YEREL HABERLER - 06 Mart 2012 Salı 17:07

TRABZON VALİLİĞİ SOSYAL YARDIMLARDA HIZ KESMİYOR

A
A
A
TRABZON VALİLİĞİ SOSYAL YARDIMLARDA HIZ KESMİYOR

Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın faaliyetleri ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın uygulamalarına ilişkin Trabzon Valiliği’nde basın toplantısı düzenledi.
Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü kapsamında şubat ayı sonu itibariyle 3 bin 226 özürlüye 2 milyon 301 bin 240 TL’lik ödemenin yapıldığını kaydeden Vali Kızılcık “Yani 3 bin 226 özürlüye aylık 600 TL civarında paranın ödendiğini görmekteyiz. Ayni ve nakdi yardım kapsamında 260 çocuğumuza 118 bin 209 TL’nin koruyucu aile hizmetlerinden yararlanan 5 çocuğumuza 2502 TL’nin yapıldığını böylece 260 çocuğumuza kişi başına aylık 500 TL’ye yakın yardımdan istifade ettiğini söyleyebiliriz. İl genelinde nakdi para yardımının 15 bin 858 kişiye miktar olarak 3 milyon 113 bin 153 lira olarak ödendi. Gıda yardımının 4 bin 143 kişiye 436 263 lira olarak ödendi. Yakacak yardımının 12 bin 653 kişiye 9 bin 850 TL ki bunu kömür olarak yani aynı yardım olarak yapıyoruz. Eğitim yardımının 26 902 çocuğumuza 2 milyon 567 bin 8, barınma yardımının 515 kişiye 765 832 lira, sağlık yardımı 560 kişiye 2 milyon 248 95 TL, proje yardımı olarak 204 kişiye 764 bin 690 TL, sosyal yardımlardan toplam olarak yardım alan kişi sayısı 60 bin 746, toplam yardım 9 milyon 791 bin597 TL olarak gerçekleşti. En son gelişmelere baktığımızda yaklaşık 2.2.5 ay önce kamuoyuna duyurulan eşi vefat eden her kadına aylık 250 TL yardım nakdi yardım yapılacak” dedi.
BAHÇECİK TOKİ KONUTLARI GELİRİ DÜŞÜK AİLELERE EV SAHİBİ OLMA FIRSATI SAĞLAYACAK
Bahçecik’te sosyal konut uygulaması hakkında da konuşan Kızılcık “TOKİ’lerin bir kısmı belediye ile yürüttüğü kentsel dönüşüm bir kısmı da gelir düzeyi belirli bir seviyenin altında olan vatandaşlar için yapıyor. 172 adet yeni konut yapılması kararlaştırıldı. Duyurusu dün itibariyle ilana çıkan projede kimlerin bu 172 adet konuttan istifade edebileceği belirtilmiştir. Bu bir ayın sonunda talep toplamaya başlayacağız. Böylece 172 yeni toplamda 396 adet konutumuzu dar gelirli vatandaşlarımıza teslim etmiş olacağız. İlk 224 konutu Trabzon genelindeki dar gelirli vatandaşlarımızın tamamın talep ediyorlardı, yeni konutlarda bana göre daha doğru bir kararla sadece Trabzon şehir merkezinde yani merkez ilçede yaşayanlar müracaat edebilecekler. Zaten gelir düzeyi düşük olan bir vatandaşımızı kırsaldan buraya getirip burada iş bulması için ikinci bir zorlukla karşı karşıya bırakmamış olacağız. Noter huzurunda yapılacak kura ile hak kazandığı taktirde orada oturma hakkını da elde etmiş olacaktır” diye konuştu.
3 BİN 226 İHTİYAÇ SAHİBİNE EVDE BAKIM HİZMETİ VERİLDİ
Evde bakım ve sağlık hizmetleri ile ilgili konuya da değinen Kızılcık “3 bin 226 vatandaşımıza bu hizmet veriliyor. Biz evde bakımı Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüz, İl Sağlık Müdürlüğümüz ile beraber yürütüyoruz. Aynı zamanda belediyemizin de bu alanda çok ciddi çalışmaları var. Üç kurum olarak biz tek elden koordinasyonu sağlayarak bu hizmetleri götürüyoruz. Hatta evin temizliğini, evde yemek yapmayı da gerçekleştiriyorlar. Böylece vatandaşımızın o andaki üç ihtiyacını karşılamış oluyorlar. Bunu kim yaptı, eğer benim devletin gerekli ekonomik desteği sağlamamış olsa bu imkanı veremezdik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesinin ete kemiğe büründüğü bir dönemi yaşadığımızı söyleyebilirim. Bu vergileri ödeyen tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Çünkü onlar bu vergileri ödemezse bu paralar bir yerde toplamazsa bunlar gerçekleşmezdi. Devletimiz güçlü olsun ki vatandaşımıza da bu şekilde anında yardımcı olabilirim” şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Uzmanından "Açlığı taklit eden diyetle hücresel yenilenme mümkün olabilir" açıklaması Son yıllarda sıkça konuşulan FMD diyetini değerlendiren Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ‘kıtlık varmış’ sinyali gönderir. Bilimsel çalışmalar, periyodik olarak uygulanan FMD diyeti ile enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikliyor" Beslenme biliminin, son on yılda kabuk değiştirdiğini belirten Erden, "Beslenme bilimi artık yalnızca ne yediğimizle değil, yemediğimiz anlarda vücudumuzda neler olduğuyla daha fazla ilgilenmeye başladı. Odak noktamız sadece tartıdaki rakamlar değil, DNA hasarının onarımı, mitokondriyal verimlilik ve hücresel düzeyde sağlığın sürdürülebilirliği. "Fasting Mimicking Diet" adı verilen FMD diyeti de açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikleyen 5 günlük bir program" diye konuştu. "Hücreye ‘büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir" Vücudumuzun, evrimsel süreç boyunca bolluk ve kıtlık dönemlerine uyum sağlayacak şekilde programlandığına dikkat çeken Erden, "Ancak modern dünyadaki kesintisiz kalori alımı, vücudun hayatta kalma mekanizmalarını pasifize etmektedir. Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ’kıtlık varmış’ sinyali göndererek belirli makro besin dengelerine dayalı bir protokoldür. Besin alımının kontrollü kısıtlanmasıyla birlikte vücutta insülin ve IGF-1 seviyeleri düşer. Bu düşüş, hücreye ’büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir. Aynı zamanda vücut, birincil yakıtı olan glikozdan, yağ asitlerinin oksidasyonu sonucu oluşan keton cisimciklerine geçiş yapar" ifadelerini kullandı. "Hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar" Otofaji sürecine dikkat çeken Erden, "FMD’nin kalbinde yatan en kritik süreç otofajidir. Kelime anlamıyla ’kendi kendini yeme’ olan bu mekanizma, hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar. Bilimsel çalışmalar, periyodik FMD uygulamalarının bu temizlik sürecini tetikleyerek enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" Klinik sonuçlara değinen Erden, "İnsanlar üzerinde yapılan klinik denemelerde, ayda bir kez uygulanan FMD protokolünün bel çevresinde azalma, kan basıncında iyileşme ve sistemik enflamasyon göstergelerinde düşüş sağladığı gözlemlenmiştir. Ancak bu yaklaşım bir harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" diye konuştu. "Bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere yol açabilir" Risklere dikkat çeken Erden, "Bu tür kısıtlayıcı protokollerin bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere ve özellikle bazı kronik hastalıklarda ciddi sağlık risklerine yol açabilir. Tip 1 diyabet, ileri böbrek yetmezliği veya yeme bozukluğu öyküsü olan bireylerde bu protokoller hayati tehlike oluşturabilir. Dolayısıyla kalori kısıtlamasıyla hücresel yenilenmenin mümkün olup olmadığı sorusunun yanıtı bilimsel olarak şartlı bir evettir. FMD, doğru metabolik profile sahip bireylerde, uzman gözetiminde ve belirli periyotlarla uygulandığında fayda sağlayabilir" dedi. Sürdürülebilirliğe vurgu yapan Erden, "Beslenme biliminin temel taşı sürdürülebilirliktir. Beş günlük bir disiplin, yılın geri kalanındaki kötü beslenme alışkanlıklarını telafi edemez. Gerçek hücresel sağlık, kısa vadeli müdahaleler ile uzun vadeli dengeli beslenme alışkanlıklarının birlikte yürütülmesiyle mümkündür" diye konuştu.
Samsun Çözünebilir lifler kolesterolü düşürebilir Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzelerin düzenli tüketilmesinin önemli olduğunu, çözünebilir liflerin kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebildiğini söyledi. Liv Hospital Samsun, Kardiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla bilgilendirmelerde bulunarak "Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su için. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir" dedi. Kalp sağlığı için sağlıklı bir beslenme alışkanlığının edinilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Kalp hastalıkları için risk oluşturan yüksek kan basıncı (hipertansiyon), fazla kilo ve yüksek kolesterol durumuna sağlıklı beslenme alışkanlığı ile olumlu bir katkıda bulunulabilir. Kan dolaşımındaki kolesterolün yüzde 75’i karaciğerde, yüzde 25’i ise aldığımız gıdalardan emilir. Gıdalarla aldığımız yağın miktarı ve türü kan kolesterol düzeyine önemli ölçüde etki eder. Dolaşımdaki fazla kolesterol, kalbi besleyen damarların iç yüzeylerinde ’plak’ adı verilen birikimler yapar. Bu plaklar da büyüyerek kan dolaşımını engeller. Ancak kalp hastalığına yol açan asıl etken yağın miktarından ziyade yağın türüdür. Ayrıca günde 6 gramdan fazla tuz tüketilmemelidir" diye konuştu. Yapılması gerekenin günlük kalorinin en fazla yüzde 30’unu yağlardan almak ve ’kötü’ yağları ’iyi’ yağlarla değiştirmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Doymuş ve trans yağların tüketimi ’kötü kolesterol’ olarak bilinen LDL kolesterol düzeyini, dolayısıyla kalp hastalığı riskini artırır. Bu tip yağlardan alınan toplam kalorinin yüzde 10’unu aşmaması gerekiyor. LDL kolesterolü yüksek ya da kalp hastası olanlarda bu oran yüzde 7’nin altına, kolesterol alımı ise günde 200 miligramın atına inmelidir. Margarin, kırmızı et, yumurta sarısı, tam yağlı süt ve ürünleri, kızarmış gıdalar, hamburger ve benzerleri, ticari unlu mamuller bu tür ’kötü’ yağların başlıca kaynaklarıdır. Doymamış yağlar ise LDL kolesterol düzeyini düşürürken ’iyi kolesterol’ olarak adlandırılan HDL kolesterolü artırır. Zeytinyağı, fındık yağı, mısırözü yağı, balık, ceviz, soya fasulyesi bu ’iyi’ yağların kaynaklarıdır ve günlük kalorinin en fazla yüzde 30’u olması gereken yağ tüketiminde bunlara ağırlık verilmelidir" şeklinde konuştu. Kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenlerden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, şunları söyledi: "Orta derecede karbonhidratlar, proteinler ve az miktarda ancak sağlıklı yağlardan oluşan dengeli öğünlerle beslenin. Tam yağlı süt ve ürünleri yerine yağı azaltılmış olanları tercih edin. Haftada 4 yumurtadan fazlasını yemeyin. LDL kolesterolü yüksek kişiler yumurta sarısı bakımından daha da dikkatli olmalıdırlar. Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su içmelisiniz. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir."