GENEL - 02 Nisan 2020 Perşembe 13:06

Niksar’da sürücü ve yolculara ateş ölçümü.

A
A
A
Niksar’da sürücü ve yolculara ateş ölçümü.

Tokat’ın Niksar ilçesinde, koronavirüs (kovid-19) tedbirleri kapsamında uygulama noktalarında, sürücüler ile yolcuların ateş ölçme ve trafik kontrolleri yapıldı.

Tokat’ın Niksar ilçesinde, koronavirüs (kovid-19) tedbirleri kapsamında uygulama noktalarında, sürücüler ile yolcuların ateş ölçme ve trafik kontrolleri yapıldı.


Niksar Kaymakamlığının talimatıyla koronavirüs tedbirleri kapsamında, Niksar ‘da sorumluluk bölgelerinde Polis ve Jandarma ekiplerince denetim gerçekleştiriliyor. Ekipler tarafından ilçeye giriş yapan araçlar durdurularak sürücülerin ve yolcuların ateş ölçümü yapılıyor.


Niksar Kaymakamı İlhami Doğan beraberinde İlçe Emniyet Müdürü Nurettin Saçkan ile birlikte, Ordu-Akkuş-Niksar karayolu ilçe girişinde Jandarma ve polis ekiplerince ortaklaşa yürütülen uygulama noktasını ziyaret etti.


Sürücüleri mecbur olmadıkça dışarı çıkmamaları konusunda uyaran Kaymakam Doğan, ilçe genelinde alınan tedbirler hakkında da şunları söyledi; “Kovid-19 malum sadece ülkemiz değil tüm dünyayı etkileyen kriz haline geldi, pandemi de ilan edildi. Bu çerçevede ilçemizde de alınan hıfzıssıhha kararları, bakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımızın kararnameleri doğrultuşunsa bizde hem ilçe girişlerimizde, özellikle bizim ilçemiz için en önemli nokta Ordu girişi, diğer ilçelerimizde sayın valimizin takdirleri ile Erbaa, Reşadiye ve diğer Sivas tarafı da muhafaza edilmekte. Bizim buradaki vatandaşımıza en büyük yaklaşımımız bilinçlendirme ve “evde kal” noktasını biraz daha birebir izah etmektir. Vatandaşımızı bu konuda duyarlı oldukları için özellikle teşekkür ediyorum. Yine evde bakım hizmetleri vefa projemiz çok sağlıklı ilerliyor. O yüzden vatandaşımızın ihtiyaçları olduğu zaman direk 155-156 telefonlarımızdan bize ulaşmak suretiyle ihtiyaçlarını belirlesinler, iletsinler gereksiz yere sokağa çıkma, sosyal izolasyon dediğimiz mesafe şartlarına uygun davransınlar. evlerine vardıkları zaman elbiselerini çıkarmak suretiyle ivedi şekilde ellerini 20 saniye belirlenen süreyle sabunla yıkamak suretiyle kendi hijyenlerini ve ailelerinin hijyenlerini temin etsinler. Onun ötesindeki resmi görüşlerimize bakanlığımızın görüşlerine Cumhurbaşkanlığımızın kararnamesindeki görüşlerine riayet etsinler sağdan soldan dolma bilgilerle hareket etmesinler. İnşallah biz Niksar’ız diyoruz bu Korona ve virüsünü yıkarız diye de sloganımızı söylüyoruz” dedi.


Öte yandan polis ve jandarma ekipleri, dışarı çıkmaları yasaklanan 65 yaş ve üzerindeki kişilere yönelik de denetim yaparken, sokağa çıkmalarına kısıtlama getirilen yaşlıların ihtiyaçları da yine polis ve Jandarma ekipleri tarafından karşılanıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.