GENEL - 25 Mayıs 2023 Perşembe 08:51

20 yıl önceki uçak kazası sonrası yaşadıklarını bir türlü unutamıyor

A
A
A
20 yıl önceki uçak kazası sonrası yaşadıklarını bir türlü unutamıyor

Trabzon’un Maçka ilçesinde 75 kişinin öldüğü uçak kazasının üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen kaza sonrası olay yerine ilk giden kişi olan cami imamı Sait Topçu o günü dün gibi hatırlıyor.

Trabzon’un Maçka ilçesinde 75 kişinin öldüğü uçak kazasının üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen kaza sonrası olay yerine ilk giden kişi olan cami imamı Sait Topçu o günü dün gibi hatırlıyor. Topçu, uçak kazası sonrası yaşadıklarını bir türlü unutamıyor.


26 Mayıs 2003 tarihinde Afganistan’da görev yapan İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan Ukrayna’nın UmAir Havayolları’na ait YAK-42 tipi uçak, yakıt ikmali için Trabzon Havalimanı’na inmek isterken, aşırı sis nedeniyle Maçka ilçesi Atasu Beldesi’ndeki Pilav Dağı’na çarpmış, kazada 62’si İspanyol asker, 13’ü Ukraynalı mürettebat olmak üzere 75 kişi hayatını kaybetmişti. Kazanın üzerinden tam 20 yıl geçerken uçağın düştüğü bölgeye yakın bir yerdeki mahallede bulunan camide imamlık yapan Sait Topçu, olayın hemen ardından uçağa ulaşan ilk kişi olurken, uçağın düştüğü yerde bulduğu bir askere ait eşyaları İspanya’daki ailesine göndermiş ve kendisine İspanya Liyakat Nişanı ünvanı verilmişti.


Maçka Atasu Yunus Emre Merkez Camii imamı Sait Topçu, 20 yıl önce yaşanan feci kazayı bir gün bile olsa unutamadığını ve o günü dün gibi hatırladığını söyledi. ”O gün çok dramatik bir gündü" diyen Topçu "26 Mayıs 2003 tarihinde İspanyol barış askerlerini taşıyan Ukrayna’ya ait YAK- 42 tipi uçak aşırı sisten dolayı maalesef buraya çakıldı. Burada 75 kişi hayatını kaybetti, bunlardan 62’si İspanyol barış gücü askerleri 13 kişi de uçak mürettebatıydı. Sabah namazı okunduktan 1-2 dakika sonra bir patlama sesi oldu. Patlama sesinin olduğu yere doğru harekete geçtim arabamla buraya geldim. Ulaştığımda uçak düşmüş ve insanların bir kısmı yanıyordu. Yanan hostes vardı onu söndürdüm. Tamamen yanmıştı, hostes olduğunu ayak parmakları ojeli olduğu için anladım o derece yanmıştı. Az ileri tarafta koltuğunda oturur vaziyette pilot vardı. Sağ ayağı kopmuş tahminim kan kaybından dolayı hayatını kaybetti çünkü başka darbe ve yara almamıştı” dedi.



"Uçağın düştüğü yere kısa sürede ulaşılması için ağaçlarla yön gösteren simgeler oluşturdum"


Olay yerinde geldiğinde hiçbir canlı belirtisinin olmadığını ifade eden Topçu, “Hemen yetkililere itfaiyeye, jandarmaya haber verdim. Askerde aldığım eğitim sayesinde bölgeye hemen ulaşılması ve yörede farklı yollara girilmemesi için kavşaklarda ve yol ayrımlarında ağaçlardan yön gösteren ok işaretleri ve simgeler yaptım. İtfaiye, jandarma, ambulanslar Trabzon’dan buraya yaklaşık 40 dakika gibi çok kısa zamanda ulaştılar ancak müdahale edilecek hiç bir şey yoktu çünkü hepsi kazadan kısa bir süre sonra ölmüştü” diye konuştu.



"Eşimi çocuğumu en son sen gördün diye bana sarılıp ağladılar"


Kaza sonrası bölgeye gelen İspanyol ailelerin ağlayışları ve üzüntülerini hiç unutamadığını belirten Topçu, "Eşini çocuğunu kaybeden aileler ile kaza sonrası Trabzon’da bir araya geldik. Duygu dolu anlardı. Bulduğum eşyaları büyük bir zarfa koydum aralarında askerlerin künyesi olmak üzere hepsini İspanya’ya gönderdim. Gönderdikten bir iki ay sonra Trabzonspor-Villarreal Avrupa maçı vardı, oradan beş aile geldi. Çocukları ölen İspanyol annelerine Türk Milleti adına bir başsağlığı mektubu gönderdim. Mektuba adresimi, telefonumu yazdım. O beş aile maça gelince beni aradılar. Trabzon’da bir otelde buluştuk bana çok teşekkür ettiler. Orada duygu dolu anlar yaşadık. Birçoğu bana sarılarak son olarak eşimi çocuğumu sen gördün nasıldı diye ağladılar” şeklinde konuştu.



Askerlerin cenazelerinin tespitindeki kriz istifa getirdi


Bir askerin kimliğinin tespitinde yaşananlardan dolayı İspanya’da kriz çıktığını ve üst düzey yetkililerin istifa etmek zorunda kaldığını da hatırlatan Topçu, “33 kişinin DNA testlerini Trabzon’da, diğerlerini İspanya’da yaptılar. Cesetler parçalandığı için karıştı, kimisinin eli ayağı kopmuştu. Ben de burada bulduğum eşyaları bir askerin eşine göndermiştim. O da İspanyol Savunma Bakanlığı’na dilekçe yazdı. ’Benim eşimin cesedini nasıl tespit ettiniz?’ diye. İspanyol Savunma Bakanlığı da ona ’Eşinizin cesedini künyesinden tespit ettik’ dediler. Kadın benim gönderdiğim künyeyi alarak İspanyol televizyonlarına çıktı ve İspanyol Savunma Bakanlığının yalan söylediğini gösterdi işte bana Türkiye’de bir imam eşimin künyesini gönderdi diye. O zaman İspanya’da kriz oldu. Üst düzey yetkili kişiler istifa etmek zorunda kaldı. Ondan dolayı o dönemde çok gündeme geldik” ifadelerini kullandı.



Uçağın tekerleği ve iniş kolunu ormanda buldular


Kazanın ardından komşularının ormanda bulduğu uçağın lastiği ve iniş kolunu evinde sakladığını kaydeden Topçu, “Kaza sonrası komşularımın ormanda bulduğu uçağın lastik ve iniş kolu gibi malzemeleri onlardan aldım. Pilav Dağında babası ölen çocukların babalarına çizmiş olduğu resimler babalarına duyduğu özlemi yazan ifadeler var. Anneleri buraya anma törenine geldikleri zaman anıtın olduğu bölgeye bıraktılar. Bizde kaybolmasın diye onları oradan aldık, onlar da bende duruyor” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.
İstanbul Fenerbahçe, Euroleague’de 8. kez Final Four’a gidiyor Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague play-off serisi 4. maçında Litvanya ekibi Zalgiris Kaunas’ı uzatmalar sonucu 94-90 mağlup ederek seride durumu 3-1’e getirdi. Sarı-lacivertliler, 8. kez Final Four’a katılma başarısı gösterdi. Euroleague play-off serisi dördüncü maçında Fenerbahçe Beko, deplasmanda Litvanya temsilcisi Zalgiris Kaunas ile karşı karşıya geldi. Serinin ilk 2 maçını evinde oynayan sarı-lacivertliler, ilk maçı 89-78, ikinci maçı 86-74’lük skorlarla kazandı. Geçtiğimiz çarşamba günü rakibinin sahasında parkeden mağlup ayrılan Fenerbahçe, bugün de deplasmanda normal süresi 80-80 biten karşılaşmayı 94-90 kazandı ve seriyi 3-1’e getirdi. Jasikevicius’un öğrencileri bir kez daha Final Four’a gitmeye hak kazandı. 8. kez Final Four bileti Avrupa basketbolunun son yıllarda en önemli takımlarından olan Fenerbahçe, 8. kez bu organizasyonda boy gösterecek. 2015-2019 yılları arasında üst üste 5 kez bu organizasyonda sahne alan Kanarya, daha sonra ise 2024 Berlin, 2025’te Abu Dabi’deki Final Four’da mücadele etti. Sarı-lacivertliler, ilk kez 2017 yılında İstanbul’un ev sahipliğinde kupayı kazanırken, geçtiğimiz yıl da ikinci kez Euroleague şampiyonu olmayı başardı. Fenerbahçe, Final Four’a en çok katılım sağlayan Türk takımı olma ünvanını da taşıyor. 2026 Euroleague Final Four, 22-24 Mayıs tarihlerinde Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenecek. Jasikevicius 7. kez Aralık 2023’te takımın başına geçen Sarunas Jasikevicius, sarı-lacivertlileri üst üste 3 sezonda Final Four’a taşıdı. Sporculuk kariyerinde birçok başarıya sahip olan Litvanyalı koç, antrenörlük kariyerinde de 7. kez Dörtlü Final’de mücadele verecek. Barcelona ile birer kez ikincilik, üçüncülük ve dördüncülük yaşayan Jasikevicius, bir kez de Zalgiris Kaunas takımıyla turnuvayı üçüncü tamamladı. Geçtiğimiz sezon da Fenerbahçe ile şampiyonluk yaşadı.