GÜNDEM - 06 Temmuz 2025 Pazar 13:08

Güney Koreli gezgin Hyojeong Park: "Türkiye gördüğüm en misafirperver ülke"

A
A
A

Sosyal medyada "Mhyochi" adıyla tanınan Güney Koreli gezgin Hyojeong Park, yürüyerek sürdürdüğü Türkiye turu kapsamında Trabzon’a geldi. Türkiye’nin gördüğü en misafirperver ülke olduğunu söyleyen Park, üçüncü gelişi olduğunu ve annesini de getirmek istediğini belirtti.

Türkiye’de bir süredir farklı şehirleri yürüyerek gezen ve sosyal medyada yayın yapan 26 yaşındaki Güney Koreli Hyojeong Park’ın son durağı Trabzon oldu. Samsun’dan yola çıkan Park, Ordu ve Giresun’u geçtikten sonra Trabzon’a ulaştı. Bu süreçte seyahatini takipçilerine anlık olarak yansıtan Hyojeong Park, Trabzon’un ardından yola devam edeceğini belirtti.

"Türkiye’ye üçüncü gelişim"

Türkiye’ye bir ay önce geldiğini ve üçüncü gelişi olduğunu söyleyen Park, "Türkiye’yi, yemeklerini, insanlarını ve havasını gerçekten çok seviyorum. Bu benim üçüncü gelişim ama Karadeniz Bölgesi’ne ilk gelişim. Daha önce İstanbul, Bursa, İzmir, Denizli, Fethiye, Antalya, Ankara, Eskişehir, Nevşehir, Kayseri, Samsun, Ordu gibi şehirleri gezdim. Seyahatime Samsun’dan başladım. Karadeniz Bölgesi’nin en büyük şehirlerinden biri ve tarihi hakkında bilgi edinmeyi de sevdiğim için Samsun’dan başlamayı tercih ettim. Orası Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı için ayak bastığı yer. Bu yüzden ’Tamam, bu başlamak için oldukça iyi bir yer’ dedim. Sonra doğu kıyı şeridini takip ederek Trabzon’a ulaştım ve yola devam edeceğim" dedi.

Güney Koreli gezgin Hyojeong Park:

"Türkiye gördüğüm en misafirperver ülke"

Bugüne kadar 38 ülke gezdiğini belirten Park, Türkiye’de vatandaşlar tarafından iyi karşılandığını söyledi. Park, "Türkiye’yi çok seviyorum. Türkiye ziyaret etmekten en fazla keyif duyduğum ülkelerden biri. Sadece havası ve yemeği yüzünden değil, misafirperverliği de en iyisi. Şu ana kadar 38 ülke gezdim ama Türkiye, yaşadığım tüm misafirperverlikler arasında en iyi ülke" diye konuştu.

"Türkiye ve Güney Kore kardeş ülke"

Güney Kore ile Türkiye’nin kardeş ülke olduğunu söyleyen gezgin, "Aslında Güney Kore ve Türkiye kardeş ülke. Bu yüzden Türkiye bizim için bilinmeyen bir ülke değil, birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Ve her zaman geri gelmek istememin nedenlerinden biri buydu ve ayrıca gezi listemde Kapadokya’ya gitmek ve balon turuna katılmak vardı. Bu aslında üçüncü Türkiye seyahatime geri dönmemin ilk nedeniydi. Ama bu Karadeniz yolculuğundan sonra sanırım tekrar geri geleceğim. Annemi bile getirmek istiyorum. Bence o da çok sevecek" ifadesini kullandı.

Güney Koreli gezgin Hyojeong Park:

"Takipçilerim bana Karadeniz’e gitmem gerektiğini söyledi"

Karadeniz Bölgesi’ni gezmeye nasıl karar verdiğini de anlatan gezgin, "Aslında Karadeniz Bölgesi hakkında hiçbir fikrim yoktu ve Kapadokya’daydım, canlı yayın yapıyordum. Türk izleyicilerim bana ’Mhyochi, Karadeniz Bölgesi çok güzel. En azından gidip denemelisin’ diyorlardı. Ben de bazı büyük şehirleri seçiyordum ve ’Bunu bir tür eğlenceli meydan okumaya dönüştürmek istiyorum’ diye düşünüyordum. Araba sürmenin büyük hayranı değilim. Yürümeyi sevmemin nedeni, manzaraları daha yavaş görebilmem ve burada insanlarla karşılaşabilmem. Onlar da beni bazen çay veya yemeğe davet ediyorlar. Ben de ’Tamam, bu benim için Karadeniz Bölgesi’nin gerçek yüzünü keşfetmek ve belki de bu yolculuğu izleyicilerimle paylaşmak için aslında iyi bir yol’ diye düşündüm" dedi.

"Tek başıma yolda olmak beni burada zorlamadı"

Tek başına yollarda olmanın bulunduğu süreçte kendisini çok zorlamadığını belirten Park, "Bence birçok insan bu tür şeyler hakkında benim için endişeleniyordu. Çok tehlikeli olduğunu söyleyemem ama her zaman küçük bir olasılık vardır. Sonuçta dünyada iyi insanlar olduğu gibi kötü insanlar da var. Ama hiçbir zaman burada tehlikeli herhangi bir durum hissetmedim. Birçok belediye veya yetkili bana yardım ediyor ve ben onlara gerçekten teşekkür ediyorum. Tehlikeli olan tek şey buranın yemekleri. Çünkü yemekler çok güzel, gittikçe kilo alıyorum" diye konuştu.

"Türkiye’de benim beş ailem var"

Türkiye’ye geldiği süreçte çok iyi insanlarla tanıştığını ifade eden Park, "Yaklaşık beş tane ailem var. Türk ailem, onlara ailem diyorum. Çünkü otel bulamadığmda beni evlerine davet ettiler. Evlerinde kaldım, kahvaltı hazırladılar. Beni karavan kamplarına davet eden ailelerle tanıştım. Yolculuğum boyunca birçok farklı aileyle tanıştım ve bu yaşadığım en ilginç anlardan biriydi. Türkiye’de yaşayan insanlarla tanışmak ve onların sevgisini ve misafirperverliğini deneyimlemek çok güzeldi. Benim için bu tüm gezinin en iyi anıydı" şeklinde konuştu.

Güney Koreli gezgin Hyojeong Park:

"Bir sonraki hedefim Likya Yolu’nu yürümek"

Karadeniz Bölgesi’ni yürüdükten sonra hedefinin Türkiye’nin güneybatısındaki Fethiye’den başlayarak Antalya’ya kadar uzanan yaklaşık 520 km uzunluğunda bir yürüyüş rotası olan Likya Yolu’nu yürümek olduğunu belirten 26 yaşındaki içerik üreticisi, "Aslında Karadeniz seyahatimden sonra Türkiye’ye geri gelmek ve başka bir meydan okuma yapmak istiyorum. İnsanlar bana Akdeniz’e gitmemi ve orada Likya Yolu’nu yürümem gerektiğini söylediler. Ancak şu an orada havanın çok sıcak olduğunu. monbahar mevsiminde daha iyi yürüyebileceğimi ifade ettiler. Bu yüzden bir sonraki hedef olarak Likya Yolu’nu yürümeyi çok istiyorum" dedi.

Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce Valisi Mehmet Makas görevine başladı DÜZCE(İHA) – Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararnamesiyle Düzce Valisi olarak atanan Vali Mehmet Makas görevine başladı. Mehmet Makas, yaptığı açıklamada "Bizler ceberut bir devlet anlayışı ile değil, istişare ile bu kenti yöneteceğiz" ifadelerinde bulundu. Kırıkkale Valisi olarak görev yaparken, Cumhurbaşkanı kararnamesiyle Düzce Valisi olarak atanan Mehmet Makas, görevine başladı. Vali Mehmet Makas, ilk gününde vali yardımcıları, belediye başkanları, siyasi parti il temsilcileri, emniyet ve jandarma birimleri tarafından karşılandı. Vali Mehmet Makas, yaptığı ilk açıklamada "Bugün ’Ya Allah Bismillah’ diyerek göreve başlıyoruz. Türk’ün çağı Türkiye Yüzyılında, Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde ülkemizi daha da yüksek seviyelere taşımak adına ekip olarak çalışacağız. İl müdürü arkadaşlarımızla beraber inanıyorum ki Türk Devlet geleneğinin, damıtılmış en yüce söz Şeyh Edebali Hazretleri’nin ‘İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın’ şiarıyla Düzceli kardeşlerimize hizmet edeceğiz. Düzce’miz örnek bir kent, güzel bir kent. Ne kadar hizmet etsek azdır. Bizden önceki arkadaşlarımız buralara hizmet ettiler. Biz onların taşıdığı bayrağı bir üst seviyeye nasıl taşırız, onun hesabı içinde olacağız. Basınımızın da desteğini bekliyoruz. Başta milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız ve mülki idare amirlerimiz olmak üzere, bu hizmet yarışında odağımıza hep insanımızı koyacağız, Düzceli kardeşlerimizi koyacağız. Düzce doğasıyla, yeşili ile mavisi ile hakikatken eşsiz bir şehir. Ben Karabük’te büyüdüm ama Erzurum, İspirli bir kardeşinizim. Yol üzerinden gelip, geçerken Düzce’mizi görüyorduk ve merak ediyorduk. Allah bize burada valilik görevini nasip etti. O nasibe layık olmaya çalışacağız. Ben desteklerinizi bekliyorum. Ben biliyorum ki Düzce’mizde müthiş bir uyum var. Uzaktan seyrediyorduk ve özeniyorduk. Milletvekillerimizle, il ve ilçe belediye başkanlarımızla, belde belediye başkanlarımızla ve yine kaymakamlarımızla İnşallah buraları daha yukarılara taşıyacağız" şeklinde konuştu. Suriye’de yaşanan ateşkes anlaşmasına da dikkat çeken Vali Makas "Terörsüz Türkiye mottosu ile bir yol yürüyüşü var. Cumhurbaşkanımız ve Cumhur ittifakı ortaklarının. O hayalin gerçek olduğunu yavaş yavaş müşahede etmekteyiz. Dün Suriye’de de hem terörsüz Türkiye hem de tam mutabakatın sağlandığı bir açıklama geldi. Hakikaten ben inanıyorum ve sizin de inandığınızı biliyorum. Yüce Türk Milleti Dünya’ya nizam versin diye doğmuş bir millettir. Bu bölgeye bizim milletimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde nizam verecektir. Atatürk’ün işaret ettiği muhasır medeniyetler seviyesine ve daha yukarılara ulaşacağız. Ben bu duygu ve düşüncelerle hem bize hem sizlere valilik görevimizin hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Düzce’yi hep birlikte yöneteceğiz" Yönetim anlayışı hakkında da bilgiler veren Vali Mehmet Makas "Bizler yönetişim denilen olaya inanan insanlarız. İstişare denilen olaya inanan insanlarız. Bir ve beraber yönetmek için varız. Tek taraflı ceberut bir devlet anlayışı ile değil, Cumhurbaşkanımızın bize çizdiği vizyonda budur. Beraberce, istişare ile yöneteceğiz. Odağımıza insanımızı koyacağız. Ama adaletten, ehliyetten, emniyetten, maslahattan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Bu noktada rabbim yar ve yardımcımız olsun" şeklinde konuştu.
Bursa Hayat Hastanesi yönetimi Mudanya muhtarlarıyla buluştu Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzman Doktor Ahmet Özkul, Mudanya muhtarlarını Hayat Hastanesi’nde düzenlenen kahvaltı organizasyonunda ağırladı. Hayat Hastanesi ile sağlık anlaşması bulunan Mudanya muhtarlarının katılımıyla gerçekleşen buluşmada, Hayat Sağlık Grubu’nun mevcut yatırımları, devam eden projeleri ve bölge halkına yönelik sağlık hizmetleri ele alındı. Programın açılışında konuşan Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzman Doktor Ahmet Özkul, bu yıl kuruluşlarının 48. yılını kutladıklarını belirterek, Bursa ve çevresinde nitelikli sağlık hizmeti sunma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Ankara Yolu üzerindeki Hayat Hastanesi’nin yanı sıra Mudanya Yolu’nda hizmet veren iki tıp merkezi ve İstanbul Pendik’te bulunan Hayat Şifa Hastanesi ile geniş bir hizmet ağına sahip olduklarını vurguladı. Yeni hastane yolda İzmir Yolu üzerinde yapımı devam eden yeni hastane projesi hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Özkul, 12 katlı ve akıllı bina statüsünde inşa edilen tesisin 40 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olacağını söyledi. Yeni hastanenin; 200 hasta odası, 50 yoğun bakım yatağı, 10 ameliyathane, 90 poliklinik odası ve 350 araçlık otopark kapasitesiyle Bursa sağlık altyapısına önemli katkı sunacağını dile getirdi. Projenin 2027 yılının ikinci yarısından sonra hizmete alınmasının hedeflendiğini belirtti. Toplumun tüm kesimleriyle güçlü iletişim kurmayı önemsediklerini ifade eden Uzm. Dr. Özkul, yerel yöneticilerle yapılan bu tür buluşmaların sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi açısından büyük değer taşıdığını söyledi. Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Hayat Hastanesi Başhekimi Uzman Doktor Fatih Özkul ise grubun uluslararası alandaki çalışmalarına değinerek, 2025 yılı Ağustos ayında Kosova’da irtibat bürosu açtıklarını, Eylül ayında ise Malezya’daki bir hastane ile isim lisans hakkı ve yönetim sözleşmesi imzaladıklarını aktardı. Sosyal sorumluluk faaliyetlerine de önem verdiklerini belirten Uzm. Dr. Fatih Özkul, Türkiye Hayat Sağlık Vakfı aracılığıyla eğitim, sağlık ve sosyal destek alanlarında birçok projeyi hayata geçirdiklerini ifade etti. Mudanya Muhtarlar Derneği Başkanı ve Çağrışan Mahallesi Muhtarı Ahmet Gül ise Hayat Hastanesi yönetimine ev sahiplikleri için teşekkür ederek, Hayat Hastanesi’nin Bursa’nın önemli sağlık markalarından biri olduğunu söyledi. Program, Hayat Hastanesi yönetimi ile Mudanya muhtarlarının birlikte çekildiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Erzurum Atatürk Üniversitesi sportif başarılarını ulusal arenada sürdürüyor Atatürk Üniversitesi, farklı branşlarda elde ettiği derecelerle sportif alandaki istikrarlı yükselişini sürdürmeye devam ediyor. Başarılı sporcular hem bireysel hem de takım müsabakalarında gösterdikleri üstün performansla Atatürk Üniversitesini Türkiye genelinde başarıyla temsil etti. Kick Boks Türkiye Şampiyonasında 5 Madalya Burdur’da düzenlenen Üniversiteler Kick Boks Türkiye Şampiyonasına, Atatürk Üniversitesi adına 7 sporcu ile katılım sağlayan takımlar, organizasyonu 1 altın ve 4 bronz madalya ile tamamlayarak önemli bir başarıya imza attı. Şampiyonada +70 kg kategorisinde mücadele eden Şüheda Ulaş altın madalya kazanırken; 63 kg’da Erdinç Temelci, 60 kg’da Ferhat Seven ve 55 kg’da Esma Sabahat Çakar bronz madalyanın sahibi oldu. Buz Tırmanışı Türkiye Şampiyonasında 3 Madalya Öte yandan, Türkiye Dağcılık Federasyonu tarafından düzenlenen Buz Tırmanışı Türkiye Şampiyonasında da Atatürk Üniversitesi sporcuları dikkat çekici bir performans sergiledi. Şampiyona kapsamında sporcular, kadınlar kategorisinde Türkiye ikinciliği, erkekler kategorisinde ise Türkiye ikinciliği ve üçüncülüğü elde ederek toplamda 3 madalya kazanma başarısı gösterdi. Rektör Hacımüftüoğlu: "Spor Dostu Kampüs Vizyonunu Kararlılıkla Sürdürüyoruz" Elde edilen başarılarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversite olarak sporu yalnızca bir yarışma alanı değil, aynı zamanda öğrencilerin çok yönlü gelişimini destekleyen önemli bir eğitim unsuru olarak gördüklerini vurguladı. Rektör Hacımüftüoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Öğrencilerimizin ulusal şampiyonalarda elde ettiği bu değerli dereceler, Atatürk Üniversitesinin sportif altyapısının, disiplinli çalışmasının ve güçlü akademik-sportif dengesinin somut bir göstergesidir. Farklı branşlarda kazanılan bu başarılar, üniversitemizin ‘spor dostu kampüs’ vizyonunu kararlılıkla sürdürdüğünün en güzel kanıtıdır." Başarıda emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür eden Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu gurur tablosunun oluşmasında katkı sunan teknik heyetimize, antrenörlerimize, akademik kadromuza ve üniversitemizi en iyi şekilde temsil eden kıymetli sporcularımıza teşekkür ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum."
Bursa Bursa’da gece çalışan anne babalara müjde...Gece kreşi Nilüfer’de başlıyor Nilüfer Belediyesi, Bursa’da bir ilke imza atarak gece kreşi uygulamasını başlatıyor. Özellikle sanayide gece çalışmak zorunda kalan anne babalar çocuklarını artık Nilüfer Belediyesi’nin kreşine bırakabilecek. Kendileri getirmek şartıyla Bursa’nın her yerinden başvuru alabileceklerini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Nilüfer’de gece mesaisi anneler için artık sorun olmayacak. Çocuklarını kreşimize getirmek isteyenlerin başvurularını bekliyoruz. Yakın zamanda başvurulara göre gece kreşini hayata geçireceğiz. Vatandaşlarımızdan başvuruları 4441603 numaralı hattımıza bekliyoruz" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, gece kreşi uygulamasının özellikle sanayi bölgelerine yakın alanlarda çalışan kadınların ihtiyaçları gözetilerek planlandığını belirtti. Kreşlerin kadınların özgürlüğü anlamına geldiğini vurgulayan Özdemir, "Vardiyeli çalışan kadınlarda çocuk bakımı genellikle annenin sorumluluğunda kalıyor. Bu nedenle gece vardiyasında çalışan kadınları da düşünerek böyle bir uygulamayı hayata geçirdik" dedi. Pilot uygulama kapsamında akşam saat 19.00’dan sabah 07.00’ye kadar hizmet verildiğini kaydeden Özdemir, "Şu anda bu uygulamayı bir deneme olarak yürütüyoruz. Talep ve performans yeterli olursa mevcut 4 kreşimizde ve yapımı süren 3 yeni kreşimizde de gece kreşi uygulamasını devreye alacağız" diye konuştu. Gece kreşi için talep toplama sürecine ilişkin de bilgi veren Başkan Özdemir, ilk duyuruların ardından yeterli başvuru alınamadığını, bu nedenle billboardlar ve farklı iletişim kanallarıyla farkındalık çalışması başlattıklarını ifade etti. Özdemir, "Talep yeterli olursa bu kreşi kesin olarak açacağız. Önceliğimiz Nilüferli hemşehrilerimiz ancak ihtiyacı olan her kadına bu hizmeti sunmayı önemsiyoruz" dedi. Nilüfer Belediyesi’nin kreş sayısını hızla artırmayı hedeflediğini belirten Özdemir, "Şu anda 4 kreşimiz var, 3 kreşimizin yapımı sürüyor. Önümüzdeki yılın sonuna kadar 7 kreşe ulaşacağız. Seçim döneminde 5 yılda 5 kreş vaadinde bulunmuştuk ancak ihtiyacın çok daha fazla olduğunu gördük. Dönem sonunda hedefimiz 20 kreşe ulaşmak" ifadelerini kullandı. Kreşlerin nitelikli eğitim kadrosu ve donanımıyla hizmet verdiğini de vurgulayan Özdemir, halen 428 çocuğa hizmet sunulduğunu belirtti. Çalışan anne ve babalara çağrıda bulunan Başkan Özdemir, "Nilüferli hemşehrilerime sesleniyorum. İş hayatınızdan vazgeçmeyin. Gece çalışıyorsanız belediyemize başvurun, çocuklarınıza biz bakacağız. Yeter ki kadınların özgürlüğü devam etsin" şeklinde konuştu.