KÜLTÜR SANAT - 05 Eylül 2022 Pazartesi 14:10

Anadolu’nun 2. büyük kalesi gün yüzüne çıkıyor

A
A
A
Anadolu’nun 2. büyük kalesi gün yüzüne çıkıyor

Anadolu’nun 2’nci büyük kalesi olan tarihi Niksar Kalesi’nde bulunan eski eserler gün yüzüne çıkartılıyor.

Anadolu’nun 2’nci büyük kalesi olan tarihi Niksar Kalesi’nde bulunan eski eserler gün yüzüne çıkartılıyor.


UNESCO Kültür Mirası Listesinde yer alan Niksar kalesi; Pontus, Roma, Bizans ve Türk-İslam medeniyetlerinden izler taşıyor. 6,2 kilometrelik sur uzunluğu ile Diyarbakır kalesinden sonra Anadolu’nun en büyük ikinci kalesi durumundaki Niksar Kalesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Turgay Yazar’ın başkanlığında yapılan kazı çalışmaları titizlikle yürütülüyor.



Niksar Kalesi’ndeki eserler gün yüzüne çıkartılacak


Niksar Belediye Başkanı Özdilek Özcan, Niksar Kalesindeki tarihî eserlerin gün yüzüne çıkarılarak turizme bir katkı sağlamayı amaçladıklarını söyledi. Anadolu’nun en büyük ikinci kalesi durumundaki Niksar Kalesi’nde 22 eser bulunduğuna dikkat çeken Başkan Özcan, “Bu eserlerin bütünleşik kazılarla bakanlığımızın bize verdiği izinlerle 19 Mayıs Üniversitesi’nden Turgay Yazar ve ekibiyle tarihi eserleri gündüzüne çıkarılması lazım. Bu eserlerin rölövelerini çıkarmak, restorasyon projelerinin kuruldan geçirerek turizmimizin önemli bir parçası haline getirmek istiyoruz. Yani kaleyi tek başına surlardan ibaret olmadığının içinde bir yaşam, bir kültür olduğuna dikkate çekiyoruz. Kale içerisinde mescit, hamam, zindan, hazine odası gibi birçok eseri bu kazılarla gün yüzüne çıkartılması için restorasyon projeleri yapılıyor. İnşallah kaleyi ayağa kaldırıp şehrimizde bir güdüm etkisi oluşturmak istiyoruz” dedi.



Niksar kalesinin UNESCO kültür mirası kalıcı listesinde yer alması hedefleniyor


Başkan Özcan, Niksar kalesinin geçici UNESCO kültür mirası listesinde yer aldığına dikkat çekerek, “Tarih turizmine önem veren tüm ülkelerdeki insanlar UNESCO’nun Dünya mirası listesine bakarak tercihlerini yapıyorlar. Biz UNESCO’nun dünya mirası listesinde geçici listedeyiz. Bütün çabamız Niksar’ımızın kalıcı listede olması. Bunu temin etmek, bu tarih turizminden arzu ettiğimiz payı alabilmek” diye konuştu.



İçinde Medrese olan ender kale


Niksar Kalesinin Anadolu’da içerisinde medrese olan ilk ve ender karelerden bir tanesi olduğunu belirten Başkan Özcan, “Eğitime önem veren o dönemin Danişmentli bakışı ve anlayışı ilk başkent olduğu için medreseyi Niksar’da yapıyor. Hemen üç yıl kadar sonra da Tokat’ımızın merkezinde gene Nizamettin Yağıbasan olarak bildiğimiz ikinci medrese inşa ediyor” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Çameli Belediye Meclisinden kırsal mahalle kararı 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Ek Madde 3’ü ile 7254 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında, kırsal mahalle ve kırsal yerleşik alan yönetmeliği doğrultusunda Çameli ilçesi sınırları içerisinde bulunan mahallelerin kırsal yerleşim özelliği taşıyıp taşımadığının tespiti konusu Çameli Belediye Meclisinde görüşülmüştür. 31 Aralık 2025 tarihinde sona eren yasal düzenleme çerçevesinde, mahalle muhtarlarımızın talepleri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda; Çameli merkez mahalleler hariç köyden dönüşen tüm mahallelerin kırsal mahalle statüsünde kalmasının uygun olduğuna Belediye Meclisinde oy birliği ile karar verilmiştir. Alınan bu karar, ilgili mevzuat gereği Denizli Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne gönderilecek olup, nihai karar Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından verilecektir. "Tek amacımız kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanmasıdır" Bu karar ile amaçlarının kırsal alanda vatandaşların desteklenmesi olduğunu belirten Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan; "Bu karar ile temel amacımız; kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın desteklenmesi, kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanma ya devam etmesinin sağlanmasıdır. Alınan kararın ilçemize ve tüm mahallelerimize hayırlı ve uğurlu olmasını dileriz" dedi.
Kayseri "Araçlarda ÖTV indirimi tüm engellileri kapsamalı" Kayseri’de avukatlık yapan ve yüzde 81 oranında bedensel engelli olan İsmail Arslan, ÖTV Kanunu’nda yapılan düzenleme ile ilgili yaptığı açıklamada, "Engel oranı ne olursa olsun tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır" dedi. Kayseri’de avukatlık yapan İsmail Arslan, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile sadece ortopedik engellilere ÖTV ve MTV muafiyeti tanınması, zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere hak tanınmaması konusunda açıklama yaptı. Araç ve toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engellilere ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmasını gerektiğini söyleyen Arslan, "Engellilerin araç alımlarında ÖTV bağışıklığından yararlanma konusunda yeni bir gelişme oldu ve bu konuda çokça sorun doğdu. Yüzde 81 bedensel engelli, vergi hukuku alanında çalışan bir avukat olarak ülke idaresindeki insanların yanlış yapma, hatalı ve hukuka uygun olmayan kararlar verme hakları yoktur. Bu minvalde atılan her imzadan ciddi bicinde sorumludurlar ve alınan kararların arkası, önü iyi hesap edilmelidir. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 259 Sayılı Kanun Teklifi. verilen bir önergeyle aşağıdaki hüküm eklenerek kabul edildi. Özel Tüketim Vergisi Kanunu/nun 7. maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinin c alt bendi yeniden düzenlenmiştir. Hesaplanması gereken Özel Tüketim Vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 2 milyon 873 bin 900 TL’yi aşanlar hariç, motor silindir hacmi 2 bin 800 santimetreküpü aşanlar hariç ve G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler ile engelli sağlık kurulu raporunda ortopedik engelliği yüzde 40 ve üzeri olup, bu engel durumu nedeniyle sürücü belgesi alamayan malul ve engelliler tarafından burada sadece ortopedik engellilere bu hakkın tanınması ve zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere bu hakkın tanınmaması hakkaniyete ve hukuka uyar değildir" dedi. Arslan, "Cumhurbaşkanımızdan yasa önünüze geldiğinde bu yönde düzenleme yapılması için Meclis’te geri göndermesini talep ediyorum. Anayasa Mahkemesi’nin ÖTV Kanunu 7/2-c maddesindeki ‘Bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından’ bölümünü iptal eden kararı 26.06.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış, yürürlük tarihi 9 ay sonra olarak karar verilmişti. Söz konusu 9 ay 26.03.2026 tarihinde dolmuş olup, iptal kararı yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle bugün Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararındaki gerekçeleri karşılanarak yeni bir yasal düzenleme yapılmalıdır. Yasayı Meclis yapar, ancak hukuka uygun hazırlığı hükümete düşer. Bu başvuruyu CİMER üzerinden Strateji Başkanlığı’na kendi adıma iletmiştim. Meclis’e cevabı geldi. Anayasa Mahkemesi idarenin hakkı daralttığı ve araç kullanabilir durumda olmayan engelliler için bu hakkı vermediği için yasayı iptal etmişti. Oysa şu an ortada artık yasa da olmadığı için tüm yüzde 90 altında engelliler haktan mahrum kaldılar ki bu işin aslı 2013 yılından bu yana engellilere tanınan hakların suistimalinin bütçeye getirdiği yükler kökenlidir. Engel oranı ne olursa olsun araç kullanabilir durumda olmayan veya toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır. Ayrıca engel durumu otomatik vites veya tertibatlı araç kullanmasını gerektiren engelliler de bu vergileri ödememelilerdir. Suistimal de engellenmelidir. Bir tarafta engelli çocuğu araç içinde tuvalet ihtiyacını ancak karşılayabildiği için araca ihtiyaç duyanlar, diğer tarafta torunlar gezme tozma için dedesinin üzerinden araç almak isteyenler. Bu konu çok hassas. Geçen sene araç alımlarının büyük bir kısmı engelli alımlarını oluşturdu ise bu husustaki suistimal daha da artacak demektir ki, bu da göz ardı edilmeden hukuka da uygun bir yasa çıkmalıdır. Devlet yasama-yargı-yürütme sacayakları üzerinde iş yapar ve tüm unsurlar uyumlu olmalıdır. Bu geçiş döneminde araç ihtiyacı olup bağışıklıktan faydalanamayan engellilere de önerim bir vergi hukuku avukatı olarak şu şekildedir: Aracın ÖTV’sini ihtirazi kayıtla ödetsinler veya bayi buna yanaşmazsa bizzat araç sahibinin adına aracın alındığı il defterdarlığına hitaben ödenen ÖTV ve ÖTV üzerinden hesap edilen KDV için ihtirazi kayıt ve ödemenin iadesi dilekçesi versinler. Ret halinde vergi mahkemesine dava etsinler. Yargı süreci uzasa da hakları olanı alacaklardır kanısındayım" ifadelerini kullandı.
Balıkesir "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" kitabı raflarda Kas-iskelet sistemi ağrılarının yönetiminde bitkisel yaklaşımları ele alan "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" adlı kitap yayımlandı. Eserde Balıkesir Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalından Prof. Dr.Nilay Şahin, Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Fatih Satıl ve Altınoluk MYO, Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı’ndan Prof. Dr. Selami Selvi yazar olarak yer aldı. Bilimsel literatür ışığında hazırlanan eser, ağrı mekanizmalarını ve bitkisel ajanların etki yollarını kapsamlı bir şekilde ele alarak hem sağlık profesyonellerine hem de konuya ilgi duyan geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Kitabın yazarlarından Prof. Dr. Nilay Şahin, çalışmanın özellikle hastalar açısından önemli bir boşluğu dolduracağını vurgulayarak, "Ağrı, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen çok yaygın bir sorun. Bu kitapta, bitkisel yaklaşımların bilimsel temellerini ortaya koyarak hem hekimlere hem de hastalara yol gösterici olmayı amaçladık. Okuyucuların güvenilir ve anlaşılır bilgiye ulaşmasının, doğru tedavi yaklaşımlarına katkı sağlayacağını düşünüyoruz" dedi. Kitabı hazırlayanlardan Prof. Dr. Fatih Satıl’da "Kitap, Anadolu’nun derinliklerinden gelen geleneksel halk bilgilerini, süzgeçten geçirilmiş güvenilir tıp ve botanik kaynaklarıyla harmanlandı. "Kulaktan dolma" bilgilerin oluşturduğu bilgi kirliliğine son vererek; doğru bitkinin, doğru dozda ve doğru yöntemle kullanımını esas alıyor" dedi. Tabiat eczanesinden istifade edilerek bilinçli okurlar için bir başucu kaynağı niteliğindeki bu çalışma, bilimsel doğruluktan taviz vermeden herkesin anlayabileceği duru bir dille kaleme alındı. Sağlığınızı şansa değil, doğru kaynağa emanet edin. Kitapta bitkisel ürünlerin etki mekanizmaları, kullanım alanları ve güncel bilimsel veriler sistematik bir yaklaşımla sunuluyor. Günlük yaşamda sık karşılaşılan ağrı problemlerine farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedefleyen kitap, yalnızca hekimler için değil; ağrı yönetimi ve bitkisel tedavilere ilgi duyan herkes için anlaşılır ve kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor. Bilimsel temele dayanan bu çalışma, tamamlayıcı tıp yaklaşımlarına ilgi duyan okuyucular için güvenilir bir başvuru eseri olarak öne çıkıyor.