KÜLTÜR SANAT - 01 Ağustos 2023 Salı 11:19

Tescilli yazma desenlerini bin yıllık sanata aktardı

A
A
A
Tescilli yazma desenlerini bin yıllık sanata aktardı

Tokat’ta çini sanatıyla uğraşan Ömür Özfalay tescilli Tokat yazma desenlerini ’Tokat çini’ sanatına aktardı.


Tokat’ta 10 yıldır profesyonel olarak çini sanatıyla uğraşan Ömür Özfalay, 20. Yüzyılın başından itibaren unutulmaya yüz tutmuş olan çini sanatına sahip çıktı. Hobi olarak başladığı çini sanatından para kazanmaya başlayan Özfalay, yaptığı projelerle çini sanatından söz ettirdi. Tokat’ta 6 asırlık geçmişe sahip olan tescilli yazma desenlerini çini sanatına aktarmayı başaran Özfalay, günümüzde yazma eserlerde kullanılan desenlerin aslında çini sanatına ait olduğunu söyledi. Desenleri asıl ait olduğu yere getirdiğini belirten Özfalay, karşı çıkanların çok olduğunu ancak pes etmediğini belirtti.



"Tokat çinisi motiflerinin diğer çini motiflerinden farkı özgün olmasıdır"


10 yıldır profesyonel olarak çini sanatıyla uğraştığını belirten Ömür Özfalay, "Tarih profesörlerimizden öğrendiğim üzere 14. Yüzyılda Tokat ilimiz seramik üretiminde etkin yere sahipmiş. Üretim kapasitesi bakımından ikinci en büyük üretime sahip il Tokat ilimizmiş. Bu bilgiler ve bu kadar muhteşem el sanatlarına, değerlere sahip ilimizde yazma desenli çini sanatını tekrardan kazandırmak için çabalıyorum. Bununla ilgili birçok projemiz var, ben çini sanatçısıyım, bu kadar muhteşem bir projeye sahip çıkmak mutluluk veriyor. Çini işlemelerine baktıkları zaman bu Kütahya çinisi, bu İznik çinisi, bu Çanakkale çinisi söylene biliyorken artık insanlar bu proje sayesinde baktığında bu Tokat çinisi diye bilecekler. Yazma desenlerini tekrar ait olduğu yere çinilere aktarma fikrini ortaya koyduğum da ney yapacaksın, geleneksel çini desenlerimiz var diyerek karşı çıkanlar çok oldu. Bu sesleri duymadım, bu tür söylemler ve düşünceler çok oldu. Ben bu projenin olacağına inandığım için hiçbir zaman vazgeçmedim. Kıymetli büyüklerim de bana destek oldular. Ülkemizde oluşan kötü durumlardan dolayı bazı gecikmeler oldu ama her şey zamanında olur. Bizim Tokat çinisi motiflerimizin diğer çini motiflerinden farkı özgün olmasıdır. Belirli kurallara ve prosedürlere uyulmaması Tokat çini desenlerini ayrı bir yere koyar. Bu tokat çinisi üzerinde gördüğünüz desenler, doğada bulunan çiçekler, yapraklar gibi şeylerdir. Ressamlarımız bunları çizmiş ve bizde bunlara sahip çıkmışız tescil almasını sağlamışız. Bizim ilimizin renklerini, çiçeklerini ve doğasını yansıtır" şeklinde konuştu.


Tescilli yazma desenlerini bin yıllık sanata aktardı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.