TEKNOLOJİ
Kayseri’de gençleri uzayla buluşturan TUA Astro Hackathon Yarışması başladı 28 Mart 2026 Cumartesi - 23:32:07 Türkiye Uzay Ajansı (TUA) tarafından bilim ve teknoloji meraklısı gençlerin uzay alanında farkındalığını artırmak amacıyla düzenlenen TUA Astro Hackathon Yarışması, Kayseri’de başladı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi Bilişim Akademisi’nde düzenlenen yarışma 2 gün sürecek. Çeşitli il ve ilçelerden gelen farklı yaş gruplarındaki katılımcılar, hackathon kapsamında oyun, turnuva, eğitim ve atölye çalışmalarına katılacak. Türkiye’de 37 ilde eş zamanlı olarak başlayan yarışmanın Kayseri ayağında 110 katılımcı, 21 takımla yer alıyor. Yarışma hakkında bilgiler veren TUA Astro Hackathon Yarışması’nın Kayseri yerel lideri Muratcan Bolat, "Türkiye’de bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz ve ileriki yıllarda gelenekselleştirmeye çalışacağımız TUA Astro Hackathon’un ilk ayağını Kayseri Bilişim Akademisi’nde gerçekleştiriyoruz. Bu bizim kartvizitimiz olacak ve ileriki yıllarda hem yerel hem ulusal hem de küresel çapta bir etkiye sahip olacak. Uzayın sivilleştirilmesi ve herkese yayılması gibi konularda örnek olacak bir etkinlik. Kayseri’de bu etkinliği düzenlemekten dolayı çok mutluyuz. Yarışmacılar yarın sunumlarını yapacaklar ve ödüllerini alacaklar. Ankara’daki büyük finalde de kendilerinden güzel başarılar bekliyoruz. Umuyoruz ki Kayseri’de büyük bir ekosistemi kuracağız. Bunun tohumlarını atmaya başladık, önümüzdeki yıllarda da meyvesini alacağız" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Bilişim Akademisi Müdürü Dr. Mahir Demir, "Sabah 8’den bu yana Millet Bahçesi Bilişim Akademisi’ndeyiz. Yarın geceye kadar kesintisiz ve uyumadan tam gaz bir şekilde TUA Astro Hackathon Yarışması’ndayız. Yarışma farklı illerde eş zamanlı olarak yapılmaktadır. Her ilden derece alan arkadaşlar, mayıs ayında büyük finalde kozlarını paylaşacaklar. Sonunda da büyük ödüle layık görülecekler" ifadelerini kullandı. Erciyes Üniversitesi Uzay Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Nur Nisa Bayındırcı, "Arkadaşlarımızla 48 saat boyunca birlikte olacağız. Sınava girene kadar uzay mühendisliği konusunda bir bilgim yoktu. Başta çok cazip gelmişti ve hala ilgim, merakım devam ediyor. Biraz araştırınca ilginizin olduğunu anlarsınız. Rokete, uçağa ve gökyüzüne merakınız varsa tabii ki bu mesleği tercih edebilirsiniz" şeklinde konuştu. Takımlar yarın saat 14.00’de başlayacak sunumlarını kentteki yerel jüriye sunacak. Kayseri’den dereceye giren takımlar, mayıs ayının sonunda Türkiye büyük finalinde boy gösterecek.
28 Mart 2026 Cumartesi - 16:57 Oyun Dünyasının mutfağından akademik bakış: Noyan Culum gençlerle buluştu Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen "C++ ile Oyun Programlama Atölyesi", İletişim Bilimleri Fakültesi Lab 209’da gerçekleştirildi. Gamelab İstanbul kurucusu Noyan Culum’un konuşmacı olarak yer aldığı atölyede, öğrencilere oyun programlama üzerine kıymetli bilgiler paylaşıldı. "Yazılım ve bilgisayarlar oyun yazmak için ortaya çıktı" Gamelab İstanbul kurucusu Noyan Culum eğitimin başlangıcında yazılım endüstrisinin oyun yazmak amacıyla kurulduğunu ve 80’li yılların teknolojik motivasyonunun merkezinde oyunların yer aldığını belirtti. Culum konuşmasının devamında da şunları söyledi: "Yazılım endüstrisi, oyun yazmak için kurulmuş bir endüstridir. Yazılım ve bilgisayarlar oyun yazmak için ortaya çıktı. PC’lerin icadıyla birlikte yazılım endüstrisi uygulama geliştirmeye yöneldi. Bu doğrultuda yazılım endüstrisini kuranlar oyun programcılarıdır." "Yazılım endüstrisinin resmî dili C++’tır" Noyan Culum, "Dünyadaki tüm yazılım firmaları C++ dilini kullanır. Unity veya LibGDX gibi motorları tercih edenler dahi dolaylı olarak bu dilden faydalanıyor. Çünkü C++, kodun doğrudan makine diline çevrilmesine olanak tanıyan derlenen bir dildir." ifadelerini kullandı. Culum ayrıca, C++ ile geliştirdikleri Glist Engine oyun motorunun tamamen öğrenci ve stajyerlerin katkılarıyla şekillenen, sürdürülebilir bir "zincirleme" eğitim modeline sahip olduğunu vurguladı. Program, katılımcılar eşliğinde yürütülen kodlama pratiğiyle sona erdi.
28 Mart 2026 Cumartesi - 16:04 Sinop’ta gençler teknolojiyle üretiyor Sinop’un Boyabat ilçesinde, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle hayata geçirilen "Kökten Geleceğe: Aileyle Büyüyen Türkiye" projesi kapsamında verilen eğitimler sürüyor. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle, Boyabat Sosyal İnsan ve Teknoloji Geliştirme Derneği tarafından hayata geçirilen proje çerçevesinde, ilçedeki ortaokul öğrencilerine yönelik uygulamalı eğitimler veriliyor. Boyabat İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ve Üreten Nesiller Derneği iş birliğinde yürütülen çalışmalar kapsamında Boyabat Cengiz Topel Ortaokulu ile Boyabat Necdet Küçükbaş Ortaokulu’nda eğitim gören 200’ün üzerinde öğrenciye üretim odaklı içerikler sunuluyor. Eğitim programı kapsamında öğrenciler, yalnızca teknoloji tüketmeyi değil, üretmeyi de deneyimliyor. Eğitim süresince öğrenciler, tasarım odaklı düşünme ile problem tespiti, empati kurma, fikir geliştirme ve çözüm üretme süreçlerini öğreniyor, prompt yazımı ile yapay zekâ araçlarını etkili kullanmayı deneyimliyor, yapay zekâ destekli görsel ve müzik üretimi ile özgün dijital içerikler oluşturuyor, video üretimi sürecinde senaryo oluşturma, sahne kurgulama ve içerik akışı planlamayı uygulamalı olarak öğreniyor. Proje yetkilileri, eğitimlerin temel amacının öğrencilerin üretken yapay zekâ okuryazarlığı ve dijital etik farkındalığını geliştirmek olduğunu belirtti. Üretici düşünme becerileriyle donatılan gençlerin, gelecekte teknolojiye yön veren, bilinçli ve değer odaklı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlanması hedefleniyor.
28 Mart 2026 Cumartesi - 14:55 Samsun TSO personeline üretken yapay zekâ eğitimi Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) personeline, 2026 yılı eğitim planı çerçevesinde, "Gen AI ile Akıllı Çalışmanın Temelleri" adı altında, "Üretken Yapay Zekâ Temel Eğitimi" verildi. TSO personeline yönelik kurum içi eğitimlerine, "Gen AI ile Akıllı Çalışmanın Temelleri" adı altında, "Üretken Yapay Zekâ Temel Eğitimi" başlıklı çalışmayla devam edildi. Eğitmen Zeycan Lerna Öztürk tarafından verilen yılın ikinci eğitimine, Samsun il ve ilçelerdeki oda/borsa personelleri de katıldı. Personelin çalışma süreçlerinde verimliliği artırmak amacıyla düzenlenen eğitim kapsamında özelleştirilmiş yöntemlerle yapay zekânın kişisel ve profesyonel süreçlere nasıl entegre edilebileceği ele alındı. Seminer kapsamında katılımcılara; yazışmaların hazırlanması, veri analizi, rapor oluşturma, sunum hazırlama ve günlük iş süreçlerinin hızlandırılması gibi birçok alanda kullanılabilecek yapay zekâ araçları hakkında uygulamalı örneklerle geniş bir perspektifte bilgiler paylaşıldı. Eğitmen Zeycan Lerna Öztürk ayrıca, yapay zekâ kullanımındaki riskler ve yasal düzenlemeler hakkında da katılımcıları aydınlattı. Murzioğlu: "Yapay zekâ stratejik bir gereklilik" Eğitim hakkında bilgi veren Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "Üyelerimize daha iyi ve kaliteli hizmet sunabilme adına kurum içi eğitim çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu çerçevede 2026 yılı için planladığımız bir eğitim çalışmasını daha yapmış bulunmaktayız. Üye memnuniyeti bizim önceliklerimizin arasında başta gelmektedir. Bugün işlediğimiz yapay zekâ konusu da artık hayatımızın her alanında yer alıyor ve iş dünyamız için de stratejik bir gereklilik haline geldi. Günümüzde yapay zekâ, yalnızca teknolojik bir yenilik değil; her alanda daha hızlı, daha doğru ve daha stratejik adımlar atmasını sağlayan önemli bir araçtır. Biz de personelimizin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sunmayı amaçlayarak böyle bir eğitim düzenledik. Kurum içi eğitimlerimize, üye memnuniyet odaklı olarak devam edeceğiz" dedi.
Balıkesir Teknokent, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri Ağı’na Dahil Olmaya Hak Kazandı
24 Temmuz 2024 Çarşamba - 16:57 Balıkesir Teknokent, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri Ağı’na Dahil Olmaya Hak Kazandı Balıkesir Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Balıkesir Teknokent), ülkenin sanayi, KOBİ ve kamu kurumlarının dijital dönüşümünde kilit rol oynamaya devam ediyor. Balıkesir Teknokent, EDIHWESTMARMARA projesi ile Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri Ağına Türkiye’den katılan 5 konsorsiyumdan biri olma başarısı gösterdi. Balıkesir Teknokent, Avrupa Komisyonu’nun değerlendirmesi sonucunda seçilen “EDIH WEST MARMARA” projesiyle, Avrupa çapındaki 151 merkezden oluşan ve Ulusal eşgüdümünü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin yaptığı Dijital Avrupa Programı’nın en önemli mekanizmalarından biri olan ve ülkemiz sanayisinin, KOBİ’lerinin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümündeki önemli aktörlerden birisi olacak olan Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (ADİM) ağına dahil olmaya hak kazandı. Trakya Kalkınma Ajansı koordinatörlüğünde, Balıkesir Teknokent, Çanakkale Teknopark, Güney Marmara Kalkınma Ajansı, 1773 İTÜ TTO, Çorlu TSO, Çerkezköy OSB, Namık Kemal Üniversitesi Teknopark, Namık Kemal Üniversitesi Trakya Verimlilik ve İnovasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi (TRAVİM) ortaklığındaki EDIH West Marmara projesi ile yatırım öncesi test, eğitim ve beceri geliştirme, yatırım bulma desteği, ağ oluşturma ve inovasyon ekosistemlerine erişim gibi hizmetler sunacak. Ulusal stratejilere ve Avrupa’nın Yeşil Mutabakat, Tek Pazar gibi stratejilerine katkıda bulunmayı hedefleyen projeyle 48 ayda; 1000 KOBİ’nin düzenlenecek eğitimlerden faydalanması, 250 KOBİ’de dijital ve yeşil olgunluk değerlendirme çalışmalarının yapılması ve bu değerlendirmelere göre danışmanlık programlarının yürütülmesi, Döngüsel ekonomi, yeşil dönüşüm ve dijital teknolojiler üzerine 30’dan fazla atölye çalışmasının yapılması ve 30 uzmanın yetiştirilmesi planlanmakta. Balıkesir Teknokent, Türkiye’nin Batı Marmara Bölgesi’ndeki kamu kuruluşları, işletmeler ve girişimcilerin dijital teknolojileri benimsemelerini destekleyerek, dijital dönüşüm, inovasyon, iş birliği ve büyüme için katalizör görevi üstlenecek bir yapı kurmayı amaçlayan EDIH West Marmara projesi ile bölgesel kalkınmaya ve dijital dönüşüme katkı sağlamayı hedeflemekte.
TOGG ile 12 ülkeyi gezdi
24 Temmuz 2024 Çarşamba - 12:44 TOGG ile 12 ülkeyi gezdi Türkiye’de TOGG’un ilk sahiplerinden olan Çerkezköylü Adem Örnek, TOGG T10x ile Avrupa turuna çıktı. Örnek, ailesiyle birlikte çıktığı turda 12 farklı ülkeyi gezerek 9 bin kilometre yol yaptı. TOGG ile ilgili tüm deneyimlerini de kendine ait sosyal medya platformlarında paylaşan Örnek, Avrupa’da TOGG’un büyük bir ilgi gördüğünü söyledi. Haziran 2023’te Türkiye’nin gururu olarak yollarda yerini alan, yerli elektrikli otomobil TOGG T10x’in ilk sahiplerinden biri olan Tekirdağ Çerkezköylü Bilgisayar Teknikeri Adem Örnek, ailesiyle birlikte unutulmaz bir seyahat deneyimi yaşadı. Bir yılı aşkın süredir TOGG T10x kullanan Örnek, bu süre zarfında hem aracın avantajlarını hem de elektrikli araçların fosil yakıtlı araçlara kıyasla sunduğu farkları pek çok kişiye anlattı. Örnek, olumlu ve olumsuz tüm deneyimlerini paylaşarak TOGG T10x’in performansını ve özelliklerini geniş kitlelere tanıttı. Söylenenlere inat tura çıktı Bu kez, "Elektrikli araçla uzun yol gidemezsin", "Yolda problem yaşarsın", "TOGG’un servisi yok, sıkıntı yaşarsın", "Yolda şarj istasyonu bulamazsın" diyenlere cevap niteliğinde bir Avrupa turuna çıktı. Bir ay süren bu macerada Örnek, toplam 9 bin kilometre yol kat ederek 12 ülkeyi ziyaret etti. İpsala’dan başlayan yolculuk Yolculuğuna İpsala Sınır Kapısı’ndan başlayan Örnek, ilk durağı olarak Yunanistan’ın Kavala şehrine ulaştı. Burada meşhur Kavala kurabiyesinin tadına baktıktan sonra Selanik’e geçti. Selanik’te Atatürk Evi’ni ziyaret ederek tarihi anıları canlandırdı. Ardından Igoumenitsa’dan feribotla İtalya’nın Bari şehrine geçti. Bari’nin sokaklarını keşfettikten sonra Napoli, Roma, Vatikan, Floransa, Pisa ve Milano gibi İtalya’nın önemli şehirlerini gezdi. Alp Dağlarından Paris’e İtalya turunu tamamlayan Örnek, İsviçre’ye geçerek Alpler’in etkileyici manzarasında doğayla baş başa kaldı. Alp Dağları’nın zirvesine TOGG T10x ile çıkarak göl kenarlarında dinlendi, şelalelerin altında serinledi. İsviçre’nin doğal güzelliklerini geride bırakarak Fransa’ya ulaştı ve aşkın şehri Paris’te Eyfel Kulesi’ni ve Zafer Takı’nı ziyaret etti. Belçika Çikolatası ve Hollanda Gezisi Paris’ten sonra Belçika’ya geçerek ünlü Belçika çikolatalarının tadını çıkardı. Ardından Hollanda’ya doğru ilerledi. Hollanda’da Amsterdam, Rotterdam ve Utrecht gibi şehirleri gezerek özgürlükler ülkesinin keyfini çıkardı. Hollanda’da TOGG T10x’i Türk bayraklarıyla süsleyerek gururla sokaklarda dolaştı. Almanya’nın otobanlarından Viyana’nın zarafetine Hollanda’dan sonra Almanya’nın Köln şehrine geçiş yapan Örnek, TOGG T10x ile ünlü Nürburgring Pisti’nde hız yapmayı denese de pistin müsait olmaması nedeniyle yolculuğuna devam etti. Frankfurt, Stuttgart ve Münih gibi şehirleri gezdikten sonra Avusturya’nın başkenti Viyana’ya ulaştı. Viyana’nın zarif sokaklarını keşfederek tarih ve sanatla dolu bir deneyim yaşadı. Doğu Avrupa’dan Türkiye’ye Dönüş Örnek, Avusturya’dan sonra Macaristan’ın başkenti Budapeşte’ye geçti. Budapeşte’de turunu tamamladıktan sonra Romanya ve Bulgaristan üzerinden Hamzabeyli Sınır Kapısı’ndan yurda döndü. TOGG’a yoğun ilgi ve gurur Adem Örnek, bu unutulmaz Avrupa turu boyunca TOGG T10x’in büyük ilgi gördüğünü belirtti. Örnek şunları söyledi: “Gerek yerel halk gerekse gurbetçi Türkler, araca yoğun ilgi gösterdi. Özellikle Hollanda’nın Amsterdam şehrinde yaşayan gurbetçilerin ilgisi inanılmazdı. Herkes TOGG’un Avrupa’da satışa çıkmasını beklerken, iki Alman vatandaşı da merakla aracı bekliyorlardı.” Şarj istasyonları ve ekonomik seyahat Şarj istasyonları konusunda Avrupa’da hiçbir sorun yaşamadığını belirten Örnek, neredeyse her sokakta şarj noktalarının bulunduğunu ve bu durumun şarj işlemlerini çok kolaylaştırdığını söyledi. TOGG T10x ile seyahat etmenin hem gurur verici hem de keyifli olduğunu vurgulayan Örnek, tur boyunca ortalama kilometre başına yakıt maliyetinin 2,30 TL olduğunu belirterek, bu durumun bütçelerini zorlamadan seyahat etmelerine olanak sağladığını ekledi. Seyahat boyunca araçla ilgili herhangi bir arıza veya sorun yaşamadığını da ifade etti. Gelecek planları ve paylaşımlar Adem Örnek, seyahat ile ilgili tüm deneyimlerini sosyal medya platformlarında bolca paylaştığını ve paylaşmaya devam edeceğini belirtti. Bu turdan cesaret alarak birçok TOGG kullanıcısının seneye konvoy halinde Avrupa’yı turlamayı hedeflediklerini söyledi. Örnek, bu turla "Gidemezsin, yapamazsın" diyenlere etkili bir cevap verdiklerini vurguladı. Adem Örnek’in bu deneyimi, elektrikli araçlarla uzun yolculukların mümkün olduğunu kanıtladı ve TOGG T10x’in performansını gözler önüne serdi. Bu başarı, elektrikli araçların geleceğine dair umut verici bir mesaj oldu. Bilgisayar Teknikeri Adem Örnek açıklamasında, "Avrupa’yı gezimiz sırasında insanlar fazlasıyla ilgili gösterdi. Araçta seyahat ederken bana korna çalanlar, aracım şarjdayken arabanın yanına gelip arabanın markasına bakanlar çok fazla ilgi gördük. Bu arabaya sipariş verip bekleyenler de var. Kimisi bu arabayı önceden biliyor. Aa TOGG diyor. Hatta birçok kişi bu aracı küçük bir şey olduğunu zannetmiş. Fakat bu aracın gerçek görünüşünün büyük olduğunu heybetli olduğunu söyleyen de var. Almanya’da ve Hollanda’da bu aracın satışını bekleyen çok insan var. Aynı şekilde gurbetçiler de bekliyor. Araç şarjdayken gelip inceleyen çok insan oldu. Hepsine bu araç hakkındaki bütün deneyimlerimi oturup tek tek anlattım. Bu konuda çok gurur duydum. Şarjla ilgili hiçbir problem yaşamadım. Orada neredeyse her sokakta şarj var. Şarj noktasında hiçbir problem yaşamadım" dedi.
Dijital Yardım Masası’yla müşterilerin çözüm oranında yüzde 40 artış
24 Temmuz 2024 Çarşamba - 12:12 Dijital Yardım Masası’yla müşterilerin çözüm oranında yüzde 40 artış Çalışanların karşılaştığı yazılım ve donanım sorunlarına uzaktan teknik destek sunan Turkcell Global Bilgi’nin kurumsal müşterilerine sunduğu ‘Dijital Yardım Masası’ hizmetiyle; telekomünikasyondan üretime, sigortadan e-ticarete kadar pek çok farklı sektördeki firmalar iş süreçlerini hızlandırırken, maliyetlerini azaltıyor, iş verimliliğini artırıyor. Dijital müşteri deneyimi merkezi Turkcell Global Bilgi, kurumsal müşterilerine sunduğu teknolojik hizmetlerden Dijital Yardım Masası’yla son kullanıcıların iş süreçlerinde yaşadığı sorunlara uzaktan çözüm desteği sunuyor. Kullanıcılara yurt içinde ve dışında uzaktan destek teknolojileri sunan ‘Dijital Yardım Masası’yla sorunlara az kişiyle daha kısa sürede müdahale ediliyor. Uzaktan çözüm teknolojisiyle ‘toplam çözüm bulma süresi’ yüzde 30’a varan oranda kısalıyor. Çalışan ve müşteri memnuniyeti yüzde 90’a ulaştı Yapılan açıklamaya göre, yaşanabilecek aksaklıklar Turkcell Global Bilgi’nin proaktif çözümleri ile önleniyor. Kullanıcının cihazına önceden kurulan otomasyon yazılım, sorunu kullanıcıdan daha önce görerek çözüme kavuşturuyor. Böylece çalışanın oluşan sorunlar nedeniyle iş süreçleri kesintiye uğramıyor ve bu durum müşterilerin ve çalışanların memnuniyetinin yüzde 90’a ulaşmasını sağlıyor. Yazılı ve sesli kanallardan da ulaşılabilen Dijital Yardım Masası, yapay zekayla da etkileşim içinde çalışıyor. Sistemdeki robot yazışma uygulaması sayesinde; yazışma analiz ediliyor ve otomasyon üzerinden uygulamalara bağlanılarak insan eforu gerektirmeyen bir süreç yönetiliyor. Ayrıca dinleme özelliğine sahip ‘speech to text’ teknolojisiyle telefon yoluyla sisteme ulaşan kullanıcıyı, ilgili uygulamalara bağlayarak sorunu çözüyor. Dijital Yardım Masası’nda kullanıcılara mobil cihaz desteği de sunuluyor. “Müşterilerimizin çözüm oranını sadece ilk 6 ayda yüzde 40 artırdık” Sundukları Dijital Yardım Masası hizmetiyle ilgili konuşan Turkcell Global Bilgi Teknolojik Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Arslan, “Dijitalleşmeyle ve uzaktan çalışmayla işler hızlanınca pek çok sektörde dijital teknik destek ve çözüm ortağı arayışı da arttı. Şirketler artan teknik destek ihtiyaçları için dijital çözümlere yaklaştı. Öte yandan zamanının kıymetini bilen çalışanlar ise; teknik sorunlardan doğabilecek performans kaybı yaşamak istemiyor, bu sorunları çabucak çözmek istiyorlar. Bu istek ve ihtiyaç, Turkcell Global Bilgi’nin ‘eşsiz dijital müşteri deneyimi yaşatmak’ vizyonuyla da birebir örtüşüyor. Bu vizyon ve güçlü bir dijital altyapıya sahip olmamızın da verdiği destek ile müşterilerimize çok kısa sürede çözümler sağlayan dijital hizmetler sunuyoruz. Bunlardan biri olan Dijital Yardım Masası hizmetimizle; müşterilerimizin çözüm oranını sadece ilk 6 ayda yüzde 40 arttırırken, iş süreçlerinin kesintisiz işlemesini sağlayarak hem operasyonel hem de ticari fayda sağladık” dedi. “Müşterilerimizin dijitalleşme oranını yüzde 25 artırdık” Sundukları dijital dönüşüm katkısı ile ilgili konuşan Arslan, “Dijital dönüşüm hedefi ile iş süreçlerinde yapay zekâ ve robot çözümler ile sadece ilk 6 ayda yüzde 25 oranında dijital dönüşüm gerçekleştirdik. Böylece hem çalışanlara kendilerini geliştirebileceği zaman hem de sıfır hatayı hedefleyen süreç işletme imkânı sağladık” dedi. 7 farklı ülkeye yerli teknolojik çözümler “Yenilikçi teknolojilerinizle firmaların yerli çözümlere ulaşmasını sağlayarak ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlıyoruz” diyen Arslan, Dijital Yardım Masası hizmetine yönelik artan taleple ilgili de şunları söyledi: “Yurt dışında ve yurt içinde telekomünikasyondan, üretime, tekstilden, medyaya kadar pek çok farklı sektörden firmaya Dijital Yardım Masası hizmetini uzaktan ve yerinde sağlıyoruz. Şu anda müşterilerimizin 7 farklı ülkedeki tüm çalışanlarının Dijital Yardım Masası hizmetimizle uzaktan, hızlı ve dijital çözüm almasını sağlıyoruz.”
Niğde Belediyesi, ‘e-çap’ ve ‘e-ruhsat’ uygulamalarını hayata geçiriyor
24 Temmuz 2024 Çarşamba - 12:09 Niğde Belediyesi, ‘e-çap’ ve ‘e-ruhsat’ uygulamalarını hayata geçiriyor Akıllı Şehirler Projesi kapsamında, belediyecilik hizmetlerini daha yenilikçi ve hızlı bir şekilde vatandaşa sunmayı hedefleyen Niğde Belediyesi, dijital belediyecilik sistemine ‘e-ruhsat’ ve ‘e-çap’ uygulamalarını da dahil ediyor. Teknolojinin son imkanları kullanılarak hayata geçirilecek olan ‘e-ruhsat’ ve ‘e-çap’ uygulamalarının vatandaşa sunacağı kolaylık ve sistemin tüm ayrıntıları, 24 Temmuz’da Belediye Kültür Merkezi’nde düzenlenecek bilgilendirme ve tanıtım toplantısında masaya yatırılacak. ‘Dijital Belediyecilik Çözümleri’ noktasında Niğde’de bir ilke daha imza atmaya hazırlanan Niğde Belediyesi, vatandaşa sunduğu yenilikçi ve hızlı hizmet uygulamalarına, elektronik çap sistemi (e -çap) ve ‘e ruhsat’ uygulamalarını da dahil ediyor. Yeni uygulama kapsamında, Niğde Belediyesi’nden yapı ruhsatı, yapı kullanım izin belgesi ve imar çapı alan vatandaşlar, yapı denetim firmaları ve müellif firmalar, belediyeye gelmeden online olarak başvuru yapıp, başvurularının takibini sistem üzerinden gerçekleştirebilecekler. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiğini belirterek, Niğde Belediyesi olarak da dijitalleşen dünyadaki bu gelişmeler doğrultusunda vatandaşlara hızlı ve yenilikçi hizmetleri sunmayı amaçladıklarını belirtti. Zamandan ve kağıttan tasarruf sağlanacak Akıllı Şehirler Projesi kapsamında Niğde’yi belediyecilik hizmetleri noktasında pek çok yenilikle tanıştırdıklarını anlatan Başkan Özdemir, “e-ruhsat ve e-çap uygulamaları da dijitalleşmenin getirdiği yeniliklerimiz bakımından önemli bir projedir. Vatandaşlarımızın, yapı denetim firmalarımızın belediyeye gelmeden online olarak başvuru yapıp, takiplerini de yine online olarak yapabilecekleri bu sistem sayesinde hem zamandan hem de kağıttan önemli ölçüde tasarruf sağlandığı gibi şeffaflık açısından da kıymetli bir projedir. Teknolojik yeniliklerin hizmete dönüştüğü uygulamalarımız artarak devam edecektir” diye konuştu. Başkan Özdemir, “Uygulamanın tüm ayrıntıları, sürecin nasıl işleyeceği gibi konular, 24 Temmuz saat 14.00’de Belediye Kültür Merkezi’nde, Yapı Denetim Firmaları, Türk Mimar ve Mühendis Odasına kayıtlı Mimar ve Mühendisler ve müteahhitlerin katılımı ile yapılacak olan toplantıda masaya yatırılacaktır. Toplantıya vatandaşlarımızın ve tüm ilgililerin katılmalarını umut ediyor, uygulamanın hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyoruz” şeklinde konuştu.
Türk mühendisinin teknoloji projesi uluslararası yarışmada
24 Temmuz 2024 Çarşamba - 11:42 Türk mühendisinin teknoloji projesi uluslararası yarışmada Günlük alışveriş ve taşıma işlerini daha pratik ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefleyen, plastik poşet kullanımını azaltarak çevre dostu bir deneyim sunan alışveriş sepeti, uluslararası yarışmada Türkiye’yi temsil ediyor. Yeni nesil mühendisleri ve fark oluşturan fikir sahiplerini destekleyen uluslararası "James Dyson Ödülü", Türk mühendisin projesini yarışmaya kabul etti. Günlük alışveriş ve taşıma işlerini daha pratik ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefleyen, plastik poşet kullanımını azaltarak çevre dostu bir deneyim sunan alışveriş sepeti “MuleMate” 50 kg’a kadar yük taşıyabiliyor ve güçlü 7000mAh piliyle 5 km’ye kadar yol alabiliyor. Projenin sahibi İstanbul Beykent Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Öğr. Gör. Uğur Güven Adar, tasarımı hakkında yaptığı açıklamada, “MuleMate, üç tekerlekli yapısı sayesinde merdivenleri rahatlıkla tırmanabiliyor ve kompakt, katlanabilir tasarımıyla otomobil bagajına kolayca sığıyor. Akıllı telefonlarla senkronize edilen MuleMate, 5 metre mesafede kullanıcıyı takip ediyor ve sonar algılayıcıları ile engellerden kaçınıyor. Üç farklı depolama bölmesi ve ağırlık algılayıcısı ile yük kapasitesini izleyerek çevre dostu alışveriş yapılmasını sağlıyor” dedi. Tasarımın plastik poşet kullanımını azaltarak çevre dostu bir alışveriş deneyimi sunduğuna vurgu yapan Adar, “Şu anda prototip ve geliştirme aşamasında olup testleri devam ediyor. Bu yenilikçi ürün, günlük alışveriş ve taşıma işlerini daha pratik ve sürdürülebilir hale getirecektir. Ekim ayında James Dyson Ödülleri ilan edilecek. Ancak, proje başvuruları sonuçlanmadan önce çeşitli ülkelerdeki teknoloji sitelerinde haberleri yapıldı, şimdiden övgüyle ve heyecanla bahsedildi” ifadelerini kullandı. Çalışmaları hakkında bilgi veren Uğur Güven Adar, şöyle konuştu: “Bilgisayar Programcılığının Bölüm Başkanı olarak çalışmamdan dolayı öğrencilerimin Bitirme Projesi (Yönlendirilmiş Çalışma) dersini her öğrenciyle beraber çalışarak vermekteyim. Bitirme projesinde öğrencilerimizden beklediğimiz akademik bir çalışma ile alanında aldığı bilgilerden bir proje bitirmeleri. Benzer şekilde diğer derslerimde de (Mobil Uygulamalar, Oyun Programlama vs.) proje bazlı çalışmaktayız. Öğrencilerime derslerde yaptıkları projeleri mutlaka çeşitli yarışmalara göndermelerini, yenilikçi yazılım fikirleri konusunda ülkemize faydalı olarak girişimcilik yarışmalarında değerlendirmelerini istiyorum. Bu bağlamda birçok öğrencimiz projelere başvurabiliyor, bazı öğrencilerimiz sınıf arkadaşlarıyla birlikte yazılım şirketleri açarak ülkemizde katkı sağlıyor. Bu yarışmaya öğrencilerimi yarışmalara teşvik etmek ve prototipini oluşturduğum yenilikçi bir fikir ile yaklaşık 20-30 ülkeden katılımcıların olduğu yarışmada ülkemizi temsil etmek amacıyla başvurdum. Yarışmadan ödül almam halinde kendi öğrencilerimle çalışacağımız bir girişim şirketi kurmayı hedefliyoruz.”
Balıkesir’in çocukları, Robotik Kodlama öğreniyor
23 Temmuz 2024 Salı - 19:57 Balıkesir’in çocukları, Robotik Kodlama öğreniyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi NE10 Şehir Araştırmaları ve Teknoloji Merkezi’nde çocuklar ‘Robotik Kodlama’yı öğreniyor. Teknoloji üretimine yönelik bilinç oluşturulması hedeflenen programın sonunda çocuklar, robotik kodlamayı ayrıntılarıyla öğrenmiş olacak. Çağın gerektirdiği; teknolojiyi öğretmek ve kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla Balıkesir Büyükşehir Belediyesi NE10 Şehir Araştırmaları ve Teknoloji Merkezi, çocuklara “Robotik Kodlama” eğitimleri vermeye devam ediyor. NE10’un dört ana biriminden biri olan Genç Teknoloji Birimi tarafından verilen eğitimlerde çocukların, teknoloji üretimine yönelik bilincinin oluşturulması sağlanarak kodlama becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Programlama mantığı ve çalışma prensibini öğreniyorlar Derslerde konunun uzmanları tarafından M Block programı öğrenen çocuklara; genel olarak programlama mantığı ve çalışma prensibi hakkında bilgiler veriliyor. Çocuklar “Robotik Kodlama” programın sonunda; M Blok kodlamasını ve üzerindeki sensörlerin çalışma prensibini en ince ayrıntılarıyla öğrenmiş olacak. Robotik Kodlama Programı kapsamında kursa katılan Hidayet Uras Atmaca “Bilgisayarla uğraşmayı çok seviyorum. Bu yüzden bu kursa gelmeyi tercih ettim. Robotu; kodlama, ilerletme, konuşturma ve ışıklandırmayı öğrendik. Bu kursa geldiğim için mutluyum çok eğlenceli” ifadelerini kullandı.
vHive, güneş enerjisi üretimindeki yeni çözümünü tanıttı
23 Temmuz 2024 Salı - 13:33 vHive, güneş enerjisi üretimindeki yeni çözümünü tanıttı vHive, güneş enerjisi çiftliklerinin enerji üretimini optimize etmek için otomatik denetim ve analitik çözümünü tanıttı. Kurumsal varlıkların dijitalleştirilmesine yönelik dijital ikiz yazılımında dünyada önde gelen şirketlerden biri olan vHive, güneş enerjisi çiftliklerinin otonom dijitalleştirilmesi ve yapay zeka analizi için tasarlanan en son ürününü piyasaya sürdüğünü duyurdu. Şirketin uçtan uca güneş enerjisi dijitalleştirme çözümü, güç anormalliklerinin, bunların temel nedenlerinin ve güç kaybı üzerindeki etkilerinin kapsamlı bir görünümünü sunuyor. Bu bilgiler, güneş enerjisi üreticilerinin ve işletme ve bakım servis ekiplerinin onarımları önceliklendirmesini ve hızlandırmasını sağlayarak en yüksek üretim performansını sağlıyor. Konu hakkında değerlendirmede bulunan vHive kurucu ortaklarından Tomer Daniel, "Güneş enerjisi çiftliği sahipleri, manuel veya yıllık drone denetimlerinin sınırlamaları nedeniyle genellikle önemli kayıplar yaşamaktadır. Çözümümüz, tespit edilen sorunlar ve bunların genel performans üzerindeki etkileri hakkında anında içgörü sağlayarak sık denetimler gerçekleştirmenin en etkili yolunu sunuyor. Şirketimiz, denetim sürecini basitleştirerek varlıkların denetlenmesi için üçüncü taraflara olan bağımlılığı ortadan kaldırıyor ve müşterilerimizin yeni gelir fırsatlarını ortaya çıkarmasını, operasyonel maliyetleri azaltmasını ve çalışan güvenliğini artırmasını sağlıyor" dedi.
HÜRJET için üçlü mutabakat anlaşması
23 Temmuz 2024 Salı - 10:29 HÜRJET için üçlü mutabakat anlaşması Türk Havacılık Uzay Sanayii, TEI ve GE Aerospace, ileri seviye Jet Eğitim Uçak Programı HÜRJET için iş birliğini genişletmek amacıyla Mutabakat Anlaşması imzalıyor. GE Aerospace’in F404 turbofan motorları HÜRJET programının yeni versiyonlarına entegre edilebilecek.Üç şirketin birbirini tamamlayan kabiliyetleri, Türkiye’de üretilen ilk Jet Eğitim Uçağı HÜRJET’in başarısını artırıyor olacak. TEI’nin F404 motorlarının montajını, denetlenmesini, test süreçlerini üstlenmesi; bakım, onarım ve revizyon (MRO) hizmetlerini sağlaması bekleniyor. GE Aerospace, Türk Havacılık Uzay Sanayii ve TEI ile GE Aerospace’in F404 motorunun yeni HÜRJET uçak versiyonlarına entegre edilmesini değerlendirme ve bu konuda iş birliği yapmayı amaçlayan bir Mutabakat Anlaşması imzaladığını duyurdu. Bu anlaşmanın şirketlerin HÜRJET programındaki mevcut ilişkilerinin devamı niteliğinde olduğu belirtildi. Anlaşma, kendi türünde Türkiye’de üretilen ilk uçak olan HÜRJET ileri seviye eğitim jeti programının başarısını yansıtıyor. Üç şirketin HÜRJET programının birinci aşamasına ilişkin mevcut iş birliğini genişleten bu anlaşama; Türkiye’nin ileri teknoloji sanayi altyapısını desteklemekte, savunma-havacılık endüstrisinde ve küresel ölçekte bir teknoloji ve mühendislik merkezi olarak konumunu güçlendirmektedir. Üç şirket arasında daha önce yapılan iş birliğine sayesinde F404 motoru, Türk Hava Kuvvetleri’nin şu anda kalifikasyon aşamasında olan HÜRJET eğitim jetine başarıyla dâhil edilmiştir. HÜRJET’in, küresel eğitim jeti pazarında son derece rekabetçi olması bekleniyor. Türk Havacılık Uzay Sanayii Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu yaptığı açıklamada “HÜRJET, modern aviyonik ve yüksek performans özelliklerinin yanı sıra tek motorlu, tandem koltuk konfigürasyonunda mükemmel bir performans sunarak modern pilot eğitiminde kritik bir rol oynuyor. Bu Mutabakat Anlaşmasının tüm ilgili taraflara büyük başarı getireceğine inanıyoruz.” dedi. Anlaşma kapsamında üç şirket, HÜRJET programının yeni versiyonlarının uçuş testlerinde GE Aerospace Savunma ve Sistemlerine ait diğer motor ve sistem ürünlerinin uygulanmasını araştırmak için iş birliğini sürdürme konusunda anlaşmaya vardı. Bu yeni versiyonlar ve potansiyel yeni müşteriler için taraflar, 1985 yılında GE Aerospace ve Türk Havacılık Uzay Sanayii arasında kurulan bir ortak girişim şirketi olan TEI’nin, F404 motorlarının montaj bakım, onarım ve revizyon faaliyetlerini Türkiye’de sağlaması bekleniyor. TEI, ayrıca Türk Havacılık Uzay Sanayii’nin HÜRJET uçaklarının, Türkiye ve yurtdışı müşterileri için motor bakım, onarım ve revizyon hizmetleri sağlaması bekleniyor. Söz konusu anlaşma, TEI’nin HÜRJET uçakları dışındaki platformlar için küresel F404 son kullanıcılarına hizmet sunabilmesine de imkan tanıyacak. TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, “Geçtiğimiz 40 yılda TEI, uluslararası OEM’lerin askerî ve ticari motorları için en büyük parça ve modül tedarikçilerinden biri olmanın yanı sıra dünya genelinde kullanılan çeşitli askerî motorlar için yetkili bir bakım merkezi olmuştur. Bugün imzalanan anlaşma TEI’nin 40 yıllık tecrübesini yansıtıyor. ülkemizin en önemli havacılık programlarından biri için üretimini gerçekleştireceği motorlar ve son kullanıcılar için sağlayacağımız entegre lojistik destek; ülkemizin askerî ve sivil havacılık sektöründeki çalışmalarımızı büyütecek. TEI’nin programdaki taahhüdünün ve ortaklığının Türkiye’nin savunma ve havacılık endüstrilerine yeni bir başarı hikâyesi ekleyeceğine inanıyoruz." dedi. TEI; GE Aerospace ve ortakları için, CFM LEAP, GEnx ve GE9X motorlarına üretilen türbinler ve kompresörler de dâhil olmak üzere, yüzlerce motor bileşeni üretmekte ve CFM RISE (Sürdürülebilir Motorların Devrimsel İnovasyonu) Programı için prototip oluşturan GE Aerospace’in küresel tedarik zincirine katkıda bulunmaktadır. GE Aerospace Savunma ve Sistemleri Başkanı ve CEO’su Amy Gowder, yaptığı açıklamada, “Bu Mutabakat Anlaşması ile GE Aerospace olarak, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına olan yaklaşık 60 yıllık bağlılığımızı derinleştirmekten ve küresel perspektife sahip bir program oluşturmak için tarafların güçlü yönlerini geliştiren bu iş birliğine katılmaktan gurur duyuyoruz. Uzun vadeli ortaklar olarak GE Aerospace, Türk Havacılık Uzay Sanayii ve TEI güçlerini birleştirerek HÜRJET programının başarısının devam etmesini sağlayacaktır.” dedi. F404 motorlu uçakların toplamda 16 ülkede faaliyet halinde ya da sipariş edilmiş olması ve dünyanın dört bir yanında hava kuvvetlerine entegre edilmesi için tercih edilmiş olması, F404 turbofan motorlarının kendi sınıfında çok yönlü özelliği ile en ön sırada yer aldığının önemli bir göstergesidir. GE Aerospace, İstanbul, Ankara ve Gebze’de bulunan ofis ve tesislerinde 440’tan fazla çalışanı ve Türkiye genelinde 2 bin 300’den fazla ticari uçak ve savunma motorundan oluşan güçlü varlığı ile yaklaşık 60 yıldır Türkiye’nin havacılık sektörüne katkı sağlayan sadık bir ortağıdır. Buna ek olarak; GE Aerospace, yakın zamanda ikinci yerleşkesinin açılışını gerçekleştirdiği Türkiye Teknoloji Merkezi’ndeki yetkin mühendisleri ile özgün programları, yeni motor programları, yazılım geliştirme ve katmanlı üretim alanlarındaki mühendislik çalışmalarını destekleyerek ülkenin gelişmiş havacılık ve uzay merkezi konumunu güçlendirmektedir.
Eskişehir Sanayi Odası bir ilke imza attı
23 Temmuz 2024 Salı - 10:21 Eskişehir Sanayi Odası bir ilke imza attı Eskişehir Sanayi Odası (ESO), sera gazı doğrulama faaliyetleri için iş birliği gerçekleştirdi. Üretim ile ihracatın kurallarını değiştirecek Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı sürecinde Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir ve bölgede yer alan kuruluşların sera gazı emisyon hesaplamalarının doğrulaması konusunda hizmet vereceğini açıkladı. Ülkemizde bir ilk olan uygulama ile çevresel sürdürülebilirlik ve endüstriyel etkilerin yönetimi konusunda önemli bir adım atıldı. Bu kapsamda; Türkiye Odalar Borsalar Birliği Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezleri A.Ş. (TOBB MEYBEM) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş sera gazı doğrulama faaliyetleri için iş birliği protokolüne imza attı. TOBB MEYBEM ile Eskişehir Sanayi Odası arasında iş birliği protokolü sonrası değerlendirmelerde bulunan ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, “Bu protokol, çevresel sürdürülebilirlik ve endüstriyel etkilerin yönetimi konusunda önemli bir adımı temsil etmekte. Başta Üyelerimiz olmak üzere bölgemizde yer alan işletmelere vereceğimiz hizmetlerle özel indirimli sera gazı doğrulama faaliyetleri gerçekleştireceğiz. Aynı zamanda sera gazı salımlarının hesaplanması ve doğrulanması konusunda yetkin personel yetiştirilmesi için ortak çalışmalar yürüteceğiz” dedi. Protokolün sanayi alanında güvenilirlik ve şeffaflığı artırmak adına önemli bir adım olduğunu belirten Başkan Kesikbaş, “Karbon ayak izi hesaplaması ve doğrulaması süreçlerinin mutlaka firmalarımıza destek olunması gereken alanlar olduğuna inanıyoruz. Eskişehir Sanayi Odası olarak üç yılı aşkın süredir zaten karbon ayak izi raporlaması konusunda 40’dan fazla işletmemize yardımcı olduk. Bir sonraki aşamada bu hesaplamaların uluslararası akreditasyona sahip kurumlarca doğrulanması gerekliliği karşımıza çıkıyor. İşte bu noktada TOBB MEYBEM ile yaptığımız protokolle söz konusu ihtiyacı da karşılamış olacağız. Üstelik bunu çok uygun şartlarda üyelerimizle buluşturacağız. Türkiye’de bu hizmeti sağlayacak ilk Sanayi Odası olmanın gururunu yaşıyoruz” açıklamasında bulundu. Rekabette elimizi güçlendirecek Protokol ile bilgi veren Eskişehir Sanayi Odası Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi Koordinatörü Ömer Benli ise “Sürdürülebilirliğe verdiğimiz önemi vurgulamak için bu iş birliğini çok değerli buluyoruz. Sanayi tesislerimizin sera gazı emisyonlarını doğrulamak ve belgelendirmek hem çevresel etkimizi azaltmamıza hem de uluslararası pazarlarda rekabet edebilirliğimizi artırmamıza yardımcı olacak bir işe imza attık" dedi. Protokolün sanayi tesislerinin sera gazı emisyonlarını doğrulamak ve sertifikalandırmak üzere tasarlandığından bahseden Benli, “Üyelerimizin ve bölgedeki sanayi tesislerinin sera gazı emisyonlarını belgelendirme süreci ihracatımız açısından çok büyük önem taşımakta. Karbon emisyonlarını hesaplayarak bu hesaplamaları akredite olmuş kuruluşlara doğrulatmayan firmalarımız ihracatta önemli engellerle karşılayacaklar. Bu konuda karbon emisyonlarının hesaplanması alanında Odamızın ve doğrulama alanında ise akreditasyon sahibi olan TOBB MEYBEM’in yetkinliği büyük önem taşımakta. Bu iş birliği ile sanayi odası üyeleri, karbon emisyonları açısından uluslararası standartlara uygunluklarını kanıtlayabilecekleri güvenilir bir imkan elde edecekler” diye konuştu.
ASO Model Fabrika 16. Öğren-Dönüş Programı lansmanı gerçekleştirildi
23 Temmuz 2024 Salı - 09:38 ASO Model Fabrika 16. Öğren-Dönüş Programı lansmanı gerçekleştirildi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ankara Sanayi Odası (ASO) iş birliğiyle sanayide verimliliği artırmak ve dijital dönüşümü hızlandırmak için kurulan “ASO Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi”nin (ASO Model Fabrika) 16. Öğren-Dönüş Programı lansman toplantısı gerçekleştirildi. Ankara’da “ASO Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi”nin 16. Öğren Dönüş Programı lansman toplantısı ASO Model Fabrika’da gerçekleştirildi. Ankara Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Ercan Ata, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Uygulamaları Dairesi Başkanı Dr. Yücel Özkara, ASO 1. OSB Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Tütek, sanayiciler ve programa katılan firmaların temsilcileri katıldı. ASO Başkan Yardımcısı Ercan Ata, konuşmasında Model Fabrika’nın teknolojinin en ileri düzeyde kullanıldığı, yenilikçi ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla donatılmış bir tesis olduğunu vurguladı. ASO Model Fabrika’nın inovasyon ve kaliteyi her zaman ön planda tutarak bu alanda lider konumda olduğunu ifade eden Ata, “ASO Model Fabrika’da sadece ortaklarımızın beklentilerini karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda onların hayatlarını kolaylaştıracak, iş verimliliğini artıracak ve yeni standartlar belirleyecek işler yapıyoruz” dedi. Dijital dönüşümün, verimlilik artışının ve endüstri 4.0’ın somut bir örneği olarak ASO Model Fabrika’yı hayata geçirdiklerini dile getiren Ata, “Burada, en yeni üretim teknikleri, otomasyon sistemleri ve yapay zeka teknolojileri bir araya getirerek, üretimde mükemmellik standartlarını belirlemek amacıyla çalışıyoruz. Yenilikçi fikirlerin ve çözümlerin filizlendiği bir ekosistem oluşturmanın gururunu yaşıyoruz" ifadesini kullandı. Ata, “Ankara Sanayi Odası olarak çok önemli bulduğumuz verimlilik konusunda yoğun bir çalışma içindeyiz. Bu konuda topyekün mesafe kat etmeden ülkemizin dünyada hak ettiği yere ulaşması mümkün değil. Verimliliği teknolojik seviyemizle birlikte yükselterek hep birlikte ülkemizi hak ettiği yere ulaştıracağız” diye konuştu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Uygulamaları Dairesi Başkanı Dr. Yücel Özkara ise sanayinin lokomotifinin imalat sanayii olduğunu, model fabrikaların lokomotifinin ise ASO Model Fabrika olduğunu belirterek, “Bu başarıyı 6 yıllık geçmişiyle, arkasında duran güçlü yönetimiyle ve başarılı ekibiyle sağladılar” dedi. ASO 1.OSB Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Tütek de ASO Model Fabrika’nın kurulduğu ilk günden bu yana Türk sanayisinin kalkınması ve kar etmesi için uğraştığını belirterek, “Eskiden bir ürünün fiyatını bulurken, maliyetimizi hesaplıyorduk. Maliyetin üzerine makul bir kâr koyarak satışa sunuyorduk. Ancak dünya değişti, dünya artık bunu kabul etmiyor. Her ürünün dünyada ve o ülkenin toplumsal kalitesine oranla bir fiyatı var. O yüzden bizim kârımızı arttırmamız gerekiyorsa yapacağımız tek şey maliyetlerimizi düşürmek. Yalın ve dijital dönüşüm de burası için olmazsa olmaz" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından ASO Model Fabrika’nın Öğren Dönüş Programı’na katılan firmaların temsilcileri, program sayesinde yeni yatırım yapmadan verimliliklerini nasıl artırdıklarını örneklerle anlattılar.