Son Dakika
|
Romanya Milli Takımı’nda Mircea Lucescu dönemi sona erdi
Fenerbahçe - Beşiktaş derbisinde Yasin Kol düdük çalacak
Burundi'de mühimmat deposunda patlama: 13 ölü, 57 yaralı
Endonezya'da 7.4 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran'dan Bulgaristan'a ABD uyarısı
Trump: "İran'da yeni rejimin lideri, ABD'den ateşkes talep etti"
Trump: "ABD'yi NATO'dan çekmeyi ciddi olarak düşünüyorum"
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: Ölü sayısı 19’a yükseldi
Sadettin Saran trafik kazası geçirdi
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın mal varlığına el konuldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Ankara’yı sağanak vurdu!
Irak ile Suriye arasındaki el-Velid Sınır Kapısı 11 yıl sonra yeniden açıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çetintepe Barajı’nın açılışını yaptı
ABD-İsrail saldırılarında İran’ın en yüksek köprülerinden "B1" hedef alındı: 2 ölü
İsrail’in Lübnan saldırılarında can kaybı bin 345’e yükseldi
Kazada Fiat araçlar kağıt gibi ezildi
Romanya Milli Takımı’nda Mircea Lucescu dönemi sona erdi
TEKNOLOJİ
I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu
02 Nisan 2026 Perşembe - 14:01:07
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu", Türkiye’nin dört bir yanından gelen 141 araştırmacıyı buluşturdu. 38 üniversite ve 35 şehirden katılımcıların yer aldığı etkinlik, 41 yıllık emeğiyle Prof. Dr. Ali Uzun’a ithaf edildi ve coğrafyanın bütüncül bakış açısı ile bilimsel katkının önemini öne çıkardı. I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde düzenlendi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliği ve Türk Coğrafya Kurumu ile Jeomorfoloji Derneği’nin katkılarıyla gerçekleştirilen sempozyum, akademisyenler ve katılımcıların yoğun ilgisiyle başladı. Yakın zamanda emekli olan ve 41 yılını coğrafya alanındaki çalışmalara, akademik yayınlara ve eğitime ayıran OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Uzun’a ithafen düzenlenen sempozyum, açılış konuşmalarıyla başladı. "Herkes bulunduğu yeri en ince ayrıntısına kadar araştırmalı, adeta didik didik etmelidir" Sempozyumda konuşan OMÜ Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, bilimsel bakış açısının bu yönde olduğunu belirterek, "Herkes bulunduğu ile yeterince katkı sağlarsa, bu üniversitelerimiz sayesinde Türkiye çapında müthiş bir arşivimiz ve güçlü bir bilgi birikimimiz olacaktır. Dolayısıyla eğitim metodu olarak bildiğimiz ‘yakından uzağa’ ilkesi çerçevesinde herkes bulunduğu yeri en ince ayrıntısına kadar araştırmalı, adeta didik didik etmelidir. Biz coğrafyacılar olarak potansiyelimizi ortaya koymalı; yöneticilere bilgi sunmalı, bilgi üretmeliyiz. Onların doğru kararlar verebilmesi için coğrafi bilgiyi kullanmalarına imkân sağlamalıyız. Bu anlamda bulunduğumuz şehri, bulunduğumuz ili en iyi tanımak, biz coğrafyacılar için birinci derecede görevdir diye düşünüyorum. Biz Ali Uzun Hocamız ve diğer bölüm elemanlarımızla birlikte, üniversitemizin ve Büyükşehir Belediyemizin destekleriyle bu çalışmaları sürdürüyoruz. Nitekim dışarıda bir sergimiz var. Bu, küçük bir örnek. Bulunduğumuz yerin sadece coğrafi özelliklerini değil; ekonomik geçmişini, iktisat tarihini, sosyolojik yapısını, göçleri ve nüfus özelliklerini, yani coğrafya bakış açısıyla ele alınması gereken her unsuru ortaya koymaya çalışıyoruz. Coğrafyanın o bütüncül bakış açısını esas alıyoruz. Burada genç arkadaşlarıma şunu hatırlatmak isterim: Yanımızda Bafra Ovası var. Bafra Ovası’nı şöyle düşünelim: Burada hidrojeologlar yer altı suyunu çalışmış, baraj yapım imkânlarını araştırmış; ziraatçılar neyin yetişip neyin yetişmeyeceğini incelemiş; arkeologlar ise İkiztepe’nin kaç bin yıl öncesine dayandığını ortaya koymuş. Bugün yöneticilerimizin, kamu kaynaklarını doğru kullanma konusunda titiz davrandıklarına inanıyoruz. Bu çerçevede, Bafra Ovası’nın bütününü ortaya koyan bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. İşte coğrafyanın bütüncül bakış açısı budur. Eğer ben yer altı suyunun ne işe yaradığını, üzerindeki tarım topraklarının niteliğini ve diğer tüm unsurları farklı bilim dallarından toplayarak bütüncül bir şekilde ilgili kişilere aktarabilirsem, hem coğrafya bilimini temsil etmiş olurum hem de gerçek bir katkı sunarım" dedi. "Projelerim devam ediyor" Konuşma yapan Prof. Dr. Ali Uzun, "Elimden geldiğince arkadaşlarımla birlikte istişare ederek, birlikte düşünerek, birlikte üretmeye; üniversitemize ve şehrimize katkı sunmaya çalıştım. Bu yolda beni destekleyen, başta doktora öğrencilerim olmak üzere bölümümüzün çok seçkin akademisyenlerine ve elbette yol arkadaşım Prof. Dr. Cevdet Yılmaz Bey’e teşekkür ediyorum. Nereye gittiysem hep yanımda oldu. Ondan çok şey öğrendim. Adeta gezen bir kütüphane gibi; her müracaatımda mutlaka ufuk açıcı sözlerini gördüm. Kendisine özel bir teşekkür etmek istiyorum. Üniversitemizde çalışma kültürü son yıllarda, özellikle BAP destekleriyle gittikçe daha da kurumsallaştı. Hâlen BAP kontrolünde ve BAP desteğiyle devam eden projelerim var. Yani tek bir projem değil, projelerim devam ediyor. Nasip olur, ruh ve beden sağlığımız el verdikçe camiamıza katkı vermeye devam edeceğim. Ben aslında hep coğrafyanın farklı yönlerini, ülkemizde daha önce çalışılmamış konuları seçmeye ve gündeme getirmeye çalıştım. Bunları değerli meslektaşlarım ayrı ayrı konuşacaklardır. Ancak daha yeni yayımladığımız ‘ulu kışta soğuk su geyserleri’ konusundan bahsetmek isterim. Türkiye’de geyser olup olmadığı tartışılırken, biz çok özel bir geyseri ele aldık ve yayımladık. Bu da bir projeydi ve çok sayıda akademisyenle birlikte yürüttük. Çorum Üniversitesi’nden profesör arkadaşlarımız da bize destek verdiler. Bu projeyi tamamladık ve yayımladık. Bunların sayısını artırmak elbette mümkün; ancak burada tek tek sıralamak zor. Genç arkadaşlarıma şunu söylemek isterim: Artık internet var. Hatta yapay zekâ, bazı makaleleri sizin yerinize özetleyebiliyor. Evden okula giderken ya da okuldan eve dönerken bile bu imkânlardan yararlanabilirsiniz. Size güncel makaleleri, anlayacağınız bir dille anlatabilir. Bu nedenle dünyayı yakından takip edin ve zaman zaman kendinizi geliştirin. Bu mümkündür; siz de bunu yapabilirsiniz" diye konuştu. "Akademik hayat yalnızca ders vermek ya da yayın yapmak değildir" Samsun Büyükşehir Belediye Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, "Bir akademisyenin özgeçmişi çoğu zaman tarihler, ünvanlar ve görevlerden oluşan donuk bir çizgi gibi görünür. Oysa bu çizelgenin arkasında bir ömürlük emek, öğrencilerle kurulan bağ, sahada yapılan gözlemler, sabırla büyütülen kurum kültürü ve bilime karşı sürdürülen sadakat vardır. Akademik hayat yalnızca ders vermek ya da yayın yapmak değildir. Akademik hayat, bir disiplinin dilini kurmak, ölçütlerini taşımak, saha geleneğini diri tutmak ve en önemlisi yetiştirdiği öğrencilerle bilimsel kültürü gelecek kuşaklara aktarmaktır. Prof. Dr. Ali Uzun, meslek yaşamını bu anlamda, coğrafyanın uzun soluklu ve emek isteyen tarafını temsil eden güçlü bir örnek olarak sürdürmüştür. Hocamız, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde uzun yıllara yayılan öğretim görevi sürecinde profesörlük görevini sürdürmüş; bölüm ve ana bilim dalı düzeni ile idare sorumlulukları üstlenmiş; ayrıca dekanlık göreviyle üniversite yönetimine katkı sunmuştur. Bu görevler, bir bilim insanının yalnızca kendi araştırma alanına değil, kurumuna ve disiplinine, disiplinin de geleceğine yatırım yaptığının göstergesidir" şeklinde konuştu. "Akademik ve kültürel hareketliliğe ivme kazandıracaktır" OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ise "Kurumlar arası iş birliğiyle hayata geçirilen bu organizasyon, üniversitelerin, yerel yönetimlerin ve bilimsel kuruluşların ortak hareket ettiklerinde ne denli etkin sonuçlara erişebileceklerinin somut bir yansımasıdır. Ülkemizin aydınlık yarınları için bilim ve bilgi odaklı yapıların ortaya koyabileceği sinerjinin yerel ölçekli referanslarındandır. Böylesi birlikteliklerin artarak devamı, şehrimizdeki akademik ve kültürel hareketliliğe ivme kazandıracaktır. Vatan sevgisinin coğrafya bilgisinden geçtiği şuuruyla hayata geçirilen bu anlamlı programda sizlerle bir araya gelmiş olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bildiri başlıklarına yansıyan konulara dair bakış açılarıyla zenginleşecek, hakikat odağında gerçekleşecek değerlendirmelerle niteliği yükselecek bir atmosferde hayat bulacağına inandığım toplantımızın verimli geçmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Kürsü konuşmalarının ardından panellerle devam eden sempozyum, 4 Nisan’da sona erecek.
02 Nisan 2026 Perşembe - 13:24
Ortaokul projelerinde zirve Samsun’un
Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "20. Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması"nın kazananları açıklandı. Bölge genelinde en fazla birincilik elde eden il Samsun oldu. TÜBİTAK tarafından 20.’ncisi düzenlenen Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın Samsun Bölge Sergisi, OMÜ ev sahipliğinde tamamlandı. Samsun bölgesi; Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop ve Tokat illerini kapsarken, yarışmaya 10 alanda 3 bin 280 projenin başvurdu ve 100 proje sergilenmeye hak kazandı. 100 proje arasından Türkiye finallerine gidecekler belli oldu. Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ödül töreni, ilk olarak kürsü konuşmalarıyla başladı. İlk konuşmayı yapan TÜBİTAK Proje Yarışmaları Samsun Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Yıldıray Topcu, "12 bölge merkezinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen bu yarışmanın Samsun bölgesi; Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop ve Tokat illerini kapsamaktadır. Bu yıl, ortaokul düzeyinde 3 bin 280 proje ile Türkiye’de en çok proje üretilen bölge Samsun Bölgesi olmuştur. Bugün burada sadece bir ödül töreninin açılışını yapmıyoruz. Aynı zamanda merakın, emeğin, sabrın ve hayallerin bir araya geldiği çok özel bir bilim yolculuğuna birlikte tanıklık ediyoruz. Unutmayın, bu yolculukta en önemli şey kazanılan ödüller değildir. Asıl değerli olan; düşünmeyi öğrenmeniz, soru sormaktan korkmamanız ve kendi fikirlerinize inanmanızdır. Çünkü sizler bugün sadece bir proje hazırlamadınız; aynı zamanda genç yaşınıza rağmen sabretmeyi, araştırmayı ve üretmeyi öğrendiniz. Belki bugün birazdan açıklanacak olan dereceler arasında olacaksınız, belki de olmayacaksınız. Ama şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki burada bulunan her biriniz bu yolculuğun kazananısınız. Çünkü bilim yolculuğu, varılacak bir yerden çok insanı geliştiren bir süreçtir" dedi. "Proje başvurusunun 3 bin 280’i bölgemizden gerçekleşti" Akabinde konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz ise "Bu yıl Samsun Bölgesi olarak önemli bir başarıya imza attık. Türkiye genelinde yapılan toplam 19 bin 436 proje başvurusunun 3 bin 280’i bölgemizden gerçekleşmiş ve bu sayı ile Samsun Bölgesi birinci sırada yer almıştır. Bu sonuç, bölgemizin bilimsel potansiyelini ve gençlerimizin azmini açıkça ortaya koymaktadır. Hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır. Sizler yalnızca projelerinizi sergilemediniz; aynı zamanda merak eden, sorgulayan, çözüm üreten bireyler olduğunuzu da gösterdiniz. Bilim, doğru cevaplardan çok doğru sorular sorabilme cesaretidir. Sizler bu cesareti gösterdiniz. Hepinizi gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. En fazla birincilik Samsun’dan Yarışmada; Samsun 4 birincilik, 1 ikincilik, 3 üçüncülük; Tokat 3 birincilik, 1 ikincilik, 1 üçüncülük; Ordu 3 birincilik, 3 ikincilik, 4 üçüncülük; Amasya 2 birincilik, 1 ikincilik, 1 üçüncülük; Giresun 1 birincilik, 2 ikincilik; Çorum 1 birincilik, 1 ikincilik, 1 üçüncülük; Sinop 1 birincilik ve Kastamonu 1 ikincilik kazandı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:55
İHA teknolojisi ile tarım maliyetleri düşecek
Balıkesir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) ve TUSMEC Girişimi tarafından geliştirilen yapay zeka tabanlı sistem, insansız hava aracı (İHA) ve tarım robotları senkronize çalıştırarak tarımda dijital dönüşüme yeni bir boyut kazandırıyor. Geliştirilen yenilikçi çözüm, üretim süreçlerini daha verimli, hızlı ve kontrollü hale getiriyor. Tamamen yerli mühendisler tarafından geliştirilen sistem; görüntü işleme ve yapay zeka algoritmalarıyla tarım arazilerini anlık olarak analiz ediyor. İHA’lardan elde edilen veriler doğrultusunda tarım robotları yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelere müdahale ediyor. Bu sayede gereksiz ilaçlama ve su tüketimi önlenirken, ilaç ve su kullanımında yüzde 40-50 oranında tasarruf sağlanıyor. Ayrıca sistem, bitki hastalıklarını yüzde 95’in üzerinde doğrulukla erken aşamada tespit ederek üreticilere önemli bir avantaj sunuyor. TUSMEC Girişimi proje yürütücülerinden Maksut İnce, pilot çalışmaların İzmir, Balıkesir ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sürdüğünü belirterek, klasik ilaçlama dronlarının tek başına yüzde 30-35 oranında tasarruf sağladığını, hava ve kara araçlarının birlikte filo halinde çalıştırılmasıyla bu oranın yüzde 50’nin üzerine çıktığını ifade etti. İnce ayrıca, yaklaşık 5 yıldır hem üniversite hem de şirket bünyesinde çalışmalar yürüttüklerini belirterek, robotik, makine öğrenimi ve yapay zeka alanında uzman bir ekip tarafından geliştirilen sistemin tamamen yerli ve milli imkanlarla üretildiğini vurguladı. Proje yetkilileri, geliştirilen sistemin farklı ürün gruplarına ve tarım alanlarına entegre edilebilir yapıda olmasının, teknolojinin ölçeklenebilirliğini de artırdığını ifade ederken, projenin bu yönüyle de hem küçük ölçekli üreticiler hem de büyük tarım işletmeleri için uygulanabilir bir çözüm olarak Türkiye’de akıllı tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına önemli katkı sağlamayı amaçladığını sözlerine ekledi. Konu hakkında bilgi veren BAÜN Rektör Yardımcısı ve TTO Başkanı Prof. Dr. Fatih Satıl, "TTO’nun katkılarıyla desteklenen teknoloji, çiftçilerin maliyetlerini düşürmenin yanı sıra ürün kalitesini ve verimliliği artırmayı hedefliyor. Sürdürülebilir tarım uygulamalarını destekleyen çözüm, yerli ve milli teknolojilerin tarım sektöründeki etkinliğini artırmayı hedeflerken, uluslararası pazarlarda da rekabet edebilir bir model ortaya koymayı amaçlıyor" ifadelerini kullandı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:37
Rektör Çakmak’tan TUSAŞ’a ziyaret
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Ankara’daki temasları kapsamında, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ile Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İbrahim Uslan’ı ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmede, üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi başta olmak üzere, savunma sanayii, havacılık ve ileri teknoloji alanlarında yapılabilecek ortak çalışmalar ele alındı. Taraflar, özellikle araştırma-geliştirme faaliyetleri, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve teknoloji transferi konularında iş birliği imkanlarına dikkat çekti. Ziyarette, ETÜ’nün sahip olduğu akademik birikim ve araştırma altyapısının, TUSAŞ’ın yüksek teknoloji üretim kapasitesiyle bir araya getirilmesinin sağlayabileceği katkılar ele alındı. Bu doğrultuda, ortak projeler ve sürdürülebilir iş birliklerine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Rektör Çakmak, nazik ev sahiplikleri dolayısıyla TUSAŞ yönetimine teşekkür ederek, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik temasların devam edeceğini ifade etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Nisan 2026 Çarşamba- 13:48
Yerli yapay zeka girişimleri artıyor
2
30 Mart 2026 Pazartesi- 22:38
Fergani’nin beşinci uydusu uzayda
3
02 Nisan 2026 Perşembe- 11:03
Deney hayvanları için yenilikçi buluş: Yerli ve milli sistem tescillendi
4
31 Mart 2026 Salı- 17:37
Prof. Dr. Hüseyin Arslan: "5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin"
5
02 Nisan 2026 Perşembe- 11:16
Menteşe Atatürk Turizm MTAL’de bilim rüzgarı
20 Mayıs 2024 Pazartesi - 12:53
TCL Elektronik, yeni QD-Mini LED TV ve akıllı ev aletlerini tanıttı
TCL Elektronik, Orta Doğu ve Afrika pazarına yönelik çeşitli kategorileri kapsayan en yeni ürün serisini İstanbul’da düzenlenen özel bir lansman etkinliğinde tanıttı. TCL Elektronik, yeni ürün serisini İstanbul’da düzenlenen lansman etkinliğinde tanıttı. Ayrıca şirket, Arsenal Efsanesi Martin Keown’un da katılımıyla gerçekleşen etkinlik sırasında Resmi Bölgesel Tüketici Elektroniği Ortağı olarak Arsenal Futbol Kulübü ile ortaklığını vurguladı. Etkinlik, şirketin bölgedeki müşterilere birinci sınıf teknolojik yenilikler sunma konusundaki kararlılığını vurgulayan en son ürün serilerine tanıklık etmek üzere bölgenin dört bir yanından sektör temsilcilerini, medya temsilcilerini ve influencer’ları bir araya getirdi. Ürünler arasında, 2024 QD-Mini LED TV’lerde sergilenen yüksek görüntü kalitesinin yanı sıra yaşam tarzlarını daha sağlık ve rahat hale getirmek için tasarlanmış bir dizi iyileştirilmiş ev aletleri ve klimalar da yer alıyor. TCL Endüstrileri Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Sunny Yang lansmanla ilgili olarak heyecanını dile getirerek şunları söyledi: "Şirketimizin en yeni nesil QD-Mini LED TV’lerini tanıtmaktan heyecan duyuyoruz. Özellikle dünyanın en büyük QD-Mini LED TV’si olan TCL 115 X955 Max’i sergilemeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Hedefimiz, en son teknolojiyi sunarak ve Orta Doğu ve Afrika pazarlarında birinci sınıf ve olağanüstü bir eğlence deneyimi sağlayarak tüketicilerimizin değişen ihtiyaçlarını karşılamaktır. Ayrıca, günlük hayatı kolaylaştırmak için tasarlanmış en yeni ev aletleri ürünlerimizi tanıtmak için sabırsızlanıyoruz. Bunlar arasında TCL FreshIN Serisi Klimalar, Free Ankastre Serisi Buzdolapları ve sektör lideri temizleme oranına sahip son teknoloji çamaşır makineleri yer alıyor."
20 Mayıs 2024 Pazartesi - 11:26
TÜRKSAT 6A’ya İzmirli akademisyenden katkı
Türkiye’nin ilk yerli haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A’nın yer istasyonuyla haberleşmesini sağlayacak bazı anten ve mikrodalga ekipmanlarının radyo frekans tasarımları Yaşar Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’de yerli olarak geliştirilen ve ülkenin uzay alanındaki yeteneklerini daha da ileri götürmeyi amaçlayan ilk haberleşme uydusu projesi TÜRKSAT 6A projesi, TUSAŞ, ASELSAN, TÜBİTAK UZAY ve CTech ortaklığında gerçekleştirildi. Geçtiğimiz günlerde TÜRKSAT 6A’yla ilgili açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, uyduya dair çalışmaların bittiğini, haziran ayı başında ABD’ye gidecek olan uydunun 8-14 Temmuz tarihleri arasında uzaya gönderileceğini söyledi. Yüzde 90 oranında yerli üretimle yapılan uydunun, CTech sorumluluğunda olan Telemetri Telekomut ve Mesafe Ölçüm (TTM) Alt Sistemi’ndeki bazı anten ve mikrodalga ekipmanların radyo frekans tasarımları ise Yaşar Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Seçmen ve ekibi tarafından yapıldı. Radyo frekans tasarımı baz alarak mekanik tasarımı, üretimi ve tüm testleri CTech firması tarafından gerçekleştirilen ekipmanlar, alt sistemdeki diğer ekipmanlarla birlikte uyduya entegre edildi, sistem seviyesi testlerden başarı ile geçti ve temmuz ayında uzaya gönderilmeye hazır duruma geldi. “Yer istasyonuyla haberleşme sağlayacak” "TÜRKSAT 6A Yerli Haberleşme Uydusu Geliştirilmesi ve Üretimi" projesi kapsamında Yaşar Üniversitesi Elektrik- Elektronik Mühendisliği laboratuvarlarında gerçekleşen çalışmalardan bahseden Prof. Dr. Seçmen, “Uydudaki TTM Alt Sistemi, özellikle uydunun yeryüzünden fırlatılıp yaklaşık 36 bin kilometre uzaklıktaki yer durağan pozisyonuna gelene kadar ve uydunun 15 yıldan fazla yaşam ömrü boyunca yer istasyonu ile haberleşmesini sağlaması dahil bazı kritik işlevleri üstleniyor. TTM Alt Sistemi; uydu fırlatıldıktan sonra uydunun yer istasyonu ile haberleşmesini sağlayan alt sistemdir ve uyduya gönderilen tüm komutların ve uydudan gelen tüm verilerin iletilmesinden sorumludur. Uydu ile tüm haberleşme TTM Alt Sistemi üzerinden gerçekleştiği için bu alt sistemin performansı uydunun kontrolü, yönetimi ve gözlemi için büyük önem taşıyor” dedi. Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller ise projeyle ilgili şunları söyledi: “Prof. Dr. Mustafa Seçmen’in daha önceki birikimleriyle yaptığı radyo frekans tasarımlarıyla katkı verdiği bu projeyle birlikte, üniversitemizde uzayla ilgili gerçekleşen 3 çalışmamız oldu. Antenin frekans tasarımı ve iletişim radyosunun frekans tasarımına göre özel bir anten üretildi. Sistem testleri de başarıyla geçti, uzaya fırlatılmasını bekliyoruz. Tasarlanan parçalar önemli çünkü uydu fırlatılırken iletişimi sadece bu anten sağlayacak ve uydunun fırlatılmasından yörüngeye oturmasına kadar geçen süreçteki bütün iletişim bu antenle sağlanacak. O yüzden bu çalışmayı çok önemsiyoruz ve kendisini tebrik ediyoruz” diye konuştu.
20 Mayıs 2024 Pazartesi - 11:03
Excalibur G911 ile oyunda güç yeniden tanımlanıyor
NVIDIA’nın ADA LoveLace Mimarisi ile geliştirilen GeForce RTX4070 ve RTX4090 ekran kartları ile yenilenen Excalibur G911 hem deneyimi en üst seviyede yaşamak isteyen oyuncuların hem de maksimum performans isteyen profesyonellerin taleplerini karşılıyor. Yapay zeka destekli GeForce RTX4070 ve RTX4090 ekran kartlarının kullanıcılara sağladığı faydaları, oyun ve performans bilgisayarı Excalibur 7 maddede sıralıyor. Grafik teknolojilerinin gelişimi, oyun tutkunlarının ve profesyonellerin görsel deneyimini artıran en önemli faktör. Gerçek ile dijital dünya arasındaki sınırları ortadan kaldıran bu gelişmeler, oyun tutkunlarına daha gerçekçi bir görüntü sunarken profesyoneller için de sıradışı bir alan oluşturuyor. Oyun ve performans bilgisayarı Excalibur, NVIDIA’nın ADA LoveLace Mimarisi ile geliştirdiği GeForce RTX4070 ve RTX4090 ekran kartlarıyla oyun tutkunlarına daha gerçekçi bir deneyim, profesyonellere ise ultra verimlilik sağlıyor. Yapay zeka destekli algoritması sayesinde eksik pikselleri otomatik tamamlama, iki kata kadar performans artışı ve enerji tasarrufu gibi birçok konuda kullanıcıların görsel deneyimini iyileştiriyor. Oyunda gerçek gücü arayanların tercihi Excalibur G911, GeForce RTX4070 ve RTX4090 ekran kartlarının kullanıcılara sağladığı 7 faydayı sıralıyor. DLSS 3.5 ile yapay zeka temelli ışın oluşturma DLSS 3.5 ile birlikte gelen Işın Oluşturma özelliği, oyunlarda kullanılan gürültü giderici algoritmaları, yapay zeka temelli, tek bir algoritmayla değiştiriyor. Bu sayede hem ışın izleme kalitesi iyileşiyor hem de oyun performansı 4-5 kata kadar artıyor. Elle ayarlanan gürültü gidericilere göre daha iyi sonuçlar sağlayan bu özellik, oyun deneyimini optimize ederek akıcı ve gerçekçi görüntülere imkan sağlıyor. Düşük enerji tüketimi sağlayan Mux Switch Yenilenen Excalibur G911’de Mux Switch teknolojisi sayesinde, yüksek grafik veya oyun performansı istenildiğinde harici RTX ekran kartı kullanılabiliyor. Böylece ekran kartına ihtiyaç duyulmadığı zamanlarda, işlemcinin içerisinde bulunan dahili ekran kartından destek alınabiliyor. RTX ekran kartı ile işlemci grafik kartı arasında hızlıca geçiş yapılmasını sağlayan bu teknoloji sayesinde kullanıcılar minimum enerji tüketimiyle, maksimum performans elde ediyor. Rekabetçi oyunların vazgeçilmezi NVIDIA Reflex Oyunlardaki sistem gecikmesini minimuma indiren NVIDIA Reflex, kullanıcı tarafından yapılan fare ve klavye komutlarına daha hızlı yanıt vermesini sağlıyor. Sistem gecikmesini optimize etmek ve ölçmek için tasarlanan Reflex, rekabetçi oyunlarda daha hızlı hedef belirleme, daha kısa tepki süreleri ve en iyi nişan alma hassasiyetini sunarak oyunculara önemli avantajlar kazandırıyor. Yapay zeka destekli DYNAMIC BOOST 2.0 Yeni yapay zeka destekli Dynamic Boost 2.0, güçlü performans artışı için gerekli gücü CPU, GPU bellek ve GPU arasında otomatik olarak iletiyor. İçerisinde bulunan yapay zeka ağları gücü, her kare için ayrı ayrı yönetiyor. Bu sayede Excalibur G911, oyun sırasında ya da içerik oluştururken en yüksek performans için sürekli optimize ediliyor. Işın izleme ile gerçekçi yansıma ve gölgeler Oyunlarda fotorealistik grafikler elde etmek için kullanılan ışın izleme, ışığın oyun dünyasındaki hareketleri sonucu ortaya çıkan efektleri, gerçeğe çok daha yakın bir şekilde oluşturulan sanal ışınlar ile izleyerek hesaplıyor. Yani ışık ve ışık kaynaklı efektler simüle edilerek ortaya standart uygulamalara kıyasla çok daha gerçekçi gölgeler, çok daha gerçekçi yansımalar ve çok daha gerçekçi bir aydınlatma (global aydınlatma, çevresel perdeleme) çıkıyor. Profesyonellere farklılık sağlayan NVIDIA Studio Profesyonellerin ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlanmış bir platform olan NVIDIA Studio, farklı iş akışlarında kullanılan popüler uygulamalarla entegre çalışan, yüksek performanslı donanım ve optimize edilmiş sürücüler sunuyor. Gerçek zamanlı 3D renderlama, video düzenleme, renk düzeltme gibi hayal gücü yüksek ve işlemlerde kullanılabilen NVIDIA Studio, yüksek kaliteli görüntü ve video işleme yetenekleri sunuyor. Bu sayede profesyoneller, iş akışlarını daha verimli ve hızlı bir şekilde tamamlayabiliyor. Detaylı görüntüler oluşturan Path Tracing Teknolojisi İsmini, simüle edilen ışınların, oyun dünyasında izledikleri patikaların takip edilmesinden alan Path Tracing, ışın izlemeden farklı olarak oyunun tamamını ışın izlemeyle görüntüleyebiliyor. Işığın bir yüzeye çarpması durumunda yansımasını veya kırılmasını simüle eden Path Tracing, sahnedeki gölgelerin, yansımaların ve ışık kaynaklarının oluşturulmasına imkan sağlıyor. Bu sayede oyun tutkunları, daha gerçekçi ve daha detaylı görüntüler deneyimleyebiliyor.
18 Mayıs 2024 Cumartesi - 20:26
Ağrı’da öğrenci ve velilere siber güvenlik seminerleri düzenlendi
Ağrı Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, "SİBERAY" programı kapsamında il genelinde öğrenci ve velilere yönelik seminerler düzenledi. Seminerlerde, güvenli ve bilinçli internet kullanımı, siber zorbalık, teknoloji bağımlılığı ve dijital okur yazarlık konuları ele alındı. Seminerlere, Semerkant Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Hayrettin Atmaca Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Uzman Çavuş Tuncer Doğan İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri ve velileri katıldı. Seminerlerde, siber suçların önlenmesi için bilinçlendirmenin önemine vurgu yapıldı. Ayrıca, internetin güvenli kullanımı hakkında bilgiler verildi ve siber zorbalık ve teknoloji bağımlılığı gibi konularda farkındalık oluşturuldu. İl Emniyet Müdürü Yılmaz İpar, yaptığı açıklamada, internetin sunduğu imkanlardan faydalanırken aynı zamanda risklerine karşı da bilinçli olunması gerektiğini vurguladı. İpar, siber suçların önlenmesi için toplumda farkındalık oluşturulması gerektiğini ve bu konuda düzenlenen seminerlerin önemli bir rol oynadığını söyledi. Seminerlere katılan öğrenci ve veliler de internetin güvenli kullanımı hakkında bilgiler edindikleri için memnuniyetlerini dile getirdiler.
18 Mayıs 2024 Cumartesi - 14:41
Gençler, bayramlarını robotlarını yarıştırarak kutladı
Bursa’da 3’üncüsü düzenlenen ulusal robot yarışması Robolution’24, renkli görüntülere sahne oldu. Gençler, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını robotlarını yarıştırarak kutladı. Bursa’da düzenlenen Robolution’24 yarışmasına Türkiye’nin dört bir yanından ilk okuldan liseye kadar bütün sınıflar katıldı. Birbirinden çekişmeli anlara sahne olan yarışlar 2 gün boyunca heyecanla devam edecek. İlk günü mini sumo ve temel çizgi yarışmalarına sahne olurken, ikinci gün ise arazi yarışları ve serbest kategoride öğrenciler birbiriyle yarışacak. Teknoloji Editörü Furkan Karaca, VR Sanal Gerçeklik Gözlüğü ile bir sunum gerçekleştirdi. Teknolojinin artık en ufak cihazlara kadar indirgendiğini söyleyen Furkan Karaca, VR Sanal Gerçeklik Gözlüğü’nün insan uzvu gibi işlev gördüğünü belirtti. VR Sanal Gerçeklik Gözlüğü ile yapılan işlemler hakkında da bilgiler veren Furkan Karaca, canlı bir şekilde uygulamaları izleyenlere aktardı. Kimi arkadaşını, kimi ağabeyini, kimi ise çocuğunu desteklemek için salonu hınca hınç doldurdu. İlk elemeleri başarıyla geçen gençler, çok heyecanlı olduklarını dile getirdi. Yaptıkları robotların ileride geliştirerek daha güzel projelere imza atacaklarını belirten gençler, böyle bir etkinliğin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda yapılmasının ise çok özel olduğunu söyledi.
18 Mayıs 2024 Cumartesi - 12:31
Kentsel dönüşümlerde yaşanan sorunlara yazılımla çözüm geliştirildi
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Bozdağ’ın ’Kentsel Dönüşümde Katılımcı Yaklaşımla CBS Tabanlı Sezgisel Bir Karar Destek Sisteminin Geliştirilmesi’ projesi ile bugüne kadar kentsel dönüşümlerde yaşanan problemlerin ortadan kaldırılması hedefleniyor. ’TÜBİTAK 1001 Cumhuriyetimizin 100. Yılı Özel Çağrısı’ çerçevesinde 450 proje içerisinden seçilerek desteklemeye değer görülen yazılım sayesinde kentsel dönüşümlerde süreç hem daha hızlı ilerleyecek hem de yerel yönetimler ve vatandaş arasında yaşanan sorunların da önüne geçilebilecek. ’Kentsel Dönüşümde Katılımcı Yaklaşımla CBS Tabanlı Sezgisel Bir Karar Destek Sisteminin Geliştirilmesi’ başlıklı proje TÜBİTAK ARDEB 1001 ’Cumhuriyetimizin 100. Yılı Özel Çağrısı’ çerçevesinde destek almaya hak kazandı. Kentsel dönüşümün doğası gereği pek çok aktörün yer aldığı dönüşüm süreçlerinde halk, yerel yönetim ve yatırımcının istek ve beklentilerinin bir arada ele alınması sağlanarak dönüşüm süreçlerinin sürdürülebilir nitelikte yürütülmesinin hedeflendiği projede; Türkiye’deki kentsel dönüşüme yönelik artan taleplerin hızlı bir şekilde ele alınabilmesi, müzakere süreçlerinin kısaltılması ve afet risklerine karşı halkın katılımcı planlamaya teşvik edilmesinde önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Aslı Bozdağ; halkın kentsel dönüşüm süreçlerine yönelik önyargılarının değiştirilmesi, ikna sürecinin daha şeffaf hale getirilmesi, mülkiyete yönelik endişelerin önlenmesi, dezavantajlı grupların sürece dahil edilmesi ve fikirlerinin açık bir platformda paylaşılması ve haklarının korunması açısından yazılımın önemli olduğuna değindi. Bozdağ; "Üretilecek yazılım, yerel yönetimler için yüksek maliyetle katılım tekniklerinin aksine düşük maliyetle ve teknolojik bir hizmet sağlayarak ihtiyaçları karşılamalarına katkı sağlayacak. Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planına uygun olarak kamu kurumlarıyla vatandaşlar arasındaki mesafenin azaltılmasına yönelik önemli bir hizmet oluşturacak. Ayrıca planlama süreçlerinin toplum odaklı bir yönetişim anlayışına dönüşmesi sağlanacak. Dönüşüm uzun ve meşakkatli bir süreç. Bu sürecin kısaltılmasında toplumun doğrudan sürece dahil olarak endişelerinin azaltılmasında oluşturulacak sistem önemli katkı sağlayacak" ifadelerine yer verdi. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Aslı Bozdağ’ın yürütücü olduğu projede; Dr. Öğr. Üyesi Kadir Şahbaz ile Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Emin Karkınlı, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Ünal ve İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümünden Doç. Dr. Fatih Eren’in araştırmacı ve İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Geomatik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu danışman olarak görev alıyor.
18 Mayıs 2024 Cumartesi - 12:25
Kentsel dönüşümlerde yaşanan sorunlara yazılımla çözüm geliştirildi
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Bozdağ’ın ’Kentsel Dönüşümde Katılımcı Yaklaşımla CBS Tabanlı Sezgisel Bir Karar Destek Sisteminin Geliştirilmesi’ projesi ile bugüne kadar kentsel dönüşümlerde yaşanan problemlerin ortadan kaldırılması hedefleniyor. ’TÜBİTAK 1001 Cumhuriyetimizin 100. Yılı Özel Çağrısı’ çerçevesinde 450 proje içerisinden seçilerek desteklemeye değer görülen yazılım sayesinde kentsel dönüşümlerde süreç hem daha hızlı ilerleyecek hem de yerel yönetimler ve vatandaş arasında yaşanan sorunların da önüne geçilebilecek. ’Kentsel Dönüşümde Katılımcı Yaklaşımla CBS Tabanlı Sezgisel Bir Karar Destek Sisteminin Geliştirilmesi’ başlıklı proje TÜBİTAK ARDEB 1001 ’Cumhuriyetimizin 100. Yılı Özel Çağrısı’ çerçevesinde destek almaya hak kazandı. Kentsel dönüşümün doğası gereği pek çok aktörün yer aldığı dönüşüm süreçlerinde halk, yerel yönetim ve yatırımcının istek ve beklentilerinin bir arada ele alınması sağlanarak dönüşüm süreçlerinin sürdürülebilir nitelikte yürütülmesinin hedeflendiği projede; Türkiye’deki kentsel dönüşüme yönelik artan taleplerin hızlı bir şekilde ele alınabilmesi, müzakere süreçlerinin kısaltılması ve afet risklerine karşı halkın katılımcı planlamaya teşvik edilmesinde önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Aslı Bozdağ; halkın kentsel dönüşüm süreçlerine yönelik önyargılarının değiştirilmesi, ikna sürecinin daha şeffaf hale getirilmesi, mülkiyete yönelik endişelerin önlenmesi, dezavantajlı grupların sürece dahil edilmesi ve fikirlerinin açık bir platformda paylaşılması ve haklarının korunması açısından yazılımın önemli olduğuna değindi. Bozdağ; "Üretilecek yazılım, yerel yönetimler için yüksek maliyetle katılım tekniklerinin aksine düşük maliyetle ve teknolojik bir hizmet sağlayarak ihtiyaçları karşılamalarına katkı sağlayacak. Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planına uygun olarak kamu kurumlarıyla vatandaşlar arasındaki mesafenin azaltılmasına yönelik önemli bir hizmet oluşturacak. Ayrıca planlama süreçlerinin toplum odaklı bir yönetişim anlayışına dönüşmesi sağlanacak. Dönüşüm uzun ve meşakkatli bir süreç. Bu sürecin kısaltılmasında toplumun doğrudan sürece dahil olarak endişelerinin azaltılmasında oluşturulacak sistem önemli katkı sağlayacak" ifadelerine yer verdi. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Aslı Bozdağ’ın yürütücü olduğu projede; Dr. Öğr. Üyesi Kadir Şahbaz ile Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Emin Karkınlı, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Ünal ve İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümünden Doç. Dr. Fatih Eren’in araştırmacı ve İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Geomatik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu danışman olarak görev alıyor.
17 Mayıs 2024 Cuma - 17:04
Dicle’de öğrenciler çalışmalarını sergiledi
Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde öğrenciler, bilgileriyle öğretmenleri eşliğinde hazırladıkları projeleri TÜBİTAK 4006 – B Bilim Fuarı’nda sergiledi. Şehit Bilal Dicle Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu’nda gerçekleşen fuarın açılışını Dicle Kaymakamı Kadir Yurdagül gerçekleştirdi. Kaymakam Kadir Yurdagül ve diğer katılımcılar fuardaki stantları gezerek incelediği projeler hakkında öğrencilerden bilgi aldı. İki gün süren fuarda 10 tasarım, 5 inceleme, 1 araştırma olmak üzere toplamda 16 proje sergilendi. Fuarda 8 danışman öğretmen, proje koordinatörü ve 39 öğrenci görev aldı. Fuarın ikinci gününde okulu ziyaret eden Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü TÜBİTAK İl Koordinatörleri Mehmet Öner ve Recep Gün projeleri yerinde inceledi. Şehit Bilal Dicle Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu Müdürü Salim Adıgüzel, “16 ve 17 Mayıs tarihlerinde 2 gün süren 4006 – B bilim fuarında toplamda 16 projemiz başarılı bir şekilde sergilendi. Bu projelerimiz, danışman öğretmenler rehberliğinde okulumuz bünyesinde bulunan ortaokul ve lise öğrencilerimiz tarafından araştırıldı, tasarlandı ve hazırlanıp sergilendi. Öğrencilerimiz bu projeler sayesinde bilimsel çalışmaların önemini fark ettiler. Amacımız bu tür projeleri gelenek haline getirip daha da çoğaltarak milli ve manevi değerlerimizi yaşatmak ve ülke ekonomisine ve kalkınmasına yardımcı olmaktır. Emeği geçen öğretmenlerimize , öğrencilerimize ve katılımcılara teşekkür ediyoruz” dedi. Fuar açılışına, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Sabır, İlçe Emniyet Amiri Ömür Yılmaz, İlçe Jandarma Komutanı Ali Alp, Şehit Bilal Dicle’nin babası Adnan Dicle, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Koordinatörü Mehmet Ali Ayaz, birçok kurum amiri, proje koordinatörü Kimya Öğretmeni Aziz Uluğ, danışman öğretmenler, öğrenciler ve birçok veliler katıldı.
17 Mayıs 2024 Cuma - 16:51
Bursa Uluslararası Ticaret ve Lojistik Sempozyumu BTÜ’de Gerçekleşti.
Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü’nün düzenlediği ‘Bursa Uluslararası Ticaret ve Lojistik Sempozyumu’ Yıldırım Bayezid Yerleşkesinde gerçekleşti. Sempozyum açılış törenine Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, İTBF Dekanı Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser, Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Çağlayan, BTSO Girişimcilik ve Üniversite-Sanayi İşbirliği Konsey Başkanı Hakan Hacızade, BTSO E-Ticaret Konseyi Başkanı İlker Özgüven ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Sempozyum açılış konuşmasını Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Orhan Çağlayan yaptı. Çağlayan; “Bilimsel bildiri sunumları çerçevesinde; 36 yerli ve 40’ı yabancı ülkelerden olmak üzere toplam 76 bildiri alındı. Sempozyuma 17 farklı ülkeden bilim insanı katıldı. Katılımcı ülkeler; Türkiye, Hindistan, Etiyopya, Endonezya, Nijerya, Irak, Macaristan, Pakistan, Kosova, Tayland, Suudi Arabistan, Arnavutluk, Vietnam, Fas, Malezya, İspanya ve Ukrayna’dan oluşmaktadır” dedi. Çağlayan sözlerini “Bilimi öncelediğimiz, yaşadığımız kenti merkeze aldığımız, üniversitemizi enternasyonal klasmanda üst sıralara taşıma gayretimizde yanımızda olan Yıldırım Belediyesine, Bursa Ticaret ve Sanayi Odasına, sempozyum ortağımız İKSAD’a bölümümüz, sempozyum düzenleme kurulumuz ve tüm çabalarımızın hedefi, geleceğimizin teminatı öğrencilerimiz adına hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum” diyerek sona erdirdi. Törende konuşan BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç ise üniversite yönetimi olarak düzenledikleri sempozyumda, Dünyanın pek çok ülkesinden bilim insanlarını ağırlamaktan mutlu olduklarını dile getirirken, başta Sempozyum Düzenleme Kurulu olmak üzere Bursa Uluslararası Ticaret ve Lojistik Sempozyumu’na destek veren tüm kurum ve kuruluşlara ve katılımcılara teşekkür etti. Konuşmasının devamında üretim artışının sürekliliğinin lojistik yönetiminin başarısı ile doğru orantılı olduğunu ifade eden Tonguç, sempozyumun sonucunda ortaya çıkacak olan argümanların son derece değerli olduğunu kaydetti. Katılımcılara başarılar dileyen Tonguç, bu tür bilimsel çalışmalara ortam oluşturmaya gelecekte de devam edeceklerini bildirdi. Açılış oturumunda; Düzenleme Kurulu Prof. Dr. Orhan Çağlayan, BTSO Girişimcilik ve Üniversite-Sanayi İşbirliği Konsey Başkanı Hakan Hacızade, BTSO E-Ticaret Konseyi Başkanı İlker Özgüven, WestLine Global Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Şener, Prof. Dr. Selim Başar, Prof. Dr. Hilmi Yüksel, sektörün durumu ve geleceği ile ilgili değerlendirmelerini içeren sunumlarını gerçekleştirdiler.
17 Mayıs 2024 Cuma - 11:57
BTK Başkanı Karagözoğlu: “Siber güvenlik ülkeler için bir milli güvenlik meselesi haline geldi”
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, “En gelişmiş ülkelerinin dahi karşı karşıya kaldığı siber güvenlik saldırıları, toplumların siber saldırılara karşı ne kadar kırılgan olabileceğini bizlere gösterdi. Siber güvenlik ülkeler için bir milli güvenlik meselesi haline geldi” dedi. 2017 yılından bugüne BTK destek ve himayelerinde, BTK Akademi ev sahipliğinde Blackbox Security, Brandefense ve Siber Kulüpler Birliği tarafından 8. kez düzenlenen Türkiye’nin en büyük Siber Güvenlik Konferansı Hacktrick 2024, siber güvenlik sektöründe önde gelen isimleri, kurumları ve şirketleri 17-19 Mayıs 2024 tarihlerinde bir araya getiriyor. Bugün başlayan ve 18-19 Mayısta 14 farklı sınıfta eş zamanlı eğitimlerle devam edecek olan konferansın açılış konuşmasını yapan BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, siber güvenliğin yerli ve milli yazılımlarla 7/24 esasına göre yapıldığını ve 7 bin 746 siber güvenlik uzmanının Türkiye’nin siber sahasının korunmasına yönelik çalıştığını söyledi. “Siber güvenlik ülkeler için bir milli güvenlik meselesi haline geldi” Tüm dünya ülkelerinin siber saldırılar karşısında hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Karagözoğlu, “Son zamanlarda dünyanın en gelişmiş ülkelerinin dahi karşı karşıya kaldığı siber güvenlik saldırıları, toplumların siber saldırılara karşı ne kadar kırılgan olabileceğini ve doğru şekilde hazırlanılmazsa bu saldırıların sonuçlarının ne kadar yıkıcı olabileceğini bizlere gösterdi. Siber güvenlik ülkeler için bir milli güvenlik meselesi haline geldi ve siber güvenlik tehditleri her kademede artış gösteriyor. Dolayısıyla ülkelerin güvenliği ve bağımsızlığı için siber alanda da etkili savunma sistemlerinin kurulması ve acil durum hazırlıklarının güçlü bir şekilde yapılması zaruri bir ihtiyaç haline geliyor. Saldırıların, gerçekleştiği anda hemen tespit edilmesi, sanal ya da fiziksel bariyer inşa edilmesi, bölgesel ve ulusal anlamda siber güvenlik politikalarının geliştirilmesi büyük önem arz ediyor” ifadelerine yer verdi. “7 bin 746 siber güvenlik uzmanı ülkemizin siber sahasının korunmasına yönelik çalışmaları yürütüyor” Türkiye’de siber saldırılarla mücadele için yerli ve milli yazılımlar kullanarak 7 gün 24 saat esasına göre çalıştıklarını söyleyen Karagözoğlu, “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak bizler, siber güvenlik ekosisteminin gelişmesine katkı sağlamak ve bu ekosistemi geliştirmek için pek çok çalışma yürütüyoruz. Kurumumuz bünyesinde kurulan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) ve Siber Olaylara Müdahale Ekipleri (SOME) ile siber vatanımızı; 7/24, gece-gündüz demeden yürüttüğümüz çalışmalarla koruyoruz. 2024 yılı Mayıs ayı itibarıyla, USOM koordinasyonunda görev yapan 14 adet Sektörel SOME ve 2 bin 272 adet Kurumsal SOME ile buralarda görev yapan 7 bin 746 siber güvenlik uzmanı ülkemizin siber sahasının korunmasına yönelik çalışmaları yürütüyor. Bununla birlikte siber güvenlik faaliyetleri bugün tamamen yerli ve milli şekilde geliştirilen yazılımlarla sürdürülüyor. Siber saldırı tekniklerinin çeşitlenmesi ve tehditlerin giderek artmasına karşılık, KASIRGA, AVCI, AZAD, ATMACA ve KULE gibi değerleri milyon dolarlarla ifade edilebilecek yerli ve milli projelerle tehditlerin en az maliyetle, en kısa sürede ve proaktif bir anlayışla tespit edilmesi ve önlenmesini sağlıyoruz” ifadelerini kullandı. “BTK Akademi’nin kullanıcı sayısı 2 Milyonu aşmış durumda” Siber saldırılarla ile mücadelede gençlere yatırım yapılması gerektiğini söyleyen Karagözoğlu, “Bizler bu konuda sorumlu kişiler olarak; insan kaynağına yapılan yatırımın en kıymetli yatırım olduğu inancıyla siber alanda nitelikli insan gücü ve kapasite inşası oluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu bağlamda, ülke genelinde BTK Akademi tarafından başlatılan eğitim çalışmalarımızı artırarak devam ettiriyoruz. Ülkemizin dört bir yanında, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere, talep eden herkese ulaşmak amacıyla kurulan BTK Akademi’nin kullanıcı sayısı 2 Milyonu aşmış durumda. Siber tatbikatlar, çeşitli yarışma ve etkinliklerin yanı sıra, BTK Akademi bünyesinde gerçekleştirilen eğitimler sayesinde gençlerimizi siber güvenlik alanında geliştirmeyi, yetkinliklerini arttırmayı ve potansiyellerini açığa çıkarmayı hedefliyoruz. Bilgi ve iletişim alanında insanımızın hayatını kolaylaştıran, refahına katkı sağlayan her türlü çalışmada bizler tüm paydaşlarımızla birlikte her gün daha da güçlü motivasyonla yer alıyoruz” diye konuştu.
17 Mayıs 2024 Cuma - 10:54
Önlerinde kuyruklar oluşuyordu, artık kullanan dahi olmuyor
Bir zamanlar önünde kuyrukların oluştuğu ve zamanla teknolojinin gelişmesiyle işlevini yitiren ankesörlü telefonlar adeta tarih oldu. 1891 yılında William Gray tarafından üretilen ve jetonla çalışan ankesörlü telefonlar ülkemizde 90’lı yıllarda yaygınlaşmaya başladı. İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde konumlandırılan bu telefonlar zamanla tüm Anadolu’da iletişimi sağladı. İlk olarak büyük, orta ve küçük tip jetonlarla kullanılan bu telefonlarda daha sonra kartlı sisteme geçildi. Şehir meydanlarında, askeriyelerde, yurtlarda olmak üzere ticaret merkezi gibi insan yoğunluğun olduğu bölgelerde bulunan telefonlar teknolojinin gelişmesi ve cep telefonun ortaya çıkmasıyla neredeyse işlevini yitirdi. Günümüzde konumlandırılan yerlerden kaldırılmayan ankesörlü telefonlar görenleri adeta geçmişe götürüyor. Uzakları yakınlaştırıyordu Adem Haral, geçmişte gurbette olduğu için nişanlısıyla ankesörlü telefonla iletişime geçtiğini ifade ederek, "Gençliğimizde ankesörlü telefonları kullanmıştık. Cep telefonlarının olmadığı dönemlerde haberleşmede işimize yarıyordu. Bazılarında jeton kullanılıyordu. PTT’den jeton alıyorduk. İrili ufaklı jetonlar vardı, konuşma süremize göre seçerdik. O zamanki iletişim aracı ankesörlü telefondu. 1987 yılında ben nişanlandım, daha sonra bir ay başka yere gittim. Nişanlımın evinde telefon vardı. Onunla iletişim sağlayabilmek için sürekli jeton alırdım. Bizi birbirimize kavuşturduğu içinde ankesörlü telefonları çok seviyorduk" dedi. "Acı tatlı hatıralar bunlarla canlanıyor" Haral, ankesörlü telefonları görünce acı ve tatlı hatıralarını hatırladığına değinerek, “Ankesörlü telefonların halka o zamanki hizmeti bambaşkaydı. Önemli bir iletişim aracıydı. Bazen sabırsız insanlar çıkıyordu konuşma biraz uzayınca ‘hadi kardeşim, burada ağaç olduk’ gibi serzenişlerde bulunuyorlardı. Ben 60 yaşındayım, benim gibi bunları kullanan insanlar da beni anlar. Şimdi bu telefonları görünce illa ki duygulandırıyor. Duygulanmamakta elde değil çünkü acı tatlı hatıralar bunlarla canlanıyor. Şimdi yeni teknolojide insanların duygulanacak hali kalmıyor" diye konuştu. "Bu telefon kulübelerinin önünde kuyruklar oluyordu" İbrahim Daştan, geçmişte ankesörlü telefonların önünde kuyrukların oluştuğunu söyleyerek, "Askerdeyken kullanmıştım. Şu anda da aktif şekilde kullananlar oluyor. Cep telefonlarından önce bu telefonlar kullanılıyordu. Bu telefon kulübelerinin önünde kuyruklar oluyordu. Şimdi sadece yurt dışını aramada kullananlar oluyor. Tabii gördükçe hatıralarımızı hatırlıyoruz. Telefon kulübesi önünde hasret giderenler, ağlayanlar, bağıranlar ve sinirlenenler oluyordu" şeklinde konuştu.
17 Mayıs 2024 Cuma - 10:43
Digital Age Tech Summit 17’nci kez İstanbul’da başladı
İSTANBUL (İHA) – Teknoloji, dijital kültür ve iş dünyasını konu alan bir etkinlik olan Digital Age Tech Summit bu yıl 17’nci kez düzenlendi. Etkinlikte, dijitalleşme, teknolojide yaşanan gelişmeler, yapay zekanın geleceği gibi konular değerlendirildi. Markaların, start-up’ların, girişimcilerin ve teknoloji meraklılarının katılım sağladığı Digital Age Tech Summit, bu yıl 17’nci kez İstanbul’da düzenlendi. Dijitalleşme, akıllı şehirler, marka güvenliği, yapay zeka, girişimcilik, dijital pazarlar ve sosyal medya gibi konular alanında uzman isimler tarafından değerlendirildi. Teknoloji yazarlarından gazeteci Serdar Kuzuloğlu’nun moderasyonunda gerçekleşen etkinlikte; yapay zeka çözümlerinin taşıdığı potansiyel, markaların, start-up’ların, girişimcilerin ve teknoloji meraklılarının katılımıyla ele alındı. Veri yönetimi konusunda bilgiler paylaşan Prof. Dr. Hüseyin Şeker, ‘Verinin Gücü ve Güçlendirdikleri’ başlıklı oturum gerçekleştirdi. Şeker, verinin yapay zeka çözümlerinde ne denli kritik bir temel oluşturduğunu anlattı. Yapay zeka uygulamalarının sorumlu bir şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Şeker, "Yapay zeka hızla gelişiyor. Veri asla uyumuyor. Siz uyusanız dahi veri uyumaz. Cep telefonlarımızda çok fazla uygulama var. Bu uygulamalar sürekli veri üretiyor. Bu verilerin ekonomiye katkısı da var. Birçok firma bu verileri kullanıp bir takım uygulamalar gerçekleştiriyor. Bazı uygulamalarda güvenlik problemi de ortaya çıkıyor. Bu tarz uygulamaları sorumlu bir şekilde kullanmak gerekiyor" dedi. Verinin doğru olması ve doğru kaynaklardan veri alınması gerektiğinin altını çizen Şeker, "Veri eğer doğru değilse, sizin buradan çıkaracağınız sonuçta doğru olmayacak. Dolayısıyla verinin doğruluğu, doğru kaynaklardan beslenmesi çok önemli" ifadelerini kullandı. Türkiye’de yapay zeka alanında birçok çalışma gerçekleştirildiğini ve gelişme yaşandığını belirten Prof. Dr. Hüseyin Şeker, "Türkiye’de yapay zeka alanında birçok çalışma var. Hem devletin hem de özel firmaların yaptığı çalışmalar mevcut. Bu konuda dünyaya açılan yerli firmalar da var. Türkiye, 2024 sonrası yeni firma, uygulama ve çalışmalarla daha da ilerleyecek. Yapay zekanın gelişme alanında bir sınırlama yok" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder