Son Dakika
|
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme!
Türkiye - Romanya maçını François Letexier yönetecek
MSB duyurdu: Ağrı’daki kazada 1 asker şehit oldu
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Antalya’da inşaat malzemeleri deposunda yangın
Oyun alanı savaş alanına döndü: O anlar kamerada
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
İran, Tel Aviv’i vurdu: 6 yaralı
Irak’ta Haşdi Şabi karargahına saldırı: 7 ölü, 13 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Katar Emiri Al-Thani’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür
Kuveyt Uluslararası Havalimanı’na İHA saldırısı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür"
Körfez ülkelerine yeni füze ve İHA saldırıları
Irak’ta Haşdi Şabi'ye ABD-İsrail saldırılarına karşılık verme yetkisi
’Yenidoğan Çetesi’ davasının 8’inci duruşmasının görülmesine devam edildi
Kaan Kundakçı cinayetinde Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun gözaltına alındığı anlar kamerada
TEKNOLOJİ
Yerli üretime katkı sağlayacak: Yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü" patent aldı
24 Mart 2026 Salı - 19:20:03
Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü", üretimde verimliliği artırmayı hedefleyen özellikleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi. Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Erman Zurnacı’nın, Düzce Üniversitesi’nden Doç. Dr. Engin Nas ve Yalova Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Sabri Uzuner ile birlikte geliştirdiği "akıllı imalat modülü" başlıklı çalışma tescil aldı. TÜBİTAK öncelikli Ar-Ge ve Yenilik Konuları arasında yer alan buluş, yapay zeka destekli teknolojiler ile CNC üretim tekniklerini bir araya getiriyor. Üretim sırasında "CNC" (bilgisayarlı sayısal kontrol) tezgahı ve sensörlerden veri toplayan sistem, bu verileri analiz ederek imalat sürecini gerçek zamanlı olarak optimize ediyor. Modül ile enerji tüketiminin azaltılması, üretim kalitesinin artırılması ve arızaların önceden tespit edilmesi hedefleniyor. Modüler yapısıyla mevcut "CNC" cihazlarına kolayca entegre edilebilen sistem, yerli sanayinin yüksek maliyetlere katlanmadan dijital dönüşüm sürecine dahil olmasına imkan tanıyor. Operatörler ise üretime ilişkin tüm analiz sonuçlarını ekranlarından ya da uzaktan takip edebiliyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, patent tescili dolayısıyla çalışma ekibini tebrik ederek, farklı üniversitelerin iş birliğiyle ortaya çıkan projenin akademik ortaklığın önemli bir çıktısı olduğunu ifade etti. Topal, akademik bilginin tescilli ürüne dönüşmesinin ülkenin Ar-Ge kapasitesine ve rekabet gücüne katkı sunduğunu belirtti.
24 Mart 2026 Salı - 15:08
Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına ‘yapay zeka ile dijital içerik geliştirme projesi’ hayata geçiyor
Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi’ hayata geçiriliyor. Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı, anlamlı bir proje ile anılıyor. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı iş birliğinde hayata geçirilen "Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi", çocukları dijital dünyanın pasif tüketicileri olmaktan çıkararak yapay zeka destekli araçlarla kendi animasyon filmlerini üreten aktif içerik geliştiricilerine dönüştürmeyi hedefliyor. Proje, Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına özel bir anlam taşıyor. Ortaokul ve lise düzeyindeki tüm öğrencilere yönelik hazırlanan ve 10 bin öğrencinin katılımının hedeflendiği proje; eğitim, üretim, yarışma ve ödüllendirme olmak üzere dört aşamadan oluşuyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu pedagojik bir altyapıya sahip olan projede öğrencilerin analitik düşünme, problem çözme, araştırma ve disiplinlerarası bağlantı kurma gibi akademik becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Eğitim içerikleri arasında prompt yazma, görsel üretimi, poster ve infografik hazırlama, beste ve klip üretimi, senaryo yazımı ile çizgi roman ve animasyon hazırlama gibi başlıklar yer alıyor. Kontenjanla sınırlı yarışma için ortaokul düzeyinde 3 bin, lise düzeyinde ise 7 bin öğrencinin katılımı hedefleniyor. Katılımcıların kendi okullarından gönüllü bir danışman öğretmenle başvurması zorunlu tutulurken, eğitim modüllerini tamamlayarak yüzde 80 başarı puanına ulaşan öğrenciler yarışmaya başvuru hakkı elde edecek. Eğitimlerin ardından düzenlenecek animasyon film ve beste/video klip yarışması, öğrencilerin ürettikleri eserleri sergilemeleri için önemli bir platform sunacak. 1 Nisan itibariyle başlayacak eğitimler, 1 Mayıs’a kadar sürecek. 10 Mayıs’ta proje teslimleri, 8 Haziran’da ise Seçici Kurul Değerlendirmesi gerçekleştirilecek. Projenin Ödül töreni ise 11 Haziran’da yapılacak. Yarışmada her kategoride birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilere manevi değeri yüksek Umre ödülü verilecek. Ayrıca ilk üçe giren öğrencilere sertifikalı oyun geliştirme eğitimi, ilk 250 öğrenciye ise Python eğitimi desteği sağlanacak. Nitelikli bulunan eserlere mansiyon ödülleri verilirken, jüri tarafından uygun görülen bestelerden ‘1500. Yıl Ezgileri’ adlı dijital albüm oluşturulacak.
24 Mart 2026 Salı - 11:42
Mimarlar ve tasarımcılar için üretim sürecini hızlandıran teknoloji
Excalibur, G920 modeliyle yüksek performanslı donanım çözümlerini mimarlık, 3D modelleme ve görsel tasarım dünyasının profesyonelleriyle buluşturuyor. Excalibur G920, proje süreçlerinde üretim akışını hızlandırarak kullanıcıların beklemeye değil üretmeye odaklanmasını sağlıyor. Günümüzde mimari projeler, üretkenliğin yanı sıra yüksek işlem gücüne de ihtiyaç duyuyor. Büyük ölçekli BIM dosyaları, karmaşık 3D sahneler ve yüksek çözünürlüklü video içerikleri, cihazların sınırlarını zorluyor. Bu noktada performans hızın ötesine geçerek süreklilik anlamına geliyor. Excalibur G920, RTX50 serisi ekran kartı seçenekleri ve yapay zeka destekli DLSS 4 teknolojisiyle, özellikle render ve görselleştirme süreçlerinde geçen süreyi minimize ediyor. Bu da kullanıcıların daha fazla üretime, daha az beklemeye odaklanmasını sağlıyor. Üst düzey donanım, sahada gerçek bir avantaj sağlıyor 14. nesil Intel Core i9 işlemci ve 64 GB’a kadar DDR5 RAM desteği sayesinde, büyük proje dosyalarıyla çalışırken yaşanan donma ve gecikmeler ortadan kalkıyor. Bu da özellikle yoğun teslim dönemlerinde iş akışının kesintisiz devam etmesini sağlıyor. Yüzde 100 DCI-P3 renk doğruluğu sunan ekran ise tasarım süreçlerinde kritik bir rol oynuyor. Malzeme, ışık ve renk detaylarının gerçeğe en yakın şekilde görüntülenmesi, yapılan işin kalitesini doğrudan etkiliyor. Sürdürülebilir performans ve geniş çalışma alanı Yüksek performansın sürdürülebilir olması ise en az gücü kadar önemli. Gelişmiş soğutma mimarisi sayesinde Excalibur G920, uzun süren render işlemlerinde performansını koruyarak zaman kaybını minimize ediyor. 2.5 kilogram hafifliği ve ince yapısıyla cihaz, ofisle sınırlı kalmadan farklı çalışma alanlarına kolayca uyum sağlıyor. Böylece kullanıcılar, güçlü bir masaüstü performansını mobil olarak deneyimleyebiliyor. Excalibur G920, yüksek performansı mobiliteyle birleştirerek, mimar ve tasarımcıların üretim süreçlerini daha hızlı, daha akıcı ve daha verimli hale getiriyor.
24 Mart 2026 Salı - 10:15
Yüksek voltajlı şarj aletleri telefonlara zarar veriyor
Diyarbakır’da telefon tamiratı yapan esnaf Ahmet Gök, cep telefonu arızaların büyük kısmının yanlış şarj aletlerinden kaynaklandığını söyledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Mart 2026 Salı- 10:15
Yüksek voltajlı şarj aletleri telefonlara zarar veriyor
2
24 Mart 2026 Salı- 11:42
Mimarlar ve tasarımcılar için üretim sürecini hızlandıran teknoloji
3
22 Mart 2026 Pazar- 11:22
Geleceğin kaşifleri olacak depremzede çocuklar ‘Hataybot’ Robot Yarışması’na hazırlanıyorlar
4
17 Mart 2026 Salı- 12:54
Filmler gerçeğe dönüştü, bu teknoloji ile hayvanlar insanlarla konuşabilecek
5
23 Mart 2026 Pazartesi- 14:05
AB’den Canik Belediyesi’ne destek: Yapay zeka eğitimi başvuruları başladı
19 Eylül 2024 Perşembe - 14:01
İlk defa düzenlenen insansız deniz aracı yarışması başladı
TEKNOFEST kapsamında Türkiye’de ilk defa düzenlenen ve 4 gün sürecek olan İnsansız Deniz Aracı Final Yarışması, Mersin’in Erdemli ilçesinde başladı. Yarışların ilk gününde teknik kontrolleri geçen takımların 3 gün süre içerisinde denizde verilen görevleri manuel ve otonom şeklinde yerine getireceği belirtildi. Milli Savunma Bakanlığı ile ASELSAN işbirliğinde düzenlenen TEKNOFEST yarışları sürüyor. Bu çerçevede 19-22 Eylül tarihleri arasında Erdemli Balıkçı Barınağı’nda Türkiye’de ilk defa yapılan insansız deniz aracı yarışmasına start verildi. 124 takımla başlayan yarışta finale 27 takım kaldı. Yarışların ilk gününde insansız deniz araçları teknik kontrolden geçirildi. Teknik kontrolleri başarıyla geçen deniz araçlarının yarından itibaren denizde verilen görevleri yerine getireceği öğrenildi. TEKNOFEST Yarışmalar Koordinatörlüğünde görev yapan Muhammet Fatih Şahin, "TEKNOFEST yarışmaları kapsamında Türkiye’de ilk kez düzenlenen insansız deniz aracı yarışmasındayız. Milli Savunma Bakanlığı ile ASELSAN işbirliğinde düzenliyoruz. Yarışma kapsamında insansız deniz araçları konusunda yarışmacılar araçlar üretip, araçlarının performanslarını denizde sergilemelerini bekliyor olacağız. Yarışma ve başvuru süreci aralık ayında başladı. Ülke genelinden ve Özbekistan’dan 124 takımla başladık. Şu anda burada finalist 27 takımımız, 262 de finalist yarışmacımız var. İki farklı ülkeden Türkiye ve Özbekistan’dan yarışmacılarımız, 4 gün boyuncu bu alanda deniz araçları ile birlikte performanslarını sergileyecekler. Bugün yarışın ilk günündeyiz. İlk gün takımların teknik kontrolleri gerçekleştirilecek, şartnameye uygunluklarına bakılacak ve araçların kabiliyetleri test edilecek. Bu testleri tamamlayan takımlar da ikinci günden itibaren ilk olarak manuel, cumartesi-pazar günü de otonom olarak pist üzerinde performanslarını sergileyecekler" dedi. Takımlar iki görev yerine getirecek Takımların parkur üzerinde iki ana görevi bulunduğunu anlatan Şahin, "Bunlardan ilki engellerden sakınma görevi var. İDA’ları ile birlikte deniz üzerinde bulunan engellerin arasından geçmeye çalışacaklar. Bu görevi tamamladıktan sonra ikinci görevi ise limana yanaşma görevi. Liman üzerinde de 1, 2, 3 numaralı limanlarımız bulunmakta. Bizlerin belirlediği limana araçlarını yanaştırmalarını bekleyeceğiz. Ayrıca otonomda takımların bir numaraları olacak. İHA’ları ile kalkış yaparak bu numaraları tespit edip, İDA’larına aktarmalarını ve tamamen otonom olarak o limana yanaşmalarını bekliyor olacağız" ifadelerini kullandı. Konya’dan yarışmaya katılan gençlerden Yusuf Durmaz, "Şu an aracımız üzerinde konfigürasyon işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Yapay zeka algoritmaları ile yöneleceği açıların ve gideceği noktaların işlenmesini yapıyoruz. Devamında da araçlarımızı suya bırakarak yarışmamızı gerçekleştireceğiz. Hedefimizde derece almak var, birincilik istiyoruz" diye konuştu.
19 Eylül 2024 Perşembe - 12:16
TEKNOSAB Lojistik Park Projesi’nde ilk grup pay ihraç süreçleri başladı
Türkiye’nin ileri teknolojili yatırım hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen TEKNOSAB öncülüğünde, ‘Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’ modeliyle kurulacak olan Lojistik Park projesinde ilk grup payların TEKNOSAB ve BTSO üyesi yatırımcılara ihraç süreçleri ile ilgili hesap açım işlemleri başladı. Türkiye’nin yüksek teknoloji odaklı ilk üretim merkezi TEKNOSAB’da kurulacak Lojistik Park Girişim Sermayesi Yatırım Fonu GSYF modeliyle hayata geçiyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onay alan ve ilk grup payların ihraç süreçleri ile ilgili hesap açım işlemleri başlayan fonda ilk grup katılım paylarını alacak olan TEKNOSAB ve BTSO üyesi yatırımcılar TEKNOSAB Lojistik Park projesine ortak olarak projenin değer artışı ve kira gelirleri başta olmak üzere tüm avantajlarından faydalanabilecek. Güney Marmara’nın en büyük ve kapsamlı lojistik merkezlerinden birisi olacak proje lojistik sektörünün gelişimine de katkı sağlayacak. Aynı zamanda uluslararası standartlarda çözümler üretecek TEKNOSAB Lojistik Park, lojistik alanda sunacağı hizmet çeşitliliği ve kalitesi ile global bir marka olma hedefi taşımaktadır. Depo, antrepo, e-ticarete yönelik akıllı depo, soğuk hava depoları ve data center alanları ile TEKNOSAB Lojistik Park projesi toplam 262 bin metrekarelik kullanılabilir alanı ile tüm sektör ve teknolojilere modern çözümler üretmektedir. Proje kapsamında çatılarda uygulanacak güneş enerji santralleri ile yüksek enerji ihtiyacı olan depolama alanlarına çevreci çözüm üreterek hizmet alan firmaların global pazarlardaki rekabet güçlerine katkı sağlayan Lojistik Park, sürdürülebilir bir merkez olarak ön plana çıkmaktadır. TEKNOSAB Lojistik Park Bandırma ve Gemlik limanlarına demiryolu, İstanbul-İzmir otoyoluna karayolu bağlantısı ile ulusal ve uluslararası pazarlara hızlı, etkin ve verimli ulaşımın en önemli adreslerinden biri olacaktır. Projede hayata geçirilecek gümrük sahası, TIR ve treyler park yerleri, sosyal tesis ve yeşil alanları, konaklama tesisleri ile uçtan uca çözüm üreten örnek bir proje olarak kesintisiz ve kaliteli hizmet sunulmaktadır. TEKNOSAB Lojistik Park’a yatırım yapan tüzel ve gerçek kişiler çeşitli vergi avantajlarından da faydalanmanın yanı sıra yeni ekonominin en önemli enstrümanlarından olan girişim sermayesi yatırım fonu ile global aktörlerin kullandığı iş modellerini uygulayarak değişime ve dönüşüme uyum sağlayacaktır. Proje detaylarına ve başvuru süreçlerine ilişkin ayrıntılı bilgiler, www.teknosablojistikpark.com uzantılı web sitesinde de yer alıyor.
19 Eylül 2024 Perşembe - 11:38
Bursateknopark, Derin Teknoloji ve F2F Bilişim’den iş birliği
Bünyesindeki çalışma ve projelerin katma değeri yüksek ürünlere dönüşmesini ve üniversite-sanayi iş birliğini teşvik ederek Ar-Ge faaliyetlerini destekleyen Bursateknopark, özel sektörle ortak çalışmalarını sürdürüyor. Bu çerçevede Bursateknopark bünyesindeki Derin Teknoloji firması, F2F Bilişim ile protokol imzaladı. Protokolle iki firma, sektördeki bilgi birikimlerini ortak projelere dönüştürmeyi hedefliyor. Yüksek katma değerli projelerin üretilmesi ve ürünlerin elde edilmesine destek olarak, Türkiye’nin bilim, teknoloji ve ekonomi alanlarında ilerlemesine önemli katkılar sunmaya devam eden Bursateknopark, özel sektörle ortak çalışmalarını sürdürüyor. Bünyesindeki 32 firma, alanında öncü çalışmalara imza atarken bir yandan da sektöründeki firmalarla iş birliği ağını kuvvetlendiriyor. Bu doğrultuda Bursateknopark şirketlerinden Derin Teknoloji, F2F Bilişim ile iş birliği protokolü imzaladı. Sektördeki birikimlerin ortak projelere dönüştürülmesini hedefleyen protokolün imzalarını, Derin Teknoloji Kurucusu ve BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Seçkin Yılmaz ile F2F Bilişim kurucularından ve BTSO E-Ticaret ve Dijitalleşme Konseyi Başkanı İlker Özgüven attı. Bilişim sektöründe çığır açacak projeler F2F Bilişim ile başlattıkları stratejik ortaklıktan büyük heyecan duyduklarını belirten Seçkin Yılmaz, “Firmamız, yapay zekâ, veri bilimi, görüntü işleme ve dijital dönüşüm alanlarında yenilikçi projeler geliştiriyor. Gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, bilimsel ve teknolojik bilgi birikimimizi daha geniş kitlelere ulaştırmamıza yardımcı olacak hem ülkemizde hem de küresel arenada e-ticaret alanında ses getirecek projeler geliştirmemizi sağlayacaktır” dedi. İlker Özgüven ise, “Bu iş birliği ile müşterilerimize inovatif ve bilimsel temellere dayalı çözümler sunacağız. Özellikle KOBİ’lere yönelik geliştirdiğimiz Webkeller yazılımı gibi projelerle, teknoloji ve bilişim sektöründe çığır açacak yeni projelere imza atacağız” ifadelerini kullandı. Bursateknopark firmalarından ileri teknoloji projeleri Bursateknopark firmalarının büyük kısmının ileri teknolojiler alanında faaliyet göstermekte olduğunu ifade eden Bursateknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Ayşe Bedeloğlu, bu firmaların sektörlerinde öncü pek çok projeye imza attığını söyledi. Bursateknopark firmalarının sektörleriyle iş birliği yapmasını önemseyerek, desteklediklerini belirten Prof. Dr. Bedeloğlu, “Bu çerçevede, Derin Teknoloji ve F2F’nin imza attığı iş birliği protokolü, firmaların küresel teknoloji sahnesinde daha güçlü bir konuma gelmesi için büyük bir adım. Yeni projeleri hayata geçirecek olan iki firmanın iş birliğinin, teknoloji dünyasına yenilikler kazandırmasını diliyorum” diye konuştu.
19 Eylül 2024 Perşembe - 10:38
MalatyaPark AVM İphone 16 satışı için kapılarını 2 saat erken açacak
Malatya’nın tek alışveriş ve yaşam merkezi olan MalatyaPark, İphone’nin 16 serisinin yarın satışa çıkacak olması nedeniyle kapılarını 2 saat erkenden açacak. Apple’ın heyecanla beklenen yeni ürünleri, iPhone 16 serisinin yanı sıra Apple Watch ve AirPods serisi, MalatyaPark AVM’deki bir teknoloji mağazasında satışa çıkıyor. Markanın 9 Eylül’de ABD, Kaliforniya’daki Apple Park’ta gerçekleştirdiği lansmanın ardından, tüm dünyada merakla beklenen yeni telefonları, 20 Eylül Cuma günü itibariyle MalatyaPark AVM’de alıcılarını bulacak. Normalde 10.00’da açılan AVM ise yarına özel 08.00’de kapılarını açarak eksi birinci katta yer alan mağazada müşterilerin yeni telefona ulaşmasına imkan sağlayacak.
19 Eylül 2024 Perşembe - 09:56
Bilişim uzmanından çocuklarının sosyal medya kullanımı konusunda ailelere uyarılar
Sosyal medyanın çocuklar için büyük bir çekim gücü olduğunu, ancak bu platformların getirdiği risklerinde olduğunu belirten Bilişim Uzmanı Yasin Abbaz, çocuklarının sosyal medya kullanımı konusunda ailelere uyarılarda bulundu. Çocuklar sosyal medya platformlarında siber zorbalık riskiyle karşı karşıya kalabileceklerini ifade eden Bilecik’in Bozüyük ilçesindeki Yasin Abbaz, bu durumun çocukların kendilerine olan güvenlerini zedeleyebileceğini ve psikolojik sorunlara yol açabileceğini söyledi. Abbaz, sürekli sosyal medyada vakit geçirmek, çocukların sosyal ve akademik hayatını olumsuz etkileyebileceğini belirterek çocuklarda konsantrasyon kaybı ve izole olma gibi problemler ortaya çıkabileceğini ifade etti. Yasin Abbaz, açıklamasında şunları söyledi; “Çocuklar, kişisel bilgilerini paylaşma konusunda dikkatli olmayabilirler. Fotoğraflar, adresler ya da özel bilgiler kötü niyetli kişilerin eline geçebilir. Çocuklar sahte haberler, yanlış bilgiler ya da yaşlarına uygun olmayan içeriklerle karşılaşabilirler. Bunun için ebeveyn olarak, çocuklarınıza sosyal medyanın tehlikeleri hakkında bilgi verin. Açık ve samimi bir iletişim kurarak onları bu konuda eğitin. Günlük ekran süreleri belirlemek ve sosyal medya kullanımını sınırlamak, çocukların dengeli bir yaşam sürmesine yardımcı olabilir. Çocuklarınıza, sosyal medya hesaplarında gizlilik ayarlarını nasıl kullanacaklarını öğretin. Kişisel bilgilerin kimlerle paylaşıldığı konusunda dikkatli olmalarını sağlayın. Çocuklarınızla sosyal medya deneyimlerini paylaşın. Güvenli ve doğru platformlarda zaman geçirmelerini teşvik edin. Bu sayede hem denetim hem de yönlendirme sağlayabilirsiniz. Ebeveyn olarak, sosyal medya platformlarını siz de anlamalı ve kullanmalısınız. Bu, çocuklarınızla bu konuda konuşurken daha bilgili ve güven verici olmanıza yardımcı olur. Çocuklarınızın sosyal medyada geçirdiği zamanı denetlemek ve gerektiğinde müdahale etmek için teknolojik çözümler (ebeveyn kontrol uygulamaları gibi) kullanabilirsiniz. Sosyal medya, doğru kullanıldığında eğlenceli ve eğitici olabilir, ancak çocuklar için birçok tehlikeyi de barındırır. Ebeveynlerin bu konuda aktif rol alması, çocuklarının güvenliğini ve sağlıklı gelişimlerini sağlamada kritik bir öneme sahiptir. Sosyal medyanın zararlarını anlatmak ve doğru kullanım alışkanlıkları kazandırmak, hem çocuklarınızın dijital dünyada güvende olmasını sağlar hem de onların gelecekteki sosyal medya alışkanlıklarını şekillendirir. Kısacası yapmamız gereken; Çocuklarımızı sosyal medya ve internet ortamında dolaşırken, ebeveyn denetimine tabi tutmak.”
18 Eylül 2024 Çarşamba - 16:09
Uzmanlardan çağrı cihazı uyarısı
Van’da bilişim uzmanı Bilgin Berge, İsrail’in Lübnan’a düzenlediği siber saldırıyı değerlendirerek, “Haberleşme özelliği olan her şey risklidir. Özellikle radyo frekanslarının herkes tarafından kolayca kullanılmaması gerekiyor” dedi. İsrail’in Lübnan’a düzenlediği siber saldırıda iletişim cihazlarının patlatılması sonucu 9 kişi hayatını kaybederken yüzlerce kişi de yaralandı. Siber saldırı sonrası ‘Pager’ olarak adlandırılan ve Hizbullah tarafından kullanılan iletişim cihazları gündem olurken, uzmanlar bu konuda uyarılarda bulundu. Van’da 19 yıldır bilişim sektöründe hizmet veren 4B Yazılım sahibi Bilgin Berge, İsrail’in Lübnan’a düzenlediği siber saldırıyı değerlendirerek, “Herkesin dilinde bu aralar telefon patlatma olarak geçiyor ama bu bir çağrı cihazı. Öncelikle çağrı cihazı ile telefonları birbirine karıştırmakta fayda var. Günümüzdeki telefonlar sim kartla çalışır, dolayısıyla burada bir baz istasyonu vardır, çağrı cihazları ise radyo frekansları ile çalışır. Dolayısıyla burada da bir kablosuz haberleşmeden bahsediyoruz. Kablosuz haberleşme olduğu için bu baz cihazlara erişmek oldukça basittir. Böyle bir saldırı mümkün tabi, burada saldırının ne şekilde yapıldığını irdelemekte fayda var. Ben kendimce ufak bir araştırma yaptım. Öncelikle cihazları üreten firma, cihazların kendileri tarafından üretilmediği yönünde bir açıklama yapmış. Lisans verdiği bir firma tarafından üretildiği yönünde açıklama yapmış. Yine bu firmanın internet sayfasında, hakkımızda sayfası ile ürün sayfasının erişilemez olduğunu görmekteyiz. Firma, cihazın teknik özelliklerini, cihaz görsellerinin çok fazla yayılmasını istemiyor. Yüksek ihtimalle çağrı cihazlarına saldırmak isteyenler, bu çağrı cihazlarının sinyallerini tespit ettiler. Daha sonra aynı sayıda cihaz ürettirdiler. Zaten bu cihazlar 95 gram ağırlığında olduğu için en fazla 10-20 gram patlayıcı kullanabilirsiniz. Patlama riski daha fazla olan batarya yerleştirildiğini düşünüyorum. Dolayısıyla firma, sosyal mühendislik yöntemiyle tespit ettiği cihazlara sahte bir mesaj atarak cihazların değiştirilmesini istemiştir. Böylelikle kullanıcılar da cihazlarını değiştirmişlerdir ya da o an bir değiştirme noktası belirlemişlerdir. Dolayısıyla saldırı yapacakları günü beklemişlerdir. Burada da şuna dikkat etmişlerdir. Cihazlar aynı frekansa geldiler mi? Yoğunluk var mı? Ona bakmışlar. Çünkü patlatılan cihazların hepsinin benzer lokasyonlarda olduğunu görmekteyiz. Bu frekanslar birbirine yaklaştı. Arka tarafta saldırganlar bir sinyal gönderdiler. Tabi bu sinyal bir mesaj olabilir, sesli komut da olabilir. Ardından da cihazlar kendilerini patlatmışlar. Durumun böyle olduğunu düşünüyorum” dedi. Haberleşme özelliği olan her şeyin riskli olduğuna dikkat çeken Berge, “İnsanlar bir sırrını bile başkasına anlattığında, o sırrının dahi başkalarına gittiğini görmekteyiz. Dolayısıyla riski azaltabiliriz. Bunun içinde radyo frekanslarının herkes tarafından kolayca kullanılmaması gerekiyor. Yetkililer tarafından bunun denetlenmesi gerekiyor. Otoparklarda radyo frekansları kullanılıyor ve herkeste buna çok rahat ulaşabiliyor. Bunların yetkilendirilmesi, en azından denetlenmesi gerekiyor. Çünkü saldırganlar sürekli tetiktedir ve sürekli bir yerlere saldırma peşindeler. Böyle olunca da bir şeyler ele geçiriliyor” diye konuştu.
18 Eylül 2024 Çarşamba - 15:01
Türk savunma sanayiinden ‘eğitim’ ihracatı
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türk savunma sanayisinin üç ülkeyle eğitim ve akademi programları üzerine ihracat görüşmelerinin devam ettiğini ve bir ülkeye ihracat yapıldığını söyledi. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Ankara’da bir otelde gerçekleştirilen “Milli Yetkinlik Hamlesi" lansman programında Türk savunma sanayisinin gelecek dönemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Savunma sanayiindeki gelişimin yalnızca salt rekabet yerine sistematik bir düzen içerisinde olması gerektiğine vurgu yapan Görgün, “Bağımsız savunma sanayiinin gerekliliği olan tüm teknolojilerde bir sistematik dahilinde kazanmaya devam ederken, yarının teknolojilerine de bugünden odaklanmaya başladığımızı, bu alanda faaliyetler gösterdiğimizi de ifade etmek isterim. Savunma sanayimizin yeni dönem gelişimini salt rekabetten ziyade ekosistemin yetenek, yetkinlik, performans, potansiyel ve kapasite olarak birbirlerini tamamlamaları üzerine gayret gösteriyoruz” dedi. Şirketlerin icra kurullarıyla toplantılar gerçekleştirdiklerini ve mutabakatlar oluşturulduğunu dile getiren Görgün, “Şirketlerle alanları netleştirerek birbirlerini tamamlama yönünde çalışmaların önünü açacak politikalar üretiyoruz. Şirketlerimizin stratejilerini, birbirlerinin eksikliklerini ya da yetenek açılımlarını tamamlamaya yönelik oluşturdukları iş birliği imkanları da doğal olarak artacak” ifadelerini kullandı. Görgün ayrıca Savunma Sanayii Başkanlığı’nın sahip olduğu beceri ve deneyimlerin kişiler yerine sistemde kalmasını sağlayacak çalışmaları olduğunu da kaydetti. Görgün konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yaptığımız ihracat teslimatlarla birlikte vurguladığımız bir hususta teslimatlardan daha fazla yeni sözleşmeler de imzalıyoruz. Bakiye siparişimiz de her geçen gün artarak devam ediyor. Geçtiğimiz yıl 5,5 milyar teslimat, 10,2 milyar değerinde sözleşme imzalamıştık. Bu sene hem teslimatta hem sözleşme imzası bakımından 2023’e göre çok daha iyi bir sonucu sizlerle paylaşacağımı tekrardan ifade etmek istiyorum.” Savunma sanayiinden eğitim ihracatı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, ayrıca ‘eğitim’ ihracatı gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Bu çerçevede üç ülkeyle savunma sanayii alanında eğitim ve akademi programları üzerine ihracat görüşmelerinin devam ettiğini dile getiren Görgün, ayrıca bir ülkeye ihracat yapıldığını kaydetti.
18 Eylül 2024 Çarşamba - 13:46
Oto sanayi ustası fren sistemlerinin korunması uyarısında bulundu
Fren sistemlerine bağlı kazaların en aza indirilmesi için yılda en az 1 defa bakım yapılmasının gerektiğini belirten 44 yıllık oto fren ustası Zafer Ertan, “Uzun yolculuk ardından 1 saat dinlendirilmeden yıkanan araçların fren sistemi hasar görür” dedi. Günümüzde trafik kazaları her geçen gün artarken araçlarda yapılması gereken bakımlara dikkat çekiliyor. Özellikle motor, fren ve lastik bakımlarının hayati önem taşıdığı günümüzde, oto sanayiye yıllarını vermiş ustalar vatandaşları uyarıyor. Kazaların önüne geçilmesinde fren sistemlerinin büyük önem taşıdığını ve dikkat edilmesi gerektiğini belirten 44 yıllık oto fren ustası Zafer Ertan, “Uzun yoldan geldikten sonra kesinlikle arabayı 1 saat dinlendirmeden yıkamamak gerekiyor” dedi. “Arabayı 1 saat dinlendirmeden yıkamamalıyız” Yolculuk tamamlandıktan hemen sonra araç yıkanmasının fren disklerine zarar verdiğini belirten Zafer Ertan, “Uzun yoldan geldikten sonra kesinlikle arabayı 1 saat dinlendirmeden yıkamamak gerekiyor. Yıkanırsa, diskler atar. Yüksek süratte frene basıldığı zaman direksiyonu titretir. Araba kasasını oynatır. Şehir içinde kullanıldığı zaman da aynı şekilde arabayı 1 saat dinlenmeden yıkamamak gerekiyor. Araçların fren bakımlarının kıştan çıktıktan sonra yapılması gerekiyor. Kış aylarında araçları fazla kullanmıyoruz, kar ve buz olabiliyor. Fren sistemlerinde kayıcı parçalar var. Kıştan çıkınca araçlarda bakım yapılmalı ve balata durumu kontrol edilmeli. Kayıcıların sağlıklı çalışıp çalışmadığı da kontrol edilmeli” dedi. “Fren sistemlerinin yılda en az 1 kez kontrol edilmesi gerekiyor” Fren sistemlerinde oluşan tahribatların ve bozulmaların tespit edilmesi için yılda en az 1 kez kontrol edilmesi gerektiğini belirten Eskişehirli oto fren ustası Ertan, şu ifadeleri kullandı: “Kullanmaya bağlı olarak bir balatanın ömrü normalde 25-30 bin kilometre kadardır. Bazı balatalar 40 binde, bazı balatalar da 25 binde biter. Kullanım çok önemlidir. Frene bağlı kaza riskini en aza indirmek için senede en az 1 kere kontrol edilmelidir. Çok kullanılan ticari araçların da yılda 2 kez kontrol edilmesinde fayda vardır.”
18 Eylül 2024 Çarşamba - 13:16
Teknolojide ‘siber harp’ tehlikesi
Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, teknolojik cihazlarda bulunan çip yazılımlarına güncelleme ve denetlemelerin yapılabilmesi için bırakılan arka kapıdan cihazların kontrol edilerek ’siber harp’ ihtimalinin arttığını belirterek, bu durumun ulusal bir güvenlik sorunu olduğunu söyledi.
18 Eylül 2024 Çarşamba - 13:10
Teknolojide ‘Siber Harp’ tehlikesi
Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, teknolojik cihazlarda bulunan çip yazılımlarına güncelleme ve denetlemelerin yapılabilmesi için bırakılan arka kapıdan cihazların kontrol edilerek ’Siber Harp’ ihtimalinin arttığını belirterek, bu durumun ulusal bir güvenlik sorunu olduğunu söyledi. Yazılımı ve üretimi bilinmeyen cihazların kullanımının her zaman tehdit oluşturduğunu söyleyen Hakan Topuzoğlu, “Aslında uzun süredir hep dile getirmeye çalışıyoruz. Cihazların da yazılımının bir arka kapısı var. Malum devrelerden oluştuğu için ve bu çipler üzerinde de uzaktan müdahale mümkün olduğu için güncellemeler yapılabilmesi amacıyla böyle bir şey aslında mümkün. Tabii ki bunu başka bir devletin yapıp yapmadığını ispat etmek de çok kolay değil ama bizim burada biz ne yapabiliriz konusuna değinmemiz gerekiyor. Elbette bu bir ulusal güvenlik sorunudur. Çünkü kullandığımız cihazlar dolayısıyla biz başka ülke bağımlıyız ve onun da nasıl üretildiğini, ne yapıldığını, hangi cihazların programlandığını bilemiyoruz. Bunları bilemediğimiz zaman da haliyle böyle bir tehditle de karşı karşıya kalmış oluyoruz. Bu saldırılar Siber Harp diye geçiyor. Uzun süredir bu gündemde. 2000’li yıllarda da bu konuşuluyordu hep. Artık böyle topla, tüfekle savaşlar kalmayacak. Oturduğu yerden insanları öldürebilecekler diye. Tabii ki o zaman bilim kurgu filmleri gibi geliyordu bize ama bugün bizzat yaşayarak gördüğümüz zaman daha iyi anlaşıldığı kanaatindeyim” dedi. “Yazılımsal olarak kontrol edilen dalgalar duyguları etkileyebilir” Yazılımla birlikte yayılan dalgaların cihaz ısısının yanında duyguları da etkileyebileceğini söyleyen Topuzoğlu, “Aslında bunu herkes yapabilir. Haliyle bir cihaz üreten ya da bir yazılım geliştiren bir kişi kendisinin girebileceği bir kapı bıraktığı için bu noktada bir açık meydana geliyor ve bunu istediği gibi kullanabiliyor. Geçmişte biz araçlarla ilgili mesela böyle bir duyum almıştık. İşte araç kapısını acaba uzaktan mı kilitlediler gibi bir konu gündeme gelmişti. Bu da mümkün. Çünkü bir şekilde haliyle bunlar programlanabilir unsurlar. Devrelerde kullanılabiliyor. Haliyle bilgisayarlar da programlanabiliyor ve hepimizin kullandığı cihazlar var. Cep telefonları var ve cep telefonlarında da belli başlı işletim sistemlerini kullanıyoruz. Bu işletim sistemleri yine nasıl ki nabız ölçülebiliyorsa ısı da arttırılabilir. Yani o ısıyı arttırdığınız zaman da o cihazın patlamasına sebebiyet verebilirsiniz ki bu aslında en basit konu diyebiliriz. Aynı şekilde bir takım dalgalar yayarak insan beyninin algılayabileceği ama kulağının zor duyabileceği bir takım dalgalar algılayarak da onlara ümitsizlik ya da karamsarlık gibi duygular dahi aşılanabiliyor. Yazılımsal arka kapının açık kalması gerekiyor bunlar için. Elbette aslında bizim de ülkemizde yazılım yapan ya da cihaz üreten firmaların bu noktada tabii ki denetlenmeleri de önemli. Yerli ve milli cihazların artması bunların bir kontrolle dağıtılması ve piyasaya sürülmesi gerçekten çok büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. Topuzoğlu, Türkiye’nin kendi altyapısını oluşturarak olası bir tehlike durumunda önlem alınması gerektiğini söyleyerek, “Tabii ki şu anki internetin merkezi Amerika Birleşik Devletleri ve haliyle tüm bilgiler oradan dağılıyor gibi gözüküyor. Böyle olunca da omurga olarak da oraya bağlıyız. Bir sabah kalktığımız zaman internetsiz kalma ihtimalimiz çok yüksek. Yani sadece kullandığımız yazılımlar, sosyal medya platformları değil, internet omurgası açısından da bağlıyız. O yüzden de aslında bizim de yine Türkiye olarak kendisine ait bir internet omurgasını kurmamız ve bu tarz acil durumlarda kendi omurgamız üzerinden iletişimi devam ettirebilmemiz de çok büyük önem taşımakta. Aslında vatandaşların çok fazla yapabileceği bir şey yok. Yani çünkü kullanıcı modundayız ve bize hangi cihaz verildiyse onu kullanıyoruz. Burada tabii ki devletlerin gerekli önlemleri alması gerekiyor. Dünya çapında da incelediğimiz zaman Rusya, İran, Kuzey Kore ve Çin gibi ülkeler bunun önlemini almışlar. İşte Çin kendisine ait bir işletim sistemi geliştirdi ve artık ben bunu kullanacağım, sizin işletim sisteminizi kullanmayacağım dedi. Yine bir markayı gerçekten büyüterek dünya çapında hale getirerek de elektronik anlamdaki altyapıyı tamamen kendi ülkesine geçirmiş oldu. Bizim de acilen bu konularda önlem almamız, nasıl ki zamanında İHA’lar, SİHA’lar gibi böyle göğsümüzü kabartan çalışmalar yapıldıysa İnternet ve teknoloji alanında alanında da bir seferberlik başlatılması gerçekten çok önemli” dedi.
18 Eylül 2024 Çarşamba - 12:46
Deneyap Teknoloji Atölyesi Bilim Sincan’da başladı
Sincan Belediyesi geleceği şekillendirecek, üretken gençler yetiştirme hedefini sürdürüyor. Teknolojiyi verimli ve etkin kullanan, bilim alanında projeler üreten gençler yetiştirmek amacıyla Milli teknoloji hamlesi kapsamında açılan Deneyap Teknoloji Atölyesi Bilim Sincan’da başladı. T3 Vakfı ve TÜBİTAK birliği ile hizmete sunulan “Bilim Sincan” merkezinde gençler ve çocuklar bilimle buluşmaya devam ediyor. 6-14 yaş arası öğrencilerin, bilim ve teknolojiye duyduğu ilgi ve merakı arttıran, problem çözme becerilerini geliştiren Bilim Sincan’da atölyelerle öğrenciler bilimle tanışıyor ve problem çözme becerilerini geliştiriyor. Aynı zamanda da hem eğlenmeleri hem de yeni deneyimler kazanmaları amaçlanıyor. Deneyap Teknoloji Atölyesinde eğitimler başladı Bünyesinde Astronomi Uzay ve Havacılık, Doğa Bilimleri Atölyesi, Matematik Atölyesi, Tasarım Atölyesi ve Teknoloji Atölyesi yer alan Bilim Sincan şimdi de Deneyap Teknoloji atölyesi ile gençleri buluşturdu. T3 Vakfı’nın yapmış olduğu sınavlarda başarılı olan ortaokul ve lise öğrencilerinin katıldığı Deneyap Teknoloji Atölyesinde eğitimler başladı. Deneyap Teknoloji Atölyesinde 36 aylık eğitim programına dahil olmaya hak kazanan öğrenciler; Tasarım ve Üretim, Robotik ve Kodlama, Elektronik Programlama ve Nesnelerin İnterneti, İleri Robotik, Siber Güvenlik, Enerji Teknolojileri, Havacılık ve Uzay Teknolojileri, Yazılım Teknolojileri, Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji, Mobil Uygulama ve Yapay Zeka olmak üzere on bir farklı alanda ücretsiz teknoloji eğitimleri alıyor. Bu eğitimlerle gençler bilim ve teknoloji alanında proje geliştirme, takım çalışması ve tasarım odaklı beceriler kazandırılarak bilim ve teknolojiyi etkin kullanan, üretken bireyler olarak geleceğe hazırlanıyor.
18 Eylül 2024 Çarşamba - 11:42
Dijital Oyun Geliştirme Kampı Gürsu’da düzenlenecek
Bursa’nın 13-18 yaşa özel ilk “Dijital Oyun Geliştirme Kampı”, 21-22 Eylül’de, Gürsu Ericek Adrenalin Park’ta düzenlenecek. Kamp, Gençleri dijital girişimcilikle tanıştırmak ve geleceğe hazırlamak misyonuyla hizmet sunan Gürsu Belediyesi’nin, BEBKA destekli Genç Girişimciyiz Projesi çerçevesinde gerçekleştirilecek. Genç yetenekler geleceğin oyunlarını üretecek Gürsu Belediyesi’nin gençlerin dijital dünyada yetkinlik kazanmalarına yönelik sunduğu “Dijital Oyun Geliştirme Kampı”, genç yetenekleri bekliyor. “Takımını seç, oyunu geliştir, ödülü kazan” sloganıyla gençlerin yeteneklerini ortaya koymalarına imkan sunulacak kampla, dijital dünyada var olmak isteyen gençlere yol haritası sunulmuş olacak. Oyun sektöründen Megafortuna ve Turkpin iş birliği ve sponsorluğunda gerçekleştirilecek kamp çerçevesinde yarışacak ekiplere toplamda 55 bin TL ödül verilecek. 100 kişi ile sınırlı olacak kontenjan çerçevesinde, başvuru yapacak gençler arasında yapılacak değerlendirmeyle, kampa katılma hakkı kazananlar, ücretsiz biletleriyle yarışmaya katılabilecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder