TEKNOLOJİ
5G’li akıllı yolda testler başlıyor 22 Mart 2026 Pazar - 12:25:00 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine Yönelik Merkezi Yazılım Platformu Geliştirilmesi Projesi kapsamında kritik bir eşiğin daha aşıldığını bildirdi. Bakan Uraloğlu, "Pilot olarak belirlenen İstanbul Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasındaki 40 kilometrelik güzergahta 19 farklı noktada yapılan kurulumla yolun tamamında 5G altyapısını tamamladık. Kurulum çalışmalarını tamamladığımız bu pilot koridorda artık test süreçlerine geçiyoruz. Sahada gerçek zamanlı veri akışını izleyerek sistemin tüm bileşenlerini eş zamanlı olarak deneyeceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ulaşım altyapısını yerli ve milli akıllı ulaşım altyapısına kavuşturacak olan Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine Yönelik Merkezi Yazılım Platformu Geliştirilmesi Projesi kapsamında önemli bir eşiğin aşıldığını duyurdu. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi (UDHAM) Başkanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş iş birliğinde hayata geçirilen projenin tamamen yerli-milli bir AR-GE çalışması olarak öne çıktığını anlatan Uraloğlu, projede 5G ve fiber altyapısı kurulumlarını tamamladıklarını ve test sürecinin yakında başlayacağını bildirdi. 40 kilometrelik pilot koridor Bakan Uraloğlu, proje kapsamında belirlenen pilot alanın İstanbul Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik bir koridor olduğunu belirterek, yoldaki trafik güvenliğinin ve yol konforunun en üst düzeye çıkartılacağını ve seyahat süresinde de önemli oranda düşüş yaşanmasının hedeflendiğini açıkladı. Uraloğlu, "Pilot olarak belirlenen İstanbul Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasındaki 40 kilometrelik güzergahta 19 farklı noktada yapılan kurulumla yolun tamamında 5G altyapısını sağladık" diye konuştu. "Yol kullanıcıları anında bilgilendirilecek" Yolda meydana gelebilecek kaza, duran araç, gizli buzlanma, yola düşen nesne ya da şerit kapama gibi tüm durumların sistem tarafından anlık olarak tespit edileceğini de kaydeden Uraloğlu, "Yol kullanıcıları anında bilgilendirilecek. Kamera, yol sensörleri, yapay zeka tabanlı görüntü işleme, olay algılama, meteorolojik bilgi sistemleri ve değişken mesaj işaretleri devreye girecek. Bu sayede hem vatandaşlarımızın güvenliği artacak hem de yol ağımız daha etkin ve verimli kullanılacak. Artık yollardaki gereksiz beklemeler de en aza inecek" ifadelerini kullandı. Test süreci başlıyor Bakan Uraloğlu, "Kurulum çalışmalarını tamamladığımız bu pilot koridorda artık test süreçlerine geçiyoruz. Sahada gerçek zamanlı veri akışını izleyerek sistemin tüm bileşenlerini eş zamanlı olarak deneyeceğiz. 5G destekli akıllı ulaşım altyapımızı, farklı trafik senaryoları ve değişken hava şartları altında kapsamlı şekilde test ederek en yüksek performansa ulaştırmayı hedefliyoruz. Elde edeceğimiz sonuçlarla sistemi daha da geliştireceğiz" açıklamasında bulundu. Yerli ve milli Merkezi Yazılım Platformu devreye alınacak Uraloğlu, kara yolu altyapısını inşa ederken teknolojideki gelişme ve küresel trendleri dikkate aldıklarının altını çizerek, akıllı ve otonom teknolojiler sayesinde hızlı ve emniyetli yol altyapısı sağladıklarını vurguladı. Araçların otonom sürüş sistemleri için yeni gelişen altyapıyı hazır hale getirmeye devam ettiklerinin de altını çizen Bakan Uraloğlu, "Yollarımızı ulaşımda ’aklın yolu’ dediğimiz akıllı ulaşım sistemleri ile donatmaya devam ederken, tüm sistemlerin de yerli ve milli olmasına özen gösteriyoruz. Karayolları Genel Müdürlüğü Ana AUS Merkezi’nde tüm kurulacak sistemlerin yazılım altyapısını oluşturacak Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) Merkezi Yazılım Platformu ve Mobil Uygulaması’nı da devreye alacağız" şeklinde konuştu. Teknolojik bağımsızlık hedefi Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, proje kapsamında kurulacak AUS Merkezi Yazılım Platformu ve Mobil Uygulaması’nın tüm sistemin kalbi olacağını belirterek, Türksat tarafından geliştirilen platformda iş zekâsı ve karar destek sistemiyle yüzlerce sensörden toplanan verilerin analiz edileceğini, böylece karayollarında güvenlik ve verimliliğin en üst seviyeye çıkacağını söyledi. Uraloğlu, yine Türksat imzasıyla geliştirilen Karayolları Mobil Uygulaması sayesinde vatandaşların anlık trafik ve güvenlik bilgilerine erişebileceğini vurguladı.
22 Mart 2026 Pazar - 12:02 5G’li akıllı yolda testler başlıyor 5G’li akıllı yolda testler başlıyor- Hasdal-İstanbul havalimanı arasında akıllı ulaşım koridoru tamamlandı- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu:- "40 kilometrelik güzergahta 19 farklı noktada yapılan kurulumla yolun tamamında 5G- "Kurulum çalışmalarını tamamladığımız bu pilot koridorda artık test süreçlerine geçiyoruz"- "Sahada gerçek zamanlı veri akışını izleyerek sistemin tüm bileşenlerini eş zamanlı olarak deneyeceğiz" ANKARA (İHA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine Yönelik Merkezi Yazılım Platformu Geliştirilmesi Projesi kapsamında kritik bir eşiğin daha aşıldığını bildirdi. Bakan Uraloğlu, "Pilot olarak belirlenen İstanbul Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasındaki 40 kilometrelik güzergahta 19 farklı noktada yapılan kurulumla yolun tamamında 5G altyapısını tamamladık. Kurulum çalışmalarını tamamladığımız bu pilot koridorda artık test süreçlerine geçiyoruz. Sahada gerçek zamanlı veri akışını izleyerek sistemin tüm bileşenlerini eş zamanlı olarak deneyeceğiz." dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ulaşım altyapısını yerli ve milli akıllı ulaşım altyapısına kavuşturacak olan Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine Yönelik Merkezi Yazılım Platformu Geliştirilmesi Projesi kapsamında önemli bir eşiğin aşıldığını duyurdu. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi (UDHAM) Başkanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş iş birliğinde hayata geçirilen projenin tamamen yerli- milli bir AR-GE çalışması olarak öne çıktığını anlatan Uraloğlu, projede 5G ve fiber altyapısı kurulumlarını tamamladıklarını ve test sürecinin yakında başlayacağını bildirdi. 40 kilometrelik pilot koridor Bakan Uraloğlu, proje kapsamında belirlenen pilot alanın İstanbul Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik bir koridor olduğunu belirterek, yoldaki trafik güvenliğinin ve yol konforunun en üst düzeye çıkartılacağını ve seyahat süresinde de önemli oranda düşüş yaşanmasının hedeflendiğini açıkladı. Uraloğlu, "Pilot olarak belirlenen İstanbul Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasındaki 40 kilometrelik güzergahta 19 farklı noktada yapılan kurulumla yolun tamamında 5G altyapısını sağladık" diye konuştu. "Yol kullanıcıları anında bilgilendirilecek" Yolda meydana gelebilecek kaza, duran araç, gizli buzlanma, yola düşen nesne ya da şerit kapama gibi tüm durumların sistem tarafından anlık olarak tespit edileceğini de kaydeden Uraloğlu, "Yol kullanıcıları anında bilgilendirilecek. Kamera, yol sensörleri, yapay zeka tabanlı görüntü işleme, olay algılama, meteorolojik bilgi sistemleri ve değişken mesaj işaretleri devreye girecek. Bu sayede hem vatandaşlarımızın güvenliği artacak hem de yol ağımız daha etkin ve verimli kullanılacak. Artık yollardaki gereksiz beklemeler de en aza inecek" ifadelerini kullandı. Test süreci başlıyor Bakan Uraloğlu, "Kurulum çalışmalarını tamamladığımız bu pilot koridorda artık test süreçlerine geçiyoruz. Sahada gerçek zamanlı veri akışını izleyerek sistemin tüm bileşenlerini eş zamanlı olarak deneyeceğiz. 5G destekli akıllı ulaşım altyapımızı, farklı trafik senaryoları ve değişken hava şartları altında kapsamlı şekilde test ederek en yüksek performansa ulaştırmayı hedefliyoruz. Elde edeceğimiz sonuçlarla sistemi daha da geliştireceğiz" açıklamasında bulundu. Yerli ve Milli Merkezi Yazılım Platformu devreye alınacak Uraloğlu, kara yolu altyapısını inşa ederken teknolojideki gelişme ve küresel trendleri dikkate aldıklarının altını çizerek, akıllı ve otonom teknolojiler sayesinde hızlı ve emniyetli yol altyapısı sağladıklarını vurguladı. Araçların otonom sürüş sistemleri için yeni gelişen altyapıyı hazır hale getirmeye devam ettiklerinin de altını çizen Bakan Uraloğlu, "Yollarımızı ulaşımda ’aklın yolu’ dediğimiz akıllı ulaşım sistemleri ile donatmaya devam ederken, tüm sistemlerin de yerli ve milli olmasına özen gösteriyoruz. Karayolları Genel Müdürlüğü Ana AUS Merkezi’nde tüm kurulacak sistemlerin yazılım altyapısını oluşturacak Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) Merkezi Yazılım Platformu ve Mobil Uygulaması’nı da devreye alacağız" şeklinde konuştu. Teknolojik bağımsızlık hedefi Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, proje kapsamında kurulacak AUS Merkezi Yazılım Platformu ve Mobil Uygulaması’nın tüm sistemin kalbi olacağını belirterek, Türksat tarafından geliştirilen platformda iş zekâsı ve karar destek sistemiyle yüzlerce sensörden toplanan verilerin analiz edileceğini, böylece karayollarında güvenlik ve verimliliğin en üst seviyeye çıkacağını söyledi. Uraloğlu, yine Türksat imzasıyla geliştirilen Karayolları Mobil Uygulaması sayesinde vatandaşların anlık trafik ve güvenlik bilgilerine erişebileceğini vurguladı.
22 Mart 2026 Pazar - 11:22 Geleceğin kaşifleri olacak depremzede çocuklar ‘Hataybot’ Robot Yarışması’na hazırlanıyorlar Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde yapılacak olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına hazırlanan depremzede çocuklar, 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek yarışma öncesi çalışmalarını sürdürüyorlar. Vali Mustafa Masatlı, geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen yarışmada 522 takımın başvurduğunu ve bin 44 öğrencinin yarıştığını belirterek ‘Hayalinizi projeye dönüştürün, merakınızı üretime taşıyın ve Hatay’ın yarınlarını hep birlikte kuralım’ dedi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2’nci robot yarışması yapılacak. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen öğrenciler, başvurularını gerçekleştirdiler. Depremzede çocuklar, yarışmada zafer elde ederek ödülü kazanmak için; 2-3-4 Nisan 2026 tarihlerine gerçekleştirilecek olan ‘Hataybot’ Robot Yarışmasına kadar çalışmalarını sürdürecekler. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, geleceğin kaşifleri olacak öğrencilere yarışmada başarılar diledi. "Tüm öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi bu büyük heyecana ortak olmaya, 2’nci Hatay Robot Yarışması’na katılmaya davet ediyorum" Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Hatay Robot Yarışması’nın Türkiye ve Hatay’a hayırlı olmasını temenni eden Vali Masatlı, "Hatay’ın yarınları; sınıflarda, atölyelerde, bilimle zihinlerde ve üretime dönüşen hayallerde şekillenecektir. Bu anlayışla çocuklarımızın ve gençlerimizin 21. yüzyılda beceriyle donanmasını, bilimi ve teknolojiyi tüketen değil, üreten bireyler olarak yetişmesini, tasarım odaklı düşünme, analitik akıl, problem çözme, takım çalışması ve yenilikçi bakış açısı kazanmasının hedefleyen 2’nci ‘Hataybot Robot’ yarışmasını düzenliyoruz. Geçtiğimiz yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz organizasyona; 522 takımın başvurması, bin 44 öğrencimizin ve 522 öğretmenimizin işin içerisine dahil olması, Hatay’ın bilim ve teknoloji alanında ne kadar güçlü bir potansiyele sahip olduğunu göstermiştir. Bu yıl hedefimiz bu heyecanı daha büyütmek ve fazla takımın yarışmaya dahil olmasını da sağlamaktır. Diğer tarafta öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin üretimle buluştuğu hayallerinin projelerle başarıya dönüştü. Böylece Hatay’ın başarı hikayesini hep birlikte yeni bir sayfada ekleyeceğimize yürekten inanıyorum. Buradan özellikle çocuklarımıza, gençlerimize ve öğretmenlerimize sesleniyorum. Geliniz hayalinizi projeye dönüştürün, geliniz merakınızı üretime taşıyın ve geliniz Hatay’ın yarınlarını hep birlikte kuralım. Tüm öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi bu büyük heyecana ortak olmaya, 2’nci Hatay Robot Yarışması’na katılmaya davet ediyorum. Başvurular devam ediyor. Başvurular 13 Mart’a kadar devam edecek. Ben şimdiden ikinci Hatay Robot Yarışması’nın Hatay’ımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Hatay Robot Yarışması’nda kendimizi göstermek için buradayız" Bu yılki Hatay Robot Yarışması’na iyi hazırlanıp kazanmayı hedeflediklerini ifade eden öğrenci Bekir Koluksa, "Burada bazı çalışmalar yapıyoruz. Bilgisayarlarla ahşap atölyelerde çalışmalarımız oluyor. Bu yıl 2 ila 4 Nisan arasındaki Hatay Robot Yarışması’na hazırlanıyoruz. Bu yarışmada başarılar göstermek istiyoruz. Arkadaşlarımızla çalışmalar yapıyoruz. İyi çalışarak yarışmayı kazanmak istiyoruz. Yarışmada hedefimiz ilk 3’e girip birinci olmak. Robot yapmak çok zor bir şey ve takım çalışmasıyla bunu yapabiliriz. Azimle, kararlılıkla ve kendine güvenerek yapılabilir. Şupi çok güzel bir karikatür. Hatay Robot Yarışması’nda kendimizi göstermek için buradayız" şeklinde konuştu. "Hedefimiz bütün kategorilerde derece almak olacak ve yarışma için heyecanlıyım" Hatay Robot Yarışması’nda dereceye girmek istediklerini söyleyen öğrenci Beray Solo, "Burada steam yaklaşımına yönelik dersler alıyoruz. Yakında olacak Hatay Robot Yarışması’na tüm takımlar olarak hazırlanıyoruz. Hedefimiz bütün kategorilerde derece almak olacak. Yarışma için heyecanlıyım. Şupi’nin tasarımı çok güzel oldu" ifadelerini kullandı.
22 Mart 2026 Pazar - 10:21 ASO’dan ‘Üniversite-Sanayi Etkileşimi: Türkiye’de derinlik ve dönüşüm arayışı’ raporu Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) hazırladığı ‘Üniversite-Sanayi Etkileşimi: Türkiye’de Derinlik ve Dönüşüm Arayışı’ raporu, Türkiye’nin yükseköğretimde erişim sorununu büyük ölçüde çözdüğünü; artık asıl meselenin nitelik, derinlik ve sanayiyle bütünleşme olduğunu ortaya koydu. Ankara Sanayi Odası (ASO), yayımladığı raporlarla Türk sanayisinin değişime uyumunu hızlandıran, yalnızca mevcut tabloyu analiz eden değil, geleceğe yön veren bir perspektif ve politika önerileri ortaya koymaya devam ediyor. Bu kapsamda hazırlanan ‘Üniversite-Sanayi Etkileşimi: Türkiye’de Derinlik ve Dönüşüm Arayışı’ başlıklı raporda, üniversitelerin ileri araştırma, yetkin insan kaynağı ve ticarileşen inovasyonla sanayinin teknoloji ortağına dönüşmesi gerektiğini vurgulandı. Üniversite-sanayi hattı, artık yalnızca eğitim kurumları ile üretim tesisleri arasındaki bir temas alanı değil; Türkiye’nin rekabet kapasitesini, verimlilik artışını ve teknoloji üretme gücünü belirleyecek stratejik bir ana damar olarak ele alındı. ‘Yeni dönem: Erişimden derinliğe geçiş’ Raporda, Türkiye’nin son 30 yılda yükseköğretimde önemli bir erişim hamlesi gerçekleştirdiği, milyonlarca gencin üniversiteyle buluştuğu ancak nitelik olarak bunun karşılığının alınmadığına dikkat çekilerek, yeni dönemin ‘erişimden derinliğe geçiş’ olması gerektiği belirtildi. Günümüzde küresel rekabetin yalnızca üretim kapasitesinde değil; bilgi, yetenek ve teknoloji üretme gücünde de sertleştiği vurgulandı. Türkiye açısından meselenin sadece eğitim sisteminin iyileştirilmesi olmadığı; orta teknoloji tuzağının aşılması, yüksek katma değerli üretimin güçlendirilmesi ve küresel teknoloji yarışının dışında kalınmaması gerektiği ifade edildi. Türkiye yükseköğretim sistemini Güney Kore, Almanya ve ABD gibi ülkelerle karşılaştırmalı olarak analiz eden raporda; ileri araştırma kapasitesi, nitelikli insan kaynağı yetiştirme, sanayi ile ortak proje hacmi ve ticarileşme performansı gibi temel göstergeler esas alındı. Ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin yükseköğretimde erişimde önemli bir mesafe katettiğini ancak sanayinin ihtiyaç duyduğu derinlik ve teknoloji üretiminde ciddi bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu. Yüksek öğretim yükü, düşük araştırma derinliği Çalışmada, üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil; bilgi, ileri beceri, inovasyon ve rekabet gücü üreten stratejik yapılar haline gelmesi gerektiğinin altı çizildi. Rapora göre Türkiye, yaklaşık 7,1 milyon öğrenci ve yüzde 45 mezuniyet oranı ile yükseköğretimde güçlü bir erişim performansı sergiliyor. Ancak akademisyen başına düşen öğrenci sayısının 32,1 gibi yüksek bir seviyede olması; Almanya’da 7,1, ABD’de ise 13,1 olan oranlarla kıyaslandığında, temel araştırma kapasitesinin sınırlı kaldığına işaret ediyor. Bu durum, Türkiye’nin yükseköğretimde ‘geniş ama seyrelmiş’ bir yapı görünümü verdiğini ortaya koyuyor. AR-GE’de derinlik ve yetenek açığı Türkiye’de yüksek lisans ve doktora mezunu oranı yüzde 3-4 bandında kalırken, bu oran Güney Kore’de yüzde 20, Almanya’da yüzde 18 seviyesinde bulunuyor. Yıllık doktora mezunu sayısının Türkiye’de yaklaşık 10 bin 500 olması; Almanya’da 30 bin, ABD’de ise 75 bin seviyesine ulaşması, ileri araştırma kapasitesindeki farkı ortaya koyuyor. Raporda, alan dağılımındaki dengesizlik de dikkat çekiyor. Türkiye’de doktora mezunlarının yaklaşık yüzde 50’si sosyal bilimler alanından gelirken, mühendislik ve fen bilimlerinin payı yüzde 20 bandında kalıyor. Buna karşılık gelişmiş ülkelerde teknik alanların payı yüzde 60-70 seviyesinde bulunuyor. Bu durum, sanayinin ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle üniversitenin yetiştirdiği insan kaynağı arasındaki uyumsuzluğu ortaya koyuyor. İşverenlerin yüzde 72’sinin aradığı nitelikte eleman bulamaması da sorunun yalnızca işsizlik değil; yetenek ve beceri açığı olduğunu gösteriyor. Raporda bu nedenle derinleşmenin; doktora mezun sayısını artırmak, doktora içindeki STEM ağırlığını büyütmek, özel sektör Ar-Ge payını yükseltmek ve üniversiteyi bilgi üreten yapıdan girişim üreten yapıya dönüştürmek üzerinden ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Demografik risk: Zaman daralıyor Raporda, yaşlanmaya başlayan Türkiye nüfusunun genç nüfustan kaynaklı demografik avantajını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulanıyor. OECD projeksiyonlarına göre 2030 sonrasında demografik fırsat penceresi kapanmaya başlayacağı tahmin ediliyor. Gelecek 10 yıl içinde yaklaşık 7 milyon mevcut üniversite öğrencisinin sadece istihdam edilebilirliğinin değil, teknolojiyi tasarlama ve yönetme yetkinlikleriyle donatılmasının sanayinin üretkenlik sıçramasını sağlayacak kritik bir unsur olduğu vurgulandı. Raporda, "Aksi halde, Türkiye zenginleşmeden yaşlanan bir ülke kategorisinde yer alacaktır" değerlendirmesi yapılarak yükseköğretimde derinlik hamlesinin ertelenebilir bir eğitim reformu değil; zamanla yarışan bir sanayi ve rekabet politikası olduğu belirtildi. "Üniversiteler sanayi 4.0 yolculuğumuzun doğal yol arkadaşı" Raporu değerlendiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, üniversite-sanayi ilişkisinin artık yeni bir aşamaya geçmesi gerektiğini belirerek, küresel rekabette asıl farkın üretimin derinliğiyle oluştuğunu vurguladı. Başkan Ardıç, şu değerlendirmeleri yaptı: "Sanayimiz yapay zeka, otomasyon, veri, ileri malzeme ve biyoteknoloji ekseninde Sanayi 4.0 yolculuğuna çıkmıştır. Üniversitelerimiz ise bu yolculuğun doğal yol arkadaşı ve destekleyicisidir. Ancak şunu da açıkça ifade etmeliyiz: Üniversite 2.0’da kalan bir sistem, Sanayi 4.0 sürecine gerekli desteği vermekte zorlanabilir. Sanayinin ihtiyaç duyduğu teknoloji; doktorayla, ileri araştırma altyapısıyla, kamu-sanayi eş fonlu projelerle ve ticarileşen inovasyonla üretilir. Bu zinciri kurabilen üniversiteler, yalnızca mezun değil; gelecek üretecektir. Bugün mesele yalnızca eğitim sistemi meselesi değildir; bu aynı zamanda Türkiye’nin teknoloji yarışında güçlü kalması, kendi bilgi ve teknoloji kapasitesini büyütmesi meselesidir." "Üniversiteleri sanayinin teknoloji ortağına dönüştürmeliyiz" Türkiye’nin son 30 yılda milyonlarca genci üniversiteyle buluşturduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, artık yeni bir aşamaya geçilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Şimdi önümüzde çok daha kritik bir görev vardır. Yükseköğretimdeki niceliksel başarıyı, niteliksel bir sıçramaya dönüştürmek. Mezun vermekle değil yetkinlikle, yayınla değil teknolojiyle, nicelikle değil rekabet gücüyle derinliğin ölçüleceği bir sistem, Türkiye için önemli kazanımlar getirecektir. Üniversiteleri sanayinin teknoloji ortağına dönüştürmeliyiz. Çünkü Türkiye’nin ihtiyacı, yalnızca diploma üreten değil; araştırma yapan, ürün geliştiren, patent çıkaran, girişim doğuran ve sanayinin dönüşümüne omuz veren üniversitelerdir." ASO’nun raporunun Türkiye için yeni bir üniversite vizyonu önerdiğini ifade eden Ardıç, "Az sayıda ama güçlü, odaklanmış ama küresel, bilgi üreten ama aynı zamanda değer oluşturan üniversiteler. Bu vizyon; son dönemde de tekrar gündeme gelen geleneksel bir yapıyla yani üniversite, sanayi ve kamunun birlikte hareket ettiği güçlü bir ‘Üçlü Sarmal’ anlayışıyla hayat bulacaktır" dedi. Ardıç, Ankara’nın bu dönüşüm için güçlü bir pilot alan sunduğunu, ASO’nun da bu süreçte yalnızca destek veren değil; yön gösteren, tasarlayan ve hızlandıran bir rol üstlenmeye hazır olduğunu vurguladı. Başkan Ardıç, raporun yükseköğretim-sanayi ilişkilerinin derinleştirilmesine yönelik veriye dayalı bir başlangıç çerçevesi sunduğunu belirterek, "Ortaya konulan tespit ve önerilerin, paydaşlarla yürütülecek tematik çalıştaylar, pilot uygulamalar ve geri bildirim mekanizmalarıyla olgunlaştırılması hedeflenmektedir" dedi.
ASELSAN’ın dron avcısı sistemleri SAHA EXPO’da
23 Ekim 2024 Çarşamba - 10:34 ASELSAN’ın dron avcısı sistemleri SAHA EXPO’da ASELSAN, ileri teknoloji ile geliştirdiği KORKUT 25, BUKALEMUN, KANGAL FPV ve SEDA 100-cUAV gibi dron avcısı sistemlerini ilk kez SAHA EXPO Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nda tanıttı. ASELSAN, tamamen milli imkanlarla geliştirdiği yeni nesil anti dron sistemlerini İstanbul’da düzenlenen SAHA EXPO Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda tanıttı. ASELSAN’ın fuarda görücüye çıkardığı anti dron sistemleri arasında KORKUT 25 mm yakın hava savunma sistemi, BUKALEMUN GNSS aldatma sistemi, KANGAL FPV anti-dron sistemi ve SEDA 100-Cuav akustik dron tespit sistemi bulunuyor. Günümüzün değişen askeri şartlarına karşı harp sahasında sıkça kullanılan dron tehdidine karşı geliştirilen ASELSAN sistemleri, kahraman Mehmetçiğin gücüne güç katacak. Tüm dünyada giderek büyüyen bir sorun olan mini ve mikro dron tehdidine karşı geliştirilen ASELSAN’ın ürünlerinin uluslararası arenada da büyük ilgi görmesi bekleniyor. Mini ve mikro İHA tehditlerini tespit edip, mobil birimlere koruma sağlıyor KORKUT 25 insansız kulesi, öncelikle zırhlı kara hedeflerine karşı geliştirildi. Taktik araçlara entegrasyon için mükemmel bir uyum sağlayan KORKUT 25, 4x4, 6x6 ve 8x8 tekerlekli veya paletli araçlara monte edilebiliyor. KORKUT 25, kırsal ortamlardaki mini ve mikro İHA tehditlerini de etkisiz hale getirmeyi amaçlayan özgün tasarımıyla öne çıkıyor. KORKUT 25, ASELSAN tarafından geliştirilen 25 mm parçacıklı mühimmat ile birlikte harici sensörlerden bilgi aldıktan sonra İHA tehditlerine işlevsel ve fiziksel imha kabiliyetine sahip. Jiroskopla stabilize edilmiş yapısı, uzaktan komuta özelliği, yüksek çözünürlüklü kızılötesi kameraları, lazer mesafe bulucu, otomatik hedef tespit ve takip fonksiyonu, yüksek atış hassasiyetine sahip gelişmiş otomatik balistik hesaplaması ile KORKUT 25, tüm savaş şartlarına uygun olarak tasarlandı. Kapsamlı gözetleme, harici sensörlerle entegrasyon ve uzaktan kontrol yetenekleri sayesinde KORKUT 25, nişancının durumsal farkındalığını artırırken, İHA tehditlerinden kaynaklanan zafiyet saldırılarını da büyük ölçüde azaltıyor. KORKUT 25, hareket halindeyken mini ve mikro İHA tehditlerini tespit etme yeteneğine sahip olduğundan mobil birimlere önemli ölçüde koruma sağlıyor. Dron tehditlerini aldatıyor BUKALEMUN sistemi de son zamanların en etkili silahı haline gelen dron tehditlerine karşı güvenlik güçlerinin taktik sahadaki gözü kulağı olacak. GNSS bantlarında aldatma yeteneğine sahip olan BUKALEMUN ile Multi-GNSS bantlarında aldatma işlemi gerçekleştirilebiliyor. Bu sınıfta bilinen ilk sistem olan BUKALEMUN ile statik ve dinamik (radar benzeri hedef konum belirleme sistemleri ile bütünleşik yapıda çalışarak) senaryolar dahilinde görece uzun mesafelerden aldatma işlevi başarıyla gerçekleştirilebiliyor. Risklere karşı tam koruma ASELSAN’ın oyun değiştirici teknolojisiyle geliştirilen KANGAL FPV de askeri tesislerin, üslerin, devlet kurumu binalarının, üst düzey yetkili konutlarının, tören alanlarının ve kontrol noktalarının dron ve mini İHA’lara karşı korunmasını sağlıyor. KANGAL, güvenlik güçlerinin araçlarına entegre edilerek, araçların seyri ve duraklaması sırasında muhtemel risklere karşı koruma sağlıyor. FPV sınıfındaki İHA tehditleri giderek yaygınlaşırken, özellikle Rusya-Ukrayna savaşında da sıkça gözlemleniyor. Söz konusu tehdit sınıfındaki ürünler, hedef küme birlik/üs bölgesi/kritik tesislerin yanı sıra insanlar ve kara araçları üzerinde de ciddi risk teşkil ediyor. Savaş bölgelerinde günde en az binli adetli sayılarda düşük maliyetlerle üretildiği bilinen FPV tehditlerinin, karşı tedbir sistemleri ile etkisiz hale getirilmesi zorunluluk taşıyor. Bu kapsamda ASELSAN tarafından geliştirilen KANGAL-FPV sistemi ile FPV tehditleri uygulanan elektronik taarruz yöntemleri ile bertaraf edilebiliyor. İlave yetenekler kazandırıldı Mini ve mikro İHA tehditlerini şehir ve kırsal ortamda etkisiz hale getirmek için geliştirilmiş olan İHTAR sistemi, kritik tesislerin ve üs bölgelerinin korunması, sınır güvenliği, kamu güvenliği ve kalabalık organizasyonların korunmasında kullanılıyor. Üzerinde elektro-optik ve radar gibi çeşitli sensörlerin entegre çalıştığı İHTAR sistemine SEDA 100-cUAV sistemi de entegre edilerek, mini/mikro İHA’ların tespiti için ilave yetenek kazandırıldı. SEDA 100-cUAV sistemi, üzerindeki hassas tanımlanmış ve yerleştirilmiş mikrofonlar ile ortamı dinleyerek, ortamda yer alan FPV’ler dahil olmak üzere sabit ve döner kanatlı İHA tehditlerini farklı menzillerde tespit etmeye yarayan bir sistem olarak dikkat çekiyor. Bu sistem muadillerine göre daha uzun menzillerde İHA tespiti yapabiliyor.
Atakum Mesleki ve Teknik Lisesi, 17 ülkenin katıldığı yarışmada 2. oldu
23 Ekim 2024 Çarşamba - 09:51 Atakum Mesleki ve Teknik Lisesi, 17 ülkenin katıldığı yarışmada 2. oldu Samsun Atakum Mesleki ve Teknik Lisesi, 17 ülkenin katıldığı “16. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Uluslararası Robot Yarışması”nda RC sabit kanat İHA kategorisinde ikinci oldu. Millî Eğitim Bakanlığı’nca 16.’sı düzenlenen Uluslararası MEB Robot Yarışması tamamlandı. Yarışmaya 17 ülkeden bin 3 kurum ve toplamda 6 bin 691 yarışmacı katıldı. Samsun’dan katılan liseler arasında en büyük başarıyı Atakum Mesleki ve Teknik Lisesi elde etti. Okulun öğretmenlerinden Mustafa Koçak, Mustafa Katırcıoğlu, Emrah Yüksel, öğrencilerden Muhammet Kaan Uzun ve Berkay Arslan’dan oluşan ’Ata Wings’ takımı 4 ay boyunca okulun atölyesinde çalışarak insansız hava aracı(İHA) geliştirdi. Geliştirilen bu araç Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda Türkiye ikincisi olma başarısını gösterdi. "Ülkemizin teknoloji hamlesine ileri seviye katma değer üretiyoruz" Okul Müdürü Mustafa Şahin, “Lise olarak bu yıl Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 16.’sı düzenlenen robot yarışmasına 5 kategoride 9 öğrencimiz ve 6 öğretmenimizle katıldık. İHA kategorisinde ’Sabit Kanat’ alanında ikincilik elde ederek önemli bir başarıya imza attık. Samsun’umuzu temsil etmede, ülkemizi temsil etmede hem de okulumuzun marka değerini yüceltmede önemli bir görevdi bizim için. Bu anlamda Atakum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, ülkemizin teknoloji hamlesine ileri seviye katma değer üreterek, teknoloji geliştirmede lise seviyesinde katkı verdiğimizi düşüyorum. Öğretmenlerimiz bu anlamda öğrencilerimize rol model olmada, vizyon katmada önemli başarılara imza atıyorlar” dedi. Lisenin Elektrik Öğretmeni Mustafa Katırcıoğlu, “Bu yarışmaya katılmaya karar verdikten sonra uçağımızın yapım aşamalarında yaklaşık 3-4 ay çalıştık. Test uçuşlarını yaptık ve yarışmaya katılarak 2. olduk. Elektronik aksam haricindeki bütün aksamları kendimiz tasarladık. Öğrencilerimizle beraber çalışarak kendimiz ürettik ve uçar hale getirdik. Her sene değişik öğrencilerimizi bu çalışmalara katıyoruz. Yeni öğrencilerimizle beraber yarışmalara hazırlanıyoruz” diye konuştu. Lisenin Elektrik Elektronik Bölümü Alan Şefi Mustafa Koçak, “Öğretmen arkadaşlarımız ile beraber bu başarıyla imza attık. Onların özverili çalışması, idaremizin desteği, bize olan güveni bu başarıyı getirdi. Okulumuz imkanları bu anlamda çok geniştir. Bize desteği de tamdır. Bu bir geçmişin yatırımıdır aslında. Uzun süredir biz TEKNOFEST, TÜBİTAK ve robot yarışmalarına katılıyoruz. Bunlar üst üste konulmuş şeylerdir” şeklinde konuştu. Lisenin Elektronik Öğretmeni Emrah Yüksel ise "Bu tür yarışmaların özellikle imkanı olmayan öğrenciler için katkısı çok fazladır. Bu tür yarışmalara öğrencilerin başka türlü katılma imkanları yoktur. Orada diğer okullarla birlikte oluyorlar. Sosyalleşiyorlar. Diğer robotların teknolojilerine bakıyorlar" ifadelerini kullandı. Bu başarının yanı sıra lise, yine Uluslararası Robot Yarışması’nda ileri seviye labirent, sualtı robotu gibi 4 farklı alanda sıralamalara girerek başarı etti. TEKNOFEST’TE finale kaldılar Okulun Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri Sibel Bahçıvan, Musa Taş, Hüseyin Özer ve Bilişim Bölümü öğrencilerden oluşan takım ise TEKNOFEST’te ’blok zincir teknolojileri’ kategorisinde sahte ürün kontrolü üzerine geliştirdikleri proje ile finale kaldı.
Atakum Mesleki ve Teknik Lisesi, 17 ülkenin katıldığı yarışmada 2. oldu
23 Ekim 2024 Çarşamba - 09:40 Atakum Mesleki ve Teknik Lisesi, 17 ülkenin katıldığı yarışmada 2. oldu Samsun Atakum Mesleki ve Teknik Lisesi, 17 ülkenin katıldığı “16. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Uluslararası Robot Yarışması”nda RC sabit kanat İHA kategorisinde ikinci oldu. Millî Eğitim Bakanlığı’nca 16.’sı düzenlenen Uluslararası MEB Robot Yarışması tamamlandı. Yarışmaya 17 ülkeden bin 3 kurum ve toplamda 6 bin 691 yarışmacı katıldı. Samsun’dan katılan liseler arasında en büyük başarıyı Atakum Mesleki ve Teknik Lisesi elde etti. Okulun öğretmenlerinden Mustafa Koçak, Mustafa Katırcıoğlu, Emrah Yüksel, öğrencilerden Muhammet Kaan Uzun ve Berkay Arslan’dan oluşan ’Ata Wings’ takımı 4 ay boyunca okulun atölyesinde çalışarak insansız hava aracı(İHA) geliştirdi. Geliştirilen bu araç Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda Türkiye ikincisi olma başarısını gösterdi. "Ülkemizin teknoloji hamlesine ileri seviye katma değer üretiyoruz" Okul Müdürü Mustafa Şahin, “Lise olarak bu yıl Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 16.’sı düzenlenen robot yarışmasına 5 kategoride 9 öğrencimiz ve 6 öğretmenimizle katıldık. İHA kategorisinde Sabit Kanat alanında ikincilik elde ederek önemli bir başarıya imza attık. Samsun’umuzu temsil etmede, ülkemizi temsil etmede hem de okulumuzun marka değerini yüceltmede önemli bir görevdi bizim için. Bu anlamda Atakum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, ülkemizin teknoloji hamlesine ileri seviye katma değer üreterek, teknoloji geliştirmede lise seviyesinde katkı verdiğimizi düşüyorum. Öğretmenlerimiz bu anlamda öğrencilerimize rol model olmada, vizyon katmada önemli başarılara imza atıyorlar” dedi. Lisenin Elektrik Öğretmeni Mustafa Katırcıoğlu, “Bu yarışmaya katılmaya karar verdikten sonra uçağımızın yapım aşamalarında yaklaşık 3-4 ay çalıştık. Test uçuşlarını yaptık ve yarışmaya katılarak 2. olduk. Elektronik aksam haricindeki bütün aksamları kendimiz tasarladık. Öğrencilerimizle beraber çalışarak kendimiz ürettik ve uçar hale getirdik. Her sene değişik öğrencilerimizi bu çalışmalara katıyoruz. Yeni öğrencilerimizle beraber yarışmalara hazırlanıyoruz” diye konuştu. Lisenin Elektrik Elektronik Bölümü Alan Şefi Mustafa Koçak, “Öğretmen arkadaşlarımız ile beraber bu başarıyla imza attık. Onların özverili çalışması, idaremizin desteği, bize olan güveni bu başarıyı getirdi. Okulumuz imkanları bu anlamda çok geniştir. Bize desteği de tamdır. Bu bir geçmişin yatırımıdır aslında. Uzun süredir biz TEKNOFEST, TÜBİTAK ve robot yarışmalarına katılıyoruz. Bunlar üst üste konulmuş şeylerdir” şeklinde konuştu. Lisenin Elektronik Öğretmeni Emrah Yüksel ise, "Bu tür yarışmaların özellikle imkanı olmayan öğrenciler için katkısı çok fazladır. Bu tür yarışmalara öğrencilerin başka türlü katılma imkanları yoktur. Orada diğer okullarla birlikte oluyorlar. Sosyalleşiyorlar. Diğer robotların teknolojilerine bakıyorlar" ifadelerini kullandı. Bu başarının yanı sıra lise, yine Uluslararası Robot Yarışması’nda ileri seviye labirent, sualtı robotu gibi 4 farklı alanda sıralamalara girerek başarı etti. TEKNOFEST’TE finale kaldılar Okulun Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri Sibel Bahçıvan, Musa Taş, Hüseyin Özer ve Bilişim Bölümü öğrencilerden oluşan takım ise TEKNOFEST’te ’blok zincir teknolojileri’ kategorisinde sahte ürün kontrolü üzerine geliştirdikleri proje ile finale kaldı.
Ümit Uysal’dan milli melek yatırımcı portföyü önerisi
22 Ekim 2024 Salı - 18:06 Ümit Uysal’dan milli melek yatırımcı portföyü önerisi Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, 9. Turizm Teknolojileri Günü’nün açılış konuşmasında, Türkiye’nin milli melek yatırımcı portföyünü oluşturması gerektiğini belirterek, “Bizim bu vatanı yükseltmekten başka çaremiz yok. O yüzden orta alanda top gezdirmek değil, hayatın içine uygulanabilecek tutumlar içinde olmamız lazım” dedi. Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Antalya Şubesi’nin bu yıl 9. kez düzenlediği ve turizm sektörünü bilişim teknolojilerinin yenilikleriyle buluşturduğu Turizm Teknolojileri Günü, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ATSO) başladı. Günün açılışında konuşan Başkan Uysal, dünyada bireyselliğin arttığı, kişisel hikayelerin ön plana çıktığı, kişiselleştirilmiş ürünlerin değer kazandığı yeni bir turizm trendinin oluşmaya başladığını söyledi. Bunun daha yüksek satışlar, daha kısa seyahat süreleri ve daha yüksek harcamaları beraberinde getireceğini dile getiren Başkan Uysal, tam da bu noktada Türkiye’nin dünya turizm pazarındaki ürünlerini yüksek teknolojiyle buluşturması gerektiğini vurguladı. Başkan Uysal, şöyle konuştu: “Bütün müzelerimizi yeniden elden geçirmemiz lazım, yüksek teknolojiyle. Bütün ören yerlerimizi yeniden elden geçirmemiz lazım, yüksek teknolojiyle. Ve dünyaya bunları bir ürün olarak sunmaya başlamamız lazım. Biz karınca kararınca yapmaya çalışıyoruz. Bir belediye ne kadar yapabilirse. Kaleiçi’nde 10 yıldır yaptığımız şeyi bütün kente yaymaya, dünyayla buluşturma faaliyetinin içine girmeye gayret ediyoruz. Ama bu konuda topyekun bir devlet aklına ihtiyaç var.” Böyle bir çalışmanın en önemli paydaşının milli melek yatırımcılar olması gerektiğini belirten Başkan Uysal, Türkiye’nin bu alanda bir portföye sahip olması gerektiğini ifade etti. Başkan Uysal, “Dünyadan da yatırım kabul ederiz ama dünyadaki melek yatırımcı habitatı her zaman senin buluşlarınla ilgilenmez. Kendi milli melek yatırımcı tablonu oluşturman lazım. Bizim bu vatanı yükseltmekten başka çaremiz yok. O yüzden orta alanda top gezdirmek değil, hayatın içine uygulanabilecek tutumlar içinde olmamız lazım” diye konuştu.
YHT tünelinde nefes kesen tatbikat gerçeği aratmadı
22 Ekim 2024 Salı - 15:05 YHT tünelinde nefes kesen tatbikat gerçeği aratmadı Yozgat’ta, Kayseri-Yerköy Yüksek Hızlı Tren Hattı inşaatında yapımı süren tünelde patlama tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryo gereği tünel içerisinde yangın çıktı, enkaz altında kalan 15 işçi için kurtarma çalışması gerçekleştirildi. Kayseri-Yerköy Yüksek Hızlı Tren şantiyesine ait Delice köyü yakınlarındaki tünelde patlama tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryo gereği patlamada yangın çıkarken içeride 15 işçi de mahsur kaldı. İhbar üzerine olay yerine 112 sağlık, AFAD, UMKE, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Jandarma ekipleri geniş güvenlik önlemleri alırken UMKE ve sağlık ekipleri yaralılara müdahalede bulundu. Yaralılar enkazdan kurtarılarak ambulanslar ile bölgedeki hastanelere kaldırıldı. Gerçeği aratmayan tatbikat başarılı bir şekilde sonuçlandırıldı. Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, deprem, sel ve yangın tatbikatları yaparak afetlere hazırlık çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Vali Özkan, “Bugün burada kurumlarımız YHT istasyonunda muhtemel durumlara nasıl müdahale edeceklerini tatbikat ile bize gösterdiler. Tabi afetler konusunda asıl olan arama-kurtarma veya müdahale kısmından öte hazırlık kısmında riski bertaraf etmek çok daha önemli. Tünel inşaatımız son derece modern tekniklerle devam ediyor, son derece de ileri tedbirlerle inşaat çalışmaları sürüyor. Ama biz olmaz olmaz demeyelim olursa müdahale tarzımızı belirleyelim diye böyle bir tatbikat icra etmek üzere toplandık” dedi. Tatbikata katılıp emek veren herkese teşekkür eden Özkan, “Tatbikatımız AFAD koordinesinde Yozgat ve Yerköy Belediyesi, UMKE, sağlık ekipleri, jandarma, gönüllü ekiplerimiz, Milli Eğitim müdürlüğümüzden gelen gönüllü öğretmenlerimiz ve ilgili kurumlar ile birlikte buradayız. Bu bir tatbikat, Rabbim gerçeğini yaşatmasın ve göstermesin ama biz hazırlığımızı yapalım. İnşallah afetler yaşanmaz” şeklinde konuştu. Tatbikat sonrası Türk Kızılayı tarafından vatandaşlara çay ve çorba ikramında bulunuldu.
YHT tünelinde nefes kesen tatbikat gerçeği aratmadı
22 Ekim 2024 Salı - 14:50 YHT tünelinde nefes kesen tatbikat gerçeği aratmadı Yozgat’ta, Kayseri-Yerköy Yüksek Hızlı Tren Hattı inşaatında yapımı süren tünelde patlama tatbikatı düzenlendi. Senaryo gereği tünel içerisinde yangın çıktı, enkaz altında kalan 15 işçi için kurtarma çalışması gerçekleştirildi. Kayseri-Yerköy Yüksek Hızlı Tren şantiyesine ait Delice köyü yakınlarında bulunan bir tünelde senaryo gereği patlama meydana geldi. Tünelde patlama sonucu yangın çıkarken içeride 15 işçi de mahsur kaldı. İhbar üzerine olay yerine 112 sağlık, AFAD, UMKE, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Jandarma ekipleri tarafından geniş güvenlik önlemlerinin alındığı tatbikatta UMKE ve sağlık ekipleri yaralılara müdahalede bulundu. Enkazda kalan yaralılar kurtarılarak ambulanslar ile bölgedeki hastanelere kaldırıldı. Gerçeği aratmayan tatbikat başarılı bir şekilde sonuçlandırıldı. Tatbikatta açıklamalarda bulunan Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, deprem, sel ve yangın tatbikatları yaparak afetlere hazırlık çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Vali Özkan, “Bugün burada kurumlarımız YHT istasyonunda muhtemel durumlara nasıl müdahale edeceklerini tatbikat ile bize gösterdiler. Tabi afetler konusunda asıl olan arama kurtarma veya müdahale kısmından öte hazırlık kısmında riski bertaraf etmek çok daha önemli. Tünel inşaatımız son derece modern tekniklerle devam ediyor, son derece de ileri tedbirlerle inşaat çalışmaları sürüyor. Ama biz olmaz olmaz demeyelim olursa müdahale tarzımızı belirleyelim diye böyle bir tatbikat icra etmek üzere toplandık.” dedi. Tatbikata katılıp emek veren herkese teşekkür eden Vali Özkan, “Tatbikatımız AFAD koordinesinde Yozgat ve Yerköy Belediyesi, UMKE, sağlık ekipleri, jandarma, gönüllü ekiplerimiz Milli Eğitim Müdürlüğümüzden gelen gönüllü öğretmenlerimiz ve ilgili kurumlar ile birlikte buradayız. Bu bir tatbikat, Rabbim gerçeğini yaşatmasın ve göstermesin ama biz hazırlığımızı yapalım. İnşallah afetler yaşanmaz.” şeklinde konuştu. Tatbikat sonrası Türk Kızılayı tarafından vatandaşlara çay ve çorba ikramında bulunuldu. (BMG-GF-
Red Bull Takımı FUT Esports ve Galatasaray Esports yarı finalde karşılaşacak
22 Ekim 2024 Salı - 12:51 Red Bull Takımı FUT Esports ve Galatasaray Esports yarı finalde karşılaşacak VALORANT turnuvası Red Bull Home Ground’da finalin adı belli oldu. 19-20 Ekim’de grup mücadelesi verilen turnuvada A grubundan Galatasaray Esports ve BBL PCIFIC finale kalırken, B grubunda ise Red Bull takımı FUT Esports ve Eternal Fire finale adını yazdırdı. Dünyanın en büyük sezon arası VALORANT turnuvalarından Red Bull Home Ground, Türkiye finalinde mücadele edecek takımlar belli oldu. 19-20 Ekim’de Kıran kırana geçen grup mücadelelerinde iyi bir başarı gösteren Red Bull Takımı FUT Esports finale adını yazdırırken, Galatasaray Esports, BBL PCIFIC ve Eternal Fire da finale kalan diğer takımlar oldu. Türkiye’nin en iyi takımları Red Bull Home Ground’da mücadele edecek 576 bin kişi tarafından canlı izlenen grup aşamalarının sona ermesiyle birlikte turnuvanın finali de 26-27 Ekim’de İstanbul’un en ikonik mekanlarından biri olan Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) yapılacak. Yarı finalde 4 maçının 3’ünü kazanan Red Bull takımı FUT Esports ile Galatasaray Esports karşı karşıya gelirken, BBL PCIFIC ve Eternal Fire da final için mücadele edecekler. Cumartesi günü başlayacak yarı final maçlarının ardından Pazar günü oynanacak final müsabakalarıyla Berlin’de Türkiye’yi temsil eden takım olacak. Berlin’e giden yol İstanbul’dan geçiyor Agon by AOC, Blacklyte ve Paycell partnerliğiyle düzenlenen Türkiye finalini kazanan takım, 20-24 Kasım’da Berlin’de gerçekleşecek Red Bull Home Ground Dünya Finali aşamasında dünyanın en iyi takımlarına karşı mücadele hakkı elde edecek.
Görünüş olarak birbirinin aynısı olan yeni telefonları artık satıcılar bile zor ayırt ediyor
22 Ekim 2024 Salı - 09:50 Görünüş olarak birbirinin aynısı olan yeni telefonları artık satıcılar bile zor ayırt ediyor Eskişehir’de telefonculuk yapan Yiğit Aytekin, yeni modellerin görünüş olarak çok benzer olmasının bir tartışma konusu olduğunu, ancak donanımsal özelliklerin her cihazda farklılık gösterdiğini söyledi. Son yıllarda çıkan telefon modellerinin birbirine olan benzerliği dikkat çekiyor. Hatta bu durum artık hem sosyal medyada hem de esnaf ve müşteri bir tartışma konusu haline gelirken, bazı modelleri telefoncular bile dışarıdan bakarak anlayamıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan telefoncu esnafı Yiğit Aytekin, bu durumun özellikle büyük markalarda görüldüğünü ifade ederek bazı zamanlar kendilerinin de model kodlarına bakmadan cihazı ayırt edemediklerini belirtti. Bazen model renklerinin bile aynı olduğuna dikkat çeken Aytekin, tüm benzerliklere rağmen her yeni telefonun donanımsal farklılıklar gösterdiğini vurguladı. "Bazen telefonu arkasından veya önden bakarak bile anlayamıyoruz" Esnaf Yiğit Aytekin, konuyla ilgili olarak, "Telefonların dış görünüşleri birbirlerine benziyor. Özellikle büyük markaların büyük modellerinde durum böyle ama özellik olarak farklılıklar tabii ki oluyor. Kamerasına ayrı bir dokunuş oluyor, işlemcisine ve ekrana ayrı bir dokunuş oluyor. Yani ürünleri biraz daha geliştirip piyasaya tekrardan farklı model olarak sunuyorlar. Yeri geliyor, ürünlerin renkleri de aynı oluyor. Bazen telefonu arkasından veya önden bakarak bile anlayamıyoruz. Çünkü görünüşünü aynı yapmışlar. Bu yüzden ürünün model kodlarına bakarak anlamaya çalıştığımız oluyor. Müşterilerle de aramızda bunun sohbeti oluyor. Bir markanın yeni modeli çıkınca, ’Bu diğerinin aynısı’ diyebiliyorlar" dedi.