Son Dakika
|
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
İsrail'in 8 Nisan'daki Lübnan saldırısında can kaybı 357'ye yükseldi
Hyeon-gyu Oh ligde 6 gole ulaştı
Sanchez: "Lübnan’da yeni bir ‘Gazze’ yaşanmasına izin vermeyelim"
Öğretmenleri taşıyan servis ile otomobil çarpıştı: 1 ölü, 10 yaralı
Eski Bakan John Kerry’den çarpıcı itiraf!
Mircea Lucescu son yolculuğuna uğurlandı
Barış Alper Yılmaz’ın Galatasaray’da 200. maç heyecanı
TEKNOLOJİ
Dünyanın en akıllı 21 şehrinden biri Konya oldu
10 Nisan 2026 Cuma - 18:52:56
Konya Büyükşehir Belediyesi, dijitalleşme, inovasyon ve geleceğe hazır şehir vizyonuyla uluslararası arenadaki başarısına bir yenisini ekleyerek, Intelligent Community Forum (ICF)-Akıllı Topluluk Forumu tarafından "2026 Smart21 Topluluğu" unvanını kazandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan Akıllı Şehir Endeks sıralamalarında Türkiye’de son 5 yıldır birinci sırada yer alan Konya, yaptığı çalışmalarla bu alanda dünyanın öncü şehirlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Akıllı Şehircilik uygulamaları dikkatle takip edilen Konya Büyükşehir Belediyesi, ICF tarafından her yıl düzenlenen prestijli ödül programında önemli bir başarıya imza attı. Dünyadaki birçok şehrin yarıştığı; Amerika, İspanya, Brezilya, Kanada, Hollanda ve Tayvan gibi 5 kıtadan 10 ülkenin şehirlerinin finalist olarak yer aldığı listede Konya, dünyanın en başarılı 21 akıllı topluluğundan biri ilan edildi. "Şehrimiz adına büyük bir gurur kaynağı" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, elde edilen başarının Konya adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Konya olarak teknolojiyi merkeze alan, sürdürülebilir ve insan odaklı şehircilik anlayışıyla yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Şehrimizin dünyanın önde gelen şehirlerinin de yer aldığı bu tür prestijli platformlarda adının anılması, hayata geçirdiğimiz akıllı şehir uygulamalarının ne kadar doğru bir vizyonla ilerlediğinin göstergesidir. Hedefimiz, Konya’yı Türkiye’de olduğu gibi dünyada da akıllı şehircilik alanında öncü şehirlerden biri haline getirmek. Tüm ekip arkadaşlarıma emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun." Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030, dönüşüm sürecine yön verdi Konya’nın Smart21 başarısında; dijital bağlantı altyapısının güçlendirilmesi, bilgiye dayalı iş gücünün geliştirilmesi, inovasyon ve ekonomik büyümenin desteklenmesi ile vatandaş katılımını artıran uygulamalar belirleyici oldu. Bu kapsamda hazırlanan Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030, şehirdeki tüm akıllı şehir uygulamalarını bütüncül bir çerçevede ele alarak dönüşüm sürecine yön verdi. Konya, akıllı şehircilik kriterlerini başarıyla karşılıyor Şehir genelinde hayata geçirilen güçlü fiber optik altyapı, ücretsiz Wi-Fi hizmetleri ve dijital haberleşme sistemleri sayesinde kamu hizmetleri daha hızlı ve etkin sunulurken, vatandaşlar kesintisiz ve güvenilir dijital erişim imkânına kavuştu. Tüm bu çalışmalar doğrultusunda Konya, ICF’nin dijital bağlantı, iş gücü gelişimi, inovasyon, sürdürülebilirlik ve yönetişim alanlarındaki kriterlerini başarıyla karşılayarak akıllı şehircilikte bütüncül ve sürdürülebilir bir model ortaya koydu. ICF tarafından yapılan değerlendirmede; toplulukların ekonomik, sosyal ve kültürel gelişim stratejileri veri odaklı analizlerle incelendi. Konya’nın bu başarısı, sadece teknolojik altyapısıyla değil, aynı zamanda vatandaş odaklı akıllı şehir çözümleri, eğitim ve iş gücü geliştirme çalışmaları, inovasyon ve ekonomik büyüme girişimleri ve dijital inovasyon hamleleriyle de tescillenmiş oldu. ICF kurucu ortağı Robert Bell, Smart21 topluluklarının zenginlik veya büyüklükle değil, dijital ekonominin baskılarına uyum sağlama ve vatandaşlarına gelecek hazırlama yetenekleriyle seçildiğini vurguladı. Konya’nın başarısı, ICF’nin "Topluluk Hızlandırıcı Stratejisi" kapsamındaki altı temel faktöre dayanan nicel ve nitel verilerin bağımsız analistlerce incelenmesi sonucu tescillendi. Konya, Top7 listesinde yer almak için de çalışmalarına devam ediyor. Başkan Altay’a uluslararası tebrik ve davet ICF Kurucu Ortağı John G. Jung, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a gönderdiği mesajda başarılarından dolayı kendisini ve tüm Büyükşehir Belediyesi ekibini tebrik etti. Ayrıca Hollanda Limburg Eyaleti Valisi Emile Roemer, Konya temsilcilerini yapılacak konferansa bizzat davet ederek, tebriklerini sundu.
10 Nisan 2026 Cuma - 16:58
Bakan Uraloğlu: "Eskiden hemzemin kavşakta hizmet veren sinyalizasyon sistemini devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını sağladık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Eskiden hemzemin kavşakta hizmet veren sinyalizasyon sistemini devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını sağladık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya Döşemealtı’nın ulaşım ağının gücüne güç katacak Altınkale Farklı Seviyeli Kavşağı’nın açılış törenini gerçekleştirdi. "Antalyalılara verdiğimiz her bir sözümüzü tuttuk" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ‘Durmak yok, yola devam’ vizyonuyla Antalya’ya hizmet sunmaya devam ettiklerini dile getirdi. 2025 yılında Antalya’da gerçekleştirilen açılışlar hakkında konuşan Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bakın sadece geride bıraktığımız 2025 yılı içerisinde; İlk aydan Korkuteli-Elmalı Yolu’nu açtık. Nisan ayında; Antalya Havalimanımızın 35 milyon olan yolcu kapasitesini 82 milyona çıkaran yeni terminal binasını hizmete sunduk. Temmuz ayında; Antalya-Alanya Otoyolu’nun temelini attık, Demre Yat Limanı’nın açılışını gerçekleştirdik. Ekim ayında; Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşakları’nı, Elmalı Şehir Geçişi ve Elmalı-Finike Yolu’nun Elmalı-Avlanbeli kesiminin açılışlarını yaptık. Avlanbeli-Finike kesiminin yapımını başlattık. Kasım ayında; Gazipaşa Yat Limanımızı açarak başta Alanya olmak üzere tüm bölgenin deniz turizmi faaliyetlerine güçlü bir nefes kattık." Uraloğlu, aralık ayında ise; Alanya Doğu Çevre Yolu ve Demirtaş Kavşağı’nın açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi. "Antalya’nın, ihtiyaçlarıyla, projeleriyle ve yatırımlarıyla her zaman yakından ilgileniyoruz" Antalya’nın yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en gözde turizm merkezlerinden biri olduğunu söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Antalya, sadece denizi ve tarihi kültür varlıklarına dayalı turizmiyle değil, aynı zamanda yılın büyük bir bölümünde güneşin tebessümüyle beslenen bereketli topraklarındaki meyve ve seracılık faaliyetleriyle de ünlüdür. Ülkemizde tarımsal ihracat yapan öncü şehirlerimizden biridir. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı misafiri ağırlayan, yetiştirdiği meyve ve sebzeleriyle sofralarımızda yer alan şehrimizde trafik hacmi her geçen gün artıyor. Bu nedenle Antalya’nın, ihtiyaçlarıyla, projeleriyle ve yatırımlarıyla her zaman yakından ilgileniyoruz." 24 Yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 354 milyar lira yatırım Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, son 24 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 354 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Uraloğlu, bölünmüş yol uzunluğunu 197 kilometreden 774 kilometreye, BSK kaplamalı yol uzunluğunu ise 123 kilometreden bin 140 kilometreye çıkardıklarını söyledi. Bakan Uraloğlu, Antalya Batı Çevre Yolu’nu açtıklarını kaydederek sözlerine şu şekilde devam etti: "Antalya Çevre Yolunda; Başköy, Korkuteli, Kirişçiler ve Isparta Köprülü Kavşaklarını hizmete sunduk. Antalya-Kemer-Tekirova-Finike Yolu kapsamında Phaselis (Fasalis) Tüneli’ni açtık. Böylelikle Antalya’nın; Demre, Finike, Kumluca, Kemer, Kaş ve Kalkan gibi turizm cenneti beldelerinin ulaşımını güçlendirdik. Antalya’yı Konya’ya bağlayan kuzey-güney aksının en önemli geçiş noktasını oluşturan 5 bin metre uzunluğundaki Demirkapı Tünelini hizmete açtık. Akdeniz ve İç Anadolu’yu ayıran Torosları tünel konforuyla geçilmesini sağladık." Alanya-Kuşyuvası-Taşkent Yolu Tünellerini inşa ettiklerini de belirten Uraloğlu, "Kızılkaya-Antalya Yolu, Antalya-Alanya-Gazipaşa Yolu, Kumluca-Finike Yolu, Demre Şehir Geçişi, Kaş Çevre Yolu, Kalkan Şehir Geçişi, Akseki Bağlantı Yolu, Kızılcadağ-Elmalı Yolu, Konaklı-Güzelbağ Yolu ve Antalya Şehir Hastanesi Bağlantı Yolları’nı da yine biz hizmete sunduk" diye konuştu. "Proje tamamlandığında özellikle yaz aylarında yoğunlaşan trafiği rahatlatayacak" Antalya-Alanya Otoyolu’nun yapımına başladıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, "84 kilometre ana gövde ve 38 kilometre bağlantı yoluyla toplam 122 kilometrelik bu dev proje tamamlandığında turizm ve tarımın kalbinin attığı bu güzel coğrafyada, özellikle yaz aylarında yoğunlaşan trafiği rahatlatacak, seyahat sürelerini kısaltacak ve vatandaşlarımıza stressiz bir yolculuk sunacak" şeklinde konuştu. Bakan Uraloğlu, Antalya’yı kuzeyden güneye, doğudan batıya modern yollarla, tünellerle, köprülerle donattıklarını dile getirerek "İnşa ettiğimiz modern ulaşım sistemleriyle şehrin dört bir yanını birbirine bağlayarak hem vatandaşlarımızın hem de şehrimize ziyarete gelen yerli ve yabancı turistlerin hayatını kolaylaştırdık" diye konuştu. "Döşemealtı ilçemiz artık gelişen Organize Sanayi Bölgesi ve modern konut projeleriyle de Antalya’nın parlayan yıldızlarından biridir" Altınkale Farklı Seviyeli Kavşağı’nın açılışıyla bu hizmet zincirine yeni bir halka daha eklemenin gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Uraloğlu, konuşmasına şu şekilde devam etti: "Daha önceleri sadece tarım, hayvancılık ve halı dokumacılığıyla meşhur olan Döşemealtı ilçemiz artık gelişen Organize Sanayi Bölgesi ve modern konut projeleriyle de Antalya’nın parlayan yıldızlarından biridir. Hem sosyo ekonomik faaliyetleriyle yükselen Döşemealtı’nın hem de turizm, tarım ve hizmet sektörlerindeki yoğun hareketlilik nedeniyle yıl boyunca yüksek trafik hacmine sahip olan Antalya’mızın yeni bir soluğa ihtiyacı vardır." Uraloğlu, Antalya-Burdur Devlet Yolu üzerinde, Döşemealtı ilçe girişindeki bağlantı noktaları arasında yer alan Altınkale Farklı Seviyeli Kavşağını da bu ihtiyaca cevap vermesi için bölgedeki trafik akışını düzenleyen kritik bir ulaşım yatırımı olarak hayata geçirdiklerini söyledi. "Altınkale Kavşağı’nı farklı seviyeli hale getirdik" Döşemealtı girişindeki mevcut hemzemin kavşağın sinyalizasyon nedeniyle yoğun saatlerde uzun kuyruklara, dur-kalk trafiğine ve zaman kaybına yol açtığını hatırlatan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "İşte bu ihtiyacı görerek, Altınkale Kavşağı’nı farklı seviyeli hale getirdik. 71 metre uzunluğunda, 34 metre platform genişliğinde modern bir köprü yapısı inşa ettik. Her iki yakada da 300’er metre uzunluğunda toprakarme dolgu imalatıyla kavşağı tamamını bütünleştirdik. Eskiden hemzemin kavşakta hizmet veren sinyalizasyon sistemini devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını sağladık. Böylece Antalya-Burdur arasındaki yaşanan trafik yoğunluğunu rahatlattık. Hem şehir içi hem de transit geçişlerde daha güvenli ve hızlı yüksek standartlı ulaşım tesis ettik." Seyahat süresi 30 saniyeye düştü Seyahat süresini kavşak düzenlemesi ile 30 saniyeye düşürdüklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Projemiz ile zamandan yaklaşık 219 milyon lira, akaryakıttan 55 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 274 milyon lira tasarruf sağlayacağız. 2 bin 651 ton karbon emisyonunu azaltarak hem çevremizi hem de gelecek nesillere bırakacağımız temiz havayı koruyacağız" şeklinde konuştu. Antalya Havalimanı 2025’te 39 milyon üzerinde yolcu ağırladı Antalya’daki yatırımların sadece karayolu çalışmalarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Uraloğlu, "Hatırlayacağınız üzere Antalya Havalimanı’nın yeni terminal binalarıyla şehrimizin gökyüzündeki kapısını ardına kadar açmıştık. 2025 yılında 40 milyona yakın yolcu ağırladık. Bu yılın ilk üç ayı içerisinde ise geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 5 artışla yaklaşık 3 milyon 150 bin yolcuya ulaştık" ifadelerinde bulundu. Antalya’da deniz turizmini geliştirmek için de Alanya, Kaş, Demre ve Gazipaşa yat limanlarını hizmete açtıklarını hatırlatan Uraloğlu, "Kimse şüphe etmesin ki Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Antalya’nın ve ilçelerinin her ihtiyacına cevap vermeye, daha modern, daha güvenli ve daha konforlu bir ulaşım altyapısı kurmaya kararlılıkla devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 16:46
Bakan Uraloğlu: "10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya’da düzenlenen Türk Telekom 2026 İş Ortakları Toplantısı’nda konuştu. Bakan Uraloğlu, 205 iş ortağı ve bin 600’ü aşkın katılımcıyla gerçekleştirilen bu buluşmanın hayırlara vesile olması temennisinde bulundu. Bilişim ve haberleşme sektörünün, bugünün dünyasının en stratejik ve vazgeçilmez alanlarından biri olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Ekonomik büyümeden istihdama, küresel rekabet gücünden milli güvenliğe kadar her alanda belirleyici rol oynamaktadır. Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek hızlı bağlantı gibi teknolojiler, ülkelerin kalkınma hızını doğrudan etkilemekte; yenilikçiliği ve verimliliği zirveye taşımaktadır" dedi. Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yük, insan ve data ulaşımındaki iddialarını her geçen gün artırdıklarını söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti: "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu, AK Parti hükümetlerimizin kararlılığı ve Türk Telekom gibi uzman kurumlarımızın inançlı çalışmalarıyla dijital dönüşümde küresel bir oyuncu olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz." "Ülkemizin dijital geleceğini birlikte inşa ediyoruz" Türk Telekom’un, 1840 yılında kurulan Posta Nezareti’ne dayanan köklü tarihiyle Türkiye’nin dijital omurgasını oluşturan güzide bir kuruluş olduğunu söyleyen Uraloğlu, "Yıllar içinde kendini sürekli yenileyerek haberleşme ve iletişim hizmetlerinde güçlü bir marka haline gelmiştir. Türkiye’nin 81 ili ve 922 ilçesinin tamamına yayılan ofis ve bayi ağı, Türk Telekom’un ülkemizin her köşesine eşit ve kesintisiz hizmet ulaştırma gücünün en somut göstergesidir. Bu güçlü saha varlığınız sayesinde en hızlı iletişim altyapımızı ve en yeni teknolojileri vatandaşlarımızla buluşturuyor, ülkemizin dijital geleceğini birlikte inşa ediyoruz" açıklamasında bulundu. "10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı" Uraloğlu, dijital dönüşüm yolculuğunda önemli kilometre taşlarını geride bıraktıklarını da kaydetti. Uraloğlu, 5G’ye geçişlerini, 31 Mart tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan teşrifleriyle ‘5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni’ ile resmen ilan ettiklerini söyledi. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "1 Nisan 2026 itibarıyla 81 ilimizde kademeli olarak hizmete aldığımız 5G ile daha ilk günden yaklaşık 21 milyon abone bu teknolojiyle buluştu. 10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı. Ülkemizdeki 5G uyumlu cihaz sayısının yaklaşık 32 milyon olduğunu düşündüğümüzde, 29 milyonu aşan abone sayımızla şimdiden yüzde 90’ın üzerinde muazzam bir penetrasyon oranına ulaştık." Söz konusu rakamların dikkat çekici ve gurur verici olduğunu dile getiren Uraloğlu, "Çünkü bu durum, vatandaşlarımızın 5G teknolojisini olağanüstü hızlı ve yüksek bir oranda benimsediğini açıkça göstermektedir. Neredeyse her 10 adet 5G uyumlu cihazdan 9’u 5G hizmetini kullanır duruma geldi" diye konuştu. "5G, yalnızca bir haberleşme teknolojisi değil; üretim gücümüzü ve hizmet kalitemizi aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısıdır" Uraloğlu, zaman içerisinde yeni 5G uyumlu mobil telefon, tablet ve diğer cihazların sayısı arttıkça bu penetrasyon oranımız ve abone istatistiklerimiz de önemli ölçüde artmaya devam edeceğini kaydetti. İki yıl içerisinde de 5G hizmetlerini Türkiye’nin her noktasına eriştireceklerini dile getiren Uraloğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "5G, yalnızca bir haberleşme teknolojisi değil; üretim gücümüzü, hizmet kalitemizi ve teknolojik rekabetçiliğimizi aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısıdır. Robotik sistemlerden otonom sürüşe, akıllı şehirlerden akıllı tarıma, 8K canlı yayınlardan kritik altyapı yönetimine kadar birçok alanda dönüşümü hızlandıracaktır." "Türkiye, 39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasında" Uraloğlu, 5G’ye geçişte en kritik unsurlardan birinin de güçlü fiber altyapı olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, "Bu kapsamda 2002 yılında yaklaşık 81 bin kilometre olan fiber optik ağ uzunluğumuzu 8 kattan fazla arttırarak 657 bin kilometreye, yani dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaştırdık" diye konuştu. Türk Telekom’un da bu alanda öncü rol üstlenerek büyük başarılara imza attığına dikkati çeken Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "2019’dan bu yana 231 bin km yeni fiber döşedi ve 12,3 milyon haneye fiber erişimi sağladı. 2025 yılı sonu itibarıyla Türk Telekom’un ülke çapındaki fiber ağ uzunluğu 535 bin kilometreye, fiber hane kapsaması ise 34 milyonun üzerine ulaştı. Bu istatistiklerle birlikte Türkiye, 39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasında yer almakta, fiber abone sayısında ise 4. Sırada bulunmaktadır. Ayrıca Türk Telekom, fiberdeki gücünü mobile taşıma konusunda önemli bir adım atmış; 2024 itibarıyla LTE mobil baz istasyonlarının yüzde 61’ini fiberle bağlı konuma getirmiştir. Bu oran, mevcut dünya ortalamasının ve Avrupa’nın 2028 için hedeflediği yüzde 53’ün dahi üzerindedir." "Mobil özel şebekelerde milli bileşenleri zorunlu kıldık" Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un rekabetiyle 16 Ekim 2025’te gerçekleştirdikleri 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, "5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilerimize yıllara göre artan şekilde yüzde 60’a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve yüzde 30’a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanımı yükümlülüğü getirdik. Mobil özel şebekelerde milli bileşenleri zorunlu kıldık" şeklinde konuştu. Türk Telekom’un da ihalede mobil stratejisiyle uyumlu sonuçlar elde ederek abone başına en yüksek kapasite kullanım hakkına sahip operatör olarak stratejik bir başarı gösterdiğini söyleyen Uraloğlu, 5G teknolojilerinde yerli ve milli çözümlerin geliştirilmesini stratejik bir öncelik olarak ele aldıklarını söyledi. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Teknolojinin sadece tüketildiği değil, yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye için çalışıyoruz. Bu kapsamda Türkiye’nin teknoloji üretme ve ihraç etme kapasitesini artırma hedefi doğrultusunda iştirakleri ve milli iş ortaklarıyla stratejik iş birliklerine imza atan Türk Telekom; iştiraki Argela ve i2i Systems, Plan-S, Qubitrium gibi milli iş ortaklarımızla yenilikçi çözümler geliştirerek; GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde bu çözümleri dünya sahnesine taşıdı." "Ülkemiz, 5G teknolojisinde çözüm üreticisi ve ihracatçısı konumuna da hızla yükselmektedir" Uraloğlu, Mart ayında İstanbul’da açılışını gerçekleştirdikleri Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nin, 5G odağıyla tasarlanan 600 metrekarelik yenilikçi bir alan olarak önemli bir rol üstlendiğinin de altını çizdi. Uraloğlu, "Akıllı üretim, robotik uygulamalar, artırılmış gerçeklik, dijital ikiz, hologram, IoT, VR deneyimleri ve LEO uydu sistemleri gibi uygulamalarla 5G’nin sunduğu yüksek hız, ultra düşük gecikme ve ileri bağlantı kabiliyetlerini somut şekilde deneyimleme imkânı sunuyor. Türk Telekom’un bu öncü çalışmaları sayesinde ülkemiz, 5G teknolojisinde sadece kullanıcı değil, aynı zamanda çözüm üreticisi ve ihracatçısı konumuna da hızla yükselmektedir" dedi. Söz konusu entegrasyon ve iş birlikleri neticesinde Türk Telekom’un, sadece altyapı sağlayan bir operatör olmanın ötesine geçerek, Türkiye’nin dijital egemenliğine ve teknolojik bağımsızlığına doğrudan katkı sağlayan stratejik bir güç haline geldiğini söyledi. "Teknolojiyle büyüyen, dijitalle güçlenen, 5G ile yarınlara koşan bir Türkiye" Uraloğlu, toplantı kapsamında ise Türk Telekom’un 2025 yılı iş sonuçları, altyapı yatırımları, 2026 vizyonu ve 5G ile dijital dönüşüm gündeminin paylaşılacağını ifade etti. Uraloğlu, "Türk Telekom siz değerli iş ortakları ile birlikte omuz omuza vererek, ülkemizin her karış toprağında en ileri teknolojileri üretip, en kaliteli hizmeti sunma irademizi bir adım daha ileriye taşıyacak. Çünkü biz biliyoruz ki; güçlü altyapı, güçlü ekonomi; güçlü dijital dönüşüm ise güçlü Türkiye demektir. Kimsenin şüphesi olmasın ki teknolojiyle büyüyen, dijitalle güçlenen, 5G ile yarınlara koşan bir Türkiye için hep birlikte çalışacağız" şeklinde konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:14
Melikgazi Belediyesi’nden 2026 TEKNOFEST’e destek
30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda gerçekleşecek olan TEKNOFEST için geri sayım başladı. Gençliğe verdiği değer ile vizyon çalışmalara imza atan, önemli yatırımlarla gençlerin önünü açan Melikgazi Belediyesi, 2026 yılında TEKNOFEST’e malzeme desteğini 5 milyon TL’ye çıkardı. Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, gençlerin teknoloji alanında yeteneklerini geliştirmeleri için desteklerinin daima devam edeceğini belirterek; "Umudumuz, yarınlarımız, gülen yüzümüz gençlik! Gençlerimizin her alanda kendilerini geliştirmeleri, vatanına, milletine hayırlı işler yapmaları, ülkemizin geleceğini en güzel noktalara taşımaları için Melikgazi Belediyesi olarak buradayız. Bu kapsamda öncü ve örnek birçok çalışma ile desteğimizi gösteriyoruz. Bilindiği üzere Kayseri’de havacılık tarihinin yeniden yazılacağı Melikgazi Belediyesi Mehmet Altun Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz, GÖKTİM Melikgazi bünyesinde eğitim verecek teknoloji atölyelerimiz, rekor sayıda okullarımız, kütüphanelerimiz, sosyal tesislerimiz, kültürel etkinliklerimizle gençlerimizin yanındayız. Teknoloji alanında ilerleyen, üreten, gelişen Türkiye’mizin savunma sanayiindeki başarı bayrağını göklere çekecek evlatları! Siz çalışmaya devam edin, biz her zaman arkanızdayız. 2026 TEKNOFEST Şanlıurfa’da gerçekleşecek. 2026 yılında 5.000.000 TL’lik bir malzeme desteği sağlayarak yeni bir rekor kırıyoruz. Tüm gençlerimize başarılar diliyorum. TEKNOFEST 2026’da Şanlıurfa’da buluşmak üzere" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
10 Nisan 2026 Cuma- 11:14
MEB’den "Sarılılar Teoremleri" başvurusuna cevap
2
10 Nisan 2026 Cuma- 10:54
Mart ayında Malatya Havalimanı’nda 69 bin yolcuya hizmet verildi
3
07 Nisan 2026 Salı- 10:40
Pirinç kabuklarından yalıtım malzemesi üretti
4
08 Nisan 2026 Çarşamba- 17:54
Kırklareli Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri dünya şampiyonu oldu
5
08 Nisan 2026 Çarşamba- 09:30
Dicle Elektrik’ten enerji sürekliliği için yeni teknoloji
16 Ocak 2024 Salı - 13:01
YÖK ile BTK arasında yapay zeka alanında iş birliği protokolü
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) arasında yapay zeka alanında çalışmalar yaparak, iş birliğini artırmak amacıyla protokol imzalandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından düzenlenen "Yapay Zeka Zirvesi 2024", Ankara’da BTK merkez binasında başladı. Zirve öncesinde YÖK ile BTK arasında yapay zeka alanında çalışmaları ve iş birliğini artırmak amacıyla bir protokol imzalandı. Zirvenin açılışında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yapay zeka teknolojilerinin dünya genelindeki ekonomik büyüklüğünün bu yıl 250 milyar doları aşması, 2030 yılında ise 1,8 trilyon dolara ulaşmasının öngörüldüğünü söyleyerek, "Sağlıkta tıbbi teşhis ve tedavi süreçlerinde, ulaşımda sürücüsüz araç teknolojilerinde, ekonomide finans sektöründeki müşteri hizmetleri ve dolandırıcılık tespiti konularında, hukukta, tarımda, eğitimde, mimaride, neredeyse hayatımızın her safhasında kullanılıyor. Sesli asistanlar, dil çevirileri, öneri sistemleri, navigasyon, sosyal güvenlik, sağlık hizmetleri, e-ticaret ve yardımcı robot uygulamalarıyla günlük hayatımızda yer alıyor. Kısacası yapay zeka teknolojileri, bir insanın yapabileceği birçok görevin daha fazla veriyle daha hızlı bir şekilde yapılmasına imkan tanıyor" diye konuştu. "Sunduğu imkanlar kötü niyetli kişiler, yabancı istihbaratlar ve terör örgütleri tarafından da kullanılabiliyor" Yapay zeka projelerinin sağlıklı bir şekilde hayata geçmesi için güçlü bir siber güvenlik altyapısına da ihtiyaç olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti: "Maalesef yapay zekaların sunduğu imkanlar kötü niyetli kişiler, yabancı istihbaratlar ve terör örgütleri tarafından da kullanılabiliyor. Artık enerji, bankacılık ve finans, ulaşım ve iletişim altyapılarına zarar vermeyi hedefleyenler, bilinçli organize saldırılarını ilk ve yoğunluklu olarak internet aracılığıyla gerçekleştirmeye çalışıyor. Çünkü maliyeti düşük olan siber saldırıların tahribatı çok daha büyük olabilmektedir. Bu yeni teknoloji, beraberinde çok büyük riskleri de getiriyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak ülkemizin dijital alanda güvenliğini sağlamaya odaklandık. Siber güvenlik konusunda Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezimiz üzerinden ulusal ve uluslararası düzeyde iş birlikleri kurarak, siber tehditlere karşı etkin bir mücadele yürütüyoruz. Gururla altını çizmek istiyorum ki tamamen yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz ’Avcı, Azad, Kasırga, Atmaca ve Kule’ gibi uygulamalarımız ile ülkemizin siber güvenliğini sağlıyoruz. Bugüne kadar kendi yazılımlarımızla sayısız siber saldırıyı engelledik." "193 ülke arasında ülkemiz 47. sıradadır" Oxford İnsight’ın 2023 yılında hükümetlerin kamu hizmetlerinde yapay zeka kullanımı açısından ne kadar hazır olduğunu ortaya koymak amacıyla yayınlamış olduğu "Hükümet Yapay Zeka Endeksi" raporu hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, şunları söyledi: "193 ülke arasında ülkemiz 47. sıradadır. Güney ve Orta Asya ülkeleri arasındaki sıralamada ise 2. sıradadır. Ülkemizde yapay zeka teknolojisine ilişkin girişimler de hızla artmaktadır. TÜİK 2023 verilerine göre ülkemizde 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin yüzde 18,5’i yapay zeka teknolojilerini kullanmaktadır. Bunun yanı sıra TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zeka Enstitüsü, belirlediği beş alanda ’Yapay Zeka Ekosistem 2023’ çağrısında bulunmuştur. Bu çerçevede 17 proje destek almıştır." "Yapay zeka olmadan 5G şebekesinin tam ve etkin bir şekilde çalışmasını bekleyemeyiz" Zirvenin açılış konuşmasını yapan BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu da, hızla büyüyen teknoloji dünyasında bugün konuşulan temel başlığın yapay zeka olduğunu belirterek, "Yapay zeka, sürücüsüz arabaların, akıllı binaların, medikal robotların, akıllı eğitim sistemlerinin ve daha birçok uygulamanın geliştirilmesinde kullanılıyor. Üretim alanında kullanıldığında otomasyonun yanı sıra daha akıllı, hızlı ve ucuz süreçler kullanılmasını, dolayısıyla verimliliğin artırılmasını sağlıyor. Sahip olduğu bu potansiyelle de ekonomik gelişmeyi artırabilecek bir alan olarak görülüyor" dedi. Yapay zekanın akıllı cihazları ve özellikle bilgisayar programlarını geliştiren bir sanat ve bilim olarak kabul edildiğini ifade eden Karagözoğlu, şunları kaydetti: "Yapay zeka algoritmaları veri sınıflandırması sürecine yardımcı olarak iş süreçleri için takip edilebilirlik sağlarken, diğer taraftan maliyetleri ve harcanan zamanı da azaltıyor. Günümüzde yapay zekanın popülerliği yeni çağın temeline oturan bulut bilişim teknolojisine olan ilginin de artmasına sebep oluyor. Yapay zeka verileri işleyerek anlamlı bilgilere dönüştürürken, bulut bilişim de bu verilere erişim ve depolama sağlıyor. Yapay zeka olmadan 5G şebekesinin tam ve etkin bir şekilde çalışmasını bekleyemeyiz. 5G ve yapay zeka birlikte çalışarak, birbirini besleyerek başka teknolojilerin gelişmesine katkı sağlıyor. 5G sayesinde etkileşimli cihaz sayısı artıyor ve iletişim çok daha küçük gecikmeli sürelerde sağlanıyor. Yapay zeka gibi ileri teknolojiler iş dünyasını ve kişisel yaşamımızı dönüştürürken, siber tehditlerin de aynı hızla artmasına sebep oluyor. Bu nedenle yapay zeka destekli güvenlik sistemleri, siber saldırılara karşı korunmamız için kritik önem taşıyor. Bizler de bunun farkında olarak çalışmalarımıza 7/24 devam ediyoruz." "Yükseköğretim sistemimizi yaşanan dönüşüm sürecine adapte edebilmek için büyük bir gayret sarf ediyoruz" YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, son yıllarda başta yapay zeka olmak üzere dünyada dijital teknolojilerde büyük gelişmeler ve dönüşümler yaşandığını vurgulayarak, "Her geçen gün yeni teknolojilerin ortaya çıkışına ya da mevcut teknolojilerin yeni bir boyuta taşındığına tanıklık ediyoruz. Yükseköğretim Kurulu olarak bu süreçleri çok yakından takip ediyor ve yükseköğretim sistemimizi yaşanan dönüşüm sürecine tam anlamıyla adapte edebilmek adına büyük bir gayret sarf ediyoruz. Dijital dönüşümün, yüksek teknolojinin ve yenilikçiliğin ön plana çıktığı günümüz dünyasında çok sayıda farklı kaynaktan elde edilen büyük veriyi eğitimde, eğitimde ölçme ve değerlendirme, araştırma yöntemleri, öğrencilerin meslek seçimi, kontenjanların belirlenmesi ve dağıtımı, eğitim kalitesinin ve performansının artırılması gibi pek çok alanda kullanmamız mümkün olacaktır. Pilot üniversitelerdeki uygulamaların istenen sonuçlara ulaşmasından sonra projenin ülkemizdeki bütün üniversitelerde hayata geçirilmesini hedeflemekteyiz" ifadelerini kullandı. Yapay Zeka Zirvesi 2024’e protokolün yanı sıra yapay zeka alanında faaliyet gösteren sektör temsilcileri, üniversite öğrencileri ve gençler katıldı. Bakan Uraloğlu, konuşmaların ardından üniversiteli gençlerle hatıra fotoğrafı çekildi.
16 Ocak 2024 Salı - 12:02
‘CW Gençlik’ ile gençler enerji sektöründe kendi izlerini bırakacak
CW Enerji, gençlere yönelik hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesi ‘CW Gençlik’ ile gençlerin enerji sektöründe kendilerini geliştirmelerine, kariyer yapmalarına ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamalarına imkan sunuyor. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, "CW Gençlik projesi, gençleri geleceğin liderleri olmaya çağırıyor. CW Enerji ailesi olarak, tüm gençlerimizi bu enerji dolu projede buluşmaya bekliyoruz" dedi. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, genç girişimcilere seslenerek, "CW Gençlik, enerji sektörünün kapılarını gençlerimize aralıyor. Bu proje, sadece bir eğitim platformu olmanın ötesinde; gençlerimizin enerji sektörüne yön vermesi, inovasyona katkıda bulunması ve sürdürülebilir bir geleceğin mimarları olmalarına imkan tanıyor. CW Enerji’nin güçlü desteğiyle, gençlerimiz enerji sektöründe kendi izlerini bırakacak" dedi. Eğitim ve sınav haftası başladı Proje kapsamında heyecan verici bir döneme adım atıldığını ifade eden Sarvan, eğitim ve sınav haftasının başladığını kaydetti. Sarvan, “Eğitim ve sınav haftası, CW Gençlik adaylarına enerji sektörünün derinliklerine inme, teorik bilgilerini geliştirme ve sektörel uzmanlarla buluşma fırsatı sunuyor. CW Gençlik, gençleri hem teorik hem de pratik açıdan donatarak, sektördeki geleceklerine güvenle adım atmalarını sağlıyor” diye konuştu. Geleceği birlikte inşa edeceğiz "Günümüzün gençleri, enerji sektöründe kendi izlerini bırakmak ve sürdürülebilir bir geleceği birlikte inşa etmek için eşsiz bir fırsata sahipler” diyen Sarvan, şöyle devam etti: “CW Gençlik projesi, gençleri geleceğin liderleri olmaya çağırıyor. CW Enerji ailesi olarak, tüm gençlerimizi bu enerji dolu projede buluşmaya bekliyoruz. Unutmayın, sizlerle birlikte şekillenecek olan geleceği birlikte inşa edeceğiz." Teknik gezi fırsatı Proje kapsamında düzenlenecek teknik geziler, gençlere enerji sektörünü yerinde keşfetme şansı tanıyor. CW Enerji’nin tesislerini ziyaret ederek, üretim süreçlerini yakından gören gençler, sektörel uzmanlarla etkileşimde bulunma fırsatı yakalayacaklar. Bu deneyim, gençlerin sektöre daha yakından nüfuz etmelerine ve kariyerlerini şekillendirmelerine katkıda bulunacak. Yeşile ve sokak hayvanlarına destek CW Gençlik, gençlerin liderliğinde sürdürülebilir projelere imza atıyor. Fidan dikimi ve sokak hayvanlarına destek amacıyla oluşturulan fon, gençlerin enerjisini çevre ve toplumları için harcamalarına imkan tanıyor. CW Enerji, gençlerin bu sosyal sorumluluk projelerini destekleyerek, enerji sektöründe sadece liderlikleriyle değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluklarıyla da öne çıkmalarını sağlıyor. Bu çaba, gençlerin enerji dolu geleceğini sadece sektöre değil, aynı zamanda çevrelerine de değer katan bir misyonla şekillendiriyor.
16 Ocak 2024 Salı - 11:16
Fizik profesöründen el yapımı patlayıcıları uzaktan patlatan keşif
SDÜ Mühendislik Fakültesi Fizik Bölümü Plazma Fiziği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lütfi Öksüz, geliştirdiği sistemle 3 metreden 25 metreye kadar olan derinliklerdeki el yapımı patlayıcıları uzaktan patlatmayı sağlayabildiklerini söyledi. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Fizik Bölümü Plazma Fiziği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lütfi Öksüz, 2010 yılında elektromanyetik dalgalara vasıtasıyla el yapımı fünyeyi kısa devre yaptırarak patlatabildikleri sistem geliştirdi. Uzaktan gönderdikleri dalgaların orada bir ark oluşturduğunu ve bağlantı noktalarında onların elektronik devrelerini yaktıklarını anlatan Öksüz, bu sistem sayesinde yüzeydeki mayın ve el yapımı patlayıcıların uzaktan etkisiz hale getirilebileceğine dikkat çekti. Ürettiği sistemin savunma sanayinin birçok alanında kullanabileceğini belirten Öksüz “Geliştirdiğimiz yüksek güç mikrodalga sistemini Amerikalı ve Kanadalı arkadaşlarımızla beraber kurduk ve bunu ülkemize kazandırdık. Bu sistemle uyduları, uçakları durdurabilir, düşürebilirsiniz. Tehlikeli araçları durdurabilir aynı zamanda el yapımı patlayıcıları patlatabilirsiniz. Kendi güvenlik sisteminizi oluşturabilirsiniz. Bu sistemle birlikte bir sürü yan ürünleri ortaya çıkacak. Onları yine savunma sanayinde kullanabilirsiniz” dedi. Sistemin ürettiği yüksek enerjiden bahseden Öksüz “Burada dalga üretiyoruz ve bu yüksek güç bir dalga o kadar yüksek ki Isparta’nın ya da Antalya’nın bir saniyede tükettiği elektriği anında tüketip gönderiyoruz. Ve bunu dalga halinde ürettiğimiz için de bu yayılıyor bu yüksek voltaj elektronik devrelerin artık elektronik devrelerde küçüldükçe bu devrelerin bacaklarında ark yapıp bozulmalarına ve yanmalarına sebep olur. Bu nedenle bu da uydularda kullanılan sistemlerin, uçaklarda kullanılan çipler, kontrol sistemleri, aynı zamanda radarların içindeki sistemler gibi farklı farklı versiyonları var bu sistemin kullanımı için. Bunların hepsini üretebilirsiniz” açıklamalarında bulundu. “Bu cihazlarla el yapımı patlayıcıları patlatabilirsiniz” Geliştirdiği sistemin kullanım alanlarını vurgulayan Öksüz “Bu cihazların uygulama alanları oldukça fazla bunlar el yapımı patlayıcıları patlatan el yapımı patlayıcıları patlatabilirsiniz yani 10, 25, 3 ve 5 metre, yerin altında bile olsa bazı etki alanları var. Uçaklardaki ve uydulardaki kominikasyon parçalarını aynı zamanda uyduları düşürüyorsunuz. Savunma şemsiyenizi oluşturursunuz. Bir elektromanyetik dalga ve o dalganın içine giren tüm cihazları yok edebilirsiniz. Bunların genel adı yönlendirilmiş enerji bombaları. Muhakkak yerleştirilmesi, geliştirilmesi gereken ürünler bunlar ve çok daha sayamadığım kullanım alanı olduğu gibi sayamadığım yan ürünleri de var” dedi. “Ülkemizin sahip olması gereken bir cihaz” Terörle mücadelede sistemin önemine değinen Prof. Dr. Lütfi Öksüz “Tüm dünya neredeyse savaş halinde. Hani üçüncü dünya savaşı çıkmak üzere. Bu böyle bir ortamda ülkemizin sahip olması gereken cihazlar bunlar. Ukrayna’da bizim Bayraktar’ın dronları var ve bunların yüz tanesi gönderildiyse yirmi tanesi kaldı mı kalmadı mı bilmiyorum. Bu tür cihazları Rusya geliştirdi. Yani Rusya’nın ben bu cihazları kullandığını düşünüyorum. Yani insansız savaş aletlerini sonuçta elektronik sistemler kontrol ediyor ve elektronik sistemleri yok etmenin yollarından birisi de bu cihazlar. İnsansız savaş aletlerini ya yüksek güçlü lazerlerle ya da yüksek güçlü mikrodalga sistemleriyle yok ediyorsunuz. Cep telefonu sistemlerinin hepsinin altyapısında muhakkak bu tür cihazlar var. Yani komünikasyon şirketleri bu cihazları kullanıyor. Enerjiyi transfer etmek istiyorsanız komünikasyon yapmak istiyorsanız, terörle mücadele etmek istiyorsanız bu tür cihazları bir şekilde kullanacaksınız. Drone da olabilir, uçakta olabilir yada onları izlemek istiyorsanız bu tür cihazlar muhakkak gerekiyor” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Lütfi Öksüz konuşmasının devamında bu tür cihazların ARGE çerçevesinde geliştirilmesi gerektiğinin önemini vurguladı.
16 Ocak 2024 Salı - 11:09
Türkiye’nin ilk insanlı uzay görevi meydanlardan seyredilebilecek
Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı, Axiom Mission 3 (Ax-3) mürettebatıyla birlikte 17 Ocak’ı 18 Ocak’a bağlayan gece Türkiye saati ile 01.11’de gerçekleşmesi planlanan fırlatmayla Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) hareket edecek. Fırlatma töreni nedeniyle nefeslerin tutulacağı o anlar, İstanbul ve Ankara’daki meydanlardan da takip edilebilecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve bilim adamlarından oluşan heyet, Cumhuriyet tarihinin ilk insanlı uzay görevi için Florida eyaletinde gerçekleştirilecek fırlatma törenine katılmak üzere ABD’ye gitti. Fırlatma törenini izlemek için İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bazı kentlerde hazırlıklara başlandı. Taksim ve Kızılay gibi meydanlara planetaryumlar kuruldu. Türkiye’de nefeslerin tutulacağı o anların izleneceği diğer adresler ise bilim merkezleri olacak. Milli Uzay Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 9 Şubat 2021’de Milli Uzay Programı’nı açıkladı. 10 hedef içerisinde yer alan bir Türk vatandaşının uzaya gönderilmesi için başlatılan projede sona gelindi. Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı, bilim misyonu kapsamında uzaya gönderilecek. Türkiye Uzay Ajansı (TUA), TÜBİTAK UZAY ve Axiom Space uzmanlarının detaylı ve zorlu bir süreç sonunda seçtiği astronot adayları Alper Gezeravcı ile Tuva Cihangir Atasever, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ilk kez 29 Nisan 2023 tarihinde İstanbul TEKNOFEST’te tanıtıldı. Adaylar eğitimlerini ABD, Japonya, Almanya ve Türkiye’de gerçekleştirdi. Bunun yanı sıra projenin en önemli çıktılarından biri olacak olan Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) yapılacak 13 adet bilim deneyi belirlendi. Bu deneyler, mikro yer çekimi ve uzay ortamında insan genetiği, insan sağlığı, biyoloji, malzeme bilimi, üretim teknolojileri ve temel bilimler alanlarında yapılacak. Deneylerin entegrasyon ve uyum çalışmaları ise TÜBİTAK Uzay, Axiom Space ve NASA ile koordineli şekilde yürütülecek. 4 kişilik mürettebat Axiom Space’in ISS’e göndereceği "Ax-3" görevinde 4 kişilik mürettebat yer alıyor. Alper Gezeravcı’nın Ax-3 uçuşunda birlikte görev alacağı kişiler, ABD ve İspanya’yı temsilen misyon lideri Michael Lopez-Alegria, İtalyan Hava Kuvvetlerinden Pilot Walter Villadei ve Avrupa Uzay Ajansı adına katılan İsveçli Marcus Wandt olacak. Florida’dan yapılacak fırlatma işlemi 18 Ocak 2024 Perşembe günü saat 01.11’de yapılacak. Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) kenetlenme ise 19 Ocak günü saat 13.15’te gerçekleşecek. Bu adımla birlikte Türkiye’nin 2021’de ilan ettiği Milli Uzay Programı’nın “ilk insanlı uzay misyonu” hedefine ulaşılacak. Planetaryumda nöbet Fırlatma töreni, 17 Ocak 2024 Çarşamba günü saat 23.00’den itibaren Kızılay ile Taksim’deki planetaryumlardan da takip edilebilecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından İstanbul ve Ankara’daki meydanlara “dome çadır” adı verilen dev kubbeli planetaryumlar kuruldu. Alanın etrafına Alper Gezeravcı’nın fotoğrafları, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Uzay Ajansı, Milli Teknoloji Hamlesi ve Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunun logoları yerleştirildi. Öte yandan, Ankara ODTÜ yerleşkesinde bulunan TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Yer İstasyonu’nda görevli uzay mühendisleri ve bilim adamları tarafından astronotun uzay istasyonuna yolculuğu anbean takip edilecek. Fırlatma töreni, sadece meydanlara kurulan planetaryumlarda değil, bilim merkezlerinde de izlenebilecek. Bu merkezlerde atölye çalışmalarından uzay filmleri gösterimine kadar birçok programa yer verilecek. Fırlatma töreni, Konya Bilim Merkezi, Bursa GUHEM, Bilim Üsküdar, Antalya Bilim Merkezi, Gaziantep Müzeyyen Erkul Bilim Merkezi, Aksaray Bilim Merkezi, Trabzon Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi ile Kayseri Bilim Merkezi’nden izlenebilecek.
16 Ocak 2024 Salı - 10:16
Anneler tasarlıyor, çocuklar eğleniyor
Mersin Büyükşehir Belediyesinin Mezitli ve Tarsus ilçelerinde hizmete açtığı Kadın ve Çocuk Bilim-Teknoloji Atölyelerinde, çocukların yanı sıra anneler de eğitim alıyor. Anneler, aldıkları eğitimler sayesinde çocuklarının teknoloji merakını daha iyi anlarken, onlarla oyunlar tasarlayarak daha kaliteli vakit geçiriyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde bulunan teknoloji atölyelerinde çocuklara; robotik tasarım ve kodlama, akıllı devre sistemlerinin nasıl yapılacağı gibi konularda eğitim verilirken, annelerine ise 3 boyutlu tasarım, robotik kodlama, oyun geliştirme, photoshop, ürün geliştirme ve algoritmik oyunlar eğitimleri veriliyor. 8 haftalık olarak verilen eğitimlerin sonunda ise annelere almış oldukları eğitim ile ilgili olarak sertifika veriliyor. “Annelere günlük yaşamlarında kullanabilecekleri programları gösteriyoruz” ‘Yeni Nesil Anne’ programında eğitmen olan bilgisayar öğretmeni İpek Miroğlu, ’Yeni Nesil Anne’ eğitiminin 8 haftalık bir program olduğunu ve bu süre içerisinde katılımcılara dijital okuryazarlığı ve anneyle çocuk arasındaki etkileşimi daha çok artırmak için de 21. yüzyılın getirdiği becerileri kazandırmayı hedeflediklerini belirtti. Miroğlu, “Atölyemizde analitik ve yanal düşünme, oyun geliştirme, akıl ve zeka oyunlarını kullanıyoruz. Annelere, çocuklarla beraber bu uygulamaları evde de yapabileceklerini gösteriyoruz. Ayrıca günlük yaşamlarında kullanabilecekleri programları da öğretiyoruz. Böylece anne ve çocuk arasındaki ilişkiyi daha olumlu hale getiriyoruz” dedi. Programın içeriğinden bahseden Miroğlu, “Annelere Robotik kodlama, oyun geliştirme, 3D tasarımı ve ahşap şekillendirme, ürün geliştirme ve aynı zamanda algoritmik oyunlar öğretiyoruz. Toplamda 20 katılımcı var. Eğitimimizin çok verimli geçtiğini düşünüyorum” diye konuştu. Katılımcıların eğitimden çok memnun kaldığını ve ileri seviyelerde de devam ettirmek istediğini aktaran Miroğlu, “Hiçbir düşüş olmadı katılımda, başladığımız kişi sayısı kadar devam ediyoruz. 2 aylık eğitimimizin sonunda katılımcıların da sertifikalarını teslim edeceğiz” ifadelerini kullandı. ‘Yeni Nesil Anne’ programının devam edeceğini ve başvuruların sürdüğünü söyleyen Miroğlu, “Katılmak isteyenler, sosyal medya hesaplarımızdan veya Mersin Büyükşehir Belediyesi web sitesinden bize ulaşabilirler” dedi. “Burada aldığım eğitimlerle, kızıma yol gösterici olabildim” Programa katılan Gülseren Duyar hem okul öncesi hem de ilkokul çağında 2 çocuğu olduğunu ve çocuklarıyla daha iyi iletişim kurabilmek ve faydalı içerikler sunabilmek adına programa katıldığını söyledi. Eğitim sürecinin çok güzel geçtiğini ve kendisi için oldukça verimli olduğunu belirten Duyar, “Benim kızım da burada çocuk atölyelerine devam ediyor. Şu anda ikinci aşamada. Burada aldığım eğitimlerle ona yol gösterici olabildim, sürecini kolaylaştırdım. O bildiği şeyleri bana evde tekrar ederek pekiştirdi” ifadelerine yer verdi. “Kuşak farkını en aza indirebilmek adına katılmak istedim” Deprem sonrası Antakya’dan Mersin’e gelen öğretmen Tülin Hürriyetoğlu ise hem çocuklarını hem de öğrencilerini daha iyi anlayabilmek adına eğitime katıldığını kaydetti. Hürriyetoğlu, kendini geliştirmek istediğine değinerek, “Sonuçta teknoloji çağında yaşıyoruz ve şu anda çocukların klasik yöntemlerdeki ders anlatımlarıyla çok uzun süre dikkatlerini toplayamazsınız. Daha verimli olmak, kuşak farkını en aza indirebilmek adına katılmak istedim. Benim çocuklarım da katıldı” şeklinde konuştu. Eğitim sürecinin çok eğlenceli geçtiğinden bahseden Hürriyetoğlu, “Şu an çocuklarımla evde 3 boyutlu oyunlar tasarlıyoruz. Benim takıldığım yerlerde onlar bana yardımcı oluyorlar. Çocukların eline telefonu verip oynamalarını sağlamaktansa, kendimiz bir şeyler üretiyoruz” dedi. Mersin’de kaliteli vakit geçirmek adına belediye tarafından açılan bu kursların kendilerine iyi geldiğini sözlerine ekleyen Hürriyetoğlu, “Antakya’dan gelen bir insan olarak, çocuklarıma bu kadar iyi koşulları sağlayamayabilirdim. Şu an hem benim, hem de çocuklarım için çok büyük bir imkan” ifadelerini kullandı.
15 Ocak 2024 Pazartesi - 20:57
Çaycuma’nın yöresel değerleri yapay zeka ile buluştu
Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde yaşayan 25 yaşındaki Orkun Ündeş, ilçenin yöresel değerlerinden olan manda yoğurdu başta olmak üzere madenciler ve Filyos Endüstri Bölgesi’ni yapay zeka ile buluşturdu. Ortaya çıkan görseller izleyenlerin büyük ilgisini çekti. Çaycuma ilçesinde özel bir fabrikada kalite kontrol işçisi olarak çalışan 25 yaşındaki Orkun Ündeş, nişanlısı ile birlikte kurduğu Ornes isimli stüdyo ile ilçenin yöresel değerlerini yapay zeka ile buluşturdu. Çaycuma’nın yanı sıra şehrin diğer ilçelerinin de yapay zeka üzerinde tasarımlarını yapan Orkun Ündeş’in ürettiği içerikler büyük ilgi gördü. İlçenin başta mandaları, manda yoğurdu, Filyos Endüstri Bölgesi’ni yapay zekayla birleştiren Ündeş; ürettiği görselleri de kamuoyu ile paylaştı. Oluşturulan içeriklerde kentin simgelerinden olan omzunda bakraçla yoğurt taşıyan kadın figürlerinin yanı sıra deprem afetinde can kurtaran madenciler de yer aldı.
15 Ocak 2024 Pazartesi - 17:23
Dicle Elektrik’ten Gürbüz Mahallesi’ne ilişkin açıklama: “Kaçak kontrolüne izin verilmemesi hizmeti aksatıyor”
Dicle Elektrik, Diyarbakır’ın Hani ilçesine bağlı Gürbüz Mahallesi’nde yaşanan kayıp-kaçak sorununa ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplam 14 trafosu bulunan mahallede, 800 haneye hizmet verebilecek bir trafonun 154 hanenin aşırı kaçak tüketimi nedeniyle arızalanması ve ortaya çıkan engellemeler sebebiyle birkaç gündür elektrik enerjisi sağlanamadığı bildirildi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli elektrik dağıtımı anlayışıyla elektrik dağıtımı hizmeti veren Dicle Elektrik, kaçak elektrik tüketimiyle mücadelesini sürdürüyor. Dağıtım şirketinin hizmet bölgesinde hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte, kaçak elektrik kullanımında ciddi bir artış gözlendi. Söz konusu kaçak elektrik kullanım oranının yüzde 90’lara vardığını belirten Dicle Elektrik, bu durumun trafoların aşırı yüklenmeye bağlı olarak yer yer arızalanmasına yol açtığını açıkladı. Kaçak elektrik kullanımı yüzde 89’a ulaştı Açıklamada, Gürbüz Mahallesi’nde de benzer bir şekilde trafo arızası meydana geldiği vurgulandı. Söz konusu bölgede kaçak elektrik kullanımının yüzde 89’a ulaştığı ve trafonun aşırı yüklenme sonucu arızalandığı bildirildi. 800 haneye elektrik sağlama kapasitesine sahip bu trafonun, mahalledeki 154 hanenin kaçak tüketimine dayanamadığı ve kaçak elektrik kontrolüne izin verilmemesi nedeniyle trafonun değiştirilemediği kaydedildi. 3 kez denendi, mahalleye girilemedi Yaşanan sorunun kaçak elektrik tüketimine bağlı olarak gerçekleştiği bildirilen açıklamada, söz konusu mahallede, Hani ilçe merkezinden 10 kat daha fazla kaçak kullanım olduğuna dikkat çekilirken kaçak kontrolüne izin verilmemesi nedeniyle yapılması gereken hizmetin yapılamadığı ifade edildi. Açıklamada, “Toplam 14 trafomuz ve buradan elektrik alan bin 274 abonemiz bulunmuyor. Kısa süre önce 400 KVA gücündeki bir trafomuz aşırı yüklenme nedeniyle arızalanarak devre dışı kaldı. Yaptığımız incelemede, normal şartlarda 800 haneye yetecek güçteki bahse konu trafodan 154 konutun elektrik aldığı ancak bu trafonun yüzde 95’e ulaşan kaçak tüketim sebebiyle arızalandığı belirlendi. Buradaki trafoyu değiştirmek için 3 kez mahalleye giderek kaçak kontrolü yapmak, ardından trafoyu yenilemek istediğimizi ilettik. Ancak mahalleye girişimiz ve çalışmalarımız engellendi. Hizmetin devamı ve oluşan arızanın düzeltilebilmesi için mahallede çalışması yapılabilmesi gerekiyor” denildi. Gürbüz Mahallesi’ndeki tüketimin, kaçak kullanım nedeniyle Hani ilçe merkezinden de fazla olduğu belirlendi. Dağıtım şirketinden yapılan açıklamaya göre, Hani ilçe merkezinde 3 bin 500 abone yıllık 9 milyon 800 bin kWh elektrik tüketirken, buraya bağlı kırsal Gürbüz Mahallesi’nde bin 274 abone tarafından 12 milyon 500 bin kWh elektrik tüketiliyor. Ayrıca ilçe merkezinde kaçak elektrik tüketimi yüzde 8.6 düzeyindeyken bu mahalledeki kaçak tüketim yüzde 89 düzeyinde bulunuyor. Bu da merkezden 10 kattan daha fala kaçak elektrik tüketildiği anlamına geliyor.
15 Ocak 2024 Pazartesi - 16:06
İnsanlı ilk uzay görevi için son iki gün
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı’nın uzay yolculuğu serüvenini anlattığı videoyu, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Milli Uzay Programı hedeflerimizi adım adım hayata geçiriyoruz” ifadeleriyle paylaştı. Bakan Kacır, sosyal medya adresi X üzerinden Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı’nın uzay yolculuğu serüvenini anlattığı videoyu paylaştı. Kacır, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Bayrağında ay-yıldızı taşıyan Türk milletinin ufku gökyüzünün ötesine, uzayın derinliklerine uzanıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Milli Uzay Programı hedeflerimizi adım adım hayata geçiriyoruz. Mutluyuz, gururluyuz.” Videoda, Türk astronot Alper Gezeravcı ise başarı hikayesine ilişkin, “Önemli olan milletimizin, ülkemizin geleceğe yönelik bu önemli adımı atmaya kararlı olduğunu hatırlamaları. Artık gökyüzünün sınırlarının ötesine geçerek derin uzay düşleri kurabildiğimizi görmeleri” ifadelerini kullandı. Videoda, mürettebatın Alper Gezeravcı için söylediklerine de yer verildi.
13 Ocak 2024 Cumartesi - 11:14
Sosyal medya kullanıcıları, slacktivizme dikkat
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Fikriye Çelik, günümüzde 21. yüzyıl kamusal alanında ortaya çıkan yeni bir çevrimiçi davranış biçimine dikkat çekti. Slacktivizm kavramı hakkında açıklamada bulunan Çelik, geleneksel aktivizme kıyasla slacktivizm kavramının kendini önemseyen ancak siyasal ve sosyal açıdan etki faktörü düşük bir aksiyonerlik olarak tanımlıyor. Çelik, slacktivistlerin sayısında her geçen gün artış gözlendiğini belirtirken, bu artışın sebebinin insanların yeni dijital ortamlara olan ilgisinin etkili olduğuna vurgu yaptı. Slacktivizm, yerel literatürde "miskin eylemcilik", "pasif eylemcilik" veya "tembel eylemcilik" olarak adlandırılırken, dijital ortamda gerçekleşen bu eylemciliğin fiziksel çabanın az olması sebebiyle etkisiz bir güç taşıdığı vurgulandı. Slacktivistlerin en büyük motivasyon kaynaklarının takipçi kazanmak, beğeni sayısını artırmak ve görünürlük elde etmek olduğunu ifade eden Çelik, bu motivasyonlar arasına vicdan rahatlatma düşüncesini de ekledi. Slacktivizm kavramının yabancı literatüre yeni girmiş olmasına rağmen, yerel literatürde "tembel" veya "pasif eylemcilik" olarak nitelendirilebileceğini belirten Çelik, konu hakkında yeterli araştırmanın olmadığını belirtti. “Slacktivistlerin sayısı artıyor” Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Fikriye Çelik, “Bugün deneyimlediğimiz 21. yüzyıl kamusal alanında yeni bir çevrimiçi davranış olarak çıktı. Geleneksel aktivizme göre dijital alanın zamandan ve mekandan muaf yapısından oldukça faydalandı diyebiliriz. Slacktivizm, aslında kendini oldukça önemseyen ancak siyasal ve sosyal açıdan baktığımızda etki faktörü oldukça düşük bir aksiyonerlik olarak kendisini gösterir. Burada slacktivistlerin sayısında her gün artış olduğunu gözlemek de mümkün durumda. Bunun sebebi nedir diye baktığımızda gerek dijital göçmenler gerekse dijital yerliler olarak yeni dijital ortamlar oldukça kabul gören ortamlardır. Her geçen gün sosyal medya platformlarının kullanışının artışıyla beraber slacktivistlerin sayısında da artış görünür diyebiliriz. Slacktivizm konusu yerli literatürde miskin eylemcilik, pasif eylemcilik veya tembel eylemcilik olarak yer bulduğunu görüyoruz. Dijital ortamda yapılan bir eylemcilik olduğu için fiziksel hareket veya çabanın az olmasından dolayı slacktivistlerin etkisiz bir gücü var” dedi. “Slacktivistlerin en büyük motivasyon kaynakları takipçi kazanmak” Çelik, slacktivizm kavramının yeni bir kavram olduğunu belirterek, “7 Ekim’den itibaren dünya gündemini meşgul eden Filistin-İsrail çatışmasında Filistin’e destek vermek amacıyla bir tür çevrimiçi aktivistlik ortaya koyan 5 TikTok hesabını inceledik. İnceleme sonucunda 5 hesabın takipçi ve beğeni sayısının yüksek olduğunu gördük. Burada slacktivistlerin en büyük motivasyon kaynaklarının takipçi kazanmak, beğeni sayısını artırmak ya da görünürlük kazanmak olduğunu söyleyebiliriz. Bu motivasyonların arasına vicdan rahatlatmayı da koyabiliriz. Slacktivizm kavramı çok yeni bir kavram yabancı literatüre girdik ancak yerli literatüre baktığımızda ’tembel’ veya ’pasif eylemcilik’ olarak nitelendirmek mümkündür. Konu hakkında çok araştırma yok, bizde çalışmamızla katkı da bulunmayı amaçladık” şeklinde konuştu.
12 Ocak 2024 Cuma - 17:32
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: “Milli muharip uçak KAAN’ın ilk uçuşu yakın zamanda olacak”
Savunma Sanayii Başkanı (SSB) Haluk Görgün, “Milli muharip uçak KAAN’ın ilk uçuşu inşallah yakın zamanda olacak. 2024 yılında F-16 projemizin teslimatı yapılacak. Gökbey helikopterinin jandarmaya teslimatı yapılacak" dedi. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "2023 Yılı Değerlendirme ve 2024 Yılı Hedefler Basın Buluşması"nda basın mensupları ve medya temsilcileriyle bir araya geldi. Savunma Sanayii Başkanlığı Nuri Demirağ Konferans Salonu’nda düzenlenen basın toplantısında hedefledikleri her şeyi her alanda başarmanın mutluluğunu yaşadıkları bir yılı geride bıraktıklarını dile getiren Görgün, 2024 yılına da iyi bir başlangıç yapıp Savunma Sanayii İcra Komitesinde önemli kararlar aldıklarını söyledi. Görgün, savunma sanayii sektörünün 3 bin 500’ü aşkın firmasıyla Türkiye ekonomisine en yüksek katkıyı veren sektörlerden biri haline geldiğini belirterek, yürütülen 850’yi aşkın proje ve diğer faaliyetler sonucunda savunma ve havacılık sanayii ihracat rakamının 2023 yılında yüzde 27’lik artışla 5,5 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Görgün, insansız hava araçları başta olmak üzere helikopterler, kara araçları, deniz araçları, silah ve mühimmatlar, füze sistemleri, elektronik sistemler ve radar sistemleri üreten firmaların 2023 yılında toplam değeri 10,240 milyar doları aşan sözleşmeler imzaladıklarını sözlerine ekledi. Yerli ve milli ürünlerin güvenlik güçlerinin yurt içi ve yurt dışındaki harekatlarında başarıyla kullanıldığını dile getiren Görgün, dost ve müttefik ülkelerin envanterlerinde de yer aldığını aktararak, savunma sanayiinin son 10 yıl içinde farklı coğrafyalarda 185 ülkeye 230 çeşit ürün ihraç ettiğini söyledi. Geçmişten alınan ilham ve kültür ile bugünün inovasyon ve kollektif gelişim kültürünün zeminini hazırladıklarını belirten Görgün, “İşte bu inovasyon kültürü ile günümüzde ülkemiz İHA ve SİHA teknolojisinde dünyanın önde gelen üç ülkesinden birisidir. Elektronik harp alanında dünyada öncü olan ülkemiz, kendi savaş gemisini yapabilen 10 ülkeden biridir” diye konuştu. Savunma Sanayii Başkanlığı olarak 2023 yılında platform üretiminden hava savunma sistemlerine, silah, mühimmat ve füze üretimlerinden elektronik harp ve radar sistemlerine, haberleşme ve bilgi teknolojilerinden motor sistemlerine, askeri ekipman ve teçhizat üretiminden AR-GE ve eğitim faaliyetlerine kadar her alanda hiçbir boşluk bırakmadan çalıştıklarını dile getiren Görgün, 2023 yılında yapılan faaliyetleri şu şekilde sıraladı: “Dünyanın ilk SİHA gemisi TCG ANADOLU’yu Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim ettik. ANKA-3 muharip insansız uçağımız ilk uçuşunu gerçekleştirdi. İlk jet motorlu uçağımız olan HÜRJET ilk uçuşunu yaptı. Bayraktar TB3 SİHA ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Yerli ve milli ilk helikopterimiz GÖKBEY, yerli motorumuz TS1400 ile ilk uçuşunu yaptı. Yeni Altay tanklarını askeri testleri tamamlanmak üzere Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim ettik. Zırhlı amfibi hücum aracımız ZAHA’nın Türk Silahlı Kuvvetlerimize ilk teslimatını yaptık. Hafif, orta ve ağır sınıf İKA projelerinin geliştirme faaliyetlerine devam edildi, teslimatlarına başlandı. BARKAN I ve BARKAN II güvenlik güçlerimizin kullanımına sunuldu. KAPGAN’ın 12,7 milimetre ağır makineli tüfekle ilk atış testleri başarıyla tamamlandı. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki kara araçlarına entegrasyonu için ilk seri üretim yerli ve milli motorumuz TUNA’nın ilk sevkiyatı yapıldı.” “TCG DERYA’yı Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın hizmetine vereceğiz” 2024 yılının geçmişte başlayan projelerin tamamlandığı, yeni sistemlerin güvenlik güçlerine teslim edildiği, ihtiyaçlara göre yeni projelere başlayacakları bir yıl olacağına dikkati çeken Görgün, “Lojistik Destek Gemisi Projemizin ikinci gemisi Ütğm. Arif Ekmekçi’nin nihai kabulünü gerçekleştireceğiz. Denizde ikmal muhabere destek gemimiz TCG DERYA’yı Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın hizmetine vereceğiz. MİLGEM 5. Gemi Tedariki Projesi kapsamında İ sınıfı fırkateynlerin ilkini teslim edeceğiz. Preveze Sınıfı Denizaltıların Yarı Ömür Modernizayonu Projesi kapsamında TCG SAKARYA’nın testlerini tamamlayarak, göreve başlamasını sağlayacağız. Yeni Tip Denizaltı Tedarik Projesi kapsamında projenin ilk denizaltısı PİRİREİS’i Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edeceğiz. Projenin üçüncü denizaltısı olan MURATREİS’in havuza çekim faaliyetini gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı. “KAAN’ın ilk uçuşu yakın zamanda olacak” MARLIN, SANCAR, ULAQ, SALVO gibi insansız deniz sistemlerinin de kabullerinin gerçekleştirileceği bilgisini veren Görgün, şunları söyledi: "KAAN’ın ilk uçuşu inşallah yakın zamanda olacak. F-16 yapısal projemizin yine teslimatları yapılmaya başlanacak. GÖKBEY helikopterinin jandarmaya teslimi yapılacak. Genel maksat helikopterlerinin teslimi olacak. ASELSAN’ın ürettiği AESA burun radarının testleri devam edecek. Elektronik harp sistemlerimizde tasarımlar devam edecek. 2024, havadan ikmal kontrol uçaklarının milli imkanlarla geliştirilen elektronik destek sistemlerinin teslim edildiği yıl olacak. İnsansız hava araçları için geliştirdiğimiz kameraların seri üretimlerine başlanacak. Uluslararası muadilinden performansı daha iyi olan ASELFLIR-500’ü imal ettik. Bu şu anda kendi sınıfında var olan en iyi kamera. Bunun da seri üretimleri ve teslimatları gerçekleşecek. ASELPOD sistemlerinin teslimatları hızlanacak. Milli Data Link Projesi kapsamında geliştirdiğimiz sistemler uçaklarımıza entegre edilmeye başlanacak." “ALTAY tankında kullanılması hedeflenen yerli ve milli motorun fabrika kabul faaliyetini gerçekleştireceğiz” BOZDOĞAN ve GÖKDOĞAN füzelerinin kabul testleri için hazır olduğunu ifade eden Görgün, “ATMACA atışı ve SOM atışını, KTJ3200 yerli motoru ile ilk kez icra edeceğiz. Turboşaft Motor Geliştirme Projesi (TS1400 motoru) kapsamında kompresör, türbin, yanma odası test altyapı kurulumları tamamlanarak, kabulünü yapacağız. Hibrit Tahrik Sistemi’nin test platformu üzerinde kabulünü gerçekleştireceğiz. ALTAY tankında kullanılması hedeflenen yerli ve milli motorun fabrika kabul faaliyetini gerçekleştireceğiz” dedi. “Şu an yüzde 80 yerli, yüzde 20 yabancı ihtiyacımız var” Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Görgün, savunma sanayisinde ihraç edilen ürünlerin yerlilik ve millilik oranlarına ilişkin soru üzerine, "Yerlilik oranını kabaca bütçesel olarak hesaplayıp sunuyoruz. Söylenilen ve ifade edilen oranlar doğru. Şu an yüzde 80 yerli, yüzde 20 yabancı ihtiyacımız var. Onlar da alt sistemler ve çeşitli platformlar. Uzun zamandır platform almıyoruz. Bir süre sonra platformları hiç konuşmayacağız" açıklamasında bulundu. “KAAN’ın motoru için çok ayrı bir ekip uzun zamandır çalışıyor” Milli muharip uçak KAAN’ın motoru için yurt içinde özgün bir çalışma yürüttüklerini belirten Görgün, "Var olan tüm sistemlerimiz için motorlarımızı kendimiz üretiyoruz. TB3 tamamen yerli motorla uçuyor. KAAN’ın motoru için çok ayrı bir ekip, uzun zamandır çalışıyor. TR Motor bu işin bir parçası. Bizim planımız kendi ürettiğimiz motorun seri üretime yetişmesi" dedi. “Var olan elektronik harp ve lazer yeteneklerimizle belli bir seviyeye ulaşmış durumdayız" Katmanlı hava savunma sistemlerinin noktasal veya bölgesel koruma olarak değerlendirebileceğini söyleyen Görgün, "Tehdidi önceden belirleyip nasıl bir tehdit olduğunu kesinleştirebilmek oldukça önemli. Çünkü bazen öyle bir tehdit olur ki, o tehdide karşı kullanacağınız karşı tedbir de o tehditle ve oluşturabileceği hasarla orantılı olmak zorunda. Biz, var olan elektronik harp ve lazer yeteneklerimizle yakın temas ve noktasal savunma açısından belli bir seviyeye ulaşmış durumdayız" dedi. Bunların test edilmek üzere entegre edilmeye başlandığını dile getiren Görgün, yeni nesil uçaklar ve milli muharip uçak KAAN için de bu radarı geliştirdiklerini söyledi. Ayrıca füze ikaz sistemlerini, hava ve hava mühimmatlarını da geliştirdiklerini belirten Görgün, "Uçağın veya platformun taşıyacağı, muharebe ortamında ihtiyaç duyacağı her sistemin bizim üstünlük sağlayacağımız şekildeki versiyonlarını geliştirmek üzere çalışıyoruz. AESA Radarı da bu ihtiyacı karşılayacak bir sistem" ifadelerini kullandı.
12 Ocak 2024 Cuma - 15:28
TEKNOFEST 2024’e rekor katılım için bilgilendirme konferansları yapılıyor
Toplam 75 milyon TL ödül ve maddi destek verilecek olan TEKNOFEST 2024 için Niğde’de bilgilendirme semineri verildi. Niğde Belediyesi Konferans Salonu’nda Türkiye Teknoloji Vakfı Niğde İl Sorumlusu Büşra Nur Yıldırım tarafından verilen seminerde okul müdürleri ile öğretmenler bilgilendirildi. ’TEKNOFEST ile Gelecek Sensin’ mottosuyla yapılacak yarışmalarda projeleri ile yarışacakların 20 Şubat 2024 tarihine kadar başvuru yapabileceğini söyleyen Büşra Nur Yıldırım, amaçlarının profesyonelleri ve gençleri teknolojik gelişmelere teşvik etmek olduğunu ifade etti. Yıldırım, "Bugün burada tüm okullarımızdan okul müdürlerini ve her okuldan birer TEKNOFEST temsilcisi öğretmenimize bilgilendirme konferansı yapıyoruz. 2024 TEKNOFEST Adana’da düzenlenecek. TEKNOFEST’e 46 ana kategori ve 117 alt kategorimiz bulunmakta. Biz öğrencilerimizi bu ekosistemin içerisine dahil edebilmek için okullarda sunumlarımızı gerçekleştiriyoruz ve onlara bilgilendirmeler yapıyoruz. TEKNOFEST Türkiye’nin havacılık uzay ve teknoloji festivalidir. Hem profesyonelleri hem de gençleri teknolojik gelişmelere teşvik eden bir dizi, yarışma, etkinlik ve gösteri içermektedir. Biz de öğrencilerimizi bu etkinliklerin içerisine dahil etmek niyetindeyiz. Niğde için hedefimiz 2023 yılından daha fazla oranda bir katılım sağlamak" dedi. Yarışmaya son başvuru tarihinin 20 Şubat olduğunu hatırlatan Yıldırım, "Başvuru yapacak kişilerin üye olmaları, takım oluşturup proje açıklamasıyla birlikte başvurularını gerçekleştirmeleri gerekiyor. Kategorilerimiz ilkokuldan üniversiteye kadar olduğu gibi özel sektör dahil herkesi kapsamaktadır" ifadelerine yer verdi.
12 Ocak 2024 Cuma - 15:25
TEKNOFEST 2024’e rekor katılım için bilgilendirme konferansları yapılıyor
Toplam 75 milyon TL ödül ve maddi destek verilecek olan TEKNOFEST 2024 için Niğde’de bilgilendirme semineri verildi. Niğde Belediyesi Konferans Salonunda Türkiye Teknoloji Vakfı Niğde İl Sorumlusu Büşra Nur Yıldırım tarafından verilen seminerde okul müdürleri ile öğretmenler bilgilendirildi. ’TEKNOFEST ile Gelecek Sensin’ mottosuyla yapılacak yarışmalarda projeleri ile yarışacakların 20 Şubat 2024 tarihine kadar başvuru yapabileceğini söyleyen Büşra Nur Yıldırım, amaçlarının profesyonelleri ve gençleri teknolojik gelişmelere teşvik etmek olduğunu ifade etti. Yıldırım; "Bugün burada tüm okullarımızdan okul müdürlerini ve her okuldan birer TEKNOFEST temsilcisi öğretmenimize bilgilendirme konferansı yapıyoruz. 2024 TEKNOFEST Adana’da düzenlenecek. TEKNOFEST’e 46 ana kategori ve 117 alt kategorimiz bulunmakta. Biz öğrencilerimizi bu ekosistemin içerisine dahil edebilmek için okullarda sunumlarımızı gerçekleştiriyoruz ve onlara bilgilendirmeler yapıyoruz. TEKNOFEST Türkiye’nin havacılık uzay ve teknoloji festivalidir. Hem profesyonelleri hem de gençleri teknolojik gelişmelere teşvik eden bir dizi, yarışma, etkinlik ve gösteri içermektedir. Biz de öğrencilerimizi bu etkinliklerin içerisine dahil etmek niyetindeyiz. Niğde için hedefimiz 2023 yılından daha fazla oranda bir katılım sağlamak" dedi. Yarışma son başvuru tarihinin 20 Şubat olduğunu hatırlatan Yıldırım; "Başvuru yapacak kişilerin üye olmaları, takım oluşturup proje açıklamasıyla birlikte başvurularını gerçekleştirmeleri gerekiyor. Kategorilerimiz ilkokuldan üniversiteye kadar olduğu gibi özel sektör dahil herkesi kapsamaktadır" ifadelerine yer verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder