TEKNOLOJİ - 30 Mart 2026 Pazartesi 22:38

Fergani’nin beşinci uydusu uzayda

A
A
A

Fergani Uzay’ın tamamen milli imkânlarla geliştirdiği beşinci deneme uydusu olan FGN-100-D3 uzaya çıktı. Haberleşme ve navigasyon yetenekleriyle donatılan 113 kilogram ağırlığındaki yeni nesil milli uydu, yörüngesine yerleşerek göreve başladı.

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar tarafından kurulan Fergani Uzay Teknolojileri, milli mühendislik kabiliyetiyle geliştirdiği beşinci deneme uydusu olan FGN-100-D3’ü 30 Mart’ta Türkiye saati ile (TSİ) 14.02’de ABD’nin Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden uzaya gönderdi. SpaceX’in Transporter-16 görevi kapsamında fırlatılan uydu, fırlatmadan yaklaşık 66 dakika sonra, TSİ 15.08’de fırlatma aracından başarıyla ayrılarak 500-520 kilometre irtifadaki hedef yörüngesine yerleşti.

Milli teknolojiyle tam bağımsızlık

FGN-100-D3, Fergani tarafından daha önce fırlatılan uydulara kıyasla barındırdığı teknolojik yeniliklerle önemli bir gelişmeyi temsil ediyor. Uydu üzerinde Fergani bünyesinde tamamen milli olarak geliştirilen tepki tekeri, manyetik tork çubuğu, manyetometre, IMU ve GNSS alıcısı gibi kritik bileşenler kullanıldı. Uydu bünyesinde bu sistemlerin yanında ileri görevler için yapay zekâ destekli bir bilgisayar da yer alıyor. Fergani mühendisleri tarafından geliştirilen milli sistemler ve aviyonik ekipmanların uzayda doğrulanması ve bu teknolojilere uzay tarihçesi kazandırılması, Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki tam bağımsızlığı açısından önem taşıyor.

Uzaydaki yeni halka

Fergani Uzay, 2025 yılının başından bu yana uzayda ardı ardına önemli başarılara imza atarak, uzaydaki rolünü pekiştirmeye devam ediyor. Fergani’nin uzay serüveni, Ocak 2025’te serinin ilk uydusu FGN-100-D1’in fırlatılmasıyla başlamış, ardından 2 Kasım 2025 tarihinde Türkiye’nin en büyük özel sektör uydusu unvanına sahip 104 kilogram ağırlığındaki FGN-100-D2 yörüngedeki yerini almıştı. Bu süreci, 28 Kasım 2025 tarihinde üzerinde 10 kilogram ağırlığında FRG-10D1 küp uydusu taşıyan dünyanın ilk hibrit itki sistem bazlı Yörünge Transfer Aracı’nın (FGN-TUG-S01) uzaya gönderilmesi takip etti. Yenilikçi hibrit motor teknolojisi ve uzayda gerçekleştirilen ilk ateşlemeyle milli YTA, uzay içi lojistik kabiliyet için önemli bir adım oldu.

Uluğ Bey Konumlama Sistemi

Fergani Uzay, önümüzdeki 5 yıl içerisinde 100’den fazla uydudan oluşacak Uluğ Bey Küresel Konumlama Sistemi’ni tamamen öz kaynaklarıyla tamamlamayı hedefliyor. Bu konstelasyon projesi hayata geçtiğinde Türkiye, kendi bağımsız navigasyon ve haberleşme ağına sahip olarak bu kritik yetkinliği dost ve kardeş coğrafyalarla paylaşabilecek. Bir yandan takım uydular tamamlanırken, diğer yandan milli fırlatma aracının geliştirme çalışmaları da devam ediyor.

Zöhre Alagöz

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizlili basın mensuplarına "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" eğitimi verildi Denizli’de yerel basına yönelik düzenlenen eğitim programında konuşan Yavuz Selim Köşger, dijital çağda dezenformasyonun hızla yayıldığını belirterek, "Üretilen her içerik yalnızca şehri değil, ülkeyi de temsil ediyor" dedi. Denizli’de yerel basın mensuplarına yönelik "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" ve "Algoritmalar Çağında Haber Üretmek" konulu eğitim programı gerçekleştirildi. Denizli Valiliği ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programa basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. Programa Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak ve İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürü Sezgin Sağun katıldı. Açılış konuşmalarıyla başlayan programda dijital haberciliğin dönüşümü, sosyal medya algoritmaları ve doğruluk ilkeleri ele alındı. Konuşmasında çağın "algı çağı" olduğuna dikkat çeken Vali Köşger, algının çoğu zaman gerçeğin önüne geçtiğini vurguladı. Dijitalleşmenin tüm alanlarda köklü değişimlere yol açtığını belirten Köşger, özellikle medya sektörünün bu dönüşümden en çok etkilenen alanların başında geldiğini ifade etti. Dezenformasyonun hızla yayılmasına dikkat çeken Köşger, "Doğru bilgi yerine yanlış ve yanıltıcı içerikler çok daha hızlı yayılıyor. Bu durumun oluşturduğu zararı telafi etmek ise çoğu zaman mümkün olmuyor" dedi. Yerel basının sorumluluğuna vurgu yapan Köşger, üretilen içeriklerin doğru, güvenilir ve teyitli olması gerektiğini belirterek, "Denizli’de yapılan bir haber dünyanın her yerinde görülebiliyor. Bu nedenle her içerik yalnızca şehrimizi değil, ülkemizi de temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Konuşmasında Malcolm X’in sözlerine de yer veren Köşger, medyanın algı oluşturma gücüne dikkat çekti ve manipülatif içeriklere karşı hassasiyet çağrısında bulundu. Program kapsamında "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" ve "Algoritmalar Çağında Haber Üretmek (Gazetecilik 2.0)" başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Eğitimde dijital çağda doğru bilgi üretimi, algoritmaların etkisi ve etik habercilik ilkeleri üzerinde duruldu.
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."