- 16 Nisan 2022 Cumartesi 11:45

Bilgisayar mühendisinin manda tutkusu

A
A
A
Bilgisayar mühendisinin manda tutkusu

Tokatlı bilgisayar mühendisi ne mesleğinden nede dede mesleği mandacılıktan vazgeçmedi.

Tokatlı bilgisayar mühendisi ne mesleğinden nede dede mesleği mandacılıktan vazgeçmedi.


Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Kızılçubuk köyünde yaşayan Selahattin Ateş (73) ile Sadiye Ateş (68) çiftinin, İstanbul’da yaşayan bilisayar mühendisi olan oğulları Saygın Ateş (47), ne çağın mesleği olan bilgisayar mühendisliğinde nede binlerce yıldır revaçta olan hayvancılıktan vazgeçmiyor.


Köyde doğup büyüyen Ateş, İstanbul Üniversitesini kazanarak bilgisayar mühendisi oldu. İstanbul’a yerleşerek dijital dönüşüm ileri analitik teknolojileri konusunda çalışmalar yürüten evli ve 1 çocuk babası Ateş, köyü ile olan bağını hiç kesmedi. Her fırsatta İstanbul’dan köyüne giderek mandaları ilgilenen Ateş, hayvancılığa olan ilgisi nedeni ile Açık Öğretim Fakültesinde Tarım Teknolojisi bölümünden de mezun oldu. Yaklaşık 3 yıl önce babası yaşlılığı bahane gösterip mandaları satmak istedi. Ateş, ailesinin sürdürdüğü ata mesleğinin son bulmaması için kolları sıvadı. Köyündeki ahırı büyüterek modernize eden Ateş, baba ve annesine yardım edecek personeller istihdam etti. Kız kardeşi Hanife Şahin’in de desteği ile manda sütünden ürünlerin üretimine ağırlık verdi. 26 olan manda sayısını 3 yılda 80’e çıkartmayı başardı.


Her beyaz yakalının ‘bir çiftliğim olsun’ hayalini gerçekleştirdi


Ateş, büyükşehirlerde yaşayan birçok insanın köy hayatı, çiftlik kurmaya özlem duyduğunu belirterek “Aslında her beyaz yakalının ‘bir çiftliğim olsun’ hayali var. Bizimde yıllardır arkadaşlarla böyle aklımız fikir vardı. Pandemi dolayısı ile bu fikir daha olgunlaştı. Babamlar köyde yaşıyor. Her beyaz yakalı böyle bir hayal kurarken, bende böyle bir imkanımı değerlendirdim. Babamın yaşlanıp ‘Biz bu hayvanları satacağız’ dediğinde bende ‘hayır satmayın’ burayı büyütelim çevremize örnek olalım dedim. Sonrasında ahırımızı yenileyerek modern bir ahır yaptık. Burada mandacılığı hayvancılığı daha ilerilere götürmek istedik. Böylece fikrimiz büyüyerek bugünlere geldik. Bu işi daha da büyütmek istiyorum. Bu iş yaptıkça sevmeye başlıyorsunuz. Sevdikçe de daha da büyütmek istiyorsunuz” dedi.


Köyünün manda yetiştiriciliği için oldukça uygun bir yer olduğunu belirten Ateş, dedesinden kalan mandacılığı yaşatmaktan mutlu olduğunu kaydetti. Manda sütü ve ürünlerinin oldukça faydalı ürünler olduğunu belirten Ateş, son günlerde manda yoğurduna ilginin arttığını kaydetti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Misket elma tadında baklava Amasya’nın coğrafi işaretli misket elması artık baklavaları tatlandırıyor. Cezeryede kullanılıp olumlu sonuç alınan elma, baklava çeşitlerinde de tercih ediliyor. Geleneksel baklavalar fıstık yerine elma tadında kokmaya başladı. Tarihi şehirde 2 bin yıldır yetiştirilen ve coğrafi işaret alan misket elma, geleneksel Türk tatlısı olan baklavanın yapımında da kullanılmaya başlandı. Kabukları soyulan elmalar rendelenip pişirilerek püre haline getirildi. Fıstık yerine elma Geleneksel baklavanın yapımı gibi, merdanelerle açılan ince hamurların arasına fıstık veya badem eklemek yerine elmalar ile ceviz dizildi. İsteğe göre usta ellerin hüneriyle burma ya da midye görünümünde şekillenen hamurlar fırında kızartıldı. "Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık" Elma kokusunun buram buram hissedildiği lezzetin Amasya’nın mutfak kültürüne katıldığını belirten Amasya Olgunlaşma Enstitüsünde görevli usta şef Gönül Göl, "Bölgemizde 2 bin yıldır yetiştirilen elmayı artık baklavalarda kullanıyoruz. Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık. İncecik açtığımız hamurlar burulmasıyla kıtırlık kazanıyor. Bu işlem ayrı bir ustalık gerektiriyor" dedi. "Elma, kalp sağlığını korur" Elmanın faydalarına değinen Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümünde görevli Tuğçe Kalkan da, "Elma, kalp sağlığını koruyan, sindirimi düzenleyen lifli yapısı, güçlü antioksidanlar ve c vitamini içeriğiyle bağışıklığı güçlendiriyor. Hafızayı güçlendiriyor" diye konuştu.
Mersin Akdeniz’de tehlike saçan metruk yapılar yıkılıyor Mersin’in Akdeniz ilçesinde, can ve mal güvenliği açısından risk oluşturan metruk yapılar, belediye ekipleri tarafından iş makineleriyle yıkılıyor. Akdeniz Belediyesi, çökme riski taşıyan ve uzun süredir kullanılmayan metruk yapılarla mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, yasal süreçleri tamamlanan Kazanlı ve Hürriyet mahallelerindeki harabe yapıların kontrollü yıkımını gerçekleştirdi. Ekipler, Kazanlı Mahallesi Mersin Caddesi ile Hürriyet Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde bulunan ve yıllardır atıl durumda olan yapıların yıkımı için harekete geçti. Çökme tehlikesi nedeniyle çevre sakinleri için risk oluşturan yapılar, iş makineleri yardımıyla kontrollü şekilde ortadan kaldırıldı. Çevre güvenliği sağlandı Yıkım çalışmaları sırasında Yapı Kontrol Müdürlüğü görevlilerinin gözetiminde; emniyet güçleri ve zabıta ekipleri tarafından çevre güvenliği sağlandı. Titizlikle yürütülen çalışmalar sonucu ortaya çıkan molozlar kamyonlara yüklenerek mahallelerden çıkarıldı. Akdeniz Belediye Encümeni kararıyla gerçekleştirilen yıkımlara tanık olan mahalle sakinleri, uzun süredir tehlike oluşturan yapıların kaldırılmasından memnuniyet duyduklarını belirterek belediye ekiplerine teşekkür etti. Mücadele sürecek Akdeniz Belediyesi yetkilileri, kent estetiğini bozan, çevresel kirliliğe yol açan ve zaman zaman sosyal sorunlara neden olan metruk yapılarla mücadelenin devam edeceğini bildirdi. Yetkililer, sahadaki ekiplerin tespitleri ve muhtarların talepleri doğrultusunda belirlenen, yasal işlemleri tamamlanan metruk yapıların, encümen kararının ardından kontrollü şekilde yıkılmayı sürdüreceğini ifade etti.
İstanbul Arnavutköy’de kadın kuaföründe "ödeme yapmadan kaçtı" iddiası İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bir kadın kuaföründe işlem yaptıran kişi, yaklaşık 3 saat süren hizmetin ardından ödeme yapmadan iş yerinden ayrıldı. İşletmeci, durumu gece saatlerinde fark etti. Olay, Arnavutköy Bolluca Mahallesi’nde bulunan bir kadın kuaföründe meydana geldi. İddiaya göre, Nezahat Kocayiğit’in işlettiği kuaföre müşteri gibi gelen bir kişi, yaklaşık yarım saat sıra bekledikten sonra işlem yaptırmaya başladı. İşlemler sırasında farklı hizmetler de talep eden kadının, bu şekilde iş yerinde uzun süre vakit geçirdiği ve yaklaşık 3 saat boyunca saç ve makyaj işlemleri yaptırdığı belirtildi. Ardından da ödeme yapamadan kuaförden ayrıldı. Yoğunluk nedeniyle durumun fark edilmediğini belirten işletmeci Nezahat Kocayiğit, "Normal bir çalışma günümüzdü. Kendisi müşteri gibi içeriye girdi, yaklaşık yarım saat sıra bekledi. Daha sonra işlemlerini yapmaya başladık. Farklı işlemler de yaptıracağını söyleyerek burada vakit geçirdi. Yaklaşık 3 saat ilgilendik ve 2 bin TL’nin üzerinde işlem yaptık. O gün çok yoğunduk, ayrıca yakınımızın nişanı vardı, ona hazırlanıyorduk. Olay saat 17.00-18.00 civarında oldu ama biz dolandırıldığımızı gece 02.00’de fark ettik" dedi. Şahsın işlemlerin ardından iş yerinden ayrıldığı ve bir daha geri dönmediği ifade edilirken, kadının kuaför dükkanına geldiği içeride sıra beklediği ve hızla dükkandan ayrıldığı anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.