TEKNOLOJİ
Avrupa Birliği destekli projede CANİKMAN rüzgârı 03 Mayıs 2026 Pazar - 13:59:46 Samsun’un Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik’ projesinde Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyeler ve eğitim çalışmaları hakkında gençlere bilgiler verdi. Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik’ projesinde CANİKMAN coşkusu yaşandı. Yenilikçi teknolojiler, yapay zekâ araçlarının çalışma hayatında etkin kullanımı ve dijital girişimcilik konularında uygulamalı eğitimler gerçekleştirilen proje çerçevesinde Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu olan CANİKMAN, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyeler ve keşif alanları hakkında gençlere bilgi verdi. Türkiye’nin 12 farklı ilinden projede katılımcı olarak yer alan gençlerin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde buluştuğu programda CANİKMAN, kampüste yaş düzeyine göre sürdürülen eğitim çalışmaları hakkında gençlerin sorularını yanıtladı. Yenilikçi teknolojiler ve siber güvenlik konularında gençlerde farkındalık oluşturmak ve teknoloji okuryazarı bireyleri topluma kazandırmaya yönelik projelere devam ettiklerini kaydeden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Teknolojiye yön veren, hayal eden, tasarlayan ve üreten bir gençlik için hız kesmeden çalışmaya devam ediyoruz" dedi. "Canik’imizde bilim ve teknoloji seferberliğimizi sürdürüyoruz" Akıncı TİHA’nın ve CANİKMAN’in gençlere ilham olduğuna değinen Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde bilim ve teknoloji seferberliğimizi sürdürüyoruz. Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve paydaş kurumlarımızla iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik projemizle gençlerimizi, 4 gün boyunca yapay zekâ araçları ve dijital girişimcilik üzerine uygulamalı eğitimlerle, alanında uzman isimlerle bir araya getirdik. Nüfusa kaydedilen ilk insansı robotumuz CANİKMAN ile atölye etkinlikleri gerçekleştiren, ondan bilim ve teknoloji alanında sürdürdüğümüz uygulamalı ve ücretsiz eğitim çalışmalarımızı dinleyen gençlerimize, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüz hakkında bilgiler verdik. Canik’te dijital yetkinlikleriyle farkındalık oluşturan, bilim ve teknoloji alanında değer üreten nesiller yetiştirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. İnsansı robot CANİKMAN’in anlatımları eşliğinde Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyelerde ve keşif alanlarında incelemelerde bulunan gençler, kampüs bahçesinde bulunan Akıncı TİHA ve insansı robot CANİKMAN ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 13:10 BARÜ, TÜBİTAK tarafından desteklenen 4 projesiyle bilimsel üretimini güçlendiriyor Bartın Üniversitesinin (BARÜ) TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenen 4 projesiyle sağlık, biyoteknoloji ve çevre alanlarında yenilikçi çözümler geliştirilecek. Bartın Üniversitesi (BARÜ) bilimsel araştırma ve yenilik odaklı çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda BARÜ’lü akademisyenlerin yürütücülüğünü yaptığı 4 proje, Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu. BARÜ’nün sağlık, biyoteknoloji, ilaç geliştirme ve sürdürülebilir çevre ekosistemi alanlarında yürüteceği projelerle toplumsal ihtiyaçlara yönelik önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Probiyotiklerden elde edilen biyomalzemeler yara iyileşmesine katkı sunacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu’nun yürütücülüğünü yaptığı projede, probiyotik bakterilerden elde edilen maddelerin yara iyileştirme süreçlerindeki potansiyeli araştırılacak. "Fenolik birleşenler ile Lacticaseibacillus rhamnosus GG Probiyotik Bakterisinin Sinbiyotik Kombinasyonundan Üretilen Ekzopolisakkaritlerin Yara İyileştirme Uygulamalarındaki Biyomalzeme Potansiyeli" başlıklı projeyle, yeni nesil doğal biyomalzemelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek doğal biyomalzemelerin antioksidan ve antibakteriyel özellikleri incelenerek sağlık alanında yenilikçi uygulamalara katkı sunulacak. Çalışmada, BARÜ Fen Fakültesinden Doç. Dr. Yavuz Erden ile Arş. Gör. Sena Davran Bulut araştırmacı olarak yer alırken bir yüksek lisans öğrencisi de bursiyer olarak görev alacak. Alzheimer hastalığına yönelik yeni ilaçlar geliştirilecek BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Parham Taslimi’nin yürütücülüğündeki "Alzheimer Hastalığı İçin Çoklu Hedefe Yönelik Benzimidazol-2-Selenon Türevlerinin Tasarımı, Enzimatik ve Hücresel Düzeyde Biyolojik Değerlendirilmesi" başlıklı projeyle yeni nesil ilaç adaylarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Farklı enzimleri aynı anda etkileyebilen maddelerin tasarlanacağı çalışmada aday moleküller, biyolojik testler ve ileri analiz yöntemleriyle değerlendirilecek. Proje; ileri düzey ilaç tasarımı, biyokimya, farmakoloji ve hesaplamalı kimya alanlarını bir araya getiren güçlü bir disiplinler arası araştırma niteliği taşıyor. Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci’nin danışman olarak yer aldığı projede İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Dr. Öğretim Üyesi Nastaran Sadeghian, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak çalışacak. Diyabet tedavisi için yenilikçi yaklaşımlar araştırılacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian’ın yürütücülüğünü yaptığı projeyle diyabet gibi yaygın ve kronik bir hastalığa yönelik çoklu hedefli ilaçların geliştirilmesi planlanıyor. "Nitrobenzil Sübstitüentli Benzimidazolyum Tuzlarının Diyabet İçin Çoklu Hedefli İlaç Potansiyelinin Araştırılması" başlıklı projeyle yenilikçi tedavi stratejilerinin geliştirilmesi ve toplum sağlığının iyileştirilmesi hedefleniyor. Özgün birleşenlerin sentezleneceği çalışmadan elde edilen sonuçların, yeni nesil tedavi yöntemlerine katkı sunması hedefleniyor. Çalışmada, Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci danışman olarak İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Doç. Dr. Parham Taslimi, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak yer alıyor. Kuraklık stresine karşı bitkisel dayanıklılık artırılacak Bartın Orman Fakültesinden Arş. Gör. Eren Baş’ın yürütücüsü olduğu "Arbusküler Mikorizal Fungus (AMF) ve Strigolakton Uygulamalarının Kuraklık Stresine Karşı Etkileri" adlı projede, kuraklık stresine karşı bitki dayanıklılığını artırmaya yönelik biyolojik yöntemler incelenecek. İklim değişikliğinin kuraklık üzerindeki etkilerine karşı çözüm üretmeyi amaçlayan proje, sürdürülebilir orman ve mera yönetimi ile biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik önemli veriler ortaya koyacak. Ayrıca kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir bitkisel üretim, toprak sağlığının korunması, orman ve mera ekosistemlerinin dayanıklılığının artırılması ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara da destek sunacak. Projede, Bartın Orman Fakültesinden Prof. Dr. Şahin Palta danışman, Prof. Dr. Halil Barış Özel araştırmacı olarak yer alırken Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden Prof. Dr. Semra Demir ve Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Boyno da araştırmacı olarak görev alacak. BARÜ’nün bilimsel üretkenliğinin ve araştırma kapasitesinin her geçen gün daha da güçlendiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Üniversitemizde yürütülen nitelikli bilimsel çalışmalarının destek görmesinde memnuniyet duyuyoruz. Toplumsal katkı odaklı yenilikçi çalışmalarıyla bilim dünyasına katkı sunan akademisyenlerimiz Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu, Doç. Dr. Parham Taslimi, Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian ile Arş. Gör. Eren Baş’ı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:52 Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:50 Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Sultanbeyli’de bilinçli teknoloji seferberliği: 23 bin öğrenciye akıllı dijital eğitim seti
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:46 Sultanbeyli’de bilinçli teknoloji seferberliği: 23 bin öğrenciye akıllı dijital eğitim seti Sultanbeyli Belediyesi, teknolojiyi çocukların gelişimi için güvenli bir limana dönüştürüyor. İlçedeki 23 bin ilkokul öğrencisine hediye edilen "Dijital Eğitim Seti" ile çocuklar şiddet ve reklam içeren içeriklerden uzaklaşarak; akıl oyunları ve zeka egzersizleriyle hem eğleniyor hem öğreniyor. Sultanbeyli Belediyesi, ilçedeki eğitim kalitesini artırmak ve çocukları teknolojinin zararlı etkilerinden koruyarak verimli yönleriyle tanıştırmak amacıyla önemli bir projeye imza attı. İlçe genelinde 2, 3 ve 4. sınıflarda eğitim gören yaklaşık 23 bin öğrenciye kapsamlı bir "Dijital Eğitim Seti" hediye edildi. Okul ziyaretlerinde öğrencilerle bir araya gelerek setleri bizzat takdim eden Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, projenin sadece bir hediye dağıtımı değil, çocukların dijital alışkanlıklarını dönüştürme hamlesi olduğunu vurguladı. "İstiyoruz ki çocuklarımız üreten ve geliştiren bireyler olsun" Teknolojinin bilinçsiz kullanımının önüne geçmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Ali Tombaş, projenin vizyonunu şu sözlerle açıkladı: "2, 3 ve 4. sınıflarda öğrenim gören yaklaşık 23 bin evladımıza ulaştırdığımız bu setlerle yalnızca bir hediye sunmuyor; ekran başında geçen süreyi akıl oyunlarıyla desteklenen, keşif dolu deneyimlere ve kalıcı öğrenmeye dönüştürüyoruz. İstiyoruz ki yavrularımız teknolojinin sadece tüketicisi değil; onu bilinçle kullanan, üreten ve geliştiren bireyler olsun." "Teknolojiyi bilinçli kullansınlar istiyoruz" Projenin aileler için de büyük bir rahatlık sağladığına dikkat çeken Başkan Tombaş, "Velilerimiz açısından iç rahatlatan bir model ortaya koyuyoruz. ’Çocuğum dijital ortamda neyle vakit geçiriyor?’ sorusunun cevabını netleştiriyoruz. Biz teknolojiye karşı duran değil, onu çocuklarımızın geleceği için doğru yerde kullanan bir anlayışa sahibiz. Amacımız çok net: Çocuklarımız teknolojinin kölesi değil, efendisi olsun; ondan fayda üreten nesiller yetişsin" ifadelerini kullandı. Şiddet ve reklam yok, "akıl oyunları" var Dağıtılan dijital eğitim setleri, ebeveynlerin en büyük endişesi olan "güvenli içerik" sorununa da çözüm getiriyor. Pedagojik hassasiyetle hazırlanan 90 farklı oyun ile çocukların ekran başında harcadıkları zamanı; akıl oyunlarıyla desteklenen, keşif dolu deneyimlere ve kalıcı öğrenmeye dönüştürülüyor.
Sinop’ta 4 projeye 39,5 milyon TL hibe
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:44 Sinop’ta 4 projeye 39,5 milyon TL hibe Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) IPARD III Programı kapsamında Sinop’ta toplam yatırım tutarı 55,9 milyon TL olan 4 projenin sözleşmesi imzalandı. Projelere 39,5 milyon TL hibe desteği sağlanacak. IPARD III Programı kapsamında, 6. ve 7. proje çağrıları sonucunda Sinop’ta destek almaya hak kazanan 4 projenin sözleşmesi imzalandı. Sözleşme imza töreni, Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan’ın katılımıyla Sinop Valiliği Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda konuşan Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan şunları söyledi: "Bugün; üretimi büyüten, istihdamı güçlendiren ve kırsal kalkınmayı doğrudan destekleyen yeni yatırımların sözleşmelerini imzalamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bugün burada yeni üretim sahalarını, gençlerimiz ve kadınlarımız için açılacak istihdam kapılarının sözleşmelerini imzalayacağız. Çünkü biz şuna yürekten inanıyoruz. Bir şehrin gerçek gücü; toprağında üreten çiftçisinde, atölyesinde çalışan ustasında, serasında emek veren girişimcisinde, kooperatiflerinde ve yerel kalkınma birliklerinde saklıdır. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından yürütülen IPARD III Programı kapsamında, altıncı ve yedinci çağrı dönemlerinde ilimizden 4 yeni proje daha destek almaya hak kazandı. Bu projelerin toplam yatırım tutarı 55,9 milyon lira, hibe desteği ise 39,5 milyon liradır. Desteğe hak kazanan projelerimiz; Saraydüzü S.S. Yaylacılı Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifimizin makine parkı yatırımı, Boyabat ilçemizden girişimcimiz Ahsen Şahin’in ahşap oyuncak üretim tesisi, Merkez ilçemizden girişimcimiz Cansu Uyanık’ın serada süs bitkisi yetiştiriciliği yatırımı, Gerze ilçemizde Yerel Eylem Grubu Derneğimizin yürüteceği yerel kalkınma stratejisi projesidir. Bu projeler; tarımdan sanayiye, seracılıktan yerel kalkınmaya uzanan geniş bir yelpazede Sinop’un üretim gücünü büyüteceğine inancım tamdır. Ayrıca özellikle vurgulamak isterim ki; bu projelerin önemli bir bölümünün kadın girişimcilerimiz tarafından hayata geçiriliyor olması bizleri ayrıca gururlandırmaktadır. Kadınlarımız üretimde daha çok yer aldıkça, kırsalda hayat güçlenmekte; aile ekonomileri büyümekte; gençlerimiz memleketlerinde iş bulabilmektedir. Projelerin büyük bölümünün 2026 yılı sonuna kadar tamamlanmasını hedefliyoruz. Bugün imzaladığımız bu sözleşmeler, sadece bugünü değil; Sinop’un yarınlarını inşa etmektedir. 10 Haziran 2024’ten bu yana IPARD Programı kapsamında ilimizde desteklenen proje sayımız 12’ye ulaşmıştır. Toplam yatırım tutarımız 137 milyon lirayı, sağlanan hibe desteği ise 80,5 milyon lirayı aşmıştır. KDV muafiyetleriyle birlikte baktığımızda, Sinop’ta yaklaşık 164 milyon liralık bir yatırım hacmi ortaya çıkmıştır. Bu tablo bize şunu açıkça göstermektedir. Sinop; tarımda, hayvancılıkta, su ürünlerinde, ahşap işleme sanayisinde, yenilenebilir enerjide ve yerel kalkınma projelerinde çok güçlü bir potansiyele sahiptir. Biz Valilik olarak, üretimden yana olan, istihdam oluşturan, katma değer üreten her yatırımcımızın yanında durmaya devam edeceğiz. Kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın kendi topraklarında üretmesini, gençlerimizin doğdukları şehirde çalışmasını ve geleceğini burada kurmasını çok önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni çağrılarla birlikte bu desteklerin daha da artmasını; daha fazla yatırımın hayata geçmesini; daha çok insanımıza iş kapısı açılmasını hedefliyoruz. Bu vesileyle; emeği geçen tüm kurumlarımıza, TKDK teşkilatımıza, yatırımcılarımıza, kooperatiflerimize ve projeleriyle Sinop’umuza değer katan girişimcilerimize teşekkür ediyorum. Bu yatırımların; ilimize, ilçelerimize, köylerimize; üretime, istihdama ve berekete dönüşmesini temenni ediyorum." IPARD III Programı kapsamında hayata geçirilecek projelerin Sinop’ta tarım ve kırsal kalkınmaya katkı sağlaması ve bölgedeki yatırım potansiyelini artırması bekleniyor.
Yangına ’otonom’ müdahale
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:12 Yangına ’otonom’ müdahale Kayseri’de lise öğrencilerinin yarıştığı 57. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na katılan öğrencilerin geliştirdiği Otonom Spektroskopik Gözlem ve Müdahale Robotu, yangını otonom olarak tespit ederek sınıfına göre söndürme müdahalesi uygulanmasını sağlıyor. Kayseri’de düzenlenen 57. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na Aksaray Bilim ve Sanat Merkezi’nden katılan öğrencilerin yapmış oldukları Otonom Spektroskopik Gözlem ve Müdahale Robotu, yangınların spektral boylarını tespit ederek her yangın türüne göre farklı bir söndürme tekniğinin devreye girmesini sağlıyor. Robot, eksik yanma, bakır, sodyum gibi farklı ateş türlerini lazer ve kızıl ötesi ile tespit ederek ateşin türüne göre söndürme müdahalesi uygulanmasını sağlıyor. Proje ortaklarından lise 2. sınıf öğrencisi Melih Gümüşsoy, can ve mal kaybını en aza indirmek için doğru söndürme teknikleriyle yangına müdahale etmek istediklerini söyleyerek, "Projenin ana amacı, yangınları spektral parmak izlerine göre analiz yapmak, tespit ve müdahale etmek. Yakın zamanda yaşanan Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki gibi yangınların büyümesinin sebebi yangının türü. Bu tür yangınlara çözümler üretmek istiyoruz" dedi. Proje ortaklarından lise 1. sınıf öğrencisi Enes Özkaya ise robotun normal bir kameradan farklı olarak bin 920 dalga boyunda kanallara ayırdığını söyleyerek, "Burada yapmış olduğumuz robot tehlikeli kimyasal reaksiyonların ayrışmasında büyük bir kolaylık sağlıyor. Normal bir kameradan farklı olarak 3 değil, bin 920 farklı dalga boyunda kanallara ayırarak inceliyor ve bu incelemeler sonucu spektral analiz grafikleri her bir nanometre 0.26 piksele tekabül edecek şekilde grafikler oluşturuyor. Hafızasında referans grafikler Pearson korelasyonunu kullanarak tehlike anında kaydetmiş olduğu grafiklerle karşılatıyor. Eşik değerini geçtiği zaman yangınları sınıflandırıp gerekli müdahaleleri yapmamızı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Lise 2. sınıf öğrencisi Kayra Alican Arkcı da "TÜBİTAK için hazırlığımız bu proje yangınların spektral boylarını tespit ederek her reaksiyona özel bir müdahale imkânı sunuyor. Yaptığımız farklı deneyler sonucunda farklı müdahaleler uygulamaktadır. Sodyum alevi deneyinde robot sadece hava motoru ile müdahalede bulunmaktadır. Çünkü su, sodyum ile tepkimeye girerek bir patlama oluşturma riski var. Eksik yanma deneyinde robot yüzde 40 güçte hava motorunu çalıştırıyor ve oksijen takviyesi yapıyor. Bu sayede zehirli bir gaz olan karbanmonoksit salınımını engellemiş oluyor" dedi.
Gıdadan kansere kadar etkili yeni kimyasal bileşik patent aldı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:03 Gıdadan kansere kadar etkili yeni kimyasal bileşik patent aldı Dört üniversitenin ortak çalışmasıyla geliştirilen ve patenti tescillenen yeni kimyasal bileşik, yüksek antioksidan özelliğiyle gıdadan enerji depolamaya, kanser araştırmalarından ileri teknolojilere kadar birçok alanda yenilikçi uygulamaların önünü açıyor. Yakın Doğu Üniversitesi’nin, İstanbul Üniversitesi, Arel Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi ile ortaklaşa geliştirdiği "Antrakinon Türevi Yeni Bir Bileşik, Sentez Yöntemi ve Çok Alanlı Kullanım Potansiyeli" başlıklı patent resmi olarak tescillendi. Geliştirilen antrakinon türevi, antioksidan özelliği yüksek olan özel bir kimyasal bileşik. Çok sayıda sektörde ticarileştirilebilecek nitelik Yakın Doğu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi NERİTA tarafından yürütülen ve fikri mülkiyet koruması altına alınan çalışma, 2019 yılında başlatılan Ar-Ge sürecinin ürünü. Patent kapsamında yeni bir antrakinon türevi kimyasal bileşik geliştirilirken, bileşiğin çevre dostu, ekonomik ve endüstriyel üretime uygun bir yöntemle sentezlenmesi ortaya kondu. Geliştirilen teknoloji, laboratuvar çalışmasının ötesinde çok sayıda sektörde ticarileştirilebilecek nitelik taşıyor. Gıdadan enerjiye, sağlıktan ileri teknolojilere uzanan kullanım alanı Geliştirilen antrakinon türevi, sahip olduğu yüksek antioksidan özellikler sayesinde gıda, tekstil ve ambalaj sektörlerinde ürünlerin raf ömrünü uzatmaya yönelik koruyucu uygulamalara imkan tanıyor. Bu yönüyle buluş, farklı sektörlerde yaygın kullanım potansiyeli sunuyor. Geliştirilen bileşik, lityum-iyon piller, süperkapasitörler, redoks akış pilleri ve enerji dönüşüm sistemlerinde kullanılabilecek elektrokimyasal özellikler taşıyor. Bu sayede yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkili değerlendirilmesine ve sürdürülebilir enerji depolama çözümlerinin geliştirilmesine katkı sunabilecek. Çalışmanın öne çıkan bir diğer yönü ise sağlık alanındaki potansiyel katkıları. Yapılan laboratuvar çalışmaları, geliştirilen antrakinon türevinin özellikle meme kanseri hücrelerinin çoğalmasını baskılayıcı etki gösterdiğini ortaya koydu. Mevcut tedavilere dirençli ve tedavi seçenekleri sınırlı hasta gruplarında etkili olabileceği değerlendirilen buluş, yeni nesil kanser ilaçlarının geliştirilmesi açısından umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor. "Bu tür çalışmalar, bilimin doğrudan yaşam kalitesine dokunan bir değere dönüşebileceğini ortaya koyuyor" Tescillenen patentle ilgili değerlendirmede bulunan Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, üniversitelerinin bilimsel üretimi somut değere dönüştürmeyi temel bir yaklaşım olarak benimsediğini vurguladı. Geliştirilen bileşiğin gıdadan enerjiye, sağlıktan ileri teknolojilere uzanan geniş bir kullanım alanına sahip olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Günsel, üniversitede yürütülen ve patentle tescillenen bu tür çalışmaların, bilimin doğrudan yaşam kalitesine dokunan bir değere dönüşebileceğini ortaya koyduğunu ifade etti. Üniversitelerinin hedeflerine de değinen Prof. Dr. Günsel, "Dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında yer alan bir kurum olarak hedefimiz; disiplinler arası çalışmaları destekleyen, yenilikçi, sürdürülebilir ve yüksek katma değer üreten bilimsel projelerle yolumuza kararlılıkla devam etmektir. Bu yaklaşımımızın merkezinde, bilimin toplumun gerçek ihtiyaçlarına dokunması, yaşam kalitesini artıran çözümler üretmesi ve bilimsel bilginin doğrudan toplumsal faydaya dönüşmesi yer alıyor" dedi. "Ortak akıl ve disiplinlerarası çalışmalar, bilimsel üretimin en güçlü itici gücüdür" Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ise çalışmanın üniversiteler arası iş birliği ve multidisipliner yaklaşımın somut bir sonucu olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Şanlıdağ, "Bu patent; farklı üniversitelerin ve disiplinlerin bilgi birikimini ortak bir hedef doğrultusunda bir araya getiren güçlü bir akademik iş birliğinin ürünüdür. Günümüz bilim dünyasında kalıcı ve yüksek etkili sonuçlar, ancak ortak akıl ve disiplinler arası çalışmalarla mümkün olabiliyor" dedi. Üniversite olarak bilimsel çalışmaların yalnızca teorik düzeyde kalmamasını önemsediklerini belirten Prof. Dr. Şanlıdağ, "Üniversiteler arası iş birlikleriyle güçlenen multidisipliner projeler, bilginin üretime ve toplumsal faydaya dönüşmesini hızlandırıyor. Bu yaklaşım, üniversitemizin araştırma ve yenilik stratejisinin temel taşlarından biridir" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Şanlıdağ, özellikle sağlık alanında yakın zamanda yeni patent başvuruları yapacaklarını da sözlerine ekledi.
TUA Başkan Yardımcısı Dulkan: "Uzay teknolojilerinde etkin rol üstlenen bir Türkiye’yi görmek istiyoruz"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 13:30 TUA Başkan Yardımcısı Dulkan: "Uzay teknolojilerinde etkin rol üstlenen bir Türkiye’yi görmek istiyoruz" SAMSUN (İHA) – Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, "Türkiye’nin uzay alanında yalnızca dışarıdan teknoloji ve hizmet temin eden bir ülke konumunda kalması yeterli değildir. Kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve uzay politikalarına yön veren karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen bir Türkiye’yi görmek istiyoruz" dedi. Uluslararası Uzay Kongresi Kampüs Buluşmaları, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. 8’incisi düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Kampüs Buluşmaları, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Ardından protokol konuşmaları gerçekleştirildi. Astronot Tuva Cihangir Atasever, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Danışmanı ve IAC 2026 Direktörü Emine Doğruok ve IAC Uluslararası Program Komitesi Eş Başkanı Prof. Dr. Mustafa Arif Karabeyoğlu’nun da katıldığı programda açılış konuşmalarını OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ve TUA Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan yaptı. "Uzay teknolojilerinde etkin rol üstlenen bir Türkiye’yi görmek istiyoruz" Türkiye’nin uzay alanında etkin rol oynaması gerektiğinin altını çizen Türkiye Uzay Ajansı Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, "Dünyanın en büyük ve en prestijli uluslararası uzay etkinliği olan Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), tarihinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilecektir. Biz artık uzay faaliyetlerini sadece bir bilimsel macera olarak değil, bugün milyarlarca dolarlık bir ekonomik alan olarak görüyoruz. Bugün 600 milyar dolara erişmiş olan bu hacmin 2030’lu yıllarda 1,8 trilyon doları aşması bekleniyor ki bu çok ciddi bir rakam. Genellikle ekonomideki büyüme, örneğin OECD ülkelerinde yıllık artış yüzde 3-4 arasındayken, uzay sektöründeki artış yüzde 10’un üzerinde seyretmekte. Bu ciddi bir rakam. Bizim de bu pastada yer almamız lazım. Uzay ekonomisinin sunduğu yüksek ekonomik potansiyelin yanı sıra uzay faaliyetleri, ülkemiz açısından bilimsel ilerleme, teknolojik yetkinlik ve milli güvenlik bakımından da stratejik bir önem taşımaktadır. Bu çerçevede Türkiye’nin uzay alanında yalnızca dışarıdan teknoloji ve hizmet temin eden bir ülke konumunda kalması yeterli değildir. Kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve uzay politikalarına yön veren karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen bir Türkiye’yi görmek istiyoruz" diye konuştu. Uzay alanında üzerlerine düşen görevlerin bilincinde olduklarına değinen Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın ise, "Bugün uzay çalışmaları klasik anlamda keşif kavramının çok ötesine geçmiş, yüksek katma değer üreten stratejik ve sürdürülebilir bir ekonomik alan haline gelmiştir. Günümüzde küresel uzay ekonomisi yaklaşık 700 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmış; mevcut projeksiyonlar ise bu rakamın 2035 yılında 1,8 trilyon dolara yaklaşacağını göstermektedir. Bu büyüme, uydu ve fırlatma gibi doğrudan uzay faaliyetlerinin yanında uzaydan elde edilen veri ve teknolojilerin tarımdan ulaşıma, çevreden savunmaya kadar pek çok alanda küresel ekonomiye sağladığı katkılardan kaynaklanmaktadır. Bu yönüyle uzay ekonomisi artık yalnızca devletlerin faaliyetleri olmaktan çıkmış; üniversitelerin bilgi üretimi, girişimcilerin yenilikçi çözümleri ve genç araştırmacıların üretken gücüyle beslenen dinamik bir yapıya dönüşmüştür. Bu alanlarda sürdürülebilir ilerleme; nitelikli araştırma altyapıları, disiplinler arası iş birlikleri ve güçlü insan kaynağı ile mümkündür. Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik anlayışımızla yürüttüğümüz akademik çalışmalar, uzay teknolojileriyle birleştiğinde güçlü bir toplumsal etki oluşturmaktadır" şeklinde konuştu. Bir gün süren buluşma programı, katılımcıların sunum ve tecrübe paylaşımlarının ardından sona erdi.
Samsun’da Yapay Zeka Destekli Medya Uzmanlığı eğitimi sona erdi
10 Şubat 2026 Salı - 17:31 Samsun’da Yapay Zeka Destekli Medya Uzmanlığı eğitimi sona erdi SAMSUN (İHA) – Samsun’da düzenlenen ve 2 gün süren Yapay Zeka Destekli Medya Uzmanlığı eğitimini başarıyla tamamlayan 74 kursiyer, sertifikalarını aldı. Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi, İletişim Başkanlığı, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ile Samsun Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğinde düzenlenen Yapay Zeka Destekli Medya Uzmanlığı eğitimi, 2 günlük programın ardından bugün yapılan sertifika töreni ile sona erdi. Eğitimin sonunda kursu başarıyla tamamlayan 74 kursiyer, sertifikalarını Samsun Vali Yardımcısı Mustafa Yıldız, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Pınar Sumer, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş ve Basın İlan Kurumu Samsun Bölge Müdürü Nedim Engin’in elinden aldı. Programın açılışında konuşan Samsun 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yusuf Ziya Çakır, dünyada her 5 kişiden 1’inin yapay zekayı kullandığını, 2 günlük eğitimin de Samsun’da görev yapan medya çalışanlarının işlerini oldukça kolaylaştıracağını söyledi. Etkinliğe ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını dile getiren Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "Yapay zeka destekli medya uzmanlığı eğitim sertifika törenine ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Sertifika almaya hak kazanan herkese hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonraki yaşantınızda bu destekle beraber mesleklerinde çok daha iyi şeyler yapacağınıza inanıyoruz. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz" dedi. Yapay zekanın hayatın her alanında olduğu gibi medya sektöründe de önemli bir yer edindiğini ifade eden Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürü Ebu Bekir Ayrancı, "2 gün boyunca burada eğitimler aldık. Ben de bir kursiyerdim. 2 günlük eğitim programından dolayı hocalarımıza, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’na, yer temini konusunda bize her zaman ev sahipliği yapan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’na, Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne ve Samsun Valiliği’ne teşekkür ediyor, sertifika töreninin hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu. İletişim Başkanlığı ile bu yıl içerisinde 3’üncü kez proje gerçekleştirdiklerine dikkat çeken OKA Genel Sekreter Vekili Seda Dönmez ise, "İletişim Başkanlığı ile birlikte 1 yıl içerisinde 3’üncü projeyi hayata geçiriyoruz. Bu kadar yoğun iş birliği yapmaktan gurur duyuyoruz. 2026 programlarını da yeni duyurduk. Yeni projeleri de bekliyoruz. Katılımcılar bu teknik destekten memnun kalmışlarsa ve hocalarımız projenin bir paydaşı olmaktan mutlu olmuşlarsa bizler amacımıza ulaşmışız demektir. Tüm katılımcılara şükranlarımı iletiyorum" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından program, toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.
Lise öğrencileri işitme engelli anneler için hayat kolaylaştıran uygulama geliştirdi
10 Şubat 2026 Salı - 16:25 Lise öğrencileri işitme engelli anneler için hayat kolaylaştıran uygulama geliştirdi Samsun’da lise öğrencileri, işitme engelli annelerin bebeklerinin ağlama sesini fark edebilmesi için bebek sesine duyarlı mobil bildirim sistemi geliştirdi. Samsun İbrahim Tanrıverdi Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri Yiğit Hafız Saraçoğlu ve Ümmügülsüm Metin, öğretmenleri Selim Türk danışmanlığında işitme engelli annelere yönelik, "Sesimi Gör Anne" adlı bir mobil uygulama geliştirdi. Proje, bebek ağlaması gibi hayati öneme sahip seslerin işitme engelli annelere anlık olarak bildirilmesini amaçlıyor. "Anlık bildirim gönderiyor" Projeyi anlatan lise öğrencisi Yiğit Hafız Saraçoğlu, bebek ağlamasının en temel iletişim aracı olduğunu belirterek, "İşitme engelli anneler, bebeklerinin ağladığını duyamadığı için zamanında müdahale edemeyebiliyor. Projemiz bu sorundan yola çıktı. Geliştirdiğimiz mobil uygulama, bebeğin ağlama sesini algıladığında hem telefona hem de akıllı saate titreşimli bildirim gönderiyor" dedi. Uygulamanın bildirim gecikme süresinin 180 ile 260 milisaniye arasında olduğunu ifade eden Saraçoğlu, bunun neredeyse anlık bir uyarı sağladığını söyledi. Uygulama geliştirme sürecinde yaklaşık 80 farklı bebek ağlama sesinin sisteme tanımlandığını belirten Saraçoğlu, kapı gıcırtısı ve televizyon sesi gibi çevresel seslerin ise arka plan gürültüsü olarak uygulamaya eklendiğini kaydetti. Uygulamanın çalışma prensibini de anlatan Saraçoğlu, "Telefonun mikrofonu ortam sesini sürekli dinliyor. Sesin şiddeti, kullanıcının belirlediği hassasiyet değeriyle karşılaştırılıyor. Eşik değerin üzerindeki sesler analiz ediliyor. Bu sesin çevresel bir gürültü mü yoksa bebek ağlaması mı olduğu tespit ediliyor. Eğer bebek ağlamasıysa, anneye titreşimli bildirim gönderiliyor" diye konuştu. "Sesimi Gör Anne" projesiyle işitme engelli annelerin bebek bakımında daha güvenli ve hızlı müdahale edebilmesinin hedeflendiği belirtildi.
ETÜ Tulpar Uzay ve Roket Kulübü CERN’i ziyaret etti
10 Şubat 2026 Salı - 15:56 ETÜ Tulpar Uzay ve Roket Kulübü CERN’i ziyaret etti Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) öğrenci topluluklarından Tulpar Uzay ve Roket Kulübü, modern fiziğin ve ileri mühendisliğin dünya çapındaki en önemli merkezlerinden biri olan CERN’i ziyaret etti. Gerçekleştirilen teknik gezi kapsamında kulüp üyeleri parçacık hızlandırıcıları, deney altyapıları ve ileri mühendislik sistemleri hakkında yerinde gözlem yapma imkânı buldu. Derslerde teorik olarak ele alınan sistemlerin uygulamadaki karşılıklarını inceleyen öğrenciler, büyük ölçekli bilimsel projelerin planlama, mühendislik ve disiplinler arası çalışma boyutlarını yakından tanıdı. Ziyarete ilişkin değerlendirmede bulunan Tulpar Uzay ve Roket Kulübü akademik danışmanı, Fen Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Murat Aydemir, CERN ziyaretinin öğrenciler açısından son derece önemli bir deneyim olduğunu belirterek: "Geçtiğimiz süreçte üniversitemiz CERN tarafından yürütülen DRD5 - Kuantum Algılama Dedektör Ar-Ge İş Birliği Projesi’ne araştırmacı kurum olarak kabul edilmişti. Bu proje kapsamında nano ölçekli kuantum noktaların üretilmesi ve optimizasyonu, bu yapıların dedektör alt sistemlerine entegrasyonu, kuantum algılayıcı özellikte kalorimetre modüllerinin geliştirilmesi ve yarı iletken iz sürücü dedektörlerde ve sintilatörlerde kuantum algılama uygulamalarının gerçekleştirilmesi planlanıyor. Ayrıca ışınım testleri, veri alımı, ileri veri analizi, dedektör modelleme ve simülasyon çalışmaları da yapılacak. Bizler de bu sürecin bir parçası olarak Tulpar Uzay ve Roket Kulübü üyelerimiz ile CERN’i ziyaret etme fırsatı yakaladık. Öğrencilerimizin bu ileri düzey teknolojilerin geliştirildiği araştırma ortamlarını yerinde görmeleri, büyük ölçekli deneysel altyapıları tanımaları ve uluslararası bilimsel iş birliği kültürünü yakından deneyimlemeleri son derece kıymetli oldu. Bu ziyaretin, öğrencilerimizin hem akademik hem de mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
MTÜ’den dünya çapında akademik başarı
10 Şubat 2026 Salı - 15:47 MTÜ’den dünya çapında akademik başarı MTÜ’lü akademisyenin kayısıda kuraklık ve sulama üzerine yaptığı çalışma, prestijli bilim dergisinde yayımlandı. Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ), dünya kayısı başkenti Malatya için stratejik öneme sahip bir bilimsel başarıya imza attı. MTÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ’ın kayısıda kuraklık stresi ve sulama zamanlaması üzerine yürüttüğü araştırma, bitki biliminin önde gelen dergilerinden BMC Plant Biology (Q1)’de yayımlandı. TÜBİTAK destekli çalışmada, Türkiye kayısı üretiminin yüzde 41’ini karşılayan Malatya kayısısının, iklim değişikliği ve kuraklıktan nasıl etkilendiği hücresel, fizyolojik ve biyokimyasal düzeyde ele alındı. Araştırmada özellikle temmuz ve ağustos aylarında yapılan sulamanın, bir sonraki yılın verimi açısından kritik rol oynadığı tespit edildi. Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ, bu dönemde yaşanan su stresinin çiçek tomurcuğu gelişimini olumsuz etkilediğini belirterek, "Bu aylarda yapılmayan sulamanın zararı daha sonra telafi edilemiyor. Kuraklık altında ağaç, verim yerine hayatta kalmaya odaklanıyor" dedi. Çalışmada, su stresi altındaki ağaçlarda zararlı bileşiklerin arttığı, yaprakların küçüldüğü ve klorofil miktarının azaldığı, bunun da doğrudan kalite ve verim kaybına yol açtığı belirlendi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli de yayımladığı mesajda Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ’ı tebrik ederek, "Üniversitemiz Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ hocamızın, ‘Hacıhaliloğlu’ apricot under simulated drought: morphological, physiological, biochemical, and flower biology responses’ başlıklı çalışmasının BMC Plant Biology dergisinde (2026, 26. cilt) yayımlanması dolayısıyla hocamızı tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu.
Egeli gençler, TEKNOFEST hazırlıklarını sürdürüyor
10 Şubat 2026 Salı - 15:15 Egeli gençler, TEKNOFEST hazırlıklarını sürdürüyor Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda bilimi ve teknolojiyi milyonlarla buluşturacak. Ege Üniversitesi takımları da dev organizasyona yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, TEKNOFEST 2026 kapsamında yarışma hazırlıklarını sürdüren takımlar ile bir araya gelerek, projeler hakkında bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Her yıl yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çeken TEKNOFEST, bu sene de bilim ve teknoloji üretmek isteyen farklı disiplinlerden öğrencilerimizin yine buluşma noktası olacak. Dünyanın en kapsamlı festivali kapsamında roketten yapay zekâya, robotikten tarım teknolojilerine uzanan 52 farklı yarışma gerçekleştirilecek. Hepimizin bildiği gibi TEKNOFEST bir yandan gençlerimize bilim ve teknoloji geliştirme yetkinliği kazandırırken diğer yandan da yenilikçi ve girişimci olmalarına zemin oluşturuyor. Bugün takımlarımızla bir araya gelerek projelerini dinledik. Ar-Ge ve inovasyon öncelikli yenilikçi çalışmaları ile ilgili bilgi aldık. Ege Üniversitesi olarak başta TEKNOFEST olmak üzere ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen yarışmalara büyük önem veriyoruz. Millî Teknoloji Hamlesi yolculuğunda, yenilikçi fikirleriyle geleceğe yön vermek isteyen gençlerimize akademik ve teknik destek vermeye devam edeceğiz" dedi. 52 farklı yarışma ve 127 alt kategoride hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyen tüm teknoloji tutkunları için TEKNOFEST başvuru süreci devam ediyor. Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması, Maden Teknolojileri Yarışması ve eğitim seviyelerine özel olarak kurgulanan İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışmaları bu yıl ilk kez başvuruya açılarak teknoloji tutkunlarına yeni ufuklar ve güçlü deneyim fırsatları sunacak.
Sevgililer Günü’nde mutluluğun teknolojik adresi: Casper
10 Şubat 2026 Salı - 14:56 Sevgililer Günü’nde mutluluğun teknolojik adresi: Casper Casper, Sevgililer Günü’ne özel hediye alternatifleriyle çiftlerin birlikte ürettiği ve paylaştığı anlara eşlik ediyor. Casper, teknolojiyle paylaşılan anları daha özel kılan ürünleriyle Sevgililer Günü’ne özel hediye alternatifleri sunuyor. Markanın tüm tablet ürünlerini bir araya getiren yeni çatı markası Casper PAD, farklı ihtiyaçlara hitap eden güçlü modelleriyle mobil üretkenlikte yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Ailenin en iddialı üyeleri H10 Pen ve H10 Pro, 12,6’’ OLED ekranlarıyla sunduğu derin siyahlar, canlı renkler ve yüksek kontrast sayesinde premium bir görsel deneyim sunuyor. Yüksek performanslarıyla desteklenen bu güçlü ekranlar ister film izlerken ister kalemle çizim yaparken ya da çalışmalar üretirken her anı daha etkileyici ve gerçekçi hale getiriyor. Gücü ve verimliliği buluşturan seçenek: Nirvana S100 Nirvana serisi de Sevgililer Günü için öne çıkan hediye alternatifleri arasında yer alıyor. Casper’ın Nirvana S100 modeli, 16’’ ekran boyutu, 300 nit ekran parlaklığı ile geniş ve canlı görüntü deneyimi sayesinde yeni Nirvana S100 modeliyle fark oluşturuyor. Microsoft Copilot tuşu ile tek dokunuşta akıllı asistana erişim sağlanarak iş süreçleri hızlanırken, power tuşuna entegre parmak izi tanıma güvenliği artırıyor; 3 aşamalı klavye ışığı ise her ortamda konforlu bir kullanım sunuyor. Oyun tutkusunu zirveye taşıyan hediyeler: Excalibur G915 ve G870 Gaming Laptop Casper, Sevgililer Günü’nde oyun tutkunlarını da unutmuyor. Yüksek performans, güçlü donanım ve şık tasarımı bir araya getiren Excalibur G915 Gaming Laptop ve Excalibur G870 Gaming Laptop, oyunseverler için heyecan verici hediye alternatifleri sunuyor. Excalibur G870 modeli; Intel Core i7-13620H ve Core 7 240H işlemci seçenekleriyle RTX 3050, RTX 4050, RTX 5050 ve RTX 5060, RTX 5070 ekran kartı alternatiflerini bir arada sunarak yüksek kare hızları ve akıcı bir oyun deneyimi sağlıyor. MUX Switch teknolojisi sayesinde entegre ve harici ekran kartları arasında anında geçiş yapılabiliyor. Grafik performansında fark oluşturan MUX Switch teknolojisiyle öne çıkan Excalibur G870, entegre ve harici ekran kartları arasında anında geçiş imkânı sunan Excalibur G915 Gaming Laptop; ince ve hafif tasarımını üst seviye performansla birleştiriyor. Intel Core i7-13620H işlemcisi ile RTX 5060 ve RTX 5070 ekran kartı seçenekleri sayesinde rekabetçi oyuncular için güçlü ve iddialı bir alternatif olarak öne çıkıyor. Sevgililer Günü’nde oyun tutkusunu paylaşmak ya da oyunseverlere unutulmaz bir sürpriz yapmak isteyenler için Excalibur serisi, performans dolu bir hediye seçeneği olarak öne çıkıyor.