GÜNDEM - 26 Mart 2025 Çarşamba 09:35

Çocukluk hayali için bisikleti ile Nepal’e gidecek

A
A
A

Samsunlu Coşkun Keskiner, çocukluk hayalini gerçekleştirmek için pedal çevirmeye başladı. Güney Asya’ya gitmek için bisikletine binen Keskiner, aylarca sürecek 8 bin kilometrelik yolculuğun ardından Nepal’e ulaşacak.

Samsunlu Beden Eğitim Öğretmeni Coşkun Keskiner (35), küçük yaşlarından beri ilgisi olan bisikleti ile çocukluk hayalini gerçekleştirmek için kolları sıvadı. Bisikleti ile katıldığı ulusal ve uluslararası yarışmaların ardından çocukluk hayali olan Güney Asya’daki Nepal’e gitmek için bisikletine binen Keskiner, geçtiğimiz günlerde memleketi Samsun’dan yola çıktı. Öğrencilerin alkışları eşliğinde pedal çeviren Keskiner, aylarca sürecek yolculuğuna başladı. 8 bin kilometre boyunca pedal çevirecek olan Keskiner, Türkiye’den çıkış yapmadan önce Trabzon’daki Özel İmperial Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçti. Buradaki kontrolün ardından hastane Genel Müdürü Cihan Başoğlu ile görüşen Keskiner, buradaki işlemlerin ardından tekrar bisikletine binerek yolculuğuna devam etti. Eski dağ bisikleti sporcusu olduğunu belirten Keskiner, "Türkiye’deki birçok ulusal ve uluslararası yarışmalara katıldım. Şimdilerde yarışmalara katılmıyorum ama bisikletle tur yapıyorum. Türkiye’nin bütün kıyı şeridini dolaştım. Uzun süredir hayalim olan Nepal’e gitmeye düşünüyordum. O hayalimi gerçekleştirmek için Samsun’dan yola çıktım" dedi.

Çocukluk hayali için bisikleti ile Nepal’e gidecek

"İlk bisiklete bindiğinde nereye kadar gidebilirim acaba diye düşündüm"

Her çocuğun hayalinin bisiklet olduğunu kaydeden Keskiner, "Bir çocuk kendini bilir bilmez ailesinden ilk istediği şey bisiklet oluyor. Çünkü bisiklete bindiğin anda ayrı bir özgürlük hissiyatı geliyor. Daha uzağı gidebilir diye hissediyorsun. İlk bisiklete bindiğinde nereye kadar gidebilirim acaba diye düşündüm. Yaşadığım şehirdeki ilçe gezilerimin ardından il değiştirmeye başladım. Bunu yaparken acaba bisikletimle başka ülkeye gidebilir miyim düşüncesi oluştu. Bun hep yapmak istiyordum fırsat bugüneymiş. Bu tür uzun etkinliklerde arkadaşlarınla aynı zamanı getirmek zor oluyor. Herkesin hayat koşturmacası var. O boşluk zamanı bulabilmek çok zor. Yanımda bir arkadaşım daha olsaydı daha iyi olabilirdi" şeklinde konuştu.

Çocukluk hayali için bisikleti ile Nepal’e gidecek

"Nepal benim ilk hedefim gibi"

8 bin kilometre boyunca pedal çevireceğini vurgulayan Keskiner, "Nepal dünyanın çatısı olarak biliniyor. Yükseklere çıkma tutkumdan dolayı Nepal’in her zaman yeri farklıydı. Bunu bisiklet ile yapıyor olmak benim için ayrı bir keyif olacaktır. Bisiklet ile Everest’in tepesi çıkamam ama Nepal’e ulaşmak ve Everest’i görmek benim mutlu edecek. Yaklaşık 8 bin kilometre civarında bir yol gideceğim. Bunun zamanı tamamen vizelerimle alakalı. İlk etapta Samsun-Hopa-Iğdır-Doğubayazıt-İran güzergahım var. Sonrasında Pakistan-Hindistan ve Nepal var. Hindistan vizem Eylül’e kadar sürüyor. Pakistan vizem 6 Haziran’da bitiyor. 3-4 ay gibi bir süreç olacaktır diye düşünüyorum. Nepal benim ilk hedefim gibi. Maddi ve sağlık durumum el verdiği sürece Asya’nın diğer ülkelerine de gitmek istiyorum. Arkadaşlarım içimdeki bu duyguyu bildikleri için beni hep desteklediler. Ailem biraz tedirgin oluyor ama küçük yaşlarımdan beri böyle şeyler yaptığım için alıştılar. Risk her yerde var" diye konuştu.

Ozan Köse - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Şirikçi: "İnme, erken müdahale ile kalıcı hasar bırakmadan tedavi edilebiliyor" Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, girişimsel radyoloji alanındaki ileri tedavi ve inme hastalıkları hakkında bilgi verdi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, inmenin dünyada ve Türkiye’de en sık görülen ölüm ve sakatlık nedenlerinden biri olduğunu belirterek, erken ve doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. "Zaman beyindir" İnmenin, beyin damarlarının tıkanması veya kanaması sonucu ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Şirikçi, "İnme tedavisinde en önemli faktör zamandır. Dakikalar içinde yapılan doğru girişimsel müdahaleler, hastanın hayatını ve yaşam kalitesini tamamen değiştirebilir" dedi. Girişimsel Radyoloji ile Ameliyatsız Tedavi Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde uygulanan mekanik trombektomi gibi ileri girişimsel radyoloji yöntemleri sayesinde, tıkalı beyin damarlarının ameliyata gerek kalmadan açılabildiğini belirten Prof. Dr. Şirikçi, "Girişimsel radyoloji yöntemleriyle kasıktan veya el bileğinden girilerek tıkalı damarlar kısa sürede açılabiliyor. Bu sayede felç riski büyük oranda azaltılıyor ve hastalar çok daha hızlı iyileşme sürecine giriyor" ifadelerini kullandı. Kimler risk altında İnme riskinin; yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, sigara kullanımı ve ileri yaş ile arttığını söyleyen Prof. Dr. Şirikçi, ani konuşma bozukluğu, yüz kayması, kol veya bacakta güçsüzlük gibi belirtiler görüldüğünde derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini hatırlattı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, "İnme şüphesi olan hastaların vakit kaybetmeden donanımlı merkezlere başvurması büyük önem taşıyor. İnme geliştiğinde, tedavinin etkinliği ve kalıcı hasarın önlenmesi açısından ilk 4-6 saat içinde yapılan müdahale hayati öneme sahiptir. Hastanemizde 7/24 hazır bulunan ekip ve ileri görüntüleme sistemleri sayesinde, hastalarımıza en hızlı ve en doğru tedaviyi sunmayı hedefliyoruz. Erken müdahale ile birçok hastamız günlük yaşamına bağımsız bir şekilde geri dönebiliyor" diye konuştu.
Ankara Kadın emeği ve kültürel miras ‘Yüreğin Nuru’ sergisinde buluştu Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezince (KADUM) hayata geçirilen ‘Yüreğin Nuru’ ipek iğne oyası sergisi ziyarete açıldı. KADUM tarafından hayata geçirilen ‘Yüreğin Nuru’ adlı ipek iğne oyası sergisi Arı Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyarete açıldı. Sergiye, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, KADUM Direktörü Zeynep Karahan Uslu ve davetliler katıldı. Sergide, kadınların yaptığı halk sanatı ve kültür mirası ipek oyalarının seçkin örnekleri, oyadan yaptıkları takı malzemeleri, çantalara ve şallara işlenen iğne oyaları gibi el emeği ürünler yer aldı. Nallıhan işlemelerinden ilham aldıklarını ifade eden Bozay, dış politikadaki belirsizlikler ve çatışmalar arasında ülkenin refahını gözeterek diplomasiyi yürüttüklerini belirtti. Aynı zamanda Bakan Yardımcısı Bozay, bu noktada en büyük destekçilerinin, Anadolu’nun kadınları, anneleri, kızları ve gençleri olduğunu vurgulayarak, sergide emeği geçenlere teşekkür etti. "Nallıhan’ın dillere destan iğne oyası zenginliğimizin kıymetli bir parçası" ATO olarak yaklaşık 2 bin 100 iş kolunda faaliyet gösterdiklerini ve 170 bini aşan üyenin olduğunu belirten Baran, "Ticaretin temel amacı kazanç sağlamaktır. Bunun yolu da verimliliği ve sürdürülebilirliği devam ettirmeyi sağlamaktan geçer. Bu nedenle bir iş ya da proje söz konusu olduğunda ticaret erbapları olarak maddi ya da manevi bir değer üretip üretmediğine bakarız. Uslu’nun daveti geldiğinde baktım ki bu projeyle verimliliğin karşılığı, emeği, hakkı verilmiş. Bir değil birçok açıdan fayda sağlayan bir çalışma ortaya konmuş. Hem kültürel mirasın korunmasına katkı sağlanmış hem kadın üreticilere güç kazandırılması hedeflenmiş hem de doğal ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan ilçemiz Nallıhan’ın coğrafi işaretli ürünü Nallıhan oyası da görünür hale getirilmiş. Tüm bunların şehrimizin kıymetli üniversitelerinden, Çankaya Üniversitesi tarafından üstlenilen bir toplumsal sorumluluk kapsamında gerçekleştirilmiş olması da ayrıca takdire şayan Bir toplumun hafızasını oluşturan kültürel miras, toplumsal aidiyeti güçlendirdiği gibi geleceğe de güç veren bir ortak zenginliğimiz. İpek yolu üzerinde yer alan Nallıhan’ın dillere destan iğne oyası da bu zenginliğimizin kıymetli ve önemli bir parçası. El emeği göz nuru bu oyaların, Nallıhan Kalkınma Vakfı tarafından yapılan başvuruyla coğrafi tescil almış olması, görünürlüğünün de artması ve ekonomik değer kazanması açısından da önemli bir kazanım olmuştur. Projenin kadın üreticilerin güçlendirilmesini hedefleyen yönü de ayrıca son derece kıymetlidir" diye konuştu. "Kadınlar, el sanatlarıyla ekonomik değer üretirken kültürel mirasa kattıkları bir halkın tarihidir" Uslu ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Bu sadece göz değil yürek nuruyla üretilen bir sanat. Kendi kendime verdiğim bir söz verdim. İnsan emeğinin o en zarif halinin gelişmesine hakiki bir katkı sunacağım ve bunu mutlaka yapacağım. İşte o sözü bugün sizlerin huzurunda KADUM direktörü olarak tutabilmenin mutluluğuyla bu çalışmaları koordine ediyorum. Bugün aramızda bulunan, çok gönlü destek verdiğimiz kadın kooperatifimizin üretken üyeleri. Kendi hikayelerinin kahramanı kadınlar. Onlar bizim üreticilerimiz, bizim kadınlarımız. Hayatım içinde söylenen ve söylenmeyen, sözlerini fısıldayan, iğne oyalarında bilmeliyiz ki onların sadece emeği değil, aynı zamanda ihtişamlı bir zarafeti ve aynı zamanda ömürleri vardır. Ömürlerini verdikleri bir sanat var. Biliyoruz ki kültürel mirasın en önemli yapıcısı ve taşıyıcısı olan kadınlar, el sanatlarıyla ekonomik değer üretirken kültürel mirasa kattıkları bir halkın tarihidir, bir halkın değerleridir. Gelecek nesillere aktarılan hazineler aslında bunlardır." Sergi, 18 Ocak tarihine kadar Arı Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyarete açık olacak.