EKONOMİ - 29 Aralık 2024 Pazar 09:39

"Altın yatırımcıyı güldürdü, kuyumcuyu üzdü"

A
A
A
"Altın yatırımcıyı güldürdü, kuyumcuyu üzdü"

Trabzon Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Ali Yazıcı, 2024 yılı için çok güzel hazırlıklar yaptıklarını ancak bekledikleri rakamlar ve oluşumlar olmadığını belirterek, "Yatırımcıyı güldürdü sevindirdi ancak biz üreticileri ve pazarlamacıları özellikle perakende işi yapanları pek mutlu etti diyemeyiz" dedi.


Trabzon olarak işlerinin genelde Mayıs ve Eylül aylarında daha hareketli olduğunu ifade eden Yazıcı, "2024 yılı çok güzel hazırlıklarımız olmuştu ama beklediğimiz rakamlar ve beklediğimiz oluşumlar olmadı. Altının gramı bu arada çok hareketli oldu yıla başlarken 2 bin 200 seviyesinde başladık yılı bitirmeye yakın yazın 3 bin 200, 3 bin 300 rakamlarını görmüştük. Bakılınca yüzde 50 bir artış sağlandı. Altında yüzde 60 derecesine kadar bir karlılık oranı söz konusu. Yatırımcıyı güldürdü sevindirdi ancak biz üreticileri ve pazarlamacıları özellikle perakende işi yapanları pek mutlu etti diyemeyiz. Ancak umutsuz değiliz, gelecekle ilgili planlarımız yine devam etmekte. Yeni ürünler yeni modeller için çalışıyoruz. Trabzon olarak hasır bilezikte dünya markasıyız. Hasır bilezikte ince ürünler dediğimiz daha ince hasırların satıldığını siparişlerin yoğun olduğunu Mayıs ayında başlayıp Eylül ayını kapsayan süre zarfında hareketlilik olduğunu söyleyebiliriz. Diğer aylarda hareketlilik olmadığını görmekteyiz" dedi.


Kuyumcular olarak sorunları olduğunu kaydeden Yazıcı, “Kuyumcular olarak çok büyük sorunlarımız var özellikle taleplerimiz var. Haberlerde konuşulmuştu denetimlerin sıklaştırılması diye. Bunlardan muzdarip değiliz ama basına yansıyan taraflarından muzdaribiz. Sanki ’kuyumcular vergi vermiyor’ diye. Trabzon olsun Türkiye’deki bütün kuyumcuların vergi verdiğini devletine her zaman yakın olduğunu ve hizmet ettiğini bundan da hiç gocunmadığını. Ancak bizlerin de bir beklentisi var. Özellikle 2023 yılında altın muhasebesi diye bizim hesap şeklimiz vardı. Bunun tekrar geri alınması için çokça mücadelemizi verdik sözlerini aldık ama bir arpa boyu ilerleyemedik. Altın muhasebesine dönüş olduğunda biz kuyumcuların hem işleri yürüyecek hem hızlı hareket olacak ve vergi konusunda da her hangi bir sorun yaşanmayacağını söyleyebilirim” diye konuştu.



"Kuyumculuk mesleğine asla ve asla uygun değil"


Enflasyon muhasebesinin kuyumculuk mesleğine uygun olmadığını ifade eden Yazıcı, “Enflasyon muhasebesine kuyumculuk mesleği asla ve asla uygun değildir. Neden bu uygun değildir? On kilo altını olan, sermayesi olan yıl sonunda eğer bunu 11 kilo yapmışsa bir kilonun vergisini vermekte hiç imtina edilmez. Ama yılın sonunda 10 kilo altının beyanını ’altın iki liraydı üç lira oldu bu aradaki kazancı 10 milyon gibi gözüküyor ve bunun yüzde 20’sini vergi vereceksin’ diye bir kanun var. Bu da çok doğru bir şey değildir, kazanmadığından parasını vermek haliyle bazı olaylara sevk ediliyor. MASAK ve Maliye Bakanlığının yapmış olduğu bir çalışma var, biz kuyumcuları etkileyen bir husus. Burada sitemlerimizi iletiyoruz. Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK) 185 bin TL ve üzerindeki alışverişlerde bu yürürlükte idi, 2025’te sıklaştırılacağı ifade ediliyor. Vatandaş bankaya TC kimliğini vermeye imtina ederken biz esnaflar olarak kimlik bilgilerini istiyoruz, dolayısıyla kişi tedirgin oluyor. Evet doğru bir işlemdir belki ama bugün yaptığımız çalışmalarda Amerika’da özellikle MASAK’la alakalı çalışılan işlemde TL bazına vurduğumuz zaman 185 bin TL, yaklaşık 60 gram altın karşılığı yapıyor. Bunun daha yukarıya doğru çıkması lazım 500-600, 1 milyon gibi" dedi.



"Altın yatırımcıyı güldürdü, kuyumcuyu üzdü"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."