TEKNOLOJİ
17 Mart 2026 Salı - 12:54 Filmler gerçeğe dönüştü, bu teknoloji ile hayvanlar insanlarla konuşabilecek Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) yürütücülüğünde hayata geçirilen yenilikçi bir proje ile hayvanlar adeta konuşarak sağlık durumlarını yetiştiricilere aktarabilecek. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) öncülüğünde geliştirilen ‘Sığır Sağlığının ve Verimliliğinin İzlenmesine Yönelik Yerli Rumen Sensör Boluslarının Geliştirilmesi’ projesi kapsamında, sığırların sağlık durumunu sürekli izleyebilen yerli bir sensör sistemi üretilecek. Biyouyumlu ve düşük güç tüketimine sahip olacak kapsül şeklindeki rumen sensör bolusu hayvanların iç vücut sıcaklığı, rumen pH değeri, aktivite düzeyi, geviş getirme davranışı ve rumen iç basıncı gibi kritik verileri anlık olarak ölçebilecek. Toplanan veriler kablosuz iletişim aracılığıyla dış sistemlere aktarılacak ve böylece hayvanların sağlık durumları gerçek zamanlı olarak takip edilebilecek. Erken uyarı sistemi gibi çalışacak teknoloji sayesinde doğum öncesi belirtiler, sindirim sistemi sorunları ve metabolik rahatsızlıklar erken aşamada tespit edilebilecek. Bu sayede hayvan ölümlerinin azaltılması, sürü sağlığının korunması ve işletmelerin ekonomik kayıplarının düşürülmesi hedefleniyor. Projede geliştirilecek yerli rumen bolusu teknolojisinin, mevcut benzer ürünlere kıyasla daha sade bir tasarıma sahip olması, daha az ekipmanla çalışması ve daha düşük maliyetle üretilebilmesi planlanıyor. Böylece üreticilerin bu teknolojiye erişimi kolaylaşırken, Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlılığının da azaltılması amaçlanıyor. "Ülke ekonomisine katkı sağlanması bekleniyor" SBTÜ koordinasyonunda yürütülen projeye Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi de destek veriyor. Farklı üniversitelerin araştırma altyapılarının kullanılacağı proje kapsamında sensörleri içeren kapsülün tasarımı, elektronik devre doğrulama testleri ve saha denemeleri gerçekleştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla birlikte hayvancılıkta dijital izleme teknolojilerinin yaygınlaşması, hayvan refahının artırılması ve yerli teknoloji üretimiyle ülke ekonomisine katkı sağlanması bekleniyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Bilim Teknoloji Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatih Kaburcuk, "Bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde artık hayvanlar da konuşabilecek. Eskiden bu düşünce hayaldi fakat bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde ülkemizde gerçekleşecek. Daha sürdürülebilir ve verimli bir şekilde sığır yetiştiriciliği yapılacaktır. Böylece ülkemizde süt üretim miktarı ve et üretim miktarının artmasını sağlayacaktır" dedi. "Artık hayvanların da dili olacak" Hayvanların midesine yerleştirilen boluslar sayesinde hayvanların bir rahatsızlığı olup olmadığını tespit edebileceklerini söyleyen Fatih Kaburcuk, "Sığırların ön midesi olan rumen kısmına yerleştirilen boluslar sayesinde sonrası sayesinde hayvanların vücut sıcaklığını midelerindeki PH derecesini ve bu sayede hayvanların rahatsızlık yaşayıp yaşamadığını, geviş getirmelerinde problem olup olmadığını veya ne kadar su içtiklerinin tespiti yapılabilir. Aynı zamanda sıcaklık sensörüyle hayvanın rahatsızlığının olup olmadığını önceden tespit edilebilir. Rumen sensör bolusunun içinde bulunan ivme sensörü sayesinde hayvanların adımları takip edilebilir. Eğer herhangi bir hastalık sebebiyle hayvanın hareketleri kısıtlandıysa önceden tespit edip gerekli müdahale erkenden yapılabilir, böylece muhtemel can kayıplarının önüne geçilebilir. Bu hayvanın midesine yerleştirilecek rumen sensör bolusu sayesinde hayvanların vücut sıcaklığı, mide sıvısında bulunan PH derecesi ve bir takım diğer sensörler vasıtasıyla hayvanların kızgınlık dönemi ve diğer olumsuz olabilecek komplikasyonların tespitini yaparak bize önceden haber verecek. Eskiden derlerdi ki hayvanların ağzı var dili yok. Fakat şimdi bu teknoloji sayesinde artık hayvanların ağzı var, dilleri de geliştirilecek teknoloji sayesinde olacaktır" dedi. "Midede 5 yıl kadar durabiliyor" Bu proje ile daha verimli bir sığır yetiştiriciliğinin yapılacağını belirten Kaburcuk, "Bu sensör bolusu Avrupa’da birkaç firma tarafından geliştirilmişti. Fakat hali hazırda var olan sensör bir takım ilave bileşenlere ihtiyaç duymaktaydı. Fakat bizim geliştireceğimiz bu sensör bolusu ile sadece hayvanın midesine yutturulacak kapsül yeterli olacak. İlave olarak dışarıda bir takım baz istasyonu veya tekrarlayıcılara ihtiyaç olmayacaktır. Avrupa’da muadili olan rumen sensör bolusları yaklaşık 150 dolar civarındayken bizim geliştirmeyi planladığımız sensör bolusları yaklaşık 50-60 dolar civarında olacak. Böylece daha sade, daha uygun ve daha kullanışlı olarak insanımıza sunulacak. Bilim ve Teknoloji yöneticiliğinde gerçekleştirilecek olan bu ürün Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi koordinasyonunda gerçekleştirilecektir. Bildiğiniz üzere bazı eski çizgi filmlerden hayvanları konuştururlardı. Bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde artık hayvanlar da konuşabilecek. Eskiden bu düşünce hayaldi fakat bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde ülkemizde gerçekleşecek. Daha sürdürülebilir ve verimli bir şekilde sığır yetiştiriciliği yapılacaktır. Böylece ülkemizde süt üretim miktarı ve et üretim miktarının artmasına neden olacaktır. Geliştirilecek olan rumen sensör bolusu, hayvanın midesinde yaklaşık beş yıl kadar durabiliyor" ifadelerine yer verdi.
17 Mart 2026 Salı - 11:54 Prof. Dr. Yasemin Açık: "Geçmişin emeğiyle geleceğin teknolojisini bu topraklarda buluşturmaya devam edeceğiz" Doğup büyüdüğü topraklara vefa borcumu ödemek için sürdürülebilir bir istihdam ve kalkınma merkezi inşa etmeye odaklandıklarını aktaran Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, ""Geçmişin emeğiyle geleceğin teknolojisini bu topraklarda buluşturmaya devam edeceğiz" dedi. Prof. Dr. Yasemin Açık’ın, bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltma, yerel kalkınma ve toplumsal refahı artırma vizyonuyla hayata geçirdiği Seza Çimento, kuruluşunun 10. yılını doldurdu. Elazığ’ın en büyük, Doğu Anadolu Bölgesi’nin ise en büyük ve en çevreci yatırımlarından biri olan fabrika, akademiden şantiyeye uzanan bir başarı öyküsünü temsil ediyor. Halk Sağlığı Uzmanı olan Prof. Dr. Açık’ın akademiden ayrılarak kurduğu fabrika, sektörün kurucusu kadın olan ilk ve tek çimento fabrikası olma özelliğini taşıyor. Baskil ilçesinde, elektriği, suyu, hatta yolu bile olmayan zorlu bir arazide 23 ayda üretime geçirilen fabrikadaki ilk üretimi bugün hala dün gibi hatırladığını aktara Prof. Dr. Açık, "Bu yatırımı yaparken temel amacımız, bir üretim tesisi kurmanın çok ötesindeydi. Halkla iç içe olduğum için Elazığ’ın sanayi yatırımına, işe, üretmeye ihtiyacı olduğunu çok net bir şekilde görüyordum. Bu nedenle doğup büyüdüğüm topraklara vefa borcumu ödemek için sürdürülebilir bir istihdam ve kalkınma merkezi inşa etmeye odaklandık. Seza Çimento’nun başarısı, kolektif bir emeğin ve bu toprakların insanıyla kurduğumuz sarsılmaz bağın eseridir" diye konuştu. Seza Çimento’nun geride bıraktığı 10 yıldaki kazanımlarını, üretim ekonomisi temelli, ihracata dayalı, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm odaklı bir vizyonla geleceğe taşımayı hedeflediklerini vurgulayan Prof. Dr. Açık, "Bizim için asıl yolculuk şimdi başlıyor. Dünya genelinde savaşların, ekonomik kırılmaların yaşandığı, yapay zekanın iş yapış şekillerini dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin yıkıcı etkisinin giderek daha fazla hissedildiği bu dönemde; inovasyon, teknoloji, Ar-Ge yatırımlarımız ve çevreci üretim modelimizle hem ekonomik değer oluşturmayı hem de doğayla uyumlu, insanı merkezine alan dijital bir ekosistemi yarınlara taşımayı hedefliyoruz. Geçmişin emeğiyle geleceğin teknolojisini bu topraklarda buluşturmaya devam edeceğiz. Bu 10 yıllık başarı hikayesinin asıl kahramanları, ilk günden itibaren vizyonumuza ortak olan, emeğini ve yüreğini ortaya koyan çalışma arkadaşlarımdır. Seza Çimento ailesinin her bir ferdine şükranlarımı sunuyor, yeni dönemimizde de hep birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ilk görsel efekt ödülleri sahiplerini buluyor
17 Şubat 2025 Pazartesi - 11:06 Türkiye’nin ilk görsel efekt ödülleri sahiplerini buluyor EFEKT Görsel Efekt Günleri, VFX dünyasının en prestijli isimlerini İstanbul’da bir araya getiriyor. "Hayal Et, Tasarla, Etkile" temasıyla gerçekleşecek etkinlik, Türkiye’de ilk kez düzenlenecek ödül töreniyle 22-23 Şubat’ta İstanbul’da sinema ve görsel efekt tutkunlarını buluşturacak. Türkiye’nin görsel efekt alanındaki en prestijli etkinliği EFEKT Görsel Efekt Günleri ve Ödülleri, bu yıl ilk kez görsel efekt sektörünü onurlandıran bir ödül töreniyle gerçekleşiyor. Görsel efektin, sinemada bir sihir gösterisi olarak doğduğu ve bugün yapay zeka ile sınırlarını genişlettiği bir dönemde, Türkiye’deki görsel efekt (VFX) ve animasyon sektörünün yenilikçi endüstrilerdeki konumunu vurgulamak için EFEKT, "Hayal Et, Tasarla, Etkile" mottosuyla geri dönüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleşecek etkinlik, ANiKA Animasyonun Kadınları Derneği - WIA Kolektifi organizasyonunda, British Council Türkiye, Institut français Türkiye, Bahçeşehir Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü ortaklığında düzenlenecek. ANİM.İST İstanbul Animasyon Platformu ve GEAS Görsel Efekt ve Animasyon Sanatçıları Derneği de etkinliğin önemli paydaşları arasında yer alıyor. ANiKA Animasyonun Kadınları Derneği Başkanı ve Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazlı Eda Noyan, "Animasyon ve VFX sanatının ve verdiği keyfin sınırı yok. Sihir gibi görünse de, VFX aslında teknoloji, merak ve hikaye anlatma sevgisinin ve bunların yanı sıra büyük bir emek ve ekip çalışmasının birleşimi. Gelin, bu sihri bizimle birlikte kutlayın" çağrısı yaptı. Institut français Türkiye Görsel-İşitsel İşbirliği Ataşesi Florent Signifredi ise "Bu etkinlik, perdenin arkasında ne olduğunu, bir filmin nasıl yapıldığını keşfetmek için eşsiz bir fırsat. VFX artık film yapmak için önemli bir faktör ve umarım bu etkinlik yarının VFX sanatçılarına ilham verebilir" dedi. VFX’te kadın temsili odakta Birleşmiş Milletler raporlarına göre, yenilikçi endüstrilerde dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ülkesi konumunda yer alan Türkiye’nin VFX alanında kadın temsilinin oldukça düşük olması nedeniyle bu yıl EFEKT’de, VFX sektöründeki kadınlara ödüller verilip, etkinlikler düzenlenecek. EFEKT’in ilk gününde, yenilikçi endüstriler temsilcilerini bir araya getiren özel bir B2B etkinliği düzenlenecek. VFX sanatçıları, showreellerini paylaşma şansı yakalayacak. Bahçeşehir Üniversitesi ev sahipliğinde yapılacak etkinlikte AWUK - Animated Women UK kurucusu ve eski başkanı Lindsay Watson, ANİKA ve WIA Kolektifi himayesinde özel bir atölye gerçekleştirecek. "Netflix Türkiye’de Kadınların VFX Rollerinde Temsili" panelinde, sektörde kadınların nasıl ön plana çıktığı tartışılacak. Fransız usta VFX süpervizörü Roxane Fechner ve öncü görsel efekt festivallerinden Festival PIDS ENGHIEN Başkanı Yann Yann Marchet ile panel düzenlenecek. 2. EFEKT kapsamında görsel efektlerin sinema filmlerinde oynadığı kritik rol, "Serbest Gezen VFX" açık mikrofon etkinliğiyle gündeme taşınacak. Bu platform, VFX sanatçılarının bilgi paylaşımı yapabileceği, sektördeki görünürlüğü artırmaya yönelik açık bir sahne olacak. İlk EFEKT VfX Ödül Töreni Atlas 1948’de Türkiye’de ilk kez düzenlenen EFEKT VFX Ödülleri, Atlas 1948 Sineması’nda büyük bir törenle sahiplerini bulacak. Ödüller, Uzun Metraj Filmde Üstün Görsel Efekt Ödülü, Dizi Bölümünde Üstün Görsel Efekt Ödülü ve Öğrenci Projesinde Üstün Görsel Efekt Ödülü kategorilerinde dağıtılacak. EX_Machina filmiyle Oscar kazanan ilk kadın VFX süpervizörü Sara Bennett, ilk EFEKT Uluslararası Vizyoner Ödülü’nün sahibi olacak. Türkiye’de VFX alanının öncü isimlerinden Hilmi Güver, ülkemizde ilk kez verilecek Ulusal VFX Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nün sahibi olacak. Güver, kendisi gibi VFX süpervizörü olan kızı Leyla Güver-Beck ile birlikte bir ustalar sınıfı söyleşisi gerçekleştirecek.
Yapay zekâlı görüntü işleme teknolojisi ile sürücülerin kaza riski azaltılıyor
17 Şubat 2025 Pazartesi - 10:54 Yapay zekâlı görüntü işleme teknolojisi ile sürücülerin kaza riski azaltılıyor Vodafone Business, geçtiğimiz yıllarda Türkiye’nin önde gelen endüstriyel ve medikal gaz tedarikçilerinden Linde Gaz’a sunduğu Güvenli Sürüş çözümüyle bir iş ortaklığına imza atmıştı. Bu kapsamda şirket, güvenlik seviyesinde kademe atlarken, projedeki yeni güncellemeler sayesinde manevra kaynaklı basit kazaları yüzde 70 oranında azalttı. Vodafone Business, işletmelerin dijital iş ortağı olarak onları geleceğin dünyasına hazırlamayı sürdürüyor. Bu paralelde platform, geçtiğimiz yıllarda Türkiye’nin önde gelen endüstriyel ve medikal gaz tedarikçisi Linde Gaz’a tedarik zinciri süreçlerinde sürüş güvenliğinin sağlanmasına imkân tanıyan Güvenli Sürüş çözümü sağlamıştı. Bu teknoloji temel olarak yapay zekâ tabanlı görüntü işleme teknolojisine dayalı sürücü davranış analizi ile sürücülerin anlık olarak takip edilmesini sağlıyor. Platform var olan sisteme entegre ettiği geri görüş kamerası teknolojisiyle sürücülerin karşılaştığı zorlukları önemli ölçüde azalttı. Bu yenilik sayesinde şirketin dağıtım operasyonlarında manevra kaynaklı basit kazalarda bir önceki yıla kıyasla yüzde 70 oranında bir azalma söz konusuyken; mevcut iş ortaklığı, şirket sürücülerinin yaklaşık 45 milyon kilometreyi hiçbir ölümlü ya da yaralanmalı kaza yaşamadan tamamlanmasına olanak sağladı. "Güvenli Sürüş’le ortalama iki günde bir potansiyel kazanın önüne geçiyoruz" Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: "Şirkete sunduğumuz çözüm araç içi takip, güvenli araç ve kamera sisteminden farklı olarak yapay zekâ içermesi ve teknolojinin sürüş güvenliği için kullanılması yönüyle Türkiye’de bir ilke imza atmıştık. Görüntü işleme teknolojisi olan Güvenli Sürüş çözümümüzle Linde Gaz dağıtım araçlarında şoförlerin sigara, telefon kullanımı, dikkat dağınıklığı veya yorgunluk gibi durumları, anlık olarak araç içi kameralardan tespit edilerek sesli uyarı veriliyor. Bu sayede sürüş güvenliği sağlanarak kazalara sebep olan durumları kaza olmadan önlemeyi amaçlıyoruz. Projemize ek olarak şehir içerisinde dar alanlara girildiği için ayrıca araçlara eklenen geri görüş kameraları ile araç üzerinde hiçbir kör nokta bırakmayarak minör kazaların da önüne geçmiş olduk. Yapay zekâ tabanlı görüntü işleme teknolojimiz sayesinde kaza şiddetinden bağımsız olarak, ortalama iki günde bir potansiyel tehlikeyi erkenden tespit ederek engelleyebiliyoruz. Bu sayede olası kazaların önüne geçerek, daha güvenli bir sürüş ortamı oluşturuyoruz. Vodafone Business olarak, işletmelerin ihtiyaçlarını yakından takip edip onlara özel çözümler üreterek dijitalleşme süreçlerine en hızlı şekilde destek olmaya devam edeceğiz." "Dört yıllık süreçte kayıplı hiçbir kaza yaşamadık" Şirket sürücüleri özelinde bu sayede puantaj sistemine geçtiklerini aktaran Linde Gaz Planlama ve Lojistik Kıdemli Yöneticisi Özgür Çelebi ise sistemden en az ikaz alan şoförlerin prim usulü ödüllendirildiğini ve bu dört yıllık süreçte neredeyse sıfır kaza durumunun söz konusu olduğunu ifade etti. "Şirket olarak en önemli değerimiz, hiç şüphesiz ki emniyet. Vodafone Business’ın yapay zekâ tabanlı çözümü ile dağıtım operasyonlarımız Türkiye lojistik sektöründe nadiren görülebilecek bir başarıya imza attı. Yapay zekâ teknolojisinin kullanıldığı mevcut araç ve sürücü takip sistemiyle, Linde Gaz sürücülerinin davranışlarını anlık olarak analiz ederek potansiyel riskleri çok önceden tespit etme olanağı sağlıyoruz. Bu sayede iş güvenliğimizi daha da güçlendirdik, çalışan memnuniyetini artırdık ve operasyonel maliyetleri düşürerek sürdürülebilirliği sağladık. Ayrıca şoförlerimizin daha dikkatli araç kullanması sağlayarak şirketimizin sıfır kaza yaklaşımını güçlendirdik" diyen Çelebi, sürüş güvenliği, filo yönetimi ve verimlilik gibi birçok alanda sektöre örnek olmaya devam ettiklerini de sözlerine ekledi.
Bilim Merkezine planetaryum, kütüphane ve popüler bilim kitaplığı yapılacak
17 Şubat 2025 Pazartesi - 09:40 Bilim Merkezine planetaryum, kütüphane ve popüler bilim kitaplığı yapılacak Düzce Bilim Merkezi, kapasite artışı için 30 milyon TL hibe almaya hak kazandı. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, "Çocuklarımıza ve gençlerimize çok daha nitelikli hizmet sunacak bir altyapı kuruyoruz" dedi. Düzce’de çocuk ve gençlere bilimi sevdirmek ve geleceğin bilim insanlarını yetiştirmek amacıyla Başkan Faruk Özlü tarafından şehre kazandırılan Düzce Bilim Merkezi, TÜBİTAK’tan 30 milyon TL hibe almaya hak kazandı. Türkiye’nin 14 büyük ölçekli bilim merkezinden biri olan Düzce Bilim Merkezi’nde 4 yıl sürecek proje ile ziyaretçilere ve gençlere sunulan imkanlar genişletilecek. 53 farklı deney düzeneğinin bulunduğu interaktif sergi ile her biri ayrı konseptte hazırlanan temel bilimler, uzay ve havacılık, robotik ve kodlama, tasarım, matematik ve keşif atölyelerinin bulunduğu Düzce Bilim Merkezi, yeni proje sayesinde daha fazla atölye malzemesi, donanım, mobil düzenekler, planetaryum, kütüphane ve popüler bilim kitaplığı gibi birçok yeni hizmete kavuşacak. Sadece Düzce’ye değil, Sakarya, Zonguldak ve Bolu gibi çevre illere de hizmet veren Düzce Bilim Merkezi, artan imkanlar sayesinde bilim meraklılarına çok daha nitelikli bir deneyim sunacak. "Şehrimize hayırlı olsun" Başkan Faruk Özlü, "Düzce Bilim Merkezi, Türkiye’deki 14 Bilim Merkezinden biridir. 2025 yılında TÜBİTAK’tan 30 milyon TL hibe kazandık. Bu hibe ile Bilim Merkezimizi geliştirmeye ve büyütmeye devam edeceğiz. Çocuklarımıza ve gençlerimize çok daha nitelikli hizmet sunacak bir altyapı kuruyoruz" dedi.
Gökyüzü meraklıları 5. kez Beyağaç Topuklu Yaylasında buluşacak
17 Şubat 2025 Pazartesi - 09:12 Gökyüzü meraklıları 5. kez Beyağaç Topuklu Yaylasında buluşacak Denizli’nin Beyağaç Belediyesi tarafından yürütülen Topuklu Yaylası Ethem Hoca ile Gökyüzü Gözlem Etkinliklerinin 5’incisi bu yıl 31 Temmuz – 3 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Beyağaç Belediyesi, Kalebey Yerel Eylem Grubu Derneği, Denizli Valiliği, Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) işbirliğinde gerçekleştirilen Topuklu Yaylası Ethem Hoca ile Gökyüzü Gözlem Etkinlikleri 4 etkinliği, geçtiğimiz yıl Temmuz ayında 250’si çocuk olmak üzere 1500 gökbilim sevdalısının katılımıyla yapılmıştı. Astrofotoğrafçılar tarafından etkinlik alanına kurulan 38 teleskopla gece derin uzay cisimlerinin resimleri çekilmişti. Yurt içi ve yurt dışından büyük ilgi gören Topuklu Yaylası Ethem Hoca ile Gökyüzü Gözlem Etkinliklerinin 2025 yılı programı belli oldu. 31 Temmuz - 3 Ağustos 2025 tarihleri arasında düzenlenecek olan etkinliğin bu yıl da binlerce gökyüzü meraklısını buluşturması bekleniyor. Gökyüzü meraklılarını Beyağaç Topuklu Yaylasına davet eden Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, "Yıldızlara dokunmak için bu yılda Topuklu Yaylası’nda buluşuyoruz. Gökyüzünün büyüsünü keşfetmek, unutulmaz bir deneyim yaşamak isteyen herkesi bekliyoruz. Topuklu Yaylası, Uluslararası Gözlem Enstitüsü verilerine göre en karanlık ve sessiz yer olarak belirlenmek üzere. Gökyüzü görseli ile ilgilenen kişilerin aradığı her şey var. Topuklu Yaylasının ‘Uluslararası Karanlık Gökyüzü Parkı’ statüsü alabilmesi için iki yıldan bu yana merkezi ABD’de bulunan Uluslararası Karanlık Gökyüzü Parkları Komitesi (IDA) ile iletişim başarıyla devam etmekte olup 2025 yılında sertifikanın alınması öngörülmektedir. IDA tarafından sertifikalandırılan dünyada 220 adet, Avrupa’da ise sadece 22 adet karanlık gökyüzü parkı olduğu varsayımıyla bu sertifikanın bölgenin ve ülkenin turizmi adına ne kadar önemli olduğu ortadadır. Topuklu Yaylasının ülkemizin ilk ‘Karanlık Gökyüzü Parkı’ unvanına sahip olması halinde IDA tarafından bu haberin dünya çapında milyonlarca gökyüzü meraklısına duyurulmasıyla Topuklu Yaylamıza büyük bir ilginin oluşması kaçınılmaz olacaktır. Bu etkinlik Beyağaç ve Topuklu Yaylası isimlerinin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde bilinirliliğinin artmasını sağlayacak ve yöre halkının sosyal, kültürel, ekonomik gelişimini hızlandıracaktır. Bu etkinlikler her geçen yıl kapsamı genişleterek sürdürülecek ve en yakın zamanda Topuklu Yaylasının !Astro Turizm Destinasyonu’ olarak anılmasını ve tanınmasını sağlayacaktır" diye konuştu.
Sosyal medya fenomenleri Bursa’nın turizm potansiyelini tanıttı
16 Şubat 2025 Pazar - 13:44 Sosyal medya fenomenleri Bursa’nın turizm potansiyelini tanıttı Bursa Kültür, Turizm ve Tanıtma Birliği’nce yürütülen çalışmalar çerçevesinde Ortadoğu ülkelerinden davet edilen 15 sosyal medya fenomeni Bursa’yı gezdi, hatıralarını takipçileriyle paylaştı. Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği, Türk Hava Yolları ve Swiss Hotel Uludağ iş birliği içerisinde kentin turizm destinasyonlarını tanıtmak amacıyla 15 sosyal medya fenomenini Bursa’da ağırladı. Suudi Arabistan başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerindeki Bursa algısını güçlendirmek adına gerçekleştirilen organizasyon kapsamında 3 gün boyunca katılımcılara; Uludağ Kayak Merkezi başta olmak üzere Bursa’nın tarihi, kültürel, gastronomi ve doğal değerleri tanıtıldı. "Yeni iş birlikleri geliştiriyoruz’’ Kültür, Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, sosyal medya fenomenleriyle bir araya gelerek kentin turizm potansiyelinden bahsetti. Bursa’nın Orta Doğu’da çok güçlü bir turizm destinasyonu olduğunu kaydeden Birlik Başkanı Oktay Yılmaz, "İstatistiklere baktığımızda Suudi Arabistan başta olmak üzere Kuveyt, Katar, Bahreyn ve diğer kardeş ülkelerimizden Bursa’ya ilginin fazla olduğunu görüyoruz. Bu ilgiyi korumak ve geliştirmek adına Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği adına hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Gelecek hafta da Bursa’mızda Türk Hava Yolları katkılarıyla Suudi Arabistan’ın beş ayrı kentinden tur operatörlerini Bursa da turizm profesyonellerimiz ile bir araya getirerek B2B görüşmeler gerçekleştireceğiz. Yine 28 Nisan’da başlayacak Dubai ATM Fuarı’na katılarak kentimiz adına açacağımız stantta Bursalı turizm profesyonellerimiz ile birlikte yeni iş birlikleri geliştireceğiz" dedi.
Elazığlı minik mühendis adayları, TEKNOFEST’te buluştu
15 Şubat 2025 Cumartesi - 15:48 Elazığlı minik mühendis adayları, TEKNOFEST’te buluştu Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz haftalarda hizmete açılan TEKOFEST Ofisine yoğun ilgi devam ediyor. Deneyap Atölyesi bünyesindeki ofiste eğitim alan minik mühendis adaylar ise şimdiden TEKNOFEST’e hazırlanmak istediklerini kaydetti. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yaklaşık iki hafta önce açılışı gerçekleştirilen TEKNOFEST Ofisine yoğun ilgi sürüyor. Gençlik Merkezi bünyesindeki Deneyap Atölyesi içerisindeki ofis, öğrenciler tarafından yoğun ilgi görüyor. Robotik Kodlama, proje hazırlama ve yazılım gibi 11 alanda eğitim alan öğrenciler, memnuniyetlerini dile getirdi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Abdulsamet Eren de mühendis adaylarını ziyaret ederek başarı diledi. TEKNOFEST Ofisinde eğitimlerin devam ettiğini ve herkesi ofise davet ettiklerini dile getiren Gençlik ve Spor İl Müdürü Abdulsamet Eren, "Gençlik Merkezimizdeki Deneyap Atölyesindeyiz. Bugün çok önemli bir proje ve konu için buradayız. Türkiye’de TEKNOFEST’lere yoğun bir başvuru var. Gençler bireysel düzeyde kendilerini geliştirici ve birçok projenin önün açan TEKNOFEST alanında başvurular yapıyorlardı. Bu başvurular da artık Elazığ’da da tüm gençlerimize çağrımız var. Gençlik Merkezi’mize bağlı Deneyap Atölyesinde TEKNOFEST Ofisi açıldı. Akıllara gelebilecek bütün sorulara cevap bulabilecekleri merkezimize tüm gençlerimizi bekliyoruz" dedi. TEKNOFEST Ofisi’ne gelen öğrencilerden 11 yaşındaki Mustafa Yiğit Öztürk, "Katılacağımız TEKNOFEST yarışması hakkında bizlere bilgiler veriliyor. TEKNOFEST’te iyi bir derece almak için burada derslere gidiyoruz. 11 tane dersimiz var, hepsini bitirdikten sonra mezun olup güzel yerlere gitmek istiyoruz. Mühendis veya beyin cerrahı olmak istiyorum" şeklinde konuştu. Bir diğer öğrenci 12 yaşındaki Ahmet Affan Özer de, "Burada, TEKNOFEST’e katılmak için eğitim veriliyor. Projeler hakkında bilgi alıyoruz. Şu anda robotik kodlama üzerine eğitim alıyoruz" diye konuştu.
Excalibur oyun dünyasını Mid Show ile buluşturuyor
14 Şubat 2025 Cuma - 16:37 Excalibur oyun dünyasını Mid Show ile buluşturuyor Excalibur’un oyun tutkunlarını bir araya getirdiği Mid Show, 15-16 Şubat tarihlerinde iki büyük etkinlikle rekabeti zirveye taşıyor. Oyun dünyasının ünlü isimleri, bu deneyimde kozlarını paylaşıyor. Oyun dünyasının en heyecan verici etkinliklerine ev sahipliği yapan Excalibur, 15-16 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek Mid Show etkinliğinde iki büyük karşılaşma ile oyun dünyasını bir araya getiriyor. Futbolun taktiksel zekâ ve takım oyunuyla öne çıktığı FC 25’ten hayatta kalmanın ve reflekslerin belirleyici olduğu PUBG’ye uzanan bu etkinlik, katılımcılara unutulmaz anlar yaşatacak. Galatasaray ve Fenerbahçe e-spor takımlarının oyuncularının da yer alacağı bu mücadelelerde oyun dünyasının ünlü isimleri hem birbirleriyle hem de izleyiciler arasından seçilen katılımcılarla kıyasıya mücadele edecek. İzleyiciler için sürpriz ödüllerle zenginleştirilen Mid Show, oyunseverleri ekran başına kilitlemeye hazırlanıyor. BattleZone, PUBG arenasında dev bir rekabet sunacak Mid Show’un 15 Şubat’ta gerçekleşecek ilk büyük etkinliği BattleZone, PUBG sahnesinde taktiksel zekânın ve takım uyumunun sınandığı 35’e 35 formatındaki özel bir turnuva ile izleyicilerle buluşacak. Ferit "wtcn" Karakaya ve Cem "Mithrain" Karakoç’un liderlik edeceği takımlar, oyun dünyasının tanınmış isimleri ve seçilmiş katılımcılarla büyük bir mücadeleye girişecek. Seyirciler için de sürprizlerle dolu olacak etkinlik, PUBG arenasında unutulmaz anlara sahne olacak. Ancak bununla sınırlı kalmayan mücadele sonrasında Cem "Mithrain" Karakoç ve Ferit "wtcn" Karakaya arasında bire bir düello gerçekleşecek. Kazanan isim, Eray Can "Eray" Özkenar ile karşı karşıya gelecek ve rekabet daha da kızışacak. FC25 sahnesinde yıldızlarla dolu bir mücadele Mid Show’un bir diğer büyük etkinliği olan Dream XI, 16 Şubat’ta FC 25’in Clubs modu ile dijital futbol deneyimini farklı bir boyuta taşıyacak. 11’e 11 formatında oynanacak bu mücadelede, ünlü yayıncı Çağrı "Hype" Ergün kaptan olarak sahaya çıkacak. Onun önderliğindeki rüya takımda, içerik üreticileri ve e-spor dünyasının önde gelen isimleri yer alacak. Heyecanın doruklara çıkacağı karşılaşmada, izleyiciler arasından seçilecek katılımcılar da bu özel takımlara karşı mücadele etme şansı yakalayacak.
Canik’in bilim ve teknoloji üssü 17 ilçeye kapılarını araladı
14 Şubat 2025 Cuma - 15:17 Canik’in bilim ve teknoloji üssü 17 ilçeye kapılarını araladı Samsun’un 17 ilçesindeki öğrenciler ve öğretmenler, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde özel olarak oluşturulan atölyeler, laboratuvarlar ve keşif alanlarını gezdi. Öğrenciler bilim ve teknoloji eğitim alanlarına hayran kaldı. Samsun’un 17 ilçesinde eğitimlerini sürdüren lise öğrencileri ve farklı branşlarda görevlerini sürdüren öğretmenler Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nü ziyaret etti. Öğrencilerin, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde özel olarak oluşturulan atölyeler, keşif alanları ve laboratuvarları hayranlıkla incelediği ziyaret programında, burada bilim ve teknoloji alanında gerçekleştirilen uygulamalı ve teorik eğitimler hakkında uzman eğitmenler tarafından bilgiler verildi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde gerçekleştirdikleri farkındalık etkinlikleriyle öğrencilerin bilim ve teknolojideki gelişmeleri yakından takip etme imkânı bulduklarını ve eğitim programlarıyla yeni nesil teknolojilerle tanıştıklarını ifade etti. "Gelecek nesiller için atılan tarihi bir adım" Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde yer alan 10 farklı atölyeyi, keşif alanlarını ve laboratuvarları yakından inceleyen öğrenciler, keşif alanlarında ise bilim ve teknoloji etkinlikleriyle bir araya geldi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde her yaş grubundan vatandaşı ağırlamayı sürdürdüklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde Milli Teknoloji Hamlesi, yerli ve milli teknoloji konularında yıl içerisinde birçok farkındalık etkinliği gerçekleştirdiklerini belirtti. Samsun’un 17 ilçesinden Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nü ziyaret eden öğrenciler eğitim olanaklarını ve eğitim uygulamalarını beğendiklerini ifade ederken öğretmenler ise duygu ve düşünlerini, "Burada çocukları ve gençleri geleceğe hazırlayan, onların yeni nesil teknolojilerle tanıştıran bir eğitim modeli var. Bu kampüs, gelecek nesiller için atılan tarihi bir adım. Bilim ve teknoloji konularında öğrencilerin yeni yetiler kazanmasına vesile olan, öğrencilerin eğlenirken öğrendiği eğitim müfredatı ve uygulamaları ise gerçekten takdire şayan" şeklinde aktardı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) koordinesinde yürütülen Genç AR-GE Projesi çerçevesinde Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nü ziyaret eden öğrenciler ve öğretmenler, ziyaret programı sonunda kampüste yer alan Akıncı TİHA’nın önünde hatıra fotoğrafı çektirdi.
Balıkesir’de internetsiz sokak kalmayacak
14 Şubat 2025 Cuma - 09:45 Balıkesir’de internetsiz sokak kalmayacak Balıkesir’in dört bir yanındaki teknoloji altyapısını güçlendirmek için Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın öncülüğünde harekete geçen Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kentin kamusal alanlarındaki wi-fi kurulumlarıyla vatandaşlara ücretsiz ve sınırsız internet erişimi sağlıyor. Afetlere yönelik hazırlıklardan eğitim ve güvenlik hizmetlerine kadar teknoloji altyapısını güçlendirme amacıyla Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın talimatlarıyla çalışmalarını hızlandıran Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kamusal alanlarda vatandaşların hayatını kolaylaştıran ücretsiz ve sınırsız wi-fi hizmet ağını genişletiyor. Kent merkezindeki 22 noktada vatandaşlara 7/24 ücretsiz wi-fi hizmeti sağlayan Büyükşehir Belediyesi, merkez dışında kalan 12 ilçedeki 26 noktada da ücretsiz wi-fi hizmetlerini, kesintisiz bir şekilde vatandaşlara sunuyor. Başkan Ahmet Akın’ın teknolojik altyapısı güçlü bir kent oluşturma hedefi doğrultusunda verdiği talimatlarla kısa süre içinde 2 yeni noktada daha wi-fi hizmet noktası kurulacağını belirten Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, Bigadiç ve Sındırgı ilçelerinde kurulacak erişim noktalarıyla toplamda 50 bölgede ücretsiz ve sınırsız internet erişimi hizmeti sunulacağını belirtti. Vatandaşların sürekli ve etkin bir şekilde faydalanması için ücretsiz olmasının yanı sıra herhangi bir sınırı olmayan wi-fi bağlantılarına, bir kereye mahsus kayıt işlemiyle tüm hizmet noktalarından kolayca ulaşmak mümkün. 20 ilçeye ücretsiz ve sınırsız internet Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca yürütülen ve günde ortalama bin bin 300 kişinin kullandığı ücretsiz wi-fi hizmetlerinin, ilerleyen süreçte 20 ilçeye eşit ve kapsamlı bir şekilde ulaştırılacağını belirten Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Ender Ünal; "İletişim çağında yaşıyoruz. Vatandaşlarımıza; özellikle gençlere, öğrencilere gelişmiş bir teknolojik altyapı sunmak ve temel bir hak olarak gördüğümüz iletişimi güçlendirmek adına Başkanımız Ahmet Akın öncülüğünde ücretsiz ve sınırsız wi-fi hizmetini daha fazla noktada, daha güçlü bir altyapıyla hayata geçirmek için çalışmaları hızlandırdık. Amacımız ücretsiz wi-fi hizmetini; Balıkesir’in 20 ilçesine eşit, kapsamlı ve güçlü bir altyapıyla ulaştırmak. Hali hazırda mevcut hizmet noktalarımıza, Bigadiç’te ve Sındırgı’da altyapısını hazırladığımız kurulumlarla yenilerini ekliyoruz. Bu şekilde 50 noktada hizmet verilecek. Tüm ili kapsayacak şekilde çalışmalarımız devam ediyor." diyerek hizmetlerin kapsamının ve kalitesinin geliştirileceğini söyledi. "Bu sistem hem benim için hem de öğrenciler için çok faydalı oldu" Ücretsiz wi-fi hizmetleri, özellikle kentteki öğrencilerin yaşamını kolaylaştırıyor. Balıkesir Merkez’de; Toplu Taşıma Merkezi (TTM) başta olmak üzere Avlu Yaşam Merkezi, Ahmet Edip Uğur Gençlik Kültür ve Aktivite Merkezi (Çamlık) gibi yoğunluk yaşanan bölgelerde hizmet verilmesinin yanı sıra kütüphaneler ve gençlik merkezleri gibi öğrencilerin tercih ettiği sosyal alanlarda da wi-fi hizmetlerinden kesintisiz bir şekilde faydalanılıyor. Ücretsiz wi-fi hizmetinin gençler için çok iyi bir hizmet olduğunu ifade eden Yiğit İşgüder, "Durumu olan var, olmayan var. Çok güzel bir şey. Evimde wi-fi olmadığı için çalışamıyorum. Herkes de ders çalışmak için özel hoca tutamadığı için harika bir çalışma yapmışlar. Ahmet Başkan’a teşekkür ediyorum." dedi. İnternet olmadığı zamanlarda derslerini tekrar edemediğini ifade eden Emirhan Korkut, "Bu sistem hem benim için hem de öğrenciler için çok faydalı oldu. Kimi internet paketi alamıyor, kiminin de evinde wi-fi yok. Derslerini tekrar ediyor" diye konuştu. Muzaffer Güvel ise "Öğrencilerin kendi paketlerindeki tarifeler yetersiz olduğu durumlarda Büyükşehir’in wi-fi’si devreye girdiği zaman yeterli internet kotası sunuyor" ifadelerini kullanarak ücretsiz ve sınırsız wi-fi hizmetinden memnun olduğunu dile getirdi.
Düzce’de dijital okuryazarlık seferberliği başladı
13 Şubat 2025 Perşembe - 17:31 Düzce’de dijital okuryazarlık seferberliği başladı Düzce Valiliği tarafından Düzce Belediyesi ve Düzce Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen Dijital Okuryazarlık ve Dijital İletişim Becerileri Proje Eğitimi’nin ilk gün programı Düzce Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Programa; Düzce Valisi Selçuk Aslan ve eşi Pınar Aslan, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, protokol üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, davetli konuşmacılar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Nedim Sözbir; bilgiye erişimden siber güvenliğe, dijital medyadan etik değerlere kadar birçok konunun ele alınacağı programın, alanında uzman konukların katkılarıyla dijital dünyada bilinçli bireyler yetiştirmeye büyük katkı sağlayacağını ifade etti. "Bireylerin dijital dünyada etkili, güvenli ve bilinçli bir şekilde var olmasına destek olmayı amaçlıyoruz" Rektör Sözbir, üniversite olarak sadece bilgi üretimi ve bilimsel çalışmaların yanında, topluma katkı sunma, rehberlik etme, bireylerin dijital dünyada etkili, güvenli ve bilinçli bir şekilde var olmasına destek olmayı da amaçladıklarını dile getirdi. Dijital okuryazarlığın sadece teknoloji kullanabilme becerisi olmadığını belirten Sözbir, doğru bilgiyi bulma, analiz etme, kullanabilme ve etkileşim içinde olabilmeyi de kapsadığına işaret etti. Akademik birikimi ve bilimsel yetkinlikleri kullanarak toplumda farkındalığı artırmanın da Düzce Üniversitesi’nin en önemli görevleri arasında olduğunu vurgulayan Nedim Sözbir, programın düzenlenmesinde emeği geçen kişi ve kurumlara teşekkür etti. "Sosyal medya sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları için vazgeçilmez iletişim kanalları" Vali Selçuk Aslan, sosyal medyanın sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları için vazgeçilmez iletişim kanalları olduğunu belirterek sözlerine başladı. Sosyal medya kanallarının kurumsal politikalarını kamuoyuyla paylaşmak isteyen kamu kurumlarının geniş kitlelere ulaşmalarına imkan sağladığını belirten Selçuk Aslan, geri dönüşler alınması noktasında da kamuoyunun tepkisinin hızlı bir şekilde ölçülebildiğini sözlerine ekledi. Sosyal medya araçlarının doğru bir şekilde kullanıldığında şeffaflığa, vatandaşların kamu çalışmalarına daha fazla katılmasına katkı sunduğunu da dillendiren Aslan, kamu kurumlarının sosyal medya kanallarında bulunmasının zorunluluk haline geldiğinin altını çizdi. "Sağlıklı internet kullanımı, sağlıklı toplum ve güvenli gelecek demektir" Dijital okuryazarlık ve dijital iletişim becerilerine sahip olmanın büyük önem taşıdığına dikkat çeken Vali Aslan, bu berilerin; bireylerin sosyal medya kanallarını etkin, doğru ve güvenli bir şekilde kullanabilmesi, üretilen içeriklerin doğru okunabilmesi ve özgün içerik oluşturulabilmesi gibi birçok önemli fayda sunduğunu da ifade etti. Proje ile bilinçli kurum, etkili paylaşım ve bilinçli vatandaş kavramlarını anlama ve sistematik bir bütünlük içinde sunmayı hedeflediklerini belirten Aslan, sözlerini "Sağlıklı internet kullanımı, sağlıklı toplum ve güvenli gelecek demektir" sözleriyle konuşmalarını noktaladı. Alanında uzman konuklarla ufuk açıcı ve zengin içerikli oturumlar Konuşmaların ardından programın oturumlar bölümüne geçildi. Doğuş Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Anıl Durmuşahmet "Dijital Okuryazarlık Nedir?" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Durmuşahmet sunumunda enformasyon çağı, toplumsal dönüşüm ve dijital öğrenme konularına değindi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan İletişim Uzmanı Dr. Zeynep Zelan "Dijital Medya ve Enformasyon, Ağ Toplumu ve Dezenformasyon" başlıklı konuşmasıyla programa katkı sağladı. Zelan dezenformasyon kavramından bahsederek, dezenformasyon türleri, mücadele yöntemleri ve yapay zeka destekli dezenformasyon konularıyla ilgili önemli bilgiler verdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan Doç. Dr. Nil Çokluk "Dijital Yurttaşlık ve Etik" başlıklı sunumunu katılımcılarla paylaştı. Dijital yurttaşlık kavramından söz eden Çokluk, dijital yurttaş hakları, etik ve hukuki sorumluluklar ile yapay zeka ve etik başlıklarında bilgilendirmede bulundu. Hürriyet Haber Koordinatörü Murat Yılmaz, "Dijital Güvenlik ve Dijitalde Doğru Haber Okuma" konulu konuşmasında, dijital güvenlik, geleneksel ve dijital medya, sosyal ağlarda haber okuma konularında değerlendirmelerde bulundu. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Emre Ökmen "Sosyal Medya Okuryazarlığı" başlıklı konuşmasında yeni medya ve kurumsal sosyal medya yönetimi hakkında bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Bartın Üniversitesi’nden Dr. Özkan Avcı ise "Sosyal Medyada Kamusal Kimlik ve İletişim" başlıklı sunumunda önemli tespitlerde bulunarak katılımcılara farklı bakış açıları sundu. Dijital Okuryazarlık ve Dijital İletişim Becerileri Proje Eğitiminin ilk günü, belge takdimiyle sona erdi. Dijital Okuryazarlık ve Dijital İletişim Becerileri Proje Eğitimi, ikinci gün gerçekleştirilecek oturumların ardından sona erecek.