GÜNDEM - 09 Temmuz 2024 Salı 13:18

Lavanta bahçesi aşkı, İstanbul’u terk ettirdi

A
A
A
Lavanta bahçesi aşkı, İstanbul’u terk ettirdi

İstanbul’da yaşayan Navruz ve Sezai Çakmak çifti, bir ziyarette gördüğü lavanta bahçesinden etkilenerek büyük bir değişim kararı alarak memleketi Tokat’a döndüler.



İstanbul’da 30 yıl geçiren 42 yaşındaki Navruz Çakmak, Burdur gezisinde gördüğü lavanta bahçesinden etkilenerek büyük bir değişim kararı aldı. Eşi Sezai Çakmak ile birlikte 3 yıl önce memleketi Tokat’a dönen Navruz Çakmak, burada bir lavanta bahçesi kurmaya karar verdi. Tokat’a 35 kilometre uzaklıktaki Yağmurlu köyündeki 2 dönümlük araziye lavanta dikene Çakmak ailesi, bugün 11 dönümlük geniş bir alanda lavanta yetiştiriciliği yapıyor. Yağ oranı yüksek iki farklı cins lavanta yetiştiren Çakmak ailesi, ürettikleri lavantaları kolonya ve boya sektöründe kullanmak üzere değerlendirmek için girişimlere başladı. Lavanta bahçesinin ününü duyan birçok vatandaş, bu doğal güzellik içinde huzur bulmak ve doğayla baş başa zaman geçirmek için köye akın ediyor.



“Bu güzellik için İstanbul’u terk ettik”


İstanbul’u terk edip Tokat’a yerleşmelerinin ardındaki hikayeyi İhlas Haber Ajansına anlatan 42 yaşındaki Navruz Çakmak, “Ben 9 yaşımdayken İstanbul’a gittim. 42 yaşındayım ve memleketime geri döndüm. İstanbul’da yaşarken Burdur gezisine gitmiştik. Hoşumuza gitti ve eşimle yapalım dedik. Yaptık. Güzel de oldu. İnsanlar çok beğendiler. Doğası ve manzarası çok güzel. 2 dönümle başladık şu an da 11 dönümde faaliyet gösteriyoruz. Bu güzellik için İstanbul’u terk ettik. 2 yıldır da net olarak buradayız” dedi.



“Deli dolu bir fikirle geldik”


Eşi Sezai Çakmak ise lavanta bahçesi kurma fikrinin bir gezide ortaya çıktığını belirterek, “Burdur gezisinde lavanta ekilmiş bir tarlayı gördü. Deli dolu bir fikirdi ama biz de burada lavanta ekerek başladık. 3 senedir de uğraşıyoruz. İki cins lavanta var. Bu lavantaların hem yağını hem de boya olarak satacağız” diye konuştu.



Lavanta bahçesine gelen ziyaretçiler ise doğayla iç içe zaman geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek Çakmak çiftinin şehir hayatından doğaya kaçışın ve girişimciliğin güzel örneği olduğunu ifade etti.



Lavanta bahçesi aşkı, İstanbul’u terk ettirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."