Son Dakika
|
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Tarlasında silahlı saldırıya uğrayan mahalle muhtarı hayatını kaybetti
Bolu Dağı’nda araç devrildi: Kilometrelerce araç kuyruğu oluştu
ABD, İran’a yönelik ablukayı ihlal ettiği öne sürülen 2 gemiyi vurdu
İranlı Sözcü Bekayi: "ABD’nin yanıtı hala değerlendirme aşamasında"
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık"
Yol ortasındaki hindi kavgası trafiği durdurdu
TEKNOLOJİ
Denizli’de arama kurtarmaya yeni bir soluk
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 08:29:50
Denizli’de afet ve acil durumlara müdahale kapasitesini artırmak amacıyla, İHAKUT Havacılık ve Spor Kulübü ile AFAD Denizli İl Müdürlüğü arasında iş birliği protokolü imzalandı. AFAD Denizli İl Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen imza törenine; AFAD Denizli İl Müdürü Yıldız Tosun, İHAKUT Kulüp Başkanı Zafer Yılmaz, İHAKUT Denizli İl Sorumlusu Bilal Elmas ve kulüp üyeleri katıldı. İmzalanan protokol çerçevesinde, afet durumlarında arama, havadan tarama, tespit ve koordineli çalışma süreçlerine yönelik önemli adımlar atıldı. Protokol çerçevesince afet ve acil durum süreçlerinde teknolojinin, özellikle insansız hava araçlarının etkin kullanımı, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve sahadaki operasyonel kabiliyetin artırılması hedefleniyor. Protokolün ardından açıklamalarda bulunan AFAD Denizli İl Müdürü Yıldız Tosun; "İmzalanan protokolle, insansız hava araçlarının (İHA) arama ve kurtarma faaliyetlerinde etkin, hızlı ve koordineli bir şekilde kullanılması ,özellikle afet ve acil durumlarda geniş alanların kısa sürede taranabilmesi, kayıp şahısların tespitinde yüksek doğruluk oranı sağlanması ve riskli bölgelere insan gücü sevk edilmeden önce ön keşif yapılabilmesi, İHA teknolojilerinin arama kurtarma süreçlerine entegrasyonu, saha ekipleriyle koordinasyonun artırılması, veri paylaşımı ve anlık görüntü aktarımının operasyon süreçlerine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Ayrıca, ilgili alanlarda teknik bilgi paylaşımının artırılması, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ve gönüllülük faaliyetlerinin desteklenmesi de iş birliğinin öncelikli başlıkları arasında yer almaktadır. Gerçekleştirilen bu iş birliğinin, afet ve acil durumlara müdahale kapasitesine katkı sunması ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmesi beklenmektedir." dedi. Dron Sevdalılarına Çağrı Protokolün ardından açıklamalarda bulunan İHAKUT Kulüp Başkanı Zafer Yılmaz, Denizli’de güçlü bir yapılanma oluşturduklarını vurgulayarak; "İHAKUT Denizli ekibi olarak AFAD ile protokolümüzü yaptık. Denizli’de 25-30 kişilik çok sağlam bir ekibimiz oldu. İlk saha tecrübelerini de birkaç gün önce yaşadılar ve bir arama kurtarma operasyonunda Aydın ekibine desteğe gittiler. İHAKUT Denizli tam anlamıyla çalışır bir vaziyette yoluna devam ediyor. İlgi ve desteklerinden dolayı İl Müdürümüz Yıldız Hanım’a teşekkür ediyoruz. Denizli’nin merkezinde çok yoğun bir yapılanmamız var. Çevre ilçelerdeki arkadaşlarımız, dron sevdalıları il sorumlumuza ulaşarak ekibe dahil olabilirler. Bu durum bize ulaşım ve hız anlamında çok büyük bir avantaj sağlıyor. Tüm ilçelerdeki dron gönüllülerini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 18:58
BTK Başkanı Karagözoğlu: "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak"
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, kuantum bilgisayarlarının oluşturduğu güvenlik risklerine karşı 6. nesil haberleşme (6G) sisteminde tedbirlerin olacağını ifade etti. Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörlüğü tarafından "Kariyer Zirvesi" düzenlendi. Zirveye Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı (BTK) Ömer Abdullah Karagözoğlu konuşmacı olarak katıldı. Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezinde gerçekleştirilen zirvede konuşan Karagözoğlu, Türkiye’nin veri ve iletişim alanında yürüttüğü çalışmalarla ilgili öğrencilerle bilgiler paylaştı. "5G’de yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik" 4.5G altyapısında şebekenin yüzde 52’sinin yerli ürünlerle sağlandığını ifade eden Karagözoğlu, "Şu an kullanmaya başladığımız 5G ile birlikte bu yükümlülüğü değiştirdik. Yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik, ’milli ürün’ diye de yeni bir tanım getirdik. Bu yeni milli ürün tanımında fikri, mülki ve sınai hakları bize ait olan ürün. Burada da yüzde 30 oranında yükümlülük getirdik. İlk başta yüzde 15 ama sektörde bunun bulunması durumunda da yüzde 30’a kadar çıkartılabilme yükümlülüğünü getirdik" dedi. "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirlerini de içinde barındıracak" Türkiye’nin kuantum bilgisayar çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Karagözoğlu, "Bugün bizim kuantum bilgisayarımız var mı, çalışmalarımız var. Şu anda ARF, kuantum bilgisayar veya süper bilgisayar, kuantuma dönüştürebilecek süper bilgisayarlar üzerinde biz de çalışıyoruz. Peki, bunlar geldiği zaman ne olacak? Bu konuyla ilgili korku, bugüne kullandığımız kripto altyapılar, şifreleme algoritmalarını bu kuantum bilgisayarların kırabileceği kaygısı var. Bunun tedbiri var mı? Bunun da tedbiri var. Siz de o algoritmalarınızı değiştireceksiniz, algoritmaların kullanım sürelerini değiştireceksiniz. Örnek veriyorum; bugün 3 yıldır kullanıyorsam bir sertifikayı, belki 1 aylık, belki 1 yıllık gibi sürelerini tahdit edeceksiniz. Bunun kırılma risklerine karşı farklı önlem alacağız. 6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak" diye konuştu. "Veri merkezi hizmetini 81 ilde yaygınlaştırmak için altyapı yatırımlarımız sürüyor" 6. nesil iletişim ile birlikte ‘bulut bilişimi’nde değişim yaşanacağını ifade eden Karagözoğlu, bunun için Türkiye’deki veri merkezlerinin yagınlaştırılacağını kaydederek, "Böylelikle bilhassa bulut bilişiminin önünü inşallah veri merkezlerimizle açacağız. Peki, gelecekte veri merkezlerinin bu haberleşme alanı için ehemmiyeti nedir? Örneğin; ben Kastamonu’dayım, burada bir veri merkezi varsa, benim talep ettiğim bilgi de Kastamonu’daki veri merkezinde varsa, oradan gelecektir. İstanbul’dan gelen ile Kastamonu’dan gelen arasındaki milisaniyeler belki günün sonunda sizin yapacağınız hesaplama, yapacağınız yapay zeka çalışmalarının hepsine etki edecek. Onun için altyapı yatırımlarımızı da gün geçtikçe yaygınlaştırıyoruz ve 81 ilimizde bu hizmetleri yaygınlaştırmakla ilgili de çalışmalar sürüyor" şeklinde konuştu. "Yerli ve milli bir yapay zekamız olsun" Türkiye’de 16 üniversite bünyesinde kurulan yapak zeka koordinatörlüklerini BTK olarak desteklerini söyleyen Karagözoğlu, yerli ve milli bir yapay zekanın yapılmasının önemine değinerek, "Böyle bir modelin hangisi çıkıyorsa onu, üniversitelerimizi de bu işin içine dahil ederek büyütsek, yerli ve milli bir yapay zekamız olsa. Çünkü destek vermezsek o söner. Destek vereceğiz, yapılarımızı kullanacağız" ifadelerini kullandı "Sadece teknoloji üretmeyeceğiz, teknolojiye yön veren bireylerde yetiştireceğiz" Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan ise, "Üniversite olarak bizler de teknoloji odaklı bir üniversite olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Yapay zekanın konuşulduğu, üretildiği, araştırıldığı ve günlük akademik yaşamın bir parçası haline geldiği bir kampüs iklimi oluşturma gayreti içerisindeyiz. Çünkü artık mesele yalnızca teknolojiyi tüketmek değil, teknoloji üreten, geliştiren ve yön veren bireyler yetiştirebilmektir. Bu noktada öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil, proje üretme kültürüyle de yetişmesini çok önemsiyoruz" dedi. Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Tunay Kamer de yapay zekayı eğitim, araştırma, projel, kampüs yaşamı başta olmak üzere her alanda etkin biçimde kullanan bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Programın ardından BTK Akademi eğitimlerini tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 18:43
Ordu’da ortaokul öğrencilerinden 19 bilim projesi
Ordu’nun Ünye ilçesinde, Şehit Taner Kart Ortaokulu tarafından düzenlenen bilim şenliğinde 19 farklı proje görücüye çıktı. "Şehit Taner Kart Ortaokulunda Bilim Var" sloganıyla yola çıkan okul, 4006-B Bilim Fuarı kapsamında hazırladığı projelerle ziyaretçilerden tam not aldı. Proje Koordinatörü ve Matematik Öğretmeni Fatih Yaylı, toplamda 38 öğrenci ve 16 öğretmenle birlikte 19 farklı çalışmayı hayata geçirdiklerini belirterek ilerleyen zamanlarda her bir projenin geliştirilerek TEKNOFEST’e taşınacağını belirtti. "İlçelerden çok yoğun katılım sağlandı" Bilim fuarının gördüğü ilgiden memnuniyetini dile getiren Proje Koordinatörü ve Matematik Öğretmeni Fatih Yaylı, "Bizler 4006-B bilim projesine ‘Şehit Taner Kart Ortaokulunda Bilim Var’ sloganıyla katıldık. Bu sloganla birlikte projemiz olan 4006-B destek gördü. 38 öğrencimiz ve 16 öğretmenimizle birlikte 19 projeyle birlikte katılım sağladık. Bunlardan 9 tanesi araştırma, 10 tanesi ise tasarım projesi olmak kaydıyla toplam 19 projemiz yer aldı. Projemizde yenilenebilir enerji ve aynı zamanda sürdürülebilir enerjiyi desteklemeyi amaçladık. Projelerimiz bu yönde oldu. Bilim şenliğimize çok fazla katılım oldu. İlçelerle katılımlarla birlikte projelerimizin çok beğenildiği söylenildi" dedi. "Hedefimiz 2204-B ve TEKNOFEST" Şenliğin sadece bir sergi değil, öğrenciler için bir gelişim süreci olduğunu vurgulayarak hem sosyal hem de becerilerinin geliştiğini belirten Yaylı, "Öğrencilerimizin hazırladığı projelerle, onların bilim dünyasını ve bu alandaki eşsiz bilgileri keşfetmelerini amaçladık. Öğrencilerimiz, sunumları aracılığıyla projelerini ziyaretçilere başarıyla aktardılar. Hazırladığımız 19 projenin 17’sinden detaylı geri dönüşler aldık. Bu geri bildirimler doğrultusunda çalışmalarımızı geliştirerek, önümüzdeki yıl 2204-B projelerine katılmayı hedefliyoruz. Özellikle kokarca ile ilgili projemiz 79 puan alarak, sadece 1 puan farkla elenmişti. Bu çalışmamızı daha da iyileştirip seneye 2204-B bölge sergisine dahil olmayı planlıyoruz. Ayrıca, 19 projemizin tamamıyla TEKNOFEST’e katılarak büyük başarılar elde etmeyi düşünüyoruz" diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:06
Samsun’da bilim ve teknoloji dolu günler
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen "BİLİMFEST Samsun", bilim ve teknoloji tutkunlarını bir araya getirmeye devam ediyor. 6 Mayıs’ta ziyaretçilerine kapılarını açan festival, 9 Mayıs’a kadar devam edecek. TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı kapsamında Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen BİLİMFEST, şehirde bilim ve teknoloji rüzgarı estirmeye devam ediyor. Her yaştan vatandaşın yoğun ilgi gösterdiği festival, özellikle çocuklar ve gençler için hazırlanan uygulamalı etkinlikleriyle dikkat çekiyor. Festival alanında kurulan 60 farklı atölyede öğrenciler; deney yapma, gözlemleme, keşfetme ve üretme fırsatı bulurken bilim şovları ve interaktif etkinliklerle de eğlenceli anlar yaşıyor. Öte yandan Samsun Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların festival alanına rahat ulaşabilmesi amacıyla ulaşım desteği de sağlıyor. Festival süresince belediyeye ait otobüsler ve tramvaylar ücretsiz hizmet vererek vatandaşların etkinlik alanına ulaşımını kolaylaştırıyor. İlk gününden itibaren büyük ilgi gören BİLİMFEST’in son günü olan 9 Mayıs’ta da etkinlikler tüm hızıyla devam edecek. Gün boyunca gerçekleştirilecek atölyeler, bilim gösterileri ve sürpriz etkinliklerle festivalin coşkulu bir kapanış yapması bekleniyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:12
Elazığlı genç mühendis adayından geleceğin teknolojisi: Güneş enerjili araç
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 12:40
Bolu’da öğrencilerin tasarladığı su altı robotu "SAR-14" beğeni topladı
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:35
Annesi tasarımlarına ’zımbırtı’ demişti, şimdi uluslararası sunuma hazırlanıyor
4
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:48
Tuzla’da robotlu çim biçme dönemi başladı
5
07 Mayıs 2026 Perşembe- 16:30
Başakşehir’de Millet Bahçesi’nde Bilim Şenliği
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:06
Uzay ve havacılığın derinliklerini GUHEM’de keşfediyorlar
Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), çocuklara uzay ve havacılık alanında keşif dolu bir deneyim sunuyor. Milli Uzay Programı’nın ‘uzay farkındalığı oluşturma’ hedeflerinde en önemli rolü üstlenen GUHEM, Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi ağırlamayı sürdürüyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde GUHEM, ziyaretçilerine 154 interaktif düzenek ile Ay’da yürüme, uçak simülatöründe pilotluk yapma gibi uygulamalarla hem eğlenceli hem de öğretici bir ortam sağlıyor. Bilim iletişimcileri eşliğinde düzenlenen atölyelerde, ziyaretçiler, roket teknolojileri, uydular, Güneş Sistemi, ötegezegenler ve göktaşları gibi konularda önemli bilgiler ediniyor. Alanında Avrupa’nın en büyük merkezi olan GUHEM’i, Türkiye’nin farklı şehirlerinden binlerce öğrenci ve öğretmen ziyaret etmeyi sürdürüyor. 2023 yılından itibaren "Dünya Uzay Haftası Ulusal Koordinatörlük" görevini yürüten merkez, etkinliklerle gençleri, bilim insanlarını ve toplumu geleceğin uzay çalışmalarına daha da yakınlaştırmayı hedefliyor. "Öğrencilerimiz GUHEM’i çok seviyor" Bandırma’dan Bursa’ya gelen ve öğrencileriyle birlikte GUHEM’i ziyaret eden Okul Müdürü Melih Ustaoğlu, "Bugün ortaokul ve lise öğrencilerimizle birlikte burada çok güzel bir gün geçirdik. Daha önce de farklı öğrenci gruplarımızla burayı ziyaret etmiştik. Fırsat buldukça buraya gelmeye devam edeceğiz. Çünkü öğrencilerimiz GUHEM’i çok seviyor ve büyük bir ilgiyle takip ediyor. Programımız belli olur olmaz çocuklar heyecanla bugünü bekledi. GUHEM, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise beşinci büyük merkezi konumunda. Çocuklarımız için harika bir deneyim oldu. Bu ziyaret sayesinde uzaya ve pilotluğa olan ilgilerinin arttığını, hatta bu alanda ilerlemek isteyen öğrencilerimizin olduğunu görmek bizi çok mutlu etti" dedi. "Burada devasa uzay araçları var" GUHEM ziyaretine İnegöl’den gelen Gözdenur Can da, "Öğrencilerimiz GUHEM’e geldikleri için çok mutlu oldular. Biz de onlar kadar heyecanlı ve mutluyuz. GUHEM’i çok merak ediyorduk, bizim için de güzel bir deneyim oldu. Buraya gelmeden önce bu kadar büyük, devasa uzay araçları ve havacılıkla ilgili bu kadar ekipman olduğunu tahmin etmiyorduk. Ancak geldiğimizde simülasyonlar sayesinde eşsiz bir deneyim yaşadık. Öğrencilerimiz burayı gezdikten sonra uzay ve havacılıkla ilgili mesleklere yönelmeyi düşünmeye başladılar. Öğrencilerin, ailelerin ve öğretmenlerin mutlaka GUHEM’i ziyaret edip bu benzersiz deneyimi yaşamalarını tavsiye ediyorum" dedi. "Buraya ailemle de gelmek istiyorum" GUHEM’i ziyaret eden öğrencilerden Dilek Derviş, "GUHEM sayesinde birçok şey öğrendim. Roketler ve uzay araçlarıyla ilgili yeni bilgiler edindim. Bu, GUHEM’e ikinci gelişim ve ilkinde olduğu gibi yine çok keyif aldım. Buraya ailemle birlikte de gelmeyi düşünüyorum. Buradan birçok yeni bilgiyle dönüyorum. Uzay ve havacılığa olan ilgim daha da arttı. Hatta kardeşimin doğum günü yaklaşıyor, onun pastasının üzerine uzay mekiği şeklinde bir süs yapmayı planlıyorum. O da benim gibi bu konulara çok ilgili, GUHEM bana ilham verdi" dedi. GUHEM’e gelen öğrencilerden Hamza Dayan, GUHEM’i yapanlara çok teşekkür ettiğini belirtti. Uzay araçları, roketler ve havacılık tarihinin çok ilgisini çektiğini söyleyen Dayan, "Uzaya zaten ilgim vardı, burada gördüklerimle birlikte ilgim iyice arttı. Herkese buraya gelmesini tavsiye ediyorum. Okulumuzdan üç farklı sınıf olarak geldik, tüm arkadaşlarımın da burayı oldukça ilgi çekici bulduğunu gördüm. Buraya gelmeden önce aklımda başka meslekler vardı, şimdi ise astronomi üzerine daha fazla düşünmeye başladım. Uzay ve havacılık alanında bir meslek edinmeyi düşünüyorum" dedi. GUHEM’e gelen öğrencilerden Azra Rabia Tekiner, GUHEM’de gerçek bir uçağın kokpitini görme fırsatı bulduğunu ifaden ederek, "Bu benim için çok etkileyiciydi. İntertenten araştırmalar yapıyoruz ama burada gelip uzay ve havacılıkla ilgili düzeneklere dokunarak, buradaki görevlileri dinleyerek bilgi edinmek bana çok şey kattı. Çok eğlenceli bir etkinlik oldu" dedi. Öğrencilerden Buğlem Derabaşı ise, "Buraya daha önce hiç gelmemiştim, iyi ki gelmişim. Buraya en kısa zamanda tekrar gelmek istiyorum. Tüm simülasyonlar, merkezin mimarisi, her şey çok ilgi çekici. Birçok arkadaşım yanına tablet ya da telefon getirmişti. Ancak buradaki ekipmanlarla ilgilenmekten kimsenin telefonuyla oynamaya vakti olmadı" diye konuştu.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:29
Van’da atıklar yakıt oldu: Enerji üretiminde yeni dönem
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde (Van YYÜ) görevli akademisyenler tarafından yürütülen projede, biyokütleden üretilen yakıt katkı maddeleri kullanılarak enerji üretiminde çevre dostu ve verimli bir yöntem geliştirildi. Van YYÜ’deki akademisyenler, Türkiye ve dünya için önem taşıyan yenilenebilir enerji projesine imza attı. Van YYÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Durak liderliğindeki araştırma ekibi, tarımsal ve hayvansal atıklardan elde edilen biyokütleyi, termokimyasal dönüşüm yöntemleriyle enerji değeri yüksek sıvı ürünlere dönüştürmeyi başardı. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Durak ve ekibinin laboratuvarlarında yürüttüğü çalışmalar, biyokütlenin temel bileşenlerini daha değerli formlara çevirmeye odaklanıyor. Japon araştırmacıların da yer aldığı projede, laboratuvar ortamında geliştirilen sıvı ürünler geleneksel motorlarda test ediliyor. Çalışmayla, atık materyallerin enerji sektöründe yeniden değerlendirilebilir hale getirilmesi hedefleniyor. "Geleneksel motorlarda yakıt katkı maddesi olarak test ediyoruz" İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Durak, biyokütlenin termokimyasal dönüşümü üzerine araştırmalar yaptıklarını belirtti. Biyokütlenin bitkisel ve hayvansal kökenli organik, yenilenebilir bir enerji kaynağı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Durak, "Yaptığımız çalışmalarla biyokütle yapısında bulunan lignin, selüloz ve hemiselüloz gibi biyopolimerleri daha küçük birimlere ayırarak, yapısındaki oksijeni uzaklaştırıyor ve katma değeri yüksek, enerji değeri yüksek sıvı ürünlere dönüştürmeye çalışıyoruz. En son yaptığımız çalışmada farklı özelliklerde sıvı ürünler elde ettik. Bu ürünlerin içerisinde, yakıt katkı maddesi olarak kullanılabilecek çok sayıda organik bileşik bulunmaktadır. Şu anda bu organik bileşikleri geleneksel motorlarda yakıt katkı maddesi olarak test ediyoruz" dedi. "Atmosfere ek bir karbon salınımı yapmazlar" Japon ortaklarıyla yürüttükleri yeni projeyi dile getiren Durak, "Laboratuvarımızda yüksek sıcaklık ve basınç altında geliştirdiğimiz bu sıvı ürünleri, daha ılıman oda şartlarında yakıt hücreleri ile yeni ürünlere dönüştürmeye çalışıyoruz. Amacımız, atık olarak değerlendirilen biyokütle temelli bileşikleri hem yakıt katkı maddesi hem de çok daha değerli ürünlere dönüştürmektir. Yaptığımız çalışmalar sonucunda elde ettiğimiz sıvı ürünlerin içinde yakıt katkı maddesi olarak kullanılabilecek potansiyele sahip bileşikler bulunmaktadır. Şu anda bu bileşikleri dizel ve benzeri motorlarda test ediyoruz. Biyokütle temelli sıvı ürünlerin fosil yakıtlara karşı önemli avantajları vardır. En büyük avantajlarından biri karbon nötr olmalarıdır. Fosil yakıtlar yandığında atmosfere karbondioksit salarken, biyokütle temelli sıvı ürünler atmosfere saldıkları karbondioksiti büyüme sürecinde tekrar kullandıkları için atmosfere ek bir karbon salınımı yapmazlar. Bu nedenle biyokütle temelli sıvı ürünlerin kullanımı çevresel açıdan büyük avantajlar sunmaktadır" diye konuştu.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:16
Nadir elementlerde Çin tekeli büyürken MTA, Eskişehir ve Malatya’da sondajlarını sürdürüyor
Elektrikli araçlar ve batarya teknolojilerindeki gelişmelerin enerji depolama sorununu gündeme taşıdığını belirten Prof. Dr. Zeki Boyraz, nadir elementlerin küresel ölçekte önem kazandığını söyledi. Çin’in dünya rezervlerinin büyük kısmını elinde tuttuğuna dikkat çeken Boyraz, Türkiye’de Eskişehir ve Malatya-Kuluncak’ta MTA tarafından sondaj çalışmaları yürütüldüğünü belirtti. İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Boyraz, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte dünyada "enerji depolama" sorununun baş gösterdiğini ve bu nedenle nadir elementlere olan ilginin arttığını söyledi. Elektrikli araçların bataryalarından cep telefonu teknolojilerine kadar pek çok alanda bu elementlerin kritik hale geldiğini kaydeden Prof. Dr. Boyraz, Eskişehir ve Malatya’da Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından çalışma yürütüldüğünü söyledi. Türkiye’de maden araştırmalarının Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığını belirten Prof. Dr. Boyraz, bu çalışmalarda Malatya’nın önemli bir yere sahip olduğunu "Türkiye’de madencilikle ilgili araştırma yapan Maden Tetkik ve arama diye bir enstitümüz var. Bu kurumumuz Türkiye’deki madenler üzerine çalışmalar yapıyor. Bunlarla ilgili oluşturulmuş haritalar mevcut. MTA’nın bir bölge müdürlüğü de zaten Malatya da bulunuyor. Dolayısıyla Malatya madenciliği üzerine konuşacak olursak Malatya’da bu MTA’nın araştırmaları içerisinde önemli bir yere sahip" sözleriyle anlattı. Teknolojideki değişimlerle beraber madenciliğin daha çok konuşulduğunu söyleyen Prof. Dr. Boyraz, "Özellikle son zamanlarda madencilik basında da yer almaya başlandı. Teknolojide değişmeler ve gelişmeler meydana gelmeye başladı. İşte cep telefonlarımızdan bataryalarda tutun da araçlardaki değişim dönüşüm var. Dikkat ederseniz bunlar elektrikli arabalar. İşte bu elektrikli arabaların menzilleri ve bataryaları, kullandığımız cep telefonlarının bataryaları gibi. Dünyada aslında enerji depolanma sorunu başladı" dedi. "Çin, tekel olmaya başladı" Enerji depolama sorunuyla birlikte nadir elementlerin artık dünyada konuşulduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Boyraz, "Toprak elementi ya da nadir element diye isimlendirmeler başladı. Bunların artık rezervleri dünyada konuşulmaya başladı. Çin burada tekel olmaya başladı. Aslında en büyük sorun bu. Sadece yüzde 38 ile bu nitelikli toprak elementlerine sahip ülke olarak şu anda rezerv elinde bulunduruyor. Daha sonra Vietnam var ki ona yakın bir yüzde 26’lık bir rezervi var. Bunlar çok değerli. Brezilya var ve geride Rusya yüzde 6’lık ve Hindistan Avustralya gibi yüzde 5’lik rezervler var" şeklinde konuştu. Eskişehir ve Malatya-Kuluncak’ta çalışmalar var Nadir elementlerin Türkiye’deki rezerv durumu üzerinden açıklamasına devam eden Prof. Dr. Boyraz, "Türkiye’de var mı kısaca da ben ona değineyim. Eskişehir’de var. Cumhurbaşkanı’nın kararnamesi ile kurulmuş Nitelikli Toprak Elementleri Enstitüsü var. Türkiye’de de bununla ilgili çalışmalar var. Eskişehir’deki rezervlerin tespiti var. Malatya ise Kuluncak ve çevresinde nitelikli toprak elementlerinin olduğu söyleniyor. Bununla ilgili MTA’nın da çok ciddi sondaj çalışmaları yapıldı. Yaklaşık 4 yıldır da buralarda sondaj çalışmaları var. Bunlar stratejik madenler statüsündedir ve devlet ancak çalıştırabilir. Eti Madencilik bunlarla ilgileniyor ve devletten başka özel sektörde çalıştırması söz konusu değil. Özellikle nitelikli toprak elementlerinin bunların en başta uranyum ve toryum geliyor. Bunlar enerjinin kullanılabilirlik alt yapısını oluşturuyor. Şu anda uranyum işletilebilir düzeyde ama toryum uranyum kadar kolay işletilebilir düzeyde bir element henüz değil. Bunların işletilmesi için de yüksek teknoloji ihtiyacı duyuluyor, dediğim gibi stratejik konumda" diye konuştu.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:14
Nadir elementlerde Çin tekeli büyürken MTA, Eskişehir ve Malatya’da sondajlarını sürdürüyor
Elektrikli araçlar ve batarya teknolojilerindeki gelişmelerin enerji depolama sorununu gündeme taşıdığını belirten Prof. Dr. Zeki Poyraz, nadir elementlerin küresel ölçekte önem kazandığını söyledi. Çin’in dünya rezervlerinin büyük kısmını elinde tuttuğuna dikkat çeken Poyraz, Türkiye’de Eskişehir ve Malatya-Kuluncak’ta MTA tarafından sondaj çalışmaları yürütüldüğünü belirtti. İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Poyraz, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte dünyada "enerji depolama" sorununun baş gösterdiğini ve bu nedenle nadir elementlere olan ilginin arttığını söyledi. Elektrikli araçların bataryalarından cep telefonu teknolojilerine kadar pek çok alanda bu elementlerin kritik hale geldiğini kaydeden Prof. Dr. Poyraz, Eskişehir ve Malatya’da Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından çalışma yürütüldüğünü söyledi. Türkiye’de maden araştırmalarının Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığını belirten Prof. Dr. Poyraz, bu çalışmalarda Malatya’nın önemli bir yere sahip olduğunu "Türkiye’de madencilikle ilgili araştırma yapan Maden Tetkik ve arama diye bir enstitümüz var. Bu kurumumuz Türkiye’deki madenler üzerine çalışmalar yapıyor. Bunlarla ilgili oluşturulmuş haritalar mevcut. MTA’nın bir bölge müdürlüğü de zaten Malatya da bulunuyor. Dolayısıyla Malatya madenciliği üzerine konuşacak olursak Malatya’da bu MTA’nın araştırmaları içerisinde önemli bir yere sahip" sözleriyle anlattı. Teknolojideki değişimlerle beraber madenciliğin daha çok konuşulduğunu söyleyen Prof. Dr. Poyraz, "Özellikle son zamanlarda madencilik basında da yer almaya başlandı. Teknolojide değişmeler ve gelişmeler meydana gelmeye başladı. İşte cep telefonlarımızdan bataryalarda tutun da araçlardaki değişim dönüşüm var. Dikkat ederseniz bunlar elektrikli arabalar. İşte bu elektrikli arabaların menzilleri ve bataryaları, kullandığımız cep telefonlarının bataryaları gibi. Dünyada aslında enerji depolanma sorunu başladı" dedi. "Çin, tekel olmaya başladı" Enerji depolama sorunuyla birlikte nadir elementlerin artık dünyada konuşulduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Poyraz, "Toprak elementi ya da nadir element diye isimlendirmeler başladı. Bunların artık rezervleri dünyada konuşulmaya başladı. Çin burada tekel olmaya başladı. Aslında en büyük sorun bu. Sadece yüzde 38 ile bu nitelikli toprak elementlerine sahip ülke olarak şu anda rezerv elinde bulunduruyor. Daha sonra Vietnam var ki ona yakın bir yüzde 26’lık bir rezervi var. Bunlar çok değerli. Brezilya var ve geride Rusya yüzde 6’lık ve Hindistan Avustralya gibi yüzde 5’lik rezervler var" şeklinde konuştu. Eskişehir ve Malatya-Kuluncak’ta çalışmalar var Nadir elementlerin Türkiye’deki rezerv durumuz üzerinden açıklamasına devam eden Prof. Dr. Poyraz, "Türkiye’de var mı kısaca da ben ona değineyim. Eskişehir’de var. Cumhurbaşkanı’nın kararnamesi ile kurulmuş Nitelikli Toprak Elementleri Enstitüsü var. Türkiye’de de bununla ilgili çalışmalar var. Eskişehir’deki rezervlerin tespiti var. Malatya ise Kuluncak ve çevresinde nitelikli toprak elementlerinin olduğu söyleniyor. Bununla ilgili MTA’nın da çok ciddi sondaj çalışmaları yapıldı. Yaklaşık 4 yıldır da buralarda sondaj çalışmaları var. Bunlar stratejik madenler statüsündedir ve devlet ancak çalıştırabilir. Eti Madencilik bunlarla ilgileniyor ve devletten başka özel sektörde çalıştırması söz konusu değil. Özellikle nitelikli toprak elementlerinin bunların en başta uranyum ve toryum geliyor. Bunlar enerjinin kullanılabilirlik alt yapısını oluşturuyor. Şu anda uranyum işletilebilir düzeyde ama toryum uranyum kadar kolay işletilebilir düzeyde bir element henüz değil. Bunların işletilmesi için de yüksek teknoloji ihtiyacı duyuluyor, dediğim gibi stratejik konumda" diye konuştu.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 09:46
Ümraniye’de robot yarışları büyük heyecana sahne oldu
Ümraniye Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl ikincisi düzenlenen Ümraniye Robot Yarışları, Türkiye’nin dört bir yanından gelen 750 genci bir araya getirdi. Genç yetenekler, kendi tasarladıkları robotlarla kıyasıya mücadele ederken, 21 farklı kategoride ödüller sahiplerini buldu. Ümraniye Belediyesi tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin dört bir yanından gençleri bir araya getiren Ümraniye Robot Yarışları, bu yıl Prof. Dr. Nabi Avcı Spor Tesisi’nde gerçekleştirildi. Genç yetenekler kendi tasarladıkları robotlarla kıyasıya mücadele etti. FIRST Robotics Competition (FRC) formatında gerçekleştirilen yarışmada, 24 takım ve 750 genç yarışmacı, robotlarıyla 65 sıralama maçı ve final karşılaşmalarında yeteneklerini sergiledi. Yarışmada yalnızca teknik beceriler değil, aynı zamanda takım çalışması, iletişim ve liderlik gibi yetkinlikler de değerlendirildi. Programda başarılı takımlar 21 farklı kategoride ödül kazandı. Gelecek yıl üçüncüsü yapılacak Etkinliğe katılan Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, "Gençler sizleri çok heyecanlı gördüm. Matematik zekanız kuvvetli. Liseler arası robot yarışmasında Ümraniye’de seneye inşallah üçüncüsünü yapacağız. 24 takım oynadı, bir takım finali kazandı. Bütün kardeşlerimi tebrik ediyorum. Hiç üzülmesinler, mühim olan yarışmaktır. Hepiniz robot takımı olarak yarıştınız, robotları tasarladınız en önemlisi buydu. İnşallah hepiniz Türkiye’de birer mühendis yetişeceksiniz" dedi.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 09:45
MKE’den TSK’nın keskin gözlerine iki yeni keskin nişancı silahı
Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) güvenlik güçlerinin ihtiyaçları kapsamında iki yeni keskin nişancı silahını 1 yıl gibi kısa bir sürede üretti. MKE tarafından üretilen MKE-408 Türkiye’nin en uzun menzilli keskin nişancı silahı olarak ortaya çıkarken yarı otomatik keskin nişancı silahı KNT-859 ise ilk kez görüntülendi.
19 Ekim 2025 Pazar - 22:54
7. Bilim Festivali’ne vatandaşlardan büyük ilgi
Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 7’ncisi düzenlenen Bilim Festivali yoğun ilgi gördü. Festivalin ikinci gününde SOLOTÜRK’ün gösterisi ilgiyle izlendi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 7. Bilim Festivali devam ediyor. Vatandaşların yoğun katılımda bulunduğu festivalde SOLOTÜRK’ün gösterisi ilgiyle izlendi. Festival ziyaretçilerinden Ahmet Murat Gülcüoğlu, 7. Bilim Festivali’ni çok beğendini belirterek, "Harika bir etkinlik. Çocuklarımız için de çok faydalı olduğunu düşünüyoruz. Mükemmeldi, çok eğlendik. SOLOTÜRK’ün gösterilerini çok sevdik. Üniversitelilerin çalışmalarını gördük, onların nasıl çalıştıklarına kadar bize anlattılar. Harikaydı, her şeyden faydalandık. Mutluyuz yani" dedi. "Kayseri’nin böyle etkinliklere ihtiyacı var" Mehmet Kaya ise Kayseri’nin böyle etkinliklere ihtiyacı olduğunu ifade ederek, "Hafta sonu bizim için de güzel bir etkinlik oldu. Kayseri’nin böyle etkinliklere ihtiyacı var. SOLOTÜRK de uzun zamandır yoktu zaten. Bizi mutlu ettiler. Güzel bir organizasyon. Yeğenlerimizle, çocuklarımızla geldik. Etkinliklere katıldık, genç arkadaşlarımızın icatlarını gördük, burada farklı deneyimler de yaşadık. Devamını da istiyoruz tabii ki Kayseri’mizde. Emeği geçen herkese, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne bu güzel etkinlikler için teşekkür ediyoruz" dedi. Ziyaretçilerden Selam Sarıtaş, "Çocuklar eğlendi, biz eğlendik. SOLOTÜRK de çok güzeldi. Çok yoğun ilgi vardı. Bu etkinliği düzenleyen Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederim. Her zaman böyle şeyler olmasını isteriz" diye konuştu. "Biz çok beğendik" Kıvanç İşler ise etkinliğe gelmek için bir hayli beklediklerini, trafiğin yoğun olduğunu ancak buna değdiğini ifade ederek, "Burada birçok bilgiler öğrendik. Birçok şehirden de buraya gelenler olmuş. Aileler, çocuklar falan hepsi buradaydı. Biz çok beğendik. Emeği geçenlere, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne de çok teşekkür ediyoruz buradan" dedi. 7. Bilim Festivali’nin minik konukları çocuklar ise "Çok beğendik" diyerek sevinçlerini ifade ettiler.
19 Ekim 2025 Pazar - 13:09
Sanal kimlik gerçeği unutturuyor, rol karmaşası bireyi intihara sürüklüyor
Prof. Dr. Tuncay Dilci, dijitalleşmenin etkisiyle artan rol karmaşasının bireyleri dahili çöküşe ve intihara kadar sürükleyebileceğini belirterek, bunun yalnızca bireysel değil, toplumsal ölçekte de ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Günümüz dijital çağında bireylerin toplumsal, ailevi ve mesleki rollerinde yaşadığı karışıklık, uzmanlara göre ciddi bir toplumsal tehlikeye dönüşüyor. Rol karmaşasının insan psikolojisini derinden etkilediğini belirten uzmanlar, bu durumun yalnızca bireysel değil, toplumsal ölçekte de şiddet, güven kaybı ve aidiyet sorunlarını beraberinde getirdiğini ifade ediyor. Özellikle sanal kimliklerin ve dijital yaşam tarzlarının, bireylerin gerçek hayat rolleriyle çelişmesi sonucunda kimlik çatışmaları, dahili bunalımlar ve depresyon vakalarının artış gözlemleniyor. Bireyin iş, aile ve arkadaş çevresindeki rollerini tanımlayamaması, hem üretkenlikte düşüşe hem de sosyal barışın zedelenmesine neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, rol karmaşasının ülke, millet ve insanlık için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek, "Rol karmaşası yaşayan birey, hayattaki sınırlamalara ve rol belirsizliklerine karşı savunmasız kalıyor. Sosyal rol çatışması yaşayan kişi, kendi rolünü yerine getiremediği için toplumsal anlamda karmaşa yaşıyor. Bu durum toplum geneline yayıldığında, şiddet, çatışma, depresyon ve hatta intihar vakalarına kadar uzanıyor" dedi. "Özellikle aile içerisindeki otorite zayıflaması, sanallaşan ilişkilerin yüzeyselleşmesiyle beraber oluşmaktadır" Prof. Dr. Tuncay Dilci, sosyal rol çatışmasına düşen bireyin toplumsal anlamda karmaşalar yaşadığını ifade ederek, "Rol karmaşası ülkemiz için, milletimiz için, hatta insanlık için tehlike doğuracak çok önemli bir durum. Çünkü rol karmaşası ile birey, hayatta sınırlamalara ve rolleri ile ilgili sınır belirsizliğinin getirmiş olduğu sorunlara karşı savunmasız bir şekilde yakalanmaktadır. Özellikle rol karmaşasında, sosyal rol çatışmasına düşen birey bir nevi dahili anlamda çatışmaları tetikleyerek kendisine düşen rolü yerine getirememekte ve toplumsal anlamda karmaşalar yaşamaktadır. Bunu toplumun geneline yaydığımız zaman, toplumda şiddet, çatışma, depresyon ve hatta intiharlara kadar çevrilen bir başkasına zarar verme ve dürtü bozukluğu dediğimiz tepkisel refleksif davranışlara kadar dönüşen bir durumdan bahsediyoruz. Bireyin iş yeri, aile, eğitim veya arkadaş ortamındaki rollerinin dijital bir yaşamın getirmiş olduğu sanal ortamın, sanal kişilikleri ile beraber yeni rol ve gerçek hayattaki rollerini doğru okuyamaması ve anlamlandıramamasının getirdiği sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Bu kapsamda dijital arkadaşlık ortamının getirmiş olduğu öğrenme açısından, çocukların öğrenme ortamından uzaklaştırılması dijital nesnelerin sürekli sorun olması değil de doğru kullanılamamasından kaynaklı bir durumdur. Özellikle aile içerisindeki otorite zayıflaması, sanallaşan ilişkilerin yüzeyselleşmesiyle beraber samimiyet, içtenlik ve benlik beyanında sorunlar oluşturmaktadır" diye konuştu. "Toplumsal anlamda ortaya koyduğu sorun, güven ve aidiyet sorunudur" Prof. Dr. Dilci, insanların sanallaşan kişilikleriyle birlikte karmaşık kimlik yapıları sorunları yaşadıklarını ifade ederek, "İş hayatı rolleri ve özel yaşam arasındaki roller, gerçek anlamda tanımlanamadığı için sınır belirsizliğinden kaynaklı olarak bireyin aşırı dijital içerik tüketimine bağlı sorunlar üretmektedir. Toplumsal anlamda ortaya koyduğu sorun, güven ve aidiyet sorunudur. İnsanlarda sanallaşan kişilikleriyle, karmaşık kimlik yapılarıyla ilgili sorunlar oluşmaktadır. Toplumsal güvenin ötesinde, sosyal sermayede azalma durumu vardır. Örneğin trafikteki kendini ifade etme biçimlerinde yaşanan sorunlar, aile içerisindeki şiddet, travmalar veya çatışmalara bağlı olarak bölünmüş aile sıkıntılarının oluşması rol karmaşasından kaynaklanmaktadır" şeklinde konuştu. "Rol karmaşası en önce sosyal barışı zedelemektedir" Prof. Dr. Dilci, insanları sosyal medya ve sanal allemdeki hallerinin gündelik hallerinden farklı olduğunu belirterek, "Sosyal kimlikte bir otorite eğitimine maruz kalan bireyin agresifleşmesi, burada kendi değeri ile karşımıza çıkan intihar, çatışma, şiddet üretme ve kendi kendine sürekli melankolik bozukluklara bağlı olarak bir takım problemlere ve psikolojik rahatsızlıklara kadar uzanan bir sorunla karşı karşıyayız diyebiliriz. Rol karmaşası en önce sosyal barışı zedelemektedir ve bireyin kimlik ile aidiyet problemleriyle iştirak eden durum, iş yerinde ve normal hayatta üretim ve performans düşüklüğüyle birlikte rol çatışmasının getirmiş olduğu gerilim ve gerginlikle bir şiddet üretme mekanizmasına dönüşmektedir. İnsanların sosyal medya veya sanal mecralardaki hâl ve hareketleri ile gerçek dünyadaki hâlleri birbirinden ayrı. Bu aradaki açı büyüdükçe kişide rol çatışması, kimlik çatışması ve iş dünyasında karmaşalar meydana gelebilmektedir" dedi.
18 Ekim 2025 Cumartesi - 09:37
Düzce Bilim Merkezi’nde Türkiye’nin uzay yolculuğu
Düzce Bilim Merkezi, Türkiye’nin uzay serüvenini anlatan ‘Ufkun Ötesinde’ temalı sergiye ev sahipliği yapıyor. Uzay araçları modelleri, astronot kıyafetleri, uzay fotoğrafları ve videoları gibi birçok ilgi çekici materyalin yer aldığı; ayrıca sanal gerçeklik uygulamalarıyla uzayda yolculuk deneyimi yaşatan sergi ziyaretçilerini bekliyor. Türkiye’nin büyük ölçekli bilim merkezleri arasında yer alan Düzce Bilim Merkezi’ndeki Ufkun Ötesinde Sergisi, ziyaretçilerini Türkiye’nin uzay misyonuna, bilimdeki hamleleri ve geleceğe uzanan yolculuğuna davet ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve Türkiye Uzay Ajansı’nın koordinesinde düzenlenen sergide; uzay araçları modelleri, astronot kıyafetleri, uzay fotoğrafları ve videoları gibi birçok dikkat çekici materyal yer alıyor. Ayrıca ziyaretçilere, sanal gerçeklik uygulamalarıyla uzayda yolculuk deneyimi sunuluyor. Türkiye’nin uzay çalışmalarındaki gelişim süreci kronolojik olarak aktarılıyor. Düzce Bilim Merkezi Sorumlusu Müşerref Öçer, sergiye ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Ufkun Ötesinde Sergisi, Türkiye’nin uzay yolculuğunu halkımızla buluşturmayı amaçlayan çok özel bir etkinlik. TÜBİTAK tarafından gönderilen sergimizde, ülkemizin uzay programı, ilk astronotlarımız Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever’in deneyimleri ile milli teknolojimize dair özgün içerikler yer alıyor. Düzce Bilim Merkezi olarak bilimi herkes için erişilebilir kılma misyonuyla çalışıyoruz. ‘Ufkun Ötesinde’ sergisi de bu misyonun bir parçası. Tüm Düzcelileri ve çevre illerden gelmek isteyen misafirlerimizi, merkezimizdeki bu özel sergiyi görmeye davet ediyoruz." Ufkun Ötesinde Sergisi, hafta içi ve cumartesi günleri Düzce Bilim Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.
17 Ekim 2025 Cuma - 17:31
7’inci Kayseri Bilim Festivali kapılarını açtı
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Türkiye’nin milli teknoloji hamlesi ışığında, bilim ve teknoloji tutkunlarını büyük bir heyecanla 3 gün boyunca bir araya getirecek 7’nci Kayseri Bilim Festivali’nin açılışını yaptı. Büyükkılıç, festivalde SOLOTÜRK’ün Kayseri semalarında nefes kesen bir gösteri uçuşu yapacağını ve Türkiye’nin uzayda görev alan 2’nci Astronotu Tuva Cihangir Atasever’in konuk olacağını kaydederek, Kayseri’nin, bilimin şehri olduğunu vurguladı. Yerel yönetim anlayışını modern, yenilikçi, bilim ve teknolojiyi merkeze alan ve insan odaklı bir hizmet vizyonu ile yeniden şekillendiren ve Türkiye’de ‘Kayseri Modeli Belediyecilik’ imajını hafızlara kazıyan Başkan Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, örnek gösterilen dev organizasyonları hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan ve geleneksel hale getirilen Kayseri Bilim Festivali’nin 7’ncisi Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi etkinlik alanında coşkulu bir açılış töreni ile başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törene Başkan Büyükkılıç’ın yanı Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürü Hava Tuğgeneral Volkan Ersun Acar, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları, daire başkanları ve öğrenciler başta olmak üzere çok sayıda vatandaşlar katıldı. Büyükkılıç, festival alanına gelişinde insansı robot Festman ile selamlaştı. "Kayseri bu işlerin merkezi" Açılış töreninde yaptığı konuşmada, etkinliğin hayırlı olması temennisinde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, "Malumunuz 5 tane üniversitesi olan, bilimin merkezi olan bir güzel şehirden bahsediyoruz. 75 bin üniversite öğrencisi ile 325 bin ortaöğretim öğrencisi ile adeta dinamik bir nüfus, dinamik bir yapı arz eden Kayseri’mizde, adeta 6 bin yıl önce Kültepe Kaniş-Karum’da ortaya çıkan tabletlerde bilimle ilgili, yazılarla ilgili, para ile ilgili, çeklerle, senetlerle ilgili ortaya çıkan tabletlerden anladığımız gibi Kayseri bu işlerin merkezi" diyerek kadim şehir Kayseri’yi anlattı. "İnsanların hayatını kolaylaştırmaya, bilinçlenmesini sağlamaya gayret ediyoruz" Büyükkılıç, konuşmasında bu merkezi günün şartlarına uygun şekilde, daha da gençlere sahip çıkacak ve onları yüreklendirecek anlayışla gün yüzüne çıkarmaya gayret ettiklerini dile getirerek, "Üniversitelerimizle, kurum ve kuruluşlarımızla iş birliği yapıyoruz. Yaptığımız çalışmalar ile adeta insanların hayatını kolaylaştıran, insanların bilinçlenmesini sağlayan bir yapı arz etmeye gayret ediyoruz" ifadelerini kullandı. Büyükkılıç, Kayseri’nin bilimin şehri olduğunu belirtti 2 milyon Euro’luk bir hibe ile kente kazandırılan Mobil Dijital Gençlik Merkezi ile sadece merkezde değil, şehrin her yerinde gençlerle bilimi buluşturarak onlara sahip çıkmakta olduklarına işaret eden Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin geçmişten günümüze bilimin şehri olduğunu vurguladı. Başkan Büyükkılıç dolu dolu festivali anlattı Festival sürecinde SOLOTÜRK’ün Kayseri semalarında unutulmaz anlar yaşatacağına da değinen Büyükkılıç, bilim festivalinde yine Türkiye’nin uzayda görev alan Astronotu Tuva Cihangir Atasever’in de konuk olacağını dile getirerek bilim ve teknoloji alanında dolu dolu bir festivalin gerçekleşeceğini söyledi ve program hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Başkan Büyükkılıç, sözlerinin sonunda önümüzdeki süreçte Gastronomi Günleri’nin gerçekleştirileceğini ve ‘durmak yok koşmaya devam’ anlayışıyla Avrupa Spor Şehri olan Kayseri’nin Dünya Spor Başkenti olması için de gayretleri ile hedefleri olduğunu paylaştı. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de 7. Kayseri Bilim Festivali’nde olmanın mutluluğunu yaşadığını ve Kayseri’de güzel şeyler olduğunu belirterek, "Sürekli bir gençlerle ilgili organizasyonlar, programlar şehrimizi zinde ve dinamik tutuyor. Bakın 7’ncisi düzenleniyor. Bunların her birisinin geleceğe matuf katkıları var. Nasıl mı? MEB Robot Yarışması’nı bu sene Kayseri’de yaptık. Yine bu sene Teknofest yarışmalarında 19 dalda ödül aldık. 27 branşta 12 dalda üniversiteler, 7 dalda milli eğitimimiz birinci oldu. Şehirler sıralamasında Kayseri gerçekten bizi gururlandıracak yerdeydi. İşte bu tür festivaller, gençlerimize umut oluyorlar. Biz gençlerimizi bilim şenliklerinde istiyoruz, spor salonlarında istiyoruz, sanat salonlarında istiyoruz. O yüzden de sürekli gençlerimizle beraber olmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Büyükşehir belediye başkanımızı ve ekibini kutluyorum" Başkan Büyükkılıç ve ekibini kutlayan Vali Çiçek, "Büyükşehir Belediye Başkanımızı, ekibini kutluyorum. Genç dostu bir belediye oldukları için tebrik ediyorum. Gençlere her zaman önem verdikleri için kocaman millet bahçesini gençlerimizin hizmetine sundukları için tebrik ediyor, alkışlıyorum" dedi. Çiçek, 18 Ekim Cumartesi günü SOLOTÜRK’ün gerçekleştireceği uçuşu heyecanla beklediğini dile getirerek, Kayserililerle birlikte gösteriyi izleyerek Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile gurur duyacaklarını kaydetti. "Kayseri’nin ‘atom karıncasının’ büyük bir emeği var" AK Parti MKYK Üyesi, Kayseri Milletvekili Dursun Ataş ise Kayseri Bilim Festivali’nin Başkan Büyükkılıç’ın önderliğinde başladığını ve devam ettiğini kaydederek, "Kayseri her zaman ticaretle, pastırmasıyla, iş adamlarıyla öne çıkardı ama son zamanlarda Kayseri her konuda öne çıkan bir şehir haline geldi. Bu konuda tabi ki Memduh Başkanımın, Kayseri’nin atom karıncasının büyük bir emeği var. Ekibiyle beraber kendisine teşekkür ediyorum. Kayseri’yi günün şartlarına uygun, çağdaş bir belediyecilik anlayışıyla her konuda ön plana çıkarmayı başardılar. Valimle el ele vererek son yıllarda Kayseri’yi her konuda ön plana çıkarıyorlar, biz de bundan gurur duyuyoruz. Böyle açılışlara katılmaktan da keyif alıyoruz" şeklinde konuştu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin çocukları ve gençleri geleceğe hazırlamayı başardığını belirten Ataş, Ankara’da da Kayseri’nin çok farklı bir yerde konuşulduğunu paylaşarak, festivalde emeği geçenlere teşekkür etti. Büyükşehir Belediyesi Akıllı Şehircilik ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Abdullah Avan da Kayseri’nin kalbinden Türkiye’nin geleceğine giden yolda güçlü bir adımı hep birlikte attıklarını dile getirerek, "Bu festival yalnızca bir etkinlik değil, bilimin, merakın, üretmenin ve keşfetmenin şehri Kayseri’nin gençlerine verdiği bir sözdür. Bu topraklarda bilimin, teknolojinin ve inovasyonun şehri olma yolunda kararlılığımızı belirtmek isteriz. Kayseri Bilim Festivali, gençlerimizin bilime dokunduğu, fikirlerin teknolojiye dönüştüğü, hayallerin gerçeğe taşındığı, 56 kurumun birlikte olduğu, 154 çadırın yer aldığı bir buluşma noktasıdır. Burada bir araya gelen her genç bir etkinliğin değil, geleceğin bir parçasıdır" ifadelerinde bulundu. Konuşmaların ardından Başkan Büyükkılıç ve protokol üyeleri 7. Kayseri Bilim Festivali’nin açılış kurdelesini kesti. Daha sonra Büyükkılıç, Çiçek ve protokol üyeleri festival alanında kurulan stantları ve çadırları ilgiyle inceledi.
17 Ekim 2025 Cuma - 16:32
OMÜ KİTAM’da aromatik madde ve mikroplastik analiz hizmetleri başladı
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Karadeniz İleri Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (KİTAM) bünyesinde bulunan Kromatografi ve Kütle Spektrometrisi Laboratuvarı’nda aromatik madde ve mikroplastik analizleri yapılmaya başlandı. OMÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve KİTAM Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kuru, laboratuvarda Gaz Kromatografisi – Kütle Spektrometrisi (GC-MS) sistemi ile aromatik maddelerin kalitatif analiz hizmeti sunulmaya başlandığını belirtti. "GC-MS sistemi sayesinde, özellikle uçucu ve yarı uçucu bileşenlerin doğrudan tespiti mümkün hale geldi. Numunelerdeki bileşen profilleri, uluslararası geçerliliğe sahip veri tabanları ile eşleştirilerek tanımlanıyor" dedi. Analizlerin numunenin fiziksel özelliklerine göre sıvı enjeksiyon veya headspace yöntemi ile gerçekleştirildiğini vurgulayan Kuru, "Headspace yöntemiyle katı ve yarı katı numunelerdeki uçucu bileşenleri ekstraksiyon işlemi olmadan, doğrudan analiz edebiliyoruz. Bu yöntem, özellikle bitkisel ekstraktlar, uçucu yağlar ve aromatik bileşiklerin incelenmesinde büyük avantaj sağlıyor" diye konuştu. Mikroplastik analiz hizmeti de sunuluyor Merkezde ayrıca LC-MS/MS (Shimadzu LCMS-8040) cihazı ile mikroplastik analizlerinin de başladığını belirten Kuru, "Yeni başlattığımız analiz hizmetiyle biyolojik doku örneklerinde mikroplastiklerin kütle spektrometrik olarak tanımlanmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Bu sayede çevre ve sağlık alanındaki araştırmalara bilimsel katkı sunmayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu. Analiz sonuçlarının, akademik çalışmalar ve araştırma projeleri için bilimsel standartlara uygun şekilde raporlandığını söyleyen Kuru, "KİTAM olarak, sunduğumuz ileri düzey analiz imkanlarıyla hem üniversite içindeki araştırmacılara hem de sanayi paydaşlarına destek olmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Kuru, merkezin sahip olduğu teknik altyapı sayesinde bilimsel çalışmaların niteliğinin artacağını ve üniversite–sanayi iş birliğine önemli katkılar sağlanacağını da sözlerine ekledi.
17 Ekim 2025 Cuma - 15:29
Bakan Kacır, HIT-veri merkezi, HIT-yapay zeka, HIT-kuantum ile HIT-endüstriyel robot çağrısını duyurdu
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında; HIT-veri merkezi çağrısı, HIT-yapay zeka çağrısı, HIT-kuantum çağrısı ile HIT-endüstriyel robot çağrısı olmak üzere 4 yeni çağrının daha ilan edildiğini duyurdu. Bakan Kacır, NSosyal hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında 4 yeni çağrının daha ilan edildiğini belirterek, çağrıların hedef ve kapsamlarına ilişkin bilgi verdi. HIT-veri merkezi çağrısı HIT-veri merkezi çağrısı ile yüksek kapasiteli, güvenli ve enerji verimli yatırımlarla Türkiye’ye yeni veri merkezlerinin kazandıracağına dikkati çeken Kacır, "Hedefimiz; veri merkezi kapasitemizi 250 MW düzeyinden, 2030 yılında 1 GW’a yükseltmek" ifadelerini kullandı. HIT-yapay zeka çağrısı Kacır, HIT-yapay zeka çağrısı ile sanayiden sağlığa, finanstan kamu hizmetlerine kadar tüm alanlarda yapay zeka temelli dijital dönüşümü hızlandıracaklarını ifade etti. HIT-kuantum çağrısı HIT-kuantum çağrısı ile klasik hesaplamaların ötesine geçen kuantum teknolojilerinin ülkemize kazandıracağını bildiren Kacır, Türkiye’nin bilimsel bağımsızlığına güç katacak bir sıçrama başlattıklarını belirtti. HIT-endüstriyel robot çağrısı HIT-endüstriyel robot çağrısı ile robot teknolojilerini sadece kullanan değil; geliştiren, üreten ve dünyaya ihraç eden bir ülke olmayı hedeflediklerini kaydeden Kacır, "2030 yılında 200 bin endüstriyel robotun kullanılmasına yönelik yatırımları hızlandırırken; bu ihtiyacın yerli üretimle karşılanmasına yönelik destekler sunuyoruz" açıklamasında bulundu. Kacır, HIT-30 programıyla; 2030 yılına dek 30 milyar dolar’ın üzerinde yüksek teknoloji yatırımının hayata geçirileceğini belirterek, "Dijital dönüşüm sürecimizi hızlandıracak, üreticilerimizi küresel rekabete hazırlayacak adımlar atmaya devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Milli Teknoloji Hamlesi ile Türkiye’yi yüksek teknoloji üretim üssü haline getirmekte kararlıyız" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder