibi birçok yenilikçi özelliği ile dikkat çekiyor. Mühendislerin, SSTB’nin ihtiyaçlarına göre gerçekleştirdiği "terzi işi" özel tasarımla hayat bulan projede alüminyum kullanıldı. Hem hafiflik hem de dayanıklılık sağlanarak araç taşıma kapasitesi içerisinde maksimum işlevsellik elde edildi. Seri üretim standartlarında üretim başarısı Tamamlanan projede, tasarım ve üretim süreci boyunca ileri seviye üretim teknolojileri kullanıldığı belirtildi. Flow Mach3 su jeti teknolojisi ile hassas kesimler yapılırken, yüksek mukavemetli kaynak sistemleri ile dayanıklılık maksimum seviyeye taşındı. Proje boyunca uygulanan sistematik ve tekrar edilebilir üretim yapısı sayesinde, seri üretim kalitesinde araçlar ortaya çıkarıldı. İlk prototipin, KKTC’nin kuruluş yıldönümü olan 15 Kasım’da düzenlenen Cumhuriyet kortejinde halka sunulmuştu. Haziran ayı itibarıyla altıncı aracın teslimi tamamlandı ve projenin son aracı da gerçekleştirilen törenle resmen teslim edilerek süreç başarıyla sonuçlandırılmış oldu. Törenin ardından teslimi gerçekleştirilen araçlar, Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde kortej oluşturarak etkileyici görüntüler oluşturdu. Ersin Tatar: "KKTC’nin teknolojik ihtiyaçlarını belirleyip ortaya çıkaran bir vizyonun temsilcileridir" Yerli ve milli anlamda büyük bir başarıya tanıklık edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Yıllar önce, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde böyle bir teknoloji harikasının hayata geçeceğini tahmin etmek bile zordu. Ancak bugün, hep birlikte tek yürek olmayı başardık" ifadelerini kullandı. Mayıs ayında KKTC’de gerçekleşen TEKNOFEST’e değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Selçuk Bayraktar’ın o etkinlikte yaptığı konuşma beni çok etkiledi. Kendisi, ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni önümüzdeki dönemde bir bilişim adasına dönüştüreceğiz’ demişti. Oysa ben bugün burada görüyorum ki; üniversitelerimizde yapılan çalışmalarla, özellikle Yakın Doğu Üniversitesi ve GÜNSEL’de siz kıymetli mühendislerimizin emeğiyle, teknolojik dönüşüm anlamında zaten çok önemli bir mesafe kat ettik" dedi. Geliştirilen elektrikli otomobillerin yanı sıra; KKTC’nin teknolojik ihtiyaçlarını belirleyip, tasarlayıp, üreten ve ortaya çıkaran bir vizyonun temsilcileri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığımız da bu vizyonun bir parçası olarak, afet ve acil durumlara daha etkin müdahale edebilmek için yeni nesil arama-kurtarma araçlarıyla donatılmış durumda. Ortaya konulan bu başarıyı kutluyor, emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Kendimize olan inancımızla, isteğimizle ve kararlılığımızla çok daha büyük başarılara imza atacağımıza gönülden inanıyor, hepinizi tebrik ediyorum" dedi. Atilla Karaca: "Bu çözümün, yerli imkanlarla geliştirilmiş olması bizler için çok önemli" KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla Karaca ise teslim alınan araçların kuruma büyük katkılar sağlayacağını vurgulayarak bu araçların, "Her an ve her yerde görev yapabilen, üstün hareket kabiliyetine sahip, her türlü arazi ve hava şartlarındaki görevi güvenli bir şekilde yerine getirilmesine fırsat tanıyacağı" ifadesini kullandı. Karaca, "Bir üniversite ülkesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bunun gerekliliği olarak dünyadaki teknoloji üslerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir" diyen Karaca, Yakın Doğu Üniversitesi’ne ve mühendislere özverili çalışmaları için teşekkür etti. Yeni araçlarla birlikte ekipmanların daha güçlü hale geldiğini vurgulayan Atilla Karaca, "Başkanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda, bu araçlara entegre edilen ve üretilen üst donanım; tamamen şarj ünitesiyle çalışan ekipmanlardan oluşmakta, akaryakıt ve hidrolik sistemlere ihtiyaç duyan geleneksel jeneratörlü araçların yerine geçmektedir. Bu yenilikle birlikte, olay bölgesindeki hareket kabiliyetimiz artmış; yüksek verimlilik sağlayan motorlar ve akü sistemleri sayesinde her bir ekipmanımız ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisine her an, her yerde kesintisiz şekilde ulaşabilme imkanına kavuşmuştur" dedi. Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, teslim töreninde yaptığı açıklamada Yakın Doğu Üniversitesi ve GÜNSEL Mühendislik Çözümleri’nin mühendislik gücüne vurgu yaptı. Günsel, "Sivil Savunma Teşkilatı gibi stratejik öneme sahip bir kurumumuzun ihtiyaçlarına, tamamen yerli ve özgün çözümlerle yanıt vermek, bizim için büyük bir gurur kaynağı" dedi. "Mühendislerimizin imzasını taşıyan bu proje Yakın Doğu Üniversitesi ve GÜNSEL’in, elektrikli araç geliştirerek ispatladığı mühendislik kabiliyetlerini bir kez daha ortaya koydu" ifadesini kullanan Günsel, "Yakın Doğu Üniversitesi ve GÜNSEL olarak bizler bu topraklarda teknoloji ve çözüm üretiyoruz. En büyük amacımız, ülkemizin yerli üretim gücünü büyütmek ve sürdürülebilir kılmaktır" diye konuştu. KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’na ve projede emeği geçen mühendislerine teşekkür eden Günsel, "Mühendislerimizn imzasını taşıyan bu proje, sadece bir mühendislik başarısı değil; KKTC’nin üretim gücünün, teknolojik yetkinliğinin ve kendi kendine yeterlilik hedefinin güçlü bir göstergesidir" ifadesini kullandı.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 12:03
Bakan Kacır: "Sanayicilerimiz üretiyor, Türkiye kalkınıyor"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Sanayicilerimiz üretiyor, Türkiye kalkınıyor. Türkiye, yüksek teknoloji ve katma değerli yatırımlarla yoluna devam ediyor" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, mayıs ayı sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirerek, "Sanayicilerimiz üretiyor, Türkiye kalkınıyor. Mayıs ayında sanayi üretim endeksimiz yıllık yüzde 4,9; aylık ise yüzde 3,1 artış kaydetti. En yüksek artış, yüksek teknoloji ürün grubunda gerçekleşti. Türkiye, yüksek teknoloji ve katma değerli yatırımlarla yoluna devam ediyor" ifadelerini kullandı.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 12:03
Kazada yeni aldığı aracın hava yastıkları açılmayınca Hyundai’ye 5.5 milyon TL’lik dava açtı
Aydın’da bir şahıs sıfır kilometre aldığı 2024 model Hyundai Tuscon marka araçla yaptığı kaza sonucu hava yastıkları açılmayınca tüketici mahkemesine başvurup Hyundai firmasından davacı oldu. Kendisine gizli ayıplı ürün verildiğini iddia eden Fırat Soncul, avukatı aracılığı ile 2 milyon 799 bin lira araç bedeli, 300 bin TL maddi tazminat, 2 milyon 400 bin TL manevi tazminat olmak üzere üretici firma Hyundai’ye toplam 5.5 Milyon TL’lik dava açtı.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 15:41
Traktör devrilmelerinde ölümleri azaltmak için, ‘hayat üçgeni’ projesi
Türkiye’nin dört bir yanındaki köy yollarında ve tarlalarda sık sık yaşanan traktör devrilmesine bağlı ölüm olaylarının önüne geçmek için Karya Farma HBX Projects ‘hayat üçgeni’ adını verdiği hava yastıklı yaşam alanı projesi hazırladı. Proje uygulandığında hava yastıklarında olduğu gibi tehlike anında devreye girecek sistem ile traktör sürücülerinin ezilmekten korunacağı belirtildi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent’te yaklaşık 20 yıldır endemik bitkiler, tarım ve hayvancılık üzerinde çalışmalar yürüten ve şu ana kadar 18 ayrı patente imza atan Karya Farma HBX Ar-Ge şimdi de çiftçiliğin olmazsa olmazı traktörlerde can güvenliğini sağlayacak bir çalışma başlattı. HBX Projects çatısı altında gerçekleştirilen çalışma ile traktör devrilmelerinde ölüm olaylarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Çiftçilerin kırsal alanda geçirdikleri traktör devrilmesine bağlı kazaların büyük çoğunluğunun felaketle sonuçlandığını belirten Karya Farma HBX Ar-Ge ekibinden Makina Mühendisi Cavit Başlık, "Traktör devrilmeleri kırsal alanda tarım yapanların en büyük sorunu ve dramatik tablosu. Hayat üçgeni adını verdiğimiz bu koruma kalkanı mühendislikle inşa edildi. HBX Projects çatısı altında geliştirilen ve halen prototip aşamasında olan bu proje traktör devrilmelerine karşı mekanik ve dijital güvenliği aynı anda sunan, tamamen yerli ve toplumsal fayda odaklı bir çözüm olarak hazırlandı. Sistem, traktör devrilme eğilimine girdiğinde milisaniyeler içinde aktifleşerek traktörün etrafında üçgen biçiminde açılan özel hava yastıkları ile sürücünün ezilmesini önleyen bir boşluk oluşturuyor. Bu boşluk, hayati bir koruma kalkanı görevi üstlenirken, sürücünün kurtarılana kadar nefes alabileceği güvenli bir yaşam alanı sağlıyor. Amacımız, traktör devrilme anında sürücünün altında kalmamasını sağlayacak güçlü ama uygulanabilir bir mekanik çözüm sunmak. Üçgen formda açılan hava yastıkları, yükü kenarlara dağıtarak merkezde korunaklı bir boşluk oluşturuyor. Bu boşluk, kişinin yaşamsal alanını koruyor ve kurtarma ekipleri gelene kadar nefes alma şansı veriyor. Sistem, kırsalın ihtiyaçlarına uygun şekilde sade ama etkili tasarlandı" dedi. Proje ekibinde yer alan Bilgisayar-Yazılım Mühendisliği Son Sınıf Öğrencisi Burak Başlık ise "Sistem, devrilme anında devreye giren bir algoritma ile ivmeölçer ve jiroskop verilerini değerlendiriyor. Aynı anda sürücünün cep telefonuna bluetooth aracılığıyla bağlanıyor ve konum bilgisiyle birlikte yardım mesajı gönderiyor. Alternatif olarak GSM modül sayesinde doğrudan SMS ile acil durum bildirimi de yapılabiliyor. Bu sistem, yalnızca korumakla kalmıyor, dış dünya ile temas kurarak yaşam şansını artırıyor" diyerek halen test aşamasında olan proje ile tarım sektörünün önemli bir sorununu çömek için çalıştıklarını belirtti.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 14:00
Yapay zekada işler kızışıyor
Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, yurt dışı merkezli yapay zeka araçlarının manipülatif bilgiler aktararak kullanıcılara hukuki sorunlar çıkarabildiğini söyleyerek, "Son günlerde yapay zeka araçlarında tembelleşme yaşanıyor" dedi. Yapay zekanın bazı sektörlerde kullanımının yurt dışında da tepkilere yol açmaya başladığını söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Tabii ki yapay zekânın kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte birtakım risklerin ortaya çıkacağı önceden de söyleniyordu. Bunları yaşadıkça daha net bir şekilde görüyoruz. Özellikle birçok meslek grubunu tehdit etmesi ve onların yerini alacak gibi durması, gerçekten çok büyük kaygılara sebebiyet veriyor. Şu anda özellikle hukuk, tıp, gazetecilik gibi sektörlerde yapay zeka yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Yurt dışı merkezli bazı sağlıkla ilgili yapay zeka projelerinin olduğunu okuyoruz, duyuyoruz, görüyoruz. Film sektöründe de yapay zeka çok aktif olarak kullanılıyor. Bu durum, yurt dışında ciddi tepkilere yol açmış durumda. Son günlerde, bazı yapay zekâ araçlarında tembelleşme dediğimiz durumu gözlemliyoruz. Cevap verirken çok fazla bekletmesi ya da yanlış cevaplar vermesi gibi sorunlar yaşanıyor. En başından beri mutlaka kontrol edin, inceleyin, öyle kullanın şeklindeki uyarılara rağmen, birçok içerik hiç kontrol edilmeden yayınlanmakta. Bu da yanlış bilgilerin, yani dezenformasyon dediğimiz sıkıntılı bilgilerin de yayılmasına sebebiyet vermektedir" dedi. Topuzoğlu, yurt dışı merkezli yapay zeka araçlarının manipülatif bilgi aktarımı yaparak kullanıcılara sorun çıkarabildiğini söyleyerek, "Bir kullanıcı olarak yapay zekâyı bilinçli kullanmamız çok önemli. İkinci olarak ise devletlerin yasal düzenlemeleri hızla yapması gerekiyor. Yurt dışında bazı önlemler alınmaya başlandı. Ancak ülkemizde yalnızca olumlu yönleri konuşulduğu için bu konuda yeterli çalışma henüz yapılmış değil. Merkezi yurt dışında olan yapay zekâ araçları, manipülatif bilgiler de aktarmaya başlamış durumda. Aynı zamanda yasal düzenlemeler yeterli olmadığı için haliyle birtakım hukuki sorunlar da ortaya çıkmaktadır" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder