SPOR - 31 Temmuz 2023 Pazartesi 11:55

Giydiği forma dört takımın taraftarını da mutlu ediyor

A
A
A
Giydiği forma dört takımın taraftarını da mutlu ediyor

Tokat’ta antika eşyalarıyla dikkat çeken berber dükkânının sahibi, futbolda dostluğa duyduğu özlemi giydiği formayla gösterdi.


Tokat’ta berberlik yapan Murat Erler, dükkanın dekorasyonu kadar giysileriyle de dikkat çekiyor. İçerisinde bir çok antika eşya bulunan dükkan ilk kez görenleri geçmişte yolculuğa çıkarıyor. Erler, dükkanını böyle tasarlama fikrinin İstanbul’da bir antika dükkanından esinlendiğini belirtirken, ilk defa görenlerin şaşkınlığını gizleyemediğini söylüyor. Dükkanını ev gibi tasarladığını belirten Erler, futbol da dostluğa olan özleminden dolayı 4 büyüklerin arma ve renklerinin olduğu formayı giyiyor. Giydiği formayla toplumsal mesaj vermeyi hedefleyen Erler, bütün futbol severleri futbolda dostluğa davet ettiğini belirtiyor.



"Holiganizm ve fanatikliğin aşırı olmasından rahatsız oluyorum"


Futbolda eskiden olduğu gibi dostluğun olması gerektiğini belirten ve 39 yıldır berber olan Murat Erler, "İstanbul’da antikacı dükkanı olan komşumuz vardı. O dükkan da çok vakit geçiriyorduk, orada eski eşyalara ilgi duymaya başladım. Orada vakit geçirirken kafamda bir dükkan kurgulamıştım, bu da Tokat’ta bir dükkana nasip oldu. Burası ev gibi eski eşyalardan dolayı, bu eski eşyalara olan merak da hobi oldu, bende hobi ve işi birleştirmek istedim. Tokat’a gelirken de dükkanın farklı ve dikkat çekici olmasını istedim. Antikacı dükkanında sergilenen eşyalar müzayede edilen, yüksek fiyatlara sahip eşyalardı. Bende burada sağda solda atıl olanları, atılmak üzere olanları topladım. Daha düşük bir maliyetle antikacı da olan ortamı oluşturmaya çalıştım. Maddi olarak çok değerli bir eşya yok ama sallanan koltuk, eski ayna ve vitrin gibi nostaljik şeyler var. Bu formayı toplumsal bir mesaj vermek için giyiyorum. Kadıköylüyüm ve Fenerbahçeliyim. Orada yaşarken holiganizm ve fanatikliğin aşırı olmasından rahatsız oluyordum. Bununla ilgili topluma mesaj vermek istiyordum, herkes bütün olursa böylesi şeyler yaşanmazdı. Bu fikir bende bu tepkilerden dolayı doğdu. Şuanda misafir seyirci olmadan derbiler oynanıyor, bunu futbola yakıştıramıyoruz. Misafir seyircisiz oynanan derbilerde ev sahibi taraftarın bunu karşı çıkması gerekiyor, bence bu böyle olmalıdır. Ben orada taraftar olsam üzülürdüm, misafirler benim yüzümden buraya gelemedi diyerek. Bütün bu yaşananlardan sonra eskiye de özeniyorsun" şeklinde konuştu.


Giydiği forma dört takımın taraftarını da mutlu ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.