TEKNOLOJİ
Genç veri bilimciler DATAFEST’te sektörün uzman isimleriyle buluştu 09 Mart 2026 Pazartesi - 15:12:38 Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan öğrencileri sektör profesyonelleriyle bir araya getirdi. Etkinlikte siber güvenlik, bulut teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları ele alınırken, gençlere teknoloji dünyasındaki kariyer fırsatlarına ilişkin önemli bilgiler aktarıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesinde faaliyet gösteren İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026 etkinliği, akademi ile teknoloji sektörünü buluşturan önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Veri bilimi, yazılım ve dijital teknolojilere ilgi duyan çok sayıda öğrencinin katıldığı etkinlikte, sektör temsilcileri hem güncel teknolojik gelişmeleri değerlendirdi hem de gençlere kariyer yolculuklarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Siber güvenlik ve bulut teknolojileri ele alındı Etkinlik kapsamında teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay tarafından gerçekleştirilen sunumda, dijital dönüşüm sürecinde kurumların karşı karşıya kaldığı siber güvenlik tehditleri ve bu tehditlere karşı geliştirilen yeni nesil çözümler ele alındı. Altay, güvenli dijital altyapıların kurumlar için stratejik önem taşıdığına dikkat çekerken, bulut teknolojilerinin kurumların operasyonel verimliliğini artıran önemli bir dönüşüm aracı haline geldiğini vurguladı. Sunumun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde öğrenciler, sektörün güncel ihtiyaçları ve teknoloji alanındaki kariyer fırsatlarına ilişkin merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı buldu. Gençlere kariyer yolculuğu tavsiyeleri Etkinlikte ayrıca Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram da öğrencilerle bir araya geldi. Bayram, yazılım geliştirme, veri analitiği ve siber güvenlik alanlarında kariyer hedefleyen gençlere sektörün beklentileri ve teknoloji dünyasında öne çıkmanın yolları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji alanında sürdürülebilir başarı için sürekli öğrenmenin ve disiplinler arası bilgi birikiminin önemine dikkat çekti. Üniversite–sektör iş birliğine katkı DEÜ İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, öğrencilerin sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurmasına imkan sağlayan önemli bir platform olarak değerlendirildi. Topluluğun başkanlığını yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Batuhan Yiğit Hazar, etkinliğin veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan gençler için önemli bir deneyim sunduğunu ifade etti. Etkinlik çekilişle tamamlandı Programın sonunda düzenlenen çekilişte etkinliğe katılan öğrenciler arasında çeşitli hediyeler dağıtıldı. DATAFEST 2026, akademi ile teknoloji sektörü arasındaki etkileşimi güçlendiren ve genç yeteneklerin teknoloji dünyasıyla buluşmasına katkı sağlayan bir organizasyon olarak tamamlandı.
09 Mart 2026 Pazartesi - 14:02 Bafra BİLSEM’den 7 proje ile bölge finali başarısı Bafra Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM), TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması kapsamında Samsun Bölge Finali’ne 7 proje ile davet edildi. Dört farklı ana alana yayılan projeler; araştırma kültürünü, problem çözme becerilerini ve yenilikçi düşünmeyi güçlendirmeyi hedefleyen çalışmaların bir sonucu olarak değerlendirildi. Bölge finaline davet edilen projeler; coğrafya, değerler eğitimi, matematik ve teknolojik tasarım alanlarında yer aldı. Proje danışmanlığını Orhan Gazi Demirci, Mehtap Yılmaz, Büşra Alphayta, Şükrü Çelenkli ve Nurgül Dipova yürüttü. Finale davet edilen projeler arasında "Akıllı Harita: RFID ile Türkiye’nin Fiziki Dokusunu Keşfet", "Sıra Dışı Gübreler", "Braille Etiketli Market Uygulamasının Öğrencilerin Farkındalık Düzeylerine Etkisi", "Collatz Konjektürü’nün Ötesine Geçmek", "Alan Oyunu Temelli Bir Öğrenme Tasarımının Çarpma ve Alan Ölçme Becerilerine Etkisi", "Altın, Gümüş ve Japon Oranlarının Tasarımdaki Estetik Algısı Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz" ve "Akıllı Koltuk Tahsis Sistemi" bulunuyor. Bafra Bilim ve Sanat Merkezi müdürü Mustafa Yavuz, bölge finali sürecinde danışman öğretmenlere ve öğrencilere başarı dileyerek, bilimsel üretimi ve proje tabanlı öğrenmeyi destekleyen çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.
09 Mart 2026 Pazartesi - 12:42 Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nün çifte final heyecanı SAMSUN (İHA) – Samsun Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü bilim, teknoloji ve yapay zekâ alanında hazırladığı projelerle TÜBİTAK ve Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği yarışmalarında finale yükseldi. Canik Belediyesi’nin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde eğitimlerini sürdüren öğrenciler ve eğitmenler tarafından bilim, teknoloji, yapay zekâ, astronomi ve doğa bilimleri alanlarında hazırlanan projeler, ulusal ve uluslararası yarışmalarda dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Bu yıl 8’incisi 21, 22 ve 23 Nisan’da Gaziantep’te düzenlenecek Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği kapsamında düzenlenen yarışmalarda, yurt içi proje kategorisinde finale kalan Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü, ayrıca TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Çevre ve Çevreyi Koruma kategorisinde de finale kalarak aynı anda iki farklı başarıya birden imza attı. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, başarılarından dolayı Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencilerini ve eğitmenlerini tebrik ederek bilim ve teknolojiye hâkim nesilleri yetiştirmek hedefiyle kararlılıkla çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Başkan Sandıkçı’dan tebrik Canik’te çocuklara ve gençlere teknoloji okuryazarı kimliği kazandırdıklarını, yapay zekâ, siber güvenlik, yazılım, robotik kodlama ve yenilikçi teknolojiler konularında ücretsiz eğitim programlarını sürdürdüklerini aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlıyor, bilim ve teknolojiye hâkim nesiller yetiştiriyoruz. Gençlerimizin teknolojiyi üreten bir konuma gelmelerine vesile oluyor, onların tasarladığı ve ürettiği özgün eserlere ve başarılarına sevinçle şahitlik ediyoruz. TÜBİTAK ve Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği yarışmalarında finale kalan Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencilerimizi ve eğitmenlerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. İlçemizde sürdürdüğümüz seferberliklerle yetenekleri ve özgün fikirleriyle, Milli Teknoloji Hamlesi’ni ileriye taşıyacak farkındalık sahibi nesilleri yetiştirmeye devam edeceğiz" dedi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 11:57 Tokat’ta yerli parmak izi sistemiyle sınıf yoklaması dijital ortama taşındı Tokat’ın Zile ilçesinde lise öğrencileri tarafından geliştirilen yerli parmak izi okuma sistemiyle sınıf yoklamaları dijital ortamda anlık olarak yapılıyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda Zile Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, öğretmenlerinin de destekleriyle dijital yoklama cihazı olan "ZİPOS" sistemini hayata geçirdi. Tamamen yerli imkanlarla tasarlanan sistemde öğrencilerin giriş çıkışlarının ve özellikle taşımalı eğitim kapsamındaki servis hareketlerinin anlık olarak takip edilmesi sağlanıyor. Tamamen okulun kendi imkânlarıyla geliştirilen ZİPOS sistemi sayesinde öğrenci takibinin daha hızlı, düzenli ve şeffaf şekilde yürütülmesi hedefleniyor. "Öğrencilerimizin okula giriş-çıkışları anlık olarak takip edilmektedir" Öğrencilerin okula giriş-çıkış saatlerinin geliştirdikleri cihaz sayesinde anlık olarak takip ettiklerini söyleyen Okul Müdürü Onur Demirmen; "Milli teknoloji hareketi kapsamında 5 öğrenci ve 3 öğretmenimizin koordineli çalışmalarıyla hayata geçirdiğimiz bu projeyle birlikte 90 taşımalı öğrencimizin servis takip ve denetimlerini, okula giriş-çıkış saatlerini modern çağın gerekliliklerini yerine getirecek şekilde kayda alınmış bulunmaktayız. Gerçekleştirdiğimiz bu çalışmayla birlikte eskiden kâğıt kalemle yapılan düzenli takibin bulunmadığı bu sistem yerine modern teknolojinin gerekliliklerini yerine getirerek öğrencilerimiziz özverili çalışmasıyla öğrencilerimizin okula giriş-çıkış saatleri anlık olarak takip edilmektedir. Herhangi bir hataya yer verilmeden düzenli kontrollerimiz bu sayede modern çağın gerekliliklerine uygun olarak yerine getirmektedir" dedi.
Espor Uluslar Kupası, Kasım 2026’da yapılacak
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:41 Espor Uluslar Kupası, Kasım 2026’da yapılacak Espor Dünya Kupası Vakfı (EWCF), Espor Uluslar Kupası’nın Kasım 2026’da Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde düzenleneceğini ve ardından dönüşümlü ev sahipliği modeline geçerek ulusal espor takımlarını dünya çapındaki taraftarlara ve kültürlere ulaştırılacağını duyurdu. Espor Dünya Kupası Vakfı (EWCF), Espor Uluslar Kupası’nın (ENC) Kasım 2026’da Riyad’da yapılacağını açıkladı. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Espor Dünya Kupası Vakfı CEO’su Ralf Reichert, "Uluslararası rekabet, sporun en üst düzeydeki ifadesidir. ENC, bunu espor için gerçeğe dönüştürerek her taraftara destekleyeceği bir bayrak ve her oyuncuya ülkesini temsil etmenin gururunu yaşatıyor. Bu, kahramanlar oluşturmak, gelecek nesillere ilham vermek ve ortaklarımız ve paydaşlarımızla birlikte, dünya çapında esporun büyümesini hızlandıracak ulusal ekosistemler oluşturmak için bir sahne" dedi. Yapılan açıklamaya göre, açılış edisyonu, yayıncılar ve video oyun şirketleri Electronic Arts, Krafton, Tencent ve Ubisoft ile ortaklaşa geliştirilecek. Bu ortaklar, her oyunun değerlerini ve bütünlüğünü yansıtan ulusal takımlara yönelik küresel bir rekabet ortamı oluşturmak için gerekli ölçek ve içgörüyü sağlıyor. Her biri, oyunlarının ulusal sıralama sistemlerini, yeterlilik yollarını ve etkinlik formatlarını şekillendirmeye yardımcı olacak ve ENC’nin taraftarları arasında yankı uyandırmasını ve en yüksek rekabet standartlarını karşılamasını sağlayacak. ENC’de Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avrupa, MENA, Afrika, Asya ve Güneydoğu Asya & Okyanusya dahil olmak üzere tüm büyük bölgelerden ulusal takımların katılımıyla, hem takım bazlı hem de tek oyunculu formatlarda yarışacak. Çok katmanlı bir eleme modeli, rekabetçilik ve kapsayıcılığı dengeleyecek; küresel sıralamalar, bölgesel elemeler ve dayanışma yerleştirmeleri de dahil olmak üzere Wildcard girişlerini birleştirmek, her oyunda geniş ve temsil edici bir rekabet ortamı sağlayacak. Tüm oyuncular garantili para ödülü alacak ve tüm oyunlarda eşit sıralama ödülleri verilecek, böylece oyuncular için adalet sağlanacak. Espor Dünya Kupası Vakfı, takımların nasıl oluşturulacağını ve temsil edileceğini şekillendirmek için her bölgedeki ilgili paydaşlarla işbirliği yapacak. ENC her iki yılda bir düzenlenecek ve oyuncular, antrenörler ve espor organizasyonları için güvenilir bir yapı sunacak ve yayıncılar, kulüpler ve ortakların uzun vadeli milli takım programlarına yatırım yapmaları için güven sağlayacak.
Türk bilim insanlarından dev çalışma, elektrikli araçlar daha güvenli olacak
24 Ağustos 2025 Pazar - 11:31 Türk bilim insanlarından dev çalışma, elektrikli araçlar daha güvenli olacak Fırat Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi işbirliği ile TÜBİTAK projesi kapsamında Türk profesörlerin yapımına başladığı sodyum iyon batarya çalışmaları aralıksız sürüyor. Sodyum iyon bataryanın, elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon bataryaya göre birçok avantajı ve güvenliği söz konusu olduğu bildirildi. TÜBİTAK projesi kapsamında Fırat Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi işbirliğiyle, sodyum iyon bataryaların verimliliğinin artırılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Isıya ve hıza karşı daha dayanıklı, termal kaçış riski az olan, deniz suyu ve tuz kaynaklarından elde edildiği için üretim maliyeti daha düşük olan sodyum iyon bataryalar, lityum iyon bataryalara oranla daha az toksik kimyasal ve daha az enerji gerektiriyor. Hammadde bakımından zengin ve uygun fiyatlı olan sodyum iyon bataryanın geliştirilmesi için Fırat Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canan Aksu Canbay, İnönü Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi ise Prof. Dr. Serdar Altın ve Prof. Dr. Emine Altın’ın çalışmaları aralıksız sürüyor. Proje aşamasında olan sodyum iyon bataryanın tamamlanmasının ardından patenti alınarak elektrikli araçlarda kullanılması planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Canan Aksu Canbay, "Gelişen teknolojiyle birlikte bilim insanlarının son zamanlarda bataryalar üzerine hali hazırda yapmış olduğu birçok çalışma var. Tabi bunlar gündelik olarak bilinen ve popüler olan lityum iyon bataryalar, lityum sülfür bataryalar, magnezyum iyon bataryalar, katı hal bataryalar şeklinde sıralanabiliyor. Son zamanlarda avantajları nedeniyle çalışılan bir başka batarya modeli de sodyum iyon bataryalardır. Bizler de Fırat Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi iş birliği ile sodyum iyon bataryaların verimliliğinin artırılması katot malzeme optimizasyonu üzerine çalışmalar yapmaktayız. Fırat Üniversitesi’nden paydaş olarak şahsım, İnönü Üniversitesi’nden de Prof. Dr. Serdar Altın ve Prof. Dr. Emine Altın hocamızla beraber TÜBİTAK projesi kapsamında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sodyum iyon bataryanın lityum iyon bataryaya göre birçok avantajı söz konusudur. Tabi kullanılan yer ve zamana göre değerlendirilebilir. Özellikle elektrikli araçlarda kullanılan bataryalarda yangına sebep olan termal kaçış riskinin sodyum iyon bataryalarda düşük olması bizim için önemli bir faktör. Aynı zamanda lityum elementiyle sodyum elementini karşılaştırdığımızda lityum elementinin dünyada belirli bölgelerden elde edilmesi, ancak sodyum elementinin deniz suyundan veya tuz kaynaklarından elde edilmesi sodyum iyon elementinin maliyetini düşürmekte ve bu büyük ölçekli enerji depolama sistemleri için çok büyük bir avantaj sağlamaktadır. Üretim sürecinde de sodyum iyon batarya, lityum iyon bataryaya göre daha az toksik kimyasal ve daha az enerji gerektiriyor" dedi. "Güvenlik açısından da sodyum iyon bataryalar bizim için avantajlı durumdadır" Üretilen bataryaların verimliliğinin artması ve literatürde gerçekten yetkin bir yere ulaşılması halinde patentinin alınmasını ve uygulamaya geçilmesini hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Canbay, "Kullanılabilirlik açısından sodyum iyon bataryalardaki termal kaçış riski düşük olduğundan ve bu tamamen hücre yapısı ve elektrolit kimyasıyla ilgili olduğundan termal kaçış riski ve aşırı ısınma riski düşük oluyor. Bunlar da yangının oluşmasının engelleyici faktörler olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla güvenlik açısından da sodyum iyon bataryalar bizim için avantajlı durumdadır. Sodyum iyon bataryaların özellikle düşük sıcaklıklarda kararlı çalışma kapasitesi lityum iyon bataryalara göre daha olumludur. Bu da bize soğuk iklimli bölgelerde ya da düşük hızlı elektrikli araçlar için kullanımda bir avantaj sağlamaktadır. Gelecek potansiyelini düşündüğümüzde ve endüstriyel açıdan baktığımızda da sodyum iyon bataryalar, lityum iyon bataryalara özellikle güvenlik açısından ve üretim aşamasındaki maddi açıdan bir destek olarak ön görülebilmektedir. İnönü Üniversitesi’ndeki hocalarımızla beraber bu çalışmaları yapıyoruz. Birçok makale yayınladık, uluslararası camiada makalelerimiz kullanıldı. Bir sonraki adım da eğer ürettiğimiz bataryaların verimliliği artırılmış ve literatürde gerçekten yetkin bir yere ulaştığımızda bunun patentinin alınmasını ve uygulamaya geçilmesini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Yapay zeka ile anında tağşiş tespiti
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:59 Yapay zeka ile anında tağşiş tespiti Sıvı gıdalarda sahteciliği tek tuşla belirleyen yerli üretim yapay zeka destekli sistem Türk Patent Kurumu’ndan onay alarak önemli bir başarıya imza attı. Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölümü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Gıda Mühendisliği Proses Laboratuvarı’nın ortak çalışması sonucu geliştirilen "CATCH" isimli cihaz; bal, pekmez ve zeytinyağı gibi sıvı gıdalarda tağşişi (sahtecilik) tek tuşla tespit edebiliyor. İzmir’de iki üniversitenin ortak çalışması sonucu geliştirilen yapay zeka tabanlı yeni sistem, bal, pekmez ve zeytinyağı gibi sıvı gıdalarda tağşişi yüksek doğrulukla tespit edebiliyor. Bu yenilikçi teknoloji, Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan patent alarak bilimsel, teknolojik ve sektörel açıdan önemli bir başarıya imza attı. Pratik kullanım CATCH (Compact Adulteration Testing Cabinet on Honey) adıyla tanıtılan cihaz termal görüntüleme teknolojisi ile evrişimli sinir ağlarını (CNN) bir araya getirerek yalnızca ürünün sahte olup olmadığını değil, aynı zamanda ne kadar tağşiş içerdiğini de belirleyebiliyor. Çok katmanlı yapay zeka modeli sayesinde analizler hem daha hızlı hem de daha hassas şekilde gerçekleştiriliyor. Geliştirilen cihaz, kullanıcı dostu ara yüzü sayesinde tek bir tuşla çalıştırılabiliyor. Teknik bilgi gerektirmeyen yapısı sayesinde, araştırma laboratuvarlarının yanı sıra üretim tesislerinde, kalite kontrol birimlerinde ve hatta market denetimlerinde de kolayca kullanılabilir olma niteliği taşıyor. "Hem üreticiler hem de tüketiciler için büyük bir avantaj" Proje Yürütücüsü Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, gıda güvenliğinin son yıllarda öneminin çok daha arttığını ve geliştirdikleri sistemin güvenli gıdaya erişime katkı sağlayacağını belirterek şunları söyledi: "Bal gibi karmaşık yapıya sahip ürünlerde tağşiş tespiti yıllardır zorlayıcıydı. Geliştirdiğimiz CATCH adını taşıyan cihaz, yapay zekanın gıda güvenliği alanında nasıl dönüştürücü bir etkiye sahip olabileceğini açıkça ortaya koyuyor. Hem analiz süresini kısaltıyor hem de yüksek doğrulukla sonuç veriyor. Bu da hem üreticiler hem de tüketiciler için büyük bir avantaj. Bu sistemin yakın gelecekte farklı gıda ürünlerine de uyarlanarak gıda sahteciliğiyle mücadelede etkili bir çözüm haline gelebileceğini öngörüyoruz. Patentini aldığımız bu teknolojinin, gıda sektöründe ulusal ve uluslararası düzeyde önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz." Sistemin çalışma durumu Sistemin teknik altyapısında, termal görüntüleme teknolojisi ile evrişimli sinir ağları (Convolutional Neural Networks - CNN) bir arada kullanılıyor. Bu sayede, ürünün sahte olup olmadığını belirlerken, aynı zamanda ne kadar tağşiş içerdiğini de analiz ediyor. Model, birden fazla CNN’i farklı görevlerde özelleştirerek çalıştırıyor; biri sınıflandırma yaparken, diğerleri miktar tahmini gerçekleştiriyor. Bu çok katmanlı yapı, bal gibi yapısı karmaşık ve tağşişe sıkça maruz kalan ürünlerde, analiz sürecini hem hızlandırıyor hem de daha hassas hale getiriyor. Ayrıca sistemin otomasyonu ve yapay zeka tabanlı işlem yeteneği sayesinde, analiz maliyetleri de önemli ölçüde düşüyor.
"Yapamazsın" diyenlere inat Togg’la Balkan turunu tamamladı, Avrupalılar araca hayran kaldı
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:22 "Yapamazsın" diyenlere inat Togg’la Balkan turunu tamamladı, Avrupalılar araca hayran kaldı Eskişehir’de yaşayan fizik öğretmeni 46 yaşındaki Dr. Mustafa Kumalar, "yapamazsın" diyenlere rağmen 5 kişi bindikleri ve bagajını doldurdukları Togg marka aracıyla Balkan turu yapıp 4 bin kilometre yol kat etti. Eskişehir’de fizik öğretmeni olan 46 yaşındaki Dr. Mustafa Kumalar 3 çocuğu ve eşiyle birlikte Balkan turu yapamaya karar verdi. Yaz tatilinde geçtiğimiz yıl satın aldığı Togg marka aracıyla bu turu gerçekleştirmek isteyen Kumalar, çevresinden elektrikli araçla uzun yolun tehlikeli olduğu ve çıkamaması gerektiği yorumlarını aldı. Mesleğinden dolayı elektriğe ve elektrikli araçlara meraklı olan Kumalar olumsuz yorumlara aldırmadan Eskişehir’den yola çıktı. Yunanistan, Karadağ gibi balkan ülkelerini, içinde 5 kişi oldukları ve bagajı dolu olan aracıyla gezen 47 yaşındaki öğretmen, toplamda 4 bin kilometre yol kat etti. Balkan ülkelerinde 13 kez aracını yarım bir şekilde şarj eden Mustafa Kumalar, gelen tepkilerden de bahsetti. Avrupa yaşayan insanların Togg’u çok beğendiğine değinen Kumalar, gurbette yaşayan Türklerin aracın önünü kesip incelediklerine değindi. Yerli araca gelen olumlu tepkilerden oldukça gururlanan ve göğsü kabaran Kumalar, önümüzdeki yıl Almanya’ya gitmeyi planladığını aktardı. Aracıyla 1 senede yaklaşık 20 bin kilometre yol giden Mustafa Kumalar, daha uzun mesafeleri aracıyla aşmak istiyor. "Araç bana oldukça güven verdi" Seyahati hakkında konuşan Dr. Mustafa Kumalar, "Togg T10X SUV modeli, tam elektrikli yerli üretim bir araçtır. Bir sene önce aldım. Alırken tabii ki çekincelerim vardı. Hatta annem ve babam, "Ya yolda kalırsın oğlum, bu elektrikli arabalar yeni çıktı. Bunları her yerde şarj edemezsin" diyerek pek almamı istemediler, alma taraftarı değillerdi. Ama tabii branşım gereği elektriğe ilgim vardı, elektrikli araçları da seviyordum. Yerli üretim olduğu için güvendim. Şükür, şu ana kadar güvenimizi boşa çıkarmadı. Bu şekilde bir yıldır aracımı severek kullanıyorum. Önce Ankara, İstanbul, Bursa gibi ülke genelinde gezilere çıktım. Araç bana oldukça güven verdi. Sonrasında, yaz tatilimizde bir Balkanlar turu yapabilir miyiz diye düşündük. Eskişehir’de Togg kullananlar grubu var. Bu gruptaki arkadaşlarla, elektrikli araç deneyimi olanlarla konuştuk. Pek tavsiye etmediler. ‘Zorlanırsın, yolda kalabilirsin, çok riskli’ dediler. Bir de biz geniş aileyiz: 3 çocuğum ve eşim var. Ailecek böyle bir geziye çıkmayı planladık" dedi. "İnsanlar merak ediyor" Aracına gelen olumlu tepkilerden dolayı gururlanan Kumalar, "Bütün elektrikli araç kullananlar için, yani yurt içinde de yurt dışında da iyi bir planlama yapmak gerekiyor. Örneğin ben yurt içinde şarjım yüzde 20’ye geldiği zaman bir şarj istasyonu arayıp bu şekilde şarj ediyorum. Ama yurt dışında herhangi bir sorunla karşılaşabilirim. O yüzden, şarj istasyonu çalışmazsa bir sonrakine yetişeyim diye genellikle yüzde 35-40 seviyelerinde şarj ettim. Böylelikle hem sık mola verdik hem de görmediğimiz yerleri gezme imkânımız oldu. Daha uzun yollara da çıkmayı planlıyoruz. Mesela önümüzdeki sene arabayla Almanya’ya gitme planımız var. Araca çok güveniyorum; her geçen gün güvenim daha da artıyor. İnsanlar tabii trafikte giderken fotoğraf, video çekiyorlar. Karadağ’da bir park yerinde arabaları çevirirken, park ederken ya da yoldan geçerken görenler aracı ilgiyle inceliyor. Ön kısımdaki ‘bıyık’ tasarımı sebebiyle bozkurt işareti yapan yabancılar bile oldu. Şu an aracın Avrupa’da satışı başlamak üzere. Tabii insanlar merak ediyor. Elektrikli araç konusunda hâlâ tedirginlikler var. Avrupa’ya bu araçla giden pek az kişi olduğu için görenler hemen incelemek, bilgi almak istiyor. Şu ana kadar tepkiler olumluydu, insanlar sevdiler" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin en büyük Bilim Festivali ‘BilimFest’ Konya’da ziyarete açıldı
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:48 Türkiye’nin en büyük Bilim Festivali ‘BilimFest’ Konya’da ziyarete açıldı "Hayal Et, Geleceğe Birlikte Yazalım, Bilimle Keşfet" teması ile Konya Bilim Merkezi’nde 100 bin metre kare alanda Türkiye’nin En Büyük Bilim Festivali kapılarını ziyaretçilere açtı. Konya ve civar illerden gelen 7’den 70’e her yaştan katılım sağlayan bilim tutkunları, 10’uncu Konya Bilim Festivali’ne yoğun ilgi gösterildi Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Türkiye’nin TÜBİTAK destekli ilk ve en büyük bilim merkezindeki BilimFest’te Solo Türk ve 250 dron ile yapılan gösteriler etkinliğe damgasını vurdu. Solo Türk ile yüzlerce dron Konya semalarında görsel bir şölen sunarken binlerce vatandaş ise cep telefonları ile bol bol fotoğraf ve video çekimleri yaptı. Bilim festivali kapsamında Konya Büyükşehir Belediyesi çocuklara binlerce maket uçak ve balon dağıtımı yaparken onlarca atölye çalışmalarıyla farklı bilim aktiviteleri tertip edilecek. Konya Bilim Merkezi’nde düzenlenen zengin içeriklerle dolu festival ile bilimsel farkındalığı artırma, özellikle çocuklar ve gençleri bilimle buluşturma amaçlanıyor. Konya’da düzenlenen Türkiye’nin En Büyük Bilim Festivali’nde savunma sanayimizin gözbebeği olan TUSAŞ, ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, BAYKAR gibi Türkiye’nin önemli milli savunma sanayi ve bilim-teknoloji kuruluşları yer alıyor. Ayrıca Milli Savunma Araçları, İnsansız Hava Araçları gibi Milli Teknoloji Hamlesi ürünler meraklılarıyla buluşuyor. Festivali ilk 2 gününde 120 bin kişinin ziyaret ettiğini belirten Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Konya Bilim Festivali’miz 24 Ağustos akşam saat 23.00’e kadar açık. Tüm gençlerimizi, çocuklarımızı, aileleriyle birlikte 10’uncu BilimFest’e, Konya’ya davet ediyorum" dedi. Birbirinden farklı bilimsel etkinliklerin yer aldığı festivalde SOLOTÜRK ve 250 dronla yapılan gösteri ülke heyecana sahne oldu. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Bilim Merkezi’nin Türkiye’nin TÜBİTAK destekli ilk ve en büyük bilim merkezi olduğunu hatırlatarak, Konya Bilim Festivali’nin de bu çerçevede Bilim Merkezi’nin en önemli markalarından biri olduğunu belirtti. Konya Bilim Festivali’nin müthiş bir coşku içinde gerçekleştiğini ifade eden Başkan Altay, "Dün kapılarını açtık. İki günde sadece 120 bin kişi ziyaret etti. İnşallah 300 bin kişinin ziyaret etmesini bekliyoruz. Özellikle çocuklarımız için 200’e yakın atölye oluşturduk. Bu yıl ilk kez dijital bir deneyim merkezi oluşturduk ve Savunma Sanayimizin önemli şirketleri de burada stantlar açarak Milli Teknoloji Hamlemizin gereklerini çocuklarımıza anlatıyor. Özellikle şehir dışından misafirlerimizi Konya Bilim Festivali’ne ve Konya Bilim Merkezi’mize davet ediyoruz. Bu coşkuya ortak olmaları bizim için çok kıymetli. Çok büyük bir emek var, çocuklarımızın zihninde önemli bir hatıra gerçekleştiriyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Konya Bilim Festivali’miz 24 Ağustos saat 23.00’e kadar açık. Tüm gençlerimizi, çocuklarımızı, aileleriyle birlikte 10’uncu BilimFest’e, Konya’ya davet ediyorum" değerlendirmesinde bulundu. Konya Valisi Akın: "Bilim merkezi en kıymetli yatırımdır" Konya Valisi İbrahim Akın da Türkiye’nin TÜBİTAK destekli ilk ve en büyük bilim merkezi olan Konya Bilim Merkezi’nin mimarisine dikkati çekerek, "Konya Bilim Merkezimiz özgün mimarisi, çağdaş laboratuvarları ve etkileşimli öğrenme alanları ile ‘insana yapılan yatırım en kıymetli yatırımdır’ anlayışının yaşayan en canlı örneğidir" ifadelerini kullandı. Şehir içinden ve şehir dışından festivale katılan vatandaşlar da 10’uncusu düzenlenen Konya Bilim Festivali’ni çok beğendiklerini belirterek, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti. Konya Bilim Festivali’nin açılışına AK Parti Konya Milletvekilleri Latif Selvi, Mustafa Hakan Özer, Selman Özboyacı, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen ve 7’den 70’e yüzlerce vatandaş katıldı. Bilimseverler BilimFest’i 24 Ağustos Pazar gününe kadar 16.00-23.00 saatleri arasında ziyaret edebilecek.
Muğlalı gençler yine zirvede ’Gale48’ 5. kez final heyecanı yaşıyor
22 Ağustos 2025 Cuma - 18:00 Muğlalı gençler yine zirvede ’Gale48’ 5. kez final heyecanı yaşıyor Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından üretilen yerli elektrikli araç "Gale48", Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu–Teknofest Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları’nda beşinci kez finale yükseldi. 500 takım arasından 18. sıraya yerleşen Gale48, Muğla’nın gururu oldu. Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş MTAL öğrencilerinin tasarladığı tamamen yerli elektrikli araç Gale48, Teknofest finallerine 5. kez katılmaya hak kazandı. Türkiye genelinde yaklaşık 500 takımın başvurduğu yarışmada 18. sırada yer alan ekip, ilk 25 arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Daha önce tasarım, yerlilik ve enerji verimliliği dallarında ödüller kazanan Gale48, bu yıl da Muğla’yı yeşil-beyaz renkleriyle temsil ediyor. 2025 Teknofest finalleri, 24–31 Ağustos tarihleri arasında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Gebze Yerleşkesi’nde yapılacak. Türkiye’nin dört bir yanından gençlerin geliştirdiği elektrikli araçların yarışacağı etkinlikte Muğlalı öğrenciler, 100 kilometre menzile sahip Gale48 ile piste çıkacak. Takım, enerji verimliliği odaklı yarışmada başarılı bir derece elde etmeyi hedefliyor. Motorlu araçlar teknolojisi alan öğretmeni Ali Uzun, yarışmaya katılan 500 takım içerisinde 18. sırada olduklarını ve 5.kez finale kaldıklarını belirterek, "Bu sene 5. kez finallere kaldık. Bu bizim için büyük bir başarı. İlimiz için de büyük bir başarı. Çünkü Türkiye genelinde 500’e yakın takım müracaat ediyor. Biz şu anda ilk 25’teyiz, iyi bir puanla. 18. sırada yarışmaya final hakkını kazandık. Yarın itibariyle Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu-Gebze yerleşkesinde Türkiye geneli takımlarla beraber yarışlara katılacağız. Orada da iyi bir derece elde edip yine okulumuzu, ilimizi güzel bir şekilde temsil etmek istiyoruz. Günümüzde elektrikli araçlara doğru bir geçiş trendi var. Elektrikli araçlarda esas olan uzun şarj süreleridir, uzun mesafe almasıdır. Bu yarışın da temel felsefesi en az yakıt tüketerek, elektrik tüketerek en fazla yolu kim alıyor? Esası budur. Bir hız yarışı değil bu. Son kısımda da hız yarışı var. Orada da gençler kendilerini ifade etsinler diye bir draft yarışı var, hızlanma yarışı var. Esas yarış enerji verimliliği üzerine kurgulanmış bir yarıştır. Oradaki pistte bize 4 tur attırıyorlar, enerjimizi ölçüyorlar. Diğer donanımlarla beraber, aldığımız puanlarla beraber dereceleriniz belirli oluyor" dedi. Araçtaki tüm sistemlerin öğrenciler tarafından yapıldığını ve Muğla’nın yerli aracı olduğunu söyleyen Uzun, "Aracın elektronik kısımları öğrencilerimiz tarafından. Kaporta kısmı, frenler, direksiyon sistemleri tamamen okulumuzda ve bizim öğrencilerimiz tarafından tasarlandı. Okulumuzdaki 9 bölümün katkısı var bu araca. Ana yürütücü olarak elektrik elektronik bölümü ve motorlu araçlar teknolojisi alanı bölümü öğrenci ve öğretmenler yaptı. Dediğim gibi bütün sistemler, direksiyonlar dahil, farlar ve diğer aksamlar, koltuk tamamen bizim tasarımız ve üretimimiz. Yani bir nevi Muğla’nın yerli aracı. Tamamen elektrikli bir araç. Normal şartlarda yaklaşık 100 kilometre tek şarjla gidebilir" diye konuştu. Muğla’yı temsil etmesi için Yeşil-Beyaz renklerini kullandıklarını söyleyen Ali Uzun, "Biz yeşili ve beyazı seçiyoruz Muğla’yı temsil etmesi için. Daha önce bir de siyah rengimiz vardı, onu artık kaldırdık. 2021 yılındaki yangınlara dikkat çekmiştik. Aracımızın logosu bir sincaptır. Halk dilinde Gale olarak geçiyor. Aracımızın ismi de "Gale48" Yani klasikle moderni birleştirip elektrikli aracı daha iyi tanıtmak. Özellikle geçen yıl bayağı bir zirve yaptık ama tabii ki istediğimiz her zaman birinciliktir. Tasarım ödülü aldık. Yerlilik ürünleri dediğimiz, kendi yaptığımız ürün sayısında Türkiye üçüncüsü olduk. Çünkü yaptığınız ürün sayısına göre direksiyonu, koltuğu, kartları yapıyorsunuz. Onda da üçüncü olmuştuk. Bir de bu esas ana yarışta da tasarruf yarışında da üçüncü olmuştuk. Bu sefer de umutluyuz. Kurul Özel Ödülü de almıştık" diye konuştu.
Şırnak’ta 116 öğrenci teknolojiyle buluştu
22 Ağustos 2025 Cuma - 11:51 Şırnak’ta 116 öğrenci teknolojiyle buluştu Türkiye Teknoloji Vakfı’nın Şırnak’ta yürüttüğü DENEYAP yaz okulu tamamlandı. Öğrenciler, 6 hafta boyunca tasarım, üretim, robotik ve kodlama eğitimi aldı. Lego setlerinden robot tasarlayan öğrenciler, sensörlerle yapay zekâ temelli projeler geliştirerek teknoloji dünyasına ilk adımlarını attı. Vakfın Şırnak sorumlusu Rukiye Asan, yaz okulunun final programını gerçekleştirdiklerini söyledi. Asan, öğrencilerin 6 hafta boyunca Şırnak ve Cizre’deki DENEYAP teknoloji atölyelerinde ücretsiz eğitim gördüklerini ifade etti. Programın ilk üç haftasında tasarım ve üretim dersleri verildiğini belirten Asan, "Yaz okulunun final bitiş programını gerçekleştirdik. Öğrenciler 6 hafta boyunca ücretsiz bir şekilde DENEYAP teknoloji atölyelerimizde eğitim gördüler. Hem Şırnak hem de Cizre. 3 hafta tasarım ve üretim dersiyle başladık. Çocuklar burada temel tasarım, yazım, hayallerini gerçeğe dönüştürmek için ilk etapta bizler imgesel çalıştık. Ardından da torna makinalarıyla çalıştılar. Sonrasında da 3 haftalık robotik ve kodlama dersine geçtik" dedi. Eğitimin ikinci aşamasında ise robotik ve kodlama derslerine geçildiğini, öğrencilerin sensörleri tanıdığını, Lego Spike Prime setleriyle robot tasarlayıp hareket ettirdiğini aktaran Asan, "Robotik ve kodlama dersinde de çocuklar sensörleri başta tanıdılar. Sensörleri tanıdıktan sonra lego spike prime setlerimiz var. Bu setlerle çocuklar bir robot nasıl tasarlanır, nasıl hareket ettirilir? Evlerinde gördükleri robotları burada daha minimal seviyede onlar üretebilir mi, geliştirebilir mi? Bunu burada tespit etmiş olduk. 3 haftanın sonunda da çocuklar öğrendikleri derslerden temel düzeyde bir araba nasıl park edilir, bir robot nasıl hareket edilir ya da bir ışık sensörüyle. Bir robot nasıl hareket ettirilebilir ya da bir ses sensörü nasıl eklenebilir? Tüm bunları burada deneyimlemiş oldular" diye konuştu. Eğitimlerin bilgisayar mühendisliği ve robotik alanındaki uzman eğitmenler tarafından verildiğini vurgulayan Asan, "Eğitmenleri de bilgisayar mühendisliği, robotik kodlama eğitmeni olarak derslerini gördüler. Bizler burada öğrencilerin artık teknolojide bağımsız olma yolunda idealleri hedefleri doğrultusunda hem rol model oluyoruz. Vakıf olarak da destekçileri oluyoruz. Burada Şırnak’ta robotik kodlamayı bilmeyen öğrenci kalmasın istiyoruz" şeklinde konuştu. Beşinci faz DENEYAP öğrencilerinin sayısının 116 olduğunu kaydeden Asan, "Ortaokul kategorisi ayrı lise kategorisi ayrı 2 farklı kategoride de farklı seviyelerde de eğitim vermekteyiz. Şu an beşinci faz DENEYAP öğrencilerimizden toplamda 116 öğrencimiz bulunmakta aktifte yaz okulu öğrencilerimizden de toplam 30 öğrencimiz bulunmakta" dedi. Annesinin yönlendirmesi ile DENEYAP atölyeleri ile tanıştığını söyleyen TOKİ Ortaokulu 6’ıncı sınıf öğrencisi Şule Demir, "Annem buraya gelmemi söyledi. Buraya geldikten sonra çok mutlu oldum. Keyifli bir yer. Burada robotik kodlamayı öğrendik, mesafe sensörleri gibi şeyleri öğrendim. Tasarım ve üretim derslerinde fikirlerimizi geliştirdik. Otobüs tasarladık öyle şeyler öğrendik. Robot yaptık, robotumuza mesafe sensörü taktık, ışık sensörü gibi sensörler kullanarak robotlar ürettik" ifadelerini kullandı. 6’ncı sınıf öğrencisi Muhammed Mustafa Özer ise, robotik bilimin mucidi olarak bilinen İsmail İz El Cezeri’nin izinden giderek, robotik kodlama da ilerlemek istediğini ve kendisine El Cezeri’yi rol model olarak gördüğünü ifade ederek, "Robotiğin babası olan El Cezeri’yi ben okulda öğrendim. Okul da öğrendiğim an ben de El Cezeri’nin peşinden gitme hevesi buldum ve o bilim adamının peşinden gitmek istedim. O bilim adamı çok robotlar yapmış ve Şırnak’ta olduğundan bende onun peşinden gitmek istiyorum. Böyle bir bilim insanı neden olmasın? İnşallah ben de böyle bir bilim insanı olurum" şeklinde konuştu.
Kâğıt atıkları doğada çözünebilir saksıya dönüşecek
22 Ağustos 2025 Cuma - 11:46 Kâğıt atıkları doğada çözünebilir saksıya dönüşecek Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, atık kâğıtları toprakta çözünebilen saksılara dönüştürecek projeye imza attı. Atık kâğıt çamuru ve tekstil fabrikalarından çıkan atık kenevirden elde edilecek saksılar, plastik siyah renkli polietilen poşetlerin yerine geçecek. Petrol türevi olan bu poşetlerin doğada kendiliğinden çözünememesi ve çok uzun yıllar boyunca doğada kalması sebebi ile oluşturduğu kirliliğin önüne geçecek çalışma kapsamında doğa dostu ambalajlar da elde edilecek. BTÜ Orman Fakültesi Orman Endüstrisi Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Hülya Varlıbaş Başboğa’nın yürütücüsü olduğu "Kâğıt Fabrikası Elek Altı Çamurunun Toprakta Çözünebilir Saksı Üretiminde ve Kalıplı Ambalaj Malzemesi Üretiminde Değerlendirilmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1505 Üniversite-Sanayi İşbirliği Destek Programı tarafından destek almaya hak kazandı. Proje ekibinde BTÜ’den Doç. Dr. Salih Parlak, Doç. Dr. Kamil Erken, Doç. Dr. İbrahim Halil Başboğa, Yozgat Bozok Üniversitesinden ise, Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Kılıç bulunuyor. Proje kapsamında ilk etapta Varaka Kâğıt Fabrikası’ndan günlük yaklaşık 60-80 ton kadar açığa çıkan elek altı çamurunun yani atık kâğıt liflerinin, çözünebilir saksı ve kalıplı ambalaja dönüştürülmesi hedefleniyor. Döngüsel ekonomiye dâhil edilecek bu çalışma, doğa dostu olması ile de ön plana çıkıyor. Plastik siyah poşetlerin yerine doğa dostu saksılar Proje hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Hülya Varlıbaş Başboğa, "Ülkemizde Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı çok sayıda birimde milyonlarca orman ağacı, meyve fidesi, çalı ve benzer çok sayıda bitkilerin çimlendirilmesi, tohumdan veya çelikten çoğaltılması, büyütülmesi ve araziye plantasyonu, plastik siyah renkli poşetlerle yapılıyor. Bu poşetler de doğaya bırakılarak çevre kirliliğine sebep oluyor ve bu plastiğin doğada kaybolması yüzyılları buluyor. Bu proje ile birlikte doğaya zarar veren bu siyah poşetlerin yerine; çimlendirme, çoğaltma ve büyütme işlemlerinin tamamen toprakta çözünen saksılarla yaparak çevre kirliliğini önlenmeyi planladık" dedi. Ürünün şekline göre üretilebilecek biyobozunur ambalajlar Özellikle makine parçaları ve hassas malzemelerin nakliyesinde güvenli ambalajlara malzemelerine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Proje Yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Hülya Varlıbaş Başboğa "Projemiz kapsamında saksının yanında ambalaj da ortaya koyacağız. Yine atık kâğıt çamuru ve tekstil sektöründen çıkan atık kenevirlerle ambalaj malzemesi çıkaracağız. Bu malzeme ambalajlanacak ürünün şekline göre üretilebilecek, ürünü tam anlamıyla nakliye ve depolamada koruyabilecek. Bu biyobozunur ambalaj malzememiz firmalar ve ülke için çevre duyarlılığının bir göstergesi de olacak" diye konuştu. Rektör Çağlar’dan tebrik BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projenin önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Üniversite olarak, sürdürülebilirlik ve çevre dostu çözümler üreten çalışmaları her zaman destekliyoruz. Akademisyenlerimizin atık malzemeleri, katma değeri yüksek ürünlere dönüştürdüğü bu proje, yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda çevresel ve ekonomik anlamda da büyük bir kazanım sağlayacaktır. Proje ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum."