SPOR - 29 Mart 2025 Cumartesi 20:31

Fatih Tekke: "İlk yarıda maçı bitirebilirdik"

A
A
A
Fatih Tekke: "İlk yarıda maçı bitirebilirdik"

Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Göztepe maçının ardından yaptığı açıklamada, ilk yarıda maçı bitirebileceklerini belirterek, hem içsel hem de dışsal bazı zorluklarla karşı karşıya olduğunu ancak bunlara rağmen pozitif bir süreç içinde olduklarını söyledi.


Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Trabzonspor, sahasında Göztepe ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, açıklamalarda bulundu. Tekke, oyunun ilk yarısında maçı bitirebileceklerini belirterek, "Öncelikle tüm İslam alemine hayırlı bayramlar diliyorum. İlk yarının son bölümü iyi oynadığımız ve çok rahatlıkla maçı bitirebileceğimiz bir maçtı. Anları ve pozisyonları düzenli bir şekilde yakalamamız haricinde çok olumlu konuşabileceğim bir maç değil ama beklediğime yakın diyebilirim. Çünkü bu oyuncuların tamamı, sahaya giren çıkanlar ve mecburi fiziksel durumlar nedeniyle değişiklik yapmak zorunda kaldığımız isimlerle birlikte, belli bir dakikaya kadar sahada kaldkı. Sonrasında ise daha az süre alan oyuncularımızla oynamak zorunda kaldık. Tabii bu az tekrarla beraber olanlar, çok tekrarla oynayanlar ve bizde antrenman yapanlar arasındaki biraz ritim farklıydı. Biraz da bana göre ilk yarının en istekli ön tarafın en iyi oyuncularından bir tanesi en iyisi Enis ilginç bir şekilde taraftarımız tarafından olumsuz şekilde ıslıklandı. İşimiz zor. Trabzonspor olarak eğer biz dünyaya, Türkiye’ye bir şeyler söyleyeceksek aynı dili konuşmamız lazım" dedi.



"Trabzonspor’umuzun içsel ve dışsal problemleri var"


Takımın başına geleli 15 günlük bir sürenin geçtiğini belirten Fatih Tekke, " Ben geldiğimden bu yana söylüyorum. 15 gün oldu. İlk üç puan aldığımız maç tamamen lütuf dedim. Bugün bir puan yine iyidir diyorum. Bu çocuklar için ama şunu söyleyeyim. Çok iyi çalışıyorlar. Çok pozitifler. Yeni bir hoca gelmiş, yeni istekleri var. Biraz düzenli oynamak istiyorlar. Ben düzensizliğe müsaade etmeyeceğim dedim. Bu düzende biraz zaman geçirmemiz lazım. Yoksa kaybedilen iki puan var tabii ki. Trabzonspor kimle oynarsa, nerede oynarsa oynasın galibiyete aday. Böyle bir sorunumuz yok bizim ama Trabzonspor’umuzun içsel ve dışsal problemleri var. Şimdi değiştiremeyeceğim şeyler üzerinden eleştirileceğimi de biliyorum ama ben değiştiremeyeceğim şeylerle ilgilenmeyeceğim. Şu an değiştirebileceğim şeyler var. Bunlara odaklanmış durumdayım. Gayet de iyi gidiyor bana göre. Bugün attığımız gol örnek teşkil edecek bir gol. Bu spontane olan bir gol değil ama o çocuklara biraz cesaret lazım. Bu çocuklara cesaret vermemiz lazım. Bunlar Trabzonspor’un oyuncuları başkalarının değil. Maçla ilgili genel yorumum beklediğimin çok üstünde değil, altında da değil. İlk yarının ikinci bölümü iyi. Özellikle hücumda beklerimizi etkili kullanmak istedik. Böyle çalışmıştık zaten. Bugün Mustafa biraz daha ön plana çıktı. Savunmada bana göre Okay ve Serdar yanılmıyorsam ilk defa oynuyorlar bir arada. Bana göre çok başarılıydılar. Çünkü ligin en iyi geçiş takımlarından bir tanesine karşı oynadık. Başka da bir planları olmayan bir takım açıkçası. Biz üçüncü bölgede sabırlı, özellikle pası ve alanı kullanarak çalıştığımız planı ikinci yarı hiç yapamadık. Bu arada da rakibe bir iki fırsat verdik ama genel hatlarıyla rakibin kaleye geldiği sayı çok az" diye konuştu.



"Ben şu an çok pozitifim"


İki puan kaybettiklerini belirten Fatih Tekke, "Sonuç olarak iki puan kaybettik. Devam edeceğiz önümüzde hedefler var. Bunları tutturmaya çalışacağız. Ben şu an çok pozitifim. Oyuncularımın bu kadar kısa sürede yeni bir oyuna adaptasyonu başkalarının birilerinin söyleyeceği kadar basit değil bence. Bu basit olmayan şeyi iyi yapmaya çalıştılar bir dönem. Daha fazla yapabilirler mi? Evet. Onu da yapacağız inşallah" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun ‘HPV aşısı ve düzenli kontrol rahim ağzı kanserine karşı güçlü kalkan’ Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Birsen Bilge, düzenli kontrol ve hastalık bulaşmadan HPV aşısı olan kadınların rahim ağzı kanserine yakalanma riskinin yok denecek kadar azaldığını söyledi. "Ocak Ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı" dolayasıyla açıklamalarda bulunan Medicana International Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Birsen Bilge, rahim ağzı kanserine karşı dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgi verdi. Rahip ağzı kanserini öğrenmek için uyguladıkları yöntemlerden bahseden Opr. Dr. Birsen Bilge, "Hastaları, öyküsünü öğrendikten sonra vajinal muayeneye alıyoruz. Kullandığımız cihazlarla rahim ağzına bir enfeksiyon olup olmadığını görüp, smear ve HPV testini alıyoruz. Hem görsel hem de smear ve HPV testlerinin sonucuna göre tanı koyup, bir yol alıyoruz. HPV testinde kritik olan 15 adet tip var. Bunlardan en önemlisi 16 ve 18 dediğimiz tip. Bunların pozitifliğinde direkt servikal kolposkopik biyopsi işlemi öneriyoruz. Diğer 13 alt tip HPV’ye bazen takip önerebiliyoruz, bazen de onlara da servikal kolposkopik biyopsi işlemi öneriyoruz" dedi. "Hastalık bulaşmadan aşımızı olursak, rahim ağzı kanserinden kurtulmuş oluruz" HPV aşılarının kanseri önlemedeki önemine değinen Opr. Dr. Bilge, "Rahim ağzı kanserinden korunmak için mutlaka düzenli kontroller yaptırılmalı. HPV ve smear testlerini mutlaka aldırmalıyız. Önemli olan bu hastalığın bize hiç bulaşmaması. Bunun için de yapmamız gereken HPV aşılarını düzenli olarak yaptırmak. 9-45 yaş arasında HPV aşısı yapılabiliyor. 9-14 yağ grubunda 2 doz olacak şekilde, 15-45 yaş grubunda 3 doz olacak şekilde aşıları yaptırmalıyız. Rahim ağzı kanserinin en sık sebebi HPV virüsü olarak dikkat çekiyor. HPV tanısı konulduğunda kanser olmadan aslında bu işi çözebiliriz. O yüzden kadınlarda önlenebilir kanserlerin ilk sıralarında rahim ağzı kanserleri geliyor. Testleri düzenli olarak yaptırırsak, kansere yakalanmadan bu işi çözebiliriz. Genetik, beslenme, spor yapmamak ve kötü alışkanlıklar da rahim ağzı sebepleri arasında. Kontrollerimizi düzenli yaparsak, HPV bulaşmadan aşımızı olursak aslında bu hastalıktan büyük oranda kurtulmuş oluyoruz" diye konuştu. "Adet 7 günden uzun sürmesi kanserin habercisi olabilir" Âdet düzensizliğinin bazı kanser türlerinin habercisi olabileceğine değinen Dr. Bilge, "Kadın ve doğum hastalıkları konusunda en sık rastladığımız sorunlardan birisi âdet düzensizliğidir. Herkesin kendi periyodik döngüsü vardır. Tıbbi olarak 21-35 gün arasında adet görmek ve adet döngüsünün 2-7 gün arasında devam ediyor olması gerekiyor. Bu döngü dışındaki her döngüye adet düzensizliği diyoruz. 2 günden daha az süren adetlerde yumurtalık rezervlerinin mutlaka kontrol ettirilmesi gerekiyor. 7 günden daha uzun sürüyorsa da adet kanamasının çok olması anlamına geliyor. Bu durumda ultrason veya biyopsi ile karşımıza çıkabilecek kanser hastalığına erken tanı koymuş olabiliyoruz" şeklinde konuştu.
Kütahya Millitvekili Erbaş, "Kütahya tarih ve kültür turizminde hak ettiği yerde değil" MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, gazetecilerle bir araya gelerek Kütahya’nın tarih ve kültür turizmindeki potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini söyledi. Erbaş, kentin tarihi kimliğinin ön plana çıkarılması için somut ve kalıcı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. 2018 yılında yaptığı ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi konuşmasına değinen Erbaş, Dumlupınar’daki müzenin önünde 1964 model bir topun sergilendiğini hatırlattı. Bu durumu eleştiren Erbaş, "1964 model bir topla Kurtuluş Savaşı Müzesi yapılamaz" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Son dönemde bölgede bir müzenin açılmasını olumlu bulduğunu ifade eden Erbaş, Dumlupınar’ın tanıtımının daha güçlü şekilde yapılması gerektiğini belirtti. Erbaş, "İkinci bir Çanakkale gibi oranın reklamını yapmamız, büyütmemiz gerekiyor" çağrısında bulundu. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yalnızca "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak anılmasına da itiraz ettiğini dile getiren Erbaş, bu konuyu Meclis’teki bütçe görüşmelerinde de sık sık gündeme getirdiğini söyledi. Erbaş, "30 Ağustos Gençlik ve Spor Bayramı değildir. Orası aynı zamanda askeri bir tören alanıdır" ifadelerini kullandı. 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nden sonra Türk tarihindeki ikinci büyük meydan savaşının 30 Ağustos Büyük Taarruz olduğunu vurgulayan Erbaş, şehir içi çatışmaları bu kapsamda değerlendirmediğini belirtti. Bu nedenle Zafertepe Çalköy’ün tarihi açıdan çok büyük bir öneme sahip olduğunu kaydetti. Bu önem doğrultusunda 30 Ağustos alanına mutlaka bir askeri birliğin konuşlandırılması gerektiğini savunan Erbaş, subay ve astsubayların eğitim süreçlerinde Büyük Taarruz’un gerçekleştiği bu alanı yerinde görmelerinin faydalı olacağını ifade etti. Erbaş, "Sembolik de olsa burada bir kamp kurulmasının önemli olduğunu düşünüyorum" dedi. Askeri birliklerin genellikle farklı bölgelerde kamp yaptığını hatırlatan Erbaş, "Bu topraklar başka bir meydan savaşı görmedi" diyerek Büyük Taarruz’un yaşandığı alanlarda askeri eğitim ve kampların düzenlenmesinin tarihi bilinci güçlendireceğini söyledi. Erbaş, söz konusu konunun Kütahya’nın tüm dinamiklerinin ortak meselesi olması gerektiğini vurgulayarak değerlendirmelerini tamamladı.