ÇEVRE - 23 Temmuz 2024 Salı 13:02

Bilinçsiz sulama, flamingoların durağı Kamış Gölü’nün kurumasına neden oldu

A
A
A
Bilinçsiz sulama, flamingoların durağı Kamış Gölü’nün kurumasına neden oldu

Bir zamanlar onlarca çeşit kuş türüne ev sahipliği yapan Kamış gölü kuraklık ve bilinçsiz sulama nedeniyle tamamen kurudu. Flamingolar başta olmak üzere bir çok kuş türüne ev sahipliği yapan gölde şimdi köylüler traktörle geziyor.


Tokat’ın Sulusaray ilçesine yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta bulunan Uylubağı köyü eteklerindeki Kamış gölü, bir zamanlar onlarca çeşit kuş türüne ev sahipliği yaparken, kuraklık ve bilinçsiz sulama nedeniyle tamamen kurudu. Kuşların göç yolundaki önemli duraklarından biri olan göletin kuruması hem vatandaşları hem de kuşları olumsuz etkiledi. Kuruyan gölet nedeniyle köyde sivrisinek popülasyonunda da artış görüldü. Bir zamanlar kuşların dans ettiği gölette şimdi köylüler traktörle geziyor.


“Eskiden burası hiç kurumazdı”


Son 20 yılda göldeki suyun yavaş yavaş kuruduğunu söyleyen Uylubağı Köyü Muhtarı Mustafa Bozkurt, “Bu köy çocukluğumuzda kendimizin girdiği, hayvanları otlattığımız yer olduğundan burada hiç su eksik olmazdı. Kendimiz de sıcakladıkça suyun içerisinde girerdik. Ama son 20 yıldır su kuruduğu için kuşlar gidiyor. Burada çok çeşitli kuşlar oluyordu. Ördek, toy, angut, turna, karabatak ve baharın ilk başlarında sürüyle flamingo geliyordu. Hepsinin ayrı ayrı ses tonları olurdu. Haziran 18 deyince su kalmıyor. Yavruların da kimisi yumurtadan çıkmamış oluyor kimisi de uçmamış oluyor. Her biri bir yerde telef oluyor. Su gidince kuşlar geri gidiyor. Bu içler acısı bir durumdur. Köyden kuşların seslerini dinliyoruz. Her biri bir otun dibinde ölüyor. Eskiden su hiç kurumazdı. Genelde arazilerden gelen sularla besleniyor. Tabandan çıkan herhangi bir su yoktur. Çevreden gelen sular da baraj, gölet ve vatandaşın vurduğu sondajdan dolayı burası kurudu. Su boşa akıyor yine de komşu köylerimiz buraya vermiyorlar. Aşağıda iki tane büyük çeşme var. Eski tabirle bir değirmenlik su var. Boşa akıtıyorlar yine de bize vermiyorlar. Bu suyu kışın 11’inci ayda verseler 5’inci aya kadar hiçbir sorun olmaz. Boş akıyor yine de vermiyorlar” dedi.


“Su kuruduğu için köylü de kuşlar da barınmıyor”


Suyunun da uyuz hastalığına iyi geldiğini iddia eden Köy sakinlerinden Halil Bozkurt ise “Şu an da uyuz gölündeyiz. Burası daha önceleri su dolu olurdu. Kuş çeşitleri çok olurdu. Yaban kazları ördekler, flamingolar, toylar hatta ismini bilmediğimiz kuş çeşitleri çok oluyordu. O zamanlar bu göl hiç kurumazdı. Şu anda köyümüz kuruyor. Ne bir kuş ne de insan kalıyor. Ayrıca kuruduğu için köylü vatandaşımız da sivrisinekten duramıyor. Buraya su bağlanarak hem kuş hem de çiftçi için arazi sulamasında kullanılması gerekiyor. Geçmiş zamanlarda buraya uyuz hastalığı olan insanlar gelerek batağı ve suyundan şifa görürlerdi. Şu an da gelen de yok. Köylü de barınamıyor, kuşlar da barınamıyor. Tamamen bataklık oldu. Hiçbir bakan da yok” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kurşunlardan 2 kez kaçtı, üçüncü defa yaralanmaktan kurtulamadı Antalya’da aralarında husumet bulunan şahısların silahlı saldırısına uğrayan bir kişi yaralandı. Olay anı güvenlik kamerasına yansırken, yaralının daha öncede iki kez uğradığı silahlı saldırıdan şans eseri yara almadan kurtulduğu öğrenildi. Olay, saat 16.00 sıralarında Kepez ilçesi Teomanpaşa Mahallesi Yeşilırmak Caddesi üzerinde bulunan Mısır Çarşısı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mısır Çarşısı’nde esnaflık yapan Süleyman K. arıcını park ederek işyerine doğru yürüdüğü sırada yanına yaklaşan ve tanımadığı 18-19 yaşlarında bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Şüpheli şahıs olayın ardından hızla yaya olarak olay yerinden uzaklaşırken, her iki bacağına toplam 4 kurşun isabet eden Süleyman K. acı içinde yere yığıldı. Bacağından yaralandı Silah sesini duan çevredeki vatandaşlar Süleyman K.’nın koşarken, durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Süleyman K. çevredeki vatandaşlar tarafından kendi imkanları ile hastaneye kaldırılırken Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro amirliği ekipleri olay sonrası kaçan ve isminin Mustafa M. olduğu öğrenilen şahsın yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Süleyman K.’nın daha önce de iki kez silahlı saldırı girişiminden yara almadan kurtulduğu öğrenildi. Olay anı güvenlik kamerasında Öte yandan daha öncede işyerine ve kendisine yönelik tabancayla ateş açılan Süleyman K.’nin uğradığı silahlı saldırı bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde Süleyman K.’nın aracından indikten sonra orda işyerine doğru yürüdüğü sırada arkasından yaklaşan bir kişinin belinden silahı çıkartarak ateş ettiği ve olayı gerçekleştirdikten sonra koşarak uzaklaştığı görüldü. Olayın ardından Olay Yeri İnceleme ekipleri boş kovanlar üzerinde inceleme yaparak muhafaza altına aldı.
Muğla Geleceğin hekimleri ‘Beyaz önlük’ giydi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimlerine başlayan 1. sınıf öğrencileri için ‘Beyaz Önlük Giyme Töreni’ düzenlendi. Törende akademik unvanları yükselen öğretim üyeleri yeni cübbelerini giyerken, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlerin ödülleri verildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri salonunda gerçekleştirilen tören, akademisyenler, öğrenciler ve ailelerin yoğun katılımıyla yapıldı. Törenin açılışında Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından verilen mini konserin ardından Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Cüneyt Karakuş konuşma yaptı. ‘Beyaz önlük giyme’ töreninde konuşan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, "Tıp, hem teorik donanım, hem de pratik beceri gerektiren bir alan olmanın ötesinde, insana dokunan, insan hayatını merkeze alan sabır, merhamet ve sorumluluk duygusunu birlikte taşıyan çok özel bir meslektir. Bir hekimin attığı her adım, verdiği her karar, bir insanın hayatına doğrudan etkiler. Çünkü hayatımızın her safhasında tıbbın farklı branşlarını temsil eden hekimlerle hepimiz bir şekilde karşılaşıyoruz. Bugün giyeceğiniz beyaz önlük yalnızca bir kıyafet değildir. O önlük bilginin, sorumluluğun, cesaretin, güvenin ve insan hayatına duyulan saygının sembolüdür. Bu önlüğü taşımanın onurunu yaşarken, aynı zamanda onun gerektirdiği sorumluluğun da farkında olacağınıza inanıyorum. Sizlerden beklentimiz bilimin ışığında ilerleyin, mesleki etik değerlerinden taviz vermeyin, insan hayatını her şeyin üzerinde tutan hekimler olmanızdır. Hastalarınızla kuracağınız güçlü iletişim, zarafet ve nezaketiniz, mesleki bilgi ve beceriniz ile bir araya geldiği zaman muhataplarınızın nezdinde nasıl bir kahramana dönüştüğünüzü hayatınız boyunca sıkça göreceksiniz. Bu vesileyle büyük bir özveriyle çalışan tüm hekimlerimizin ve sağlıkçılarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı bir kez daha kutluyorum. Hepinize önünüzdeki yaşamınızda üstün başarılar diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından MSKÜ Tıp Fakültesi 1. Sınıf öğrencilerine beyaz önlükleri Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar ve törene katılan protokol üyeleri tarafından giydirildi.