KÜLTÜR SANAT - 18 Aralık 2025 Perşembe 12:20

Altın Taka Film Festivali 24-28 Aralık tarihleri arasında Trabzon’da yapılacak

A
A
A
Altın Taka Film Festivali 24-28 Aralık tarihleri arasında Trabzon’da yapılacak

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Trabzon Valiliği ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Trabzon Altın Taka Film Festivali’nin tanıtım toplantısı Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in katılımıyla gerçekleştirildi.


24-28 Aralık 2025 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak olan festivale ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Genç, "Trabzon’u tanımlarken, bu şehrin alametifarikası olarak tarih, kültür ve sanat şehri olduğunu her fırsatta ifade ediyor ve vurguluyoruz. Belediyemiz bir yandan halkımızın yaşam standartlarını, ulaşım imkanlarını ve genel olarak şehre dair tüm yaşam koşullarını yükseltmek için yoğun bir gayret içerisindeyken; diğer yandan Trabzon’un alametifarikası olan tarihine, kültürüne ve sanatına katkı sunmayı, bu mirası hem yaşatmayı hem de gelecek nesillere aktarmayı önemli bir sorumluluk olarak görmektedir. Bu bilinçle, Trabzon’umuzda 24-28 Aralık 2025 tarihleri arasında Trabzon Film Festivali’ni düzenliyoruz. Bu festivali, şehrimizin sanat hayatı açısından elzem bir adım olarak değerlendiriyoruz. Festivalimizi birinci olarak tanımlıyoruz; çünkü bu organizasyonun geleneksel hale gelmesini, süreklilik kazanarak Trabzon’un kültür ve sanat hayatına kalıcı katkılar sunmasını arzu ediyoruz. Temel amacımız da budur" dedi.



"Festival kapsamında verilecek ödül için ’Altın Taka’ ismini uygun gördük"


Başkan Genç, festival kapsamında verilecek ödül için ’Altın Taka’ isminin uygun görüldüğünü belirterek "Festival kapsamında verilecek ödül için ’Altın Taka’ ismini uygun gördük. Bu isimlendirmeyle, tarihi bir şehir olan Trabzon’un geçmişine duyduğumuz vefayı da ön plana çıkarmayı amaçladık. Şehrimiz, Cumhuriyetimizin kuruluşundan 101 yıl sonra İstiklal Madalyası’na layık görülmüştür. Bu büyük onur, fedakar ve cefakar balıkçılarımızın, takalarıyla cepheye silah taşıyarak verdikleri destansı mücadelenin bir sonucudur. İşte bu tarihi hatırayı yaşatmak adına ödülümüzün adını ’Altın Taka’ olarak belirledik. Festivalimiz, uzun metrajlı filmlerden ziyade belgesel ve kısa metrajlı filmlerin yarıştığı bir organizasyon olarak planlanmıştır. Ancak bununla yetinmiyoruz. Trabzon’da özellikle köylerimizde yaşayan tüm çocuklarımızı ve öğrencilerimizi, Valiliğimiz ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle yaptığımız iş birliği çerçevesinde sinemayla buluşturmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda bir çocuk filmini, dezavantajlı çocuklarımız için bedelsiz olarak gösterime sunarak onların sinemayla buluşmalarını sağlayacağız. Artık bir sanat şehri haline gelen Trabzon’umuzda, sinema sanatının icrası noktasında geleneksel bir işe koyulmak istiyoruz. Tıpkı Altın Koza ve Altın Portakal gibi, Trabzon’da da köklü bir sinema kültürünü kalıcı ve yaygın hale getirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.



Ünlü sanatçılara onur ödülü


Festival kapsamında Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda 52 başvuru arasından seçilen 8 film, Kısa Film Yarışması’nda ise 295 başvuru arasından belirlenen 30 film yarışacak. Festival çerçevesinde Onur Ödülü Türk sinemasının duayen isimlerinden Hülya Koçyiğit’e ve Trabzon’un yetiştirdiği sanatçılardan Hüseyin Avni Danyal’a takdim edilecek. Yaşam Boyu Başarı Ödülü Ahmet Mümtaz Taylan’a, Emek Ödülü ise Meral Çetinkaya’ya sunulacak. Bununla birlikte Jüri Özel Ödülleri de Türk sinemasına önemli katkılar sağlamış olan Erol Günaydın, Hayati Hamzaoğlu ve Tanju Gürsu adına verilecek.


Jürinin değerlendirmesi sonucunda en iyi filme 150 bin TL para ödülü ve Altın Taka Heykeli; Jüri Özel Ödülü’ne ise 50 bin TL para ödülü ile plaket verilecek. Ayrıca Ulusal Kısa Film Yarışması’nda kazanan filmlere 4 kategoride 50’şer bin olmak üzere toplam 200 bin TL para ödülü ile plaket verilecek. Festivalin açılış programı 24 Aralık’ta saat 15.00’te Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde yapılacak. 26 Aralık Cuma günü ise Zorlu Grand Otel’de yapılacak kapanış töreninde Altın Taka Ödülleri sahipleri ile buluşacak.



Altın Taka Film Festivali 24-28 Aralık tarihleri arasında Trabzon’da yapılacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun "Dijital oyunlarda şiddet, çocuklarda saldırganlığı tetikleyebilir" Psikolog Ozan Yazıcı, dijital oyunların çocukların gelişiminde önemli bir yer tuttuğunu ancak şiddet içerikli oyunların saldırgan davranışları tetikleyebileceğini belirtti. Günümüzde çocukların yalnızca fiziksel ortamlarda değil, dijital dünyada da büyüdüğüne dikkat çeken Liv Hospital Samsun’dan Psk. Ozan Yazıcı, "Dijital oyunlar çocukların hayal gücünü geliştiren ve eğlence sunan araçlar olabilir. Ancak bu dünyanın görünmeyen bir yüzü de var. Özellikle şiddet içerikli oyunlar, çocukların davranışlarını ve algılarını etkileyebilir" dedi. "Saldırganlık tamamen anormal değildir" Saldırganlığın insan doğasının tamamen dışında olmadığını ifade eden Psk. Yazıcı, "Saldırganlık, canlıların varlığını sürdürme sürecinde ortaya çıkan temel dürtülerden biridir. Ancak bu dürtü başkalarına zarar verme niyeti taşıdığında dikkat edilmesi gereken bir davranış haline gelir. Bu zarar bazen fiziksel, bazen de sözlü ya da psikolojik şekilde ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Şiddet daha yıkıcı bir boyuttur" Şiddetin, saldırganlığın daha yoğun ve yıkıcı hali olduğunu belirten Psk. Yazıcı, "Çocuklarda bu durum akran zorbalığı, eşyalara zarar verme ya da ilerleyen süreçte daha ciddi davranış sorunlarına dönüşebilir" dedi. "Çocuklar gördüklerini taklit eder" Çocuklarda saldırgan davranışların oluşumuna değinen Yazıcı, "Bu durumun tek bir nedeni yoktur. Ancak sosyal öğrenme kuramına göre çocuklar çevrelerinde gördüklerini taklit eder. Saldırgan davranışlara maruz kalan çocuklar, bunu kendi davranış repertuarına dahil edebilir. Ayrıca engellenmişlik duygusu da saldırganlığı artırabilir" ifadelerini kullandı. "Şiddet içerikli oyunlar tehlikeli bir algı oluşturabilir" Dijital oyunların bu süreçte önemli bir etken olduğuna dikkat çeken Psk. Yazıcı, "Şiddet içerikli oyunlarda çoğu zaman zarar veren karakterlerin ödüllendirildiğini görüyoruz. Bu durum çocuk zihninde ‘şiddet eşittir başarı’ gibi tehlikeli bir eşleşmeye yol açabilir" dedi. "Duyarsızlaşma ve empati kaybı görülebilir" Sürekli şiddet içeriklerine maruz kalmanın çocuklarda duyarsızlaşmaya neden olabileceğini belirten Yazıcı, "Başkalarının acısı zamanla daha az önemli algılanabilir. Empati kurma becerisi zayıflayabilir. Ayrıca çocuklar kontrol ettikleri karakterlerle özdeşim kurarak bu davranışları içselleştirebilir" dedi. "Davranış değişiklikleri dikkat çekiyor" Bu durumun çocukların sosyal ve akademik hayatını da etkileyebileceğini söyleyen Psk. Yazıcı, "Sosyal ilişkiler zayıflayabilir, yalnızlaşma görülebilir ve okul performansı düşebilir. Aynı zamanda daha kolay öfkelenen ve daha hızlı tepki veren bir davranış profili ortaya çıkabilir" ifadelerini kullandı. "Yasaklamak değil, yönetmek gerekiyor" Ailelere önemli uyarılarda bulunan Yazıcı, "Dijital oyunları tamamen yasaklamak yerine doğru şekilde yönetmek gerekir. Ailelerin çocuklarının oynadığı oyunları bilmesi, içerikleri değerlendirmesi ve sağlıklı sınırlar koyması çok önemlidir. Çünkü mesele yalnızca oyun değil, çocuğun dünyayı nasıl öğrendiğidir" şeklinde konuştu. "Ekrandaki davranışlar gerçek hayata yansıyabilir" Psk. Yazıcı, "Bazen bir ekranın içinde başlayan süreç, gerçek hayatta davranışlara dönüşebilir. Bu nedenle ebeveynlerin bilinçli ve dengeli bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşır" diyerek sözlerini tamamladı.
Muş Muş’ta çiğ süt soğuk zincir projesi hayata geçti Muş’un Yeşilova beldesinde kurulan süt toplama merkeziyle birlikte çiğ süt, piyasanın üzerinde 24 TL’den alınmaya başlandı. Muş’un Yeşilova beldesinde süt toplama merkezinin faaliyete geçmesiyle birlikte üreticiler rahat bir nefes aldı. Muş Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği öncülüğünde yürütülen çalışma kapsamında, çiğ sütler piyasa fiyatının üzerinde değerlendirilerek çiftçiye ekonomik katkı sağlanıyor. Muş Valiliği ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA)’nın finansman desteğiyle hayata geçirilen "Çiğ Süt Soğuk Zincir Projesi" kapsamında köylerde üretilen sütler modern sistemlerle toplanarak soğuk zincirle muhafaza ediliyor. Normal şartlarda mandıralarda yaklaşık 16 TL’den alıcı bulan süt, bu proje sayesinde 24 TL’den üreticiden alınmaya başlandı. Piyasanın üzerinde belirlenen alım fiyatı, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilerin yüzünü güldürürken, projenin bölge genelinde yaygınlaştırılmasıyla hayvancılık sektörüne önemli katkı sunması bekleniyor. Muş Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cemal Aral, Merkezlerde toplanan sütlerin, paydaşlar ve üreticilerle yapılan anlaşmalar doğrultusunda gerçek değeri üzerinden alındığını ifade ederek, "Bugün çiftçilerimizle birlikte kurduğumuz süt toplama merkezlerinde, Muş Valiliği ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (DAKA) katkılarıyla süt toplama merkezlerini hayata geçirdik ve sütleri burada topluyoruz. Gerek paydaşlarımızla gerek çiftçilerimizle yaptığımız anlaşmalar doğrultusunda sütün değeri ne ise o fiyattan alıyoruz. Mandıralar sütü 14-15 liradan alırken, Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği fiyat ne ise biz de o fiyattan alıyoruz. Bunun altında asla alım yapmıyoruz. Bu da çiftçinin kazancıdır. Çiftçi sütten para kazandıkça hayvancılığını genişletiyor ve hayvan sayısında artış yapıyor. Sütün yağ oranı ne kadar yüksek olursa fiyat da o kadar yükseliyor. Şu anda 4 yerde süt toplama merkezimiz var. Bu merkezlerin sayısını yavaş yavaş 17’ye çıkarmayı hedefliyoruz. İlerleyen süreçte daha da artırmayı ve tüm köylerde açmayı düşünüyoruz" dedi. Yeşilova Kültür Mahallesi Muhtarı Ömer Karabulut ise "Ben de daha önce sabahları, burası açılmadan önce sütümü mandıraya veriyordum. Tabii ki bu durum bizim için büyük bir memnuniyet oldu. Devletin verdiği desteklerden gayet memnunuz. Bu desteklerle birlikte hayvancılığımız artmıştır. İnşallah bu şekilde devam edeceğiz" şeklinde konuştu.