SAĞLIK - 30 Temmuz 2023 Pazar 11:37

Uzmanı uyardı, sosyal medyadan alınan ürünler kanser tanısı koyulmasını geciktiriyor

A
A
A
Uzmanı uyardı, sosyal medyadan alınan ürünler kanser tanısı koyulmasını geciktiriyor

Tokat Devlet Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammet Hanefi Dirican, sosyal medya üzerinden kampanyalar yürütülerek satılan ’ben silme’ ürünlerinin kanser tanısının koyulmasında gecikmelere neden olduğunu belirtti.


Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammet Hanefi Dirican, sosyal medya üzerinden ’5 dakikada benlerinizden kurtulun’ gibi kampanyalarla satışı yapılan ürünlerin ciltte kalıcı yaralar bıraktığı gibi kanser tanısının koyulmasında gecikmelere neden olduğunu belirterek, "Bu maddelerin, bu ürünlerin deriyle bir defalık temasında bile geri dönüşü olmayan lekeler, kalıcı izler ya da antibiyotik tedavisi gerektiren farklı enfektif durumlar ortaya çıkabilmektedir. Belki bunlardan en kötüsü, en korktuğumuz mevcut olan ve daha tanı almamış bir kanser dokusuna bu ürünler uygulandığında kanserin ortaya çıkmasını belli bir miktar geciktirmektedir. Bu tanının alma süresi uzamaktadır. Böyle durumlarda kanserli doku farklı iç organ metastazlarına neden olabilmektedir" dedi.



“Kanserin ortaya çıkmasını belli bir miktar geciktirmektedir”


İlerleyen yaşlarda herkeste farklı renklerde kahverengi, siyah ya da kırmızı ve farklı büyüklüklerde çok sayıda lezyonun ortaya çıktığını belirten Dr. Dirican, "Öncelikle doğuştan itibaren ya da ilerleyen yaşlarda herkeste farklı renklerde kahverengi, siyah ya da kırmızı ve farklı büyüklüklerde çok sayıda lezyon ortaya çıkmaktadır. Bu lezyonlar özellikle yüz yerleşimli olduğunda zaman zaman kozmetik olarak rahatsız edici bir görünüm oluşturabilmektedir. İnsanlar bu lezyonların giderilmesi adına farklı arayışlar içine girebilmektedir. Bundan faydalanan bazı kişiler ve şirketler internet üzerinden çeşitli reklam kampanyaları ile halk sağlığını etkileyecek işlemler yapabilmektedir. Özellikle benlerinizden kısa sürede kurtulun 5 dakikada benlerden kurtulun gibi yöntemlerle benlerin bu şekilde alınabileceğine dair kampanyalar yürütmektedirler. Yürütülen çeşitli kampanyalarla ’benlerinizden 5 dakikada kurtulun, kolayca kurtulun’ gibi yöntemler pazarlanarak çeşitli ürünler satılmaktadır. Bu ürünlerin organik, doğal içerikli olduğu iddia edilmektedir. Biz biliyoruz ki bu şekilde satılan ürünler genellikle çok yüksek konsantrasyonda salisilik asit ya da farklı tehlikeli maddeler içermektedir. Bu maddelerin, bu ürünlerin deriyle bir defalık temasında bile geri dönüşü olmayan lekeler, kalıcı izler ya da antibiyotik tedavisi gerektiren farklı enfektif durumlar ortaya çıkabilmektedir. Belki bunlardan en kötüsü, en korktuğumuz mevcut


olan ve daha tanı almamış bir kanser dokusuna bu ürünler uygulandığında kanserin ortaya çıkmasını belli bir miktar geciktirmektedir. Bu tanının alma süresi uzamaktadır. Böyle durumlarda kanserli doku farklı iç organ metastazlarına neden olabilmektedir. Aynı şekilde bu internette satılan ürünler gibi güzellik merkezlerinde doktor kontrolü olmadan yapılan lazer kötü sonuçlara yol açabilmektedir. Tıp literatüründe bununla ilgili yayınlanmış vakalar bulunmaktadır. Güzellik merkezlerinde yapılan ben silme işlemlerinden sonra kanser dokusu atlanıp, uzak organ metastazlarına yol açan hastalar bulunmaktadır. Bundan nasıl korunabiliriz; öncelikle vücudumuzda olan bütün lezyonlar dermatoloji hekimi tarafından incelenmelidir. Bu şekilde uygun tedavi yöntemi, tedavi gerekliliği hastayla görüşülmelidir. Bizim ben diye bildiğimiz melanositik nevüsler için en uygun alınma şekli cerrahi olarak lezyonun tam bir şekilde çıkarılmasıdır. Cerrahi eksizyon yöntemi bizlere patolojik olarak tanı alma imkanı da sağladığı için lezyonun patolojik özellikleri de tam olarak ortaya konulabilmektedir. Bununla birlikte mevüs harici yaşlılık benleri, seboreik keratos ya da akrokordon dediğimiz lezyonlarda yine dermatoloji uzmanı kontrolünde kriyoterapi ya da koterizasyon gibi eksizyon dikiş gerektirmeyen farklı yöntemlerle alınabilir. Yalnız altını tekrar çizmek istiyorum böyle işlemler kesinlikle hastanede ya da ilgili doktorun bulunduğu kliniklerde yapılmalı ve doktor kontrolünde yapılmalıdır. Bu tip insan sağlığını etkileyebilecek yöntemlerden kesinlikle herkesin uzak kalmasını öneriyoruz" şeklinde konuştu.


Uzmanı uyardı, sosyal medyadan alınan ürünler kanser tanısı koyulmasını geciktiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.