POLİTİKA - 27 Mart 2020 Cuma 15:32

Yaşlıları inciten görüntülere tepki

A
A
A
Yaşlıları inciten görüntülere tepki

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Tokat Milletvekili Yücel Bulut, yaşlılara yönelik çirkin davranışlarda bulunanlara tepki göstererek, “Sosyal çürümeye neden olan ve temelinde ahlak eksikliğinin olduğu bu kültürel erozyon, geleceğimiz için her türlü virüsten daha tehlikeli bir salgındır” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Tokat Milletvekili Yücel Bulut, yaşlılara yönelik çirkin davranışlarda bulunanlara tepki göstererek, “Sosyal çürümeye neden olan ve temelinde ahlak eksikliğinin olduğu bu kültürel erozyon, geleceğimiz için her türlü virüsten daha tehlikeli bir salgındır” dedi.


Türkiye’de korona virüsü vakalarının görülmesi ile birlikte sokağa çıkmalarına sınırlandırma getirilen 65 yaş ve üzerindeki yaşlıları inciten görüntülere karşı tepkiler artıyor. MHP Tokat Milletvekili Bulut, büyüklerin baş tacı olduğunu belirterek, “Sosyal medyada örneklerini gördüğümüz bazı rezil videolar, kültürümüzün temeli olan yaşlılara ve büyüklerimize saygıyı hiçe sayan bir arsızlığı ve edepsizliği gözümüze soktu. Sosyal çürümeye neden olan ve temelinde ahlak eksikliğinin olduğu bu kültürel erozyon, geleceğimiz için her türlü virüsten daha tehlikeli bir salgındır. Yaşlısını saymayan, edepsizdir, ahlaksızdır. Edep ve ahlak bilmeyenden ne kendine ne millete bir hayır gelmez. Hayır da beklenmez” dedi.


Korona virüsün yakında etkisini kaybetmesini umduklarını ifade eden Bulut, “Havalar ısınıyor, virüsün en büyük düşmanı olan güneş ışınları da imdadımıza yetişecek. Bu süreçte vatandaşlarımızın kurallara sıkı sıkıya uyması gerekmektedir. Biraz daha dişimizi sıkar, alınan tedbirlere riayet edersek salgından en az şekilde etkileneceğiz. Haziran ve Temmuz ayları gerçek anlamda bahar olacaktır. Şimdi tüm planlarımızı ertelemeliyiz. Gün evde ailenizle vakit geçirme günüdür. Kritik eşikteyiz. Aşı üretimi noktasında Türk bilim insanları canla başla çalışıyor. Sanayicilerimiz sağlık kitlerinin hazırlanması noktasında devletimizle işbirliği içerisinde çalışıyor. Halihazırdaki motivasyonla aşı geliştirmeye, solunum cihazı ve yerli tanı kiti üretmeye yönelen Türkiye, geleceğin dünyasının tehditlerine karşı daha hazırlıklı hale gelecek. Varacağımız nokta hepimizi mutlu edecektir” diye konuştu.


Korona virüsünün hayatı aniden durdurucu etkisinin doğrudan reel sektörü vuran sonuçlar ürettiğine dikkat çeken Bulut, “Fabrikalar kapanıyor, insanlar işsiz kalıyor. Böyle bir ortamda tek umut koronanın hızlıca etkisini yitirmesi, hayatın normale dönmesi ve aradaki talep birikimiyle verilerin hızlıca düzelmesidir. Ayrıca bu salgın hastalık sonucunda internet üzerinden alışverişi daha da artırmıştır. Toplumların tüketim alışkanlıklarının değişmesinde önemli rol oynayan korona virüs hastalığı özellikle perakende ve hizmet sektörlerinde günümüzde fiziki mağazalardan alışveriş eden offline hizmet ticareti ve alışverişin online yani mobil uygulama ve elektronik ticaret ortamına geçişini hızlandırdı. Yeni nesil iş modellerinin daha artacağı gelecek dünyasında mobil ve e-ticaret pazarlarında yükseliş ivmesi geçtiğimiz yıllara göre daha kuvvetli olacak. Şimdi bizim tavsiyemiz insanlarımızın bu gerçeği görerek ticari planlamalarını ona göre yapmalarıdır” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.