TEKNOLOJİ - 26 Mart 2026 Perşembe 16:51

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacağız"

A
A
A
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacağız"

Burdur’da Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. Başkan Özvar, "Üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi.


Burdur MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. İmzalanan protokol çerçevesinde Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME), tarım ve hayvancılıkla uğraşan 40 bin gence ulaşarak sektörde verimin artırılması amaçlanıyor.



"Çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir"


Programda konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, "Bugün imzalanan YÖK-TÜME iş birliği protokolü de üniversite-sektör iş birliğini önceleyen yaklaşımımızın tarım ve hayvancılık alanındaki en somut ve en yenilikçi örneklerinden birini teşkil etmektedir. Bu protokol, yükseköğretim sistemi ile tarım ve hayvancılık sektörünü ortak hedefler doğrultusunda buluşturan, kapsamlı ve çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir. Protokol ile üniversitelerimizin akademik bilgi birikimi, araştırma altyapısı ve insan kaynağı potansiyeli; sektörün ihtiyaçları ve sahadaki tecrübesi ile bir araya gelecektir. Bu çerçevede, üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi.



"Öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır"


Protokolün en mühim noktalarından birisinin de tarım ve hayvancılıkta teknoloji odaklı bir dönüşümü merkeze alması olduğunu ifaden eden Özvar, "Yapay zeka ve akıllı üretim sistemlerinin entegre edildiği bu model, geleneksel üretim anlayışını ileri teknolojiyle buluşturarak verimliliği ve katma değeri artırmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda üniversitelerde yürütülecek uygulamalı eğitim süreçleri sayesinde öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır. Diğer taraftan bu iş birliği, yalnızca eğitim ve araştırma boyutuyla sınırlı kalmayıp, ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunacak bir ekosistem oluşturmayı hedeflemektedir. Üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektör arasında kurulacak bu güçlü iş birliği sayesinde, sektörde karşılaşılan sorunlara daha hızlı ve etkin çözümler üretilebilecek; yenilikçi projeler sahaya daha kolay aktarılabilecektir" şeklinde konuştu.


İmza törenine Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Necdet Ünüvar, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Ferudun Yılmaz, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Selçuk Üniversitesi Rektörü Hüseyin Yılmaz, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Fatma Aydın, Harran Üniversitesi Rektörü Mehmet Tahir Güllüoğlu, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.



Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenyurt’ta 2 kişinin öldürüldüğü olayda gözaltına alınan 3 şüpheli adliyeye sevk edildi Esenyurt’ta bir sitede 2 kişinin silahla vurularak öldürülmesine ilişkin 1’i kadın 3 kişi gözaltına alındı. 3 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgiye göre, Esenyurt Zafer Mahallesi Adile Naşit Bulvarı’ndaki bir sitede 24 Şubat’ta saat 17.00 sıralarında bir daireden gelen silah seslerini duyanlar polise haber verdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Silah seslerinin geldiği 5’inci kata çıkan ekipler, koridorda 2 kişiyi yaralı halde yerde yatarken buldu. Sağlık ekipleri, 2 kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan incelemede hayatını kaybedenlerin Mehmet Eren Karamanlar (36) ile Fevzi Kılıç (33) olduğu tespit edildi. Cesetlerin yanında bir tabanca bulunurken, Karamanlar’ın 31, Kılıç’ın ise 14 suç kaydı olduğu öğrenildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüphelilerin kaçtığı anların sitenin güvenlik kameralarına yansıdığını belirledi. Şüphelilerin olayın ardından binadan hızla kaçtıkları ve aynı site içerisinde başka bir binada yaşadıkları tespit edildi. Polis, şüphelilerin yakalanması için teknik ve fiziki takip başlattı. Cinayetin sebebi ‘kız meselesi’ Yapılan çalışmalarda Karamanlar ve Kılıç’ın şüphelilerin kız arkadaşı Esra Ç.’yi (32) bir süre önce darbettikleri, bu nedenle taraflar arasında husumet oluştuğu belirlendi. Olay günü taraflar arasında çıkan tartışmanın ardından hayatını kaybeden 2 kişinin şüphelilerin kapısına gittikleri öğrenildi. Ellerindeki silahlarla ateş etmeye çalıştıkları ancak silahların tutukluk yaptığı, bunun üzerine şüphelilerin ateş açarak Karamanlar ve Kılıç’ı öldürdüğü tespit edildi. Şüpheliler suçunu itiraf ettiler Yaklaşık 1 ay süren fiziki takibin ardından şüphelilerin saklandığı Büyükçekmece’deki villaya operasyon düzenlendi. Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekiplerinin de katıldığı operasyonda, termal kameralı dron ile takip yapıldı. Operasyonda olayda silah kullandıktan sonra kaçan Emre C. (30) ile Muhammed F.T. (34) gözaltına alındı. Öte yandan Esra Ç.’nin de yakalandığı öğrenildi. Asayiş Şube Müdürlüğü’nde suçlarını itiraf eden şüpheliler, "Onlara kız arkadaşımızı neden dövdüklerini sorduğumuzda aramızda tartışma çıktı. Karşılıklı restleşmenin ardından bulunduğumuz dairenin önüne geldiler. Ellerinde silah vardı. Ateş etmeye çalıştılar ancak silahları tutukluk yapınca biz de kendimizi korumak için ateş açtık. Daha sonra panik halinde kaçtık" dedi. Şüpheliler, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan olaya ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde şüphelilerin binadan kaçış anları, gözaltına alınma anları, polisin operasyon anı ile dron görüntüleri yer aldı.
Manisa Manisa’daki köpek saldırısı davasında tarihi karar Manisa’nın Yunusemre ilçesinde sahipsiz köpeğin saldırısından kaçarken otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan çocuk için açılan davada mahkeme kararını verdi. Mahkeme, Manisa Büyükşehir Belediyesi, Yunusemre Belediyesi ve Doğa Koruma Müdürlüğü’nün toplam 10 milyon 252 bin 74 TL tazminat ödemesine hükmetti. Karar sonrası açıklama yapan baba Yücel Kılınç, "O hayvanın sokakta yaşamaya hakkı varsa benim çocuğumun da o kadar yaşamaya hakkı vardır" dedi. Olay, 24 Ekim 2022’de Yunusemre ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ilkokul öğrencisi E.K., ekmek almak için çıktığı evinin önünde sahipsiz bir köpeğin saldırısına uğradı. Köpekten kaçmaya çalışan küçük çocuk, bu sırada yoldan geçen kamyonetin çarpması sonucu ağır yaralandı. Çevredeki bir iş yerinin güvenlik kameralarına yansıyan olayın ardından ağır yaralanan E.K., hastaneye kaldırılarak yoğun bakımda tedavi altına alındı. Uzun süre yaşam mücadelesi veren küçük çocuğun hayati tehlikeyi atlattığı ancak yürüme, konuşma ve uzuvlarını kullanmasında kalıcı hasar oluştuğu belirlendi. Olayın ardından aile tarafından açılan davayı karara bağlayan Manisa 2. İdare Mahkemesi, Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi’nin sahipsiz hayvanların kontrolü ve gözetimi konusunda gerekli önlemleri almadığına hükmetti. Kararda, idarenin yürüttüğü hizmeti sürekli denetlemek ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu belirtilerek, oluşan zarardan idarenin sorumlu olduğu ifade edildi. Mahkeme, E.K. lehine 250 bin TL’si manevi, 6 milyon 808 bin 663 TL’si maddi tazminat kararı verirken, ceza miktarının faizlerle birlikte toplam 10 milyon 252 bin 74 TL olarak ödenmesine hükmetti. "58 gün yaşam mücadelesi verdi" Pazarcılık yaparak ailesinin geçimini sağlayan baba Yücel Kılınç, yaşanan olayın ardından oğlunun ağır bir travma geçirdiğini belirterek, "O zaman Eren oğluma köpeğin kovalama sonucu bir araba çarpması meydana geldi. Oğlum o zaman ağır bir travma geçirdi. 58 gün yaşam mücadelesi verdi. Oğlumda şu an bedensel sıkıntılar var. Tedavisi uzun sürebilir diyor doktorlar. Şu an tedavi görmekte. Biz de elimizden geleni yapmaktayız. Ama bu mahkemenin 4 yıl sürmesi çok uzun bir süre oldu. Tabii ki biz maddi nedenlerle yetersiz kaldığımız için çocuğumuza yapabileceğimiz tedaviyi tam anlamıyla yapamadık" dedi. "Çocuğum hala tedavi görüyor" "Allah kimsenin başına vermesin ama gerçekten de bu sokak hayvanları büyük tehlike oluşturuyor" diyen baba Kılınç, "Geçen haberlerde izledim. Ufacık çocuğu parçalamışlar. Buna bir an önce kesinlikle önlem alınması gerekiyor. Siz siz olun çocuklarınıza sahip çıkın. Biz yaşadık böyle bir durum. Çünkü sonuçta bu hayvan canlı. Ağzı, dili yok ki. Bizim başımıza da talihsiz bir olay geldi. O hayvanın ne kadar sokakta yaşamaya hakkı varsa benim çocuğumun da o kadar yaşamaya hakkı vardır diye düşünüyorum. Ama tabii ki hayvanseverler bu duruma çok tepki gösteriyor. Başlarına gelmediği için rahat bir şekilde konuşabiliyorlar, ifade edebiliyorlar. Biz demiyoruz hayvanlar katledilsin. Sonuçta onlar da Allah’ın vermiş olduğu bir canlıdır. Benim çocuğum şu an 11’ine girecek. Benim çocuğum hala tedavi görüyor. Benim çocuğumun bunda bir suçu var mıydı?" ifadelerini kullandı. Kılınç, davayı 4 yıl sonra kazandıklarını avukatı aracılığıyla öğrendiğini sözlerine ekledi.