GÜNDEM - 05 Mart 2024 Salı 13:42

Beldeye adını veren Karayaka koyunu tescillendi

A
A
A
Beldeye adını veren Karayaka koyunu tescillendi

Tokat’ın Erbaa ilçesine kendine özgü bir koyun ırkını temsil eden Karayaka’da, tescil heyecanı yaşanıyor. Belde ismini alan koyun ırkı yapılan girişimler neticesinde tescillendi.


Tokat’ın Erbaa ilçesine 10 kilometre uzaklıkta bulunan Karayaka’da tescil heyecanı yaşanıyor. Adını yerel hayvan yetiştiriciliğinden alan belde karayaka ırkı kuzularıyla ön plana çıkıyor. Türkiye’nin diğer bölgelerinde bulunmayan özel bir koyun türü olan “Karayaka” benzersiz özelliklere sahip. Irkın en belirgin özelliği ise kuyruk yağının olmaması ve bu yağın vücuda yayılması. Özellikleri ile dikkatleri üzerine çeken koyun ırkı Erbaa Belediyesi başta olmak üzere birçok kuruluş tarafından tescil başvurusu yapıldı. Devlet koruması altında olan “Karayaka” ırkı onaylanarak tescillendi.



“Coğrafi işareti almak için uğraşıyoruz”


Konuyla ilgili açıklama yapan Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl; “Yakında zamanda inşallah almayı planladığımız, çalışmalarını yürüttüğümüz ‘Karayaka’ koyununun ‘Karayaka’ kuzusu etinin de inşallah coğrafi işaretini almak için uğraşıyoruz” dedi.



“Türkiye’de en güzel et karayaka ırkındadır”


Karayaka’da hayvancılıkla uğraşan 38 yaşındaki Mahmut Başara, “Karayaka kendine özgün bir ırktır. Türkiye’de eşi benzeri yoktur. Devletimiz de bu ırkı zaten koruma altına aldı. Karayaka koyununun kuyruğu ince olur. Yağı dengeli bir şekilde vücuda dağıtır. Diğer koyunlar ise yağı kuyruğunda toplar. Ette de fazla lezzet olmaz. Onun için Türkiye’de en güzel et Karayaka ırkındadır” diye konuştu.


Tescillenen Karayaka koyununun önümüzdeki günlerde Tokat’ta tanıtılması bekleniyor.



Beldeye adını veren Karayaka koyunu tescillendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Tapu Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi komisyonda "Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu, AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Karaismailoğlu, "Hepimizin bildiği üzere ülkemiz bir deprem ülkesidir. Mevcut yapı stokumuzun taşıdığı riskler, yapı güvenliği alanında yeni ve bütüncül düzenlemeleri zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede hazırlanan kanun teklifinde yapı güvenliğinin artırılması, kaçak ve denetimsiz yapılaşmanın önlenmesi, yangın güvenliğine ilişkin denetim ve yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik hükümler yer almaktadır" şeklinde konuştu. "Yangın güvenliğinin sağlanması için düzenlemeler yapılmaktadır" Karaismailoğlu’nun konuşmasının ardından kanun teklifinin ilk imza sahibi AK Parti Hatay Milletvekili Adem Yeşildal söz aldı. Yıkılma tehlikesi bulunan riskli yapıların belirlenerek, fen ve sanat standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerinin oluşturulmasına yönelik iyileştirme, tasfiye ve yenileme çalışmalarının ivedi şekilde yapılması önem arz ettiğini ifade eden Yeşildal, "Tüm bu hususlar dikkate alınarak, mevcut yapı stokunun güçlendirilmesi için bazı hukuki düzenlemeler yapılırken, diğer taraftan kaçak yapılaşmanın önüne geçilebilmesi için bazı yaptırımlar öngörülmektedir. Ayrıca, yapılarda yangın güvenliğinin sağlanması için kontrol, denetim ve yaptırım mekanizmalarının geliştirilmesinin de sağlıklı yapılaşmanın önemli bir parçasını oluşturduğu göz önüne alınarak düzenlemeler yapılmaktadır. Bu çerçevede Tapu Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, değerleme kuruluşlarınca düzenlenen değerleme raporlarında yer alan, taşınmaza ilişkin verinin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu hale getirilmekte ve verinin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esasların Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirleneceği düzenlenmektedir" ifadelerini kullandı. "Aidat artışlarıyla ilgili düzenleme getiriyoruz" Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından inşa edilen sosyal konut projelerinde damga vergisi istisnası olacağını aktaran Yeşildal, "Kat Mülkiyeti Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle, keyfiliği önlemek adına özellikle toplu yaşamların olduğu sitelerde aidat artışlarıyla ilgili bir düzenleme getiriyoruz. Malik sayısının fazla olduğu toplu yapılarda yönetim planlarının değiştirilmesinde karşılaşılan güçlükler sebebiyle, 5’te 4 olan karar nisabının 3’te 2 olarak değiştirilmesini teklif ediyoruz" dedi. "Hem kurumun işi ama daha çok vatandaşımızın işi kolaylaşacak" Toplu Konut Kanunu’nda da düzenleme yapılacağını söyleyen Yeşildal, "TOKİ tarafından yapılan sözleşmelerde elektronik ortamda kimlik doğrulanması yapılabilmesi, TOKİ’nin doğrudan mirasçılık belgesi talep edebilmesi, TOKİ’nin her türlü dava ve icra işlemlerinde bazı vergi ve harçlardan muaf tutulması ve sosyal konut alanı içerisinde bulunan yerlerde sürecin daha verimli ve hızlı şekilde yürütülmesi amacıyla devir veya acele kamulaştırma yapılabilmesi düzenlenmektedir. Burada da muradımız şudur; bildiğiniz gibi TOKİ elektronik ortamda sorumluluğu da üstlenerek bu işlemleri yaptığı zaman aslında hem kurumun işi kolaylaşacak ama daha çok vatandaşımızın işi kolaylaşacak. E-devlet üzerinden çeşitli iletişim araçlarıyla bu işlemlerin yapılabilmesinin önünü açmış oluyoruz. Bir diğer husus mirasçılık belgesi çıkarma yetkisini TOKİ’miz alabiliyordu ama bunun için mahkemelere müracaat etmesi gerekiyordu. Oluşan durumlara göre, hak sahibinin vefatı durumunda, mirasçıların konuyu takip etmemesi durumunda devletin işi durmamalı. Dolayısıyla, Toplu Konut İdaresi burada mahkemeye müracaat etmeksizin işleri daha hızlı ve sağlıklı yönetebilmesi için işlemleri yürütecek" diye konuştu.
Sivas Yüksek ses, işitme kaybına yol açıyor Sivas Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Barış Şapcı, gürültüye bağlı işitme kayıplarının günümüzde çocuklar ve gençler arasında hızla arttığına dikkat çekerek, özellikle kulaklık kullanımına karşı önemli uyarılarda bulundu. Gürültüye bağlı işitme kayıplarının geçmişte daha çok sanayi ve endüstri çalışanlarında görüldüğünü belirten Op. Dr. Şapcı, "Eskiden gürültüye bağlı işitme kayıplarını daha çok çalışan popülasyonda görürdük. Günümüzde ise kişisel müzik çalarlar, kulaklıklar ve yüksek sesli oyunlar nedeniyle bu sorun çok daha erken yaşlarda karşımıza çıkıyor" dedi. "Kalıcı işitme kayıpları ortaya çıkabiliyor" Yüksek sesin işitme sinirlerinde kalıcı hasara yol açabildiğini vurgulayan Şapcı, "85 desibelin üzerindeki seslere 15 dakikadan uzun süre maruz kalındığında, önce çınlama ve geçici işitme kaybı, zamanla ise fark edilmesi güç, kalıcı işitme kayıpları ortaya çıkabiliyor" ifadelerini kullandı. Gürültüye bağlı işitme kayıplarının en sık 4000 hertz frekansında tespit edildiğini aktaran Şapcı, "Başlangıçta kişi bu kaybı fark etmeyebiliyor ancak ilerleyen süreçte konuşma frekansları da etkilenebiliyor" diye konuştu. Gürültüye bağlı işitme kayıplarının tedavisinin bulunmadığını dile getiren Şapcı, "En etkili yöntem korunmak. Kulaklıkla müzik dinleyenlerin sesi düşürmesi, uzun süreli kullanımdan kaçınması ve mutlaka ara vermesi gerekiyor" dedi. "Kulak içine kesinlikle kulak çöpü sokulmamalı" Kulak çöpü kullanımının da kulak sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Şapcı, "Kulak kiri şikayetiyle çok sayıda hastamız başvuruyor. Kulak çöpü kullanımı bir alışkanlık haline gelmiş durumda ancak kulağa ciddi zarar veriyor. Kulak içine kesinlikle kulak çöpü sokulmamalı" ifadelerini kullandı. Ailelere çağrıda bulunan Şapcı, "İşitme kaybı sinsi ilerler ve çoğu zaman geç fark edilir. Bu nedenle ailelerin çocuklarının kulaklık kullanımını yakından takip etmesi büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.