Son Dakika
|
Antalya’da feci kaza: 2 kişi hayatını kaybetti
Trump: "İran’ın cehennemi yaşamasına 48 saat kaldı"
ABD'de ortalama benzin fiyatı 2022'den bu yana ilk kez 4 doların üzerinde
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, İstanbul’da
Kamyon dehşet saçtı: Yaşlı adam feci şekilde can verdi
Ankara’da özel halk otobüsü köprü direğine çarptı: 5 ölü, 15 yaralı
Van’da sabah saatlerinde 5.2'lik korkutan deprem!
Trump: "(İran’da düşürülen ABD savaş uçağı) Bu bir savaş, savaş halindeyiz"
Bakan Fidan’dan diplomasi trafiği
Mardin’de kaybolan yaşlı kadın ölü bulundu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
"Dur" ihtarına uymayıp 3 polisi darbeden alkollü sürücünün ceza belli oldu: Tam 646 bin lira
Zelenskiy: "Ukrayna, Suriye ve Türkiye'nin bir araya geldiği üçlü bir görüşme yapıldı"
ABD’de kayıp mürettebat operasyonu öncesi İran’ın "tuzak" kurduğu şüphesi
İran’dan düşürülen askeri uçakta ABD askerine ait vücut parçasının tespit edildiği iddiası
İran’dan İsrail füze saldırısı: 4 yaralı
Dışişleri Bakanı Fidan, Suriye Devlet Başkanı eş-Şara ile bir araya geldi
Dışişleri Bakanı Fidan, Suriyeli ve Ukraynalı mevkidaşları ile üçlü görüşme gerçekleştirdi
TEKNOLOJİ
Mercan Bilim Merkezi planetaryumu çocukları evrenle buluşturuyor
05 Nisan 2026 Pazar - 10:56:45
Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi bünyesindeki planetaryum, modern teknolojik altyapısı ve zengin içerikleriyle ziyaretçilerine evreni keşfetme fırsatı sunuyor. Açıldığı günden bu yana yaklaşık 195 bin kişiyi ağırlayan planetaryum, özellikle çocukların bilime olan ilgisini artıran önemli bir keşif alanı olarak öne çıkıyor. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mercan Bilim Merkezinde yer alan planetaryum, 120 kişilik kapasitesiyle Türkiye’nin en geniş oturum alanına sahip planetaryumlardan biri olma özelliği taşıyor. Özel gereksinimli bireyler için ayrılmış alanların da bulunduğu planetaryumda düzenli film gösterimleri yapılırken, aynı zamanda astronomi sınıfı olarak da kullanılıyor. Gezegenler, yıldızlar ve uzay temalı içeriklerin yanı sıra iklim, çevre ve doğa konularını ele alan filmlerin de yer aldığı planetaryum, okul öncesi gruplardan yetişkinlere kadar her yaşa hitap ediyor. İngilizce dil destekli içeriklerin de bulunduğu merkez, çevre illerden gelen ziyaretçilerin de uğrak noktaları arasında yer alıyor. "Planetaryumda bugüne kadar yaklaşık 195 bin ziyaretçiyi ağırladık" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde görev yapan Astronom, Planetaryum ve Bilim İletişimcisi Merve Oylum, planetaryumun açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Burada düzenli film gösterimleri yapıyoruz. Aynı zamanda astronomi sınıfı olarak da kullanıyoruz. Gezegenler, yıldızlar, uzayın yanı sıra iklim, çevre ve doğa temalı filmlerimiz bulunuyor. Okul öncesinden yetişkinlere kadar her yaşa yönelik içeriklerimiz var. Bugüne kadar yaklaşık 195 bin ziyaretçiyi ağırladık" dedi. Planetaryumda çocukların bilimin ışığında evrenin derinliklerine unutulmaz bir yolculuğa çıktığını ifade eden Oylum, "Mercan Planetaryum merak uyandırıyor, hayal gücünü besliyor ve bilime yönelik güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlıyor. Ziyaretçilerimiz buradan memnuniyetle ayrılıyor. Evreni keşfetmek isteyen herkesi bekliyoruz" diye konuştu. Çocuklar bilimin ışığında bir gün geçirdi Mercan Bilim Merkezini ilk kez ziyaret ettiğini söyleyen Azra Uzun ise planetaryum deneyiminin kendisi için çok etkileyici olduğunu belirterek, "Bir sürü şey öğrendim. Gezimizin sonunda planetaryuma girdik. Kocaman bir gökyüzü gibiydi. Mars, Jüpiter ve Dünya’yı gördük. Sanki uzayın içindeydik" ifadelerini kullandı. Hira Tuana Aydın da merkezde elektrik tasarrufu, atık ayrıştırma ve hava kirliliği konularında bilgi edindiklerini belirterek planetaryumda izledikleri filmin kendisini çok etkilediğini söyledi. Deniz Atar ise Fen Bilimleri dersinde öğrendikleri konuları planetaryumda izledikleri filmle daha iyi kavradıklarını ifade ederek, "Filmin içindeymiş gibi hissettik. Hem eğlenceli hem öğreticiydi" dedi.
05 Nisan 2026 Pazar - 10:52
Köyceğiz Fen Lisesi Kefal-X Takımı Türkiye Finallerinde
Muğla Köyceğiz Fen Lisesi Kefal-X takımı Türkiye Uzay Ajansı tarafından "Astro Hackathon 2026" yarışmasında il birincisi olarak Türkiye Finallerine katılma hakkı kazandı. Muğla’da TUA Astro Hackathon başarıyla gerçekleştirildi. TUA Astro Hackathon’da gençler; bilim, teknoloji ve hayal gücünü bir araya getirerek 2 gün boyunca süren yarışmalarda sınırları zorlayıp, geleceğin dünyasına bugünden yön verecek projeler ortaya koydu. Takım ruhu, üretim kültürü ve keşfetme heyecanının ön plana çıktığı bu güçlü deneyim; gençlerin potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi. Marmaris’te düzenlenen TUA Astro Hackathon Muğla yarışmasında birincilik elde eden ve ili Türkiye finallerinde temsil edecek olan Köyceğiz Fen Lisesi Kefal-X Takımı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Taner Şen, Okul Müdürü İbrahim Turgut, Müd. Yrd. Zafer Ersoy ile birlikte Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu’yu ziyaret etti. Göstermiş oldukları başarıdan dolayı öğrencileri tebrik eden Kaymakam Kumcu, TUA Astro Hackathon Türkiye Finallerinde başarılar diledi. Heyet daha sonra İlçe Milli Eğitim Müdürü Taner Şen’e ziyaret gerçekleştirdi. Şen, öğrencileri tebrik ederek, Türkiye Finallerinde başarılar diledi. Ayrıca hediye takdiminde bulundu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:40
İçişleri Bakanlığı genelgesiyle sahada yeni dönem başladı
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla yayımlanan genelgeyle basın kartının sahada resmî kimlik olarak esas alınması netlik kazanırken, Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak düzenlemeyi "Meslektaşlarımızın görevlerini daha hızlı ve etkin yapabilmesi adına önemli bir eşik" sözleriyle değerlendirdi. İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelgeyle, basın kartlarının "resmi kimlik belgesi" olarak kabul edilmesine ilişkin uygulama netleştirildi. Buna göre, usulüne uygun basın kartını ibraz eden basın mensuplarından kolluk kuvvetlerince ayrıca kimlik belgesi talep edilmeyecek. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla 31 Mart 2026 tarihinde yayımlanan genelgede, basın kartının gazetecilerin mesleki faaliyetlerini yerine getirirken yetki ve kolaylık sağlayan önemli bir belge olduğuna dikkat çekildi. Genelgede, 13 Ekim 2022 tarihinde 5187 Sayılı Basın Kanunu’na eklenen hükümle basın kartının "resmi nitelikte bir kimlik belgesi" olduğunun açıkça düzenlendiği hatırlatıldı. Basın Kartı Yönetmeliği’nde de kartların tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilmesi gereken resmi kimlik belgesi olarak tanımlandığına işaret edilen yazıda, bu kapsamda sahadaki uygulamalarda birlik sağlanmasının amaçlandığı vurgulandı. Kimlik tespitinde tek belge olacak Genelgeye göre, geçerli basın kartını ibraz eden gazetecilerden kolluk birimleri tarafından ayrıca nüfus cüzdanı ya da farklı bir kimlik belgesi istenmeyecek. Düzenlemenin, özellikle sahada görev yapan basın mensuplarının iş akışını hızlandırması ve bürokratik engelleri azaltması bekleniyor. Denizli Gazeteciler Cemiyeti (DGC) Başkanı Özkan Tokmak, yayımlanan genelgeye ilişkin yaptığı açıklamada düzenlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek; "İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi tarafından yayımlanan ve basın kartının sahada resmi kimlik olarak esas alınmasını teminat altına alan genelgeyi, Denizli Gazeteciler Cemiyeti olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Gazetecilik; hakikatin izini süren bir pusula, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan hayati bir köprüdür" dedi. Basın kartının uygulamada da güçlü bir kimlik belgesi olarak kabul edilmesinin önemli bir eşik olduğunu vurgulayan Tokmak, düzenlemenin meslektaşların görevlerini daha hızlı ve etkin şekilde yerine getirmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Sahada hız ve kolaylık sağlayacak Uygulamanın çok yönlü pozitif etkisi olacağını belirten Özkan Tokmak, "Atılan bu adım; basın mensuplarımızın yükünü hafifleten, sahadaki akışı hızlandıran ve kamuoyunun doğru bilgiye erişimini kolaylaştıran bir kapı aralamıştır. Güçlü ve ilkeli bir basının, toplumsal hafızayı diri tutan bir omurga olduğu gerçeğinden hareketle, bu yaklaşımı kıymetli buluyoruz" dedi. Denizli basını adına emeği geçenlere teşekkür eden Tokmak, uygulamanın sahada aynı hassasiyetle sürdürülmesi temennisinde bulundu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 13:20
Uzmanı uyardı: "Kişisel veriler, mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı"
SİVAS (İHA) – Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğini söyleyerek, "Verileriniz afişe olabilir" dedi. Günümüzde sohbet tabanlı yapay zeka uygulamalarının artmasıyla birlikte bireylerin bu sistemlerle kurduğu iletişim daha kişisel bir boyuta taşınıyor. Yapay zeka ile iletişim kuran kişilerin bu sistemleri zaman zaman bir insan gibi algılayarak daha detaylı ve özel bilgiler paylaştığı görülüyor. Bu durum literatürde ‘anthropomorfize etme’ olarak tanımlanırken, kullanıcıların yapay zekaya insana özgü özellikler atfetmesi anlamına geliyor. Paylaşılan içeriklerin kişisel ve mahrem bilgiler içermesi ise veri güvenliği açısından çeşitli riskleri beraberinde getiriyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka ile kurulan iletişimde dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Darıcı, kullanıcıların farkında olmadan kişisel verilerini paylaşabildiğini ve bunun ilerleyen süreçte çeşitli riskler doğurabileceğini, verilerin pazarlanabileceğini söyleyerek, "Önemli olan kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka mahrem bilgilerinizle besleniyor" Yapay zekanın insanların mahrem bilgilerinden beslendiğini söyleyen Darıcı, "Günümüzde yapay zeka kullanımının hızla artmasıyla birlikte anthropomorfize etme eyleminin de arttığını görüyoruz. Anthropomorfize, yapay zekaya sanki bir insanmış gibi insana ait özellikler atfetme durumudur. Sanki karşınızda insan varmış gibi algılama eğilimini ifade eden bir kavramdır. Karşımızdakini insan gibi düşündükçe ve o tarzda bir eğilim içerisinde oldukça, onunla olan paylaşımlarımızda insanla olan paylaşımlarımız gibi daha detaycı ve daha mahrem içerikler dahi olabiliyor. Yapay zekanın bir yandan kendi öğrenim yapısı olduğu kadar, aynı zamanda yapay zekayı kullanan kişilerden öğrendiği verilerle birlikte de öğrendiğini görebiliyoruz. Hatta kişinin yapay zekaya geçmişinden, o uygulamayla yapmış olduğu paylaşımlardan yola çıkarak, o kişiye yani müşteriye ilişkin yanıtlar verdiğini de biliyoruz. Doğal olarak yapay zeka bir yandan sizden besleniyor, diğer yandan da algoritma olarak öğrenmiş olduğu diğer kaynaklardan besleniyor. Bu tarz içeriklerin paylaşımını yaptığımızda da yapay zekanın sizin mahrem bilgilerinizle de beslenmesi ve onunla da öğrenmesi anlamına gelmektedir" dedi. "Bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" Paylaşılan verilerin açığa çıkma ihtimali olduğunu belirten Darıcı, "Bu durum, ilerleyen zamanlarda verilerinizin üçüncü kişiler tarafından da kullanılabilmesi riskini de beraberinde getiriyor. Bu durum aynı zamanda sizin profilinizin, duygularınızın, yapay zekayla yapmış olduğunuz paylaşımların, geçmişinizin, merak etmiş olduğunuz ve sorduğunuz şeylerin bu bilgisayar algoritması içerisinde var olması ve onun da bu bilgilere sahip olması anlamına geliyor. Bu tarz içeriklerin paylaşılıyor olması, yarın bir gün verilerle alakalı bir sıkıntı yaşandığı zaman sizin verilerinizin de afişe olması anlamına gelebilir. Yapay zeka uygulamalarında firmaların kendi içlerinde bu verileri belirli şartlar altında kullandıklarını, hatta bazılarının da bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşılabileceğini, yapay zeka kullanmadan önce onayladığımız sözleşmede zaten otomatik olarak kabul etmiş oluyorsunuz. Böylesi bir durumda ilerleyen zamanda reklam, pazarlama, siyasal bir amaçla veya belirli bir profili tahmin etme gibi amaçlarla da kullanılabilir. Bu nedenle yapay zekayla ister istemez o sohbetler yapılırken belirli paylaşımlar yapılmak zorunda, ancak bunun da bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" diye konuştu. "Mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" Kişisel Verileri Koruma Kanunu söz konusu olsa da verilerin sızıntı durumunda ortaya dökülebileceğini unutmamak gerektiğinin altını çizen Darıcı, "Her ne kadar da karşınızdaki firma sizin verilerinizi koruyacağını ifade ediyor olsa dahi veya ‘biz anlaşma yaptığımız üçüncü şahıslara karşı verememe konusunda, reklam pazarlama iş birliği yaparız’ gibi bir içeriği söz konusu olsa da, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Sizin atmış olduğunuz herhangi bir veriniz, bu bir fotoğraf olabilir, bir içerik, herhangi bir metin veya doküman olabilir, bu yapay zekayı hem eğiten hem de bunu üçüncü kişilerle pazarlayan bir yapısı söz konusu olabilir. Önemli olan burada kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Nisan 2026 Perşembe- 11:16
Menteşe Atatürk Turizm MTAL’de bilim rüzgarı
2
04 Nisan 2026 Cumartesi- 13:20
Uzmanı uyardı: "Kişisel veriler, mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı"
3
02 Nisan 2026 Perşembe- 14:01
I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu
4
02 Nisan 2026 Perşembe- 11:51
İzmitli robotik takımlar, Turknet’in teknoloji altyapısıyla FRC’de yarıştı
5
03 Nisan 2026 Cuma- 09:28
Düzce Üniversitesi’nde savunma sanayi ve teknoloji zirvesi
22 Mart 2024 Cuma - 18:28
Edirne’de iki genç mühendis yerli ve milli taşınabilir şarj istasyonu üretti
Edirne’de iki genç mühendis elektrikli araçlar için yerli ve milli taşınabilir şarj istasyonu geliştirdi.
22 Mart 2024 Cuma - 18:21
Edirne’de iki genç mühendis yerli ve milli taşınabilir şarj istasyonu üretti
Edirne’de iki genç mühendis elektrikli araçlar için yerli ve milli taşınabilir şarj istasyonu geliştirdi. Elektrikli araç sürücülerinin şarj istasyonu bulmakta zorlandığı süreç boyunca mobil şarj istasyonu projesini hayatta geçirmek için yola çıktıklarını söyleyen mühendisler, geliştirdikleri ürün sayesinde artık böyle bir sorunun yaşanmayacağını ifade ettiler. 2 buçuk kilogram ağırlığında olan taşınabilir cihaz, hafifliği bakımından da sürücülere büyük kolaylık sağlıyor. Yaklaşık 3 yıl içerisinde büyük emeklerle geliştirdikleri mobil şarj istasyon cihazını başarılı bir şekilde bütün testlerden geçiren genç mühendisler, seri üretim için gün sayıyor. “Yerli imkânlarla kendimiz üretmeye karar verdik” Elektrikli araç şarj istasyonları ürettiklerini belirten elektrik ve elektronik mühendisi Yılmaz Çelik, “Bu istasyonlar araç bagajında taşınabilir mobil istasyonlar. İlk prototipimiz bittikten sonra çok fazla dışa bağlı komponent olduğunu fark edip, bu komponentleri de yurt içinde yerli imkânlarla kendimiz üretmeye karar verdik. Daha sonrasında bunu hayata geçirip dışa bağımlılığı sonlandırmış olduk. Taşınabilir şarj istasyonlarının azlığından kaynaklı bu ürünü üretmeye yöneldik. Ürün bizim için tamamen yerli bir hale gelmiş oldu ve aslında bu da bizim için bir gurur kaynağı diyebilirim. Yurtdışında üretilip ülkemize gelen bir sürü cihaz var, yani bunları birçoğumuz fark ediyoruz bu farkındalıkla yola çıkarak bizim gibi genç adaylar girişimlerde bulunup bu projeleri gerçekleştirebilirler. Hepimizde bunu yapabilecek yeteneğin olduğunu düşünüyorum” dedi. “Ülkemiz için yeni ürünler üretmeliyiz” İki genç girişimci olarak yola çıktıklarını ifade eden makine mühendisi Berk Ciravoğlu, ”Kullanıcıların kolaylığı açısından hayatını kolaylaştırabilecek bir şarj istasyonu ürettik. İnsanlar evinde, iş yerinde, ofislerde, yazlıklarında istediği yerde aracını güvenle şarj edebilecek. Şarj istasyonu açığını görerek başladık. İnsanların araçları var fakat şarj istasyonu bulmakta zorlanıyorlar. Biz de bu konuda bir girişim yapalım, neden kendi şarj istasyonunu yanında taşıyamasın dedik. Araç şarj istasyonumuz aynı zamanda güneş paneli destekli olarak da çalışabilmektedir. Hedeflerimiz, uluslararası alanda da ürünümüz yaymak. Ülkemizin adını duyurmak, bu dışa bağımlılığın önüne geçmektir. Biz bu yola çıktığımızda elimizde hiçbir şey yokken sıfırdan başlayıp, bir kâğıt kalemle başlayarak buralara kadar geldik. Bu odalardan bu istasyonlar çıkmaya başladı. Şuanda yüzde yüz güvenilir, testlerden geçmiş ve global olarak da ilerleyecek bir ürün yaptık. Fiyatımız 650 dolar civarında, emsallerinden çok daha düşük neredeyse yüzde elli daha düşük şekilde aslında bunu üretmeyi hedefliyoruz ve ürünümüz çok hafif, taşınabilir iki buçuk kilo ağırlığında daha da hafifletmeyi hedefliyoruz. ARGE’lerimiz devam ediyor. Daha da geliştirmeye çalışıyoruz. Teknolojiyi takip ediyoruz. Bizim artık kendi ürünlerimizi üretmemiz gerekiyor. Burada ilham olmamız, insanlara ivme kazandırmamız, teknolojik altyapıya destek sağlamamız gerekiyor. Herkes elini taşın altına koymalı. Ülkemiz için yeni ürünler üretmeliyiz” şeklinde konuştu. “Proje sayesinde bu şarj imkanına kavuştuk” Elektrikli aracını şarj etmenin zorluğunu vurgulayan araç sürücüsü Cihan Arda Turut, “Arkadaşlarımızın yaptığı bu proje sayesinde bu şarj imkanına kavuştuk. Aynı zamanda bir tek bizim gibi elektrikli araç sürücüleri değil. Elektrikli scooter, elektrikli bisiklet süren teknoparkta birçok mühendis arkadaşımız var. Onlara da bu imkan sağlanmış oldu” ifadelerini kullandı.
22 Mart 2024 Cuma - 16:56
Gezeravcı: "Zor imkanlarla geleceğe yatırım yapan devletimize minnettarım"
İlk Türk Astronot Alper Gezeravcı, Kayseri Üniversitesi’nde (KAYÜ) gençlerle bir araya geldi.
22 Mart 2024 Cuma - 16:47
Sergilenen milli uçak motorları göz yaşarttı
Eskişehir Valiliği ev sahipliğinde sergilenen TEI üretimi uçak motorları ziyaretçilerini gururlandırırken, ürünleri incelerken gözleri yaşaran emekli öğretmen Selahattin Karahan, “Onur verici yani, insanın onur duymaması mümkün değil ki. Keşke şuan öğretmenliğim devam etseydi, sınıflarımı, öğrencilerim toplar getirirdim buraya” dedi. Türkiye’nin Eskişehir’den yükselen küresel havacılık şirketi TEI, Eskişehir Valiliği ev sahipliğinde, Vilayet Meydanı’nda yerli ve millî havacılık motorlarını sergilemeye başladı. Alanda; geçtiğimiz günlerde ilk ateşlemesi gerçekleşen Türkiye’nin ilk millî turbofan uçak motoru TEI-TF6000, art yakıcı modül ile 10 bin libre itki üretecek türevi TEI-TF10000, millî helikopter Gökbey’e güç veren Türkiye’nin ilk millî turboşaft motoru TEI-TS1400, Yerli Karaşahin Genel Maksat Helikopterlerine güç veren T700-TEI-701D turboşaft motoru ve ANKA, AKSUNGUR ve BAYRAKTAR TB3’e güç veren Türkiye’nin millî turbodizel havacılık motoru TEI-PD170 Eskişehir Vilayet Meydanı’ndaki sergi ile halkla buluştu. 4 gün boyunca, 12.30 - 20.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek etkinliğin ilk gününde ziyaretçiler, adeta alana akın etti. Gencinden yaşlısına, birçok vatandaş motorları yakından inceleyip TEI görevlilerinden detaylı bilgi aldı. “İnsanın onur duymaması mümkün değil ki” Etkinlikte motorları yakından inceleyen Selahattin Karahan isimli emekli öğretmen duygu dolu anlar yaşadı. Gözleri dolan ve “Ben İsrail’in bize sattığı Heron’ları çok iyi hatırlıyorum. Tamir etmediklerini çok iyi biliyorum” diyen Karahan şöyle konuştu; "Onur verici, gurur verici, biz bunu 100 yıldır bekliyorduk. Bu yeni değil, ölmeden gördük bu günleri. Hamdolsun Rabbime bu gençlerin sayısını arttırsın. Şimdi, az önce röportaj veren hocam dedi ki, ‘Eğer siz bunları yapmasaydınız bizi yaşatmazlardı biz bu topraklarda. Ben de öyle inanıyorum Güçlü olursanız ayakta durursunuz. Güçlü olmazsanız bu topraklar bize yar etmezler. Onun için emek verenleri, çalışanları kutluyorum alınlarından öpüyorum. Ben motor mu gördüm hayatımda? Uçak motoru mu gördüm? Kaan motoru mu gördüm? Helikopter motoru mu gördüm? Görmedim ki hep başkasına ihtiyaç duyduk. Ben İsrail’in bize sattığı Heron’ları çok iyi hatırlıyorum. Tamir etmediklerini çok iyi biliyorum. O yüzden biz yaşadık bunları. Rabbim sayılarınızı arttırsın, gücümüze güç katsın mübarek Ramazan gününde. Onur verici yani, insanın onur duymaması mümkün değil ki. Keşke şuan öğretmenliğim devam etseydi, sınıflarımı, öğrencilerimi toplar getirirdim buraya. Sınıfta anlatmazdım, getirir burada gösterirdim bunları. Çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, inşallah daha güzel günlere siz götüreceksiniz bu ülkeyi. Başaracaksınız, inanın buna.” "Bunlar Türkiye’nin yaptığı milli bir üretim olduğu için gurur duyuyoruz" Etkinlikte motorları inceleyen ve gururlu olduğunu söyleyen bir başka vatandaş Hidayet Akyol ise şöyle konuştu; "Bunlar Türkiye’nin yaptığı milli bir üretim olduğu için gurur duyuyoruz. Tabii ki bunları burada görmek güzel ve şu anda incelediğim motor TB3’ler ile Aksungur’larda, yani silahlı kuvvetlere güç katan her şeyde kullanılıyor. Bu bizim için bir gurur kaynağı. Bunu burada görmek hepimizi mutlu ediyor. Millet olarak gururluyuz. Son geliştirilen Kızılelma daha büyük bir uçak olduğu için herhalde onun motoru daha güçlü. Tabii bununla da gurur duyuyoruz. Şu anda gördüğüm 5 farklı motor var. Hepsi de birbirinden farklı geliştirilmiş. Dizelinden tutalım, jet ve turbo motor şeklinde bunların hepsi bizim için gurur kaynağı."
22 Mart 2024 Cuma - 16:45
Gezeravcı: "Zor imkanlarla geleceğe yatırım yapan devletimize minnettarım"
İlk Türk Astronot Alper Gezeravcı; Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) öğrencileriyle bir araya geldi. Gezeravcı burada yaptığı konuşmada; "Devletimizin bu güçlü iradesine, ortaya koyduğu vizyona ve bu günlerin zor şartlarında yine de sizlerin geleceğinin çalınmasına müsaade etmeden zor imkanlarla sizlerin geleceğine yatırım yaptığı için devletimize minnettarım" dedi. KAYÜ Konferans Salonu’nda düzenlenen programın açılışında konuşan Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa; "İlk Türk astronotumuz ve ülkemizin milli uzay programı çerçevesinde başarılı bir şekilde görevini tamamladı. Hepimiz heyecanla izledik, büyük gurur duyduk. İnşallah bu gençler içerisinden de Alper Gezeravcı’lar çıkacak, bu memleketi daha da ileriye getireceğiz. Türkiye’yi ve Türk’ün gücünü her daim dünyaya duyuracağız" dedi. Astronot olma yolculuğunu anlatan Alper Gezeravcı ise; "Bize en yakın noktada Avrupa Uzay Ajansı var; 22 tane üyesi, 5 tane de gözlemci üyesi var 27 tane ülkeden oluşuyor. Avrupa Uzay Ajansı insanlı uzay görevlerinde bizden çok daha fazla tecrübesi olan bir kuruluş. Bu alanda yaptığı birçok görev var. 2008 yılında en son astronot sınıfını seçmişler, halihazırda seçilmiş grup göreve devam ediyor. 2020 yılında tekrardan bir astronot grubu seçmeye karar vermişler. Seçim süreci 1 buçuk yıl sürmüş ve sonunda ilgili uzay ajansının başkanı şöyle bir açıklama yaptı; ’Biz burada göreve geldikten sonra Avrupa Uzay Ajansı’nın kapsadığı 27 ülke içerisinde uzay farkındalığını o kadar iyi bir seviyeye getirdik ki astronot seçim sürecinde tam 22 bin tane Avrupa Birliği vatandaşı bu sürece başvurdu. Üst seviyede büyük ilgi ve talep topladı’. 100 yıllık tarihimizde daha önce insanlı uzay görevi icra etmemiş olduğumuz halde devletimizin güçlü iradesiyle bu alanda hedef koyduktan sonra ilk defa yapılan seçim sürecine tek ülke olarak tam 36 bin vatandaşımız başvuru yaptı. Bu bizim ülkemizin her zaman gururlanmasına neden olacak bir zenginlik. Genç yaş ortalamamız ve nüfusumuzun dinamik, heyecanlı ve her alanda bir şey başarmaya azimli bu genç topluluğu" ifadelerini kullandı. "Atılan adımlar yadırganırsa, yarın çok daha yadırganacak hale düşeriz" Türkiye Cumhuriyeti devletinin gençlerin geleceği için zor imkanlara rağmen yatırım yaptığını sözlerine ekleyen Gezeravcı; "Bu yapılan görevin amacı sizlersiniz. Biz; hakikaten geçmişte internetin açığa çıktığı dönemde ’alakamız olmaz’ diyen insana bile bugün elinin altındaki telefonda her türlü ihtiyacını görmek hayatın sıradan bir işlevi haline gelmişse uzayın da hayatımızın çok daha yaygın bir parçası olacağına şüpheniz olmasın. İnsanoğlunun Mars’a erişim noktasında koyduğu bu çok ciddi niyetin ara erişim noktası ay. Ayda bir lojistik üs kurulması kesin. Bu lojistik üssünün kurulmasına yönelik olarak birçok ülkenin hala müşterek olarak yürüttüğü faaliyet takvimi var. Biz; bu derece ilerleyen bir bilimsel alandan geri kalamayız. Bu alanda bu günden ortaya konulan vizyonlarla atılan adımlar yadırganırsa, yarın çok daha yadırganacak hale düşmek durumunda kalırız. Bir alanda daha ’keşke’ diyeceğimiz bir pişmanlık sahası ortaya çıkar. Dolayısıyla devletimizin bu güçlü iradesine, ortaya koyduğu vizyona ve bu günlerin zor şartlarında yine de sizlerin geleceğinin çalınmasına müsaade etmeden zor imkanlarla sizlerin geleceğine yatırım yaptığı için devletimize minnettarım" diye konuştu. İlk Türk Astronot Alper Gezeravcı, daha sonra öğrencilerin sorularını yanıtladı. (TB-
22 Mart 2024 Cuma - 16:42
Sergilenen milli uçak motorları göz yaşarttı
Eskişehir Valiliği ev sahipliğinde sergilenen TEI üretimi uçak motorları ziyaretçilerini gururlandırırken, ürünleri incelerken gözleri yaşaran emekli öğretmen Selahattin Karahan, “Onur verici yani, insanın onur duymaması mümkün değil ki. Keşke şuan öğretmenliğim devam etseydi, sınıflarımı, öğrencilerim toplar getirirdim buraya” dedi. Türkiye’nin Eskişehir’den yükselen küresel havacılık şirketi TEI, Eskişehir Valiliği ev sahipliğinde, Vilayet Meydanı’nda yerli ve millî havacılık motorlarını sergilemeye başladı. Alanda; geçtiğimiz günlerde ilk ateşlemesi gerçekleşen Türkiye’nin ilk millî turbofan uçak motoru TEI-TF6000, art yakıcı modül ile 10 bin libre itki üretecek türevi TEI-TF10000, millî helikopter Gökbey’e güç veren Türkiye’nin ilk millî turboşaft motoru TEI-TS1400, Yerli Karaşahin Genel Maksat Helikopterlerine güç veren T700-TEI-701D turboşaft motoru ve ANKA, AKSUNGUR ve BAYRAKTAR TB3’e güç veren Türkiye’nin millî turbodizel havacılık motoru TEI-PD170 Eskişehir Vilayet Meydanı’ndaki sergi ile halkla buluştu. 4 gün boyunca, 12.30 - 20.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek etkinliğin ilk gününde ziyaretçiler, adeta alana akın etti. Gencinden yaşlısına, birçok vatandaş motorları yakından inceleyip TEI görevlilerinden detaylı bilgi aldı. “İnsanın onur duymaması mümkün değil ki” Etkinlikte motorları yakından inceleyen Selahattin Karahan isimli emekli öğretmen duygu dolu anlar yaşadı. Gözleri dolan ve “Ben İsrail’in bize sattığı Heron’ları çok iyi hatırlıyorum. Tamir etmediklerini çok iyi biliyorum” diyen Karahan şöyle konuştu; "Onur verici, gurur verici, biz bunu 100 yıldır bekliyorduk. Bu yeni değil, ölmeden gördük bu günleri. Hamdolsun Rabbime bu gençlerin sayısını arttırsın. Şimdi, az önce röportaj veren hocam dedi ki, ‘Eğer siz bunları yapmasaydınız bizi yaşatmazlardı biz bu topraklarda. Ben de öyle inanıyorum Güçlü olursanız ayakta durursunuz. Güçlü olmazsanız bu topraklar bize yar etmezler. Onun için emek verenleri, çalışanları kutluyorum alınlarından öpüyorum. Ben motor mu gördüm hayatımda? Uçak motoru mu gördüm? Kaan motoru mu gördüm? Helikopter motoru mu gördüm? Görmedim ki hep başkasına ihtiyaç duyduk. Ben İsrail’in bize sattığı Heron’ları çok iyi hatırlıyorum. Tamir etmediklerini çok iyi biliyorum. O yüzden biz yaşadık bunları. Rabbim sayılarınızı arttırsın, gücümüze güç katsın mübarek Ramazan gününde. Onur verici yani, insanın onur duymaması mümkün değil ki. Keşke şuan öğretmenliğim devam etseydi, sınıflarımı, öğrencilerimi toplar getirirdim buraya. Sınıfta anlatmazdım, getirir burada gösterirdim bunları. Çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, inşallah daha güzel günlere siz götüreceksiniz bu ülkeyi. Başaracaksınız, inanın buna.” "Bunlar Türkiye’nin yaptığı milli bir üretim olduğu için gurur duyuyoruz" Etkinlikte motorları inceleyen ve gururlu olduğunu söyleyen bir başka vatandaş Hidayet Akyol ise şöyle konuştu; "Bunlar Türkiye’nin yaptığı milli bir üretim olduğu için gurur duyuyoruz. Tabii ki bunları burada görmek güzel ve şu anda incelediğim motor TB3’ler ile Aksungur’larda, yani silahlı kuvvetlere güç katan her şeyde kullanılıyor. Bu bizim için bir gurur kaynağı. Bunu burada görmek hepimizi mutlu ediyor. Millet olarak gururluyuz. Son geliştirilen Kızılelma daha büyük bir uçak olduğu için herhalde onun motoru daha güçlü. Tabii bununla da gurur duyuyoruz. Şu anda gördüğüm 5 farklı motor var. Hepsi de birbirinden farklı geliştirilmiş. Dizelinden tutalım, jet ve turbo motor şeklinde bunların hepsi bizim için gurur kaynağı." (BT-Y)
22 Mart 2024 Cuma - 14:33
Türk ve Avustralyalı bilim insanlarının iş birliği bakterilerle mücadelede çığır açacak
DESAM Araştırma Enstitüsü araştırmacılarından Dr. Ferdiye Taner ve Doç. Dr. Steve Petrovski’nin birlikte yürüttüğü uluslararası proje ile kampüsünde yer alan doğal göletin sularından izole edilen üç bakteriyofaj, en yaygın hastane enfeksiyon kaynağı olan çoklu ilaca dirençli Pseudomonas aeruginosa ile mücadelede umut verdi. Bakterilerin antibiyotiklere karşı direncinin artması, pek çok bakteriyel enfeksiyonun tedavisini zorlaştıran ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından küresel bir halk sağlığı tehdidi olarak kabul edilen bir durum. Bakteriyofajlar ise bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde antibiyotiklere alternatif olabilecek en etkili yöntem. Yakın Doğu Üniversitesi’nin uluslararası iş birlikleri ile yürüttüğü çalışmalar sonucunda izole edilen yeni bakteriyofajlar bütün dünyada insan sağlığını tehdit eden antibiyotik dirençli bakterilere karşı güçlü bir alternatif oluşturuyor. Türk ve Avustralyalı bilim insanlarının doğal göletten izole ettiği bakteriyofajlar antibiyotiğe dirençli hastane enfeksiyonlarına karşı umut verdi Yakın Doğu Üniversitesi ve Avustralya’daki La Trobe Üniversitesi iş birliğinde yürütülen “Pseudomonas aeruginosa Suşlarında Antibiyotik Direncinin Yayılmasının Moleküler Mekanizması ve Yeni Bakteriyofajların Alternatif Tedavi Yaklaşımı Olarak Araştırılması” projesinin de merkezinde yer alan bakteriyofajlar bakterilere karşı etkili bir biyolojik mücadele yöntemi. “Bakterio” (bakteri) ve “faj” (yemek) kelimelerinden türetilen bir terimle isimlendirilen bakteriyofajlar, bakteriyel hücrelerin içine girerek kendi genetik materyallerini enjekte ediyor ve hücre içerisinde çoğalıyor. Bu süreç sonucunda bakteriyel hücre patlatılarak yok ediliyor ve bakteriyofajlar serbest kalarak sonraki hedef bakteri hücreyi enfekte edebiliyor. DESAM Araştırma Enstitüsü araştırmacılarından Dr. Ferdiye Taner ve La Trobe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Steve Petrovski’nin yürüttüğü projede, Başkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Başustaoğlu ve Doç. Dr. Aylin Üsküdar Güçlü de yer alıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Tamer Şanlıdağ, Yakın Doğu Üniversitesi Kit Üretim Laboratuvarı sorumlularından Dr. Gökçe Akan, Dr. Gülten Tuncel ve DESAM Araştırma Enstitüsü araştırmacıları Prof. Dr. Murat Sayan ve Doruk Kaynarca da proje ekibinde yer alıyor. Ayrıca La Trobe Üniversitesi’nden Vaheesan Rajabal de projeye katkı sağlayan bilim insanları arasında yer alıyor. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Bu önemli adım, bilimsel ilerlemede uluslararası iş birliklerinin gücünü bir kez daha ortaya koydu” Türk ve Avustralyalı bilim insanlarının birlikte yürüttüğü uluslararası projenin, küresel olarak insan sağlığını tehdit eden antibiyotik direnci konusunda umut veren bir sonuç ortaya çıkardığını söyleyen Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Bu önemli adım, bilimsel ilerlemede uluslararası iş birliklerinin gücünü bir kez daha ortaya koydu” ifadesini kullandı. Üniversite’nin dünya genelinde 150’nin üzerinde üniversite ve kurumla iş birliği yaptığını hatırlatan Prof. Dr. Günsel, “Bilimin ve iş birliğinin gücüyle, insanlığın karşı karşıya olduğu sağlık tehditlerine karşı yürütülen mücadeleye kararlı bir şekilde katkı vermeye devam edeceğiz” dedi. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Bilimsel çalışmalara her zaman destek vermeye devam edeceğiz” Kendisi de bir mikrobiyolog olan ve yürütülen projede de görev alan Rektör Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ise küresel bir sağlık tehdidi haline gelen antibiyotik direncine karşı La Trobe Üniversitesi ile yaptıkları iş birliğinin ilk meyvelerini vermesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi. Yapılan çalışmaları daha da ileriye taşımak için DESAM Araştırma Enstitüsü’nün bir parçası olarak, bakteriyofajlar üzerine araştırmaların yürütülmesine imkan sağlamak amacıyla bir “Bakteriyofaj Araştırma Merkezi” kuracaklarını da açıklayan Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Bilgi ve becerilerin paylaşımıyla bizlere umut veren bilimsel çalışmalara her zaman destek vermeye devam edeceğiz” dedi. Prof. Dr. Şanlıdağ, “Başta araştırmacımız Dr. Ferdiye Taner ve La Trobe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Steve Petrovski olmak üzere, insanlık adına çok önemli bir adım atan tüm meslektaşlarımı gönülden kutluyorum” dedi. Dr. Ferdiye Taner: “Elde ettiğimiz üç yeni bakteriyofaj, antibiyotik direncine karşı verdiğimiz mücadelede büyük bir umut verdi” Projenin yürütücülerinden DESAM Araştırma Merkezi araştırmacısı Dr. Ferdiye Taner ise üç yeni bakteriyofaj ürettikleri projenin antibiyotik direncine karşı mücadelede büyük bir umut verdiğini vurguladı. Bakteriyofajların genetik yapılarının detaylı incelenmesi ve enfeksiyon mekanizmaları üzerine yoğun araştırmalar sürdürdüklerini söyleyen Dr. Ferdiye Taner, “Çalışmalarımız, bakteriyofajların hedef alabileceği bakteri türlerini daha iyi anlamayı ve daha etkin tedavi yöntemleri geliştirmeyi amaçlıyor. Bu sayede, bakteriyofaj terapisinin potansiyelini yükselterek, dirençli bakteri enfeksiyonlarına karşı daha güçlü bir mücadele yürütülebilir” dedi. Antibiyotik direnci kazanan bakterilerin neden olduğu ölümlerin küresel olarak artan bir kamu sağlığı endişesi haline geldiğini ifade eden Dr. Taner, “Yeni bakteriyofajlar keşfederek, alternatif bir tedavi yaklaşımı olarak kullanılabilecek ve antibiyotik direncinin gelişimini engellemek için kullanılabilecek güçlü bir çözüm üretme hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
22 Mart 2024 Cuma - 11:55
Türk Telekom’dan Avrupa’da bir ilk
Türkiye’de dijital dönüşümün liderlerinden Türk Telekom, yenilikçi teknolojilere yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Türk Telekom’un ZTE iş birliğiyle gerçekleştirdiği, Avrupa’da bir ilk olan 3’ü 1 arada 50G PON Combo denemesinde ulaşılan başarı ve rekor hız Berlin’de düzenlenen FTTH Konferansı’nda açıklandı. Türk Telekom, Avrupa’da ilklerden birine imza attı. Türk Telekom ile ZTE iş birliğiyle Ankara Türk Telekom İnovasyon ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen 3’ü 1 arada 50G PON Combo (aynı anda 2,5G/10G/50G PON) denemesi başarıyla tamamlandı. Tek bir fiber üzerinden kayda değer 50Gbps+ indirme hızlarına ulaşan deneme, Berlin’de gerçekleştirilen FTTH Konferansı’nda duyuruldu. Söz konusu teknoloji, saniyede 50 gigabit’e varan bağlantı hızıyla kullanıcılara farklı bir ağ deneyimi sunacak. 8K etkileşimli video uygulamaları, 3D bulut tasarımı, yapay zeka uygulamaları gibi süreçlerde kullanıcılara yenilikçi çözüm sağlayacak. Türk Telekom Destek Hizmetleri ve Satınalma Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Beytur, “Türk Telekom olarak ülkemizin dijital dönüşümüne liderlik ediyor, inovatif projeler geliştirmeyi sürdürüyoruz. ZTE iş birliği ile rekor hızlara ulaştığımız 3’ü 1 arada 50G PON Combo denemesi de bunun en son örneği. Yenilikçi çözümlerde öncü adımlar atmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. ZTE Türkiye CEO’su Yong Jie, konuyla ilgili, "MWC 2022’de ZTE, dünyanın ilk hassas 50G-PON prototipini tanıttı. 2022 yılında 50G PON standardı son halini aldı ve sektörde büyük ilgi gördü. 2025’e kadar 50G-PON endüstri zincirinin ticarileşmeye hazır olması bekleniyor. ZTE, 50G PON’a dönüşüm yolculuğunun öncülerinden biri olarak, Türk Telekom’un Türkiye’deki kullanıcılarına benzersiz bağlantı çözümleri sunma vizyonunu hızlandırmasına destek vermekten memnuniyet duymaktadır” şeklinde konuştu.,
22 Mart 2024 Cuma - 11:32
Temiz enerjide “yakıt hücresi teknolojisi” ufukta
Son yıllarda havacılık sektöründe temiz enerji üretimindeki problem giderek artıyor ve bu alandaki çözüm arayışları hızla ivme kazanıyor. Temiz enerji üzerine çalışmalar yürüten GreenKnowTech şirketinin CEO’su Doç. Dr. Oğuz Kaan Özdemir, Türkiye’nin yakın gelecekteki yakıt hücresi ihtiyacını karşılamak için harekete geçti. Özdemir, yakıt hücresi teknolojisinin ülkeye kazandırılması için çalışmalara başladıklarını belirtti. Dünya genelinde temiz enerjiye olan talep artarken, yakıt hücresi teknolojisi yeniden ön plana çıkıyor. Özellikle havacılık endüstrisinde daha etkin enerji sağlama potansiyeliyle dikkat çeken bu teknoloji, şu anda sınırlı sayıda kullanılıyor. Sistemin en önemli parçalarından biri olan katalizör üretiminde ise Türk mühendisler yüksek performanslı katalizör üretmek için kolları sıvadı. Doç. Dr. Oğuz Kaan Özdemir’in liderliğindeki Greenknowtech ekibi, çevre dostu PEM tipi yakıt hücresi gibi yeni teknolojiler üzerinde de çalışıyor. PEM tipi yakıt hücresi, verimliliğin yanı sıra düşük sıcaklıklarda çalışabilme ve çevre dostu olma özellikleriyle de öne çıkıyor. Havacılık sektörünün geleceği yakıt hücresinde Havacılık sektörünün geleceğinde yakıt hücresinin önemli bir yer edineceğine değinen YTÜ Yıldız Teknopark firmalarından Greenknowtech’in CEO’su Doç. Dr. Oğuz Kaan Özdemir “Yakıt hücresi kavramı Türkiye’de 2005-2010 yılları arasında oldukça popülerdi, ancak 2010’dan itibaren ilgi biraz kaymaya başladı ve bataryalar ile pil konuları öne çıkmaya başladı. Son dönemde ise özellikle enerji yoğunluğu açısından, yani birim kütle başına düşen enerji miktarı olarak adlandırılan ölçütte, piller özellikle hareketli uygulamalarda, özellikle havacılık gibi alanlarda yetersiz kalıyorlar. Bu noktada, yakıt hücreleri daha etkili bir çözüm sunuyor” dedi. “Sıfır karbon emisyonu yakıt hücresi teknolojisinde kaçınılmaz bir gereklilik” Paris İklim Anlaşması’nın 2050 yılı sıfır karbon emisyonu hedefinin bir parçası olarak yakıt hücrelerinin önemli bir temiz enerji kaynağı olarak öne çıktığını belirten Doç. Dr. Oğuz Kaan Özdemir "Yakıt hücreleri ticarileşme sürecinde bir adım geride kalmış olsa da özellikle Paris Anlaşması’nın etkisiyle ve 2050’de sıfır karbon emisyonu hedefi doğrultusunda, yakıt hücreleri artık kaçınılmaz bir gereklilik haline geliyor. Birçok yakıt hücresi modeli mevcut ancak havacılık sektöründe kullanılabilecek olanlar arasında en önde geleni PEN tipi yakıt hücreleri. PEN tipi yakıt hücrelerini seçmemizin birkaç nedeni var: İlk olarak, verimlilik önemli bir faktör. Diğer yakıt hücrelerine kıyasla, PEN tipi yakıt hücreleri biraz daha iyi bir performans sunuyor. Enerji girişine karşılık ne kadar enerji elde edildiği bizim için önemli bir ölçüttür. İkinci olarak, PEN tipi yakıt hücreleri düşük sıcaklıklarda çalışabilir. Üçüncü ve en önemli özellikleri ise oldukça çevreci olmalarıdır. Hidrojen girişi, hava veya oksijen girişiyle su ve ısı dışında herhangi bir kirletici madde çıkmaz" dedi. “Yeşil enerjiye olan ilgi ve yönelim giderek artıyor” Yakıt hücresi bileşenlerinin üretimine devam edeceklerini açıklayan Doç. Dr. Oğuz Kaan Özdemir “Türkiye’deki enerji sektöründe, yeşil enerjiye olan ilgi ve yönelim giderek artıyor. Bu doğrultuda, mevcut ürünlerimizi pazarlama ve bilgi birikimimizi paylaşma fırsatı bulduk. Geçen yıl, 2023 Mart’ında, YTÜ Yıldız Teknopark bünyesinde Greenknowtech adında bir firma kurduk. Hem danışmanlık hizmeti veriyoruz hem de yakıt hücresi teknolojisi üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Eğer dünyanın birçok yerinde bu teknolojiler uygulanabiliyorsa, Türkiye’de de uygulanabilir. Yakın zamanda TÜBİTAK 1507 projesine başvurduk ve yakıt hücresi teknolojisinin bir bileşenini üretme hedefimiz doğrultusunda adımlar atmaya devam ediyoruz.” dedi.
22 Mart 2024 Cuma - 11:15
Casper VIA X40’ın kullanıcılarına sağladığı 10 fayda
Kullanıcıların günlük yaşamını daha kolay ve eğlenceli hale getirmeyi amaçlayan Türkiye’nin teknoloji markası Casper; 6.67” FHD+ AMOLED ekrana, yapay zekâ destekli 24MP ön kameraya ve 8GB RAM’a ek 8GB VRAM desteğe sahip Casper VIA X40’ın kullanıcılara sağladığı 10 faydayı paylaştı. 33 yıldır sektörde yer alan Casper, telefon kullanımında beklentisi yüksek olan kullanıcılar için ürettiği Casper VIA X40’ın özellikleri ve modern tasarımıyla tüm beklentileri karşılamayı amaçlıyor. Marka; 6.67’’ FHD+ AMOLED ekrana, 5 bin mAh yüksek batarya kapasiteye, 256GB hafızaya, yapay zekâ destekli 50MP+5MP+2MP arka kameralara, NFC ve hızlı şarj desteğine sahip Casper VIA X40’ın kullanıcılara sağladığı 10 faydayı ise tek tek paylaştı. Üst düzey geniş ekran kalitesi Video izlerken ya da oyun oynarken daha canlı, daha parlak görüntüler 6.67 inç genişliğindeki FHD+ AMOLED ekran ile mümkün. 120 Hz yenileme hızına ve 500 NIT parlaklığına sahip Casper VIA X40, AMOLED ekran ile renkleri optimize ederek parlaklık, canlılık ve netliği kusursuz bir şekilde harmanlayarak kaliteli bir ekran deneyimi sunuyor. Parmak izi bırakmayan 3D Glass tasarım Casper’a özel olarak üretilen 3D glass tasarım, Casper VIA X40’a dayanıklılık ve şıklığı bir arada sunuyor. Arka kasa ve kenarlara doğru incelen tasarım, aynı zamanda parmak izi bırakmaz bir özellik kazandırarak kullanıcılara premium bir görüntü sağlıyor. Yapay zekâ destekli 14 farklı çekim modu Alanında dünya devi Arcsoft’un yapay zekâ destekli kamerasını kullanan Casper VIA X40 ile kullanıcılar, hem fotoğraf hem videoda kullanılabilen güzellik modu, 4 kat yavaş çekim modu, panorama gibi birbirinden özel 14 farklı çekim modu ile kalite standartlarını bir üst boyuta taşıyabiliyor. Yapay zekâ destekli ön ve arka kamera Global trend teknolojileri kamerasında da bulunduran Casper VIA X40, 50MP gelişmiş arka kamerası ile yüksek çözünürlüklü ve canlı fotoğraflar çekilebilirken, farklı açılardan görüş imkanı sağlayan 5MP geniş açı kamerası ve 2MP makro kamerasıyla net, derin ve odaklı fotoğraflara imkan tanıyor. Dinamik özçekimleri de mümkün kılan Casper VIA X40, 24MP ön kamerasıyla canlı ve net fotoğraflara imkan sağlıyor. Özel çekim modları Hem fotoğraf hem de video çekiminde kullanılabilen güzellik modu, 4 kat yavaş çekim modu, panorama gibi birbirinden özel 14 farklı çekim modu dünya devi Arcsoft yazılımları ile sunuluyor. Yapay zeka desteğine sahip ‘Ultra Gece Modu’ ise karanlıkta dahi net çekimleri mümkün kılıyor. 256GB geniş hafızaya ek 1 TB daha artırılabilir hafıza Yüksek performansının yanı sıra 256GB geniş hafızası ile aynı anda birçok uygulamanın kullanılmasına yardımcı olan Casper VIA X40, 84.000 fotoğraf, 26 saat 1080P video kaydı veya 48 saat 720P video saklanmasına imkan tanıyor. Üstelik micro SD özelliği sayesinde de 1TB daha artırılabiliyor. Yüksek pil kapasitesi 5 bin mAh batarya kapasitesine sahip Casper VIA X40, uzun soluklu kullanım avantajı sayesinde telefondan maksimum verim alınmasını sağlıyor. Bu sayede kullanıcılar günlük kullanımlarında pil yüzdesini kontrol etmek zorunda kalmıyor. Yüksek performans yenilikçi teknoloji Kullanıcılar, 2.2Ghz CPU performansına sahip MediaTek G99 chipset ile CPU ve GPU verimliliğinde zirveyi görebiliyor. Casper VIA X40, 6nm olan chipset yapısı sayesinde optimum termal verimlilik sağlayarak maksimum performans sunmayı hedefliyor. Bu sayede kullanıcılar en zorlu uygulamaları dahi takılmadan, sorunsuz bir şekilde çalıştırabiliyor. Her zevke hitap eden renk seçenekleri Zarif tasarımı sadece ekranıyla sınırlamayan Casper VIA X40, her kullanıcının beğenisine hitap edecek Gece Mavisi, Gece Siyahı ve VIA Beyazı olmak üzere 3 farklı renk seçeneğiyle şık ve modern bir tasarım sunuyor. NFC ile kolay ödeme yöntemi NFC teknolojisine sahip Casper VIA X40 sayesinde kullanıcılar ödeme, veri paylaşımı gibi teknolojik yenilikleri tek bir noktada toplayabiliyor. Dahili QR modu ile para çekme, linke ulaşma işlemleri kolaylıkla yapılıyor. Kullanıcılar Casper VIA X40 sayesinde cüzdan taşımak zorunda olmamanın keyfini sürüyor.
21 Mart 2024 Perşembe - 15:16
Türkiye’nin ilk askeri uçak motoru başarıyla ateşlendi
TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk askeri uçak motoru TEI-TF6000 başarıyla ateşlendi.
21 Mart 2024 Perşembe - 15:15
İBF’de “Sosyal Medyada Yapay Zekâ ile Veri Analizi” konuşuldu
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) tarafından düzenlenen “Sosyal Medyada Yapay Zekâ ile Veri Analizi” başlıklı seminer, İletişim Bilimleri Fakültesi Lidya Salonunda gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Serap Şişman Uğur’un konuşmacı olduğu seminere çok sayıda kişi katılım gösterdi. Dr. Öğr. Üyesi Uğur: “Veri doğru okunduğunda sadece geçmişi değil muhtemel geleceği de anlatır” Sosyal medyada veri analizinin yapay zekâ uygulamalarıyla birleşerek, markalara, pazarlamacılara ve araştırmacılara kullanıcı davranışlarını anlamalarında, stratejilerini geliştirmelerinde ve rekabet avantajı elde etmelerinde yardımcı olduğuna dikkat çeken Eğitim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Serap Şişman Uğur, sözlerine şöyle devam etti: “Bir kuruma ait sosyal medya hesabı yönetirken bir kurum kimliği oluşturmanız, oluşturulan kimliğe göre de strateji geliştirmeniz gerekir. Kuruma bir imaj itibar analizi yapmanız gerekir ve kurumla alakalı verileri kullanmayı bilmeniz gerekir. Bütün bu süreci yönetirken veriyi kullanırsınız. Veri analizini yapabilmek ciddi bir bilgi ve deneyim gerektirir. Yapay zekâ son yıllarda bu konuda insanlara düşen yükü çok hafifletmiş durumda. Siz artık veri işlemeyi bilmeseniz de sizin yerinize işleyebilir, yorumlayabilir. Sosyal medyada veri analizi, takipçilerinizin ve satış amaçlı kullanıyorsanız ürününüzü alan müşterilerin sizden ne beklediğini ve ne istediklerini tespit etme konusunda çok gereklidir. Yapay zekâ veri analiz uygulamalarıyla metin verilerini analiz ederek duygu analizi, trend tahmini, anket analizi, demografik analiz ve hedef kitle segmentasyonu yapılabiliyor. Sosyal medya veri analizi uygulamalarının geleceğinde ise artırılmış gerçeklik kullanılarak yeni ve etkileşimli deneyimler sunulabilir, nesnelerin internet ile bağlantıları geliştirilerek daha kapsamlı sonuçlar ortaya çıkabilir. Ayrıca gelecekte sosyal medya veri analizi uygulamalarının etik ve mahremiyet standartlarına uygun şekilde kullanılması önem kazanacaktır. “ “Sosyal Medyada Yapay Zekâ ile Veri Analizi” semineri soru cevap kısmından sonra sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder