Son Dakika
|
MİT ve Emniyetten bombalı eylem hazırlığındaki DHKP-C’lilere operasyon
Adana’da 17 yaşındaki çocuğa bıçaklı saldırı: 2 şüpheli tutuklu, diğerleri firar
İstanbul’da polisevinde yangın paniği
Tuzla’da işçi konteynerlerinde yangın: 7 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İlahilerden rahatsız olunmamalı''
Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın görüntüsü ortaya çıktı!
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek PFDK’ya sevk edildi
Trump'tan İran'a: "Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"
F-16 uçağının düştüğü bölgede çalışmalar sabahın ilk ışıklarıyla devam ediyor
Balıkesir’de F-16 uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Üniversite öğrencisinin cesedi denizde bulundu
İsviçre’deki ABD ve Ukrayna arasında "ikili barış görüşmeleri" sona erdi
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Ciddi biçimde bir anlaşmanın unsurlarına girdik"
Elbistan'da ki depremde yaşanan panik kamerada
Afganistan-Pakistan sınırında şiddetli çatışma: 60 ölü
Londra’da Türk kuyumcu dükkanı palalı hırsızlar tarafından soyuldu
Bakan Memişoğlu: "Sağlık hizmetlerinde dünyanın örnek alınan ülkesiyiz"
TEKNOLOJİ
Aydın’da geleceğin mühendisleri için başvurular başladı
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:23:29
Türkiye genelinde birçok gencin yeteneklerini keşfetmesini sağlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri için Aydın’da başvurular başladı. On binlerce öğrenciye robotik ve kodlamadan nanoteknolojiye, tasarım ve üretimden yapay zekaya 11 farklı alanda eğitim veren Deneyap Teknoloji Atölyesi için başvurular Aydın’da da başlarken, son başvuru tarihi 6 Mart 2026 olarak açıklandı. Geleceğin mühendislerini, teknoloji girişimcilerini ve teknoloji liderlerini yetiştirmek amacıyla eğitim vermek üzere kurulan Deneyap Teknoloji Atölyeleri, çalışmalarını eğitimde fırsat eşitliği anlayışıyla sürdürürken, atölyelerde öğrenci seçme süreci üç aşamadan oluşuyor. Başvuru yapan adaylar, öncelikle "E-Sınava" katılıyor. E-Sınavı başarıyla geçen adaylar ikinci adım olan "Çevrimiçi Eğitim ve Görev Tamamlama" aşamasına, ardından bu aşamada da başarılı olan adaylar "Uygulama Sınavına" davet ediliyor. Tüm aşamaları başarıyla tamamlayan öğrenciler, Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde eğitim almaya hak kazanıyor. Deneyap Teknoloji Atölyelerine 2025-2026 eğitim öğretim yılında 4. sınıf, 5. sınıf, 8. sınıf, lise hazırlık sınıfı ve 9. sınıfta okuyan öğrencilerden e-sınav için başvuru alınacak. Öğrenci Seçme Sınavı için başvurular ise deneyap internet adresinden yapılabilecek. Adaylar başvuru sürecini Kurumsal Yönetim Sistemi üzerinden takip edebilecek. Eğitimler iki aşamadan oluşuyor Türkiye’nin teknoloji geliştiren bir topluma dönüşmesini amaçlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde ortaokul ve lise olmak üzere iki farklı düzeyde eğitimler veriyor. Eğitim süreci, ilk 24 ay proje temelli dersler ve son 12 ay takımlar dönemi olmak üzere 2 aşamadan oluşuyor. Atölyelerde Tasarım ve Üretim, Robotik ve Kodlama, Elektronik Programlama ve Nesnelerin İnterneti, İleri Robotik, Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji, Enerji Teknolojileri, Havacılık ve Uzay Teknolojileri yüz yüze, Yazılım Teknolojileri, Siber Güvenlik, Yapay Zeka ve Mobil Uygulama dersleri ise çevrimiçi eğitim olarak veriliyor. Öğrenciler, teknoloji eğitiminde atölyede kullandıkları eğitim içerikleri ile ilişkili malzeme ve ekipmanlarla erken yaşta tanışıyor.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:18
Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor
Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:54
FRC’nin teknoloji destekçisi Turknet, beşinci kez gençlerle sahada
Gençlerin üretme cesaretini destekleyen Turknet, dünyanın önde gelen lise robotik yarışmalarından FIRST Robotics Competition (FRC)’nın ‘Teknoloji Destekçisi’ olarak sahada gençlerin yanında yer alacak. 2026 Sezonunda, 6 bin 500’den fazla öğrencinin yarışacağı etkinlikte şirket, yalnızca fiber altyapısıyla değil, sahadaki teknik destek alanlarıyla da gençlerle olacak. ‘Net Gençlik’ ile altyapısının uygun olduğu yüzlerce devlet üniversitesi ve teknoparkta gençlerin yanında yer alan Turknet, lise öğrencileri ile de her yıl dünyanın en itibarlı teknoloji turnuvalarından ‘FIRST Robotics Competition’ (FRC) kapsamında bir araya geliyor. Fikret Yüksel Vakfı tarafından düzenlenen FIRST Robotics Competition’a (FRC) bu yıl beşinci kez destek olan şirket, mart ayı boyunca İstanbul’da gerçekleşecek altı farklı bölgesel turnuvada genç kaşiflere eşlik edecek. Arkeoloji ve mühendislik buluşuyor: REBUILT sezonu başlıyor Bu yıl "FIRST AGE Sezonunda Geçmişi Yeniden İnşa Edelim: REBUILT" sloganıyla düzenlenen yarışmada takımlar, arkeolojiden ilham alarak mühendislik becerilerini kullanacaklar. Bu yıl; Türkiye’den 208 ve 16 ülkeden 39 yabancı takımı ağırlayacak olan etkinlikte 6 bin 500’den fazla öğrenci yarışacak. Turknet ‘Pit Stop’ çadırı bu yıl daha güçlü Geçtiğimiz yıl yoğun ilgi gören şirket ‘Pit Stop’ teknik destek çadırı, bu sezon daha kapsamlı bir yapıyla sahada olacak. Takımların yedek parça ve tamir ihtiyaçlarına destek sağlayan alan sayesinde öğrenciler, teknik aksaklıklara takılmadan yarışmaya odaklanabilecek. Bu yılın bir diğer yeniliği ise şirketin özel maskotu olacak. FRC turnuvalarının ayrılmaz bir parçası olan maskot kültürüne dahil olan şirket, maskotuyla FRC sahnesindeki yerini alarak gençlerle doğrudan etkileşim kuracak. "Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi bu salonlarda büyüyor" "Turknet için FRC, bir sponsorluk desteğinden çok, ülkemizin dijital geleceğine duyduğumuz inancın bir ifadesi" diyen Fikret Yüksel Eğitim Vakfı Onur Kurulu Üyesi ve Turknet CEO’su Cem Çelebiler şöyle konuştu: "Biz interneti yalnızca bir bağlantı hizmeti olarak değil; üretimin, öğrenmenin ve cesur fikirlerin zemini olarak görüyoruz. Beş yıldır aynı sahada gençlerin hayal kurma cesaretine tanıklık ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi tam da bu salonlarda büyüyor. Onların risk alan, deneyen ve yeniden ayağa kalkan ruhu bize de ilham veriyor. Bu nedenle FRC’de olmak bizim için bir destekten öte, bu yolculukta gençlerle birlikte yürümek anlamına geliyor." Fikret Yüksel Vakfı Başkanı Alex Burchard ise şunları söyledi: "Programa ve öğrencilere sağladığı cömert destekten dolayı Turknet’e teşekkür etmek istiyorum. Gigafiber internet hizmetleri, etkinliklerimizin son derece pürüzsüz geçmesini sağlıyor ve öğrencilere bu anlamda sağladıkları destek inanılmaz büyük. Bu program önemli bir program, çünkü öğrencilere sadece bir dizi teknik beceri öğretmekle kalmıyor; aynı zamanda iletişim, takım çalışması, problem çözme ve gelecek nesillere yardım etmek için hayırseverlik yapma gibi şeylerle ondan çok daha fazlasını öğretiyor. "Robottan daha fazlası" sloganıyla aslında robotu yalnızca öğrencilerin ilgisini çekecek bir araç gibi kullanıyoruz, öğrenciler eğlenceye katıldıklarında ise yaşayacakları kişisel gelişimin sınırı olmuyor." Mart ayı boyunca sürecek turnuvalar İstanbul’da ve Ankara’da gerçekleşecek. İstanbul turnuva takvimi şöyle: İstanbul Regional: 3-5 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Bosphorus Regional: 6-8 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Yeditepe Regional: 9-11 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Haliç Regional: 25-27 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Marmara Regional: 28-30 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Avrasya Regional: 31 Mart-2 Nisan 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Ankara turnuva takvimi şöyle: Ankara Regional: 7-9 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi Başkent Regional: 10-12 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:53
Turkcell 5G için hazır
Türkiye’de ilk 5G sinyalinin verilmesi için geri sayım sürerken, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret etti. "Tıpkı Kartepe gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var" diyen Koç şu mesajları verdi: "En geniş frekans portföyünün sahibi ve en fazla 5G yatırımı yapan şirket olarak, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız. Tüm hazırlıklar tamamlandı. Artık sadece söylemlerin değil, yatırım gücü ve teknik kapasitenin de konuşacağı yerdeyiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur.’’ Türkiye, 1 Nisan’da verilecek ilk 5G sinyali için gün sayarken Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kocaeli Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı ve fedakâr çalışmaları için saha ekibine teşekkür etti. "Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin her devrinde lider oldu" Şiketin, Türkiye’nin 5G dönüşümüne liderlik edeceğinin altını çizen Genel Müdür Koç, şu mesajları verdi: "Türkiye’de mobil iletişimin her döneminde sektör lideri olduk. 16 Ekim’deki ihalede, 1 milyar 224 milyon dolarlık teklifle Türkiye’nin en geniş frekans portföyünün sahibi olarak bu liderliği perçinledik. 700 MHz bant genişliğimiz sayesinde kırsal bölgelerden bina içlerine kadar güçlü ve dengeli bir kapsama sağlayacağız. 3,5 GHz bandındaki kapasitemizle de şehir merkezlerinde ve yoğun bölgelerde mobilde saniyede 1000 megabit ve üzeri seviyelere ulaşan performans sunacağız. 5G, üretimden ulaşıma, sağlıktan enerjiye kadar hayatın her alanında çok köklü bir dönüşümü tetikleyecek. 32 yıldır süren liderlik tecrübemizle ülkemizin bu dönüşümüne biz öncülük edeceğiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur. Bu konumun getirdiği sorumluluk ve vizyonla, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız." "Artık yatırım gücü ve teknik kapasite konuşacak" Dr. Ali Taha Koç şöyle devam etti: "Bundan tam 32 yıl önce Türkiye’yi cepten ilk alo ile tanıştıran markayız. Bugün 5G’nin sağlayacağı olanakları ve arkasındaki teknolojiyi konuşuyoruz ama tüm bunları mümkün kılan, bu istasyonları kuran ekiplerimizin bilgisi ve alın teridir. Tıpkı Kartepe’de olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var. Bugün itibarıyla 5G’ye hazırız. Artık sadece söylemlerin değil yatırım gücü ve teknik kapasitenin, yani kısacası ‘gerçeklerin’ konuşacağı yerdeyiz. Çekim gücü, altyapı, hız ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda sektör ortalamalarının çok üzerinde bir deneyim sunuyoruz. Tüm hazırlıklar tamamlandı. 1 Nisan günü Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda yeni ve tarihi bir sayfa açılacak. Ve o sayfanın altında Turkcell imzası olacak."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Şubat 2026 Perşembe- 10:19
Samsung yeni Galaxy S26 serisi ve Buds 4 serisini tanıttı
2
30 Ocak 2026 Cuma- 11:45
Sivas Belediyesi mühendislerinin ürettiği su sayacı su tasarrufu sağlayacak
3
26 Şubat 2026 Perşembe- 11:53
Turkcell 5G için hazır
4
26 Şubat 2026 Perşembe- 05:29
BARÜ’ye Millî Teknoloji Atölyesi kurulacak
5
26 Şubat 2026 Perşembe- 10:15
ETÜ laboratuvarlarında geliştirilen yazıcı sistemi Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:48
Canik’te bilim ve teknoloji etkinlikleri
SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediyesi’nin yarıyıl tatilinde gerçekleştirdiği bilim ve teknoloji etkinlikleri gençlerin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Canik Belediyesi, yarıyıl tatilinde çocukları ve gençleri bilim ve teknoloji atölye etkinlikleri ile eğitici ve eğlenceli aktivitelerle bir araya getiriyor. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar ve gençler atölye çalışmalarıyla bilim ve teknoloji dünyasına ilk adımı atıyor, keşif alanları ve laboratuvarlarda ise buluştukları deney ve gözlem aktiviteleriyle tatil coşkusunu ikiye katlıyor. Bu yarıyıl tatili döneminde de çocuklar ve gençler için birbirinden özel etkinlikler ve aktiviteleri sürdürdüklerini ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde gençlerimiz yarıyıl tatilini bilim ve teknolojiyle taçlandırıyor" dedi. Canik’te tatiller bir başka güzel Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde düzenlenen etkinliklere tam not veren aileler, eğitime yönelik destekleri ve tatil dönemlerinde çocuklar ve gençlere yönelik gerçekleştirdiği etkinlikler için Başkan İbrahim Sandıkçı’ya teşekkür etti. Atölye çalışmaları, deney ve gözlem etkinlikleriyle çocukların ve gençlerin deneyimleyerek öğrendiklerini, ayrıca onların yeteneklerini keşfetme imkânı bulduklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Geleceğimizin teminatı çocuklarımız ve gençlerimiz ile birlikte tatil döneminde bilim ve teknoloji yolculuğunda buluşmaya devam ediyoruz. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde öğrencilerimizi tatil döneminde yenilikçi teknolojilerle tanıştırıyor, deney ve gözlem etkinlikleri eşliğinde onların eğlenirken öğrenmelerini sağlıyoruz. Kişisel gelişim atölyemizde de interaktif etkinliklerimiz ve söyleşilerimiz devam ediyor. Kampüsümüzde yer alan 10 farklı atölyemizde yarıyıl tatili etkinliklerimizi sürdürüyoruz" diye konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:08
TEI 41 yaşında
1985’ten bugüne gerçekleştirdiği çalışmalarla Türkiye’nin havacılık tarihinde pek çok ilke imza atan TEI, dünyanın en çok tercih edilen havacılık motorlarına ürettiği parçalar, küresel havacılığa sunduğu bakım hizmetleri ve millî havacılık platformlarını göklerle buluşturan özgün motorlarıyla bu yıl 41’inci kuruluş yılını kutladı. 41’inci yılında millî İHA motorlarıyla irtifa rekorları kıran TEI, dünyanın en iyi tedarikçisi seçilmesinin yanı sıra, toplam 3,4 milyar dolarlık sipariş ile şirket tarihinin en büyük yıllık sipariş rekoruna imza attı. TEI ayrıca 41’inci yılında, çalışanlarının değerlendirmeleriyle 3. kez Türkiye’nin En Mutlu İş Yeri seçilme başarısını gösterdi. TEI 41’nci yılını etkinliklerle kutladı 41’inci yıl kutlamaları kapsamında gerçekleştirilen törende çalışanlarla bir araya gelen TEI Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, "Ülkemizin, milletimizin göz bebeği TEI’mizin 41’inci yılı kutlu olsun. Tüm çalışanlarımıza üstün başarılar diliyorum. Daha nice yıllar." dedi. TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit ise konuşmasında "Değerli TEI ailesi, 41’inci yılımız kutlu olsun. Daha nice güzel yıllara hep beraber İnşallah" dedi. TEI ayrıca Eskişehir Şehir Hastanesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde hayata gözlerini açan bebeklere ve annelerine 41’inci yıla özel 41 adet yenidoğan malzemelerinden oluşan setler ulaştırdı. Bu setler, yeni doğan bebeklerin ve annelerinin öncelikli olarak hijyen, giyim eşyası gibi temel ihtiyaçların düşünülerek hazırlandı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:43
Yapay zekayla hazırlanmış sahte Yargıtay kararlarına karşı uyarı
Eskişehir’deki avukat olan Sena Nur Gebrecioğlu, hukuk sisteminde kullanımı yaygınlaşan yapay zekâ uygulamalarının "uydurma kararlar" ürettiğini belirterek meslektaşlarını ve vatandaşları uyardı.
25 Ocak 2026 Pazar - 13:49
Antalya trafiği 7/24 takip altında
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından kent genelinde her geçen gün artan araç yoğunluğunun daha güvenli, düzenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması çerçevesinde 2022 yılında hizmete açılan Trafik Kontrol Merkezi, Antalya trafiğini 7 gün 24 saat esasına göre izleyerek anlık müdahalelerle ulaşımda sürekliliği sağlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda faaliyet gösteren Trafik Kontrol Merkezi, kent genelinde bulunan 104 sinyalize kavşağı tek noktadan yönetiyor. Trafik Kontrol Merkezi’nde kullanılan ileri teknoloji sistemler kapsamında; 66 adet hareketli (PTZ) kamera ve 40 adet balıkgözü kamera ile kavşaklar, ana arterler ve yoğunluk yaşanan bölgeler anlık olarak izleniyor. Ayrıca uzaktan erişilebilir 104 sinyalize kavşak haricinde 108 adet kavşakta uygulanan manyetik loop sistemi ile anlık araç yoğunluklarına göre değişken yeşil ışık süreleri belirleniyor. Bu sistem sayesinde kavşaklardaki trafik akışı anlık veriler doğrultusunda düzenlenebiliyor. Akıllı merkezden yönetim Türkiye’nin nüfusuna göre en fazla motorlu araç sayısına sahip Antalya’da, trafik akışının kesintisiz ve güvenli şekilde sürdürülmesi için geliştirilen merkez, sahip olduğu ileri teknoloji altyapısı sayesinde muhtemel aksaklıklara hızlı müdahale imkânı sunuyor. Trafik Kontrol Merkezi’nde; kent genelindeki kritik kavşaklar, ana arterler ve yoğunluk yaşanan bölgeler kesintisiz olarak izleniyor. Kamera sistemleri, sinyalizasyon altyapısı ve akıllı ulaşım sistemleri aracılığıyla trafik yoğunluğu ölçülüyor, muhtemel sorunlar erken aşamada tespit edilerek gerekli yönlendirmeler yapılıyor. Böylece hem sürücülerin bekleme süreleri azaltılıyor hem de trafik güvenliği artırılıyor. Yoğunluğa döre dinamik sinyalizasyon Merkezde görev alan uzman ekipler, trafik yoğunluğuna göre sinyal sürelerini dinamik olarak ayarlayarak araç bekleme sürelerini minimum seviyeye indirmeyi hedefliyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan yoğunluklara karşı, veriye dayalı anlık müdahalelerle trafik akışının daha dengeli hale getirilmesi sağlanıyor. Elde edilen veriler doğrultusunda yapılan hızlı müdahalelerle kent genelinde ulaşımın daha konforlu ve güvenli hale gelmesi amaçlanıyor.
25 Ocak 2026 Pazar - 12:53
Bakan Uraloğlu: "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam televizyon kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunun kırıldığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlesi olan yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın hizmete girmesiyle birlikte 6 aktif uydusu bulunan Türksat’ın küresel ölçekte bir yayıncılık devi haline geldiğini ifade etti. Türksat uydularının artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ettiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte kapsama alanımızı dünyanın en uzak noktalarına taşıdık. Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün Türksat, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi" dedi. "Dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor" Uraloğlu, Türksat’ın uluslararası güvenilirliğinin yurt dışı kanal sayısındaki artışla sabitlendiğine dikkat çekerek, "2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayımızı son 5 yılda yüzde 50 oranında artışla 171’e çıkardık. Bu tablo, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında yakaladığı tarihi ivmeyi ortaya koydu. Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika ve Güney Asya’nın derinliklerine kadar dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor. Türksat uyduları artık sadece bölgesel bir aktör değil, küresel yayıncılık liginde yön veren bir platform haline geldi" diye konuştu. "Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık" Türksat 6A’nın sağladığı yeni kapsama alanlarının başarı hikayesine dönüştüğünü belirten Uraloğlu, "Dubai merkezli firma ile yapılan sözleşme kapsamında Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık. Ardından Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalını sistemimize dahil ettik. Bu projeler, ülkemize yüksek katma değerli döviz girdisi sağlayan teknoloji diplomasimizin birer sonucudur. Yerli üretim gücümüz olan Türksat 6A, yatırım maliyetini teknoloji ve hizmet ihracatıyla katlayarak geri ödeyen, ülkemiz için paha biçilemez bir değer olduğunu kanıtladı" şeklinde konuştu. "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı" Bakan Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırdığını kaydetti. Uraloğlu, "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı. Sadece son bir yılda kanal sayımızda yüzde 20’lik bir artış yakalayarak Türkiye’yi küresel bir yayıncılık hub’ı haline getirdik. Bu, Türksat’ın yayıncılık tarihindeki yıllık bazda en yüksek artış oranıdır. Türksat uyduları, ileri teknolojisi ve kesintisiz hizmet kalitesiyle global yayıncılar için en güvenilir liman olmaya devam edecektir. Türkiye, ulaştırmada ve haberleşmede uzay çağının öncüsü olma vizyonunu her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır" diye konuştu.
25 Ocak 2026 Pazar - 12:27
Bakan Uraloğlu: "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam Televizyon kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırıldığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlesi olan yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın hizmete girmesiyle birlikte 6 aktif uydusu bulunan Türksat’ın küresel ölçekte bir yayıncılık devi haline geldiğini ifade etti. Türksat uydularının artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ettiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte kapsama alanımızı dünyanın en uzak noktalarına taşıdık. Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün Türksat, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi" dedi. "Dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor" Uraloğlu, Türksat’ın uluslararası güvenilirliğinin yurt dışı kanal sayısındaki artışla sabitlendiğine dikkat çekerek, "2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayımızı son 5 yılda yüzde 50 oranında artışla 171’e çıkardık. Bu tablo, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında yakaladığı tarihi ivmeyi ortaya koydu. Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika ve Güney Asya’nın derinliklerine kadar dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor. Türksat uyduları artık sadece bölgesel bir aktör değil, küresel yayıncılık liginde yön veren bir platform haline geldi" diye konuştu. "Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık" Türksat 6A’nın sağladığı yeni kapsama alanlarının başarı hikayesine dönüştüğünü belirten Uraloğlu, "Dubai merkezli firma ile yapılan sözleşme kapsamında Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık. Ardından Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalını sistemimize dahil ettik. Bu projeler, ülkemize yüksek katma değerli döviz girdisi sağlayan teknoloji diplomasimizin birer sonucudur. Yerli üretim gücümüz olan Türksat 6A, yatırım maliyetini teknoloji ve hizmet ihracatıyla katlayarak geri ödeyen, ülkemiz için paha biçilemez bir değer olduğunu kanıtladı" şeklinde konuştu. "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı" Bakan Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırdığını kaydetti. Uraloğlu, "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı. Sadece son bir yılda kanal sayımızda yüzde 20’lik bir artış yakalayarak Türkiye’yi küresel bir yayıncılık hub’ı haline getirdik. Bu, Türksat’ın yayıncılık tarihindeki yıllık bazda en yüksek artış oranıdır. Türksat uyduları, ileri teknolojisi ve kesintisiz hizmet kalitesiyle global yayıncılar için en güvenilir liman olmaya devam edecektir. Türkiye, ulaştırmada ve haberleşmede uzay çağının öncüsü olma vizyonunu her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır" diye konuştu.
25 Ocak 2026 Pazar - 11:01
Yağmur suyunu dönüştürüyor, tasarruf sağlıyor
Doğa dostu bir yaklaşımla tasarlanan Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı, akıllı enerji sistemleri ve dijital su takibiyle LEED Yeşil Bina Sertifikası yolunda ilerleyen örnek bir yapı olarak öne çıkıyor. Sürdürülebilir kampüs hedefiyle hayata geçirilen Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı ve akıllı enerji sistemleriyle doğa dostu mimarisi ile dikkat çekiyor. LEED Yeşil Bina Sertifikası alma yolunda ilerleyen yapı, her damla suyun dijital olarak takip edildiği sistemiyle geleceğin eğitim alanları için de örnek oluyor. İklim krizi ve su kaynaklarının korunması küresel bir gündem maddesi haline gelirken, Yaşar Üniversitesi bu alanda somut ve öncü bir adım atmış oldu. Üniversitenin yeni eğitim binası M Blok, sürdürülebilir bir ekosistem olarak tasarlandı. Çatıya düşen her damla yağmurun depolandığı, enerjinin güneşten sağlandığı ve sensörlerle israfın önüne geçildiği bina, İzmir’de sürdürülebilir kampüs anlayışına örnek oldu. Yağmur hasadıyla su tasarrufu Çatısına kurulan sifonik yağmur sistemi aracılığıyla toplanan suların 420 ton kapasiteli dev bir sarnıca iletilmesiyle dikkat çeken binada arıtılan sular; peyzaj sulamasından ortak kullanım alanlarına kadar binanın pek çok noktasında yeniden kullanılıyor. Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, muhtemel sızıntılar uzaktan izlenebilir akıllı sayaçlarla anında tespit edilerek müdahale ediliyor. Enerjiyi üreten ve yöneten bina Yaşar Üniversitesi M Blok, su tasarrufunun yanı sıra enerji verimliliğiyle de öne çıkıyor. Binanın anlık enerji ihtiyacının yüzde maksimum 30’u, üzerine kurulu güneş panellerinden sağlanıyor. Yapı içerisindeki 862 adet varlık sensörü, insan yoğunluğunu takip ederek aydınlatma, iklimlendirme ve akıllı tahta sistemlerini optimize ediyor. İnsan bulunmayan alanlarda sistemlerin otomatik olarak kapanması sayesinde gereksiz enerji tüketimi tamamen ortadan kaldırıyor. Teknolojik ve çevreci bina, Yaşar Üniversitesi’nin karbon ayak izini azaltma vizyonunun hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. "Doğaya saygılı bir iş yapıyoruz" Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı’nda mimarı olduğu yeni eğitim binasını örnek gösteren Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş de projenin felsefesini şu sözlerle anlattı: "Kentlerimizi betonlaştırdık ve yağmurun toprağa ulaşmasına engel olduk. M Blok projesinde bu döngüyü tersine çevirmeyi hedefledik. 32 bin metrekarelik bu yapıda sürdürülebilirliği, ekonomiyi ve çevre duyarlılığını merkeze aldık. İç mekânlarda sistem tasarımları ve seçilen ürünlerle yüzde 50 su tasarrufunu hedefledik. Hem enerjiyi verimli kullanmak hem de insan konforunu sağlamak adına doğaya saygılı bir işe imza attık." LEED Yeşil Bina Sertifikası hedefi Yaşar Üniversitesi İnşaat Bakım-Onarım Yatırım Daire Başkanı Yetkin Türk ise sürecin prestijli bir ödülle taçlanacağını belirterek, "Gezegenin kaynaklarını koruma motivasyonuyla çıktığımız bu yolda, M Bloğu üst seviye bir skorla LEED Yeşil Bina Sertifikası ile belgelendirmek için çalışmalarımız sürüyor" dedi.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 12:36
Hızlı büyüyen veri merkezleri büyük fırsatlar sunuyor
Küresel ölçekte hızla büyüyen veri merkezi yatırımları, büyük fırsatlar sunuyor. Global çapta dev firmaların veri merkezleri için özel tasarım kablo rakorları ön plana çkıyor. Kablo rakoru üreten Bımed Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Mertoz, global çapta dev firmaların veri merkezi yatırımlarının kablo rakoru tarafında ciddi bir talep oluşturduğunu belirterek, "Bu alanlar için özel ürünler geliştiriliyor. Dünyadaki büyük veri merkezi projeleri için özel kablo rakorlar tasarlandı ve bu ürünlerle global şartnamelere girmeyi başardık. Bu alan, önümüzdeki dönemde daha katma değerli büyümenin ana eksenlerinden biri olacak. Kablo rakoru üretimi, teknoloji ve otomasyon yatırımlarıyla rekabet gücünü artırırken, küresel ölçekte hızla büyüyen veri merkezi yatırımlarını stratejik büyüme alanı olarak konumlandırıyor. Veri merkezi yatırımları bizim için yüksek katma değerli ve uzun vadeli bir büyüme alanı. Bu alanda global oyuncuların şartnamelerine girmeyi başardık. Rekabetçiliğimizi korumanın tek yolu teknoloji, otomasyon ve verimlilikten geçiyor. Bu yatırımları hız kesmeden sürdürüyoruz" dedi. Özelikle katma değerli üretime ağırlık verdiklerini belirten Mertöz, "Türkiye’nin kilogram ihracat değerinin yaklaşık 1 dolar seviyesinde. Bizde bu rakam 25 dolara kadar çıkıyor. Katma değerli üretim sayesinde son dört yılda euro bazında yüzde 25 büyümeyi başardık. Veri merkezi yatırımları ABD merkezli büyüyor. Çin, veri merkezi tarafında güçlü bir oyuncu değil. ABD’de Çin menşeli ürünlerin tercih edilmemesi yönünde ciddi bir eğilim var. Bu durum bizim için fırsat oluşturuyor. İşgücü maliyetlerinden en az etkilenmek için otomasyon yatırımlarına hız verdik. Global devlerin kapısından girebilmek kolay değil. Bunu ancak sahada olarak, güvenilirlik ve teknik yetkinlikle başarabilirsiniz. 2026’nın 2025’e göre daha iyi bir yıl olacağından umutluyuz. Üç aylık siparişlerimizi tamamlamış durumdayız. Avrupa pazarını ABD, Kanada ve Avustralya ile telafi ettik. Bu sene de ABD ve Kanada’ya özel ilgi göstereceğiz. Hem yeni teknolojiler hem katma değerli ürünler hem de yeni pazarlarla 2026’yı 2025’in üzerinde tamamlamayı hedefliyoruz" dedi.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 11:38
İnönü Üniversitesi’nden üç kuşağı bir araya getiren bilim kafe etkinliği
Yükseköğretim Kurulu Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda, İnönü Üniversitesi organizasyonuyla düzenlenen Bilim Kafe etkinliği, gökbilimini toplumla buluşturdu. "Uzay Kaşifleri: Ailece Kafede Bilim Macerası" başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte, çocuklar ve aileleri birlikte bilimle iç içe bir deneyim yaşadı. Yükseköğretim Kurulu öncülüğünde "Sokakta, Bahçede, Kafede: Bilim Her Yerde" sloganıyla hayata geçirilen Bilim Kafe etkinlikleri, yurdun dört bir yanında devam ediyor. Bu kapsamda Malatya Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle, Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, İnönü Üniversitesi Çocuk Üniversitesi öğrencileri aileleriyle birlikte katıldı. İlkokul öğrencileri, veliler ve farklı yaş gruplarından katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, çocuklar anne ve babalarıyla aynı ortamda bilimle buluştu. Aile katılımı sayesinde Bilim Kafe, kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren ortak bir deneyime dönüştü. Etkinlikte konuşan İnönü Üniversitesi Gök Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tuncay Özdemir, uzay bilimine ilişkin temel kavramları katılımcılara aktardı. Sunumda evrenin yapısı, gezegenler ve uzaya dair merak edilen konular örneklerle ele alındı. Etkinliğin amacına değinen Özdemir, "Çocuk Üniversitesi kapsamında yürüttüğümüz etkinliklerin bir uzantısı olarak, belki de ilk defa çocuklarla ailelerini bir araya getirerek bu programı gerçekleştirmek istedik. Bilim Kafe’ye çocuklar ve aileleri birlikte geldi. İlgi oldukça yoğundu ve etkinlik beklediğimizden daha uzun sürdü" dedi. Astronomi ve astrofiziğin insanlık tarihi boyunca ilgi çekici alanlar olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Gökyüzü, insanlığın varlığından bu yana merak edilen bir konu. Bu nedenle etkinlik boyunca yoğun bir soru-cevap süreci yaşadık. Buradaki amacımız, çocuklarımızda merak duygusunu uyandırmak; araştırma ve düşünce gelişimini desteklemek" ifadelerini kullandı. Etkinliğe katılan öğrencilerden İremsu, "Benim için çok güzeldi. Evren düşündüğümüzden çok daha büyük. Bu etkinlik daha bilgili olmamızı sağladı" dedi. Dördüncü sınıf öğrencisi Bengisu ise "Yıldızları merak ediyordum. Dünyanın dönmesi, galaksi ve evrenle ilgili birçok şey öğrendim. Çok güzeldi" şeklinde konuştu. Programa katılan velilerden Erdem Sevimli, etkinliğin faydalı olduğunu belirterek, "Bu tür etkinliklerin artırılması gerekiyor. Bilimin halka yayılması çok önemli" dedi. Hüseyin Alagöz ise "Tesadüfen haberdar oldum. Sunumdan çok memnun kaldım. Bu tür bilimsel konuşmaların halk için çok faydalı olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:47
"Son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik"
Türkiye’nin bilim, teknoloji ve inovasyon ekosistemini diplomatik misyonlarla daha yakından buluşturmayı amaçlayan ‘Teknoloji Diplomasisi Çevresi’ (Tech Diplomacy Circle) etkinliği Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Teknokent Bilişim İnovasyon Merkezi’nde (CoZone) gerçekleştirildi. Türkiye’nin bilim, teknoloji ve inovasyon ekosistemini diplomatik misyonlarla daha yakından buluşturmayı amaçlayan Teknoloji Diplomasisi Etkinliği ODTÜ Teknokent Bilişim İnovasyon Merkezi’nde (CoZone) gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bilim ve teknoloji diplomasisi faaliyetleri kapsamında, ODTÜ ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle Ankara’da görev yapan diplomatik misyonlara yönelik bir tanıtım ve temas programı düzenlendi. Etkinlik; Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürü Büyükelçi Hami Aksoy, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar, farklı ülkelerden büyükelçiler, kıdemli diplomatlar, büyükelçilik yetkilileri ve uluslararası temsilcilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü öncülüğünde hayata geçirilen platform, Türkiye’deki ileri teknoloji kapasitesini yerinde tanıtmak, diplomatik misyonların teknoloji ekosistemiyle doğrudan temasını sağlamak ve sürdürülebilir iş birliği zeminleri oluşturmak hedefiyle düzenlendi. Programda, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ile ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar, diplomatik misyon temsilcilerine kapsamlı sunumlar gerçekleştirdi. Program, politika diyaloğunu uzman görüşleri ve uygulama deneyimleriyle buluşturan bütüncül bir yaklaşımla ilerledi. Etkinlik, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki birikimini uluslararası paydaşlarla daha güçlü bir etkileşim içine taşırken, diplomatik misyonlar için de Türkiye’deki yenilikçilik kapasitesini yerinde tanıma ve doğrudan temas kurma imkanı sundu. "Son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik" Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürü Büyükelçi Hami Aksoy, etkinlikte yaptığı konuşmada özellikle son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, "Türkiye’deki teknoloji ekosistemi, bilim, inovasyon ve bu alanlara yatırım konusunda Büyükelçiliklerin farkındalıklarını arttırmak, diplomatları Teknopark’lara getirmek ve onlara Türk teknoloji ekosistemi hakkında bilgi vermek amacıyla ‘Tech Diplomacy Circle’ girişimini başlattık. Özellikle son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik. Geçen sene araştırma geliştirme harcamalarında 20 milyar dolar seviyesine geldik. Biz de Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü olarak, Ankara’da bulunan Büyükelçiliklerle işbirliğimizi arttırmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "Yabancı firmalarla Türk firmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz" Organizasyonun başarılı geçtiğine vurgu yapan Aksoy, "Halen 113 adet Teknopark’ımız var. Bu Teknopark’ları nasıl tanıtabiliriz? Bu Teknopark’larda çok farklı şirketlerimiz çalışıyor. Kiminde savunma, kiminde ICT, kiminde gaming konusu öne çıkıyor. Hem Teknopark’ları Büyükelçilere tanıtmak hem de ilgi duyacakları firmalarla bir araya getirmek için bir etkinlik yapmayı düşündük. Bunun adına da İngilizce olarak ‘Tech Diplomacy Circle’ dedik. Türkçe olarak ‘Teknoloji Diplomasisi Platformu’ diyebiliriz. Bu platformun ilk etkinliğini ODTÜ Teknokent’te gerçekleştirdik. 10 Büyükelçi ve 30-40 diplomatik misyon temsilcisi katıldı. Sayın ODTÜ Rektörümüz ve ODTÜ Teknokent Genel Müdürümüz de buradaydı. Onlar da çok güzel sunumlar yaptılar. Çok başarılı bir organizasyon oldu. Sonunda da bir networking gerçekleştirildi. Etkinliğimize katılan Büyükelçilerin hepsi çok memnun kaldıklarını söylediler. Tabii amacımız sadece Türkiye’yi tanıtmak değil, yabancı firmalarla Türk firmaları bir araya getirmek. Teknoloji konusunda yatırım almak ve ülkemizin bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarına katkı yapmak. Bundan sonra da bu çalışmalarımız devam edecek. En yakın zamanda, başka bir Teknokent’te, başka bir Teknopark’ta yine Büyükelçiliklerin katılımıyla ikinci faaliyetimizi gerçekleştireceğiz" şeklinde konuştu. "ODTÜ, uluslararası görünürlüğü stratejik bir öncelik olarak görmektedir" ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise, ODTÜ’nün uluslararası bir üniversite olduğunu ve vizyonunu bu yönde geliştirdiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dışişleri Bakanlığımızın organizasyonunda, yaklaşık 30 ülkeden büyükelçi ve yetkilileri ODTÜ TEKNOKENT CoZone’da ağırladık. Tech Diplomacy Circle başlığıyla gerçekleştirilen bu etkinlik, Türkiye’de Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında geliştirilen teknolojilerin uluslararası muhataplara doğrudan tanıtılmasını amaçlamaktadır. ODTÜ olarak bu çerçevede; üniversitemizi, ODTÜ TEKNOKENT’i, kurduğumuz süreklilik fonunu ve farklı sektörlerde başarıyla faaliyet gösteren firmalarımızı aynı platformda 30 ülkenin temsilcileriyle buluşturduk. Katılımcı büyükelçiler de kendi ülkelerinin teknoloji alanındaki mevcut çalışmaları ve iş birliği hedeflerini paylaştılar. ODTÜ, uluslararası bir üniversitedir; küresel sıralamalarda daima üst sıraları ve ilk 100 hedefini esas almaktadır. Bu nedenle uluslararası tanınırlık ve görünürlük stratejik önemdedir. Bu etkinliği, ODTÜ ekosistemini doğru ve bütüncül biçimde anlatmak açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdik. Bu doğrultuda, benzer nitelikteki uluslararası temas ve etkinliklere kararlılıkla devam edecek, farklı ülkelerden büyükelçileri ve temsilcileri ODTÜ ekosistemiyle buluşturmayı sürdüreceğiz." ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar da etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde, ODTÜ Teknokent olarak üniversitenin bilgi birikimini girişimcilik ve teknoloji üretimiyle küresel ölçekte buluşturduklarını, Tech Diplomacy Circle gibi platformların, firmalarının uluslararası aktörlerle doğrudan temas kurmasına imkan tanıdıklarını ve Türkiye’nin teknoloji kapasitesini dünyaya anlatmak açısından büyük önem taşıdıklarını belirtti. Etkinlik, networking programı ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Teknoloji Diplomasisi Çevresi’nin ilerleyen dönemde farklı odak başlıklarla ve farklı teknoparklarda devam etmesi öngörülüyor.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:44
Artvin’de aralarında 11 yaş olan kardeşlerin telefonlarının yüz tanıma şaşkınlığı
Artvin’de aralarında 11 yaş fark bulunan iki kardeşin aynı telefonu yüz tanıma özelliğiyle açabilmesi, güvenlik endişelerini gündeme getirdi. Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde yaşayan iki kardeşin Iphone 11 model cep telefonlarında yaşadığı sıra dışı durum, yüz tanıma teknolojilerinin güvenilirliğini tartışmaya açtı. İddiaya göre, 17 yaşındaki İrem Kasap’a ait Iphone 11 model cep telefonu, aralarında yaklaşık 11 yaş fark bulunmasına rağmen ablası 28 yaşındaki Emel Kantar’ın yüzünü tanıyarak kilidini açtı. İlk etapta durumu tesadüf olarak değerlendiren kardeşler, olayın birden fazla kez tekrarlanması üzerine yüksek güvenlikli olarak düşündükleri telefon için şaşkınlık yaşadı. Yaşanan durumun ardından telefonun markasıyla iletişime geçen kardeşler, cihaz üzerinde uzaktan güncelleme ve çeşitli ayarlamaların yapıldığını ancak buna rağmen sorunun kısa süre içinde yeniden ortaya çıktığını öne sürdü. Kardeşler, tüm girişimlere rağmen kalıcı bir çözüm sağlanamamasının güvenlik endişelerini artırdığını ifade etti. Olayın köydeyken fark edildiğini anlatan Emel Kantar, yaşananlarla ilgili olarak "Kardeşim telefonu verdi, baktım telefon açıldı. Yanlışlık olduğunu düşündük ve tekrar denedik. Yüzü tekrar okuttuk, yine açıldı. Bunun üzerine telefon markasıyla iletişime geçtim. Cihaza uzaktan bağlanarak güncelleme yaptılar. Bir iki gün sorun yaşanmadı ancak daha sonra telefon tekrar yüzümü tanımaya başladı. Kesinlikle ciddi bir güvenlik açığı var. Yüz tanıma ile korunan her şeye erişebiliyorum. Henüz resmi bir şikâyette bulunmadım ama bulunacağım" dedi. Telefon sahibi İrem Kasap ise durumdan rahatsızlık duyduğunu belirterek "Ablamla aramızda 11 yaş fark olmasına rağmen telefonuma istediği zaman erişebiliyor. Tüm uygulamalarıma girebiliyor. Bu durum beni oldukça tedirgin ediyor. Gerekli şikâyetlerde bulunacağız" diye konuştu.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:39
Artvin’de aralarında 11 yaş olan kardeşlerin telefonlarının yüz tanıma şaşkınlığı
Artvin’de aralarında 11 yaş fark bulunan iki kardeşin aynı telefonu yüz tanıma özelliğiyle açabilmesi, güvenlik endişelerini gündeme getirdi. Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde yaşayan iki kardeşin Iphone 11 model cep telefonlarında yaşadığı sıra dışı durum, yüz tanıma teknolojilerinin güvenilirliğini tartışmaya açtı. İddiaya göre, 17 yaşındaki İrem Kasap’a ait Iphone 11 model cep telefonu, aralarında yaklaşık 11 yaş fark bulunmasına rağmen ablası 28 yaşındaki Emel Kantar’ın yüzünü tanıyarak kilidini açtı. İlk etapta durumu tesadüf olarak değerlendiren kardeşler, olayın birden fazla kez tekrarlanması üzerine yüksek güvenlikli olarak düşündükleri telefon için şaşkınlık yaşadı. Yaşanan durumun ardından telefonun markasıyla iletişime geçen kardeşler, cihaz üzerinde uzaktan güncelleme ve çeşitli ayarlamaların yapıldığını ancak buna rağmen sorunun kısa süre içinde yeniden ortaya çıktığını öne sürdü. Kardeşler, tüm girişimlere rağmen kalıcı bir çözüm sağlanamamasının güvenlik endişelerini artırdığını ifade etti. Olayın köydeyken fark edildiğini anlatan Emel Kantar, yaşananlarla ilgili olarak "Kardeşim telefonu verdi, baktım telefon açıldı. Yanlışlık olduğunu düşündük ve tekrar denedik. Yüzü tekrar okuttuk, yine açıldı. Bunun üzerine telefon markasıyla iletişime geçtim. Cihaza uzaktan bağlanarak güncelleme yaptılar. Bir iki gün sorun yaşanmadı ancak daha sonra telefon tekrar yüzümü tanımaya başladı. Kesinlikle ciddi bir güvenlik açığı var. Yüz tanıma ile korunan her şeye erişebiliyorum. Henüz resmi bir şikâyette bulunmadım ama bulunacağım" dedi. Telefon sahibi İrem Kasap ise durumdan rahatsızlık duyduğunu belirterek "Ablamla aramızda 11 yaş fark olmasına rağmen telefonuma istediği zaman erişebiliyor. Tüm uygulamalarıma girebiliyor. Bu durum beni oldukça tedirgin ediyor. Gerekli şikâyetlerde bulunacağız" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder