- 04 Eylül 2019 Çarşamba 10:35

Oğlunun ölümcül hastalığı için yardım değil, farkındalık bekliyor

A
A
A
Oğlunun ölümcül hastalığı için yardım değil, farkındalık bekliyor

Tokat’ta yaşayan Fatma Özmen’in 12 yaşındaki oğlu Yusuf, kas erimesi olarak da bilinen duchenne muskuler distrofi hastalığıyla mücadele ediyor.

Tokat’ta yaşayan Fatma Özmen’in 12 yaşındaki oğlu Yusuf, kas erimesi olarak da bilinen duchenne muskuler distrofi hastalığıyla mücadele ediyor. 15 ila 20’li yaşlarda ölümle biten hastalıklıkla ilgili Anne Fatma Özmen yardım değil, farkındalık bekliyor.


Halk arasında kas erimesi olarak da bilinen duchenne muskuler distrofi hastalığıyla dünyaya gelen çocuklar en fazla 15 ila 20 yıl kadar yaşayabiliyor. Bu hastalığa sahip 12 yaşındaki oğlu Yusuf’a ölümcül bir hastalığı olduğunu söyleyemeyen Fatma Özmen (41), dünya genelinde tedavisi olmayan hastalıkla alakalı yardım değil farkındalık bekliyor. Her 3 bin 500 çocuktan birinde görülen hastalık çeşitli ilaçlarla yavaşlatılmaya çalışılıyor. Bu süreçte aileler tedaviye yönelik bir ilaç çıkmasını umut içerisinde bekliyor. Hastalıkla ilgili bilgi veren ve bu hastalığın genetik geçişli bir rahatsızlık olduğuna dikkat çeken Anne Özmen, "Gendeki mutasyondan dolayı hiçbir zaman çocuklarımız yaşıtları gibi olamıyorlar, her zaman onları geriden takip ediyorlar. En basit hareketlerde bile kaslardaki bozulmalardan dolayı zamanla durumları daha da kötüleşiyor. 9’lu yaşlardan itibaren tekerlekli sandalye bu çocuklarımızda hayatın bir parçası haline geliyor. Zamanla el ve kol kaslarını kullanamıyorlar. Akabinde skolyoz oluşuyor sandalyelerde sürekli oturmaktan. Daha sonra bu hastalık kalp kaslarını da tuttuğundan solunum sorunlarından dolayı 15’li ve 20’li yaşlarda ölümle sonuçlanıyor maalesef" diye konuştu.



"Yardım değil, farkındalık bekliyoruz"


Herhangi bir yardım beklentisinde olmadıklarının özellikle altını çizen 41 yaşındaki Anne Fatma Özmen, "Biz yardım değil, farkındalık istiyoruz. Çünkü ne insanları ne de doktorlar bu konuda yeterince bilgi sahibi değiller. Acil müdahalelerde dahi çocuklarımıza yeterli ihtimam gösterilmiyor. Örneğin bizim hastalığımızda bu kandaki CK (Kreatin Kinaz) değerinden teşhis konuyor. Maalesef benim oğlum 7.5 yaşına gelene kadar hiçbir doktor CK değerine bakmadı. Ben oğlumun hastalığını merdiven çıkamama ve yürümesindeki sıkıntılardan dolayı kendim internetten araştırarak buldum" şeklinde konuştu.



"Oğluma ömrünün 20 yıl olduğunu nasıl söyleyebilirim?"


Anne Fatma Özmen, ölümcül hastalıkla mücadele eden oğlunun daha hafif bir hastalığa sahip olduğunu sandığını söyledi. Özmen, "Oğlum hastalığını bilmiyor. Çünkü zaten bu çocuklar her zaman diğer çocuklardan geride yaşıyorlar. Hiçbir zaman diğerleriyle koşup oynayamıyorlar ve okula gidemiyorlar. Gitseler o çocuklara ayak uyduramıyorlar. Ben oğluma literatürde ömrünün 20 yıl olduğunu nasıl söyleyebilirim? O sebeple o sadece durumunun geçici bir şey olduğunu, ayaklarında belli bir güçsüzlük olduğunu bilmekle kalıyor" ifadelerini kullandı.


Yusuf ve annesi bir taraftan kültür fizik hareketleri ile kas tembelliğini azaltmaya çalışırken bir taraftan hastalığı yavaşlatan ilaçlar kullanarak kesin tedavinin ortaya çıkacağı günü bekliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Anneler Günü’nde şehit annelerine vefa programı AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Anneler Günü dolayısıyla "Aziz Şehitlerimizin Emanetleri Olan Annelerimizle Vefa Buluşması" adlı program düzenlendi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Anneler Günü dolayısıyla "Aziz Şehitlerimizin Emanetleri Olan Annelerimizle Vefa Buluşması" adlı program düzenlendi. İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Sosyal Politikalar Başkanı Yusuf Aslan ile şehit aileleri ve yakınları katıldı. Anneler Günü dolayısıyla şehit annelerine çiçek takdim edilen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programa katılan bir ailenin çocuklarına Recep Tayyip Erdoğan’ın ismini vermesi de dikkat çekti. Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, "Bugün buraya sadece bir Anneler Günü’nü kutlamak için gelmedik. Bugün buraya sadakati, asaleti ve bu toprakları bize vatan kılan o en büyük fedakârlığı selamlamak için bir vefa borcunu ödemeye geldik" dedi. "Bu ülkede hiçbir annenin yüreği evlat acısıyla kavrulmayana dek durmayacağız" Şehit yakınları ve gazilerin devletin en kıymetli emaneti olduğunu belirten Kaya, "Sizin tek bir damla gözyaşınız bizim için dünyadaki tüm büyük projelerden, köprülerden, tünellerden daha kıymetlidir. Bizim makamlarımızın kapısı size her zaman sonuna kadar açıktır. Çünkü siz bize bu vatana şüheda emanetisiniz. Bu ülkede hiçbir annenin yüreği evlat acısıyla kavrulmayana dek durmayacağız" ifadelerini kullandı. Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, şehit anneleriyle Anneler Günü vesilesiyle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, "Bizler kıymetli şehitlerimiz gibi vatanı için canını verebilecek bir ruha sahip bir milletiz. Aynı zamanda evladını bu vatan için feda edebilecek kadar büyük yüreğe sahip annelerin evlatlarıyız. Şerife Bacılarla, Nene Hatunlarla bizzat cephede bu mücadeleye ortak olmuş bir milletiz. Bu yüzden büyük bir milletiz, bu yüzden büyük bir devletiz" ifadelerine yer verdi. "Terörün kökünü kazımak için büyük bir mücadele verdik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin terörle mücadelede kararlı bir süreç yürüttüğünü vurgulayan Özdemir, "Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde AK Parti’miz, 2002 yılından bu yana ülkemiz için yeni evlatların toprağa düşmemesi adına büyük bir mücadele gösterdi. Hamdolsun ülkemizdeki terörün kökünü tamamen kazımaya muktedir olduk. Ülkemiz dışındaki terör odaklarıyla da büyük bir mücadeleyi yürütüyor, ülkemize uzanan elleri tek tek kırıyoruz" şeklinde konuştu. "Sadece ülkemiz için değil, bölgemiz için de sorumluluk taşıyoruz" Bölgenin zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Özdemir, "Sadece ülkemizle ilgili değil, bölgemizle ilgili de büyük bir sorumluluğu omuzlarımızda taşıyoruz. Bu kutlu yolculuğun Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yoldaşlarıyız. Ucunda ne olursa olsun, sonunda ne olursa olsun bu yolculuğu menzile ulaştırmak için var gücümüzle gayret edeceğiz" diye konuştu. Program, şehit anneleri ve aileleriyle yapılan sohbetlerin, çiçek takdiminin ve hatıra fotoğrafı çekimlerinin ardından sona erdi.