ÇEVRE - 22 Haziran 2025 Pazar 09:26

Karadeniz’den renkli yayla göçleri

A
A
A
Karadeniz’den renkli yayla göçleri

Karadeniz’in köklü geleneklerinden biri olan yayla göçü, Trabzon’un Şalpazarı ilçesindeki son göçlerle birlikte tamamlandı.


Karadeniz’in dik yamaçlarında, ormanla gökyüzünün birleştiği noktalara doğru yolculuk sürüyor. Şalpazarı’nın Sinlice Mahallesi’nde yaşayan Salih Usta, her yıl olduğu gibi bu yıl da ineklerini rengârenk süsleyerek yayla yolculuğuna çıktı. Geleneksel kıyafetleri, çanları ve püskülleriyle donatılan hayvanlar, adeta bir görsel şölen sundu.


Trabzon’un birçok ilçesinde coşkulu ve renkli görüntülere sahne olan yayla göçünde hayvanlarını süsleyip çanlarla donatan yaylacılar, yöresel giysiler eşliğinde adeta geçmişle gelecek arasında kültürel bir köprü kuruyor.


Trabzon Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından görüntülen yayla göçü çekimlerinde konuşan Salih Usta, geçimini hayvancılıkla sağladığını belirterek, yayladan dönüşlerin kendisi ve hayvanları için her zaman hüzün dolu olduğunu söyledi. Usta, "Geçen sene yayladan gelirken çok üzülüyorum. Hayvanlar da öyle. Hayvanlar bağıra bağıra geri dönüyorlar. Hep hayvancılıkta uğraştım. Hayvanların sevgisinden gurbete gitmedim. Geçimimi onlarla sağlıyorum. Allah’a çok şükür bugüne kadar geldik. Hayvanlar bir başka. Ben onların, onlar benim dilimden anlıyor" ifadelerini kullandı.



Karadeniz’den renkli yayla göçleri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta güvenlik zirvesi: 150 operasyon, 90 hesaba erişim engeli Kars Valisi Ziya Polat başkanlığında Mart ayı "Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Kars Valiliği Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya İl Emniyet Müdürü Murat Abdullah Tombul, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Yusuf Mutlu Genç ile ulusal ve yerel basın temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan Vali Polat, Kars’ın huzur ve güvenliğini koruma noktasında kararlılıkla çalıştıklarını vurgulayarak, "Suçu önlemek, suç oranlarını azaltmak ve Gazi Kars’ımızda huzur ortamını sürdürmek önceliğimizdir. Vatandaş odaklı, şeffaf ve insan haklarına saygılı bir anlayışla çalışmalarımızı 7 gün 24 saat sürdürüyoruz" dedi. "150 operasyon, 4 gözaltı" Vali Polat’ın paylaştığı verilere göre, Mart ayında güvenlik güçlerince önemli operasyonlara imza atıldı. Jandarma komando birlikleri tarafından kırsalda 144 operasyon gerçekleştirilirken, TEM Şube Müdürlüğü’nce terör örgütlerine yönelik 6 ayrı operasyon düzenlendi. Toplamda 150 operasyon kapsamında 4 şüpheli yakalanırken, 2 kişi hakkında yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. "Siber suçlarla mücadelede yoğun mesai" Siber Suçlarla Mücadele ekipleri de sanal ortamda suç ve suçlulara göz açtırmadı. Cumhurbaşkanına hakaret, müstehcenlik ve terör propagandası içerikleri nedeniyle 90 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Ayrıca; 55 zararlı içerik sağlayıcısı, 126 yasa dışı bahis sitesi, 118 dolandırıcılık amaçlı internet sitesi tespit edilerek Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’ne bildirildi. Bu çalışmalar sayesinde çok sayıda vatandaşın dolandırılmasının önüne geçildi. "Dolandırıcılık ve yasa dışı faaliyetlere geçit yok" TCK 7258 Sayılı Kanun kapsamında yasa dışı bahis içerikleri paylaşan 25 hesaba erişim engeli uygulanırken, terör iltisaklı 5 kişi hakkında Açık Kaynak Araştırma Raporu hazırlandı. Nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik 65 olaya müdahale edildi. Ayrıca; 21 sosyal medya hesabı terör propagandası nedeniyle engellendi, 349 hesap hakkında siber istihbarat raporu düzenlendi, 28 hesap için açık kaynak araştırma raporu hazırlandı. "Vatandaşlara siber farkındalık eğitimi" Siber suçların önlenmesi amacıyla yürütülen bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında 420 vatandaş, 220 öğrenci ve 5 öğretmene eğitim verildi. Eğitimlerde yasa dışı bahis, oltalama (phishing), bankacılık dolandırıcılığı ve sosyal medya güvenliği gibi konular ele alındı. "Aranan şahıslar yakalandı" Güvenlik güçlerinin yürüttüğü çalışmalar sonucu aranması bulunan 5 kişi yakalanırken, 1 kişi tutuklandı. Müstehcen içerik paylaşımı yaptığı belirlenen 43 internet sitesinin kapatılması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na bildirim yapıldı. Öte yandan müstehcenlik suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası bulunan bir hükümlü yakalanarak cezaevine teslim edildi. "Daha güvenli bir Kars için kararlıyız" Toplantının sonunda Vali Polat, Kars’ta huzur ve güvenliğin sürdürülebilirliği için tüm kurumların koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceğini belirterek, vatandaşların desteğinin en büyük güçleri olduğunu ifade etti.
Gümüşhane Gümüşhane’de fenalaşan yolcu hastaneye dolmuşla yetiştirildi Gümüşhane’de dolmuşta fenalaşan kadın yolcu, şoförün hızlı müdahalesiyle doğrudan hastanenin acil servisine ulaştırıldı. Gümüşhane’de şehir içi yolcu taşımacılığı yapan dolmuşta bulunan F.Y. isimli kadın yolcu, seyir halindeyken aniden fenalaştı. Durumu fark eden diğer yolcular, ilk müdahaleyi yaparak kadına yardımcı oldu. Olayı fark eden dolmuş şoförü Lokman Bal ise zaman kaybetmeden, içerisinde yolcuların da bulunduğu dolmuşu Gümüşhane Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne sürdü. Bu sırada dolmuşta bulunan vatandaşlar hastaneyi arayarak sağlık ekiplerine bilgi verdi. Kısa sürede hastaneye ulaştırılan kadın yolcu, burada sağlık ekiplerinin müdahalesine alındı. Dolmuş kooperatifi başkanının da hastaneye gelerek yolcunun durumuyla yakından ilgilendiği öğrenildi. Hastanede tedavi altına alınan F.Y.’nin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. "Yolcunun fenalaştığını görünce dolmuşu tereddüt etmeden hastaneye sürdüm" Hastaneye ulaştığında sağlık ekiplerinin hemen yolcuya müdahale ettiğini ifade eden Lokman Bal, "Duraktan yolcuyu aldım. Bir süre sonra dolmuşun içerisinde bir kargaşa oldu ve bana yolcunun fenalaştığını söylediler. Ben o an hiç düşünmeden dolmuşu içindeki yolcularla birlikte hastaneye sürdüm. Ciddi bir durum olabilir diye yolculardan hastaneyi aramalarını ve ekiplerin hazır olmasını istemelerini söyledim. Direkt acil servisin önüne çektim, oradaki sağlıkçı arkadaşlar da her şeyi hazırlamışlar. Yolculardan bazıları biz şimdi ne yapacağız dediler ben de önce can önemli sizi istediğiniz yere götüreceğiz dedim. Fenalaşan kızımız yalnızdı, sağ olsun iki tane kız öğrencimiz ona refakatçi oldular. Daha sonra kooperatif başkanımızı arayarak durumla yakından ilgilenmesini rica ettim, o da sağ olsun hastaneye gelerek kızımızın durumunu yakından takip ederek refakat eden kız öğrencileri de gidecekleri yere götürdü" dedi. Yolcunun durumunun iyi olduğunu söyleyen dolmuş kooperatifi başkanı İsa Şanlıtürk, "Şoförümüz bizi arayıp durumdan bahsedince ben de kooperatif başkanı olarak hastaneye gelerek hastayı yakından takip ettim. Neyi varsa burada yardımcı olacağız, umarım bir şeyi yoktur. Daha sonra taburcu edilirse alıp neye ihtiyacı varsa yardımcı olacağız. Ben şoförüme buradan teşekkür ediyorum zaten bütün şoförlerimiz bu noktada bilinçli. Ben şoförümüze tekrar teşekkür ediyorum" diye konuştu. Fatma Uyduran da "Biz fenalaşan arkadaşla birlikte hastaneye geldik kimsesi yoktu o an yanında biz refakat ettik. Sonra ablasını çağırdık o da geldi, durumu iyi şu anda" ifadelerini kullandı.
Bursa Yeşil gelecek Yıldırım’da filizlendi Bursa’da Yıldırım Belediyesi, daha yeşil ve daha üretken bir gelecek için çalışmalarına devam ediyor. Yıldırım Belediyesi’nin seralarında yerli tohumlarla üretilen toplam 80 bin sebze ve meyve fidesi ilçe halkına ücretsiz dağıtıldı. Tarımsal üretimin arttırılması ve sağlıklı gıdaya ulaşma konularında farkındalık oluşturmayı amaçlayan Yıldırım Belediyesi, bu kapsamda çalışmalarını sürdürüyor. Park Bahçeler Müdürlüğü serasında yerli tohumlarla özenle yetiştirilen toplam 80 bin çilek, domates, biber ve salatalık fideleri; Yıldırımlılarla buluşturuldu. Geleneksel hale gelen fide dağıtım etkinliği bu yıl da ilçe halkı tarafından büyük ilgi gördü. Ahmet Taner Kışlalı Meydanı’nda kurulan standın başına geçen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, fideleri tek tek dağıttı. Tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Yılmaz, "Kısa süre içerisinde tarımsal faaliyetler ülkeler için stratejik öneme sahip olacak. Biz de bu konuda farkındalık oluşturmak için önemli çalışmalara imza atıyoruz. Geleneksel olarak düzenlediğimiz fide dağıtım etkinliğine bu yıl da devam ettik. Kendi seramızda yerli tohumlarla ürettiğimiz 20’şer bin adet çilek, biber, domates ve salatalık çeşitlerinden oluşan toplam 80 bin adet fidenin dağıtımını gerçekleştirdik. Hemşehrilerimiz bu fideleri balkonlarında ve bahçelerinde toprakla buluşturarak hem doğal hem de organik ürün yetiştirmenin keyfine varacak. Şimdiden bereketli olsun" dedi. Fideleri alan vatandaşlar ise tarımsal üretime verdiği destekten dolayı Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.
İstanbul Adem Soytekin: "Suç işlemediğimi kanıtlamak için etkin pişmanlık yaptım" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 28. oturumunda, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi veren tutuklu sanık Adem Soytekin savunma yaptı. Soytekin savunmasında "’Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, yalancıdır, önüne konulan belgeleri imzalayarak tahliye edildi’ sözlerini kendi adıma kesinlikle reddediyorum. Ben neden etkin pişmanlık yaptım? Suç işlemediğimi kanıtlamak için etkin pişmanlık yaptım. Yaptığım tüm işlerin, hak ediş olarak aldığım bedellerin rüşvet olarak algılanmasıyla etkin pişmanlık sürecim başladı" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 28. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Adem Soytekin savunma yaptı. İddianamede Adem Soytekin hakkında yapılan değerlendirmede, müteahhit olduğu, belediye içerisinde herhangi bir sıfat ya da sorumluluğu bulunmamasına rağmen örgütte yönetici pozisyonunda yer almasından dolayı İBB’ye bağlı iştiraklerden olan KİPTAŞ A.Ş.’ye ait çıkılan ihalelerin kimlere verileceği, ödemelerin nasıl ve ne zaman yapılacağı, ihaleye davet edilecek firmanın kimler olacağı, daire satışlarının serbest bırakılması gibi önemli süreçleri yürüttüğü belirtilmişti. İddianamede Soytekin’in, iş adamlarının belediye ile olan görüşmelerinde kimi zaman aracılık ettiği kimi zaman da belediye görevlilerince talep edilen rüşvetin Soytekin’e ait olan Sulkar ya da Asoy İnşaat’a devrinin sağlanıp rüşvetin teminine aracılık ettiği de açıklanmıştı. Soytekin’in inşaat sahipleri ile belediye arasındaki rüşvet zincirinde köprü vazifesi gördüğü, örgütün sözde kamu binası yapmak için kişi ve firmalardan çek ya da paraları teslim aldığı, suça konu rüşvet eylemleri sonucu müteahhitlik işi yapıyormuş izlenimi vererek suç gelirlerini perdelemek ve illiyet bağını kesmek amacıyla fatura kestiği de aktarılmıştı. Adem Soytekin’in şirketlerinin bir nevi örgütün kasası işlevini yürüttüğü, bu şekilde kurulan ’’sisteme’’ para akışı sağlanması gibi önemli süreçleri yürüttüğü de iddianamede belirtilmişti. Soytekin’in genel olarak inşaat sektöründeki iş ve işlemlere dayanan eylemler gerçekleştirdiği, bu eylemlerde örgüt lideri adına rüşvet görüşmeleri yaptığı, örgütün para tahsilat ve çek tahsilatı işlemlerini şirketleri üzerinden akladığı, inşaat işlerinde usulsüzlükler yaparak kendi yararına menfaat temin ettiği, bu menfaatlerden örgütünde faydalanmasını sağladığı, örgüt adına çok sayıda eylemden sorumlu olduğu iddianamede kaydedilmişti. "Suç işlemediğimi kanıtlamak için etkin pişmanlık yaptım" Adem Soytekin savunmasında "Ben çocukluğumdan bu yana inşaat işi ile uğraşan bir iş insanıyım. Bugüne kadar ayıplı bir iş yapmadım. Bugüne kadar iş almak için kimsenin kapısına gitmedim. Bugün burada bulunmamın sebebi en iyi bildiğim iş olan inşaat yapmayı sürdürmüş olmamdır. Ortada hayali bir iş yoktur. Yapılar, binalar gerçektir. Kamunun kullanımındadır. Ben rüşvet organizasyonu kuran, yöneten biri değilim. İş yapan ve karşılığını alan biriyim. Hak edişlerimizi kimi zaman nakit, kimi zaman çek, kimi zaman daire ve dükkan devri şeklinde gerçekleştirdik. İmamoğlu İnşaat ile işler yaptık. Benim bu tesisleri yaptığım sabittir. Bizzat rüşvet alındığını iddia eden müşteki iş insanlarının beyanlarından da sabittir. Ben tek başıma yapmadım bu işi. Bizim belediye ile cari havuzumuz var. Bu havuzda belediyelerden gelen hak edişler birikir. Ben sadece yaptığım işlerin karşılığını alırım. Belediye ile işi olan müteahhitler olduğunu bilmekteyim. Benim hiç tanımadığım kişilerin soyut beyanları var dosyada. Ben bütün iddiaları açık ve kesin şekilde reddediyorum. Hayatımın tamamı, ticari geçmişim ortadadır. İş almak için nüfuz ticaretine ihtiyacım olmadığı açıktır. Biz ulusal ve uluslararası işler yapan bir şirketiz. Bugün huzurunuzda saklamadan, kaçmadan, çelişmeden anlatıyorum. Ben inşaat işi yaptım. Ne örgütsel iş yaptım ne menfaat temin ettim. ’Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, yalancıdır, önüne konulan belgeleri imzalayarak tahliye edildi’ sözlerini kendi adıma kesinlikle reddediyorum. Ben neden etkin pişmanlık yaptım? Suç işlemediğimi kanıtlamak için etkin pişmanlık yaptım" dedi. "Hak ediş olarak aldığım bedellerin rüşvet olarak algılanmasıyla etkin pişmanlık sürecim başladı" Etkin pişmanlık sürecini anlatmak istediğini belirten Adem Soytekin "Dosyada ifade veren müteahhitlerin ifadeleri basında yer almaya başladı. O dönem vekaletli avukatlarımdan birisi olan ve belediye tarafındaki vekillerle de irtibatı olan Onur Büyükhatipoğlu aracılığıyla bu durumun izah edilmesini istedim. Basında haberler çıktığını, bazı müteahhitlerin bana belediyeye yaptığım işlerin hak edişleri olarak verdikleri çek ve taşınmazları rüşvet olarak verdiklerini söylediklerini, bunun ise beni çok rahatsız ettiğini, bunun böyle olmadığını en iyi belediye vekillerinin bildiğini, gerekirse bununla ilgili tüm belgeleri, faturaları tablomu kendilerine gönderebileceğimizi ve bu konuda bir açıklama yapmaları gerektiğini söylemiştim. Böyle bir açıklama beni gerek ailem, gerek medya, gerekse kamuoyunun karşısına doğru şekilde konumlandıracaktı. Ancak Onur Bey belediye tarafıyla görüştüğünde böyle bir açıklamanın yapılmayacağını bana iletti. Ben de ‘neden yapılmayacak’ diye sorduğumda yapılmayacağını söyledi. Ben bunun üzerine ‘madem öyle, bunları kendim açıklarım’ dedim. İşte benim etkin pişmanlık sürecim böyle başladı. Yaptığım tüm işlerin, hak ediş olarak aldığım bedellerin rüşvet olarak algılanmasıyla etkin pişmanlık sürecim başladı" ifadelerini kullandı. "Daireler, o dönem yapımına devam ettiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul il binasının tadilatı kapsamında verildi" Soytekin iddianamede suçlandığı eylemlere karşı yaptığı savunmasında "Eylem 5. Deniz İstanbul. Bu eylem kapsamında hakkımda ileri sürülen iddia, Deniz İstanbul projesinden adıma üç bağımsız bölüm üzerinde rüşvet ilişkisi kurulduğu yönündedir. Öncelikle açıkça ifade etmek isterim ki Deniz İstanbul projesinden adıma üç adet bağımsız bölüm devri yapılmıştır. Bu hususu hiçbir aşamada inkar etmedim. Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadelerde de açıkça belirttim. Ancak bunun rüşvet olarak gösterilmesini kabul etmiyorum. Zira söz konusu daireler, diğer işlerde olduğu gibi, o dönemde yapımını yaptığım işlere karşılık alınmıştır. Bu daireler, o dönem yapımına devam ettiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul il binasının tadilatı kapsamında verildi. Hakkımdaki iddia, esasen Dursun Keleş’in beyanlarına dayanmaktadır. Ben Dursun Keleş’i tanımıyorum. Kendisiyle hiçbir görüşmem de olmamıştır. Söyledikleri gerçeği yansıtmamaktadır. Bunu ona inanmayın bana inanın mantığıyla da söylememekteyim. Şimdi izah edeceğim üzere kendisi yalan beyanlarda bulunduğunu da ispatlayacağım. İlk olarak şununla başlamak istiyorum. Kendisi ifadesinde aynı gün kendisini aradığımı, akabinde kendisinin Deniz İstanbul projesindeki ofisine gittiğimizi, yanımdan Ekrem Bey’i arayarak telefonu hoparlöre verdiğimi iddia etmektedir. Böyle bir iddia doğruysa hem kendisini aradığım için bir HTS kaydı hem de o ofisine gittiğim için bir sıfır ortak baz kaydı bulunması gerekirdi. Oysa dosyada Dursun Keleş’i aradığıma dair hiçbir HTS kaydı yoktur. Olması da mümkün değildir. Ayrıca 2020 yılında ben Ekrem Bey’i hiç aramamışım. Dursun Keleş’in hakkımdaki ifadesi mesnetsiz söylemlerden ibarettir ve tamamen kurgudur. Bu yalan ifadesi sebebiyle beni, sanki Ekrem Bey adına baskı ve şantajla tahsilat yapan birisiymiş gibi göstererek, iddianamede yönetici yazılmama sebebiyet veren tek ifadedir" dedi. Soytekin savunmasının devamında "Mehmet Pehlivan benim söylediklerime ‘yalan ve hayal ürünü toplantı’ diyor. O toplantı yalan değil, bal gibi de yapılmış. Bunu ben değil kendi tarafları da söylüyor. Kendi vekilleri de çıkıp bu toplantının yapıldığını ve ayrıca benim yaptırdığımı söylüyorlar. Hem böyle toplantı yok diyeceksin hem de siz toplantı yapıldığını kabul edeceksiniz. Dönüp dolaşıp aynı yere geliyorsunuz. Ali Nuhoğlu ifadesinde, Pehlivan ile 4-5 kez görüştüğünü ve Pehlivan’ın mal varlığına tedbir olup olmadığı sorduğunu söyledi. Benim söylediğim şeyler doğrulanıyor. Buna rağmen çıkıp dediklerime yalan diyorsunuz. Ortaya yalan değil, sizin görmediğiniz bir gerçek var. Ali Nuhoğlu’na tedbir geldiğini söyleyen de Pehlivan’ın kendisi" şeklinde konuştu. Duruşmaya Adem Soytekin’in savunmasının ardından ara verildi.