EKONOMİ - 10 Aralık 2021 Cuma 17:24

Kazakistan’da Türk yatırımcılarına destek

A
A
A
Kazakistan’da Türk yatırımcılarına destek

Kazakistan Türkiye Büyükelçisi Abzal Saparbekuly, Kazakistan’da Türk yatırımcılar için kapsamlı ve üç seviyeden oluşan devlet desteği sağlandığını söyledi.

Kazakistan Türkiye Büyükelçisi Abzal Saparbekuly, Kazakistan’da Türk yatırımcılar için kapsamlı ve üç seviyeden oluşan devlet desteği sağlandığını söyledi.


Tokat’ta, Kazakistan ve Türkiye arasında yapılabilecek kültürel ve ticari faaliyetleri ile ilgili istişare toplantısı yapıldı. Kazakistan Türkiye Büyükelçisi Abzal Saparbekul’un katılımı ile düzenlenen toplantıya iş dünyası ve STK temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşma yapan Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, Kazakistan’ın Orta Asya’nın parlayan yıldızı olduğunu kaydetti. Kazakistan’ın Türk dünyasındaki önemine değinen Başkan Eroğlu, “Tokat’ımızın Kazakistan’la kuracağı bu dostluk bağı ile oluşturacağımız o kardeşlik köprüsü ile sadece ticarette değil sosyal yaşantıda, kültürel çalışmalarda da ilişkilerimizi daha kuvvetlendireceğimiz bir süreç bizi bekliyor” diye konuştu.


Kazakistan Türkiye Büyükelçisi Abzal Saparbekuly ise “Kardeş Türk yatırımcılar için Kazakistan’da Yeni Dönem Yatırım Fırsatları” adlı bir sunum gerçekleştirdi. Büyükelçi Abzal Saparbekuly, Kazakistan ekonomisi alınan önemli kararlar ve devletin uyguladığı liberalleşme politikası sonucu sürekli istikrarlı büyüdüğünü ve geliştiğine dikkat çekti. Tokatlı iş insanlarına seslenen Saparbekuly, Türk yatırımcılar için kapsamlı ve 3 seviyeden oluşan devlet desteği sağlandığını sözlerine ekledi. Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu konuşmaların ardından, Kazakistan Büyükelçisi Abzal Saparbekuly’ye fahri elçilik unvanı plaketi takdim etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kestel’de üreticiye 6 bin ahududu fidanı desteği Bursa’nın Kestel ilçesinde, Türkiye’nin tarımsal üretim vizyonunu güçlendirecek önemli bir projeye imza atıldı. Türkiye’nin ahududu üretiminde yüzde 80’lere varan üretim kapasitesini artırmak ve dünya ölçeğinde söz sahibi olması adına Kestel Belediyesi 6 tarım kooperatifine geliştirdiği 6 bin ahududu fidanı dağıtımını yaptı. Meydan Kestel’de düzenlenen fidan teslim töreni; Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol’un ev sahipliğinde, Kestel Kaymakamı Recep Öztürk, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve çok sayıda üreticinin katılımıyla gerçekleştirildi. Ahududu üretiminde yüksek verim hedefi İlçenin tarımsal potansiyelini değerlendirmeyi amaçlayan çalışma kapsamında üretimin artırılması, Avrupa standartlarında yeni çeşitlerin kazandırılması ve en yüksek verimi sağlayan türün belirlenmesi için 6 tarımsal kooperatife toplam 6 bin fidan teslim edildi. Programda konuşan Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Kestel’in tarımsal potansiyeline dikkat çekerek üretimi artırmaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Bu kapsamda başlatılan proje ile ahududu üretiminde verimin artırılması, Avrupa standartlarında yeni çeşitlerin ilçeye kazandırılması ve en yüksek verim sağlayan türün belirlenmesinin hedeflendiği ifade edildi. Proje çerçevesinde ilçede farklı rakımlarda bulunan 6 mahallede, üretici kooperatifleriyle iş birliği yapılarak her birinde 1’er dönümlük alanlarda 4 farklı ahududu çeşidinin denemeye alındığı bildirildi. Çalışmayla birlikte farklı iklim ve toprak şartlarında ürün performansının bilimsel olarak gözlemleneceği kaydedildi. Elde edilecek veriler doğrultusunda en verimli ve ekonomik çeşidin belirlenerek ilçe genelinde yaygınlaştırılmasının hedeflendiği, ülkemizde yüzde 80 ahududu üretimine sahip Kestel’in dünya pazarında da önemli seviyeye gelerek örnek bir merkez haline getirilmesinin amaçlandığı aktarıldı. Uluslararası işbirlikleriyle üretim güçleniyor Tarımın stratejik bir alan olarak değerlendirildiğini belirten Başkan Erol, çalışmaların yalnızca yerel ölçekte değil uluslararası düzeyde de sürdürüldüğünü ifade etti. Bu kapsamda üreticilerle birlikte gerçekleştirilen Sırbistan ziyaretinde modern üretim tekniklerinin incelendiği, ayrıca Japon heyetin ilçede ağırlanarak üretim kapasitesi ve ihracat potansiyelinin tanıtıldığı belirtildi. Ulusal ve uluslararası fuarlarda yer alınarak üreticilerin yeni pazarlara açılmasının desteklendiğini vurgulayan Başkan Erol, üretimin güçlenmesiyle birlikte Kestel’in ekonomik anlamda daha güçlü bir konuma taşınacağını kaydetti. Kozluören Tarımsal Kalkınma Kooperatif Başkanı Hüseyin Özdaş, "Türkiye’ye 36 yıl öncesinde ilk gelen Ahududu fidelerinden üretim yapan Kestel’in 12 köyünden bir tanesiyiz. Ahududu üretiminde potansiyeli olan bir şehire sahibiz. Hedefimiz Türkiye’de ve dünyada bir numara olmak. Kestel Belediyemizin biz çiftçilere verdiği desteğe teşekkür ediyoruz" dedi. Alaçam Tarımsal Kalkınma Kooperatif Başkanı Necati Güleç, "Bugün burda olmamızın nedeni 36 yıldır ürettiğimiz Ahududu’nun kurumalar ve verim düşüklüğü nedeniyle Kestel Belediye Başkanımız’a bu durum ilettiğimizde park bahçeler müdürlüğü ile birlikte bu konuya el atıp sahip çıkıldı. Geçen yıl Sırbistan’a doğru üretimin nasıl yapılacağı hangi fideler ile nasıl üretimi ve kaliteyi artıracağımızı konusunda bilgilendik. İnşallah 1200 kilodan 500 kiloya inen rekolte yeniden 1200 ile 1500 arasına getirmeyi hedefleyip yurt dışına ihracatın önünü açmaya çalışacağız" diye konuştu. Kestel Belediyesi Ziraat Mühendisi Raif Köksöken, "Ahududu’nda ülkemizin yüzde 80’ine Kestel olarak hitap ediyoruz. Altı farklı kooperatifimizle 6 bin adet yeni geliştirilmiş fidanımızla üretimi destekliyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. İlerleyen zamanlarda bu arazilerde ekilen verimli olan tohum çeşitlerini alarak ilçemizde üretim rekoltesini artırmayı hedefliyoruz" dedi.
Eskişehir Bando EsEs’in kurucuları, Espana Cani’nin doğuş hikayesini anlattı Bando EsEs’in kurucuları Uğur Kürkçüoğlu ve Ali Ulusoy, sosyal medyada gündem olan Espana Cani tezahüratının doğuş hikayesini anlattı. Kürkçüoğlu ve Ulusoy, tribünde doğan efsane tezahüratın yaklaşık 20 yıldır Eskişehirspor için yankılandığını söyledi. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ülkesindeki askeri üsleri kullanmasına izin vermeyen İspanya, Türkiye’de birçok kişi tarafından takdirle karşılanmış, sosyal medyada yapılan paylaşımların ardından 2 ülke arasında kardeşlik bağları kurulmuştu. Bu süreçte Eskişehirspor’un Espana Cani isimli tezahüratı da gündem olmuştu. Efsane tezahüratı yaklaşık 20 yıldır tribünlerde seslendiren Bando EsEs’in kurucuları, Espana’nın doğuş hikayesini anlattı. Bando EsEs’in 78 yaşındaki bando şefi Ali Ulusoy, "Tribünde bir taraftar kardeşimiz Refik Bey vardı, ’Ağabey, askeri Mızıka Okulu’ndan bir öğrenci gelirdi, bir parça çalardı’ demişti. Mırıldanınca bir İspanyol parçası olduğunu tahmin ettik. Sonra ben Espana’yı seslendirdim, ’Tamam ağabey, bunu çalıyor’ dedi. O zaman Espana bize mal oldu. Şimdi kimse onun İspanyol parçası olduğunu bilmiyor, ES ES’in sloganı olarak biliyorlar. 2006 yılından beri Espana bizim tanıtım müziğimiz oldu. Espana ilk bizimle popüler oldu ama aslı var. Espana Cani diye bir İspanyol parçası bu" dedi. "İlk milli takım bandosuyuz" Taraftar bandosu olarak Türkiye’de bir ilki başardıklarını söyleyen Ulusoy, "2016 yılında Fransa’ya gittik milli takımla. On beş gün Fransa’da Milli Takım Federasyonu bizi ağırladı, takımımızı destekledik. Hatta Fatih Terim, İspanya maçında yenildik ya o maçta, ’Bir tek Bando ES ES görevini yaptı’ dedi. Fatih Terim’in kulakları çınlasın. Şimdi önümüzde Amerika var, İnşallah oraya da gitmek için teklif bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Biz 20 bir yıldır Eskişehirspor’un yanındayız, tribündeyiz" Bando EsEs’in kurucusu Uğur Kürkçüoğlu ise, bir taraftar bandosu olduklarını ve gönüllülerden oluştuklarını söyledi. Eskişehirspor tribünlerinin ikonu Bando EsEs’in nasıl kurulduğunu anlatan Kürkçüoğlu, şu sözleri kaydetti: "Aramızda farklı meslek gruplarından kişiler, emekli bandocular, mühendis, doktor, matbaacı, gazaltı kaynak operatörü, plastik enjeksiyon operatörü ve halkın kesiminden kişiler bulunuyor. Biz 20 bir yıldır Eskişehirspor’un yanındayız, tribündeyiz. Bu sene 21’inci yılımızı kutlayacağız. Amatörde de takımın yanındaydık, Süper Lig’de de yanındaydık. Kurulduğumuz zaman şimdiki adı Birinci Lig olan, o zamanki ismiyle Bank Asya Ligi’ndeydik." "Tezahüratımız medyaya düştü, karşılıklı güzel etkileşimlere sebep oldu" Espana’nın sosyal medyada gündem olmasıyla ilgili de konuşan Kürkçüoğlu, "Biliyorsunuz, Amerika ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla bir savaş başladı. Savaşın etiği de yok, okullar bombalandı ve kız çocukları öldürüldü. İspanya’nın da, ’Biz bu savaşın içerisinde yokuz, biz bu savaşa alet olmayız’ demesi üzerine Türk halkı da gayet doğal olarak atamızın da dediği, ’Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesiyle İspanya’nın kararını büyük bir sevinçle karşıladı. Bizim 20 yıl önce tribünde seslendirdiğimiz Espnaa Cani videosu viral oldu, İspanya ve Türk medyasına düştü, karşılıklı çok güzel etkileşimlere sebep oldu" diye konuştu.
Manisa Mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar balıkçılara umut oldu Son yılların en yüksek yağışını alan Manisa’da, Demirköprü Barajı’ndaki doluluk oranının artması balıkçıları sevindirdi. Uzun yıllardır yan gelir olarak sürdürülen balıkçılık mesleği bu yıl Köprübaşı ilçesinin balıkçılarının ana kalem gelir kapısı olma yolunda. Manisa son yılların en yüksek oranda yağışını alarak adeta yağışta rekor kırdı. Gediz Nehri ve nehri besleyen birçok su kaynağının taşması sonucu birçok tarım alanı halen sular altında kalırken üreticiler sezona bereketle başladı. Yağışlar Manisa’nın Demirci ve Köprübaşı ilçeleri arasında bulunan Demirköprü Barajı’nda olağanüstü bir doluluğa ulaşmasını sağladı. Son yılların en yüksek orandaki doluluğa ulaşan Demirköprü Barajı, Manisa’dan İzmir’in Menemen ilçesine kadar tüm Gediz Ovası’nın su ihtiyacını karşılıyor. Balıkçılar sezondan umutlu Uzun yıllardır görülmemiş bir seviye düşüşü yaşayan Demirköprü Barajı da yağışlardan nasibini aldı. Son yılların en yüksek doluluk oranına ulaşan Demirköprü Barajı, balıkçılara da umut oldu. Daha önceleri geçimlerini balıkçıkla sağlayan ancak su seviyesinin düşmesiyle balıkçılığı yan gelir olarak sürdüren Köprübaşı üreticilerinin ana kalem geliri bu yıl balıkçılıktan sağlanması bekleniyor. Balık üremesi ve balıkların beslenmesiyle birlikte Demirköprü Barajı’ndaki balıkların hem sayıca hem de kilogram olarak da verimli olması düşünülüyor. Haziran ayında açılacak sezon öncesi hazırlıklarını sürdüren balıkçılar ağlarını örmeye ve teknelerindeki eksiklikleri tamamlamaya başladı. 30 yıldır balıkçılık yapan ve ilçedeki balıkçılar için ağ ören Mehmet Kır, bu yıl hem kendisine hem de diğer balıkçılar için ağ örmeye başladı. Sezon öncesi hazırlıklarını tamamlamayı hedefleyen balıkçı Mehmet Kır, "Bu sene barajımız dolmak üzere. Doluluk oranı yüzde 80’lere ulaştı. Güzel bir sezon olmasını kooperatifimizin güçlenmesini istiyorum. 15 yıl öncesine kadar sezonlarımız kötü geçiyordu. Yüzde 60 oranındayken balıkçılarımız ekmek yiyebiliyordu. Bu sene de barajın dolmasıyla balıkçılarımız için güzel bir sezon olacaktır diye düşünüyorum. Ağlarımızı örmeye başladık. Hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Yayın pinterlerimizi de hazırlıyoruz. Avcı arkadaşlarımıza bol bereketli bir sezon dilerim" diye konuştu. "Balıkçılık yeniden ana kalem gelir kapısı olacak" Bu yıl balıkçılığın iyi bir sezon yaşayacağını belirten Köprübaşı Balıkçılık Kooperatifi Başkanı Ramazan Uysal, "Bu sene yağışlarımızın bol olmasıyla bereketli bir yıl oldu. Barajımızın doluluk oranı yüzde 70’i geçti. Balıklarımız çiftleşmede çok güzel yavru bıraktı. Ayrıca barajın dolmasıyla balıklarımızı daha güzel beslenecek ve büyüme ve çoğalma oranı yükselecek. Eskiden çok balıkçılık vardı bu yıl yine birçok balıkçı avantaj yaşayacaktır. Daha önceki yıllarda barajda oksijen olmaması nedeniyle yiyecek bulamıyordu. Bu yıl barajda hem doluluk var hem de oksijen var. Son yağmurlardan dolayı barajımızın doluluk oranı yüzde 70 oranında. Önümüzdeki günlerde yağacak yağışlarla daha da artacağını düşünüyoruz. Daha önceki yıllarda balıkçılık yan gelir kapısıyken bu yıl ana kalem gelir kapısı olacaktır diye düşünüyoruz" dedi.
Kütahya Simav’da jeotermal seralarda kasımpatı hasadı başladı Kütahya’nın Simav ilçesinde jeotermal enerjiyle ısıtılan seralarda yetiştirilen kesme çiçekler Türkiye’nin dört bir yanına gönderilirken, krizantem (kasımpatı) hasadı başladı. Eynal Kaplıcaları bölgesinde faaliyet gösteren modern seralarda üretilen çiçekler, başta Antalya, İstanbul ve İzmir olmak üzere birçok ile sevk ediliyor. Bölgede yaklaşık 30 dönüm alanda üretim yaptıklarını belirten üretici Aydın Uzun, jeotermal enerji sayesinde yılın her döneminde üretim gerçekleştirebildiklerini ifade etti. Uzun, "Eynal’daki seralarımızda ürettiğimiz krizantemleri kalite açısından Hollanda standartlarının üzerine çıkarmayı başardık" dedi. Türkiye’de kesme krizantem ihtiyacının büyük bölümünün ithalatla karşılandığına dikkat çeken Uzun, yerli üretimin artırılmasıyla bu bağımlılığı azaltmayı hedeflediklerini vurguladı. Uzun, "Amacımız ithalatı azaltarak ekonomik değerin ülkemizde kalmasını sağlamak" ifadelerini kullandı. Yaklaşık bir ay sonra lilyum hasadına başlayacaklarını açıklayan Uzun, bu ürünlerin tamamen yurt dışına gönderileceğini belirtti. Uzun, "Lilyumları Hollanda’ya ihraç ederek ülkemize döviz kazandırmayı hedefliyoruz" dedi. Jeotermal kaynakların sera ısıtmasında etkin şekilde kullanıldığı Simav’da, bu sayede üretim maliyetleri düşerken yıl boyunca kesintisiz üretim yapılabiliyor. Artan kapasiteyle birlikte ilçenin, kesme çiçek üretiminde Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri haline geldiği ifade ediliyor.
Aydın Didim’de Ege Lezzetleri Festivali için geri sayım başladı Ege mutfağının köklü geçmişini ve zengin lezzetlerini bir araya getiren, yerel üreticileri desteklemeyi ve geleneksel tatları gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen Didim Ege Lezzetleri Festivali için geri sayım başladı. Didim Belediyesi tarafından 24-25-26 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek festival, bu yıl ikinci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Genişletilen programı ve zengin içeriğiyle dikkat çeken festivalin, Ege mutfağının kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtması hedefleniyor. Akköy Mahallesi’nde düzenlenecek festivalde Ege’nin özgün tatları, üretim kültürü ve gastronomi hikayeleri bir araya gelecek. Ziyaretçiler, yalnızca yöresel lezzetleri tatmakla kalmayacak; aynı zamanda üretim süreçlerine, geleneksel mutfak pratiklerine ve yerel üretim kültürüne de yakından tanıklık edecek. Festival kapsamında Lezzet Alayı Yürüyüşü’nün yanı sıra çeşitli söyleşiler, atölyeler ve mutfak deneyimleri gerçekleştirilecek. Usta şefler, yerel üreticiler ve gastronomi meraklılarının bir araya geleceği festivalin, Ege mutfağını yalnızca tanıtan değil aynı zamanda yeniden yorumlayan bir platform olması amaçlanıyor. "Didim, Ege’nin lezzet vitrini olacak" Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, festivalin kentin tanıtımına önemli katkı sunduğunu belirterek "Didim’i artık sadece bir tatil destinasyonu olarak değil, Ege’nin üretim kültürünü ve mutfak mirasını dünyaya anlatan güçlü bir merkez olarak konumlandırıyoruz. Bu festival, toprağın emeğini, denizin bereketini ve geleneksel tariflerin ruhunu bir araya getiriyor. Tüm halkımızı bu büyük lezzet yolculuğuna davet ediyorum" dedi. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 60 bin kişinin katılımıyla büyük ilgi gören Didim Ege Lezzetleri Festivali’nin, bu yıl daha da geniş katılım ve içerikle Türkiye’nin önemli gastronomi etkinlikleri arasında yer alması hedefleniyor.