TEKNOLOJİ
Malatya Teknokent kapasitesini büyütüyor 20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:47:46 İnönü Üniversitesi bünyesinde bulunan Malatya Teknokent’in ek AR-GE binasının temel atma töreni gerçekleştirildi. Törene Malatya Valisi Seddar Yavuz, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mehmet Beytur ve çok sayıda protokol üyesi katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenin açılış konuşmasını yapan Malatya Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Teknokentin güçlü bir alt yapıya sahip olduğunu söyledi. Doç. Dr. Yılmaz, firma sayısının 100’ü geçtiğini belirterek, "Teknokentimiz bugün itibariyle 14 yılını geride bıraktı. Bundan sonraki dönemde de kaldığı yerden daha da güçlenerek yeni yapılarıyla, verimli, nitelikli AR-GE çalışmaları geliştirerek yoluna devam edecek. Şu an Teknokentimizde 88 firma faaliyet göstermekte ve bunlardan 24’ü akademisyen firmasıdır. Bugüne kadar AR-GE projesini gerçekleştiren sayısı bin 39 olmuş durumda ki bu bölgemiz için önemli bir rakamdır. 21 firmamız ise sıra beklemektedir. Bugün temelini attığımız 42 ofislik yeni binamızla beraber proje ve firma sayımızı 100’ün üzerine taşımış olacağız" dedi. "Türkiye’nin küresel rekabet gücünü her geçen gün daha da arttıracağına inanıyoruz" İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ise bilginin ekonomik değere dönüşmesi gerektiğini söyledi. Rektör Akpolat, "İçinde bulunduğumuz çağ artık sadece bilgiye sahip olanların değil, bilgiyi üreten, dönüştüren ve ticarileştirenlerin öne çıktığı bir çağ hüviyetindedir. Türkiye’de bugün 114 teknokentimiz var ve bu sayıların mutlaka artması gerektiğine inanıyoruz. Yazılımdan savunma sanayine, biyoteknolojiden yapay zekâya kadar geniş bir yelpazede geliştirilen bu çalışmaların Türkiye’nin küresel rekabet gücünü her geçen gün daha da arttıracağına inanıyoruz. Biz biliyoruz ki güçlü üniversiteler olmadan güçlü teknokentler olamaz aynı şekilde güçlü teknokentler olmadan da sürdürülebilir bir ekonomi söz konusu olamaz. Bu Teknokentin sadece kendi ülkemiz için değil, tüm insanlık için bir katma değer üreteceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. Törende selamlama konuşması yapan Vali Seddar Yavuz da, "Eğer biz hür ve bağımsız, başımız dik bu topraklarda yaşamak istiyorsak bilim, sanayi ve teknoloji yolculuğunda bilgi üreten hale gelmek durumundayız. Başkasının ürettiği sembol, fikir ve teknolojiyi kullananlar özgün olamaz ve öz benliklerini de koruyamazlar. Malatya’yı ‘Doğu’nun incisi cazibe merkezi ve bilim şehri’ olarak tanımlıyoruz. Bu tanımlamanın gerçekleşebilmesi için şehri yeniden imar ve inşa ederken güçlü bir üniversite, güçlü bir teknopark ve altyapısına sahip olmamız gerekir" diye konuştu
20 Nisan 2026 Pazartesi - 12:11 Yüksek hızda internete yüksek güvenlik Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, 5G teknolojisi ile birlikte birçok akıllı cihazın yüksek internet hızıyla çalışacağını söyleyerek, "Hızlı internette siber saldırılar da hızlı olacağı için güvenlik önlemleri üst düzeye çıkarılmalı" dedi. 5G teknolojisi ile yüksek hızlı interneti eşyaların da kullanabileceğini söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Aslında 5G’ye geçilmesiyle birlikte büyük bir heyecan oluştu ama tabii ki bu konuda da birçok konuda olduğu gibi yanlış bilgiler de verildi. 5G sadece internetin hızlı kullanılması ya da sadece videonun daha hızlı izlenmesi değil, IOT dediğimiz Internet Of Things, yani nesnelerin interneti alanında daha iyi çalışmalar yapılması için gerekli altyapının adı diyebiliriz. Aslında şöyle bu konuyu açabiliriz. Örnek veriyorum bir ameliyat yapılacak. Uzaktan robotlarla bir ameliyat yapmak istiyorsunuz. Burada daha hızlı internete ihtiyacınız var. Ya da bir şehrin, bir ülkenin trafiğini düzenleyeceksiniz. Burada daha hızlı internete ihtiyacınız var. Çünkü tüm cihazlar birbiriyle haberleşmeye başlıyor ve haliyle de daha hızlı haberleşmeye ihtiyaç oluyor. Öyle olduğu için de işte buralarda 5G’ye çok büyük ihtiyaç duyuyoruz. 5G hayatımızı kolaylaştırıcı bir unsur olarak aslında karşımıza çıkmış durumda. Dediğim gibi, artık sadece internet kullanıcısı deyince aklımıza insanlar gelmiyor, cihazlar da geliyor ve şu anda milyarlarca cihaz internete bağlanır durumda. Buna çamaşır makinesi, buzdolabı, televizyon, dediğim gibi aklınıza gelebilecek tüm o robotik cihazları sayabiliriz. Bu şekilde binlerce, milyonlarca, milyarlarca cihaz artık internete bağlı ve bunun da daha büyük hıza ihtiyacı var. Aynı şekilde bizim internetin akıcı olması gereken yerlerde örnek veriyorum, eskiden canlı yayın dediğimizde bile bir maç yapılırken golü biz herhalde 3-5 saniye ya da 10 saniye sonra görüyorduk. Orada bile canlı dediğimiz yayın canlı olmuyordu ama artık 5G teknolojisiyle ya da buna benzer yeni teknolojilerle artık canlı olarak ameliyat yapıldığı gibi canlı olarak da yine bu işlemleri takip edebiliyoruz" dedi. Topuzoğlu, yüksek hızda internetle birlikte siber saldırıların da hızlı olacağını ve yüksek güvenlik önlemlerinin de alınması gerektiğini söyleyerek, "Aslında tabii ki internette olduğu gibi çok ciddi bir şekilde manyetik alan oluşmakta. Bu manyetik alan da insan üzerinde hem fizyolojik hem sosyolojik, hatta psikolojik şekilde de etkiler bırakmakta. Bundan dolayı bizim teknolojiyi kullanırken daha dikkatli olmamız gerekiyor. Örnek veriyorum, çocuğumuzun eline tablet verip çekilmek yerine belki tableti bir noktaya koyup masadan izlemesini sağlamak gibi ya da belki de böyle bir alışkanlık edindik, telefon hep yastığımızın altında ya da yatarken dahi yanımızda. Bunu yapmayıp daha dikkatli olmamız, işte modemi evin içerisinde her an yaşadığımız bir alanda değil de biraz daha uç köşeye koymamız bile bir önlem olarak karşımıza çıkabilir. Bir de işin güvenlik boyutu var. Güvenlik anlamında da zafiyetler de daha çok artmış durumda. Hacker dediğimiz interneti ele geçiren ya da işte birtakım şifrelerinizi, serverlarınızı ele geçiren insanlar da şifre bulma işlemini ya da bu saldırıları daha hızlı yapabilecekleri için de buradaki güvenlik adımlarının daha güçlü hale getirilmesi ve güvenlik kurallarının, protokollerinin de artık bir kural haline gelmesi, bir standart haline gelmesi de gerekmekte. Hızlı internet yüksek güvenlik gerektirir diyebiliriz. Çünkü artık dediğim gibi daha fazla önlem alınması gereken, daha dikkatli olmamız gereken bir döneme de girmiş durumdayız" ifadelerini kullandı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 11:48 Zonguldak’tan Yerli Siber Güvenlik Hamlesi: Kuantum Pi Dikkat Çekiyor Türkiye’nin siber güvenlik alanında dışa bağımlılığını azaltmayı hedefleyen yerli ve milli platform Kuantum Pi, Zonguldak Teknopark’tan çıkarak kamu ve özel sektörde dikkatleri üzerine çekti. Türk mühendisler tarafından geliştirilen sistem, özellikle kritik altyapıların korunmasında stratejik bir çözüm olarak öne çıkıyor. Kuantum Siber Güvenlik A.Ş. tarafından geliştirilen platformun, Türkiye’nin "Milli Teknoloji Hamlesi" vizyonu kapsamında önemli bir boşluğu doldurması hedefleniyor. Yetkililer, siber güvenliğin yalnızca teknik bir konu değil, doğrudan milli güvenliğin bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Kuantum Pi’nin geliştirme süreci, KOSGEB ve TÜBİTAK destekleri kapsamında yaklaşık 400 bin dolarlık hibe ile hayata geçirildi. Proje ayrıca Bilişim Yıldızları ve Yerli & Milli Teknoloji Geliştirme ödüllerine layık görüldü. Uzmanlara göre, Türkiye’de kullanılan siber güvenlik çözümlerinin büyük bölümünün yabancı menşeli olması, hem maliyet hem de veri güvenliği açısından risk oluşturuyor. Yerli çözümlerin yaygınlaşmasıyla bu risklerin minimize edilmesi amaçlanıyor. Kritik Ziyaret Gerçekleşti Kuantum Siber Güvenlik A.Ş. yetkilileri, projeyi ve geldiği noktayı paylaşmak üzere Köksal Toptan ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede, Kuantum Pi platformunun teknik yapısı ve Türkiye’nin siber güvenlikte bağımsızlık hedeflerine sağlayacağı katkılar detaylı şekilde ele alındı. Görüşmede ayrıca, yerli siber güvenlik çözümlerinin kamu kurumlarında yaygınlaştırılması ve kritik altyapılarda kullanımının artırılması konuları gündeme geldi. Hedef Siber Bağımsızlık Kuantum Pi’nin önümüzdeki süreçte kamu kurumlarında pilot olarak uygulanması, kritik altyapılarda devreye alınması ve KOBİ’lere yaygınlaştırılması planlanıyor. Bu adımların, Türkiye’nin siber güvenlikte dışa bağımlılığını azaltarak stratejik bağımsızlığını güçlendirmesi bekleniyor. Zonguldak Teknopark’tan çıkan proje, Anadolu’da geliştirilen yüksek teknoloji ürünlerinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu tür yerli girişimlerin desteklenmesinin Türkiye’nin küresel teknoloji rekabetindeki konumunu güçlendireceğini belirtiyor. Kuantum Pi, yerli mühendislik gücüyle geliştirilen ve Türkiye’nin dijital güvenliğini sağlamayı hedefleyen stratejik bir teknoloji olarak öne çıkmaya devam ediyor.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:06 Geleceğin siber güvenlikçileri Çankırı’da yetişecek Çankırı’da 2026 Yılı Türkiye Siber Vatan Programı kapsamında "Beyaz Şapkalı Hacker"ların eğitimi başlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) ile Çankırı Karatekin Üniversitesi işbirliğinde yürütülen 2026 Yılı "Türkiye Siber Vatan Programı" kapsamında sınavlarda başarı elde eden 38 öğrenci "Beyaz Şapkalı Hacker (CTF)" eğitime katılacak. Öğrencilerden programa yoğun ilgi 2025 yılının son çeyreğinde başlayan programa Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde öğrenim gören toplam 75 öğrenci başvurdu. Başvuruları kabul edilen öğrenciler ilk olarak çevrimiçi platform ile siber güvenlik alanında temel ve teorik eğitimlerini tamamladı. Ardından uygulama üzerinden tanımlanan görevleri yerine getirdiler. Ulusal sınav eğitimleri 20 Nisan’da başlıyor Siber güvenlik alanında uzman olmak isteyen öğrenciler, çevrimiçi eğitimlerin ardından ulusal çapta düzenlenen sınava katıldı. Sınav sonuçlarına göre başarılı bulunan 38 öğrenci yüz yüze eğitimlere katılma hakkı elde etti. Çankırı Karatekin Üniversitesi kütüphane binasında 20 Nisan’da başlayacak yüz yüze eğitimler toplamda 5 gün sürecek. Eğitimlerin ardından öğrenciler çevrimiçi görevleri tamamlayarak Türkiye genelinde yapılacak olan final sınavına katılmaya hak kazanacaklar. Eğitimler sonunda başarılı olan öğrencilerin, siber güvenlik alanında uzmanlaşmaları ve istihdam edilmeleri hedefleniyor.
Spor salonu üyeliklerine dijital yöntem
20 Temmuz 2023 Perşembe - 11:57 Spor salonu üyeliklerine dijital yöntem Geliştirilen mobil uygulama, kullanıcılarına sabit bir spor salonuna bağlı kalmadan anlaşmalı olduğu yüzlerce spor salonunda üyeliksiz spor yapabilme imkanı sundu. Spor salonlarında dijitalleşmeyle üyeliğe gerek olmadan spor yapabilme imkanı geliyor. Teknoloji tabanlı uygulama, kullanıcılarına sabit bir spor salonuna bağlı olmadan dakikalık ücretlendirme yaparak sağlıklı kalmanın yolunu açtı. “Spora özgürlük ve dijitalleşme getiriyoruz” Uygulamanın spor deneyimini özgürleştirdiğini belirten Fitty CEO’su Cebrail Ergül, “Dijitalleşmeyle spor salonu üyelikleri ortadan kalkabilir. Yıllık spor üyeliği yaptıranların yaklaşık yüzde 80’i üyeliğini kullanmıyor. Bu da sonraki yıllarda üyeliklerini yenilememelerine yol açıyor. Hem kullanıcı spor alışkanlığını kaybediyor, hem de spor salonları orta vadede müşteri kaybına uğruyor. Biz Fitty ile dakikalık ücretlendirme yaparak sporseverlere ve spor salonlarına sürdürülebilir bir çözüm bulmayı hedefliyoruz" dedi. “500’den fazla salonla işbirliği” Türkiye’de spor salonlarında antrenman yapan tüm spor severlere ulaşmayı hedeflediklerini belirten Ergül, “Şu anda 20 bin kayıtlı kullanıcımız bulunmakta ve 500’den fazla spor salonu ile işbirliği içindeyiz. İlk aşamada hedefimiz Türkiye’de spor salonu ağımızı genişletmek ve kullanıcı sayımızı arttırmak. Yıl sonuna kadar da 200 bin kayıtlı kullanıcı sayısına ulaşmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda yurt dışında operasyonlarımızı genişletmek istiyoruz. Bu yıl 3 ülkede, 2024 sonu itibarıyla toplam 10 ülkede olma hedefimiz var. İlk etapta İngiltere ile başlayan yurt dışı planımız sonrasında diğer Avrupa ülkeleri ve Körfez ülkeleri ile devam edecek" dedi. Nasıl kullanılıyor? Uygulamayı indiren kullanıcılar gitmek istedikleri spor salonunu seçtikten sonra, salon girişinde bulunan Fitty panosundaki QR kodu okutarak antrenmana başlayabiliyor. Kullanıcılar çıkışta pano üzerindeki QR kodu tekrar okutarak antrenmanı bitiriyor. Kullanıcıların kaç dakika spor yaptığının belirlenmesi sonrası bir ödeme ekranı açılıyor ve kredi ya da banka kartı ile güvenli ve hızlı ödeme gerçekleştirmeleri sağlanıyor. Kullanıcılar her antrenmanda puan kazanıyor ve ilerleyen tarihlerde biriken puanlarını paraya çevirip bir sonraki antrenmanda kullanabiliyor.