POLİTİKA - 21 Mart 2025 Cuma 15:01

Bakan Tunç: "Suç şebekeleriyle ve yolsuzlukla mücadele eden bir yargı istemiyorlar"

A
A
A
Bakan Tunç: "Suç şebekeleriyle ve yolsuzlukla mücadele eden bir yargı istemiyorlar"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Artık milletin hakkını savunan, darbecilere karşı duran bir yargı var. Suç şebekeleriyle ve yolsuzlukla mücadele eden bir yargı istemiyorlar. Bu yüzden yargı mensuplarına saldırıyor, tehdit ediyorlar. Ama milletimiz olup biteni görüyor" dedi.

Tokat’a gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Artova ilçesinde il protokolü tarafından karşılandı. Bakan Tunç, cuma namazını Artova Merkez Cami’nde kıldı. Artova Adalet Sarayı temel atma töreninde konuşan Bakan Tunç, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin son yıllarda terörle mücadelede büyük mesafe kat ettiğini belirten Bakan Tunç, "İnşallah Türkiye’yi terörün hiçbir türünün olmadığı, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğe güvenle baktığı bir ülke haline getireceğiz. Terör örgütü silah bıraktığında, kendini pes ettiğinde; kırk yıldır ülkemizin kalkınmasına engel olan bu sorun ortadan kalkacak" dedi.

"Devletin temeli adalettir"

"Yargı, milletin hakkını, hukukunu savunur; haklıyı savunur ve adaletin tecellisi için çalışır" diyen Tunç, "Bu üç sütun da devleti ayakta tutar. Eğer toplumsal barış ve huzur sağlanmak isteniyorsa, mutlaka adaletin tesis edilmesi gerekir. Mevzuatın yenilenmesi için büyük mücadeleler verdik. Demokratik hukuk devletini güçlendirecek, hak arama yollarını artıracak değişikliklere karşı çıktılar ama biz millet adına o reformları gerçekleştirdik. Sıkıyönetim uygulamasını da anayasal sistemden çıkardık. 12 Eylül ve 28 Şubat darbecileri milletin huzurunda yargılandı. Bu milletimizin başarısıdır" şeklinde konuştu.

Yasin Kıras

 

 

 

"Dün darbecileri savunan yargı vardı, bugün milleti savunan"

 

Bakan Tunç, Türkiye’nin yargı tarihinde yaşanan dönüşüme de dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:

 

"27 Mayıs’ta milletin seçtiklerini yargılayan, 12 Eylül’de yaşları büyütülerek idam edilen gençlere sessiz kalan, 28 Şubat’ta vesayetin önünde hazır ola geçen bir yargı vardı. Başörtülü kızlarımızı kürsülerden indiren bir sistem vardı. Ama artık milletin hakkını savunan, darbecilere karşı duran bir yargı var. Suç şebekeleriyle ve yolsuzlukla mücadele eden bir yargı istemiyorlar. Bu yüzden yargı mensuplarına saldırıyor, tehdit ediyorlar. Ama milletimiz olup biteni görüyor. Sessizce takip ediyor ve yeri geldiğinde gereken cevabı veriyor. Bizler bundan sonra da yine adaletin gecikmeksizin tecellisi için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz."



Bakan Tunç: "Suç şebekeleriyle ve yolsuzlukla mücadele eden bir yargı istemiyorlar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Küçük kızın para karşılığı zorla evlendirildiği ve kaçırıldığı iddiasında yeni gelişme Kocaeli’de 12 yaşındayken düğün dernekle 50 bin TL karşılığında evlendirilen Ş.Ç.’nin, bu evlilikten 6 ay sonra abisi ve yengesi tarafından kaçırılarak yine 50 bin TL karşılığında başka birisiyle cinsel birlikteliğe zorlandığı iddia edilmişti. Duruşmada önceki beyanlarını değiştirerek olay anında psikolojisinin bozuk olduğunu ve yalan söylediğini öne süren kız çocuğunun ifadesi sonrası mahkeme heyeti; delillerin toplanmış olmasını ve tutuklulukta geçirilen süreyi dikkate alarak sanıkların tahliyesine hükmetti. İddiaya göre, Kandıra’da ikamet eden Ş.Ç. isimli 12 yaşındaki kız çocuğu, 2023’de İstanbul Şile’de düğün yapılarak üvey babasının yeğeni A.D. ile 50 bin TL karşılığında evlendirildi. Bu evlilik yaklaşık 6 ay sürdü. 2024’de A.D.’nin askere gittiği, Ş.Ç.’nin abisi ve yengesi tarafından Şile’den kaçırıldığı, Kandıra’ya getirildiği ve burada yengesi Y.Ç.’nin 16 yaşındaki kardeşi E.T. ile zorla cinsel birlikteliğe zorlandığı ileri sürüldü. Bu olaydan da ailenin 50 bin TL para aldığı, ayrıca ailenin Ş.Ç.’nin önceki birlikteliğinden olan bebeği de kürtajla aldıkları iddia edildi. Birçok suçtan dava açıldı Ş.Ç.’nin şikayetiyle olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Ş.Ç.’nin annesi N.D., üvey babası A.D., abisi S.Ç., yengesi Y.Ç., yengesinin kardeşi E.T. ile babası M.T., annesi Z.T. ve ilk evlendirildiği kişi A.D. gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarına yardım etmek", "cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açıldı. Üvey baba A.D. adli kontrolle serbest bırakılırken, diğer tüm şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ş.Ç. ile ilk olarak evlendirilen A.D.’nin dosyası ise diğer dosyadan ayrıldı. Kız çocuğu ise devlet koruması altına alındı. "Söylediklerim yalandır" Olaya ilişkin açılan davanın duruşması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar, mağdur Ş.Ç., psikolog ve taraf avukatları katıldı. Şikayetini geri çektiğini söyleyen 14 yaşındaki mağdur Ş.Ç., "Ben henüz 5 yaşındayken babamın gözümün önünde ölmesi sebebiyle psikolojim iyi değildi. Söylediklerim yalandır. Bu ifadeleri verirken psikolojim yerinde değildi. Kimsenin baskısıyla birinin yanına gitmedim veya cinsel birlikteliğe zorlanmadım. E. ile görüşmem için kimse bana baskı kurmadı. Şu an Sakarya’da arkadaşımın yanında kalıyorum, yurtta kalmıyorum. İlk cinsel birlikteliğim ilk eşim A.D. ile gerçekleşti" dedi. Tüm sanıklar tahliye edildi Sanıkların suçlamaları reddederek beraatlerini talep ettiği duruşmada mahkeme heyeti; tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve mağdurun ifadesini değiştirmesi hususlarını dikkate alarak tutuklu sanıklar E.T., M.T., Z.T., N.D., S.Ç. ve Y.Ç.’nin yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi. İddianameden Öte yandan, iddianamede mağdur S.Ç.’nin olayların öncesinde E.T. ile nişanlandırıldığı ancak sonrasında 2023 yılının ekim ayında Şile’de A.D. ile düğün yapılarak evlendirildiği, karşılığında mağdurun anne ve üvey babasının 50 bin TL para aldıkları belirtilmişti. Bu evliliğin yaklaşık 6 sürdüğü, 2024 yılının nisan-mayıs aylarında A.D.’nin askere gittiği, mağdurun ise abisi S.Ç. ve yengesi Y.Ç. tarafından E.T. ile evlenmesi için Şile’den kaçırılarak Kandıra’ya getirildiği, bu sırada mağdurun 13, E.T.’nin ise 17 yaşında olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, E.T.’nin mağdurun yengesi Y.Ç.’nin kardeşi olduğu, anne ve babaların bu birliktelik karşısında 50 bin TL’ye anlaştıkları bilgisi de yer almıştı. N.D. ve A.D.’nin Kandıra’ya gelerek Y.Ç. ve S.Ç.’nin evinde 50 bin TL’yi M.T. ve Z.T.’den nakit olarak elden aldıkları ve mağdurun 11 Ekim 2024 tarihine kadar şüpheliler M.T., Z.T., ve E.T.’nin Kandıra ilçesindeki evinde ikamet ettiği belirtilmişti. Yenge Y.Ç.’nin görümcesi Ş.Ç.’yi kardeşi E.T. ile cinsel birlikteliğe zorladığı, E.T.’nin de zorla mağdurla yaklaşık 8 ay defalarca cinsel ilişkiye girdiği kaydedilmişti. Mağdur Ş.Ç. ile E.T.’nin 11 Ekim 2024’de asker eğlencesine katılmak için Kandıra’dan Şile’ye gittikleri, mağdurun eğlence sırasında E.T., N.D. ve A.D.’nin yanından kaçarak daha önce evli olduğu A’nın ailesinin evine gittiği ve şahıslardan şikayetçi olduğu belirtilmişti. "Beni kaçırdılar, cinsel istismara uğradım ve rızam dışında kürtaj yaptılar" Ş.Ç., Çocuk İzlem Merkezi ve hakim karşısında alınan ifadesinde ise şöyle konuşmuştu: "13 yaşındayım. Yaklaşık bir sene önce Şile ilçesinde A.D. isimli kişiyle rızamla evlendim. Kendisi 20 yaşındadır. Sevgiliydik, 1.5-2 sene önce tanıştık. A.D.’nin babası ile benim üvey babam kardeşler. A.D. ile düğünümüz oldu. 6 ay beraber yaşadık sonra kendisi askere gitti. A.D. askere gitmeden önce yengem Y.Ç. ile abim S.Ç. beni kaçırarak Kandıra ilçesine E.T.’nin yanına getirdi. Daha önceden E.T. ile sözlenmiştik ancak isteğim dışında olmuştu. Abim ve yengem sözlenmem konusunda beni zorlamıştı. E.T.’nin evinde karısı gibi kaldım, benimle zorla cinsel birliktelik yaşadı. Bu sırada eşim A.D.’den hamile olduğumu öğrendim. Y.Ç., Z.T. ve E.T. tarafından Sakarya’ya götürülerek merdiven altı bir yerde rızam dışında kürtaj yapıldı. E.T.’den 8 ay boyunca şiddet gördüm ve istismara uğradım. A.D.’den şikayetçi değilim, onunla kendi isteğimle birliktelik yaşadım. Ancak E.T. ile yengem Y.Ç.’den şikayetçiyim. Abim S.Ç’den şikayetçi değilim."