Son Dakika
|
Çekmeköy’de lisede bıçaklı saldırı!
Peskov: "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz"
Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik
Suudi Aramco rafinerisine İHA'lı saldırı
İran Kızılayı: "3 günde 555 kişi hayatını kaybetti"
Güney Kıbrıs’taki İngiliz üssüne İHA saldırısı
ABD'ye ait F-15 savaş uçağı Kuveyt'te düştü
Lübnan Sağlık Bakanlığı: "İsrail saldırılarında 31 kişi öldü, 149 kişi yaralandı"
İran’dan BM’ye mektup: "Hamaney’in öldürülmesi uluslararası hukuka yönelik bir saldırı"
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Orta Doğu, uzayan bir savaştan büyük zarar görecektir"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
İran Savunma Bakanı Seyyid Majid ibn al‑Reza oldu
Peskov: "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz"
Bursa’da kadın sürücüden motosikletliye tekme ve tokatlı saldırı
Galatasaray kupada Alanyaspor deplasmanında
Suudi Aramco rafinerisine İHA'lı saldırı
Çin’den saldırıya kınama
Japonya Başbakanı Takaichi'den diplomasiye dönme çağrısı
TEKNOLOJİ
Siirt’te kayıp kaçak oranı kent merkezinde yüzde 6’ya geriledi
02 Mart 2026 Pazartesi - 10:24:54
Dicle Elektrik, Siirt’te yürüttüğü yoğun altyapı ve saha çalışmalarıyla kayıp-kaçak oranını yüzde 9-10 seviyesindeki Türkiye ortalamasının altına çekti. İl genelinde oran yüzde 8 seviyelerine, kent merkezinde ise yüzde 6’ya kadar geriledi. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, kaçak elektrikle mücadelede önemli bir eşiği daha aştı. Şirketin sorumluluk alanındaki 6 il arasında yer alan Siirt’te kayıp-kaçak oranı Türkiye ortalamasının da altına çekildi. Dicle Elektrik’in 2013 yılındaki özelleşmeden bu yana bölgeye yaptığı yatırımlar, teknoloji destekli altyapı modernizasyonu ve kararlı saha çalışmalarıyla Siirt adeta örnek bir kent haline geldi. İl genelinde yüzde 8 seviyelerine gerileyen kayıp-kaçak oranı, kent merkezinde ise yüzde 6’ya kadar düştü. Bu sayede Siirt, kayıp kaçak enerjide Türkiye ortalaması olan yaklaşık yüzde 9-10’luk oranın da altına inmiş oldu. Dicle Elektrik Siirt İl Müdürü Ali İhsan Aydın, kentteki başarının tesadüf olmadığını, planlı ve sürdürülebilir çalışmalarla elde edildiğini belirterek "2013’teki özelleşmenin ardından yalnızca Siirt için yaklaşık 5 milyar liralık altyapı yatırımı gerçekleştirdik. Bu rakam, 2026 yatırımlarıyla birlikte 5.5 milyar lirayı bulacak. Bu süreçte akıllı sayaç uygulamalarından teknoloji destekli saha denetimlerine kadar pek çok adım attık. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye ortalamasının altındaki bu başarı, hem arz güvenliğini artırıyor hem de tüm tüketicilerimizin üzerindeki yükü hafifletiyor. Ülke ekonomisine de doğrudan katkı sağlıyoruz. Bu anlamda Siirt’in Türkiye’ye örnek bir il olması hepimizi son derece mutlu etti" dedi. Dicle Elektrik, Siirt’te elde edilen başarının bölge geneline de yayılması için çalışmalarını aralıksız olarak sürdürüyor.
01 Mart 2026 Pazar - 12:05
Bakan Uraloğlu: "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) 2025 yılında yürüttüğü çalışmalar kapsamında yenilenen gar ve istasyonlara ilişkin açıklamada bulundu. Uraloğlu, 2003 yılında demiryollarının devlet politikası haline getirilmesiyle birlikte önemli bir gelişim sürecinin başladığını belirterek yüksek hızlı tren hatlarının devreye alınmasıyla Türkiye’nin Avrupa’da 6’ncı, dünyada ise 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi ülke konumuna yükseldiğini ifade etti. "Yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" Gar ve istasyonların demiryolu taşımacılığının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Gar ve istasyonlarımız, sadece yolcu indirip bindirilen noktalar değil; aynı zamanda şehirlerimizin hafızasında yer eden kavuşmaların, vedaların ve yeni başlangıçların mekanıdır. Bu yapıları yenilerken tarihi kimliğini koruyor, aynı zamanda vatandaşlarımız için daha konforlu, daha erişilebilir ve daha modern alanlar oluşturuyoruz. Yaptığımız yenileme çalışmaları, sadece ulaşım altyapısını değil, bulunduğu bölgenin görünümünü ve kullanım kalitesini de doğrudan etkiliyor. Yoğun yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" açıklamalarında bulundu. Demiryolu uzunluğunun 2003 yılında 10 bin 948 kilometre olduğunu hatırlatan Uraloğlu, bu rakamın bugün 13 bin 919 kilometreye ulaştığını belirtti. Aynı dönemde demiryolu altyapısının teknik kapasitesinin de önemli ölçüde geliştirildiğini kaydeden Uraloğlu, çift hat oranının yüzde 5’lerden yüzde 18’lere çıktığını, sinyalli hat uzunluğunun 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye, elektrikli hat uzunluğunun ise 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükseldiğini söyledi. Tarihi kimlik korunuyor, yapılar güçlendiriliyor Tarihi nitelik taşıyan gar ve istasyonlarda yürütülen çalışmaların, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Koruma Kurullarının onayı doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, mimari, statik, elektrik, mekanik ve çevre düzenlemelerini kapsayan projelerin titizlikle uygulandığını söyledi. "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik" Yenileme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz. 16 gar ve istasyonda statik güçlendirme çalışması yaptık. Mekanik ve elektrik sistemleri modern ihtiyaçlara göre yeniledik ve özgün malzeme ve renk tercihleriyle tarihi kimliği koruduk." "Yapılar, demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" Gar ve istasyonların herkes için daha erişilebilir hale getirilmesi amacıyla önemli düzenlemeler yaptıklarını belirten Uraloğlu, 7 gar ve istasyonda engelli yolcular için bilet satış alanları, bekleme salonları ve peronlarda gerekli düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi. Uraloğlu, "Yürüttüğümüz çalışmalarla gar ve istasyonlarımızı sadece yenilemiyoruz; aynı zamanda daha güvenli, daha konforlu ve daha kullanışlı hale getiriyoruz. Bu yapılar, geçmiş ile geleceği buluşturan ve demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:06
Sanayicinin geleceğine stratejik adımı Denizli Model Fabrika hizmete açıldı
Denizli’nin köklü üretim kültürünü verimlilik ve yalın dönüşüm anlayışıyla güçlendirecek olan Denizli Model Fabrika, 1200 metrekarelik alanda ve 1,3 milyon dolarlık yatırımla Denizli Organize Sanayi Bölgesinde hizmete açıldı. Denizli Sanayi Odası’nın öncülüğünde hayata geçirilen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde yürütülen bir dijital dönüşüm ve yetkinlik merkezi olan Denizli Model Fabrika’nın resmi açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi. Törene ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Birleşmiş Milletler Nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Denizli Sanayi Odası ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, il protokolü ve üst düzey UNDP yetkilileri katıldı. Denizli sanayisinin geleceğine stratejik bir adım DSO ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, açılışta yaptığı konuşmada Denizli Model Fabrika’nın sıradan bir yatırım değil, uzun vadeli bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 11. Model Fabrikası’nın Denizli’de hayata geçirilmesinin şehir sanayisi açısından stratejik bir eşik olduğunu belirten Kasapoğlu, bu merkezin üretim kültürünü daha verimli ve daha rekabetçi bir yapıya taşıyacağını ifade etti. Göreve başladıkları ilk günlerde Model Fabrika projesini öncelikli sorumluluk olarak ele aldıklarını dile getiren Kasapoğlu, "Bu proje bizim için bir yatırım kararından öte, Denizli sanayisinin geleceğine ilişkin bir vizyon meselesiydi" dedi. Denizli’nin ihracat kapasitesi yüksek, girişimci ruhu güçlü ve değişime açık bir sanayi şehri olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, bu dinamizmin verimlilik ve yalın üretim yaklaşımıyla desteklenmesi gerektiğine inandıklarını belirtti. Kasapoğlu, "Bugün 1,3 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip, 1.200 metrekare kapalı alanı ve 400 kilovat kurulu gücü bulunan bir verimlilik merkezini Denizli’ye kazandırmış bulunuyoruz. Geniş paydaş yapısı ve yetkin profesyonel kadrosuyla hizmet verecek güçlü bir altyapı oluşturduk" ifadelerini kullandı. Üretimin kalbinde uygulamalı dönüşüm Model Fabrika’nın Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin merkezinde, üretimin tam içinde konumlandığını vurgulayan Kasapoğlu, merkezin uygulamalı bir dönüşüm modeli sunduğunu belirtti. "Model Fabrika bir bina ya da yalnızca bir eğitim alanı değildir. Burası verimlilik kültürünün uygulamalı olarak öğretildiği bir dönüşüm merkezidir" diyen Kasapoğlu, Öğren-Dönüş Programlarının ilk fazına tekstil, makine imalatı, kablo ve gıda sektörlerinden firmaların katıldığını aktardı. Pilot uygulamalarda elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirten Kasapoğlu, teslimat sürelerinde yüzde 35’e varan iyileşme, kapasitede yüzde 48’e varan artış ve genel verimlilikte yüzde 56’ya varan kazanımlar sağlandığını açıkladı. Yapılan harcamaların geri dönüş süresinin ise 1 ila 5 ay arasında gerçekleştiğini vurguladı. Yeşil dönüşümle tamamlanan bütüncül yapı Kasapoğlu, aynı kompleks içinde planlanan Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Test Merkezi’nin de sürecin tamamlayıcı unsuru olacağını belirtti. Söz konusu merkezin enerji verimliliği, karbon ayak izi ve kaynak verimliliği alanlarında sanayiye teknik altyapı sağlayacağını ifade eden Kasapoğlu, böylece Denizli’de verimlilik ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan bütüncül bir dönüşüm altyapısının kurulacağını söyledi. Konuşmasının sonunda projeye katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür eden Başkan Kasapoğlu, Model Fabrika kurulum sürecinin en başından itibaren teknik desteklerini ve rehberliklerini esirgemeyen Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğüne teşekkür etti. Denizli Model Fabrika’nın üretimde mükemmeliyete giden yolda sanayiciler için güçlü bir dayanak noktası olacağını belirten Kasapoğlu, "Tüm sorunlara rağmen, üretmeye ve mücadele etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullanarak, merkezin Denizli’ye, bölgeye ve ülke sanayisine hayırlı olmasını temenni etti. ivkovi: "Model fabrikalar yerel sahiplik ve küresel vizyonun buluşma noktası" Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın açılışında yaptığı değerlendirmede, merkezin yalnızca bir üretim tesisi değil, uygulayarak öğrenme, sürekli iyileştirme ve sanayi rekabetçiliğini güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir dönüşüm modeli olduğunu ifade etti. Model Fabrikaların Türkiye’de ulusal sanayi vizyonunu firma düzeyinde somut sonuçlara dönüştüren yenilikçi bir politika aracı haline geldiğini vurgulayan ivkovi, bu başarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, UNDP ve yerel paydaşlar arasındaki güçlü iş birliğinin bir yansıması olduğunu belirtti. Model Fabrikaların, dijital ve yeşil dönüşüm sürecinde KOBİ’lerin uyum kapasitesini ve dayanıklılığını artırmada kritik rol üstlendiğine dikkat çeken ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın yerel sahiplik ile ulusal vizyonun birleşerek bölgesel ve küresel ölçekte değer üretebileceğini gösteren güçlü bir örnek olduğunu söyledi. Bakan Kacır’dan sanayicilere yeşil dönüşüm ve temiz üretim vurgusu Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Model Fabrikalarımızdan ‘öğren-dönüş’ hizmeti alan işletmelerimiz; verimlilikte yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 kısalma ve üretim miktarında yüzde 140’a ulaşan ilerleme sağladıklarını ifade ediyor." dedi KOSGEB eliyle sektörel gelişim programı kapsamında model fabrikamızın hedeflenen performansı ortaya koyması halinde 10 yıl boyunca yıllık 6,5 milyon lira destek sağlayacaklarını belirten Bakan Kacır, Güney ege yeşil dönüşüm ve verimlilik test merkezi enerji verimliliği ölçümleri, karbon ve su ayak izi hesaplamaları ile temiz üretim uygulamalarında sanayicilere rehberlik edeceklerini söyledi. Model Fabrika açılış konuşmalarının ardından, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesimi gerçekleştirildi. Kurdele töreninin ardından tesis gezilerek yürütülmesi planlanan çalışmalar yerinde incelendi. Denizli’ye, bölge sanayisine ve ülkemize hayırlı olması temenni edilen merkezin açılış programı, hediye takdimi ile sona erdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 09:58
Bakan Kacır: "Dijital merkez, Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli İnceler’de kurulanİnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı.olduğunu söyledi. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın teşrifleriyle, Bozkurt ilçesine bağlı İnceler Mahallesi’nde kurulan Dijital Veri Merkezi’nin açılış programına katıldı. Trendyol, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye (UNDP Türkiye) ile Bozkurt Kaymakamlığı iş birliğinde hayata geçirilen "Yarının Köyleri Projesi" kapsamında kurulan İnceler Dijital Merkezi; teknoloji imkânlarının kırsala ulaştırılması, istihdamın artırılması, üretimin güçlendirilmesi ve kültürel değerlerin korunarak kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla hizmete açıldı. Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı. Bakan Kacır, merkezin yerel üreticinin emeğini dijital platformlar aracılığıyla dünya pazarlarına taşıyacağını belirterek, ortaya çıkacak her başarı hikâyesinin Türkiye’nin kalkınma sürecine ivme kazandıracağını ifade etti. Anadolu’nun üretim potansiyeline ve insan kaynağına duydukları güveni dile getiren Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi vizyonu doğrultusunda her ilin ve ilçenin özgün potansiyelini harekete geçirmeye devam edeceklerini kaydetti. Vali Köşger: "Denizli başarı çıtasını daha yukarı taşıyacak" Programda konuşan Vali Köşger ise Denizli’nin sanayi, tarım, ticaret ve turizm alanlarında ulaştığı seviyeye dikkat çekti. Denizli’nin potansiyelini etkin kullanan bir şehir olduğunu belirten Köşger, bundan sonraki hedefin bu başarıyı daha ileriye taşımak olduğunu ifade etti. Şehrin tüm dinamikleriyle birlikte çalışarak kalkınma ivmesinin sürdürüleceğini vurguladı. "Türkiye Yüzyılı hedefi topyekun kalkınmayla mümkün" Konuşmasında gelişmiş ülkelerin sahip oldukları potansiyeli doğru planlayıp değerlendiren ülkeler olduğuna işaret eden Vali Köşger, kırsal alanların da ülkenin ulaştığı ekonomik seviyeye uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun topyekun kalkınma anlayışına dayandığını belirten Köşger, bu doğrultuda ülkeyi dünyanın saygın ve öncü ülkeleri arasına taşıma iradesinin güçlü şekilde sürdürüldüğünü ifade etti. İnceler’de açılan dijital merkezin bu hedefe katkı sağlayacak örnek projelerden biri olduğunu dile getirdi. Şehirlerin yetiştirdiği insan kaynağının önemine değinen Vali Köşger, başarılı bireylerin kendi memleketlerine katkı sunmasının takdire şayan olduğunu sözlerine ekledi. Birleşmiş Milletler nezdinde Türkiye Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız ile Trendyol CEO’su Çağlayan Çetin’in memleketlerine sundukları katkının örnek bir yaklaşım olduğunu ifade eden Köşger, projede emeği geçen başta Trendyol ve UNDP yetkilileri ve Bozkurt Kaymakamı olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Mart 2026 Pazar- 12:05
Bakan Uraloğlu: "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik"
2
21 Kasım 2017 Salı- 10:23
İdman Tv Az Tv nasıl canlı izlenir ? İdman TV frekans ayarları
3
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 22:12
TUSAŞ ile Ge-Aerospace arasında HÜRJET Jet eğitim uçağının motoru için mutabakat zaptı imzalandı
4
28 Şubat 2026 Cumartesi- 10:06
Sanayicinin geleceğine stratejik adımı Denizli Model Fabrika hizmete açıldı
5
27 Şubat 2026 Cuma- 12:56
TOGÜ’den akıllı kampüs hamlesi
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:50
Balıkesir’in ilk erken aşama hızlandırma programı tamamlandı
Balıkesir Teknokent tarafından düzenlenen BaunTECH Start. Hızlandırma Programı, üç gün süren yoğun bir eğitim ve mentorluk kampının ardından tamamlandı. Balıkesir’in ilk erken aşama hızlandırma programı olma özelliğini taşıyan etkinlikte, 9 ekip yatırımcı karşısına çıkmaya hazır hâle geldi. Programın açılışında Balıkesir Teknokent Genel Müdürü Burcu Aydemir, programın Balıkesir girişimcilik ekosistemi için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ceyhun Ercan, ACA Şirketler Topluluğu Başkanı Ahmet Acaroğulları ve BAGİAD Başkanı Mert Kurşun girişimciliğin bölgesel kalkınmadaki önemine vurgu yaptı. Açılışın ardından Ufuk Batum’un mentörlüğünde girişimcilik vizyonu üzerine ilk eğitimler gerçekleştirildi. İkinci gün, Avukat Ahmet Yaşar, Startup Hukuku, Nizamettin Sami Harputlu, Strateji & Sunum Teknikleri, Müge Bezgin’de Pazarlama & Hikâyeleştirme ve Utkan Bostancı’da Pitch Performansı oturumlarıyla ekipler yatırımcı sunumlarına hazırlandı. Üçüncü gün ise birebir mentorluklarla son provalar tamamlandı ve tüm ekipler Demo Day sahnesine hazır hâle geldi. 3 günlük kampın ardından sıra büyük finale geldi! 7 Kasım 2025 Cuma günü saat 14.30’da Balıkesir Üniversitesi Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Malazgirt Salonu’nda düzenlenecek Demo Day etkinliğinde girişimciler projelerini yatırımcılara sunacak. Etkinlikte ayrıca "Yerelden Küresele: Girişim ve Yatırım Ekosisteminin Geleceği" başlıklı bir panelle, yatırımcılar ve Balıkesir iş dünyası temsilcileri girişimcilik ekosisteminin geleceğini değerlendirecek. BaunTECH Start., Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda, genç girişimcilerin fikirlerini yatırıma dönüştürme yolunda Balıkesir’den yükselen güçlü bir adımdır. BaunTECH Start, geliştirilmeye devam edilerek her yıl düzenlenmesi hedeflenen; Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda, genç girişimcilerin teknoloji tabanlı projelerini katma değere dönüştürme yolunda Balıkesir’den yükselen güçlü bir başarı hikâyesi olmaya hazırlanıyor.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:59
Yerli dijital atölyeye ilk katkı Gaziantep’ten
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen KÜRE Dijital Ansiklopedi Madde Yazım Atölyesi’nin ilk adımı Gaziantep’te tamamlandı. Türkiye’nin dijital hafızasını gençlerin katkısıyla güçlendirmeyi amaçlayan kapsamlı bir programı olan KÜRE Projesi eğitimlerinde katılımcılar hem teorik hem de uygulamalı eğitimlere katılarak dijital ansiklopedi yazım süreçlerini etkin şekilde deneyimledi. 86 üniversite öğrencisi hem teorik hem de uygulamalı eğitimlere katıldı 2 gün boyunca Büyükşehir Belediyesi Akıllı Şehir Veri Koordinasyon Merkezi’nde süren eğitimlerde üniversitelerin farklı bölümlerinden gelen 86 öğrenci hem teorik hem de uygulamalı eğitimlere katılarak dijital ansiklopedi yazım süreçlerini etkin şekilde deneyimledi. Programda katılımcılara dijital ansiklopedi metodolojisi, kaynak güvenilirliği, akademik araştırma teknikleri ve müelliflik sorumluluğu gibi temel başlıklarda eğitim verilirken Türkiye’nin kültürel, coğrafi, bilimsel ve teknolojik değerlerini içeren örnek maddeler geliştirdi. Yazılan maddeler uzman editörlerce incelendikten sonra platformda yayınlanacak ve müellif isimleriyle dijital ortamda kalıcı hale gelecek. Atölye, gençlerin yalnızca bilgi tüketicisi değil, aynı zamanda doğrulanabilir bilgi üreticisi olarak dijital alanda aktif rol üstlenmesine imkan tanıdı. Proje yerli dijital bilgi ekosisteminin nitelikli içeriklerle büyümesini hedefliyor Programın ana başlığı olan KÜRE Projesi, atölyeler aracılığıyla bilgi üretimine katılımı yaygınlaştırmayı ve yerli dijital bilgi ekosisteminin nitelikli içeriklerle büyümesini hedefliyor. Şeffaflık ve akademik doğruluk ilkelerine dayalı yapısıyla platformda yayımlanan her içerik gerçek kişi veya kurumlar tarafından hazırlanmakta; anonim ya da takma ad ile katkı sağlanmasına izin verilmiyor. Katılımcılarına kendi bilgi portfolyolarını oluşturma imkanı sunan KÜRE, ansiklopedi, sözlük ve biyografi türlerinde 60’tan fazla kategori altında içerik üretilebilmekte, kullanıcılar geliştirdikleri çalışmalarla hem akademik hem de dijital kimliklerini belgeliyor. Çok dilli altyapı sayesinde Türkçe, İngilizce ve Azerbaycan Türkçesi olarak içerik geliştirme kapasitesi sunuluyor. "Gaziantep’te gerçekleşen ilk adımın ulusal dijital bilgi üretim seferberliği’ne dönüşmesi büyük önem taşımaktadır" Programla ilgili açıklama yapan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Eğitim, Gençlik ve Spor Daire Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdal ise, "Bu çalışma yalnızca bir etkinlik değil; Türkiye’nin kendi dijital ansiklopedisini gençlerle birlikte inşa etme yolunda stratejik bir başlangıçtır. Gaziantep’te gerçekleşen ilk adımın, farklı şehirlere yayılarak ülke çapında bir Ulusal Dijital Bilgi Üretim Seferberliği’ne dönüşmesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:29
Kocaeli’de teknoloji takımlarına verilen destek 20 milyon liraya çıkarıldı
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, belediye tarafından teknoloji takımlarına sağlanan maddi desteğin 6 milyon liradan 20 milyon liraya yükseltildiğini açıkladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin destek verdiği "Kılavuz Teknoloji Takımları"ndan 14’ünün TEKNOFEST 2025’te farklı kategorilerde dereceye girmesi dolayısıyla Kocaeli Bilim Merkezi’nde ödül töreni düzenlendi. Törende konuşan Büyükakın, teknoloji takımlarına sağlanan desteğin 6 milyon liradan 20 milyon liraya çıkarıldığını bildirdi. "Daha yaşanabilir bir dünya için üretmeye devam edeceğiz" Gençlerle gurur duyduğunu belirten Başkan Büyükakın, "TEKNOFEST 2025’te destek verdiğimiz teknoloji takımları, azimleri ve yenilikçi projeleriyle önemli dereceler ve başarılar elde etti. Gençlerimizin teknolojiye yön veren fikirleriyle geleceği birlikte inşa ediyoruz. Kılavuz Teknoloji Merkezi olarak bu yıl toplam 127 teknoloji takımına malzeme desteği sağladık. Ayrıca Vinsan Atölyemizde 20 takıma çalışma alanı imkanı sunduk. Bu desteklerle sadece projelere değil; insana, dayanışmaya ve ortak geleceğimize yatırım yaptık. Gerçek ilerleme ancak insanı merkezine alan, barışa ve kardeşliğe hizmet eden teknolojilerle mümkün olur. Bugünün gençleriyle birlikte daha güzel, daha yaşanabilir bir dünya için üretmeye devam edeceğiz" dedi. "Desteği 6 milyon TL’den 20 milyon TL’ye çıkardık" Büyükakın, gençlerin Türkiye’nin geleceğini ve aydınlık yarınlarını inşa ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Kocaeli’nin laboratuvarlarında, atölyelerinde sabahlara kadar çalışan; üreten, geliştiren, hayal eden bir gençlik yetişiyor. Gençler sadece teknoloji üretmiyor, aynı zamanda Türkiye’nin bağımsızlığını, yarınlarını, aydınlık geleceğini inşa ediyor. Bu inançla, teknoloji takımlarımıza verdiğimiz desteği 6 milyon TL’den 20 milyon TL’ye çıkardık çünkü siz geliştikçe, bizim desteğimiz de büyüyecek. Kocaeli; bilimin, üretimin ve milli teknolojinin şehri olmayı kararlılıkla sürdürecek. Bu şehrin gençleriyle birlikte Türkiye Yüzyılı’nı kodlamaya devam edeceğiz. Tüm takımlarımızı emekleri, azimleri ve başarıları için yürekten tebrik ediyor, nice yeni başarılara birlikte yürümeyi diliyorum." Kılavuz Teknoloji Merkezi aracılığıyla bu yıl Kocaeli Üniversitesi’nden 53, Gebze Teknik Üniversitesi’nden 38 ve liselerden 36 olmak üzere toplam 127 teknoloji takımına malzeme desteği verildiği, ayrıca 20 takıma Vinsan Yerleşkesi’nde atölye imkanı sağlandığı öğrenildi.
02 Kasım 2025 Pazar - 12:42
Bakan Uraloğlu: "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor. Bu sadece bir kapasite kiralaması değildir; Türkiye’nin uzaydaki gücünün, küresel yayıncılık pazarındaki iddiasının çok net bir göstergesidir" dedi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A üzerinden uluslararası ölçekte yeni bir anlaşmaya imza atıldığını açıkladı. Yapılan iş birliği kapsamında Güney Asya’nın en güneyindeki ada ülkesi Sri Lanka’da yayıncılık alanında büyük bir adım atıldığını belirten Uraloğlu, Sri Lanka’nın önde gelen televizyon platformu Freesat Lanka ile kapasite sözleşmesi imzalandığını duyurdu. Anlaşma sayesinde ülkenin 50 televizyon kanalının Kasım ayı içerisinde artık Türksat 6A üzerinden kesintisiz yayın yapmaya başlayacağını vurgulayan Uraloğlu, "Bölgenin en güçlü teleport altyapısına sahip firmalarından biri olan Freesat Lanka, Türksat 6A sayesinde Sri Lanka’da yüksek kaliteli ve güvenilir televizyon hizmetini sunmaya devam edecek ve Türksat 6A sayesinde Türksat uydularının kapsama alana giren 5 milyar nüfusa ulaşacak. Bu anlaşma, Türkiye’nin uydu kapasitesinin uluslararası pazarda hizmet ihracatına dönüştüğü stratejik bir adım oldu" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, anlaşmanın Türksat 6A’nın Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlelerinden biri olduğu görüşünü pekiştirdiğini ve Türkiye’nin kendi teknolojisiyle dünyaya hizmet sunabilen bir ülke haline geldiğini ispatladığını kaydetti. "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor" Yapılan anlaşmanın Türkiye’nin uydu ihracatında yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna da işaret eden Uraloğlu, "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor. Bu sadece bir kapasite kiralaması değildir; Türkiye’nin uzaydaki gücünün, küresel yayıncılık pazarındaki iddiasının çok net bir göstergesidir. Bu anlaşma, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında şimdiye kadar atılmış en güçlü adımlardan biridir. Bugün birçok ülkenin sahip olmadığı bir yayın kapasitesi, Türksat üzerinden dünya pazarının hizmetine sunuluyor" diye konuştu. "Türkiye, dünya uydu pazarında yalnızca izleyen değil, yön veren ülkeler arasına girmiştir" Sri Lanka’ya yapılan ihracatın Türksat’ın uluslararası rekabette geldiği seviyeyi de gözler önüne serdiğini kaydeden Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte Türkiye, dünya uydu pazarında yalnızca izleyen değil, yön veren ülkeler arasına girmiştir. Bugün dünyanın en büyük uydu şirketleriyle aynı masada oturuyoruz, aynı pazara hizmet veriyoruz. Bu anlaşma, bunun en net göstergesidir" şeklinde konuştu. "6A ile yalnızca hizmet ihraç etmiyoruz; teknoloji ihraç ediyoruz, marka değeri ihraç ediyoruz" Bakan Uraloğlu aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Bugün Sri Lanka’da kurulan bir televizyon stüdyosu, Türksat altyapısı sayesinde milyonlarca haneye aynı anda ulaşabiliyor. Bir ülkenin uluslararası yayıncılık pazarında söz sahibi olması, ancak böylesine geniş bir kapsama alanı ve güçlü bir uydu altyapısıyla mümkündür. Bu tablo, ‘Türkiye artık kendi yerli ve milli ürünleri ile uydu teknolojilerinde küresel bir oyuncudur.’ demenin en somut, en güçlü ispatıdır. Bu anlaşma ile yalnızca yayın taşıyoruz gibi görünse de aslında Türkiye’nin teknolojik yetkinliğini, mühendislik gücünü ve üretim kabiliyetini ihraç ediyoruz. 6A ile yalnızca hizmet ihraç etmiyoruz; teknoloji ihraç ediyoruz, marka değeri ihraç ediyoruz." Bakan Uraloğlu, Türksat’ın uydu ihracat kabiliyetinin her geçen gün büyüdüğüne dikkati çekerek, bu anlaşmaların Türkiye’nin marka değerine doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Uraloğlu, Türksat’ın bu kapasiteyi sadece yayın ve internet hizmeti için değil; kültürel etkileşim, dijital içerik üretimi ve medya teknolojileri alanında bölgesel iş birliklerini artırmak için de stratejik bir fırsata dönüştürdüğünü vurguladı.
02 Kasım 2025 Pazar - 12:40
Bakan Uraloğlu: "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor. Bu sadece bir kapasite kiralaması değildir; Türkiye’nin uzaydaki gücünün, küresel yayıncılık pazarındaki iddiasının çok net bir göstergesidir" dedi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A üzerinden uluslararası ölçekte yeni bir anlaşmaya imza atıldığını açıkladı. Yapılan iş birliği kapsamında Güney Asya’nın en güneyindeki ada ülkesi Sri Lanka’da yayıncılık alanında büyük bir adım atıldığını belirten Uraloğlu, Sri Lanka’nın önde gelen televizyon platformu Freesat Lanka ile kapasite sözleşmesi imzalandığını duyurdu. Anlaşma sayesinde ülkenin 50 televizyon kanalının Kasım ayı içerisinde artık Türksat 6A üzerinden kesintisiz yayın yapmaya başlayacağını vurgulayan Uraloğlu, "Bölgenin en güçlü teleport altyapısına sahip firmalarından biri olan Freesat Lanka, Türksat 6A sayesinde Sri Lanka’da yüksek kaliteli ve güvenilir televizyon hizmetini sunmaya devam edecek ve Türksat 6A sayesinde Türksat uydularının kapsama alana giren 5 milyar nüfusa ulaşacak. Bu anlaşma, Türkiye’nin uydu kapasitesinin uluslararası pazarda hizmet ihracatına dönüştüğü stratejik bir adım oldu" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, anlaşmanın Türksat 6A’nın Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlelerinden biri olduğu görüşünü pekiştirdiğini ve Türkiye’nin kendi teknolojisiyle dünyaya hizmet sunabilen bir ülke haline geldiğini ispatladığını kaydetti. "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor" Yapılan anlaşmanın Türkiye’nin uydu ihracatında yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna da işaret eden Uraloğlu, "Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalı artık yayınlarını Türksat 6A üzerinden sürdürüyor. Bu sadece bir kapasite kiralaması değildir; Türkiye’nin uzaydaki gücünün, küresel yayıncılık pazarındaki iddiasının çok net bir göstergesidir. Bu anlaşma, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında şimdiye kadar atılmış en güçlü adımlardan biridir. Bugün birçok ülkenin sahip olmadığı bir yayın kapasitesi, Türksat üzerinden dünya pazarının hizmetine sunuluyor" diye konuştu. "Türkiye, dünya uydu pazarında yalnızca izleyen değil, yön veren ülkeler arasına girmiştir" Sri Lanka’ya yapılan ihracatın Türksat’ın uluslararası rekabette geldiği seviyeyi de gözler önüne serdiğini kaydeden Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte Türkiye, dünya uydu pazarında yalnızca izleyen değil, yön veren ülkeler arasına girmiştir. Bugün dünyanın en büyük uydu şirketleriyle aynı masada oturuyoruz, aynı pazara hizmet veriyoruz. Bu anlaşma, bunun en net göstergesidir" şeklinde konuştu. "6A ile yalnızca hizmet ihraç etmiyoruz; teknoloji ihraç ediyoruz, marka değeri ihraç ediyoruz" Bakan Uraloğlu aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Bugün Sri Lanka’da kurulan bir televizyon stüdyosu, Türksat altyapısı sayesinde milyonlarca haneye aynı anda ulaşabiliyor. Bir ülkenin uluslararası yayıncılık pazarında söz sahibi olması, ancak böylesine geniş bir kapsama alanı ve güçlü bir uydu altyapısıyla mümkündür. Bu tablo, ‘Türkiye artık kendi yerli ve milli ürünleri ile uydu teknolojilerinde küresel bir oyuncudur.’ demenin en somut, en güçlü ispatıdır. Bu anlaşma ile yalnızca yayın taşıyoruz gibi görünse de aslında Türkiye’nin teknolojik yetkinliğini, mühendislik gücünü ve üretim kabiliyetini ihraç ediyoruz. 6A ile yalnızca hizmet ihraç etmiyoruz; teknoloji ihraç ediyoruz, marka değeri ihraç ediyoruz." Bakan Uraloğlu, Türksat’ın uydu ihracat kabiliyetinin her geçen gün büyüdüğüne dikkati çekerek, bu anlaşmaların Türkiye’nin marka değerine doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Uraloğlu, Türksat’ın bu kapasiteyi sadece yayın ve internet hizmeti için değil; kültürel etkileşim, dijital içerik üretimi ve medya teknolojileri alanında bölgesel iş birliklerini artırmak için de stratejik bir fırsata dönüştürdüğünü vurguladı.
02 Kasım 2025 Pazar - 11:43
Mersin’de çocuklar ve gençler için bilim dolu gün
Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ’2. Mercan Bilim Şenliği’, Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. 17 okuldan öğrencilerin katıldığı şenlikte çocuklar, bilimi eğlenerek öğrenme fırsatı buldu. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinesinde yapılan etkinlik, çocuklarda bilim, çevre ve teknoloji merakını artırmayı amaçladı. Şenlikte 28 atölye çadırı, planetaryum gösterileri, robot animasyonları ve bilim şovları yer aldı. Gün boyunca deneyler yapan çocuklar, yarışmalarla heyecan dolu anlar yaşadı. Geri dönüşüm projeleri yarıştı Etkinlik kapsamında ’Atıktan Değere Geri Dönüşümle Yenilikçi Ürün Tasarla’ yarışması da düzenlendi. 10-14 yaş grubundan 10 öğrenci projelerini jüriye sundu. Yarışmada birinciliği ’Geri Dönüşümden Yenilenebilir Enerji’ projesiyle Ceren Er kazandı.Mihrimah Ada Tersiz ise, görme engelliler için tasarlanan ’Atıkları Dönüştür, Engelleri Kaldır Robotu" projesiyle ikinci, Alper İlyas Yılmaz da ’Geri Dönüşümden Çiftlik Sistemi’ projesiyle üçüncü oldu. "160 bin ziyaretçiyi ağırladık" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi Şube Müdürü Onur Sevin, merkezde 29 farklı atölye bulunduğunu ifade ederek, "Mercan’ın 2. yılıyla birlikte yaklaşık 160 bin ziyaretçiye ulaştık. Çocuklarımızın bilim ve teknolojiden kopmamasını istiyoruz. Her yıl üzerine koyarak devam edeceğiz" dedi. Çocuklar memnun ayrıldı Etkinliğe katılan öğrenciler de bilim şenliğinin eğitici ve eğlenceli geçtiğini ifade etti. Yusuf Karan Mutlu, "Çok güzel bir merkez, her şehirde olmalı" derken, Muhammet Emin Shavkatov, güneş gözlemi yaptığını ve yeni bilgiler öğrendiğini söyledi. Hira Nur Yıldırım ise VR deneyiminden bahsederek, "Burası tam bize göre, herkesi bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
02 Kasım 2025 Pazar - 11:11
Bir tıkla başlayan dertleşme, büyük sorunlara yol açabilir
Prof. Dr. Tuncay Dilci, yapay zekâyla özel bilgilerin paylaşılmasının tehlikeli olduğunu belirterek, bunun güvenlik riski oluşturabileceğini söyledi. Dilci, bu durumun bireyde depresyon, kimlik karmaşası ve intihara kadar varan psikolojik yıkımlara yol açabileceğini vurguladı. Günlük yaşamda yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte insanlar, yalnızlıklarını gidermek, dertleşmek veya duygusal destek almak amacıyla yapay zekâ uygulamalarına yönelmeye başladı. Özellikle sevgilisinden ayrılan, ailevi sorunlar yaşayan veya stres altında bulunan kişilerin, yapay zekâya özel hayatlarını anlatması dikkat çekiyor. Bu durum kısa vadede kişiye rahatlama hissi verse de uzun vadede ciddi psikolojik ve toplumsal sonuçlar doğurabiliyor. İnsanların duygusal boşluklarını doldurmak için yapay zekâya başvurması, gerçek insan ilişkilerinin zayıflamasına ve bireyin toplumsal hayattan uzaklaşmasına yol açabiliyor. Ancak bu durumun sanıldığı kadar masum olmadığını belirten uzmanlar, yapay zekânın duygusal bir varlık olmadığını ve sadece algoritmalarla programlandığını vurguluyor. Yapay zekânın, insana benzeyen ses tonları ve onaylayıcı cevaplarıyla kişiye yakınlık hissi oluştursa da, bu iletişim gerçek bir empati veya dostluk içermiyor. Bu tür yapay duygusal bağlar zamanla içsel tatminsizlik, kimlik karmaşası ve sosyal izolasyona neden olabiliyor. Gerçek insan ilişkilerinden uzaklaşan bireylerde depresyon, melankoli ve intihara kadar varabilen psikolojik yıkımlar görülebiliyor. Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci yapay zekâyla kurulan bu sanal ilişkilerin son derece tehlikeli olduğunu belirterek, "Mahrem bilgilerini kesinlikle paylaşmamalıyız. Yapay zekayı bir yoldaş değil ayna olarak görmeliyiz. Bu durum aleyhimize olabilir. Çünkü kullanmış olduğunuz telefon ve bilgisayarların IP adreslerinden zaman ve süre anlamında mekânsal adresleri de tespit edilerek kime ait olduğu çıkabilir" dedi. "Bir algoritma ürünüdür" Tuncay Dilci, yapay zekaya özel hayatı anlatmanın sakıncalı bir durum olduğunu söyleyerek, "Yapay zekanın hayatımıza girmesi ile beraber ciddi sorunlar olacak. Avantajları olduğu kadar sorunlarını da görmezden gelmek insanı yanıltıcı olacak bir durumdur. Dolayısıyla yalnızlığı hafifletmesi, birtakım kendini ifade etme becerileri anlamında bilişsel bir ortaklık sağlayabilir. Uyum sorunlarını da beraberinde getiren bir olguyla karşı karşıyayız. Özellikle gerçek kişi olmadığı için, sadece algoritmalara dayalı insanı andırır bir takım ses ve efektler eşliğinde bilgi vermesi yanılsatıcı bir durumdur. Neticede insana özgü ortaya konan ürünleri taklit eden bir durumla karşı karşıyayız. Bu anlamda özellikle ergen kişilerde, yalnız kişilerde birtakım depresif ya da melankolik özellikli kişilerde ihtiyaca cevap veriyormuş gibi gözükse de uzun vadede ciddi sakıncaları olan bir durumdu. Yapay zeka bir algoritma ürünüdür. Onunla bir duygusallık kurmak onun beni anlıyor şeklinde uzun süreli bir bağ kurma veya hayatta beni tek anlayan o, benimle konuşuyor, bana cevap veriyor yalnızlığı giderici durum gibi yanılgı ileri de gerçek hayata uyumu sorunun da beraberinde getirecektir. Çünkü yapay zeka adı üstünde yapaydır. Dolayısıyla onun vermiş olduğu ses, vurgu, tonlama ya da bilgi bizim için bir dost yerine koyulması mümkün değil. Yani bireyin hayattan kendini soyutlaması gerçeklikten uzaklaşması ve ben artık dijital mecralarda arkadaşlık sistemini kullanıyorum diyerek toplumda yalnızlaşmaya doğru hatta hayatta kendine de yabancılaşmaya doğru giden bir durumla karşı karşıyayız" dedi. "Toplumsal sonuçlar ortaya çıkabilir" Dilci, yapa zeka ile paylaşılan verilerin başkalarının da ele geçirebileceğini söyleyerek, "Kişilerin empatik, terapatik veya birtakım diyalog anlamında ortaya koyacağı hissel bir sonuç elde edilmeyecektir. Özel ve hassas travmatik durumlarımızı bir duygusal boşluk ekseninde yapay zeka ile konuşmak onunla paylaşmak için sunduğumuzda bu verilerin başkalarının eline geçme riski de vardır. Aynı zamanda bu veriler genel anlamda bir eğitimin veya bir paylaşımın aracı haline gelebilir ve toplumsal sonuçları da ortaya çıkarabilir. İnsan psikolojik ve kültürel bir varlıktır. Dolayısıyla insanın kendini ifade etmesi, karşılıklı etkileşim kurması sadece fiziksel bir temas değil aynı zamanda duygusal bağların da güçlenmesini gerektiren bir durumdur. Dolayısıyla insan davranışları birbirine bulaşıcıdır. Bu anlamda dijital nesnelerin ya da yapay zekanın davranışlarının soyut ve yüzeysel kalması kişide içsel bir yoksunluk, beraberinde tatminsizlik getirecektir. Sanallaşan tüm ilişkiler düşünceler bir kimlik erozyonuna dönüşebilecek ve beraberinde varoluşsal anlamda bireyin var olur sorunlarıyla da karşı karşıya kalmasına sebebiyet verecektir. Yapay zeka temelli bir yaşam tarzı, yapay zekayla arkadaşlık, konuşma veya gerçek hayattan uzaklaşarak yapay zeka temelli yorumlar yapma, kendini sürekli onaylama durumu söz konusudur" diye konuştu. "Sürekli pozitif yanıt veriyor" Dijital mecralarda ayak izlerinin olduğunu ifade eden Dilci, "Yapay zekanın soru soran kişiye hep pozitif ve onaylama yönü vardır. Oysa gerçek hayatta öyle değildir. Kişinin kimlik ve karakter aşılmasına bağlı olarak karşılıklı etkileşimden kaçacağı için hayatta var olma sürecini de sabote etmiş olacaktır. Bireyin geçekten uzaklaşması ve gerçek tatmini vermeyeceği için ciddi yıkımlar, hayal kırıklıkları ve bunun sonucunda intihara kadar varabilen bir boşlukta hissetme duygusuyla da karşı karşıya kalabilir. İçsel bir tatminsizliğin sonucu olarak dışavurumu çok sert, ani hatta kendine dönük bir şiddete bile dönüşebilir. İnsan sosyopsikolojik kültürel bir varlıktır. Dolayısıyla sosyal psikolojik kültür yönünden kendimizi besleyici arkadaş, dost, çevre edinmemiz elzemdir. Gerçek anlamda bir dertleşme değildir. Bir insanla hiç konuşmadan bir mekanda olmak bile çok faydalı bir şeydir. İnsan insana muhtaçtır, insan insanın bir nevi dostu, arkadaşı ve yalnızlığını giderici bir aile konumundadır. Duygusal bir arkadaşlıktan öte düşünce partneri ve yine mahrem bilgilerini kesinlikle paylaşmamalıyız. Çünkü dijital mecralarda ayak izlerimiz söz konusudur" şeklinde konuştu.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:00
Kayra Multidisipliner Çalışma Kulübü ETSO’da
Atatürk Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Kayra Kulübü, ETSO’da açtıkları stantla projelerini tanıttı. Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yakup Uzun danışmanlığında; Kayra Roket, Kayra İHA, Kayra Savunma Sistemleri ve Kayra Kimya Teknolojileri takımları, çalışmalarını TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın ve üyelerle paylaştı. Başkan Özakalın, gençlerin teknolojiye olan ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek: "Bu tür öğrenci toplulukları, Erzurum’un gelecekteki sanayi gücünün teminatıdır. ETSO olarak her zaman gençlerin ve üniversitemizin yanındayız." dedi. Üniversite-sanayi iş birliinin en güzel örneklerinden biri olarak büyük ilgi gören etkinlikte, öğrenciler projelerini heyecanla tanıttı.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 16:44
Aydın’da 59 genç mucit, mezun oldu
Aydın genelinde birçok gencin yeteneklerini keşfetmesini sağlayan Deneyap Teknoloji Atölyesi’nde eğitim gören genç mucitler, 3 yıllık eğitimlerinin ardından mezun oldu. On binlerce öğrenciye robotik ve kodlamadan nanoteknolojiye, tasarım ve üretimden yapay zekaya 11 farklı alanda eğitim veren Deneyap Teknoloji Atölyesi genç mucitlerine yol göstermeye devam ediyor. Geleceğin mühendislerini, teknoloji girişimcilerini ve teknoloji liderlerini yetiştirmek amacıyla eğitim vermek üzere kurulan Aydın Gençlik Merkezi Deneyap Teknoloji Atölyesi’nde de mezuniyet heyecanı yaşandı. 3 yıllık eğitimlerini tamamlayan 59 öğrenci düzenlenen törenle mezun oldu. Birbirinden farklı projelerle dikkat çeken genç mucitler mezuniyet sevinci yaşarken, öğrencilere diplomaları Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürü Serhat Yığmatepe tarafından takdim edildi. Konu ile ilgili Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan paylaşımda "Aydın Gençlik Merkezi DENEYAP Teknoloji Atölyesinde 59 öğrenci, 3 yıllık eğitimlerini başarıyla tamamlayarak mezun oldu. 81 ilde eş zamanlı düzenlenen tören kapsamında gerçekleştirilen programa İl Müdürümüz de katılım sağladı, öğrencileri tebrik ederek diplomalarını takdim etti" ifadeleri yer aldı.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 13:31
OMÜ’lü öğrencilerin 6 projesi ÜNİDES desteği kazandı
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğrencileri, toplumsal katkı ve yenilikçilik odaklı projeleriyle dikkat çekti. OMÜ’lü öğrenci toplulukları tarafından hazırlanan 6 proje, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında destek almaya hak kazandı. 16 Eylül-15 Ekim 2025 tarihleri arasında yürütülen başvuru sürecinde 81 ilden toplam 3 bin 764 proje değerlendirildi. Açıklanan sonuçlara göre OMÜ, 6 proje ile ÜNİDES desteği kazanan üniversiteler arasında yer aldı. Bu başarı, OMÜ’nün proje geliştirme kapasitesinin ve öğrenci üretkenliğinin giderek güçlendiğini bir kez daha ortaya koydu. Destek almaya hak kazanan projeler Sosyal Hizmette Dijital Empati-Etik ve Sosyal Hizmet Topluluğu. Samsun Model Fabrika Teknik Gezisi ve Yalın Üretim Eğitimi-Proses Topluluğu. Kampüslerden Filistin’e Dayanışma: Stant ve Duvar (Mural) Projesi – Üniversiteli Akil Gençlik Topluluğu. Rotamız TÜBİTAK-Genomü Topluluğu. Geleceğin Öğretmenlerinin Çocuklarda İhmal ve İstismar Farkındalığını Artırma Paneli-Okul Öncesi Düşler Topluluğu. Kamu Kurumlarında Katılımcı Demokrasi ve Gençlik Diyaloğu: Bakanlık Ziyaretleriyle Uygulamalı Gözlem-Siyaset Bilimi Topluluğu. Farklı fakültelerden öğrencilerin ortak emeğiyle hazırlanan projeler; dijital empati, üretim verimliliği, toplumsal farkındalık, bilimsel araştırma, çocuk hakları ve katılımcı demokrasi gibi temalarda yenilikçi yaklaşımlarıyla öne çıktı. Rektör Aydın: "Öğrencilerimizin üretkenliğiyle gurur duyuyoruz" OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, ÜNİDES 5. Dönem çağrısında destek almaya hak kazanan tüm öğrenci topluluklarını tebrik ederek, "Üniversitemiz öğrencilerinin ortaya koyduğu yenilikçi fikirleri, üretken çalışmaları ve toplumsal yarar sağlamayı hedefleyen projeleri bizleri büyük bir gurur ve memnuniyetle sevindirmektedir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak gençlerimizin girişimci ruhunu desteklemeye, vizyonlarını geliştirmeye ve hedeflerine ulaşmalarına katkı sunmaya devam edeceğiz. Bu süreçte emeği geçen tüm öğrencilerimizi, danışman hocalarımızı ve ilgili personelimizi içtenlikle kutluyorum" dedi. OMÜ, öğrencilerini yalnızca akademik olarak değil; aynı zamanda toplumsal katkı, yenilikçilik ve girişimcilik alanlarında da desteklemeyi sürdürerek, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek gençlerin yanında olmaya kararlılıkla devam ediyor.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 13:26
TUSAŞ baş test pilotundan öğrencilere ’gökyüzü dersleri’
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) bünyesinde üretilen HÜRKUŞ’un Baş Test Pilotu Murat Özpala, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğrencilerine adeta "gökyüzü dersi" verdi. Deneyimli pilot, mühendis adaylarına havacılığın sınır tanımayan dünyasını anlatarak azim, disiplin ve cesaretin başarıdaki yerini vurguladı. Test Pilotu Murat Özpala, OMÜ öğrencileriyle bir araya geldi. OMÜ Endüstri Mühendisliği Mükemmellik Topluluğu tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Cross The Limits (CTL’25)" etkinliği, Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda konuşan Murat Özpala, havacılık sektöründeki deneyimlerini öğrencilerle paylaşarak test pilotluğu süreci, uçuş güvenliği ve havacılıkta kariyer planlaması konularında bilgi verdi. Özpala, sektörde ilerlemek isteyen gençlere azim, disiplin ve sürekli öğrenme konularında tavsiyelerde bulundu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz ise etkinliğin anlamına değinerek, "Bu etkinlik, sınırları aşmanın, cesaretle ilerlemenin ve hayal gücünün gücüne inanmanın bir simgesidir" dedi. Kurnaz, Türkiye’nin savunma ve havacılık projelerine dikkat çekerek, "GÖKBEY, HÜRKUŞ, BAYRAKTAR ve Milli Muharip Uçak gibi projeler yalnızca mühendislik başarısı değil, aynı zamanda Türkiye’nin bağımsızlığına, özgüvenine ve teknolojik egemenliğine atılmış stratejik adımlardır" ifadesini kullandı. Türk havacılığının öncülerinden Vecihi Hürkuş’u da anan Kurnaz, "Kariyeri boyunca farklı tipte uçakları uçuran, kendi uçağını üreten büyük öncü Vecihi Hürkuş’u rahmet ve saygıyla anıyorum. Bugün Türk Hava Kuvvetleri’nin yeni nesil eğitim uçağı HÜRKUŞ, onun adını ve vizyonunu yaşatmaktadır" diye konuştu. Kurnaz, Türk havacılığının gelişimine sunduğu katkılar ve öğrencilere aktardığı değerli tecrübeler dolayısıyla Murat Özpala’ya teşekkür etti. Etkinlik sonunda, katkılarından dolayı Murat Özpala’ya teşekkür plaketi takdim edildi. Ayrıca kulüp danışmanı Prof. Dr. Sermin Elevli ve önceki dönem kulüp başkanı Eda Yılmaz’a da desteklerinden ötürü plaket sunuldu. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Etkinliğe ayrıca; Rektör Danışmanı Doç. Dr. Begüm Korunur Engiz, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yıldıray Topçu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 12:04
Rektör Fatma Aydın: "Bilim, zamanın rehberliğinde yenilenmelidir"
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Türk Dermatoloji Derneği tarafından düzenlenen "33. Ulusal Dermatoloji Kongresi"ne onursal başkan olarak katıldı. Kongrede konuşan Rektör Fatma Aydın, bilimin sürekli yenilenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Zaman insanlığın en tesirli eğitmenidir" dedi. Kongre, OMÜ Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı’nın ev sahipliğinde Antalya’da düzenlendi. Çok sayıda akademisyen, hekim ve araştırmacının katıldığı etkinlikte dermatoloji alanındaki son bilimsel gelişmeler, yenilikçi tedavi yaklaşımları ve multidisipliner uygulamalar ele alındı. Açılış konuşmasında bilimin dinamizmine dikkat çeken Rektör Aydın, "Bilimsel birikimin zenginleşmesi, mesleki tecrübenin derinleşmesi için zamanın kazanımlarıyla desteklenmesi şarttır. Günümüzde bilgiyi güncellemek ve yeniliklere uyum sağlamak artık bir tercih değil, zorunluluk hâline gelmiştir" diye konuştu. Dermatolojinin modern tıbbın en hızlı gelişen alanlarından biri olduğunu vurgulayan Aydın, "Genetik, immünoloji ve dijital tıptaki ilerlemelerle birlikte disiplinimiz büyük bir ivme kazanmıştır. Yapay zekâ destekli tanı-tedavi uygulamaları, teledermatoloji ve mobil sağlık sistemleri artık günlük pratiğin vazgeçilmez parçalarıdır" şeklinde konuştu. Teknolojik gelişmelerin sağlıkta adalet ve eşitliği güçlendirdiğini belirten Rektör Aydın, şöyle devam etti: "Bir zamanlar yalnızca büyük merkezlerde erişilebilen uzman görüşleri, bugün ülkemizin en uzak noktalarındaki hastalara saniyeler içinde ulaşabiliyor. Bu durum sadece teknolojik değil, aynı zamanda toplumsal bir ilerlemedir." "Çevresel sürdürülebilirlik çağdaş dermatolojinin sorumluluk alanıdır" İklim değişikliği, UV maruziyeti ve çevresel toksinlerin artışı karşısında dermatolojinin sorumluluk alanlarının genişlediğini belirten Rektör Aydın, şunları söyledi: "Artık yalnızca hastalıklarla değil, çevresel sürdürülebilirlikle de ilgilenmek zorundayız. Deri kanserlerinin önlenmesi, güneşten korunma bilincinin artırılması ve kozmetik ürünlerin çevresel etkileri gibi halk sağlığı boyutları da çağdaş dermatolojinin sorumluluk alanına girmektedir." Kongrelerin mesleki dayanışma ve bilimsel etkileşim açısından önemine de değinen Rektör Aydın, "Her oturum yeni bir fikre, her karşılaşma yeni bir paydaşlığa köprü olacaktır. Amacımız, kongremizin yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda güçlü bir topluluk ruhunun yansıması olmasıdır" ifadelerini kullandı. Kongreye, Türk Dermatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ertan Yılmaz, Dernek Yönetim Kurulu üyeleri, Bilimsel Değerlendirme Kurulu, akademisyenler, araştırmacılar ve sağlık profesyonelleri katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder