GENEL - 28 Mart 2020 Cumartesi 15:16

Yaşlılara çorba yapıp, kapı kapı dağıttı.

A
A
A
Yaşlılara çorba yapıp, kapı kapı dağıttı.

Tokat’ın Niksar ilçesinde bir lise öğrencisi korona virüs salgını önlemleri kapsamında sokağa çıkması kısıtlanan yaşlılara çorba yaparak kapı kapı gezerek dağıttı.

Tokat’ın Niksar ilçesinde bir lise öğrencisi korona virüs salgını önlemleri kapsamında sokağa çıkması kısıtlanan yaşlılara çorba yaparak kapı kapı gezerek dağıttı.


Türkiye’de korona virüs salgını önlemleri kapsamında 65 yaşı üstü vatandaşların sokağa çıkması kısıtlanırken, yaşlıların mağdur olmaması için gönüller harekete geçti. Tokat’ın Niksar ilçesinde yaşayan 16 yaşındaki lise öğrencisi Hamide Semiz, evde yaptığı çorbaları, kapı kapı dolaşıp yaşlılara dağıtarak örnek davranış sergiledi. Farkındalık oluşturmak için yaşlıları ziyaret edip onlara çorba ikram ettiğini belirten Semiz; “İki gün önce televizyonda haberlerde bir görüntüye rastgeldim, bir abi dedenin birine saygısız bir harekette bulunuyordu. Bu olaydan etkilenerek çorba yapıp mahallemizdeki yaşlılara büyüklere dağıtacağım dedim. Bunu da farkındalık olsun diye böyle bir şey yapmak istedim. Büyüklerimize gerçekten saygı duymalıyız, bizde ileride bir evlat sahibi olacağız ve bizde yaşlanacağız bize de merhamet edecek birileri lazım. Onlara sevgi ve merhametle yaklaşalım lütfen. Ben kendi çevremde mahallemde bulunan yaşlılar için söylüyorum. Onlar evlerinde kalsın ben onlara her türlü yardımda bulunurum, istediklerini alıp götürürüm. Birkaç gündür çorba yapıp kapı kapı ikramlarda bulunuyorum, ekmeklerini alıyorum. Yaşlılarımızdan ricam evlerinden çıkmasınlar bir istekleri olursa bana söylesinler. Abilerim ablalarımdan da ricam yine kendi çevrelerindeki yaşlıların ihtiyaçlarını kontrol etsinler, biraz duyarlı olabilirlerse onlarda kendi çevrelerindeki yaşlılara sevki merhamet ve saygılı olurlarsa çok güzel olur. Amacım onları mutlu etmek ve gençlere örnek olmak istedim büyüklerimize sevgi saygı göstermemiz gerekir. Yaşlı amcalarımız teyzelerimiz evde kalsın biz onlara yardımcı oluruz” dedi.


Yaşlıları duygulandırdı


Kendilerine yapılan çorba ikramından dolayı çok duygulanan mahalle sakinlerinden Döndü Gündüz, yaşlılara evden çıkmamaları konusunda telkinde bulunarak; “Yaşlılarımız evde kalsın bizde evde kalıyoruz dışarı çıkmayalım. Çocuklarımız var torunlarımız var, onlara da serpmesin, ben çocuklarım için yaşamak istiyorum yoksa hemen ölüyüm” diye konuştu.


68 yaşındaki Miriye Semize ise duyarlı öğrenciye teşekkür ederek, “Böyle iyi insanlar olduğu müddetçe memleketimize hiçbir zarar gelmez ve memleketimiz kurtulur bu beladan. Yaşlılarımız gibi gençlerde çok çıkmasın sokağa. Herkes tedbirini alsın, öyle kurtuluruz inşallah” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.