Son Dakika
|
Antalya’da feci kaza: 2 kişi hayatını kaybetti
Trump: "İran’ın cehennemi yaşamasına 48 saat kaldı"
ABD'de ortalama benzin fiyatı 2022'den bu yana ilk kez 4 doların üzerinde
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, İstanbul’da
Kamyon dehşet saçtı: Yaşlı adam feci şekilde can verdi
Ankara’da özel halk otobüsü köprü direğine çarptı: 5 ölü, 15 yaralı
Van’da sabah saatlerinde 5.2'lik korkutan deprem!
Trump: "(İran’da düşürülen ABD savaş uçağı) Bu bir savaş, savaş halindeyiz"
Bakan Fidan’dan diplomasi trafiği
Mardin’de kaybolan yaşlı kadın ölü bulundu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İran’dan İsrail füze saldırısı: 4 yaralı
Dışişleri Bakanı Fidan, Suriye Devlet Başkanı eş-Şara ile bir araya geldi
Dışişleri Bakanı Fidan, Suriyeli ve Ukraynalı mevkidaşları ile üçlü görüşme gerçekleştirdi
Dışişleri Bakanı Fidan, Suriyeli mevkidaşı Şeybani ile bir araya geldi
Dereye uçan kamyonetin sürücüsüne dakikalarca kalp masajı yapıldı
ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği son saldırılarda en az 3 kişi hayatını kaybetti
Antalya’da feci kaza: 2 kişi hayatını kaybetti
TEKNOLOJİ
Mercan Bilim Merkezi planetaryumu çocukları evrenle buluşturuyor
05 Nisan 2026 Pazar - 10:56:45
Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi bünyesindeki planetaryum, modern teknolojik altyapısı ve zengin içerikleriyle ziyaretçilerine evreni keşfetme fırsatı sunuyor. Açıldığı günden bu yana yaklaşık 195 bin kişiyi ağırlayan planetaryum, özellikle çocukların bilime olan ilgisini artıran önemli bir keşif alanı olarak öne çıkıyor. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mercan Bilim Merkezinde yer alan planetaryum, 120 kişilik kapasitesiyle Türkiye’nin en geniş oturum alanına sahip planetaryumlardan biri olma özelliği taşıyor. Özel gereksinimli bireyler için ayrılmış alanların da bulunduğu planetaryumda düzenli film gösterimleri yapılırken, aynı zamanda astronomi sınıfı olarak da kullanılıyor. Gezegenler, yıldızlar ve uzay temalı içeriklerin yanı sıra iklim, çevre ve doğa konularını ele alan filmlerin de yer aldığı planetaryum, okul öncesi gruplardan yetişkinlere kadar her yaşa hitap ediyor. İngilizce dil destekli içeriklerin de bulunduğu merkez, çevre illerden gelen ziyaretçilerin de uğrak noktaları arasında yer alıyor. "Planetaryumda bugüne kadar yaklaşık 195 bin ziyaretçiyi ağırladık" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde görev yapan Astronom, Planetaryum ve Bilim İletişimcisi Merve Oylum, planetaryumun açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Burada düzenli film gösterimleri yapıyoruz. Aynı zamanda astronomi sınıfı olarak da kullanıyoruz. Gezegenler, yıldızlar, uzayın yanı sıra iklim, çevre ve doğa temalı filmlerimiz bulunuyor. Okul öncesinden yetişkinlere kadar her yaşa yönelik içeriklerimiz var. Bugüne kadar yaklaşık 195 bin ziyaretçiyi ağırladık" dedi. Planetaryumda çocukların bilimin ışığında evrenin derinliklerine unutulmaz bir yolculuğa çıktığını ifade eden Oylum, "Mercan Planetaryum merak uyandırıyor, hayal gücünü besliyor ve bilime yönelik güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlıyor. Ziyaretçilerimiz buradan memnuniyetle ayrılıyor. Evreni keşfetmek isteyen herkesi bekliyoruz" diye konuştu. Çocuklar bilimin ışığında bir gün geçirdi Mercan Bilim Merkezini ilk kez ziyaret ettiğini söyleyen Azra Uzun ise planetaryum deneyiminin kendisi için çok etkileyici olduğunu belirterek, "Bir sürü şey öğrendim. Gezimizin sonunda planetaryuma girdik. Kocaman bir gökyüzü gibiydi. Mars, Jüpiter ve Dünya’yı gördük. Sanki uzayın içindeydik" ifadelerini kullandı. Hira Tuana Aydın da merkezde elektrik tasarrufu, atık ayrıştırma ve hava kirliliği konularında bilgi edindiklerini belirterek planetaryumda izledikleri filmin kendisini çok etkilediğini söyledi. Deniz Atar ise Fen Bilimleri dersinde öğrendikleri konuları planetaryumda izledikleri filmle daha iyi kavradıklarını ifade ederek, "Filmin içindeymiş gibi hissettik. Hem eğlenceli hem öğreticiydi" dedi.
05 Nisan 2026 Pazar - 10:52
Köyceğiz Fen Lisesi Kefal-X Takımı Türkiye Finallerinde
Muğla Köyceğiz Fen Lisesi Kefal-X takımı Türkiye Uzay Ajansı tarafından "Astro Hackathon 2026" yarışmasında il birincisi olarak Türkiye Finallerine katılma hakkı kazandı. Muğla’da TUA Astro Hackathon başarıyla gerçekleştirildi. TUA Astro Hackathon’da gençler; bilim, teknoloji ve hayal gücünü bir araya getirerek 2 gün boyunca süren yarışmalarda sınırları zorlayıp, geleceğin dünyasına bugünden yön verecek projeler ortaya koydu. Takım ruhu, üretim kültürü ve keşfetme heyecanının ön plana çıktığı bu güçlü deneyim; gençlerin potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi. Marmaris’te düzenlenen TUA Astro Hackathon Muğla yarışmasında birincilik elde eden ve ili Türkiye finallerinde temsil edecek olan Köyceğiz Fen Lisesi Kefal-X Takımı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Taner Şen, Okul Müdürü İbrahim Turgut, Müd. Yrd. Zafer Ersoy ile birlikte Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu’yu ziyaret etti. Göstermiş oldukları başarıdan dolayı öğrencileri tebrik eden Kaymakam Kumcu, TUA Astro Hackathon Türkiye Finallerinde başarılar diledi. Heyet daha sonra İlçe Milli Eğitim Müdürü Taner Şen’e ziyaret gerçekleştirdi. Şen, öğrencileri tebrik ederek, Türkiye Finallerinde başarılar diledi. Ayrıca hediye takdiminde bulundu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:40
İçişleri Bakanlığı genelgesiyle sahada yeni dönem başladı
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla yayımlanan genelgeyle basın kartının sahada resmî kimlik olarak esas alınması netlik kazanırken, Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak düzenlemeyi "Meslektaşlarımızın görevlerini daha hızlı ve etkin yapabilmesi adına önemli bir eşik" sözleriyle değerlendirdi. İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelgeyle, basın kartlarının "resmi kimlik belgesi" olarak kabul edilmesine ilişkin uygulama netleştirildi. Buna göre, usulüne uygun basın kartını ibraz eden basın mensuplarından kolluk kuvvetlerince ayrıca kimlik belgesi talep edilmeyecek. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla 31 Mart 2026 tarihinde yayımlanan genelgede, basın kartının gazetecilerin mesleki faaliyetlerini yerine getirirken yetki ve kolaylık sağlayan önemli bir belge olduğuna dikkat çekildi. Genelgede, 13 Ekim 2022 tarihinde 5187 Sayılı Basın Kanunu’na eklenen hükümle basın kartının "resmi nitelikte bir kimlik belgesi" olduğunun açıkça düzenlendiği hatırlatıldı. Basın Kartı Yönetmeliği’nde de kartların tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilmesi gereken resmi kimlik belgesi olarak tanımlandığına işaret edilen yazıda, bu kapsamda sahadaki uygulamalarda birlik sağlanmasının amaçlandığı vurgulandı. Kimlik tespitinde tek belge olacak Genelgeye göre, geçerli basın kartını ibraz eden gazetecilerden kolluk birimleri tarafından ayrıca nüfus cüzdanı ya da farklı bir kimlik belgesi istenmeyecek. Düzenlemenin, özellikle sahada görev yapan basın mensuplarının iş akışını hızlandırması ve bürokratik engelleri azaltması bekleniyor. Denizli Gazeteciler Cemiyeti (DGC) Başkanı Özkan Tokmak, yayımlanan genelgeye ilişkin yaptığı açıklamada düzenlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek; "İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi tarafından yayımlanan ve basın kartının sahada resmi kimlik olarak esas alınmasını teminat altına alan genelgeyi, Denizli Gazeteciler Cemiyeti olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Gazetecilik; hakikatin izini süren bir pusula, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan hayati bir köprüdür" dedi. Basın kartının uygulamada da güçlü bir kimlik belgesi olarak kabul edilmesinin önemli bir eşik olduğunu vurgulayan Tokmak, düzenlemenin meslektaşların görevlerini daha hızlı ve etkin şekilde yerine getirmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Sahada hız ve kolaylık sağlayacak Uygulamanın çok yönlü pozitif etkisi olacağını belirten Özkan Tokmak, "Atılan bu adım; basın mensuplarımızın yükünü hafifleten, sahadaki akışı hızlandıran ve kamuoyunun doğru bilgiye erişimini kolaylaştıran bir kapı aralamıştır. Güçlü ve ilkeli bir basının, toplumsal hafızayı diri tutan bir omurga olduğu gerçeğinden hareketle, bu yaklaşımı kıymetli buluyoruz" dedi. Denizli basını adına emeği geçenlere teşekkür eden Tokmak, uygulamanın sahada aynı hassasiyetle sürdürülmesi temennisinde bulundu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 13:20
Uzmanı uyardı: "Kişisel veriler, mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı"
SİVAS (İHA) – Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğini söyleyerek, "Verileriniz afişe olabilir" dedi. Günümüzde sohbet tabanlı yapay zeka uygulamalarının artmasıyla birlikte bireylerin bu sistemlerle kurduğu iletişim daha kişisel bir boyuta taşınıyor. Yapay zeka ile iletişim kuran kişilerin bu sistemleri zaman zaman bir insan gibi algılayarak daha detaylı ve özel bilgiler paylaştığı görülüyor. Bu durum literatürde ‘anthropomorfize etme’ olarak tanımlanırken, kullanıcıların yapay zekaya insana özgü özellikler atfetmesi anlamına geliyor. Paylaşılan içeriklerin kişisel ve mahrem bilgiler içermesi ise veri güvenliği açısından çeşitli riskleri beraberinde getiriyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka ile kurulan iletişimde dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Darıcı, kullanıcıların farkında olmadan kişisel verilerini paylaşabildiğini ve bunun ilerleyen süreçte çeşitli riskler doğurabileceğini, verilerin pazarlanabileceğini söyleyerek, "Önemli olan kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka mahrem bilgilerinizle besleniyor" Yapay zekanın insanların mahrem bilgilerinden beslendiğini söyleyen Darıcı, "Günümüzde yapay zeka kullanımının hızla artmasıyla birlikte anthropomorfize etme eyleminin de arttığını görüyoruz. Anthropomorfize, yapay zekaya sanki bir insanmış gibi insana ait özellikler atfetme durumudur. Sanki karşınızda insan varmış gibi algılama eğilimini ifade eden bir kavramdır. Karşımızdakini insan gibi düşündükçe ve o tarzda bir eğilim içerisinde oldukça, onunla olan paylaşımlarımızda insanla olan paylaşımlarımız gibi daha detaycı ve daha mahrem içerikler dahi olabiliyor. Yapay zekanın bir yandan kendi öğrenim yapısı olduğu kadar, aynı zamanda yapay zekayı kullanan kişilerden öğrendiği verilerle birlikte de öğrendiğini görebiliyoruz. Hatta kişinin yapay zekaya geçmişinden, o uygulamayla yapmış olduğu paylaşımlardan yola çıkarak, o kişiye yani müşteriye ilişkin yanıtlar verdiğini de biliyoruz. Doğal olarak yapay zeka bir yandan sizden besleniyor, diğer yandan da algoritma olarak öğrenmiş olduğu diğer kaynaklardan besleniyor. Bu tarz içeriklerin paylaşımını yaptığımızda da yapay zekanın sizin mahrem bilgilerinizle de beslenmesi ve onunla da öğrenmesi anlamına gelmektedir" dedi. "Bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" Paylaşılan verilerin açığa çıkma ihtimali olduğunu belirten Darıcı, "Bu durum, ilerleyen zamanlarda verilerinizin üçüncü kişiler tarafından da kullanılabilmesi riskini de beraberinde getiriyor. Bu durum aynı zamanda sizin profilinizin, duygularınızın, yapay zekayla yapmış olduğunuz paylaşımların, geçmişinizin, merak etmiş olduğunuz ve sorduğunuz şeylerin bu bilgisayar algoritması içerisinde var olması ve onun da bu bilgilere sahip olması anlamına geliyor. Bu tarz içeriklerin paylaşılıyor olması, yarın bir gün verilerle alakalı bir sıkıntı yaşandığı zaman sizin verilerinizin de afişe olması anlamına gelebilir. Yapay zeka uygulamalarında firmaların kendi içlerinde bu verileri belirli şartlar altında kullandıklarını, hatta bazılarının da bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşılabileceğini, yapay zeka kullanmadan önce onayladığımız sözleşmede zaten otomatik olarak kabul etmiş oluyorsunuz. Böylesi bir durumda ilerleyen zamanda reklam, pazarlama, siyasal bir amaçla veya belirli bir profili tahmin etme gibi amaçlarla da kullanılabilir. Bu nedenle yapay zekayla ister istemez o sohbetler yapılırken belirli paylaşımlar yapılmak zorunda, ancak bunun da bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" diye konuştu. "Mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" Kişisel Verileri Koruma Kanunu söz konusu olsa da verilerin sızıntı durumunda ortaya dökülebileceğini unutmamak gerektiğinin altını çizen Darıcı, "Her ne kadar da karşınızdaki firma sizin verilerinizi koruyacağını ifade ediyor olsa dahi veya ‘biz anlaşma yaptığımız üçüncü şahıslara karşı verememe konusunda, reklam pazarlama iş birliği yaparız’ gibi bir içeriği söz konusu olsa da, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Sizin atmış olduğunuz herhangi bir veriniz, bu bir fotoğraf olabilir, bir içerik, herhangi bir metin veya doküman olabilir, bu yapay zekayı hem eğiten hem de bunu üçüncü kişilerle pazarlayan bir yapısı söz konusu olabilir. Önemli olan burada kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
03 Nisan 2026 Cuma- 10:21
Savunma sanayii temsilcileri, Arel Üniversitesi’ndeki zirvede bir araya geldi
2
02 Nisan 2026 Perşembe- 11:16
Menteşe Atatürk Turizm MTAL’de bilim rüzgarı
3
04 Nisan 2026 Cumartesi- 13:20
Uzmanı uyardı: "Kişisel veriler, mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı"
4
04 Nisan 2026 Cumartesi- 14:40
İçişleri Bakanlığı genelgesiyle sahada yeni dönem başladı
5
04 Nisan 2026 Cumartesi- 13:02
Yapay zeka ile yazılan dilekçeler cezaları katlayabilir
02 Nisan 2024 Salı - 13:49
Rektör Kutluhan, TOGG’un deneme sürüşünü öğrencilerle birlikte yaptı
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, öğrenciler ile birlikte Pamukkale Üniversitesi’ne ait TOGG’un dene sürüşünü gerçekleştirdi. PAÜ Merkez Yemekhanesi önünde oluşturulan TOGG Durağı önünde yer alan PAÜ’ye ait Oltu siyahı rengi TOGG öğrencilerle buluşturuldu. Yerli ve milli gururumuz TOGG’un sürücü koltuğuna oturan Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan öğrencilerle birlikte gerçekleştirdiği deneme sürüşünün ardından hatıra fotoğrafı da çektirdi. Rektör Kutluhan PAÜ öğrencilerini yerli ve milli gururumuz TOGG ile buluşmak için PAÜ Merkez Yemekhane önündeki TOGG Durağına davet etti. Sürüş deneyimi için PAÜ Merkez Yemekhanesi önünde oluşturulan TOGG Durağı hafta içi her gün 10.00-11.00 ile 14.00-15.00 arası ziyarete açık olacak.
02 Nisan 2024 Salı - 11:49
OEDAŞ 350 kişilik ekibiyle bayrama hazır
Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, Ramazan Bayramı boyunca güvenli ve sürdürülebilir enerji arzı sağlamak için 15 Nisan Pazartesi gününe kadar planlı kesinti yapmayacağını duyurdu. Olası arızalara ise OEDAŞ’ın hizmet verdiği beş ildeki toplam 350 kişilik ana kontrol merkezi ve saha ekipleri en kısa sürede müdahale edecek. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta hayatına dokunduğu yaklaşık 3 milyon kişiye Ramazan ayı boyunca güvenli ve sürdürülebilir enerji sağlayan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), bayramda da planlı kesinti yapmayacağını duyurdu. OEDAŞ, bayram boyunca enerji hatlarında yaşanabilecek olası arızalara karşı hizmet verdiği beş ilde toplam 350 kişilik ekip oluşturdu. Buna göre bir arıza yaşanması halinde ilk etapta ana kontrol merkezi devreye girecek ve ekipler SCADA sistemi ile uzaktan müdahale gerçekleştirecek. Yerinde müdahale gereken durumlarda ise arıza, bakım ve onarım ekipleri en kısa sürede çalışma yapacak. Tüketiciler bayram boyunca 7 gün 24 saat hizmet veren ‘ALO 186 OEDAŞ Çözüm Merkezi, ‘OEDAŞ 186’ mobil uygulaması, internet sitesi ve e-posta üzerinden OEDAŞ ile iletişime geçip arıza bildirimi veya diğer taleplerini iletebilecek. Bakım, onarım ve yatırım çalışmaları 15 Nisan’da yeniden başlayacak Sürdürülebilir ve güvenli enerji arzı sağlamak için yatırım ve bakım-onarım çalışmaları yapan OEDAŞ, bu çalışmalar esnasında can, mal ve çevre güvenliği için zorunlu olarak planlı kesinti yapıyor. Bu çalışmalar bayramın ardından, 15 Nisan Pazartesi itibarıyla yeniden başlayacak. Bölgelerinde gerçekleşen planlı çalışmalar hakkında bilgi sahibi olmak isteyen tüketiciler, ALO 186 OEDAŞ Çözüm Merkezi’ni arayarak bilgi güncellemesi yapmaları halinde SMS bildirimi alabilir.
02 Nisan 2024 Salı - 10:31
TEI’ye 3 Uluslararası ödül daha
Tüm faaliyet alanlarındaki başarılı çalışmalarıyla adından söz ettiren TEI, uluslararası ödüller kazanmaya devam ediyor. Dünya Havacı Kadınlar Haftası kapsamında düzenlediği “Havacılığın Güçlü Kadınları” etkinlikleri ile TEI; ortaokul, lise ve üniversite öğrencileriyle bir araya gelmiş, kadın çalışanlarıyla birlikte genç kızlara havacılık ve savunma sanayisini tanıtmıştı. Eskişehir genelinde öğrenim gören lise öğrencilerini de fabrikasında ağırlayan TEI, düzenlediği tesis turunda kız öğrencilere havacılık motorları parçalarının nasıl üretildiğini, bu alandaki kabiliyetlerini ve Türkiye’nin millî havacılık motorlarını yerinde göstermişti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde depremzede kadınları unutmayan TEI, bölgedeki kadınlara destek olmak amacıyla, deprem bölgesinden alınan ürünlerle hazırladığı çantaları kadın çalışanlarına hediye etmişti. TEI hem Havacı Kadınlar Haftası’nda kız öğrenciler için gerçekleştirdiği bu etkinliklerle hem de kadın çalışanları için sağladığı imkânlarla “Uluslararası Havacı Kadınlar Enstitüsü” (IWOAW) tarafından 8’inci kez “Kadın Çalışanlarına En Çok Değer Veren İşletme” seçildi. TEI, yıllardan beri sürdürdüğü bu sosyal sorumluluk projesiyle ayrıca topluma en duyarlı sosyal sorumluluk projelerinin değerlendirildiği uluslararası “Communitas Awards”ta “Toplum Hizmetinde Liderlik ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk” ödülü kazandı. TEI ayrıca “British Safety Council” tarafından iş sağlığı ve güvenliği alanında düzenlenen dünyanın en saygın uluslararası yarışmasında “Uluslararası İş Güvenliği Ödülü” kazandı. İnsana ve çevreye değer ve güven vererek mükemmel sonuçları hedefleyen şirket, bu ödülle bir kez daha çalışma arkadaşlarına verdiği önemi göstermiş oldu.
02 Nisan 2024 Salı - 10:28
İEÜ Medical Point ve KalDer, ‘Yapay Zeka’ konuştu
Naimi Group CEO’su olan Seri Girişimci Farzad Naimi, yapay zekanın başta sağlıkta olmak üzere birçok sektörde değişime yol açacağını söyleyerek, “Yapay zeka, insanları işinden etmeyecek. Yapay zekayı kullanmayan insanlar işlerinden olacak” dedi. Türkiye Kalite Derneği (KalDer) İzmir Şubesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’nin ev sahipliğinde, WIN TR’nin katkılarıyla Naimi Group’un CEO’su ve RONA Holding yatırım şirketinin kurucu ve yönetici ortağı Farzad Naimi’yi ağırladı. Sağlık sektöründe, gelecek nesil yapay zeka odaklı girişimcilik (Next Generation AI-Centric Entrepreneurship and Education in Healthcare) konulu seminerde konuşan Naimi, yapay zekanın sektörlere olan etkilerinden bahsetti. KalDer üyelerinin ardından İEÜ Medical Point Hastanesi’nin doktorları ve sağlık çalışanları ile bir araya gelen Naimi, yapay zekanın günümüzde başta sağlık sektörü olmak üzere enerji, perakende gibi sektörlerde nasıl kullanıldığı detaylandırdı. Öte yandan seminerde, yapay zekanın gelecek zamanda sağlık, eğitim, enerji gibi sektörlere nasıl katkı sunacağı üzerinde duruldu. “İnsan beynini taklit eder” Dünyada en çok kullanılan yapay zeka ChatGPT’den bahseden Farzad Naimi, “İnanılmaz büyüklükte olan içerikler, ChatGPT’nin doğuşunu yaptı. ChatGPT, sistemdeki milyarlarca kelimelere bakıyor atanmış rakamlarla karşılaştırıyor. Bilgi işlemini ve bilgiyi doğru bir şekilde aktarma sürecini gerçekleştiren bir program. Sağlık da bunlardan birisi. Geleceğe yönelik tahminler yapılabiliyor. ChatGPT, insan beynini taklit eder. Bir veri bilimini yeni bir işleme sürecini gündeme getiriyor. Bu durum yeni bir mühendislik alanının gelişmesine neden olacak. Eğer ne aradığınızı doğru bir şekilde bu beyne yüklerseniz, tam ve hatasız cevap alırsınız. Özellikle sağlık sektöründe, tanıların ve tedavilerin doğru şekilde uygulanması gibi konularda yapay zeka kişisel bir asistan gibi kullanılabilir” dedi. “Asistan görevi yapacak” Yapay zekanın sağlık sektöründe tıpkı bir asistan görevi göreceğini söyleyen Naimi, kişilerin yapay zekadan korkmamalarını, yapay zekayı işlevsel hale getirmeleri gerektiğini söyledi. Naimi, “Sağlık sektöründe bir asistan gibi çalışarak doğru eksiksiz kararların alınmasında insanlara yardımcı olacağını düşünüyorum. Bunun üzerinde çalışmalar yapılıyor. Tekstil, gıda, eğlence sektörlerinin önemli derecede etkileneceğini düşünüyorum. AI, insanların işini almayacak. AI ile çalışmayan insanların işini alacak. Bir bilgisayara giderek benim bu şikayetim var ne yapmalıyım? diye sormayacağız. Biz yeni teknolojiyi, yeni araçları kullanacak genç beyinleri nasıl yetiştireceğiz? Mühendisleri nasıl eğiteceğiz? Bunu düşünmeliyiz. Benim yerimi o mu alacak demektense bunu nasıl kullanacağız diye düşünmek gerekiyor. Bu ortamda doğan bebekler bunu kabullenecekler. AI yapay zeka, gerçekten muhteşem bir araç. Elimizdeki araçların daha faydalı kullanılması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. “En büyük değişim sağlıkta olacak” Sağlık sektöründe olacak değişimlerden de bahseden Naimi, “Değişim, çok baskın olacak. En önemlisi sağlık sektöründe olacak. Öyle ki 3 boyutlu cihazları yeniden geliştirmeniz gerekecek. Yapay zeka, hiç hata yapmayacak demiyorum ama AI gözüyle bakmak ve bunu bir bilgi olarak vermek önem kazanacak. İnsanın yerini alması değil insana destek olmasından bahsediyorum” şeklinde konuştu. “Yapay zekaya önem veriyoruz” Medical Point Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Veysi Kubba, ABD’de de girişimleri olan ve yapay zekâ konusunda Dünya’nın en ileri gelen yatırımcılarından biri olan Farzad Naimi Türkiye’de ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Medical Point Hastaneler grubu olarak, yapay zekaya son derece önem veriyoruz. Özellikle hastanemizde son teknolojik gelişmeleri takip ederek, tanı ve tedavilerimizde yapay zeka destekli hızlı ve doğru sonuçlar elde ediyoruz. Çok değerli üstadımızı, sizlerle bir araya getirmenin mutluluğunu yaşadık. Katılan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. “Fark oluşturacak işler doğuyor” KalDer İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Ünlü de, “Bizler üretim fabrikalarımızda son 5 yılda yapay zeka uygulamalarının entegrasyonu ile büyük fayda sağladık. Birçok sektörde fark oluşturacak bir iş yapış tarzı doğuyor. İş hayatımızın parçası olacak spesifik bir alan olan yapay zekâ konusunda değerli bilgilerini paylaşacak Farzad Naimi’ye de sunumlarından dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu. Seminerin sonunda, Medical Point Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Veysi Kubba, Farzad Naimi’ye teşekkür plaketini takdim etti. Farzad Naimi kimdir? Farzad Naimi, seri girişimci, NaimiGroup’un CEO’su ve RONA Holding yatırım şirketinin kurucu ortağı ve yönetici ortağıdır. ABD, Japonya ve Brezilya’da başarılı halka arzlara sahip dört Startup’tan oluşan ilk ekibin kurucu ortağı ve parçası olmak da dahil olmak üzere, 30 yılı aşkın süredir başarılı Silikon Vadisi startup liderliğini sürdürüyor. Naimi, mentörlüğün başarılı girişimciliğin temel taşı olduğuna inanıyor. Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, Dünya İnovasyon Ağı (WIN)’nda aktif olarak yer almakta ve RONA Holding portföy şirketlerinin mentörlüğünde önemli bir rol oynamaktadır. Sosyal ve çevresel etkiye sahip sorumlu girişimciliği teşvik etmek ve uluslararası hale getirmek onun hem felsefesi hem de yaşamdaki misyonudur.
01 Nisan 2024 Pazartesi - 16:46
Arıcılıkta teknoloji kullanımı masaya yatırıldı
İtalya Ulusal Araştırma Konseyi Sürdürülebilir Bitki Koruma Enstitüsü Üyesi Dr. Gennaro Di Prisco’yu arıcılarla buluşturan etkinlik, Ziraat Fakültesi, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği iş birliğinde düzenlendi. Yakın Doğu Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) ve Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği iş birliğinde düzenlenen, “Arı Hastalıkları ve Yönetimi, Arıcılıkta Akıllı Teknolojilerin Kullanımı” (Honey Bee Diseases And Management, Using Smart Technologies İn Beekeeping) semineri İrfan Günsel Kongre Merkezi Salonu’nda gerçekleştirildi. İklim değişikliği, sürdürülebilir arıcılık ve yapay zeka desteği gibi konuların ele alındığı seminer yoğun katılımla gerçekleşti. Halka açık olarak gerçekleştirilen seminere; KTMMOB Başkanı Erkut Uluçam, Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği Başkanı Hasan Kozok, Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Salih Gücel ve Doç Dr. Buket Asilsoy, öğretim üyesi Dr. İlker Gelişen, birçok öğrenci ve Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği Yönetimi ile KKTC’de faaliyet gösteren pek çok arıcı katıldı. Açılış konuşmasını Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özge Özden’in yaptığı seminerde; İtalya Ulusal Araştırma Konseyi Sürdürülebilir Bitki Koruma Enstitüsü’nden Dr. Gennaro Di Prisco önemli bir sunum gerçekleştirdi. Seminerin ardından Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özge Özden, KTMMOB Başkanı Erkut Uluçam’a ve Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği Başkanı Hasan Kozok’a zeytin fidanı takdim etti. Yakın Doğu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen seminerin ardından, Prof. Dr. Özge Özden ve İtalya Ulusal Araştırma Konseyi Sürdürülebilir Bitki Koruma Enstitüsü Üyesi Dr. Gennaro Di Prisco, saha çalışmaları da gerçekleştirdi. Prof. Dr. Özge Özden: “Sonbaharda, Kıbrıslı Türk arıcılarla birlikte İtalya Ulusal Araştırma Konseyi’ne bağlı Sürdürülebilir Bitki Koruma Enstitüsü’nü ziyaret edeceğiz.” Açılış konuşmasında, arıcılıkla ilgili bu yıl dördüncü etkinliği gerçekleştirdiklerini söyleyen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özge Özden, bu durumun Kuzey Kıbrıs arıcılığı ve ‘Kıbrıs Balı’na verdikleri önemin bir göstergesi olduğunu söyledi. “Toplum olarak varlığımızı sürdürebilmek için üretmeli ve bu üretimi de başarılı bir şekilde yapmalıyız. Uluslararası projelere ve bilimsel çalışmalara önem vermek, kaliteli üretim için hayati bir öneme sahip” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Özge Özden, “Ziraat Fakültesi olarak, tarımsal üretimde kalite ve verimlilik artışı sağlayacak projeler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Yeni projeler içinde hazırlıklara başladıklarını belirten Prof. Dr. Özge Özden, “Sonbaharda, Kıbrıslı Türk arıcılarla birlikte İtalya Ulusal Araştırma Konseyi’ne bağlı Sürdürülebilir Bitki Koruma Enstitüsü’nü ziyaret etmeyi planlıyoruz. Bu ziyaret sırasında, arıcılarımız, oradaki meslektaşlarıyla bir araya gelerek arıcılık uygulamaları hakkında bilgi alışverişinde bulunacaklar. Yeni teknikler, yöntemler ve en iyi uygulamalar hakkında bilgi edinme ve bunları kendi arıcılık faaliyetlerimize entegre etme şansına sahip olacağız. Bu sayede, arıcılık sektörümüzü geliştirmek ve daha sürdürülebilir bir şekilde yönetmek için adımlar atabileceğiz” ifadelerini kullandı. Dr. Gennaro Di Prisco: “İklim değişikliği hızla ilerliyor ve ani değişimler yaşanıyor. Bu değişimlere hızla adapte olabilmek için yeni teknolojilerden faydalanmak gerekiyor” İtalya Ulusal Araştırma Konseyi Sürdürülebilir Bitki Koruma Enstitüsü’nden Dr. Gennaro Di Prisco, Ziraat Fakültesi ile arıcılıkta teknoloji ve yapay zeka kullanımını artıracak önemli bir proje yürüttüklerini söyledi. Bu proje ile arıların karşılaştığı stresleri yapay zeka teknolojileriyle incelemeye odaklandıklarını söyleyen Dr. Di Prisco, “Ayrıca, turunçgil bahçelerinde arı kovanlarının robotik sistemlerle izlenmesi ve yapay zeka teknolojisiyle analiz edilmesi üzerine bir çalışma yürütüyoruz” dedi. Dr. Di Prisco, Avrupa Birliği’nin finanse ettiği BeeGuard Projesi kapsamında KKTC’den gelen arı ve bal örneklerinin analiz edildiğini ve bu çalışmaların arı üretimine yönelik çalışmalara katkı sağlayacağını ifade etti. Arıların davranışları ve bağışıklık mekanizmaları üzerine de çalıştıklarını belirten Dr. Gennaro Di Prisco, özellikle iklim değişikliği, hastalıklar ve zararlılar gibi faktörlerin büyük arı kayıplarına yol açtığını söyledi. Dr. Di Prisco,“Günümüzde iklim değişikliği hızla ilerliyor ve ani değişimler yaşanıyor. Bu değişimlere hızla adapte olabilmek için yeni teknolojilerden faydalanmak gerekiyor” dedi. Arıcılıkta iki ana sorunun öne çıktığını belirten Dr. Gennaro Di Prisco, “Akut toksikasyon ani ölümlere yol açarken, yavaş popülasyon azalması genellikle parazitler, patojenler veya az nektar kaynakları gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanıyor” dedi. Arıcılığın zor bir uğraş olduğunun altını çizen Dr. Di Prisco, bunun nedeninin ortaya çıkan hastalıklardan kurtulmak için sabit bir ilacın olmayışı olduğunu vurguladı. Dr. Di Prisco,“Arıcılar için birçok faktör önemlidir; arıların güçlü olması, parazitlerin ve patojenlerin varlığının bilinmesi gibi. Her zaman farklı stres faktörleri vardır ve bunlar birbiriyle ilişkilidir. Bu yüzden kovan yönetiminde bütünsel bir bakış açısı önemlidir” dedi.
30 Mart 2024 Cumartesi - 16:44
Çocuklar Yunusemre Bilim ve Havacılık Şenliğinde eğlendi
Manisalı çocuklar, Yunusemre Belediyesi ve Bilim Yunusemre’nin düzenlediği Bahar ve Havacılık Şenliği’nde buluştu. Şenliği Yunusemre Belediye Başkanı Dr. Mehmet Çerçi de ziyaret ederek çocukların heyecanına ortak oldu. Yunusemre Belediyesi’nin katkılarıyla Bilim Yunusemre tarafından 100. Yıl Meydanı’nda Bahar ve Havacılık Şenliği düzenlendi. Yerli Havacılık Sergisi, Planör ve Uçurtma, VR Uçuş simülasyonu ve çizgi film gösterimi, teleskop, geri dönüşümden roket ve su roketi, drone gösterimi, DJI VR, 3 Boyutlu Kalem, Tabu oyununun yer aldığı şenlikte kurulan şişme oyun parklarında çocuklar gönüllerince eğlendi. İzmir Model Uçak ve Havacılık Kulübü eski Başkanı BAYKAR’ın ilk pilotlarından Davut Sırtı’nın yaptığı yaklaşık 10 model uçak ve planörün maketleri meydanda sergilendi. Çocuklara uçakların çalışma mantığını anlatan Sırtı, modeller hakkında da çocukları bilgilendirdi. Deneyimli pilot, model uçak yapma eğitiminin Bilim Yunusemre’de devam edeceğini dile getirdi. Yunusemre Belediye Başkanı Dr. Mehmet Çerçi de şenliğe katılarak çocuklar ve ailelerle bir araya geldi. Çocuklarla sohbet eden Başkan Çerçi onlarla oyunlar oynadı, fotoğraf çektirdi. Çocuklara şenlikte patlamış mısır, pamuk şeker, meyve suyu ve kek ikram edildi.
30 Mart 2024 Cumartesi - 15:27
Doğalgaz Sındırgı’nın merkezine ulaştı
Balıkesir’in Sındırgı ilçesi jeotermalle ısınmadan sonra ikinci çevreci enerji doğalgazla buluştu. Doğal şehir Sındırgı’da vatandaşlar ekonomik ve çevreci bir şekilde ısınmalarını sağlayan Jeotermal ısınmanın bulunmadığı bölgeler başta olmak üzere doğalgaz çalışmaları başladı. Kısa bir süre içerisinde alt yapı çalışmalarının tamamlanması ile birlikte evlerde doğalgaz ateşi yanmaya başladı. Camikebir ve Kurtuluş mahallesinde başlayan çalışmalar ilçe merkezinin tamamına yayılması planlanıyor. Doğalgaz gibi alt yapıya inen çalışmaların sıkıntılı süreçler doğurduğunu belirten Sındırgı belediye başkanı Ekrem Yavaş “ Sındırgıda jeotermalle ısınmayan bölgelerle alakalı nasıl bir çözüm bulunabilir, odun pahalandı, kömür pahalandı, yaşlıyım götüremiyorum, getiremiyorum diyen insanlara bir müjdede vermek için Bismillah dedik AKSA gazla birlikte Sındırgıda doğalgazla ısınma dönemini de başlattık. Yollar kazıldı, çamur oldu, vatandaşlarımızla birlikte belirli bir mağduriyet yaşadık. Ama şimdi ısınma sisteminin devreye alınması ile birlikte de üstünü kapatmaya başlıyoruz. Sındırgı’da Jeotermal çok önemli bir noktada. Yüzde 65’ine yakın evimiz bugün jeotermalle ısınıyor. Yapılan doğalgaz çalışması birinci etapta Bağlariçi olarak bildiğimiz mezarlığın üst tarafları yani güney kesimi. Kocakonak mahallemizde de imar planı projesi tamamlandığı gibi çalışmalar başlayacak. İmar planı olmayan bir yerde de doğalgaz çalışması yapılamıyor. Yüklenici firmada kısa bir sürede çalışmalarını tamamladı ve 1. Etapta ısınma hizmeti de başladı. Vatandaşlarımız memnun bizler memnun. İnşallah yeni dönemde ilçe merkezinin tamamına en kısa sürede doğalgazı ulaştıracağız. Yani Sındırgı’nın bütününü kapsayan bir protokolümüz var. Sadece bu bölge değil ama birinci bölge burası ikinci, üçüncü olarak yani 3 yıl içinde Sındırgı’nın tamamı doğalgazla buluşmuş olacak. Doğalgaz asıl lazım olan kısmı sanayidir. Yani buraya BOTAŞ marifetiyle şimdiki taşımayla gelen doğalgazı boru sistemiyle gelmesini sağlamak en büyük önceliğimizdir. Çünkü o geldikten sonra yapılacak salça fabrikasında, turşu fabrikalarında ısıya dayanıklı olarak tarımsal üretim yapma sanayi sistemlerinde mutlaka doğalgaza ihtiyaç var. Doğalgaz bir bölgedeki istihdam demek. İş demek Sanayilerin daha büyük olarak buraya gelmesi anlamına geliyor. Çünkü sanayici yatırımcı doğalgazı olmayan bir yere yatırım yapmayı tercih etmiyor. Bizler de bunu sağlamak imkânları her alanda arttırmak adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Doğalgazın evler kullanılması büyük sevinçle karşılandı Hülya Can “Doğalgazı yeni kullanmaya başladık. Ve de performans olarak harika. Ocak çok güzel, ısı yönünden kaloriferden 100 kat farklı. Çok farklı, çok güzel. En azından tertemiz. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Hani bu kadar güzel olacağını beklemiyorduk açıkçası. Biz daha öncesi kalorifer sistemiyle ısınıyorduk. İyiydi ama kömür maliyeti, kirliliği, uğraşması, doğal gaz daha güzel daha temiz. Yıllardır bekliyorduk. Sağolsun belediyemizde diğer emeği geçen herkese teşekkür ederiz yani çok güzel bir çalışma oldu. Hani ekip olarak da çok güzel çalıştılar bizi de yormadılar. Ve komşularımda hani çevrem olarak herkes çok memnun doğalgazın gelmesinden.” sözlerine yer verirken Şükrü Ekici “Bundan 7-8 sene önce aynı duyuyorduk biz bunu da taşımalı, aynı taşımalı yine de bekliyorduk. Sıcak suya bağlatmadım petekleri şeyleri döşeyeli ben 4-5 sene oldu döşettim. Kaloriferi yakmadım doğalgaz gelecek diye. Bekledik umudumuz gerçekleşti yani“ şeklinde konuştu. Aşçı İsmail Küçük “Yeni işyerimize, Sındırgıya doğalgaz geldi. Şu anda bizde iş yerimize doğalgaz bağlantılarına başladık. Önümüzdeki günlerde, abone olduk. Önümüzdeki günlerde biz artık yemeklerimizi doğalgazla pişirmeye çalışacağız yani. Tüpten kurtulacağız, telaşlı iş. Ama bundan sonra doğalgaz olunca daha rahat bir sisteme geçeceğiz. Vanayı açacağız, yemeklerimizi doğalgazla pişirmeye devam edeceğiz. Yani Sındırgıya beklediğimiz doğalgaz gelmiş oldu. Bizde bundan sonra yemeklerimizi doğalgazla pişireceğiz” dedi.
30 Mart 2024 Cumartesi - 13:22
Karya -Farma’dan dünya sıfır atık gününde önemli açıklama
Aydın Adanan Menderes Üniversitesi Teknokent’te faaliyetlerini sürdüren ve Aydın ve Ege Bölgesi’ndeki organik ve endemik bitkiler üzerinde yaptığı çalışmalarla gündeme gelen Karya-Farma son çalışmasını ‘30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde açıkladı. Atık olarak görülen incir, zeytin ve okaliptüs yaprakları ile kanatlı yumurtalarının atık olan kabuklarının bileşenleri ile yaptığı tarımsal gübrenin, gübre ve tarım sektöründe dikkat çeken bir yenilik olduğu belirtildi. Karya Farma HBX Ar-Ge’nin uzun süredir devam eden bu çalışmasına ilişkin test sonuçlarının oldukça başarılı olduğunu belirten Bilimsel Araştırmalar Projeleri Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Başlık, patentini de aldıkları bu yeni ürünün tarım ve gübre sektörünün yanı sıra başta Özbekistan olmak üzere Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın dikkatini çektiğini belirtti. Başta sağlık olmak üzere çevre, hayvancılık ve tarım alanında yaşanan sorunlara yönelik akılcı bilimsel çözümler üreten ve 18 yıllık süreç içerisinde spesifik ve stratejik 17 patente imza atan Karya Farma HBX AR-GE bu kez okaliptüs dalları ve yaprakları ile zenginleştirilmiş incir ve zeytin yaprağı bileşimli sıvı ve pelet gübre üretti. HBX AR-GE BAP (Bilimsel Araştırmalar Projeleri) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Başlık, akıllı tarım ürünleri üretiminde Aydın’ın birçok bölgesinde yaygın bir şekilde bulunan okaliptüs ağacını da kullanarak zeytin ve incir yaprağı özlü zenginleştirilmiş sıvı ve katı gübre projesine patent almayı başardıklarını açıkladı. Bir süredir devam eden çalışmalarında pilot uygulamanın gerçekleştirildiği serada üretilen ürünlerin yapılan analizlerinin oldukça mutlu edici sonuçlar verdiğini belirten Başlık, “HBX-TBT projesi yani Tarımsal Biyo Teknoloji yöntemi uygulamaları ile geliştirilen naturel sıvı ve katı gübreler için özel bir sera alanı yapımı çalışmalarına hız verildi. Meydana gelecek olan akıllı sera alanı içerisinde damlama yöntemi ile naturel sıvı gübre ve zeminde de katı gübre kullanılarak deyim yerindeyse ilaç gibi etkili sebze ve meyveler üretimi hedeflenmektedir. Türki Cumhuriyetleri Devletleri’nde bu projenin ilgi görmesi bizi ayrıca çok heyecanlandırdı. Pilot uygulamasını gerçekleştirdiğimiz 4.5 dönüm arazide yeni ürünümüzün oldukça başarılı sonuçlar verdiği görüldü” diyerek patenti alınan bu çalışma ile de Aydın’ın milli meyvesi incir ve zeytinin ayrıca değer kazandığını söyledi. “Yumurta kabukları da değerlendirildi” HBX AR-GE Projeleri Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Başlık, "Buluşumuz kanatlı hayvanların yumurtalarından elde edilen yumurta kabuklarını zeytin ve incir yaprağı özüyle beraberinde geliştirilmiş bir formülasyondan ibarettir. Ülkemizde yıllık yaklaşık 16 milyar adet sadece tavuk yumurtası üretildiği göz önüne alınırsa diğer kanatlılar ile beraber bu rakam çok ciddi sayılara ulaşmaktadır. Bahsedilen yumurta kabukları için dünya genelinde bir hesap yapılırsa milyonlarca ton kabuk geri dönüşüme uğramadan atık olarak bırakılmaktadır. Yumurta kabuklarının hammadde olarak kullanımı sayesinde mineral ve vitamince zengin yumurta kabuklarının geri dönüştürülmesi sağlanabilmektedir. Yapılan bilimsel araştırmalarda tarımsal alanlarda azotlu gübre kullanımındaki aşırı artış sonucu üretilen besinlerde nitrat ve nitrit artışına neden olduğu, üretilen bu besinleri yiyen kişilerin kansere yakalanma riskinin arttığı tespit edilmiştir. Bu sebeple Avrupa’nın birçok ülkesinde kimyasal gübre kullanımı yasaklanmıştır. Kimyasal gübreler ve toprağa atılan kimyasallar sadece zararlı haşerelere zarar vermekle kalmayıp, çevrede bulunan kuşlara, arılara diğer zararsız böceklere ve faydalı mikroorganizmalara zarar vermekte onları öldürmektedir. Bu nedenle hem insanların sağlığı hem da tabiatın dengesi için önümüzdeki doğallığa çok önem verilmelidir” dedi. “Sadece Aydın’da 30 milyon zeytin ve incir ağacı var” Kutsal kitaplarda adından söz edilen incir ve tarihten bu yana barış ve sağlığın simgesi olmuş zeytin ağacının en fazla olduğu illerin başında gelen Aydın’da bu ağaçların sadece meyvesi değil yapraklarının da ekonomik değeri olması gerektiğini kaydeden Başlık, incir ve zeytin yaprağı üzerindeki araştırmalarından her geçen gün yeni sonuçlar aldıklarını belirtti. HBX AR-GE Projeleri Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Başlık; "Okaliptüs yaprakları zararlı sineklere, haşerelere karşı çok iyi bir kovucu özelliğe sahip ve güçlü bir antiseptik olması bakımından diğer bileşenlere uyum sağlamıştır. Zeytin ve İncir ağacı bakımından Aydın İlimizde yaklaşık 33 milyon civarında ağaç varlığına sahip oluşumuz bu projeyi hayata geçirmemize en büyük etken olmuştur. Maalesef göz göre göre bu yapraklar yakılarak imha edilmektedir. Oysa ki faydaları hakkında literatüre girmiş binlerce bilimsel makale bulunmaktadır. Elimizi taşın altına koyarak önce bunlardan naturel sıvı ve katı gübre projesi hayata geçirilerek patentledik. Sonrasında akıllı sera projemize büyük bir heyecanla adım attık" ifadelerine yer verdi.
30 Mart 2024 Cumartesi - 11:38
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu:
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2023 yılı son çeyreğinde elektronik haberleşme sektörü operatör gelirlerinin 70,1 milyar TL’ye ulaştığını açıklayarak, “2023 yılında bir önceki yıla göre tam tamına yüzde 72,3’lük rekor bir artış yaşanarak toplam gelir 224 milyar TL’yi aştı. Ayrıca tüm işletmecilerin yatırımları bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 68,6 gibi önemli oranda artarak 2023 yılında 52,4 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Yapılan yatırımlarla birlikte mobil abone sayısı da 92,2 milyona ulaşırken bunun 84,9 milyonunu ise 4,5G aboneleri oluşturdu” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu (BTK) tarafından yayınlanan 2023 yılı dördüncü çeyreğine ilişkin “Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü 3 Aylık Pazar Verileri Raporu”nu açıkladı. 2023 yılı dördüncü çeyreğinde BTK tarafından yetkilendirilen 466 şirket ve 848 yetki belgesi bulunduğunu belirten Uraloğlu, ayrıca toplam 8 adet yetkilendirilmiş elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı bulunduğunu söyledi. Söz konusu elektronik sertifika hizmet sağlayıcılarının 2023 sonu itibarıyla 7,3 milyon elektronik imza ve 964 bin mobil imza olmak üzere toplam 8,3 milyon elektronik sertifika oluşturduğunu belirten Uraloğlu, Türkiye’nin haberleşme altyapısının taleplere hızlı bir şekilde uyum gösterdiğini kaydetti. “Toplam abonelerin yüzde 92’si 4.5G kullanıcısı” Bakan Uraloğlu, 2023 yılı sonu itibariyle mobil abone sayısının 92,2 milyona, mobil abone yaygınlığının da yaklaşık yüzde 108’lere çıktığını belirterek, “Mobil abonesi olan 84,9 milyon vatandaşımız, 2016 yılında hizmete başlayan 4,5G aboneliğine geçmiş durumda. Hatta 4,5G hizmetinin toplam abonelerin yüzde 92’sini oluşturduğunu görüyoruz. Makineler arası iletişim (M2M) abone sayısı ise 9,3 milyona ulaşarak yıllık bazda yüzde 15,4 büyüme göstermiş durumda. 2023 sonu itibari ile taşınan toplam mobil numara sayısı ise 177,3 milyonu geçmiş olup 2023 yılı içinde taşınan mobil numara sayısı ise 10,2 milyona ulaştı” dedi. Uraloğlu, sabit hatlarda numara taşınabilirliği uygulamasının başladığı 10 Eylül 2009 tarihinden 31 Aralık 2023 tarihine kadar toplam 2 milyon 609 bin 377 adet numaranın taşıma işlemi gerçekleştiğinin de altını çizdi. “562 bin kilometre fiber altyapıya ulaştık” Bakan Uraloğlu,Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak internet altyapısında gerçekleştirilen çalışmaların ve yatırımların meyvesini almaya başladıklarını belirterek, genişbant internet abone sayısının geçen yıla göre yüzde 3’e yakın artarak 93,3 milyona çıktığını bildirdi. Uraloğlu, 2023 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 8,6 civarında artışla 562 bin kilometre fiber altyapıya ulaşıldığını da vurgulayarak, “Fiber internet abone sayısı da geçen yıla göre tam tamına yüzde 20’lik artışla 6,8 milyona ulaştı. Şimdi vatandaşlarımızla birlikte daha büyük hayaller kurmamız ve bunları gerçeğe dönüştürmek için çalışmamız gereken bir dönemdeyiz. Şu anda toplam 562 bin kilometre olan fiber uzunluğumuzu bu yılın sonuna kadar 600 bin kilometreye ulaştırmayı planlıyoruz. 4 yıl içerisinde ise fiber uzunluğumuzu 850 bin kilometreye taşıyacağız” ifadelerini kullandı. Genişbant internet kullanımı 260,3 GByte yükseldi Bakan Uraloğlu, fiber altyapı ile birlikte internete hızlı erişim sağlamasının yanında vatandaşların internet kullanımını da artırdığına dikkati çekerek, 2022 yılının son çeyreğinde sabit genişbant abonelerinin ortalama aylık veri kullanımının 243 GByte olduğunu, 2023 yılının son çeyreğinde ise bu rakamın 260,3 GByte’a yükseldiğinin altını çizdi. Uraloğlu, 4.5G altyapısı kullanan mobil abonelerin ise 2022 yılı dördüncü çeyreğinde 14,8 GByte olan veri kullanımının 17,2 GByte’a ulaştığını aktardı. “Rekor bir artış yaşanarak toplam gelir 224 milyar TL’yi aştı” Uraloğlu, 2023 yılı son çeyreğinde elektronik haberleşme sektörü operatör gelirlerinin 70,1 milyar TL’ye ulaştığını açıkladı. 2023 yılının tamamında ise gelirlerin 244 milyar TL’ye ulaştığını belirten Uraloğlu, “2023 yılında bir önceki yıla göre tam tamına yüzde 72,3’lük rekor bir artış yaşanarak toplam gelir 224 milyar TL’yi aştı. Ülkemizin haberleşme altyapısına en fazla yatırım yapan ve en büyük şirketleri olan Türk Telekom ve mobil operatörler özelinde gelirlerin yüzde 80’e yakın arttığını da görüyoruz. Yatırımları incelendiğinde, Türk Telekom ve mobil operatörler özelinde önceki yıla göre sektörde yapılan yatırım tutarı yaklaşık yüzde 85 artarak 41,2 milyar TL’ye ulaşmış. Haberleşme sektöründe yaptığınız yatırım her zaman misliyle sizlere döner” şeklinde konuştu. Haberleşme altyapısına 2023’te 52,4 milyar TL yatırım Bakan Uraloğlu, yine yatırım yaparak büyümek ve altyapısını geliştirmek için çalışan diğer operatörlerin de net satış gelirlerinin 2023 yılında yüzde 53 gibi önemli oranda artarak 53,6 milyar TL’ye çıktığını belirterek, “Diğer operatörlerimizin altyapı için yaptığı yatırım tutarı 11,2 milyar TL’yi buldu. Ancak tüm işletmecilerin yatırımları bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 68,6 artarak 52,4 milyar TL olmuş durumda” diye konuştu. “Mobil şebekelerde aylık kullanım süresi 477 dakikaya çıktı” Uraloğlu, yılın son çeyreği itibari ile mobil şebekelerde aylık ortalama kullanım süresinin 477 dakikaya, sabit şebekelerde ise 100 dakikaya çıktığına işaret ederek, “Mobil ve sabit şebekelerdeki ses trafiğine bakıldığında, yaklaşık 4,6 milyar dakikası sabit şebekelerden kaynaklanan toplam 321,4 milyar dakikalık trafiğin yüzde 98,6’sının mobil şebekelerde başlatıldı” dedi.
29 Mart 2024 Cuma - 21:34
Bayraktar TB3 SİHA, 27 saat havada kaldığı 26. test uçuşunu başarıyla tamamladı
Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar TB3 SİHA, 27 saat havada kaldığı 26. test uçuşunu da başarıyla tamamladı. Yerli elektro-optik sistem ASELFLIR-500 ile havalanan milli SİHA, 27 saatlik uçuşu sırasında gökyüzünde toplam 4 bin 600 kilometre mesafe kat etti. Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar TB3 SİHA, 27 saat uçuş gerçekleştirdiği 26. uçuş testini de başarıyla gerçekleştirdi. Bayraktar TB3, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen 26. test uçuşunda orta irtifada kesintisiz olarak 27 saat 19 dakika havada kaldı. 28 Mart günü saat 09.40’da başlayan uçuş, Bayraktar TB3’ün tekerlerinin piste değdiği 29 Mart saat 12.59’da başarıyla tamamlandı. Sınıfının en iyisi olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Sistem ile orta irtifadaki sistem ve dayanım performansının ölçüldüğü testlerin tamamını başarıyla geçti. Bayraktar TB3, 27 saatlik uçuşu sırasında gökyüzünde toplam 4 bin 600 kilometre mesafe kat etti. Toplam uçuş 224 saat oldu Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 224 saat havada kaldı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde yere inmeden 32 saat havada kalmış ve gökyüzünde 5 bin 700 kilometre yol kat etmişti.
29 Mart 2024 Cuma - 16:23
ASO’da “İkinci Yüzyılda Yapay Zeka” paneli düzenlendi
Ankara Sanayi Odası’nda (ASO), alanında birçok uzman ismin de katıldığı “İkinci Yüzyılda Yapay Zeka” paneli düzenlendi. Ankara Sanayi Odası’nda Zafer Çağlayan Meclis Salonu “İkinci Yüzyılda Yapay Zeka” paneline ev sahipliği yaptı. Alanında birçok isimin de katıldığı panelde, “Yazılım” ve “Endüstri 4.0” gibi konu başlıkları masaya yatırıldı. Bunun yanı sıra yapay zekanın insan hayatını nasıl kolaylaştırabileceği ve hukuk alanındaki entegrasyonu da panelde tartışıldı. Panele; ASO Meclis Üyesi Oğuz Yılmaz, Prof. Dr. Olgun Değirmenci, Dr. Cenk Deniz Mendi, Dr. Zümrüt Müftüoğlu, özel bir firmada teknik müdür pozisyonunda çalışan Serkan Kalınöz ve söz konusu alanlarda çalışmalarda bulunan öğrenciler ile akademisyenler katıldı. ASO Yazılım Sanayi Komitesi Başkanı Nuray Başar, burada yaptığı konuşmada, “Yapmış olduğumuz etkinlikler, ziyaretler sonucu üye sayımızı tamamlayarak Nace kodu 62.01.01 olan meslek mensupları için ‘35-Bilgisayar Sanayi Yazılım Meslek Komitesinin’ kuruluşunu 5 yıl önce gerçekleştirdik. Bugün 600’e yaklaşan üye sayımızla Ankara Sanayi Odasının en büyük komitelerinden birisi olmanın haklı gururunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. Komitenin, sektörel çalışmaların yanı sıra sosyal sorumluluk alanında da öncülük oluşturduğunu belirten Başar, şunları kaydetti: “Bu bağlamda; toplumsal cinsiyet eşitliğini öncelikleri arasına aldı. Birleşmiş Milletler Kadın Erkek Fırsat Eşitliği sözleşmesinin imzalanması için bir ön çalışma yapıp yönetim kurulumuza sundu. Yönetim Kurulumuzun desteği ve çalışmaları ile birlikte Weps sözleşmesini imzaladık. Türkiye’de ilk kez bir Oda bu sözleşmeyi imzalamış oldu. Oluşturduğumuz çalışma grubu ile birlikte projeler üretmeye çalışıyoruz. Weps sözleşmesi Komitemizin gurur kaynağıdır.” Dijitalleşmenin hayatın her alanında olduğunu ifade eden Başar, yenilikçi teknolojiler çağında olduklarını aktardı. “Yapay zeka iş hayatında ciddi bir gündem olarak yerini aldı” Endüstri 4.0 ile birlikte sanayide, üretimde dijitalleşmenin ne denli önemli olduğunu bir kez daha anladıklarını söyleyen Başar, “Yapay zeka artık gerek günlük yaşamımızda gerekse iş hayatımızda ciddi bir gündem olarak yerini aldı. Geleceği yakalayabilen, çağın teknolojisini kendine uyarlayabilen, ülkemiz için üretebilen insanlar için bizler de kendimize vazife çıkarıp çalışmalara başladık” diye konuştu. “Yapay zekayı hayatımızın her alanında hisseder olduk” Yapay zekanın önemine işaret eden Başar, “Beğenelim, beğenmeyelim ya da kabul edelim, etmeyelim güvenlik, sağlık, tarım, enerji, madencilik, ulaşım, sanayi, ürün pazarlama gibi yaşamın bütün alanlarını temelden değiştirme gücüne sahip olmasıdır. İnsanlık tarihindeki en önemli bilimsel gelişme olarak nitelendirilen yapay zekanın her geçen gün hayatımızdaki yerini daha fazla hisseder olduk” açıklamasında bulundu. Türkiye’de yapay zeka yol haritası ile ilgili çalışmalarında başlatıldığına dikkati çeken Başar, şöyle konuştu: “Bu çalışmaların hedefi gerçekleştirmeye yönelik olması için beraberinde işgücü, eğitim ve teknoloji ayaklarında yapılması gerekenler vardır. Yaşam boyu öğrenme, firmaların endüstri 4.0’a uygunluğu, üniversite - sanayi işbirliği, okullarda müfredatın güncel tutulması, finansmana kolay erişim gibi birçok konu başlığını burada sayabiliriz.” Prof. Dr. Olgun Değirmenci ise yaptığı konuşmada, “Sanayi devriminden sonra ABD ve İngiltere’de yönlendirilmesinde farklılıklar vardır. Sanayi devriminden sonra İngiltere’de işçi ücretleri düştü. ABD’de arttı. Aynı devrim. Niye bir yerde düşürdü diğer yerde arttırdı? Yaklaşım farklılığından dolayı” dedi. Dr. Cenk Mendi ise “Biz yapay zeka enstitüsü olarak Ar-Ge koordinasyonu yapmak, yapay zeka ekosistemini katalizasyon görevi görmek üzerine kurulmuş bir enstitüyüz. Cumhurbaşkanlığı yapay zeka stratejilerinde de esasında tanımlanmıştır. Bu görevlerin bir kısmı da yapay zeka enstitüsüne verilmiş durumdadır” diye konuştu. Dr. Zümrüt Müftüoğlu ise şu ifadelere yer verdi: “Son yıllarda yapay zekayı deneyimledikçe maalesef zorlukları o kadar tartışıyoruz ki hemen hemen her platformda fırsatlarını gölgede bırakıyor oldu. Aslında fırsatlarına baktığımız zaman özellikle pandemi süreci ile birlikte biliyorsunuz birçok ülke dijitalleşme takvimini öne almak durumunda kaldı. Türkiye Cumhuriyeti de aynı aksiyonu almak zorunda kaldı. Dijitalleşme dediğimiz zaman da en önemli unsurlardan bir tanesi yapay zeka teknolojilerinin artık rutin hayatımıza entegre olmasıydı.” Serkan Kalınöz ise, “Teknolojiye karşı bir direnç ve teknolojiye adapte olamama gibi bir korku. Dolayısıyla bu gibi durumla sıkça karşılaşıyoruz. En altta çalışan işçi tabakasından herkesle konuşarak bu projelerin sizlerle bir zoru yok. Önemli olan süreçleri iyileştirmek. Sizin işinizi kolaylaştırmak. Nerede kullanılacağını çok öngöremiyorlar” dedi. Oğuz Yılmaz ise yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği müktesebatına vurgu yaptı. Dünyadaki yapay zeka alanındaki gelişmeleri işaret eden Yılmaz, Türkiye’nin bu alanda önemli işlere imza attığını söyledi.
29 Mart 2024 Cuma - 13:19
Düzce Üniversitesi öğrencilerinin 68 projesine destek
Düzce Üniversitesi’nin 68 projesi, üniversite öğrencileri sanayiye yönelik araştırma projeleri desteği programı dahilinde desteklenmeye hak kazandı. TÜBİTAK projeleri konusunda Düzce Üniversitesi akademisyenlerinin desteklenme başarılarının yanında öğrencilerin de hazırladıkları projelerle kabul almayı sürdürüyor. Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Emine Tekin, desteklenme başarısı gösteren 68 proje için, proje yazımı, eğitimi ve faaliyetleri başta olmak üzere her aşamada emek veren öğretim üyelerini ve öğrencileri tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir ise, Düzce Üniversitesi’nin proje hazırlama ve desteklenme oranında oldukça büyük mesafe kat ettiğini belirterek, projelerin hazırlanmasında özveriyle çalışan öğrencileri ve proje danışmanı akademisyenleri tebrik etti. Destek almaya hak kazanan 68 proje için ödül töreni ve yeni dönem proje eğitimleri Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanlığı tarafından organize edilecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder