GÜNDEM - 08 Ağustos 2023 Salı 11:09

Kocasından öğrendiği unutulmaya yüz tutmuş meslekle 6 ülkeye ihracat yapıyor

A
A
A
Kocasından öğrendiği unutulmaya yüz tutmuş meslekle 6 ülkeye ihracat yapıyor

Tokat’ta yaşayan Ayşe Darende kocasından öğrendiği unutulmaya yüz tutmuş urgancılık mesleğini geliştirdi. Darende şimdi 6 ülkeye ihracat yapıyor.


Tarihi Taşhan çarşısında unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında olan urgancılığı eşinden öğrenen 2 çocuk annesi 49 yaşındaki Ayşe Darende, mesleğini geliştirip yaşatmaya çalışıyor. 1997 yılında başladığı mesleğini aynı iş yerinde yaklaşık 15 yıldır sürdürüyor. El işi hayvan yularları ve köpek tasması gibi ürünler üreten Darende, İran, Irak, Ermenistan, Azerbaycan, Bulgaristan ve Gürcistan olmak üzere 6 ülkeye ihraç yapıyor. ’Urgancı Ayşe’ olarak tanınan Ayşe Darende, azmiyle herkese örnek oluyor.



"Beni çırak gibi yetiştirdi"


Mesleğe eşinin yanında çırak olarak başladığını belirten Ayşe Darende, "Bu meslek eşimin dede mesleği bu işe eşimle evlendikten sonra başladım. Eşim yapıyordu bu işi ben de ondan gördüğümde öğrenmek istedim. İlk başta yapamazsın dedi, sonra benim ısrarımı görünce beni çırak gibi yetiştirdi. Yapılması gereken her şeyi bana öğretti. Ben de işi öğrendikten sonra kendime bir şeyler katabilmek için Türkiye’deki urgancıları ve yularcıları gezdim. Tokat kadar bu işi detaylı yapan olduğunu görmedim, 15 yıldır da bu dükkanda aktif olarak çalışıyorum, aynı zamanda köyde atölyem var orada çalışıyorum. Bana göre bu işin hiçbir zorluğu yok, sadece çıraklıktan itibaren yetiştirilmek gerekiyor, ürün çeşitliliği fazla olan ve el sanatı olan bir meslek. Türkiye’de birçok el sanatında olduğu gibi bu meslekte unutulmaya başlandı. Bende bu açığı kapatmak için bir yol aradım. Kendi oğlum okumak istemediği için onu açık öğretime yazdırdım ve çıraklıktan onu yetiştirmeye başladım. Bu işin zorluğu kadın olduğundan dolayı piyasaya girerken zorluk çekiyor olmak. Meslek, hayvancılık üzerine olduğu için kadınların daha az bilgili olduğunu düşünüyorlar. Ancak şu anda yular denildiğinde insanlar Ayşe ablada vardır diyerek gelebiliyor. Müşterilerde ilk başlarda bir güvensizlik oluyordu, sonrasında bunu aşmaya başladılar. Aldıkları ürünlerden memnun oldukça daha çok gelmeye başladılar. Bazı müşterilere standart ölçülerin dışında iş yaptığımdan daha çok sevilmeye başlandım. Şu anda Türkiye ve yurt dışında ürünlerimi pazarlayabiliyorum. Birçok kişi ilk başlarda bu işten ne anlarsın kadınların yapabileceği bir işe bak dediler. Ben de öyle söyleyen herkese yapabildiğim kadar yapacağım dedim. Türkiye genelinde birçok noktaya ürün gönderiyorum. Yurt dışına da bir müşterimiz sayesinde gönderiyorum. Ürünleri İran, Irak, Ermenistan, Azerbaycan, Suriye ve Bulgaristan’a gönderiyorum" dedi.



Kocasından öğrendiği unutulmaya yüz tutmuş meslekle 6 ülkeye ihracat yapıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da nevruz coşkusu: Ateş yakıldı, demir dövüldü Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Gölköy Yerleşkesi’nde Nevruz Bayramı, yüzlerce öğrencinin katılımıyla coşkulu etkinliklerle kutlandı. Program kapsamında Türk Dünyası’ndan çeşitli ülkelerden gelen üniversite öğrencileri sahne alarak yöresel oyunlarını sergiledi. Kurulan stantlarda ise farklı Türk ülkelerine ait geleneksel yiyecekler ve kıyafetler tanıtıldı. Salon programının ardından Nevruz’un simgeleri arasında yer alan etkinliklere geçildi. Yumurta tokuşturma oyunu oynandı ve örste demir dövüldü. Öğrenciler, yakılan büyük ateşin üzerinden atlayarak Nevruz coşkusunu yaşadı. Programda konuşan BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, Nevruz’un birlik ve beraberliğin simgesi olduğuna dikkat çekti. Yiğit, "Bugün burada doğanın yeniden uyanışını; umudun, kardeşliğin ve yenilenmenin simgesi olan Nevruz Bayramı’nı kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Nevruz, farklı coğrafyalarda birlikteliğin sembolü olarak yaşatılmış köklü bir gelenektir. Doğanın canlandığı, toprağın yeniden hayat bulduğu bu özel gün, bize yeni başlangıçların önemini hatırlatır. Nevruz, direncin ve sürekliliğin simgesidir. Yeniden ayağa kalkabilmenin ifadesidir. Birlikte hareket edildiğinde nelerin başarılabileceğinin göstergesidir. Nevruz’un ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa, özellikle mazlum coğrafyalara sağlık, huzur ve barış getirmesini temenni ediyorum. Nevruz Bayramı’nız kutlu olsun. Zalimlerin sofrasına meze olmamak için bu birlik ve beraberliği devam ettirmek zorundayız" dedi. Nevruz programı, Özbekistanlı öğrencilerin hazırladığı Özbek pilavının katılımcılara dağıtılmasıyla son buldu.