TEKNOLOJİ
Yapay zeka görsel iletişimcilerin mesleğini tehdit mi edyor 11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:41:20 Dünya, yapay zekanın baş döndürücü ivmesiyle tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini yaşarken, görsel iletişim sektörü bu değişimin içinde yer alıyor. İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zeka ile üretilen görsellerin gerçeklik sınırlarını zorlamasının oluşturduğu "mesleki kaygı" tartışmalarına akademik bir perspektifle yanıt verdi. Büker’e göre, yapay zeka bir son değil; aksine keşfin yeniden tanımlandığı bir dönemin kapısını açıyor. Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zekanın görsel iletişim alanındaki dönüştürücü rolünü ele alarak, üretken yapay zeka teknolojilerinin tasarım süreçlerini "oluşturucu odaklı yaklaşımdan yönlendirme temelli bir yapıya" dönüştürdüğünü ifade etti. 2026 yılına ait güncel akademik veriler ışığında, mesleğin geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Akademik araştırmaların 2025-2026 yıllarına ait bulgularına dikkat çeken Büker, üretken yapay zekanın profesyonel görüntü kalitesinde yüzde 95,69’luk bir doğruluk oranına ulaştığını ifade ederek: "Nisan 2025’te Nature’da yayımlanan çalışmalar gösteriyor ki; yapay zeka artık yalnızca yardımcı bir araç değil, doğrudan bir alternatif ortak haline gelmiştir. Midjourney v7 ve Gemini gibi araçlar, tasarımcıya eskiden mümkün olmayan bir kontrol ve esneklik alanı sağlıyor" dedi. "Artık yardımcı bir araç değil" Yapay zekanın yükselişinin tasarımcılar için hem fırsat hem de zorluk barındırdığını ifade eden Büker, teknik becerinin tek başına ayırt edici değerini kaybettiği bir döneme girildiğini vurguladı. Uzmanların bu dönüşümü "uyum sağlanmazsa tehdit" olarak tanımladığını belirten Büker, mesleki rollerdeki değişimi şu sözlerle açıkladı: "Yapay zeka tasarımcının yerini almayacak, ancak iş yapma biçimini kökten değiştirecek. Tasarımcı artık problemi tanımlayan, kavram üreten ve görsel dili belirleyen bir stratejist konumuna taşınıyor. İşin üretimini ise tasarımcının yönlendirdiği algoritmalar üstleniyor." "İnsan eli değen her iş daha güvenli" Tüketici alışkanlıklarına da değinen Prof. Dr. Nalan Büker, 2025 tarihli güncel araştırmaların çarpıcı bir gerçeği ortaya koyduğunu söyledi. Tüketicilerin, kaynağı tamamen yapay zeka olan görsellere, insan eliyle yapılmış işler kadar güvenmediğini belirten Büker, "İnsan eliyle yapılmış işler hala daha yüksek güven ve değer üretiyor. Asıl değer artık ‘kim yaptı?’ sorusunda değil, ‘kim yönetti?’ sorusunda gizli," dedi. "Yapay zeka kolay yol değil, bir öğrenme amacı olmalı" Genç tasarımcıların bu teknolojiye uyum kapasitesinin oldukça yüksek olduğunu gözlemlediklerini belirten Dekan Büker, eğitim kurumlarının üzerine düşen sorumluluğu ise şöyle özetledi: Yapay zeka bir "kolay yol" değil, öğrenmeyi genişleten bir araç olmalı. Öğrenciler yapay zeka kullanımını açıkça belirtmeli; etik ve telif konuları eğitimin ayrılmaz parçası haline gelmeli. Yapay zeka çıktıları nihai sonuç değil, sürecin ham malzemesi olarak görülmeli. Prof. Dr. Nalan Büker, değerlendirmesini şu kritik uyarıyla noktaladı: "Görsel iletişim mesleğinin geleceğinde, yapay zekayı ustalıkla kullananlar yükselirken; teknolojiye direnenler mesleğin dışında kalabilir. Tehdit teknolojinin kendisi değil, değişime kapalı olmaktır."
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:34 KBÜ’den savunma sanayisine otonom robot köpek projesi Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknokent bünyesinde güvenlik, endüstriyel denetim ve arama-kurtarma gibi alanlarda kullanılmak üzere robot köpek teknolojisi geliştirilecek. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 1501 Sanayi Ar-Ge Destek Programı kapsamında kabul edilen "Çok Amaçlı Görev Planlama için Otonom Robot Köpek Tasarımı ve Geliştirilmesi" projesi ile yerli ve milli bir çözüm ortaya konulması hedefleniyor. Proje, Karabük Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Araştırma Görevlisi Ali Art’ın sahibi olduğu AI ARD Robotik A.Ş. tarafından, İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesindeki Aware Robotik iş birliğiyle yürütülecek. İki yıl sürecek çalışma kapsamında farklı görevleri yerine getirebilen otonom robot köpek geliştirilecek. Projenin özellikle zorlu ve riskli alanlarda kullanılmak üzere tasarlandığını belirten Ali Art, dört ayaklı robotların engebeli arazilerde tekerlekli sistemlere göre daha etkin görev yapabildiğini ifade etti. Dünyada bu alanda faaliyet gösteren firma sayısının sınırlı olduğunu vurgulayan Art, yüksek maliyetler ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle yerli çözümlerin öneminin arttığını dile getirdi. Yapay zekâ tabanlı olarak geliştirilecek sistemin; algı, sensör füzyonu, pekiştirmeli öğrenme ve hibrit kontrol mimarisi gibi ileri teknolojileri içereceği belirtildi. Proje kapsamında elektronik kart tasarımı, aktüatör ve güç aktarma sistemleri ile görev kontrol ve kullanıcı arayüzü gibi kritik bileşenler geliştirilecek. Çalışmanın, Türkiye’nin mobil robotik ve otonom sistemler alanındaki Ar-Ge kapasitesine katkı sağlaması hedeflenirken, Karabük Üniversitesi Teknokent bünyesinde yürütülen bu tür projelerle akademik bilgi birikiminin teknolojiye dönüştürülmesi ve sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Nuroğlu: “Doğu Karadeniz Bölgesi’nin güneşten elektrik üretme kabiliyeti Almanya’nın en iyi yerlerinden daha iyi veya eşdeğer”
27 Aralık 2023 Çarşamba - 09:35 Nuroğlu: “Doğu Karadeniz Bölgesi’nin güneşten elektrik üretme kabiliyeti Almanya’nın en iyi yerlerinden daha iyi veya eşdeğer” Elektrik Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fatih Mehmet Nuroğlu, Rüzgar Enerji Sistemleri (RES) ve Güneş Enerji Sistemleri (GES) ile ilgili çalışmaların potansiyel bakımından Doğu Karadeniz Bölgesi’nde de rahatlıkla yapılabileceğini söyledi. Türkiye son dönemde enerji anlamında rüzgar ve güneşten elde edilen enerji ile kendi elektriğini üretme noktasında büyük bir yol kat etti. Ayrıca dünyanın bazı ülkelerinde bulunan denizin üzerine inşa edilen deniz üzeri rüzgar enerji sistemleri de ülkemizde yapılması planlanan yeni projeler kapsamında düşünülüyor. Konuyla ilgili konuşan KTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fatih Mehmet Nuroğlu, ülkemizde RES ve GES ile ilgili çalışmaların daha çok Ege Bölgesi’nde olduğunu ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde de bu sistemlerin olabileceğini ifade etti. Dr. Öğretim Üyesi Fatih Mehmet Nuroğlu, “Çünkü neticede denizler açık alanda olduğu için deniz üstünde rüzgar rejimi karaya göre daha iyi. Tabi Karadeniz Bölgesi bazı handikapları da beraberinde getiriyor. Dağların denize paralel olması denizden karaya doğru olan rüzgar rejimini etkiliyor. Tabii ki deniz üzerine geldiğimizde de deniz zemininin buna elverişli olması gerekiyor. Türkiye’de şu anda bu sistemeler yok ama ileriye dönük planlamalar var. Bu anlamda baktığımız zaman burada elektrik üretilebilir mi tabii ki üretilir. Dolayısıyla karasal yapı ve coğrafya iki bölgeyi ayırıyor. Rüzgarda durum bu şekilde. Güneşte ise gayet iyi ama gölgelenme yani bulutlanma yıl içerisinde elde edilecek olan enerji miktarını etkiler. Bu anlamda bakıldığı zaman bölgemiz hem rüzgar noktasında hem de güneş noktasında Türkiye ortalamasının oldukça altında olan bir bölgedir. Ancak bu elektrik üretilemeyeceği anlamına gelmez. Bölgemize bakıldığında hem rüzgar santrali hem de güneş panellerinden elektrik üretme anlamında yatırımlar mevcut. Tabii bunlar büyük ölçekli değiller Türkiye oranına baktığımız zaman” dedi. “Güneşten Trabzon’un elektrik üretme kabiliyeti Almanya’nın en iyi yerleriyle eşdeğer” RES ve GES sistemlerinin Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yapılabilir olduğunu ancak bir yerde rüzgar santrali kurulabilmesi için bir çok parametrenin düşünüldüğünü dile getiren Nuroğlu, “Rüzgar hareketlerinin, rüzgar hızının ve yıl içinde sari değişiminin ölçülmesi gerekiyor. Örneğin bir direk kuruluyor, kurulduktan sonra orada 1 ile 1 buçuk yıl rüzgarın ölçümü gözleniyor. Ocak ayında nasıl esiyor, Ağustos ayında nasıl esiyor, gündüz nasıl esiyor, gece nasıl esiyor, hangi yönlerde ve ne şiddetlerde esiyor gibi. Trabzon’a baktığımızda bu anlamda verimsiz gibi görünüyor ama Karadeniz’de cepler var vadiler gibi, dağların üst taraflarındaki rüzgar geçiş yerleri gibi. Örneğin Çaykara’nın Soğanlı Yaylası’nda bulunan rüzgar santrali 40 megavatlık bir elektrik üretimi şebekeye veriyor. Bunlar olabiliyor ancak cep şeklinde daha küçük ölçeklerde oluyor. Güneş enerji sistemlerine baktığımızda ise Trabzon’un Maçka tarafına doğru gidildiğinde daha yüksek değerlerde güneşten elektrik üretilebildiği gibi sahil kesiminde de elektrik üretilebiliyor. Bunları mukayese ettiğimiz zaman güneşten Trabzon’un ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin elektrik üretme kabiliyeti Almanya’nın en iyi yerlerinden daha iyi konumda veya eşdeğer diyebiliriz ki Almanya’nın güneyi daha iyi ancak kuzey tarafı Trabzon’dan daha kötü. Almanya’da güneşte 80 bin megavatlık, rüzgarda ise 60 bin megavatlık kurulu güç var. Şöyle söyleyelim Türkiye’nin toplam kurulu gücü 100 bin megavatlarda, Almanya’nın ise 140 bin megavatlarda. Tabii ki Ege Bölgesi’nde bu sistemler daha verimli çalışıyor ancak bizim bölgemizde de rüzgardan ve güneşten elektrik üretiliyor. Örneğin Arsin Organize Sanayii Bölgesi buna en güzel örnek. Bir çok firmanın ve evlerin çatısı güneş paneliyle kaplı” diye konuştu.
Depremin çocukları robotik kodlamada dünya üçüncüsü oldu
27 Aralık 2023 Çarşamba - 09:31 Depremin çocukları robotik kodlamada dünya üçüncüsü oldu Dünya çapında online olarak düzenlenen robot yazılımı yarışmasına Hatay’ın Dörtyol ilçesinden katılan Süleyman Demirel Anadolu Lisesi öğrencileri, dünya üçüncülüğünü elde etti. Kahramanmaraş merkezli depremlerin vurduğu Hatay’da tüm olumsuzluklara rağmen çalışmalara ara vermeyen Dörtyol ilçesi Süleyman Demirel Anadolu Lisesi öğrencileri, 23 farklı ülkeden 24 takımın yer aldığı robotik kodlama yarışmasına katıldı. Online olarak düzenlenen ‘Riders Robotics League World Cup’ biniciler robotik ligi dünya kupasına Hataylı öğrenciler; Ahmet Furkan Selimli, Furkan Tayyar Çetin ve Ömer Ziya Ulusoy damga vurdu. Başarılı öğrenciler, büyük bir başarı elde ederek dünya üçüncüsü oldular. Payas Stem Merkezi mentörü Cem Kağar ve okulda görevli danışman öğretmeni Ayşenur Kavsak tarafından organize edilen öğrenciler, okullarını ve ülkelerini dünya finalinde temsil etmenin gururunu yaşadılar. Yarışmaya katılan öğrencilerden Furkan Tayyar Çetin robotik ligi dünya finallerine katılma hakkı kazandıklarını ancak yaşadıkları deprem nedeniyle zor zamanlar atlattıklarını, dünya şampiyonasına kendisi ve 2 arkadaşı ile birlikte zorlu şartlarda hazırlandıklarını belirterek, katıldıkları yarışmada dünya üçüncüsü olmalarından dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını söyledi. Yarışmaya 7 günlük bir çalışma süreci ile hazırlandıklarını vurgulayan Ahmet Furkan Selimli, “Bu süreçte yaşadığımız depremlerin de etkisi ile birçok arkadaşımız başka illere gitmek zorunda kaldı. Biz bu yarışmaya burada 3 arkadaş olarak hazırlandık, yarışma süresince birçok yeni şeyler de öğrendik. Bu yarışmada ülkemizi yurt dışında temsil ederek dünya 3.’sü olduk. Bu süreçte okul müdürümüz, öğretmenimiz ve ailelerimiz bizlere destek vererek yanımızda oldular” şeklinde konuştu. Ömer Ziya Ulusoy ise bundan sonraki hedeflerinin yarışmalarda dünya birinciliği ile eğitim gördükleri okullarında robotik kodlama alanındaki başarı bayrağını diğer öğrencilere teslim etmek olduğunu belirtti. Okul müdürü Ferhat Yahşi, öğrencilerinin başarısıyla gurur duyduklarını belirterek, “Dünya çapında yapılan yarışmaya katılan öğrencilerimiz takım halinde dünya 3.’sü oldu. Öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi bu başarılarından dolayı ve okulumuzu ve ülkemizi yurtdışında temsil ederek üçüncülük başarıları nedeniyle kendilerini kutluyorum. Yaşadığımız deprem çalışmalarımızı olumsuz etkiledi, başka illere gitmek durumunda kalan öğrencilerimiz de oldu. Ama kalan öğrencilerimiz yarışma gece gündüz demeden çalışarak hazırlandılar. 7 gün süren bu yarışmada olağanüstü bir çaba gösterdiler. Öğretmenlerimizin, idaremizin, velilerimizin de desteği ile öğrencilerimiz gurur verici bir sonuç elde etti. Amacımız dünya birinciliği elde etmek, geleceğin mesleği olan kodlama alanında çalışmalarımız büyük bir hızla devam ediyor” dedi. Dörtyol İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Toksoy öğrencilere başarılarından dolayı belgelerini vererek tebrik etti.
Canik’te ‘Akıncı TİHA’ öğrencilere ilham oluyor
26 Aralık 2023 Salı - 15:43 Canik’te ‘Akıncı TİHA’ öğrencilere ilham oluyor Samsun’un Canik Belediyesi tarafından hayata geçirilen Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde öğrenciler, Türkiye’de ilk defa kalıcı olarak sergilenen Akıncı TİHA’yı inceliyor. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “Akıncı TİHA ile milli eserlerimize olan ilgileri artan öğrencilerimiz, ülkemize ve milletimize katkılar sunacak nesiller olarak yetişecekler” dedi. Öğrencileri bilim ve teknoloji alanında eğitimlerle buluşturan Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü, şehir genelinde eğitimlerini sürdüren öğrencileri ağırlamaya devam ediyor. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nü yoğun bir ilgiyle ziyaret eden öğrenciler, gerçekleştirdiği ziyaretlerde bilim ve teknoloji alanında eğitimlerle buluşuyor. Canik Belediyesi’nin alanında uzman eğitmenleri eşliğinde özel olarak oluşturulan atölyeler ve keşif alanlarında deney ve gözlem çalışmaları gerçekleştiren öğrenciler, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde Türkiye’de ilk defa kalıcı olarak sergilenen Akıncı TİHA’yı hayranlıkla inceliyor. “Akıncı TİHA öğrencilere ilham oluyor” Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde özel olarak oluşturulan platform üzerine kurdukları Akıncı TİHA’yı öğrencilerin büyük bir ilgiyle incelediklerini söyledi. Başkan Sandıkçı, “İlçemizdeki ve şehrimizdeki farklı okullarımızdan ve yurtdışından ülkemize gelen öğrencilerimizi Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde ağırlıyor, yerli ve milli eserimiz Akıncı TİHA ile buluşturuyoruz. Öğrencilerimiz, atölyelerimiz ve keşif alanlarımızda yeni nesil teknolojileri deneyimlerken, aynı zamanda Türkiye’de ilk defa kalıcı olarak ilçemizde sergilediğimiz Akıncı TİHA’yı yakından inceleme fırsatı buluyor. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde bilim ve teknoloji alanındaki eğitimlerimizle yeteneklerini keşfeden öğrencilerimize, Akıncı TİHA ilham oluyor. Akıncı TİHA ile milli eserlerimize olan ilgileri artan öğrencilerimiz, ülkemize ve milletimize katkılar sunacak nesiller olarak yetişecekler. Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda devir aldıkları bayrağı, daha da ileri taşıyacaklar” diye konuştu.
BUÜ, 2024 TEKNOFEST’in startını verdi
26 Aralık 2023 Salı - 12:38 BUÜ, 2024 TEKNOFEST’in startını verdi Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 2024 yılında Adana’da düzenleneceği açıklanan TEKNOFEST için çalışmalara şimdiden başladı. Görükle Kampüs yemekhanesinde gerçekleştirilen 2023 değerlendirme toplantısına BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, T3 Vakfı Bursa İl Sorumlusu Nurkan Karabulut, BUÜ TEKNOFEST Kurum Koordinatörü Prof. Dr. Enes Yiğit, destek veren firmaların temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Teknofest sadece bir yarışma değil Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, katılımın yüksek olmasının 2024 için kendilerini daha da motive ettiğini söyledi. Üniversite olarak ilk günden itibaren TEKNOFEST yarışları içerisinde yer aldıklarını hatırlatan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, “Mühendislik ve Fen altyapısına sahip bir üniversite olarak güçlü bir şekilde varlığımızı sürdüreceğimize inanıyoruz. TEKNOFEST sadece bir yarışma değil, Türkiye’nin teknolojik hamlenin sembolize olduğu bir organizasyon haline geldi. Bu faaliyetlerin sadece üniversiteler için değil, ülke genelinde motive edici bir unsuru olduğunu hepimiz görüyoruz. Üstelik sadece mühendislik alanlarında değil, tıp ve sosyal bilimler alanında da birbirinden kıymetli projelerin yarışlarda boy gösterdiğine şahit oluyoruz. Nitekim 2023 yarışlarında Tıp Fakültemizden bir hocamız ve öğrencilerinin projesi 1’incilik ödülü almayı başardı” diye konuştu. Yerli ve milli üretimde yeni bir bakış açısı kazandırdı Türkiye’nin modernleşme ve sanayileşme hikayesine bakıldığında genel anlamda bir yerelleşme ve özgüven sıkıntısı yaşadığına işaret eden Rektör Yılmaz; “Ülkemiz tüm bu süreç boyunca cari açık ile mücadele etmiş ve bunu gidermenin yollarını aramıştır. Sanayileşme hamlesinin ilk günlerinden itibaren, 100 yıllık süreçte her türlü ekonomik ve iktisadi yollar denendi. Ancak döndük dolaştık ve hep cari açık konusunda aynı yere geldik. Bunu aşmanın yolu da hepimizin bildiği üzere teknolojik üretimler yapmak ve ihracatı ithalatın üzerine çıkarmaktır. İşte bunu yapabilmenin yolu da özgüven eksikliğini gidermek ve üretim yapmaktır. TEKNOFEST bu anlamda yerli ve milli üretim hamlesinde hepimize yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. Bir yönüyle festival olan bu organizasyon, diğer yönüyle de hepimize özgüven aşılayan özel bir çalışmadır. Üniversite olarak bizler de bu anlamda paydaşı olduğumuz TEKNOFEST’e özel olarak hazırlanıyor ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret ediyoruz. İnşallah 2024 yılındaki yarışlarda değerli projelerimiz ile yer alacak ve üniversitemizi temsil etmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu. Bursa’da hedef 100 bin başvuru T3 Vakfı Bursa İl Sorumlusu Nurkan Karabulut ise 20 Şubat son başvuru tarihi olan TEKNOFEST’te bu yıl toplamda 50 milyon TL malzeme desteği ve 25 milyon TL ise ödül verileceğini açıkladı. Adana’da yapılacak 2024 TEKNOFEST’e Bursa’dan 62 bin yarışma başvurusu geldiğini vurgulayan Nurkan Karabulut; “İnşallah 2024 yılında yapacağımız çalışmalar ve gençlerin ilgisi ile bu sayıyı 100 binlere çıkarmayı hedefliyoruz. Üniversiteleri yakından takip ediyor ve hep birlikte çalışmaya gayret ediyoruz. Tüm gençleri TEKNOFEST 2024’e bekliyoruz” dedi. Teknofest, milletin ümitsizliğini kırdı BUÜ TEKNOFEST Kurum Koordinatörü Prof. Dr. Enes Yiğit de 5 ay önce koordinatör olarak atandığını söyleyerek; “Öğrencilerimizi yarışmalara daha fazla motive edebilmek istiyoruz. Çünkü TEKNOFEST aslında yarışmadan da öte bir vizyondur. Bunu daha önceki organizasyona katılan kişileri gözlemleyerek çok daha net anlayabiliyoruz. O alanlara ilkokul öğrencisi de geliyor, yaşlı insanlar da geliyor. Oradaki projeleri ilgi ile izliyorlar. Yarışlarda yer alan gençlerimizin gözündeki umudu çok net görebiliyoruz. TEKNOFEST, milletimizdeki ümitsizliği kırdı. Projelere katılan öğrencilerin motivasyonu, disiplini ve performansını görünce yarışların önemini çok daha net anlayabiliyoruz. Bu yüzden tüm öğrencilerimizin bu organizasyonda yer almaları gerektiğine inanıyoruz. Ön lisans, lisans, lisansüstü ve doktora öğrencilerimizi teşvik etmeli ve en azından bu yarışları izlemeleri konusunda tavsiyede bulunmalıyız. Bugüne kadar yarışlara katılan tüm öğrencilerimizi tebrik ediyor, yeni dönemde katılacak tüm arkadaşlarımıza da başarılar diliyorum” şeklinde konuştu. Katılımcılara ve destekçilere teşekkür belgesi Gecede 2023 TEKNOFEST’te “Sağlık ve İyi Yaşam Teknolojileri” kategorisinde birincilik ödülü alan Pullexo takımının danışman hocası ve öğrencileri ile yarışlarda yer alan takımlara sponsorluk desteği veren firmalara teşekkür belgeleri takdim edildi. Program, öğrenci, akademisyen ve firma temsilcilerinin yaptığı konuşmaların ardından sonra erdi.
TUSAŞ’ın akıllı mühendislik sistemleri laboratuvarı BUÜ’de açıldı
25 Aralık 2023 Pazartesi - 13:42 TUSAŞ’ın akıllı mühendislik sistemleri laboratuvarı BUÜ’de açıldı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’nin (TUSAŞ) tüm araştırma üniversitelerinde hayata geçirdiği Akıllı Mühendislik Sistemleri Laboratuvarı, son olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ) de açıldı. Laboratuvarda 20’ye yakın araştırmacı ileri Ar-Ge projeleri üzerine çalışma yürütebilecek. BUÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Binası’nda faaliyete geçen laboratuvarın açılış törenine Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, TUSAŞ Ar-Ge ve Teknoloji Direktörü Prof. Dr. Erdal Çelik, BUÜ Rektör Yardımcıları, dekanlar, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Araştırma üniversitesi vizyonu katkısı Açılış öncesi konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, araştırma üniversitelerinde bulunan, akademik ve bilimsel çalışmalarda önemli katkılar sağlayan Akılı Mühendislik Sistemleri Laboratuvarı’nın BUÜ’de açılıyor olmasından büyük bir memnuniyet duyduğunu belirtti. Yürüttükleri tüm faaliyetlerde ana odak noktalarının araştırma üniversitesi sıralamasında üst sıralara çıkabilmek olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; “Bu anlamda tüm akademik birimlerimize büyük görevler düşüyor. Özellikle mühendislik fakültemiz proje, Ar-Ge ve bilimsel çalışma noktasında özel destekler sağlayacaktır. Fakültemize ve hocalarımıza çok güveniyoruz. Araştırma Üniversitesi vizyonu birçok anlamda bizlere katkı sağlıyor. Bugün açılışını gerçekleştireceğimiz laboratuvarımız da bu anlamda kıymetli bir yer tutuyor. Akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve doktora ile yüksek lisans yapan öğrencilerimiz bu laboratuvarda özel projelere imza atabilecektir. Hayırlı olmasını diliyor, buranın açılmasında emeği bulunan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Öğrenci projeleri desteklenecek TUSAŞ Ar-Ge ve Teknoloji Direktörü Prof. Dr. Erdal Çelik ise kurum olarak havacılık ve uzay sanayiinde küresel ilk yüz oyuncu arasında yer aldıklarını vurguladı. Toplam 6 stratejik alanda çeşitli mühendislik ve teknoloji faaliyeti yürüttüklerini söyleyen Prof. Dr. Erdal Çelik; “Gelişen teknolojiye ayak uydurmak ve yenilikçi teknolojiler ile pazar rekabeti şartlarında ayakta kalabilmek için Ar-Ge faaliyetlerinin önemi büyüktür. Bu çerçevede TUSAŞ, üniversiteleri kendi Ar-Ge ekosisteminin doğal bir parçası haline dönüştürebilmek ve yenilikçi teknolojileri takip ederken, akademik kaynaklardan sınırsız faydalanabilmek için üniversitelerdeki akademik ve teknik altyapıyı TUSAŞ Ar-Ge ihtiyaçları çözüm mekanizmalarının bir parçası haline dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Üniversite-Sanayi işbirliği çalışmaları çerçevesinde Bursa Uludağ Üniversitesi’nde Akıllı Mühendislik Sistemleri Laboratuvarı’mızı açmış bulunuyoruz. Burada akıllı ve yenilikçi malzeme çalışmaları, sensör teknolojileri, modern kontrol sistemleri, hibrit sistem tasarımları ve modelleme çalışmaları yürütülecektir. 20 araştırmacının görev yapacağı laboratuvarda yapılacak ileri Ar-Ge çalışmaları için TUSAŞ HPC sisteminden 512 çekirdek tahsis edilecektir. Öğrenciler burada çalışacakları projeler çerçevesinde LIFT UP, LIFT UP+ ve LIFT UP++ programları ile maddi olarak da desteklenecektir” dedi. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar da açılan laboratuvarın, kurum olarak yürüttükleri akademik ve bilimsel çalışma vizyonuna son derece önemli katkıda bulunacağına inandığını aktardı. Kurdele kesiminin ardından laboratuvarı incelendi. TUSAŞ ile BUÜ arasında işbirliği protokolünün de imzalandığı program, davetlilerin öğrenci projelerinin sergilendiği stantları ziyaretinin ardından sona erdi.
‘Best Perforsmance’ ödüllü flim ekibine Rektör Çiftçi’den teşekkür belgesi
25 Aralık 2023 Pazartesi - 13:04 ‘Best Perforsmance’ ödüllü flim ekibine Rektör Çiftçi’den teşekkür belgesi Çankırı Karatekin Üniversitesi Prf. Dr. Harun Çiftçi, ‘Göç’ temalı koleksiyonun tanıtıldığı ABD’nin en prestijli moda film festivallerden biri olan ‘Style, Experimental, Fashion Film Festivali’nde “Best Performances” ödülününe layık görülen “Limbo” isimli kısa film ekibine teşekkür belgesi takdim etti. Çankırı Karatekin Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri tarafından Üniversite bünyesinde ‘Göç” temalı koleksiyonun tanıtıldığı Doç. Dr. Tunç Boran’ın yönetmenliğinde çekilen “Limbo” isimli kısa film, ABD’nin en prestijli moda film festivallerden biri olan “Style, Experimental, Fashion Film Festival”inde “Best Performances” ödülünün sahibi oldu. Film ekibini başarılarından dolayı tebrik eden Rektör Prof. Dr. Harun Çiftçi, Doç. Dr. Tunç Boran, Doç. Arzu Evecen, Öğr. Gör. Salih Köse, Öğr. Gör. Ceren Öz ve Arş. Gör. Kübra Aşçı ile film ekibinde yer alan öğrencilerinden Halil Şahin ve Yavuz Koç`a teşekkür belgesi takdim etti. Doç. Dr. Tunç Bora’nın yönetmenliğini, Öğr. Gör. Salih Köse ve Selçuk Karadaşgörüntü yönetmenliğini yaptığı film, Çankırı Tren İstasyonu, TCDD Açık Hava Müzesi’nde çekildi. Çankırı Karatekin Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı öğrencilerinden Ebru Taşkın, Farahim Aliyev, Furkan Can Yıldız, Gamze Nur Ürkmez, Gül Genç, Kardelen Orhan, Mir Ali Babayev, Naiba Rzayeva, Selvanur Demir, Sina Ranjbar Reihani, Süheyla Taşören, Şule Aksoy, Zehra Akkaya tarafından hazırlanan “Göç” temalı giysi koleksiyonunun konsept danışmanlığını Doç. Arzu Evecen, kostüm danışmanlığını ise Öğr. Gör. Ceren Öz yaptı. Göçmenlerin yaşadıkları problemler, göçün toplumsal ve psikolojik etkileri, göçmenlerin topluma entegrasyonu gibi toplumsal konular giysi koleksiyonun temel manifestosunu oluşturdu.