SAĞLIK - 17 Ocak 2026 Cumartesi 09:47

Kış mevsimi solunum yolu enfeksiyonu riskini artırıyor

A
A
A
Kış mevsimi solunum yolu enfeksiyonu riskini artırıyor

Kış mevsimine girilmesiyle birlikte hava sıcaklıklarında yaşanan ani değişimler, vücut dengesini olumsuz etkileyerek enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskini artırıyor. Uzmanlar, bu dönemde özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr..Gürdal Yılmaz, son dönemlerde SARS-CoV denilen Covid-19 enfeksiyonlarının bittiği yönünde bir algı oluştuğunu ancak tek tük de olsa vakalar ortaya çıktığını hatırlattı. Prof. Dr. Gürdal Yılmaz "Kış mevsimine girmekle birlikte hava bazen karlı, bazen de güneşli oluyor. Dolayısıyla hava sıcaklıklarında dalgalanmalar yaşanıyor. Bu dalgalanmalarla birlikte vücudumuzun dengesi bozulabiliyor. Bu durum, bizi enfeksiyon hastalıklarına yatkın hâle getiriyor. Özellikle influenza virüsü, norovirüs, RSV virüsü ve SARS ile karşılaşıyoruz. SARS-CoV dediğimiz Covid-19 enfeksiyonlarının bittiği gibi bir algı var ancak tek tük de olsa vakalar ortaya çıkıyor" dedi.


Dünyanın birçok yerinden koronavirüs vakalarının bildirilmeye devam ettiğine dikkat çeken Yılmaz, "Kış mevsimine girmekle birlikte hava bazen karlı, bazen de güneşli oluyor. Dolayısıyla hava sıcaklıklarında dalgalanmalar yaşanıyor. Bu dalgalanmalarla birlikte vücudumuzun dengesi bozulabiliyor. Bu durum, bizi enfeksiyon hastalıklarına yatkın hâle getiriyor. Özellikle influenza virüsü, norovirüs, RSV virüsü ve SARS ile karşılaşıyoruz. SARS-CoV dediğimiz Covid-19 enfeksiyonlarının bittiği gibi bir algı var ancak tek tük de olsa vakalar ortaya çıkıyor. Özellikle eşlik eden bir hastalığı olan kişilerde bu enfeksiyonlar daha ağır seyrede biliyor. İnfluenza da ağır seyrede biliyor. Kliniğimize gelen hastalarımızın hemen hemen yarısı solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle başvuruyor. Bunların birkaç tanesi influenza, ara ara da SARS olabiliyor. Bunlara dikkat etmemiz gerekiyor. Bunun için önlemlerimizi almamız şart. Beslenmemize ve uykumuza dikkat etmemiz gerekiyor. Dünyanın hemen hemen her yerinden koronavirüs vakaları bildiriliyor. Koronavirüs ile ilgili yeni aşı çalışmaları hâlen devam ediyor. Riskli hastalığı olan, özellikle kalp ve akciğer hastalığı bulunan kişilerde aşılar hayat kurtarıcıdır. Temkinli bir şekilde aşı çalışmaları sürdürülüyor" diye konuştu.


"10 kişiden 3-4’ü öksürüyor"


Toplu alanlarda öksürüğün oldukça yaygın hâle geldiğini belirten Yılmaz, bir alışveriş merkezinde 10 kişiden en az 3-4’ünün öksürdüğünü kaydederek, "Bir alışveriş merkezine gittiğinizde, 10 kişiden en az 3-4’ünün öksürdüğünü görebilirsiniz. Öksürük bir savunma mekanizması olmakla birlikte balgamı söküp atarken etrafa yayılmaya da neden olabiliyor. Bu durum mikroorganizmaların başka insanlara bulaşmasını kolaylaştırıyor. O nedenle toplu alanlarda daha dikkatli olmalı, bulaş açısından kendimizi korumalıyız. Öksürük, solunum yollarında herhangi bir durumun göstergesi olabilir. Bu durum alerjik de olabilir, enfeksiyona bağlı da gelişebilir. Ayrıca geniz akıntısına bağlı olarak da öksürük görülebilir" dedi.


"Toplumda virüse karşı bir bağışıklık gelişti"


Toplumda virüse karşı bir bağışıklılık geliştiğine dikkat çeken Yılmaz, "Toplumda virüse karşı bir bağışıklık gelişti. Virüsün önceki dönemlere göre daha az ölümcül seyretmesi söz konusu. Nasıl ki 2010 yılında görülen Domuz Gribi (H1N1) günümüzde tek tük vaka olarak karşımıza çıkıyorsa, SARS-CoV-2’yi de ilerleyen dönemlerde bu şekilde göreceğiz. Burada önemli olan, özellikle KOAH, kalp hastalığı ve diyabet gibi eşlik eden hastalıkları olan kişilerin bu enfeksiyonlardan korunmasıdır" diye konuştu.


"Bu dönemde en sık solunum yolu enfeksiyonları ile karşılaşıyoruz"


Bu dönemde en çok solunum yolu enfeksiyonlarıyla karşılaştıklarını ifade eden Yılmaz, "Özellikle beslenmeye ve uyku düzenine çok dikkat edilmelidir. Toplu alanlarda öksüren ve hapşıran kişilerden mümkün olduğunca uzak durulmalı, en az iki metre mesafe bırakılmalıdır. Hasta olan, öksüren ve hapşıran kişilerin maske takmasını öneriyoruz. Bu dönemde en sık solunum yolu enfeksiyonları ile karşılaşıyoruz. Özellikle boğaz ağrısı ve öksürük şikâyetiyle gelen hastalar dikkat çekiyor. Geniz akıntısı olan hastalar da sıklıkla görülüyor. Bunlar mevsimin getirdiği hastalıklardır. Geçen seneye göre belirgin bir artış yok diyebiliriz. Geçen yıl da vardı, bu yıl da var" dedi.


(BK-ÖS-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Adaletsizliğe ve çatışmalara karşı sesimizi yükseltmek gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur" Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152’nci Genel Kurulu öncesinde PAB Yürütme Komitesi toplantısına katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, "Uluslararası sistemin artan belirsizlik ve karmaşık zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, parlamentoların vizyon ve kararlılıkla hareket etme sorumluluğu hiç bu kadar büyük olmamıştı. Diyaloğumuzu artırmak, adaletsizliğe ve çatışmalara karşı sesimizi yükseltmek ve daha iyi bir dünya için yeni fikirler geliştirmek, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur." dedi. Kurtulmuş, TBMM’nin ev sahipliğinde 15-19 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152’nci Genel Kurulu öncesinde PAB Yürütme Komitesi toplantısına katıldı. Kurtulmuş, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, PAB 152’nci Genel Kurulu dolayısıyla kıtaların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluşma noktası olan İstanbul’da parlamenterleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi. Bugün itibarıyla 77’si parlamento başkanı olmak üzere 157 delegasyonu ve 800’den fazla milletvekilini bir araya getireceklerini, bunu da ev sahibi olarak hem cesaret verici hem de anlamlı bulduklarını belirten Kurtulmuş, Genel Kurul’un, başarılı ve verimli geçmesi için her türlü gayreti gösterdiklerini kaydetti. 152’nci Genel Kurul’un temasında vurgulanan "umudu beslemek, barışı güvence altına almak ve gelecek nesiller için adaleti sağlamak" kavramlarının sadece bir özlem değil, parlamentolara emanet edilmiş bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Bu bağlamda, rolünüz özellikle önemlidir. Burada vereceğiniz rehberlik ve alacağınız kararlar, yalnızca Birlik’in başarısını değil, aynı zamanda parlamenter diplomasinin daha geniş kapsamlı etkisini de doğrudan etkileyecektir. Uluslararası sistemin artan belirsizlik ve karmaşık zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, parlamentoların vizyon ve kararlılıkla hareket etme sorumluluğu hiç bu kadar büyük olmamıştı. Diyaloğumuzu artırmak, adaletsizliğe ve çatışmalara karşı sesimizi yükseltmek ve daha iyi bir dünya için yeni fikirler geliştirmek gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur. Bu nedenle, Birliğimizin, barışın, demokrasinin ve çok taraflılığın savunulması ve güçlendirilmesini destekleyen güçlü mesajlar iletmek için bir fırsat olmasını umuyorum. Bu anlayışla, Yürütme Komitesi’ne toplantılarında başarılar diliyorum. Görüşmelerinizin ülkelerimiz ve iş birliğimiz için somut ve yapıcı sonuçlara yol açacağından eminim." Toplantıda, PAB Başkanı Tulia Ackson ve PAB Genel Sekreteri Martin Chungong da yer aldı.
Bartın Rektör Akkaya’dan İsrail’e tepki Bartın Üniversitesi(BARÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkayya, İsrailli yetkililerin Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sözlerine tepki göstererek, ’’Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, küresel vicdanın sesi olan Türkiye’yi asılsız iddialarla yıpratmaya çalışmak, hakikati örtbas etmeye yetmeyecektir’’ ifadelerini kullandı. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Akkaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Türkiye’yi hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi. Akkaya paylaşımında, ’’İsrail yetkililerinin ülkemizi ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdogan’ı hedef alan, bölgesel huzuru tehdit eden ve Türkiye’yi bir kaosun içine çekmeyi amaçlayan hadsiz açıklamalarını şiddetle kınıyoruz. Okulları, hastaneleri ve masum sivilleri hedef alarak insanlık suçu işleyen bir zihniyetin, barışın ve adaletin savunucusu olan devletimize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik ithamları, içine düştükleri siyasi tükenmişliğin ve suçluluk psikolojisinin açık bir göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, küresel vicdanın sesi olan Türkiye’yi asılsız iddialarla yıpratmaya çalışmak, hakikati örtbas etmeye yetmeyecektir. Bartın Üniversitesi olarak bilim, irfan ve evrensel insani değerler ışığında, her zaman mazlumun yanında yer almaya ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Zulmün karşısında kararlı duruşumuzdan taviz vermeyeceğimizi bildiriyor ve işlenen insanlık suçlarının tarih önünde, hukuk nezdinde mutlaka karşılık bulacağına olan inancımızı yineliyoruz’’ ifadelerine yer verdi.