GÜNDEM - 14 Temmuz 2024 Pazar 15:35

İneklerini gelin gibi süslediler yaylanın yolunu tuttular

A
A
A
İneklerini gelin gibi süslediler yaylanın yolunu tuttular

Trabzon’un Akçaabat ilçesinde ilki 2018 yılında düzenlenen Akpınar Büyükoba Yaylası Göç Festivali’nin 4.’sü Akpınar Mahallesi Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nin organizasyonu ile bugün yapıldı. Yer yer yağmurun altında yapılan festivalde gelin gibi süsledikleri inekleri ile Büyükoba Yaylası’na doğru yola çıkan yaylacılar renkli görüntüler oluştururken, festivalin amacının geçmişten gelen geleneksel yayla göçünün yeni nesillere tanıtmak olduğu ifade edildi.


Akpınar Büyükoba Yaylası Göç Festivali başlangıcında yapılan yürüyüşün ardından festival alanına gelindi. Burada günün anlam ve önemini belirtilen konuşmalar yapılırken festivale, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim ve vatandaşlar katıldı.


Geleneksel kıyafetleri içerisindeki yaylacılar, uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından ulaştıkları Sela mevkiinde davul, zurna ve kemençe eşliğinde karşılandı. Festivalde bazı yaylacıların sırtlarında beşikler taşıması renkli görüntüler oluştururken, burada konuşan Akpınar Mahallesi Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Osman Bıyıklı amaçlarının eskiyi unutturmamak ve yeni nesle geleneklerini hatırlatmak olduğunu söyleyerek, "Bu sene dördüncüsünü düzenlediğimiz Akpınar Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği festivalimize tüm halkımız hoş geldi. Geçen yıl şehitlerimizden ötürü festivalimizi yapmamıştık, onlara da rahmet diliyorum. Aslında bu sene daha yoğun olmasını normalde bekliyorduk. Aşağıda sis var ama hava burada çok güzel. İnşallah ilerleyen zamanlarda daha güzel şeylerin burada olacağını düşünüyorum. Buraya gelen vatandaşlarımıza, sanatçılarımıza teşekkür ediyorum" dedi.


Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise, "Evet yaz dönemindeyiz. Yazın Trabzon’umuz tabii turizm değerinin son yıllarda en yükselen değeri konumunda. Bir taraftan da yayla turizmine dönük şenliklerimiz var. Bu şenliklerimiz bize dedelerimizden gelen bir gelenektir. Bu geleneği yaşatmak için aynı anlayışla yaz ayları gelince özellikle Temmuz itibarıyla Ağustos sonuna kadar bütün ilçelerimizin yaylalarında, bugün Akpınar’ımızın yaylasında Sela Çimeni mevkiinde olduğu gibi şenliklerimiz yapılıyor. Hem buradaki hemşehrilerimiz, hem gurbetçilerimiz İstanbul’da, diğer illerimizde ve Avrupa’da gurbetçilerimiz ile hep beraber bir araya geliyoruz. Hasret gideriyoruz. Bize ait olan doyasıya o horonumuzla beraber eğleniyoruz. Ve dayanışma örneğimizi ortaya koyuyoruz. Bu topraklara ilelebet bir kez daha sahip çıkma şuurumuzu da ortaya koyuyoruz. O nedenle bugün de biz değerli belediye başkanımızla, yöneticilerimizle beraber şenliğimizdeyiz. Gördüğünüz gibi güzel bir coşku var, güzel bir birliktelik var. Esasında bu birliktelikler aynı zamanda ülkemizin milli birlik ve beraberliğinin de nişanesidir" diye konuştu.


Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim de, "Dördüncüsünü düzenlemiş olduğumuz Akpınar Festivali’mizdeyiz. Hep beraberiz. Son dönemde Trabzon’umuzda, Akçaabat’ımızda, turizmin gelişmesiyle beraber de özellikle yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktaları olan yaylalarımızdayız. Burada düzenlemelerimizle beraber hem bölge halkı hem de gelen misafirlerimizle beraber birlik ve birlikteliğimizi, dayanışmamızı ortaya koyup burada eğleniyoruz. Güzel bir ortam var. İnsanlar burada geçmişi geleceğe taşıyorlar. Dedelerimizden gelen kültürümüzü bugünümüze ve bu bölgeye sahip çıkmamızı ortaya koyuyoruz bu festivallerle beraber. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Gelen misafirlerimize de tekrar hoş geldiniz diyoruz" ifadelerini kullandı.



"Havanın bozuk olması sorun değil biz horonumuzu her zaman oynarız"


Festivale gelen vatandaşlardan Sude Bulut festivalin çok güzel olduğunu belirterek, "Çok güzel bir şenlik oldu bizim için. Herkes çok eğleniyor. Her sene yapılıyor ve çok hoşumuza gidiyor. Hiç kaçırmıyoruz. Çok eğleniyoruz gerçekten. Güzel oluyor ineklerle geliyoruz. Vallahi biz çok mutluyuz. İnşallah ileriki senelerde de böyle devam eder. Ben buralıyım. Bütün köy halkı hepimiz buradayız, herkes burada. Havanın bozuk olması hiç sorun değil her zaman horonumuzu oynarız" şeklinde konuştu.


Festivale Maçka ilçesinden geldiğini söyleyen Erdem Fıntık ise, "İlk defa geldim buraya. Yani güzel bir yayla. Bu zamana kadar birçok yayla şenliklerine katıldık ama buradaki tertip ve düzen gayet güzel, gerçekten başarılı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Buradaki yaylacılar ve yaylalar zaten şenlik, güzel de bir tanıtım yapmışlar. Ondan dolayı da ilgi çekiyorlar, dikkat çekiyorlar. O yüzden de kalabalık oluyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.



İneklerini gelin gibi süslediler yaylanın yolunu tuttular

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da Gülden Coni davası için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı Edirne’de geçen yıl 15 yaşındaki Gülden Coni’nin 30 bıçak darbesiyle öldürüldüğü cinayete ilişkin Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında. sanık ve aile üyeleri için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı yapıldı. Edirne’de 15 yaşındaki Gülden Coni. 5 Nisan 2025 tarihinde yaşıtı olan E.A tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında katile verilen 19 yıl hapis cezası ve katilin ailesinin tutuksuz yargılanması protesto edildi. ’Adalet isteyen gençler’ olarak kendilerini tanıtan grup adına basın açıklamasını okuyan Ecrin Taştekin, "Şu an burada bu açıklamayı yaptığımız Samsun’da, bu katil cezaevinde yatmaktadır. Ancak verilen 19 yıllık cezanın yatarı sadece 5 yıldırç 30 bıçak darbesinin karşılığı. bir çocuğun hayatının bedeli Samsun’un bu havasını sadece 5 yıl solumak mı olmalı? Daha da acısı kanlı kıyafetleri yıkayan anne ve teyze ile bıçağı saklayan baba, bir yıldır elini kolunu sallayarak dışarıda gezmektedir. Katil Samsun’da cezaevinde misafir edilirken, suç ortakları dışarıda nefes almaya devam etmektedir. Bu, toplumun adalet duygusuna indirilmiş en büyük darbedir. İddianamesi bir yıl sonra hazırlanan bu aile üyelerinin serbestçe gezmesine artık tahammülümüz kalmadı. 17 Haziran’daki mahkeme, adaletin ya yerini bulacağı ya da tamamen susacağı gündür. Buradan Samsun’dan ve tüm Türkiye’den haykırıyoruz: Tüm aile cezalandırılmalıdır. Katilin kanlı elbiselerini yıkayan anne ve teyze, bıçağı yok eden baba ‘suçluyu kayırma’dan değil, cinayete iştirakten yargılanmalı ve tutuklanmalıdır. 15 yaşındaki bir çocuğun yaşam hakkını gasp etmenin karşılığı 5 yıl olamaz. Katilin Samsun’daki cezaevinden elini kolunu sallayarak çıkmasını ve aramızda dolaşmasını istemiyoruz. Katillerin ve onlara siper olanların dışarıda gezdiği bir düzende hiçbir çocuk güvende değildir" dedi. Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek’in gönderdiği ses kaydı da açıklama sonrası orada bulunanlara dinletildi. Abla Alüzrek, "O gün sadece kardeşimi öldürmediler. Bizim evimizi susturdular. Annemin gülüşünü öldürdüler. Babamın içini yaktılar. Benim içimde bir ömür kapanmayacak bir yara bıraktılar bana. Ve en acısını biliyor musunuz? Biz bu kadar büyük bir acının içinde boğulurken, bazıları hala hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyor. Başta planlı olduğu söylenen bir cinayet, sonra bir anda sıradanlaştırıldı. Bir çocuğun hayatı birkaç hukuki cümle ile eksiltildi. Ve şimdi biz Yargıtay’dan haber bekliyoruz. Biz adalet bekliyoruz. Biz vicdan bekliyoruz. Çünkü bize verilen bu acının karşılığı birkaç yıl olmamalı. Bugün katil Samsun cezaevinde yatıyor. Annesi babası gidip onu görebiliyor. Sesini duyabiliyor, ona sarılabiliyorlar. Peki ya biz? Biz bir mezar taşı görüyoruz sadece" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamanın ardından gökyüzüne balonlar bırakıldı. Basın açıklamasına CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır ve CHP İlkadım İlçe Başkanı Umut Alkaç da katılarak destek verdi.
Şanlıurfa Görüntüleri izleyen Viranşehir’e akın etti: Anahtarlı tedavi iddiası sosyal medyada gündem oldu Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde konuşamayan insanların ağzına anahtar koyarak tedavi ettiğini iddia eden şahsın sosyal medyada gündem olan görüntülerinin ardından evi vatandaşların akınına uğradı. Viranşehir ilçesinde yaşayan Seyit Cuma Tufehi, konuşamayan insanlara dua edip ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu iddia etti. Ücret almayan Tufehi’nin insanların ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu gösteren videolar, kısa sürede sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Görüntüleri izleyenler, konuşamayan yakınlarını yanlarına alarak Viranşehir’e akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden telefonla arayan aileler, randevu aldıktan sonra konuşma güçlüğü çeken çocukları için kapıda uzun kuyruklar oluşturdu. Oğlunun ilk kelimelerini kullanmaya başladığını söyleyen Vahit Ekmen, "Benim oğlumun kulağı duyuyor ama konuşamıyor. Seyit Cuma Tufehi’nin yanına getirdik. Allah’a şükür oğlum yavaş yavaş konuşmaya başladı" dedi. Adana’dan geldiğini söyleyen Salih Gülağacı, "Adana’da gece dönercisiyim. Oğlumda bir kekemelik vardı. Sosyal medyada duydum getirdim. Seyit Cuma Tufehi onu konuşturdu. Buradan çok mutlu bir şekilde gideceğiz. Hüngür hüngür ağladık" dedi. Az da olsa oğlunun konuşmaya başladığını söyleyen İsmail Çılgın, "Çocuğumuzu getirdik, ağzına anahtar kattılar. Az bir şey bile olsa dili açıldı" diye konuştu. İki defa daha geleceğini söyleyen Çılgın, inşallah dilinin daha da açılacağını belirtti. Konya’dan geldiğini söyleyen İmam Bakır Özkan, çocuğunun konuşmasının çok ağır olduğunu ve buraya geldikten sonra konuşmaya başlayacağını umut ettiklerini dile getirdi. Buraya gelerek şifa bulduklarını söyleyen Mehmet Aydın, "Hiç konuşamayan insanlar buraya geldi ve iyileşti. Şifa buluyoruz. İnşallah devam edecektir" dedi. İnsanların Allah sayesinde konuştuğunu söyleyen Seyit Cuma Tufehi ise, dünyanın birçok ülkesinden insanların geldiğini belirtti. Tufehi, "Şifa veren Allah’tır, ben vermiyorum ama Rabbimizi sonsuza kadar severiz. Yeter ki inancı olsun. Allah’ın gözleri vardır, evliyaları vardır. Allah takva sahibinin yanındadır. Amel sahibinin yanındadır. Salih evliyalar vardır. Allah diyor ki, ’Eğer onlar isterse Allah da ister.’ Allah bize nerede meyil ederse biz de oradayız. Bir tek Allah’ı arayacaksınız. Allah’ın kanunu Kur’an-ı Kerim’dir. Hazreti Muhammed’in yolunda, ehli beytin yolunda" diye konuştu.