TEKNOLOJİ - 26 Eylül 2024 Perşembe 09:24

Deprem sonrası hasar tespiti artık yapay zeka destekli robotik köpeklerle yapılacak

A
A
A
Deprem sonrası hasar tespiti artık yapay zeka destekli robotik köpeklerle yapılacak

Türkiye’de deprem sonrası hasar tespitinde artık geleneksel yöntemlerin yerine yapay zeka destekli robotik köpekler kullanılacak.


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deprem ve Yapı Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi (DE-YAS) tarafından geliştirilen proje sayesinde robotik köpekler ve yapay zekâ kullanılarak deprem sonrası hasar tespit çalışmaları daha hızlı sonuçlandırılacak.


KTÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi ve Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (BAP13) tarafından desteklenen proje, Türkiye’de ve dünyada bir ilki gerçekleştirmeyi hedefliyor.


Konuyla ilgili bilgi veren KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şevket Ateş, 6 Şubat 2022 Kahramanmaraş merkezli depremlerde öğretim üyeleri ve teknik ekiple çalışma yaptıklarını hatırlattı. Ateş "6 Şubatta yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli depremlerde birlikte yapmış olduğumuz çalışmalar ön plana çıkmıştı. Bu deprem sonrasında yaklaşık 20 öğretim üyemiz ve teknik personelimizle deprem bölgesinde meydana gelen hasarın nedenlerini araştırmak kamu hizmeti olarak görev yapmak için o bölgede çalışmalar yapıldı. Daha sonra bu çalışmalar bölümümüzde devam ederek bu problemlerin neden kaynaklandığı ve sorumluların ve ileriye dönük projelerin hazırlanmasında etkili rol aldı” dedi.



"Robot köpek bir insanın komutlandırmasına gerek kalmadan bir hasar sınıfı belirterek bize bilgilendirme ve raporlama yapabilecek durumda"


KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Hacıefendioğlu ise yaşanan depremlerden edindikleri tecrübeler ile geliştirdikleri projenin önemine vurgu yaptı. Projenin dünyada ve Türkiye’de ilk olduğunu belirten Hacıefendioğlu “Bu projede son teknoloji olarak geliştirilen bir robot köpek araştırdık ve bu robot köpeğin elinden geldiğince en iyi durumda olduğunu ve hasarlı bir yapıya en performanslı şekilde ulaşabildiğini fark ettik. Dolayısıyla yapmış olduğumuz araştırma sonucunda robot köpek bize yapı dışından ve yapı içerisinden görüntüler alarak ve bu görüntüleri işleyerek yapı hasar tespitinde sınıflandırma yapabilecek durumda şu anda. Geliştirme yapma aşamasındayız, programlar üzerinde çalışıyoruz. Şu anda robot köpek bir yapay zekâ robot köpeği görülüyor ama inşaat mühendisliği alanında geliştirilmedi. Dolayısıyla dünyada ve Türkiye’de ilk defa yapılıyor. Robot köpek üzerinde bir yazılım sayesinde kendi kendine artık insanın komutlandırılmasına gerek kalmadan bir hasar sınıfı belirterek bize bilgilendirme ve raporlama yapabilecek durumda. Şu anda deneme aşamalarındayız” diye konuştu.



"Ortaya çıkan problemlerin önüne geçilmesini hedefliyoruz"


KTÜ Deprem ve Yapı Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi (DE-YAS) Müdürü Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık ise projeyle problemlerin önüne geçilmesini hedeflediklerini ifade ederek “Kahramanmaraş depremlerinden sonra iki nokta altı milyon binadan on bin teknik personelle birlikte gerçekleştirilen hasar tespit çalışmaları çok uzun zaman aldı ve bu zamanlar sonrasında çok itiraz mekanizmaları gerçekleştirildi. Acaba biz depremlerden sonra bu hasar tespit çalışmalarına bir karar destek sistemi oluşturabilir miyiz? sorusuna cevap olarak şu an robotik köpek yardımıyla ve yapay zeka kullanarak hasar tespit çalışmalarının desteklenmesi üzerine bu projeyi gerçekleştirdik. Bu projeyle birlikte depremlerden sonraki bu hasar tespit çalışmalarının hem daha yeni daha kolay daha güvenilir olması ve ortaya çıkan problemlerin önüne geçilmesini hedefliyoruz. Gerçekleştirdiğimiz projeyle birlikte binalardan elde edilen görüntülerin yapay zekâ ile akıllandırılması ve kişiden kişiye karar mekanizmasının değişmeyerek objektif ve homojen bir şekilde karar destek sisteminin oluşturulması hedefleniyor. Örneğin bir deprem oldu. Artçı depremler devam ederken binanın içerisine girerken zorluk yaşayan hayati tehlike endişesi taşıyan personellerin binaya girmesini zorlaşıyor, girmek istemiyorlar. Çünkü artçı depremlere yakalanıyorlar ve binanın Allah korusun çökmesi bile mümkün” şeklinde konuştu.



"Robotik köpeğimiz binanın içerisine girecek ve binadaki taşıyıcı sistem hasarlarını resmedecek"


Robotik köpeğin artçı depremler sırasında binanın içerisine girerek binadaki taşıyıcı sistem hasarlarını resmedeceğini kaydeden Altunışık, "Robotik köpeğimiz binanın içerisine girecek ve binadaki taşıyıcı sistem hasarlarını resmedecek. Çekmiş olduğu resimleri daha önceki hasarlarla beraber o verileri akıllandırdığımız için o çatlağın hangi tür çatlak olduğunu bize kendisi otomatik verecek ve bu otomatik veriyi yine hasar tespit yönetmeliğine göre yapacak. Bizim yaptığımız çalışmada mevcut hasar tespit yönetmeliğindeki hasar tiplerine bir alternatif geliştirmek değil hasar tespiti aynı yönetmenlik referans alınarak daha rahat güvenilir ve insandan insana karar mekanizmasının değişmeyeceği bir hale getirmek istiyoruz” diye konuştu.



Deprem sonrası hasar tespiti artık yapay zeka destekli robotik köpeklerle yapılacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Uyku bozukluğu ile boyun ve sırt ağrıları dijital dengesizliğin belirtisi Odaklanma güçlüğü, uyku bozukluğu, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama dijital dengesizliğin belirtileri arasında gösteriliyor. Amasya Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak, dijital dengesizliğe karşı belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını açıkladı. Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "Çocuk ve dijital bağımlılık" konulu bilim kafe söyleşisi, Cumhuriyet Ortaokulu’nda öğrencilere yönelik gerçekleştirildi. Söyleşiye Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak konuşmacı olarak katıldı. Programda dijital çağın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kaynak, "dijital denge" kavramının önemine vurgu yaptı. Dijital dengeyi, teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanırken fiziksel, zihinsel ve sosyal sağlığı koruyacak şekilde kullanım olarak tanımlayan Kaynak, teknolojiyi hayatın merkezine koymak yerine bilinçli bir şekilde yönetmenin gerekliliğini ifade etti. Dijital dengesizliğin belirtileri arasında odaklanma güçlüğü, uyku bozuklukları, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama gibi sorunların öne çıktığını belirtti. Bu duruma karşı çözüm önerilerini de paylaşıp gereksiz bildirimlerin kapatılması, teknolojisiz alanlar oluşturulması, ekran süresinin takip edilmesi ve göz sağlığını korumak amacıyla her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzağa bakmayı içeren 20-20-20 kuralının uygulanması gibi pratik adımlar öneren Dr. Öğretim Üyesi Kayna, ayrıca dijital detoksun önemine değinerek belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını söyledi.
Ordu Ordu’da yangın: Kedilerini kurtarmak isteyen karı koca dumandan etkilendi Ordu’nun Ünye ilçesinde bir binada çıkan yangın paniğe neden olurken, evdeki kedilerini alevlerin arasından kurtarmaya çalışan çift, dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Yangın, Kaledere Mahallesi Zincirli Sokak üzerinde bulunan 4 katlı bir binanın son katında meydana geldi. Hakan ve Gülperi Y.’ye ait olduğu öğrenilen dairenin yatak odasında yangın başladı. Kısa sürede büyüyerek tüm odayı kaplayan alevleri fark eden ev sakinleri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine intikal eden Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, yangına müdahale etmeye başladı. Kedilerini kurtarmak isterken dumandan etkilendiler Yangın sırasında evde bulunan kedilerini kurtarmak için yoğun çaba sarf eden çift, yoğun dumana maruz kaldı. İtfaiye ve sağlık ekiplerinin yardımıyla dışarı çıkarılan çift, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Ünye Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yangının paniğiyle apartman boşluğuna düştüğü anlaşılan kediler için itfaiye ekipleri seferber oldu. Alt kattaki dairenin banyo penceresinden ekiplerin titiz çalışmasıyla kurtarılan kediler güvenli bir yere alındı. Yangın sonrası evde büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, hastaneye kaldırılan Hakan ve Gülperi Y. çiftinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Ayşe Tokyaz cinayeti davasında sanık Cemil Koç: "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Küçükçekmece’de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davasının 2’nci duruşmasında savunma yapan sanık Koç, "Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" dedi. Küçükçekmece’de 11 Temmuz 2025 tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin Cemil Koç’un (38) da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 9 sanığın yargılanmasına devam edildi. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Cemil Koç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra ve anne Halime Tokyaz ile 4’ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları da salonda hazır bulundu. Müşteki kardeşler Kadir ve Kübra Tokyaz da duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmada, Esra Tokyaz’ın olaydan 1 gün sonra emniyette verdiği ifadeyi Cemil Koç ile paylaştıkları iddia edilen polis memurları N.Ç. (44) ile Z.B.’nin (31) Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyaları, ağır ceza mahkemesindeki cinayet davasıyla birleştirildi. Böylece davadaki sanık sayısı 11’e yükseldi. "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Duruşmada söz alan tutuklu sanık Cemil Koç, "Öncelikle Esra’nın sosyal medyadan paylaştığı, ’ben senin ifadeni satırı satırına biliyorum’ konulu ses kayıtları kesilmiş olarak dosyaya sunuldu. Aleyhime olan delilleri kabul etmiyorum. Olay öyle bir sonuçla sonlandı ki ben suçlu oldum ama dosya kapsamında somut bir delil yok" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Sen başka kanıtlar sunulmasını istedin, biz araştırdık, tebliğ edildi ama sen kabul etmiyorsun dosyayı" dedi. Koç ise, "Esra mahkemeye girerken, Cemil sana bir sürprizim var deyip benim Ayşe ile çektiğim fotoğrafı masaya koyuyor. Olayın sonu kötü bitti, Ayşe öldü. Herkes sadece beni suçlu biliyor, kimse öncesinde yaşananlardan bahsetmiyor. Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Cemil Koç’un işlerine yardım ettiği öne sürülen tutuklu sanık C.A. ise savunmasında, "Benim bu olayda en ufak bir eylemim olduysa suçum varsa çekmeye razıyım. Ben böyle bir şey yapmadım bu benim vicdanıma da ters benim hiçbir şeyle ilgim yok. Barış Can, ben arkadaşlarımla kahve içmek için buluştum alt tarafı bu yüzden 2 aydır tutukluyum" şeklinde konuştu. Sanık avukatları ise, Cemil Koç’un susma hakkı kullandığını düşünerek yargılamanın bu yönde yapılması gerektiğini belirtti. Üye hakimden Koç’a: "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın?" Duruşmada üye hakim, Cemil Koç’a, "Ayşe’nin öldüğünü gördüğünü söyledin, Ayşe’nin öldüğünü ne zaman anladın" şeklinde soru yöneltti. Soruya sanık Koç, "Birilerini aramak için telefonu arıyordum, o anki psikolojim karışıktı. O sırada vücudu morarmaya başladı. Hatta kalp masajı yapma çalıştım. Yardım çağırmadım çünkü vefat ettiğini anladım. Daha önce buna benzer bir durum yaşadığım için kimse de bana inanmayacağı için çağırmadım. Ayşe’nin burnu kırıktı ama ben kırmadım. Olaydan önce kırılmıştır. Adli Tıp Kurumundan bir talebim var. E-nabız verileri çıkarılsın, bu kırığın ölüm öncesinden olduğu ortaya çıksın" diye konuştu. Bunun üzerine üye hakim sanığa, "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın" dedi. Sanık ise, "Ağzından köpük geldiğinde, nefes almayınca, kalp masajı yapmaya çalıştım. Birlikte hiç uyuşturucu kullanmadık, bir yakınlaşma yaşadık ben boğazında hissedince o zaman söyledi bana" diye konuştu. Sanık Koç, kimsenin kendisine inanmayacağını düşündüğünü belirterek, "Bagajı kontrol etmedim, kan var mı yok mu diye. Olay sonrası vicdan azabı çekiyordum, annesi beni arayıp kızım diye ağlıyordu. Merdivenlerden kucağıma aldım ve koltuğa yatırdım. Valiz açıktı. Ayşe’yi aldım ve valizin içerisine koydum. Ekstra bir müdahalede bulunmadım. Ben olay günü Ayşe’nin biraz üzerine gittim ama hangi konu yüzünden üzerine gittiğimi daha sonra açıklayacağım" diye konuştu. Savcılıktan tutukluluk halinin devamı talebi Bir diğer tutuklu sanık Cemal Arslan da, olayda en ufak bir suçu varsa cezasını çekmeye razı olduğunu, bu olayın vicdanına ters olduğunu belirtti. Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Tutukluluk halinin devamına hükmedildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, dosyadaki delillerin incelenmesi ve savunma yapabilmesi için Cemil Koç’a gönderilmesine hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.